SoorglaÜcretsiz Dene

Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2024/318

Karar No

2024/2493

Karar Tarihi

1 Ekim 2024

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

3. HUKUK DAİRESİ

ESAS NO: 2024/318

KARAR NO: 2024/2493

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

K A R A R

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İSTANBUL 21. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 06/11/2023

NUMARASI: 2022/570 E - 2023/728 K

DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali

KARAR TARİHİ: 01/10/2024

Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak,ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle,dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketi tarafından davalı tarafın kullanımında bulunan iş yerinde 23.3.2022 tarihinde yapılan denetimlerde, kayıtlı sayaçtan sözleşmesiz elektrik kullanıldığı tespit edilmekle buna ilişkin ... nolu tutanağın düzenlendiğini, bu tutanağa dayalı olarak düzenlenen 194.665,84 TL bedelli 07.04.2022 son ödeme tarihli fatura ödenmediğinden davalılar aleyhine Silivri İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı dosyası ile ilamsız takibe girişildi- ğini, davalıların itirazı nedeniyle takibin durduğunu beyanla; itirazının iptali ile takibin devamına, davalı tarafın asıl alacağın %20’sinden az olmamak kaydı ile icra inkâr tazminatı ile mahkumiyetine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin yine davalı yana yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalılar vekili cevap dilekçesinde; müvekkili ... davacı ile yapılan sözleş- mede taraf olmadığı gibi kendisinin elektrik kullanımının da bulunmadığını, ayrıca kabul etmemekle birlikte müvekkilinin bu faturada isminin geçmediğini, bu nedenle davalı ... yönünden açı- lan davanın husumet yokluğu nedeniyle reddinin gerektiğini, davacı tarafından müvekkili ... şirketine sözleşmenin kurum tarafından fesih edildiğine dair bir bilgilendirme yapılma- dığını ve elektriğinin de kesilmediğini, müvekkil şirket normal şekilde sayaçtan geçen elektriğini kullanmış olup sözleşmesiz şekilde elektrik kullandığı iddiası ile tutanak tutulup kaçak bedeli yansıtılmasının kabul edilemeyeceğini beyanla; davanın reddine, davacının %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatı ile mahkumiyetine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. İlk Derece Mahkemesi'nce: "Davanın KISMEN KABULÜ, KISMEN REDDİ ile; A)Davalı ... yönünden; davanın pasif husumet yokluğundan usulden REDDİNE, B)Davalı ... Ticaret Ltd. Şti. yönünden;1-)Davalının Silivri İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasına yapmış olduğu İTİRAZIN 68.065,04TL yönünden iptaline, takibin bu alacak yönünden kaldığı yerden devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, 2-)Asıl alacağın %20 si olan 13.618,00TL icra inkar tazminatının mezkur davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine," karar verilmiştir.

İstinaf Başvurusu: Hüküm davacı ve davalı şirket tarafından istinaf edilmiştir. Davacı vekili istinaf dilekçesinde; Eldeki davada bilirkişiye verilen görev dosyada mevcut evraklar üzerinde davalının sorumlu olduğu/olabileceği kaçak elektrik kullanım bedelinin hesaplanması olduğunu, bilirkişinin dosyada mevcut sayaç değerlerini dikkate almadığı gibi seçenekli dahi olsa hesaplama yapmadığını, ayrıca kaçak elektrik kullanım tespit tutanakları incelendiğinde de görüleceği üzere davalı yanın kullanmış olduğu değerler açıkça ortada olup davalı tarafın cevap dilekçelerinde sayaç tüketimlerinin ikrar edildiğini, iki tutanak arasında kullanılan değerlerin objektif olarak hiçbir müdahale olmaksızın endeksör cihazı ile tespit edildiğini, kaldı ki davalı tarafın müvekkil kurum tespitinin aksini ispatlayıcı delil dahi sunmadığını, bu durumda tamamen objektif ve mevzuata uygun olarak oluşan tahakkuka itibar edilmesinin gerektiğini, Ayrıca, diğer davalı ... Kaçak Tüketim olduğu tarihte şirketin yetkilisi konu- munda olduğunu, TMK madde 50 ve TBK mevzuatı gereğince şirketin yöneticisi olan gerçek kişinin şirketin haksız fiil niteliğindeki kaçak elektrik kullanımı nedeniyle şirketle birlikte ve şirket gibi müteselsilen ve müştereken sorumlu olduğunu, davalı ... yönünden verilen pasif husumet yokluğu red kararının hukuka aykırı olduğunu beyanla kararın kaldırılmasını istemiştir. Davalı ... San. Tic. Ltd Şti vekili istinaf dilekçesinde; Yapılan yargılama sırasında alınan bilirkişi raporuna göre müvekkili şirket ile ... A.Ş arasında 09/09/2020 tarihinde bağlantı anlaşması 26.07.2021 tarihinde de Perakende Sözleşmesi imzalandığı, müvekkili şirketin sözleşmeli/aboneli şekilde elektrik kullandığının tespit edildiğini, herhangi bir kaçak elektrik kullanımının söz konusu olmadığını, tüm kullanılan elektriğin sayaçtan geçtiğini, davacı tarafından müvekkil ... şirketine sözleşmenin kurum tarafından fesih edildiğine dair bir bilgilendirme yapılmadığını ve elektriğinin de kesilmediğini, müvekkili şirketin normal şekilde sayaçtan geçen elektriğini kullandığını, müvekkili ... Şirketinin sözleşmesiz şekilde elektrik kullandığı iddiası ile tutanak tutulup kaçak bedeli yansıtılmasının usul, yasa ve hukuka aykırı olduğunu, davacının kaçak elektrik cezası talebinin tamamen haksız kazanç elde etmeye yönelik ve hakkın kötüye kullanılması mahiyetinde olduğunu beyanla kararın kaldırılmasını istemiştir. İstinaf sebepleri ve 6100 sayılı HMK'nun 355 md. ile sınırlı olarak yapılan incelemeye göre; Dava, İİK 67 maddesine dayalı itirazın iptali talebine ilişkindir. Dosya içeriğinden; davacı ... çalışanlarınca, davalı şirketin kullanımında bulunan "... Mah. ... Cad. No: ... Silivri" adresindeki iş yerinde 23.03.2022 tarihinde yapılan denetimlerde, "kayıtlı sayaçtan sözleşmesiz elektrik kullanıldığı" tespit edilmekle davalı şirket adına ... nolu tutanağın düzenlendiği, bu tutanağa dayalı olarak 194.665,84 TL bedelli 07.04.2022 son ödeme tarihli faturanın tahakkuk edildiği, fatura son ödeme tarihinde ödenmediğinden davalılar aleyhine Silivri İcra Müdürlüğü'nün ...E. Sayılı dosyası ile ilamsız takibe girişildiği, davalıların itirazı nedeniyle takibin durduğundan itirazının iptali talebiyle eldeki davanın açıldığı anlaşılmaktadır. Uyuşmazlık, davalı tarafın 23.03.2022 tarihinde dava konusu adreste, "kayıtlı sayaçtan sözleşmesiz elektrik kullanıp kullanmadığı", bu nedenle davacıya borçlu olup olmadığı hususunda toplanmaktadır.Dava konusu borcun dayanağını oluşturan tutanak tarihleri itibariyle yürürlükte bulunan 30.05.2018 tarihli ''Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği" nde; Kaçak ve Usulsüz Elektrik Enerjisi Tüketimi Kaçak elektrik enerjisi tüketimi halleriMADDE 42 – (1) Gerçek veya tüzel kişinin kullanım yerine ilişkin olarak;a) Perakende satış sözleşmesi veya ikili anlaşma olmaksızın dağıtım sistemine müdahale ederek elektrik enerjisi tüketmesi,b) Perakende satış sözleşmesi veya ikili anlaşması mevcutken ayrı bir hat çekmek suretiyle dağıtım sistemine müdahale ederek sayaçtan geçirilmeksizin elektrik enerjisi tüketmesi,c) Perakende satış sözleşmesi veya ikili anlaşması mevcutken sayaçlara veya ölçü sistemine müdahale ederek, tüketimin doğru tespit edilmesini engellemek suretiyle,eksik veya hatalı ölçüm yapılması veya hiç ölçülmeden veya yasal şekilde tesis edilmemiş sayaçtan geçirilerek, mevzuata aykırı bir şekilde elektrik enerjisi tüketmesi, ç) Dağıtım lisansısahibi tüzel kişinin ilgili mevzuata uygun olarak kestiği elektrik enerjisini, mücbir sebep halleri dışında açması, kaçak elektrik enerjisi tüketimi olarak kabuledilir. Kaçak elektrik enerjisi tespit süreci MADDE 43 – (1) 42 nci maddenin birinci fıkrasının (a) ve (b) bentleri kapsamında doğrudan dağıtım sistemine yapılan müdahalelerde dağıtım sistemine olan bağlantılar ortadan kaldırılır. Kullanım yerinde EK-5’te yer alan kaçakelektrik tespit tutanağı düzenlenir ve kullanım yerinin elektriği kesilir. (2) 42 ncimaddenin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında sayaca müdahale edildiğine ilişkin şüpheye sebep olacak bir bulguya rastlanılması halinde aşağıda belirtilen kaçak tespit süreci başlatılır;a) Sayaç sökülerek yerine uygun bir sayaç takılmak sureti ile mevcut sayaç incelemeye alınır.b) (Değişik:RG-20/2/2021-31401) Sökülen ve takılan sayaçlarla ilgili EK-6’ da yer alan bilgilerin tamamını içeren sayaç değiştirme tutanağı düzenlenir ve bu tutanağın bir örneği kullanım yerine bırakılır. İletişim bilgilerinin bulunması halinde tüketiciler kısa mesajla bilgilendirilir. Ayrıca yedinci fıkra kapsamında sayaçlar seri numaraları görülecek şekilde fotoğraflanır.c) İncelemesonucunda sayaca müdahale edilerek tüketimin doğru tespit edilmesinin engellenmesi suretiyle elektrik enerjisinin eksik veya hatalı ölçülerek veya hiç ölçülmeden tüketildiğinin laboratuvar raporu ile tespiti halinde EK-5’te yer alan kaçak tespit tutanağı düzenlenir. ç) Laboratuvar raporu, kaçak elektrik tespit tutanağı ve ödeme bildirimi beraber tüketiciye bildirilir ve aynı süre içerisinde kesme bildirimi düzenlenmek suretiyle kullanım yerinin elektriği kesilir. (3) 42 nci maddenin birinci fıkrasının (ç) bendi kapsamında kullanım yerinde EK-5’te yer alan kaçak elektrik tespit tutanağı düzenlenir ve kullanım yerinin elektriği kesilir. (4) (Değişik:RG-8/4/2022-31803) Dağıtım lisansısahibi tüzel kişi 42 ncimaddenin birinci fıkrasının (b) ve (c) bentleri kapsamındaki tüm tespitler için, (a) ve (ç) bentleri kapsamında ise tüketimin doğru tespit edilmesinin engellendiğinin tespiti halinde kaçak elektrik enerjisi tüketimi tespit edilen gerçek veya tüzel kişiler hakkında Cumhuriyet Savcılığına suç duyurusunda bulunabilir. (5) Kaçak elektrik enerjisi tüketiminin tespit edilmesinde, ilgili tüzel kişinin tespitini doğru bulgu ve belgelere dayandırması ve tüketici haklarının ihlal edilmemesi esastır. (6) (Mülga:RG-20/2/2021-31401) (7) (Değişik:RG-20/2/2021-31401)Bu madde kapsamında yapılan tespit ve işlemler kullanım yerini de içerecek şekilde fotoğraflanır. Kaçak elektrik tüketim miktarının hesaplanması MADDE 44 – (1) 42 nci maddenin birinci fıkrasının (a) ve (c) bentleri kapsamındaki kaçak olarak tüketilen elektrik enerjisimiktarı, tüm tüketiciler için;a) Öncelikle tüketimi doğru olarak kaydetmiş olan yasalşekilde tesis edilmiş sayaç değerine göre, b) Tüketimi doğru olarak kaydetmiş yasalşekilde tesis edilmiş sayaç değerinin bulunmaması durumunda, ihtilafsızaynı dönemki tüketim miktarına göre, hesaplanır. (b) bendi kapsamında, kaçak kullanım tespitinin yapıldığı tarihten geriye dönük olarak yapılan incelemeler sonucunda, tüketim değerlerinin düşmeye başladığı tarih tespit edilebiliyorsa, bu tarihten öncekiaynı dönem, ihtilafsız dönem olarak kabuledilir. (2) Birinci fıkra kapsamında doğru tespit edilmiş tüketim değeri yoksa, kullanım yerinin müstakil trafolu olup olmamasına bakılmaksızın; a) Meskenlerde, proje varsa projesinde belirtilen gücün kullanma faktörü olan 0,60’ı, projesi yok ise, basit yapılarda 3 kW, diğerlerinde 5 kW’nın altında olmamak üzere bağlantı gücüne ve ortalama günlük çalışma saatine göre, yöresel özellikler ve benzer yapılar göz önüne alınarak, b) Diğer tüketicigruplarında, tespit edilen kurulu gücün kullanma faktörü olarak alınan 0,60 ile çarpımı sonucu bulunan değer bağlantı gücü olarak kabul edilir ve bu değer 3 kW’nın altında olmamak üzere ortalama günlük çalışma saatlerine göre hesaplanır. Bu tür hesaplamaların yapılamaması durumunda, tüketilen elektrik enerjisi miktarı aynı yörede bulunan benzer kullanım yerlerinin ortalama tüketimlerine göre hesaplanarak tespit edilir. (3) 42 ncimaddenin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında, mühürlenmiş sayaçtan geçirilmeksizin ayrı bir hat çekilerek birtakım cihazlar kaçak olarak beslenmiş ise, tüketilen elektrik enerjisisadece bu hat üzerindekicihazların kurulu gücü dikkate alınarak hesaplanır. (4) 42 ncimaddenin birinci fıkrasının (ç) bendi çerçevesindeki tespitlerde; elektrik enerjisinin kesildiği tarihteki endeks değeri ile kaçak tespitinin yapıldığı tarihteki endeks değeri arasındaki fark dikkate alınarak hesaplama yapılır. Kaçak elektrik enerjisi tüketim miktarının hesaplanmasında ve faturalanmasında esas alınacak süre: MADDE 45 – (1) Kaçak elektrik enerjisi tükettiği tespit edilen tüketiciye yapılacak faturalandırmada, aşağıda yer alan süreler esas alınır; a) 42 nci maddenin birinci fıkrasının (a) bendi çerçevesindeki tespitlerde; doğru bulgu ve belgelere dayandırılması kaydıyla kaçak elektrik enerjisi kullanılmaya başlandığı tarih ile kaçak tespitinin yapıldığı tarih arasındaki süre olup bu süre 12 ayı geçemez. Doğru bulgu ve belgelerin bulunmaması halinde bu süre 90 gün olarak alınır.b) 42 nci maddenin birinci fıkrasının (b) bendi çerçevesindeki tespitlerde; kaçak elektrik enerjisi kullanımına ilişkin olarak yapılacak hesaplamada kullanım süresiesas alınır, bu süre 180 günü geçemez. c) 42 ncimaddenin birinci fıkrasının (c) bendiçerçevesindeki tespitlerde; son endeks okuma ile tutanak düzenlenmiş olması kaydıyla kontrol, mühürleme, kesme-bağlama, sayaç değiştirme işlemleri gibi, sayaç mahallinde dağıtım şirketince gerçekleştirilmiş olan en son işlem tarihi ile kaçak tespitinin yapıldığı tarihe kadar olan süredir ve bu süre 90 günü geçemez. ç) Birincifıkranın (b) ve (c) bentlerinde belirtilen sürenin dışında, tüketicinin kaçak elektrik enerjisi kullanım başlangıç tarihinin doğru bulgu ve belgelerle tespit edilmesi halinde, kaçak tüketime ek olarak birinci fıkranın (b) ve (c) bentlerinde belirlenen başlangıç tarihinden itibaren, doğru bulgu ve belgelerle tespit edilmiş kaçak elektrik enerjisi kullanımı başlangıç tarihine kadar geriye dönük normal tüketim hesabı yapılır. 1) Kaçak tüketimi ile kaçağa ilişkin normal tüketim hesabında esas alınacak sürelerin toplamı 12 ayı geçemez. Yapılacak hesaplamada tüketimin yapıldığı kabul edilen dönemlerdeki birim fiyatlar dikkate alınır ve gecikme zammı alınmaz. (2) 42 ncimaddenin birinci fıkrasının (ç) bendi çerçevesindeki tespitlerde; kaçak elektrik enerjisi kullanımına ilişkin olarak yapılacak hesaplamada esas alınacak süre, tüketicinin tespite konu elektrik enerjisinin kesildiği tarih ile kaçak tespitinin yapıldığı tarih arasındakisüredir. (3) Kaçak elektrik enerjisi tüketim miktarının hesaplanmasında ortalama günlük çalışma saatleri; a) Meskenlerde; 5 saat,b) Tarımsal sulama tüketici grubunda yer alan tüketicilerde; ilgili Tarım İl Müdürlüğünden ürün bazında alınacak sulama sezonu saati bilgisiçerçevesinde belirlenen saat, c) Sanayi tüketicigrubundan enerji alanlar ile turistik tesisler, akaryakıt istasyonları, hastaneler, alışveriş merkezleri gibi vardiyalı hizmet veren tüketicilerden, tek vardiyalı çalışanlar için 7 saat, iki vardiya çalışanlar için 14 saat, üç vardiya çalışanlar için 21 saat, ç) Diğer tüketicilerde; 8 saat, olarak kabuledilir.(4) Perakendesatış sözleşmesi veya ikili anlaşması olmayanlara, çalışma saatleri %20 oranında artırılarak uygulanır. Üç vardiya çalışanlar için bu süre 24 saat olarak kabuledilir. (5) Üçüncü fıkranın (c) bendinin uygulanmasında, vardiya sayısının tespitinde kaçak tespiti yapan kuruluşun görevlilerinin tespiti ve şirket kayıtları, bunun mümkün olmaması halinde kamu kurum ve kuruluşları tarafından verilen resmi belgeler göz önüne alınır. Çalışma saatlerinin üçüncü fıkranın (c) bendinde belirtilenlerden daha fazla olmasının tespiti durumunda ise tespit edilen saatler esas alınır. Kaçak elektrik enerjisi tüketiminin faturalandırılması MADDE 46 – (1) Tüm kaçak kullanımlara ilişkin hesaplamalar Kurul onaylı tarife tablolarındaki ilgili tüketicinin tüketici grubuna ilişkin tek terimli, tek zamanlı aktif enerji ve dağıtım tarifesi üzerinden yapılır. Yapılan hesaplamalarda reaktif enerjiye ve trafo kayıplarına ilişkin bedeller dikkate alınmaz. (2) Kaçak elektrik enerjisi tükettiği tespit edilen tüketicinin, 44 üncü madde çerçevesinde hesaplanan tüketimi, dahil olduğu tüketici grubuna kaçak elektrik enerjisi tükettiği dönemde uygulanmakta olan ve birinci fıkrada kapsamı belirtilen tarifenin 1,5 katı ile çarpılarak, kaçak enerji tüketim bedeli hesaplanır ve bu bedel fatura edilir. (3) Tüketicinin aynı veya başka bir kullanım yerinde mükerrer kaçak elektrik enerjisi tükettiğinin tespiti edilmesi durumunda, kaçak elektrik enerjisi tüketiminin tespit edildiği tarihte yürürlükte olan ve birinci fıkrada kapsamı belirtilen tarifenin 2 katı göz önüne alınarak hesaplama yapılır. (4) Perakendesatış sözleşmesi veya ikili anlaşması olmayanlara ilişkin kaçak elektrik enerjisi tüketimindeki hesaplamalar, ticarethane tüketici grubuna uygulanan birinci fıkrada kapsamı belirtilen tarife üzerinden yapılır." şeklinde düzenleme yapılmıştır. Davacının istinaf başvurusu ile ilgili olarak ; Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 2013/5476 Esas- 2013/8924 Karar nolu ilamında belirtildiği üzere; 4721 sayılı Türk Medeni Kanunun 49.maddesi hükmüne göre tüzel kişiler, kanuna ve kuruluş belgelerine göre gerekli organlara sahip olmakla, fiil ehliyetini kazanırlar. Aynı kanunun 50. maddesi hükmüne göre de organları, hukukî işlemleri ve diğer bütün fiilleriyle tüzel kişiyi borç altına sokarlar ve organlar, kusurlarından dolayı ayrıca kişisel olarak sorumludurlar. Bu hukuksal olguların sonucu olarak tüzel kişinin organı niteli- ğindeki yöneticilerin, tüzel kişi adına ve yararına işledikleri haksız fiillerden dolayı zarar gören üçüncü kişilere karşı tüzel kişi ile birlikte Türk Borçlar Kanunu'nun 49 ve Türk Medeni Kanunu'nun 50/3.maddesi hükmüne göre haksız fiil faili olarak sorumlu tutulmaları gerekir. Bu halde tüzel kişinin ve organlarının sorumluluğun türünün Borçlar Kanunu'nda düzenlenen zincirleme (müteselsil) sorumluluk olacağı kuşkusuzdur. İTO kayıtlarının tetkikinden; davalı ...'ın tutanağın düzenlendiği 23.03.2022 tarihi itibariyle davalı şirketi münferiden yetkili/yönetici ortağı olduğu, ortaklık sıfatının tutanak tarihinden sonra sona erdiği anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca, davalı şirketin belirlenen adreste kaçak elektrik kullandığının tespiti halinde, yönetici durumundaki davalı ...'nun da şirketle birlikte ve şirket gibi haksız fiilden, yani kaçak elektrik kullanımından kaynaklanan zarardan müteselsil sorumlu olacağı, dolayısıyla açılan davada pasif husumetinin bulunduğu tartışmasızdır. (Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 2013/21106 Esas- 2014/1306 Karar nolu 30/01/2014) 2- Davalı şirketin istinaf başvurusuna gelince, Dava dosyasına celp olunan sözleşmelerin tetkikinden; davalı şirketin dava dışı ... ile 09.09.2020 tarihli (süresiz) bağlantı anlaşması, 26.07.2021 tarihli (süresiz) Perakende Satış Sözlemesi mevcut olup tutanak tarihi itibariyle sözleşmelerin fesih veya iptal edildiğine dair bilgi ve belge bulunmadığından dava konusu mahalde "sözleşmesiz olarak elektrik kullanıldığı" şeklin- deki tespitin gerçeği yansıtmadığı sonucuna varılmaktadır. Bilirkişi Hakkı Tezcan tarafından hazırlanan raporda dava konusu kullanımın usulsüz kullanım olduğu belirtilerek buna yönelik hesaplama yapılmıştır. Tutanak tarihinde yürürlükte olan 30.05.2018 tarihli EPTHY'nin "Usulsüz Elektrik Enerjisi Tüketimi" başlıklı 48.maddesi (1) Tüketicinin; a) İlgili tüzelkişilere yapılmış başvuru olmaksızın, bulunduğu tüketici grubunun kapsamı dışında elektrik enerjisi tüketmesi,b) Kendi adına perakende satış sözleşmesi veya ikili anlaşması olmadan daha önceki tüketici adına düzenlenen ödeme bildirimlerini ödemek suretiyle elektrik enerjisi tüketmesi,c) 6 ncı maddenin altıncı fıkrası hükmü dışında, ölçme noktasından sonraki kendi elektrik tesisatından üçüncü şahıslara elektrik enerjisi vermesi,ç) Güç trafosunu değiştirdiği halde ilgili tüzel kişilere durumu yazılı olarak 15 gün içerisinde bildirmemesi,d) Mesken tüketicigrubunda yer alan tüketiciler hariç, kendisine ait tesis veya tesislerdeki bağlantı gücünün yüzde yirmiden daha fazla artması halinde, ilgili mevzuat çerçevesinde ilgili lisans sahibi tüzel kişiye başvurmaması veya başvurmuş olmasına rağmen ilgili mevzuat kapsamındaki yükümlülüklerini yerine getirmemesi, hallerinde, usulsüz elektrik enerjisi tüketmiş sayılır. (2) Birinci fıkraile ilgili olarak; (a), (b) ve (c) bentlerinde tanımlanan hallerde, usulsüz elektrik enerjisi tüketimi tespitinden önce ilgili tüzel kişilere başvuruda bulunulmuş olması ve bunun belgelenmesi durumunda, usulsüz elektrik enerjisi tüketimine ilişkin hükümler uygulanmaz. (3) Birinci fıkra kapsamında tanımlanan usulsüz elektrik enerjisi kullanımlarına ilişkin tespitlerde;a) Birinci fıkranın (b) bendinde belirtilen halde tedarikçiler tarafından (a) bendinde belirtilen halde ise görevli tedarik şirketi tarafından, b) (c), (ç) ve (d) bentlerinde belirtilen hallerde ise dağıtım şirketi tarafından, tüketiciye yükümlülüklerini yerine getirmesi için 15 gün süre verildiğini belirten kesme ihbarı bırakılır. Yükümlülüklerini yerine getirmeyen tüketicinin dahil olduğu tüketici grubundan ait olduğu yıla ilişkin Kurul Kararı ile belirlenen kesme-bağlama bedelinin 5 katı ücret tahsil edilerek, bu fıkranın (b) bendinde belirtilen hallerde doğrudan, (a) bendinde belirtilen hallerde ise görevli tedarik şirketinin bildirimi üzerine dağıtım şirketi tarafından elektriği kesilir. Bu madde kapsamında yapılan kesintiler hakkında dağıtım şirketi tarafından ilgili tedarikçiye 2 gün içerisinde bilgi verilir. (4) 12/10/2013 tarihli ve 28793 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü Yeraltısuyu Ölçüm Sistemleri Yönetmeliği uyarınca; DSİ tarafından verilen Yeraltısuyu Kullanma Belgesinde belirtilen, yeraltısuyundan çekilebilecek azami su için gerekli yıllık elektrik enerjisi tüketim miktarını aşan tüketicinin elektrik enerjisi, DSİ’nin bildirimi üzerine dağıtım lisansı sahibi tüzel kişi tarafından en geç yedi gün içerisinde kesilir. 167 sayılı Yeraltı Suları Hakkında Kanun hükümleri uyarınca yeraltısuyundan çekilebilecek azami su için gerekli yıllık elektrik enerjisi tüketim miktarını gösterir Yeraltısuyu Kullanma Belgesialınmadan elektrik enerjisi bağlanamaz. Mevcut yeraltısuyu kullanıcılarının elektrik enerjisi; kullanıcıların, 167 sayılı Yeraltı Suları Hakkında Kanunda ölçümsistemi kurulması için öngörülen süre sonuna kadar elektrik enerjisi tüketim limitini gösteren Yeraltısuyu Kullanma Belgesini ibrazedememesi halinde, DSİ’nin bildirimine müteakip dağıtım şirketince en geç yedi gün içerisinde kesilir. (5) Tüketicinin elektrik enerjisinin DSİ’nin bildirimi üzerine kesilmesi halinde doğabilecek ihtilaflarda sorumluluk DSİ’ye aittir." hükümlerini içermektedir. Dosya içeriğine göre ;davalı şirketin tutanak tarihinde, belirtilen adreste kaçak elektrik kullandığı hususu ispatlanamadığından ,her iki davalı aleyhine açılan davanın (esastan) reddi gerekirken davalı ... yönünden "pasif husumet yokluğu nedeniyle red" , davalı şirket yönünden ise "KISMEN KABUL" hükmü kurulması isabetsiz olmuştur. Davalının kötü niyet tazminatı yönünden; Yasa hükmü uyarınca itirazın iptali davası; alacaklının, icra takibine karşı borçlunun yaptığı itirazın iptali ile İİK’nın 66. maddesine göre itiraz üzerine duran takibin devamını sağlamayı amaçladığı bir eda davası olup, itirazın tebliğinden itibaren bir yıllık süresinde açılan davada borç- lunun itirazında haksızlığının belirlenmesi ve alacağın likit olması hâlinde, istem varsa borçlu aleyhine icra inkâr tazminatına da hükme- dilebilir (Kuru,Baki:İcra ve İflas Hukuku, 2006, s. 219, 223). İcra ve İflas Kanunu’nun 67. maddesinin 2. fıkrası uyarınca alacaklının kötü niyet tazminatına mahkûm edilebilmesi için takibin haksız ve kötü niyetle yapılmış olması gerekir. Hemen belirtilmelidir ki, alacaklının icra takibini kötü niyetli olarak yaptığı hususu, borçlu tarafından kanıtlanmalıdır. Öğretide ve Yargıtay'ın yerleşik uygulamalarına göre, alacağının bulunmadığını bildiği veya bilmesi gereken bir durumda olduğu hâlde,icra takibine girişen alacaklının kötüniyetli olduğu kabul edilmektedir. Anılan yasa hükmünde düzenlenen ve ‘kötü niyet tazminatı’ olarak adlandırılan taz- minat, yukarıdaki açıklamalar çerçevesinde takibe girişmekte kötü niyetli bulunduğu borçlu tarafından açıkça kanıtlanmış olan ya da öyle olduğu ayrıca kanıtlanmasına gerek bulunmaksızın dosya kapsamından açıkça anlaşılabilen alacaklıya yönelik bir yaptırım niteliğindedir.Hemen belirtilmelidir ki, alacağının varlığına maddi hukuk kuralları çerçevesinde inanarak icra takibine girişen, ancak bunu usul hukuku kurallarına uygun şekilde kanıtlayamadığı için itirazın iptali istemi reddedilen bir alacaklı, İİK’nın 67. maddesi anlamında ‘haksız’ ise de, ‘kötü niyetli’ olarak kabul edilmesine ve dolayısıyla, bu iki koşulun birlikte gerçekleşmesini açıkça şart koşan söz konusu hüküm çerçe- vesinde tazminatla sorumlu tutulmasına hukuken olanak yoktur. Nitekim, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 13.06.2019 tarihli ve 2017/19-928 E., 2019/658 K., 01.03.2017 tarihli ve 2015/1048 E., 2017/380 K. sayılı kararlarında da aynı ilkeler benimsenmiştir. Başka bir ifadeyle; İİK’nın 67/2. maddesi hükmüne göre, itirazın iptali davasının davalı (borçlu) lehine sonuçlanması üzerine, alacak likit olsun veya olmasın, böyle bir alacağa dayalı takibin, haksız ve kötü niyetli olması hâlinde, istem varsa, davalı (borçlu) lehine kötü niyet tazminatına hükmedilmesi gereklidir. Burada takibin haksız olması tek başına yetmemekte, ayrıca kötü niyetli olması da gerekmekte olup, ispat yükü; takibin kötü niyetli olduğunu iddia eden davalı (borçlu)’nun üzerindedir. Somut olayda, davacı tarafın maddi hukuk kurallarına göre alacaklı olduğuna inanarak takibe giriştiği anlaşılmış olup takipte kötü niyetli olduğuna dair bilgi ve belge bulunmadığından kötü niyet tazminatı şartlarının oluşmadığı değerlendirilmiştir.Açıklanan nedenlerle, ilk derece mahkemesince verilen kararda maddi vakıa ve hukuki değerlendirme noktasında usul ve yasaya aykırılık tespit edilmekle, davacı ve davalı şirketin istinaf başvurusunun kabulüne, tespit edilen eksiklik yargılama gerektirmediğinden HMK 353/1-b-2 md gereğince, esasa ilişkin olarak yeniden, aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.

K A R A R: Yukarıda açıklanan nedenlerle; A- Davacının istinaf talebinin HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince reddine, B- Davalı Şirketin istinaf talebinin kabulüne, HMK 353/1-b-2 maddesi gereğince karar kaldırılarak yeniden esas hakkında; 1- a) Her iki davalı aleyhine açılan davanın reddine, B) Yasal şartlar oluşmadığından kötü niyet tazminattı talebinin reddine karar verilmesine yer olmadığına, 2- Alınması gereken 427,60 TL harcın davacı tarafından yatırılan 3.355,79 TL peşin harcın mahsubu ile fazla yatırılan 2.928,19 TL harcın talep halinde ve karar kesinleştiğinde davacıya iadesine, 3-Davalılar tarafından yapılan yargılama giderin bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, 4- Davacı tarafından yapılan mahkeme masraflarının üzerinde bırakılmasına, 5-Davalılar kendisini vekil ile temsil ettiğinden, A.A.Ü.T. uyarınca hesaplanan 31.440,56 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara ayrı ayrı verilmesine, 6-Taraflarca yatırılan gider avansından arta kalan kısımın ilk derece mahkemesince taraflara iadesine, İstinaf İncelemesi İle İlgili Olarak; Davacıdan alınması gereken 427,60-TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 269,85 TL harcın mahsubu ile bakiye 157,75 TL'nin istinaf eden davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, Davalını taraftan peşin alınan istinaf karar harcının, istinaf eden davalıya isteği halinde ilk derece mahkemesince ayrı ayrı iadesine, Davacının istinaf sebebiyle yapmış olduğu yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, Davalıların istinaf sebebiyle yapmış olduğu istinaf yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine karar olmadığına, İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine, Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

davanın"kısmenreddigereğireddineİptalikabulüistanbulkonusudüşünüldükabul"maddeİtirazınkısmenitirazın

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:33:15

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim