SoorglaÜcretsiz Dene

Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2024/1423

Karar No

2024/2523

Karar Tarihi

3 Ekim 2024

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

3. HUKUK DAİRESİ

ESAS NO:2024/1423

KARAR NO:2024/2523

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ:İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ:19/10/2023

NUMARASI:2023/256 E - 2023/754 K

DAVANIN KONUSU:Alacak

KARAR TARİHİ:03/10/2024

Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin, davalı şirket ile yapmış olduğu 06.02.2013 tarihli ortaklık sözleşmesi uyarınca şirketin ... Bakırköy İstanbul adresinde restoran olarak faaliyetini sürdüren Şubesine %50 ortak olduğunu, sözleşmeye göre müvekkilinin demirbaşlara, gıdalara ve işletme faaliyetleri ile ilgili taşınır tüm mallara ilişkin mülkiyet hakkının %50 sine ortak olduğunu, müvekkilinin ortaklık sözleşmesi yapılmadan önce ve ortaklık sözleşmesi yapıldıktan sonra ortaklığa ödemeler yaptığını, daha sonra müvekkilinin aynı şartlarda davalı şirketin ...ve ... de bulunan diğer şubelerine de ortak olduğunu, söz konusu şubelere finansman sağlamak adına çeşitli tarihlerde davalı şirket yetkilisi hesabına ödemeler yaptığını, ancak bu şube ortaklıkları için taraflar arasında yazılı bir sözleşme yapılmadığını, şifahi anlaşma ile ortaklık kurulduğunu, müvekkilinin şube ortakları için finansman desteği sağladığını ve ödemeleri davalıya yaptığını, müvekkilinin, davalı şirkete ortak olmasına rağmen şimdiye kadar herhangi bir kar payı ya da kazanç elde edemediğini, davalılar tarafından müvekkiline herhangi bir ödeme yapılmadığını, müvekkilinden masraf ve restoran giderleri adına altında bir takım ödemeler alındığını, müvekkilinin davalılara banka ve elden olmak üzere bu güne kadar 400.000,00-TL üzerinde ödeme yaptığını, ancak bu alacağın iade edilmediğini ve kendisine herhangi bir kar alacağı ödemesi yapılmadığını, sözleşmede, kar ve zarara her iki tarafın %50'şerlik pay ile ortak olduğunu, hesaplaşmanın aylık olarak yapılacağı ve her ayın ilk haftası içinde önceki aya ilişkin maliyetlerin mali ayrıntısının notlar halinde çıkarılacağı, kar ve zararın tespit edileceğinin kararlaştırıldığını, bu güne kadar böyle bir hesaplama ya da hesaplaşma yapılmadığını, davalının ...'te bulunan şubeyi müvekkilinin bilgisi dışında başka birine devrettiğini, ...'taki şubeyi de kapattığını, ...t'teki şubenin devrinden ya da ...'taki şubenin kapatılmasından sonra şubenin demirbaşlarından ve işletme faaliyetleri ile ilgili taşınır tüm mallardan elde ettiği gelirden müvekkiline bir ödeme yapılmadığını ,davalılara müvekkilinin alacağına ilişkin olarak Beyoğlu ... Noterliğinin 09.09.2016 tarih ... yevmiye numaralı ihtarnamesi gönderildiğini ,ancak bu güne kadar müvekkiline bir ödeme yapılmadığını, bu nedenle müvekkilinin davalılara yapmış olduğu ödemelerinin iadesi, devri yapılan şubelerdeki demirbaş satışlarından elde edilen gelir ve kar payı alacağı için iş bu davayı açtıklarını, müvekkili tarafından davalılara yapılan finansman desteği ödemelerin, ödeme tarihinden itibaren işleyecek reeskont avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, müvekkilin şubelerin devri ve ortaklığın ticari işleyişi nedeniyle elde edeceği, bu güne kadar ödenmeyen kazanç karının işleyecek reeskont avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, alacağın teminat altına alınması ve müvekkilinin telafisi imkansız zarara uğramaması adına, davalıların araç, gayrimenkul, ticari sicil kayıtları ve 3. şahıslardaki hak ve alacaklarına tedbir konulmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı 22/10/2019 tarihli ıslah dilekçesinde; taleplerini 374.300,00-TL artırarak ödenen 384.300,00-TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek reeskont avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ederek ıslah harcını da yatırmıştır Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili ... Şti. ile davacı ... arasında imzalanan 06.02.2013 tarihli Şube Ortaklık Sözleşmesi” uyarınca, taraflar arasında 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nda ifade bulduğu üzere bir “adi ortaklık” kurulmuş olup, davalıya gönderilen ... no.lu ihtarnamede yer alan tüm iddialar aşağıda açıklanan nedenlerle asılsız ve hukuka aykırı olduğunu ,taraflar arasında akdedilen sözleşmenin başlığından ve sözleşmenin konusu başlıklı 2. maddesinde da açıkça anlaşılacağı üzere sadece ..İstanbul adresinde faaliyet gösteren restoranın işleyişine ilişkin olduğunu, kurulan ortaklığın ve bu ortaklık için alınan ortaklık bedelinin şirketin diğer şubeleriyle hiçbir ilgisinin bulunmadığını,gerek sözleşme, gerekse fiili işleyişin bu durumu şüpheye yer bırakmaksızın ortaya koyduğunu,... ve şirketin yetkilisine aynı e-maillerde olmak üzere ...restoranda istihdam edilen idari işlerden sorumlu personel ... tarafından, düzenli olarak mali işleyişe ilişkin bilgi verildiğini, ... sözleşmenin 8. Maddesince sevk ve idareden sorumlu yönetici ortak olduğunu, bu sıfatın kendisine verdiği tüm kanuni yetkileri kullanmasının önünde bir engel oluşturmadığını, gerek personelle gerekse mali işlerden sorumlu müşavirle doğrudan iletişim halinde olan ...'nın her an, hiçbir sınırlamaya tabi olmaksızın her türlü bilgi ve belgeye erişim imkanının bulunduğunu bildirerek ,davacının haksız davasının reddine, davanın davacı tarafından kötü niyetli olarak açılmasından dolayı HMK 329/1 gereğince müvekkil ile arasında Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince akdedilen ücret sözleşmesi gereğince dava konusu dairenin %15 nin davalıdan tahsiline,davanın kötü niyetli ile açılmasından dolayı davacının HMK 329/2 gereğince 5 bin TL'den aşağı olmamak üzere disiplin para cezası ile mahkum edilmesini talep etmiştir.Mahkemenin "Davanın kısmen kabulüne,adi ortaklıktan kaynaklanan 5.772,51-TL ve sebepsiz zenginleşmeden kaynaklanan 349.300-TL olmak üzere toplam 355.072,51-TL nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline" ilişkin kararın taraflarca istinaf edilmesi üzerine Dairemizin 30/03/2023 tarih ve 2022/2684 E, 2023/976 K.sayılı ilamı ile; davacının adi oraklığının açıkça ...şubesi yönünden yapıldığının anlaşıldığı,diğer şubeler yönünden ise şifahi anlaşmanın davalı tarafça kabul edilmediği ,buna dair yazılı delilin dosyaya sunulmadığı, bir kısım ödemelerin ödeme nedenlerinin açıklama ile dekontlarda belirtildiği,davacının delil listesinde yemin deliline dayanmasına rağmen mahkemece .... şubesi dışındaki iddiaların yazılı delille ispatlanamadığı gerekçesi ile reddine karar verilmiş ise de; yemin deliline dayanan davacıya bu konuda yemin teklif hakkının hatırlamadan hüküm kurulduğunun tespit edildiği , öncelikle davacı tarafa diğer şubeler yönünden adi ortaklık ilişkisinin sözlü kurulduğu konusunda davalılara yemin teklifinde bulunup bulunmadığı hatırlatılarak, bunun sonucuna göre uygun sonuç dairesinde karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile karar verilmesi nedeniyle,"Tarafların istinaf başvurusunun kabulü ile, kararın, HMK 353/1-a-6 maddesi uyarınca kaldırılmasıyla, yeniden yargılama yapılıp bir karar verilmek üzere dosyanın ilk derece mahkemesine geri gönderilmesine" karar verilmiştir.İstinaf iade kararı sonrası yapılan yargılamada 15/06/2023 tarihli duruşmada ,mahkemece davacı tarafın davalılara yemin teklifinde bulunup bulunmadığının sorulduğu,davacı vekili tarafından davalılara yemin teklif etme haklarını kullanmadıklarının bildirildiği görülmüştür. Davalılar vekili cevap dilekçesini ıslah ederek, dava ve ıslah tarihi yönünden zamanaşımı definde bulunduklarını bildirmiştir. Mahkeme, ...ve ... şubeleri açısından adi ortaklık kurulduğunun kesin deliller ile ispatlanamadığı, ... adına ... şubesi dışında toplam 358.300,00-TL' lik ödeme yapıldığı, ödeme dekontlarında borç olarak gönderilen para .... için avans bedeli, ...ortaklık ödeme , Restaurant için ödeme, ortaklık avansı ödemesi şeklinde açıklamalar bulunduğu, yine banka dekontlarından ayrık olarak şirket yetkilisi ...'in aldığını kabul ettiği 97.500,00-TL lik ödemenin varolduğu (delil olarak sunulan mail yazışmasından ) anlaşılmıştır. Davacının yapmış olduğu bu ödemelerden 9.000,00-TL nin iade aldığı, davacı tarafından Adi Ortaklığın kurulduğu .... şubesi dışındaki ödemelerin toplam 358.300,00-TL olduğu, davalı tarafından 9.000,00-TL iade ödemesi yapıldığı, davacının 349.300,00-TL alacaklı bulunduğu, adi ortaklık sözleşmesi kurulmadığından bu alacağını sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre talep edebileceği, davacının Beyoğlu ...Noterliğinin 09/09/2016 tarih ... yevmiye nolu ihtarı ile şirkete ve şirket yetkilisi ...'e "...... Bakırköy şubesine ortak olması ayrıca ... ve ....de bulunan şirketlere de ortak yapılacağı vaadi ile toplam 398.330,00-TL ödeme yaptığı, ortak olunmasına rağmen kar payının ödenmediği, ortaklığa devam edilmesinin mümkün olmadığı, sözleşmenin feshi ile ortaklık nedeniyle elde edilecek kârın menfi ve müspet zararlarının reeskont avans faizi ile birlikte ödenmesini talep ettiği ..." ihtarnamenin davalılara ...şirketine 10/09/2016 tarihine tebliğ edildiği, ...'e de adreste bulunamaması sebebi ile tebliğ edilemediği, davacının ihtarnamesinde; ne miktar kar payı ne miktar müspet ve menfi zarar ne miktar ödediği parayı geri istediğini açık açık yazmadığı, ihtarnamede ki talep edilen alacağın belirli olmadığı, bu nedenle davalıların ihtar tarihi itibari ile temerrüde düşmedikleri dava tarihinden itibaren temerrüde düştükleri, adi ortaklık sözleşmesinin kurulmadığı restaurantlar için davacının yapmış olduğu 349.300,00-TL lik ödemenin sebepsiz zenginleşme hükümleri doğrultusunda davalıdan talep edilebileceği, Adi ortaklık ilişkisinin kurulduğu ... restaurantı için davacının davalı şirket yetkilisi ...'e 55.000-TL ödeme yaptığı, ortaklık ilişkisinin kurulduğu restaurant da dahil tüm restaurantların toplam 57.725,12-TL kar elde ettiği, 5 şube için dönem karının 57.725,12-TL olduğu, Yeşilyurt şubesi için karın 11.545,02-TL olduğu, taraflar arasında akdedilen adi ortaklık sözleşmesi uyarınca davacının %50 ortaklık payına düşen karın 5.772,51-TL bulunduğu, .... şubesi açısından davacının elde edilen gelir ve giderler sonrasında %50 payına düşen 5.772,51-TL yi talep edebileceği anlaşıldığından; adi ortaklıktan kaynaklanan 5.772,51 TL ve sebepsiz zenginleşmeden kaynaklanan 349.300,00-TL olmak üzere toplam 355.072,51 TL davacının alacaklı olduğu gerekçesi ile; "Davanın kısmen kabulüne, adi ortaklıktan kaynaklanan 5.772,51-TL ve sebepsiz zenginleşmeden kaynaklanan 349.300,00-TL olmak üzere toplam 355.072,51- TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine" karar vermiştir Kararı davacı ve davalılar vekili istinaf etmiştir. Davacı istinaf dilekçesinde; davalıların müvekkilinden ortak yapılacağı vaadiyle paralar aldığı, ortaklık sözleşmesi uyarınca .... Şubes'ne ortak yapıldığını, daha sonra yazılı sözleşme olmaksızın başka şubelere de ortak yapılacağının vaat edildiği ve bu şubeler için de müvekkilince davalılara para ödendiğini, müvekkilinin davalı şirkete ortak yapılmış olmasına rağmen şimdiye kadar herhangi bir kar payı ya da kazanç elde edemediği, davalılar tarafından müvekkiline herhangi bir ödeme de yapılmadığını, müvekkilinin ortaklık yönetiminde söz sahibi yapılmadığı, alınan kararlarda müvekkilinden bağımsız hareket edilerek müvekkilinin bilgisine ve rızasına başvurulmadığını, keza müvekkilince ödenen paraların şirket kayıtlarına girip girmediği hususunda ve pay dağılımı yapıldığına ilişki davalılar tarafından bir belge de sunulamadığını, sözleşme gereği tarafların, kendi kaynaklarından ortaklığa sağlayacakları her türlü finansmanın bu finansmanı sağlayanın hesabına alacak olarak kaydedileceği kararlaştırıldığını, sözleşmede, kar ve zarara her iki tarafın %50’şerlik pay ile ortak olduğu, hesaplaşmanın aylık olarak yapılacağı kararlaştırılmış ve her ayın ilk haftası içinde önceki aya ilişkin faaliyetlerin mali ayrıntısının notlar halinde çıkarılacağı, kar ve zararın tespit edileceğinin kararlaştırıldığını, ancak davalı tarafça hiçbir zaman böyle bir hesaplama ya da hesaplaşma yapılmadığını, ayrıca her türlü kayıtlı defter ve evrakları inceleme ve bilgi isteme hakkı sözleşmede tanınmış olmasına rağmen müvekkiline evrakları inceleme olanağı sağlanmadığı gibi bilgi de verilmediğini, davalılarca aynı tutum devam ettirilerek gösterilmeyen kayıtların mahkemeye de sunulmadığını, davalı tarafın beyanına göre şirketin zarar ettiği ve bu sebeple kapandığının sabit olduğunu, Yeşilyurt Şubesi kapalı olduğundan buraya ilişkin inceleme ve tespit yapılamadığını, şube kapanırken müvekkiline herhangi bir pay verilmediğini, Beykent Şubesi davalı tarafından iç tadilatı ve demirbaşları ile birlikte .... isimli kişiye, .... Şubesi'de yine davalı tarafından ... isimli kişiye devredildiğini, müvekkilinin devir bedellerinin 200.000,00-TL olduğunu bildiği ancak buna ilişkin elinde somut belge bulunmadığını, faiz başlangıç tarihi ihtarnamenin tebliği tarihi olması gerektiğini, Beyoğlu ...Noterliğinin 09/09/2016 tarih .... yevmiye nolu ihtarı ile zararların ödenmesi talep edilmiş olup bu haliyle davalıların temerrüde düşürüldüğünü, faiz başlangıç tarihinin dava tarihi değil ihtarnamenin tebliğ tarihi olmalı gerektiğini, müvekkilince davalılara ödenen para mahkemenin hükmettiği tutarın üzerinde olup söz konusu hususun bilirkişi raporu ile sabit olduğunu, davanın tam kabulü ile faiz başlangıç tarihinin ihtarnamenin tebiliği tarihi olması gerekirken kısmen kabulü ve dava tarihinden itibaren faiz işletilmesi hatalı olup bu yönüyle kararın kaldırılması gerektiğini, müvekkilinin gerçek zararının esas alınması gerektiğini, dosya kapsamı dikkate alındığında müvekkilinin gerçek zararının temerrüt faizini aşan kısmı hesaplanabilir nitelikte olduğunu, bu hususun hükümde dikkate alınmamasının usul ve yasaya aykırı olduğunu beyanla davanın tam kabulüne karar verilmesi için kararın kaldırılmasını talep etmiştir. Davalılar istinaf dilekçesinde; talep edilen her iki alacak kalemi için adi ortaklıktaki 10 yıllık zamanaşımı süresinin değil,sebepsiz zenginleşmeden kaynaklı 2 yıllık zamanaşımı süresinin uygulanması gerektiğini,bu nedenle alacakların zamanaşımına uğradığını,müşterek ve müteselsil olarak alacağın tahsiline karar verilemeyeceğini,tüm şubeler açısından ortaklıktan bahsedilemeyeceğini ve 5.772,51 TL ya hükmedilemeyeceğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir 6100 sayılı HMK'nun 355 md gereğince, istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan incelemeye göre; Dava,adi ortaklıktan kaynaklı kar payı ve adi ortaklık için verildiği ileri sürülen bedelin iadesi talebine ilişkindir.Davada kök ve mali müşavir bilirkişi yanına sektör bilirkişisi eklenerek ek rapor alındığı belirlenmiştir. Dosyaya sunulan 06/02/2013 tarihli şube ortaklık sözleşmesinde Bakırköy İstanbul adresinde bulunan restaurantın işleyişi ile ilgili adi ortaklık sözleşmesi imzalandığı, 4. maddede, bu ortaklık anlaşması ile ortaklık veren davalı .... Şirketinin restaurantta bulunan demirbaşlara, gıdalara ve işletme faaliyeti ile ilgili taşınır tüm mallara ilişkin mülkiyet hakkının %50 sinin devrini ve işletmenin faaliyetleri neticesinde elde edilecek karın %50 sinin ortak olana ait olacağını kabul ve taahhüt ettiği, restaurantların işleyişi ile ilgili olarak her türlü giderin ortaklık bütçesinden karşılanacağı, faaliyetler ile ilgili toplanan nakit çek ve senetlerden masraflar düşüldükten sonra kalan kısımdan karın bölüşüleceği, hesaplaşmanın aylık olarak yapılacağı, kar ve zararın %50 sinin ortaklık verene %50 ninde ortak olana ait olacağının belirtildiği anlaşılmıştır. Davacı diğer şubelerden de kar payı alacağı olduğunu iddia ettiğinden,istinaf iade kararı gereği bu konuda yemin deliline dayanan davacıya davalılara yemin teklif edip etmediğinin sorulması üzerine davacının yemin hakkını kullanmayacağının vekili vasıtası ile bildirildiği görülmüştür.Yargılama sırasında alınan bilirkişi kök ve ek raporları kapsamında , ...şubesi dışında adi ortaklık ilişkisini ispatlayamadığı, davacının adi ortaklık ilişkisinin kurulduğu Yeşilyurt şubesinden kaynaklanan alacağının 5.772,51 TL olduğu, adi ortaklık sözleşmesinin kurulmadığı şubeler adına yapmış olduğu ödemelerden kaynaklanan alacağının da 349.300,00 TL olduğu belirlenmiştir. Ayrıca adi ortaklık sözleşmesi kaynaklı alacak davasında somut olayda sözleşmesel zamanaşımı TBK 146.madde gereği 10 yıl olduğundan,davada zamanaşımı süresinin dolmadığı anlaşılmıştır. Bununla birlikte TBK 162.madde kapsamında konuya ilişkin Yargıtay 3.Hukuk Dairesi Başkanlığının 2017/6794 E.2019/3679 K.sayılı ilamında ;" Müteselsil borçluluk bir irade beyanı veya kanun hükmü dolayısıyla bir edimin birden ziyade borçlulardan her birinin tamamını ifa etmekle yükümlü bulunduğu, alacaklının ise tamamını ancak bir defa ifa etmek üzere edimi borçlulardan dilediği birinden talep etmeye yetkili olduğu ve borçlulardan birinin ifası veya ifa yerini tutan fiiliyle diğerlerinin bu oranda alacaklıya karşı borçtan kurtulacakları bir birlikte borçluluk halidir. " şeklinde belirtildiği görülmüştür. Bu durumda dava konusu yapılan ve oluşan davacı zarar ve alacağından davalılar birlikte sorumlu olduklarından, mahkemece alacağın davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsiline karar verilmesinde aykırılık görülmemiştir. Bununla birlikte temerrüdün dava tarihi ile başladığı anlaşılmıştır.Davacının fazlaya ait talebe yönelik davasını da ispatlayamadığı açıktır. Bu itibarla, ilk derece mahkemesince verilen kararın mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesi bakımından usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre, davacının ve davalıların istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca ayrı ayrı reddine karar verilmesi gerekmiştir.

K A R A R: Yukarıda açıklanan nedenlerle;Davacı ve davalıların istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca ayrdı ayrı reddine Davacılardan alınması gereken 427,60 TL karar ve ilam harcı peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, Davalılardan alınması gereken 24.255,03 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 6.063,75 TL harcın mahsubu ile bakiye 18.191,28‬ TL'nin davalılardan alınarak hazineye irat kaydına, (Harç tahsil müzekkeresinin temyiz edilen dosyalarda Dairemizce, temyiz edilmeden kesinleşen dosyalarda İlk Derece Mahkemesince ilgili Vergi Dairesine yazılmasına,)İstinaf yargılama giderlerinin istinaf edenler üzerinde bırakılmasına,İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa karar kesin olmakla istinaf edenler ilk derece mahkemesince iadesine,Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 03/10/2024

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

davanıngereğiistanbulAlacaktarihi

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:33:15

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim