SoorglaÜcretsiz Dene

Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2024/297

Karar No

2024/2488

Karar Tarihi

1 Ekim 2024

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

3. HUKUK DAİRESİ

ESAS NO: 2024/297

KARAR NO: 2024/2488

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İSTANBUL 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 10/10/2023

NUMARASI: 2021/218 E - 2023/681 K

DAVANIN KONUSU: Alacak

KARAR TARİHİ: 01/10/2024

Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak,ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle, dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı .. Şti vekili İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemesi'ne ibraz ettiği 17.11.2015 tarihli dava dilekçesinde; Müvekkilinin her türlü paslanmaz çelik, paslanmaz demir ve alüminyum vb bilumum mamullerin alım satımı ile konstrüksiyon işlerini yaptığını, Müvekkili ile davalıların 25.07.2014 tarihli Kadıköy ... Noterliği'nin ... yevmiye numaralı sözleşmesi ile ...ı adı altında, ...vergi numarasıyla bir adi ortaklık kurduklarını, Adi iş ortaklık sözleşmesinin B maddesi uyarınca müvekkili firmanın %49, davalı ... A.Ş.'nin %39 ve diğer davalı ... Şti.'nin % 12 oranında hisse sahibi olduklarını, ortaklığın hisse oranına göre toplam 10.000,00 TL nakdi sermaye ile kurulduğunu, Adi ortaklık sözleşmesin E-7. Maddesi uyarınca davalılardan ....Şirketi'nin eski ortağı ...ı'nın ... ortaklığı'nın müdürü, tek imza ile münferiden temsile ve ilzama yetkili olduğunu, .. olarak, ...Üniversitesi'nin inşaat işleri gibi .. gibi büyük firmalara iş yapıldığını ve bu firmalara milyonlarca liralık fatura düzenlenerek adi iş ortaklığınca tahsil edildiğini, yapılan işler karşılığında büyük firmalara .. fatura tanzim ederken, müvekkili ve davalılar ise iş konularına göre yap- tıkları işler için ..na fatura düzenlediklerini,..., davalılar ... ve ... ortaklığa düzenledikleri faturalar eksiksiz ödenirken, müvekkili firmanın alacaklarının yaklaşık 6 aydır öden- mediğini, müvekkilinin ödenmeyen alacağının 2.263.492,38 TL gibi büyük bir rakama ulaştığını,Ticari defterlerde alacaklarının kayıtlı olduğunu, ...'nın ticari def- terleri de incelendiğinde alacaklarının olduğu ve ödenmediğinin açıkça görüleceğini, Davalıların 6 aydır müvekkilinin büyük bir rakam olan alacağını ödememesi nedeniyle müvekkilinin faaliyetlerini durdurmak zorunda kaldığını, firmanın ve çalışanlarının büyük mağduri- yete uğradıklarını, davalılar ve adi ortaklık müdürü ... ile yapılan görüşmelerin netice vermediğini, alacaklarının ödenmeyeceğinin bildirildiğini beyanla;Fazlaya dair tüm hak ve alacakları saklı kalmak kaydıyla, öncelikle davalıların ortağı olduğu ... Ortaklığı'nın hak ve alacaklarının bulunduğu ...A.Ş, ....AŞ.'ye ... Ortaklığı'nın hak ve alacaklarının ödenmemesi ve teminat mektuplarının iade edilmemesi yönünde tedbir kararı verilmesine, tedbir talepleri kabul görmez ise davanın işbu firmalara ihbarına, alacaklarının tespitine, şimdilik 40.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren reeskont avans faizi uygulanmak suretiyle davalılardan müştereken ve müteselsilin tahsiline, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalılar vekili cevap dilekçesinde; Davacı ile davalılar arasında 25.07.2014 tarihinde ... İş Ortaklığı adı altında bir adi ortaklık kurulduğunu, adi ortaklığın ...Üniversitesi ... Kampüs inşaatı çelik konstrüksiyon işi ile ... inşaatı çelik çatı konstrüksiyonu işlerini yürütüp neticelendirdiğini, başkaca bir faaliyetinin olmadığını,..ile adi ortaklık arasındaki ilişkinin seyrine gelince; ..'un işleyeceği demir malzemenin adi ortaklık tarafından üçüncü kişiden temin edildiğini ve ..'a satıldığını, ...un ise bu malzemeyi işleyip üzerine kendi işçilik farkını koymak sureti ile ...Ortaklığı'na sattığını, dolayısıyla ... ve adi ortaklık arasında, adi ortaklık tarafından demir malzeme satışı için ...'a kesilen faturalar ile işlenmiş demir malzemenin adi ortaklığa satılması ile birlikte ... tarafından adi ortaklığa kesilen bir kısım faturalardan meydana gelen bir cari hesap ilişkisi mevcut olduğunu, ne var ki davacı ortaklıktan alacaklı olmadığı gibi, bilakis ...'na ve keza ...'e borçlu olduğunu, bir kısım alacakların tahsili için davacı aleyhine icra takipleri açılmış ise de davacının tüm adreslerini terk etmiş olduğunun ve şirketinin içinin boşaltıldığının anlaşıldığını, ... Üniversitesi inşaatı çelik çatı konstrüksiyon işinin başlamasının hemen akabinde, ...'un ekonomik bir darboğaz içerisinde olduğunun anlaşıldığını ve ortaklığın faaliyeti sürdüğü müddetçe, adi ortaklık tarafından ...'a finansman sağlandığını, bir müddet adi ortaklık tarafından sağlanan finansman desteği ile ayakta kalan ...'un 2015 Haziran ayı itibariyle fabri- kasını tamamen kapattığını ve faaliyetlerini durdurduğunu, ... inşaatı işini üstlenen adi ortaklık, normal şartlarda ...'dan alınacak hizmeti, ...'un faaliyetlerini durdurması ve şantiye çalışmalarını sabote etmesi nedeniyle .... Şti. ve .... Şti. unvanlı üçüncü kişi- lerden temin ettiğini, akabinde işin 150 tonluk bir kısmı ise, davalı ... tarafından bizzat tamamlandığını, Huzurdaki davaya konu dilekçenin tebliğini müteakip ortaklığa ait kayıtları inceleyen ...'in, ortaklık ile ... arasında, biri ....'a yapılan finansman desteğini gösterir ödeme leri içeren, diğeri ise içermeyen iki ayrı cari hesap tutulduğunu, şirkete tebliğ dahi edilmediği, fatura konusu hizmetlerin ise hiç alınmamış olduğu, pek çok faturanın adi ortaklığa ait deftere işlendiğini tespit ettiğini, Adi ortaklığın ve ...'un ticari defter ve kayıtlarının aynı muhasebeci tarafından tutulduğunu, bu kişinin aynı zamanda ....un, perde arkasındaki gerçek sahibi ....'un da kuzeni olduğunu, müvekkillerinin; .... ile müşterek muhasebecinin birlikte hareket ederek, ortaklığı, ...'a karşı borçlandırdığını anladığını, Taraflar arasındaki yetki sözleşmesi uyarınca İstanbul (Merkez) Mahkemelerinin yet- kili olduğunu, davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, İstanbul Mahkemelerinin yetkili olduğunu,2.263.492,38 TL alacaklı olduğunu iddia etmesine karşın davasını belirsiz alacak davası olarak ikame eden davacının davasının, hukuki yarar yokluğu nedeniyle reddi gerektiğini,Davacının ortaklıktan iddia edildiği şekilde bir alacağının bulunmadığını, alacağın dayanağını oluşturduğu iddia olunan faturaların, gerçek bir mal/hizmet satışından doğmadığı gibi, usulüne uygun bir biçimde adi ortaklığa tebliğ de edilmediğini, Faturaların bir alacağın varlığının ispatı için tek başına yeterli olmadığını, fatura konusu mal veya hizmetin teslim edilidiğinin alacaklı tarafından ispatı gerektiğini, anılan faturalara dayandığı iddia olunan 2.263.492,38 TL bedelli hizmetin gerçekten sağlandığı hususunun ispat yükü üzerine düşen davacı tarafından ispat edilemediğini, Davacının kötüniyetli olduğunu, müvekkilleri dolandırma kastı ile hareket ettiğini savunarak; davacının haksız, kötüniyetli ve hukuki dayanaktan yoksun davasının, öncelikle yetkisizlik ve hukuki yarar yokluğu nedeniyle esasa girilmeksizin usulden reddine; aksi halde esasa ilişkin itiraz ve savunmaları doğrultusunda reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. Yargılama sırasında ... Şti'nin iş bu dosyaya konu tüm alacaklarının 1.300.000,00 TL'lik kısmını ...'ye temlik ettiğine dair 18.10.2016 tarihli temliknameyi sunmuş, Hasnur şirketi temlik alan sıfatıyla davada yer almıştır. İstanbul Anadolu 5. ATM'nce yapılan yargılama sonunda, "uyuşmazlığın çözümünde İstanbul Ticaret Mahkemeleri'nin yetkili olduğu" belirtilerek yetkisizlik kararı verilmiş, bu kararın kesinleşmesi ve tarafların başvurusu üzerine dosya İstanbul 9. ATM'nin esasına kaydedilmiştir İstanbul 9. ATM tarafından yapılan yargılama sonunda; "DAVANIN REDDİNE" karar verilmiştir. İstinaf Başvurusu: Hüküm temlik alan Hasnur şirketi tarafından istinaf edilmiştir. Temlik alan davacı ... vekili istinaf dilekçesinde; Yargılama sırasında, müvek- kili şirket ile dava dışı ..... Şti. arasında imzalanan Temlik Sözleşmesi dosyaya sunulmuş olup bu temlikname uyarınca ..... Şti.'nin alacak- larının 1.300.000,00 TL'lik kısmının müvekkili şirkete devredildiğini, İlk Derece Mahkemesi'nce temlik eden ...' nin ticari defter ve belgeleri tarafımızdan istenmişse de temlik edene ait ticari defter ve belgelerin nerede olduğu konusunda bilgi sahibi olmadıklarının birden fazla kez beyan edildiğini, fakat Yerel Mahkeme tarafından 06.06.2023 tarihli duruşmada 1 no'lu ara karar ile "Temlik alan davacı vekiline temlik eden şirketin ticari defter ve belgelerini bilirkişi incelemesine esas olmak üzere Mahkememize sunmak üzere 2 haftalık kesin süre verilmesine, kesin süre içerisinde defter ve belgeler inceleme için ibraz edilmediği takdirde bu hususta bilirkişi incelemesine dayanmasından vazgeçilmiş sayılacağının ihtarına şeklinde'' ara karar kurulduğunu, müvekkili şirketin yalnızca ...Şirketi'nin bu dosya kapsamında alacağını temlik aldığını, müvekkilinin temlik eden şirketin ticari defterlerini tutma, saklama ve takip etme gibi bir yükümlülüğünün bulunmadığını, dolayısıyla müvekkilinin temlik eden şirketin defterlerinin sunulmamasından sorumlu tutulamayacağını, aksi yön- deki mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu beyanla kararın kaldırılmasını istemiştir. İstinaf sebepleri ve 6100 sayılı HMK'nun 355 md. ile sınırlı olarak yapılan incelemeye göre;Bilindiği üzere, adi ortaklık; iki ya da daha fazla kişinin emeklerini ve mallarını ortak bir amaca erişmek üzere birleştirmeyi üstlendikleri sözleşmedir (TBK md 620/1). Diğer bir anlatımla, adi ortaklık; birbirini tanıyan, birbirlerinin kabiliyet ve şahsiyetlerine güvenen, eşit ve aynı durumda olan gerçek veya tüzel kişilerin, müşterek amacın gerçekleştirilmesini sağlayacak vasıtaları (katılım paylarını) ortaklığa getirme konusunda karşılıklı ve uygun irade beyanlarının birbirine ulaşmasıyla teşkil eden bir kişi topluluğudur.Buna göre adi ortaklığın unsurları; kişi, müşterek amaç, müşterek amaç uğruna birlikte çaba (affectio societatis), katılım payı (sermaye) ve sözleşme bağı şeklinde belirtilebilir.Adi ortaklık sözleşmelerinin kuruluşu bakımından, ortakların esaslı noktalarda uyuş- ması gerekir (TBK md 2/1). Eş söyleyişle, ortakların şahsı, müşterek amaç, müşterek amaç uğruna bir- likte çaba, katılım payının türü ve kapsamı, ortaklık açısından esaslı unsurlar olup, bunlarda uyu- şulması ortaklık sözleşmesinin kurulması için yeterlidir. Ortaklar, ikinci derecedeki noktalarda uyuş- mamış olsalar bile, ortaklık kurulmuş sayılır.Adi ortaklık sözleşmesi yazılı yapılabileceği gibi sözlü de yapılabilir. İhtilaf halinde, bu ortaklığın var olduğunu ileri süren kişi, iddiasını, HMK'nın 200. md gereğince senetle ispat etmelidir. Her ne kadar adi ortaklık ilişkisi her hangi bir şekle bağlı değilse de, bu kural geçerlilik şekli bakımından söz konusu olup, ihtilaf çıktığında adi ortaklık sözleşmesinin varlığını ispat yükü, adi ortaklık ilişkisinin varlığını iddia edene düşer. Bu durumda, davacı ortaklığın varlığını ispat ile yükümlüdür. Adi ortaklıkta yazılı sözleşme, geçerlilik koşulu değil, bir ispat aracıdır. HMK'nın 200/1 md gereğince; bir hakkın doğumu, düşürülmesi, devri, değiştirilmesi, yenilenmesi, ertelenmesi, ikrarı ve itfası amacıyla yapılan hukuki işlemlerin, yapıldıkları zamanki miktar veya değerleri 2.500,00 TL'yi geçtiği takdirde senetle ispat olunması gerekir. Sözü geçen mad- denin 2. fıkrası gereğince, senetle ispatı gereken hususlarda birinci fıkradaki düzenleme hatırlatılarak karşı tarafın açık muvafakati halinde tanık dinlenebilir. Bu bilgiler ışığında somut olay ele alındığında;Davacı ..., davalı şirketler ile kurulan ...Ortaklığı kapsamında kar payı alacağının ödenmediğini beyanla alacak talep etmektedir.Davalılar ise; adi ortaklığın ... Üniversitesi ... inşaatı çelik konstrüksiyon işi ile ... inşaatı çelik çatı konstrüksiyonu işlerini yürütüp neticelendirdiğini, başkaca bir faaliyetinin olmadığını, davacının ortaklıktan iddia edildiği şekilde bir alacağının bulunmadığını, alacağa dayanak gösterilen faturaların, gerçek bir mal/hizmet satışından doğmadığını savunmaktadır. Dava dilekçesi ekinde yer alan Kadıköy .. Noterliği'nin 25.Temmuz.2014 tarih ... yevmiye nolu "Ortaklık Sözleşmesi"nin tetkikinde; davacı ...' ile davalılar ...A.Ş. ve davalı ... Şti. arasında "metalden prefabrik yapıların, köprülerin ,köprü parçalarının, kulelerin , kafes direklerin, korstrüksiyon elemanlarının. diğer yapıların. ve yapı elemanlarının toptan ticareti her türlü inşaat yapılarının projelendirilmesi kaba ve cephe inşaatlarının tadilat işleri" alanında faaliyet göstermek üzere ... Ortaklığı'nın kurulduğu, sözleşmenin 1 yıl süreli olduğu, ortaklık payının ... % 49, ... % 39 ve ... % 12 olarak kararlaştırıldığı anlaşılmaktadır.Davacının ortaklık nedeniyle alacaklı olduğunu iddia etmesine, davalı tarafın böyle bir alacağın bulunmadığını savunmasına göre uyuşmazlık davacının ortaklıktan alacaklı olup olmadığı hususunda toplanmaktadır. Mahkemece alacağın tespiti noktasında;Tarafların yokluğunda yapılan 25.01.2022 tarihli duruşmada "4-Tarafların iddiaları, toplanan, deliller, taraf defter ve kayıtları üzerinde, varsa alacağın miktarı ve davalı yanın sorumlu olup olmadığının belrlenmesi için taraf defterleri üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmasına, bilirkişi olarak 1 smm seçilmesine, bilirkişinin celse arasında resen belirlenmesine, bilirkişiye 1.500 -TL ücret takdirine, ücretin davacı yanca 2 haftalık kesin süre içerisinde yatırılmasına yatırılmadığı takdirde bilirkişi deliline dayanmaktan vazgeçilmiş sayılacağının ve dosyadaki mevcut duruma göre karar verileceğinin ihtarına (bu hususta davacı vekiline tebligat hazırlanmasına), taraflara müvekkillerinin ilgili yıllara ait tüm ticari defter ve kayıtlarını inceleme günü ibraz etmeleri aksi halde HMK 219,220,222, maddeleri gereği defter ibrazından kaçınmış sayılacakları ve duruma göre defterlerin içeriğinde göre diğer tarafın beyanlarının kabul edileceği meşruhatını içerir davalıya tebligat çıkarılmasına bu konuda davacı vekiline ihtaratta bulunuldu. Bilirkişi ücreti yatırıldığında bilirkişiye inceleme gününün bildirilmesine, incelemenin 25/02/2022 saat 14:00 da yapılmasına,Rapor gelince taraf vekillerine tebliğine, bilirkişi raporuna karşı itirazları varsa tebliğinden itibaren 2 hafta içinde yazılı olarak bildirmeleri için süre verilmesine, " karar verilmiştir.Bu duruşmadan sonra ibraz olunan 31.03.2022 tarihli bilirkişi raporunda temlik alan şirketin ticari defterleri incelenmek suretiyle, temlik alan ...şirketinin ...şirketinden 1.200.794,45 TL alacaklı olduğu bildirilmiş ise de, ... şirketinin adi ortaklık kapsamında davalı şirketlerden alacaklı olup olmadığı hususunda bir değerlendirme yapılmamıştır.- Takip eden 26.04.2022 tarihli duruşmada ;"1-davacıya temlik eden şirketin defter ve belgelerini ve yine adi ortaklığın defter ve belgelerinin nerede olduğu konusunda beyanda bulunmak üzere süre verilmesine, 2-1 numaralı ara karar ikmal edildiğinde defter ve belgelerin incelenmek üzere mahkememize ibrazı konusunda müzekkere yazılmasına, 3-2 numaralı ara karar ikmal edildikten sonra dosyanın 1 smm ve 1 şirketler hukukçusu bilirkişisi heyetinden oluşacak heyete tevdi ile tarafların iddia ve savunmaları, dosya kapsamı dikkate alınarak rapor tanzim edilmesinin istenilmesine" şeklinde ara karar oluşturulmuştur.27.09.2022 tarihli duruşmada temlik alan/davacı vekili: "biz davalı tarafın defterlerinin nerede olduğunu bilmiyoruz, temlik edenin de defterlerinin nerede olduğunu bilmiyoruz, bu konuda müzekkere yazılsın" şeklinde beyanda bulunmuş, bunun üzerine mahkemece ,"1-Tasfiye Memuru ve davalı şirkete ve temlik eden davacı şirkete defter ve belgelerinin nerede olduğunu bildirmesi için müzekkere yazılamasına,2-1 numaralı ara karar ikmal edildikten sonra geçen celse 3 numaralı ara karar gereğince bilirkişi incelemesi yapılmasına," 28.03.2023 tarihli duruşmada ise; "1-Temlik eden davacı... Şti müzekkere yazılarak defter ve kayıtların nerede olduğunu bildirmesinin istenilmesine,2-... Şti tarafından defterlerin nerede olduğu bildirildiğinde yeniden inceleme günü verilerek bilirkişi raporu alınmasına," karar verilmiştir. 06.06.2023 tarihli duruşmada; ...'a gönderilen müzekkerenin muhatabın taşındı- ğından bahisle bila tebilğ iade edildiği belirtildikten sonra ; "1-Temlik alan davacı vekiline temlik eden şirketin ticari defter ve belgelerini bilirkişi incelemesine esas olmak üzere Mahkememize sunmak üzere 2 haftalık kesin süre verilmesine, kesin süre içerisinde defter ve belgeler inceleme için ibraz edilmediği takdirde bu hususta bilirkişi incelemesine dayan- masından vazgeçilmiş sayılacağının ihtarına, (davacı vekiline ihtar edildi) 2-Defter ve belgeler sunulduğunda tarafların iddiaları savunmaları ve dosya kapsamına göre defter ve belgeler incelenmek suretiyle bilirkişiden ek rapor alınmasına, rapor geldiğinde duruşma günü beklenmeksizin taraflara tebliğine " karar verilmiştir. Temlik alan vekili bu ara karar üzerine 22.06.2023 tarihli dilekçeyi ibraz ederek;"Temlik eden sıfatına haiz ...' nin ticari defter ve belgeleri tarafımızdan istenmişse de temlik edene ait ticari defter ve belgelerin nerede olduğu konusunda bilgi sahibi olmadığımızı beyan etmekteyiz. Sayın Mahkemenin 27.09.2022 tarihli duruşmasında mahkemenize temlik eden şirketin ticari defter ve belgelerinin nerede olduğuna ilişkin bilgi sahibi olmadığımıza ilişkin beyanda bulunmuştuk. Bu doğrultuda mahkemenizce ''Tasfiye Memuru ve davalı şirkete ve temlik eden davacı şirkete defter ve belge- lerinin nerede olduğunu bildirmesi için müzekkere yazılamasına'' karar verilmiştir ancak aradan geçen zaman zarfında mahkeme kararı yerine getirilmemiştir. Bu nedenle Sayın Mahkemenin 27.09.2022 tarihli duruş- masının 1 No' lu ara kararı ve işbu dilekçemizdeki beyanlarımız gereği tasfiye memuruna ve davalı şirkete temlik eden ... ' nin ticari defter ve belgelerinin nerede olduğuna ilişkin müzekkere yazılmasını talep ederiz. Ayrıca davacı müvekkil şirketin ticari defter ve kayıtlarının sayın mahkemenizce tekrar ince- lenmek istenmesi durumunda ise ticari defter ve kayıtların sayıca fazla olması sebebiyle Sayın Mahkemenize sunulabilmesi mümkün değildir. Bu nedenle müvekkil şirketin ticari defter ve kayıtları üzerinde yapılacak incelemenin aşağıda belirten şirket adresinde yapılmasını talep ederiz. " şeklinde beyanda bulunmuştur. 10.10.2023 tarihli duruşmada ise;Temlik alan /davacı vekili "biz ... ... firmasının defterlerine ulaşamıyoruz, sayın mahkemece bulunması için müzekkere yazılmasını talep ediyorum, "Davalı ... vekili: "geçen celse kesin mehil verilmiştir, davacının defterleri ile bu husus ispat edilemez, Davanın reddine karar verilsin, " şeklinde beyanda bulunmuş, Aynı duruşmada "DAVANIN REDDİNE " dair kısa karar açıklanmış, gerekçeli kararda ise "temlik edenin ticari defter ve kayıtlarının bilirkişi incelemesine sunulmadığı, dosya kapsamına göre davanın ispatlanamadığı" belirtilmiştir. 31.03.2022 tarihli bilirkişi raporunda her ne kadar, temlik alanın temlik edenden alacaklı olup olmadığı yönünden bir inceleme yapılmış ise de, uyuşmazlık konusu olan temlik ilişki- sindeki alacak değil, temlik eden Akom'un davalı ortaklarından alacaklı olup olmadığı hususundadır. Bu yönüyle düzenlenen bilirkişi raporu hükme elverişli değildir.Mahkemece yapılması gereken, davacı ... ile davalı şirketlerin ve ... ortaklı- ğının ticari defter ve kayıtları üzerinde inceleme yaparak, ... şirketinin ortaklık ilişkisi kapsa- mında davalılardan alacaklı olup olmadığı hususunun tespitidir. 6100 sayılı HMK'da "Tarafın belgeyi ibraz etmemesi

MADDE 220- (1) İbrazı istenen belgenin, ileri sürülen hususun ispatı için zorunlu ve bu isteğin kanuna uygun olduğuna mahkemece kanaat getirildiği ve karşı taraf da bu belgenin elinde olduğunu ikrar ettiği veya ileri sürülen talep üzerine sükut ettiği yahut belgenin var olduğu resmî bir kayıtla anlaşıldığı veya başka bir belgede ikrar olunduğu takdirde, mahkeme bu belgenin ibrazı için kesin bir süre verir. (2) Mahkemece, ibrazı istenen belgenin elinde bulunduğunu inkâr eden tarafa, böyle bir belgenin elinde bulunmadığına, özenle aradığı hâlde bulamadığına ve nerede olduğunu da bilmediğine ilişkin yemin teklif edilir. (3) Belgeyi ibraz etmesine karar verilen taraf, kendisine verilen sürede belgeyi ibraz etmez ve aynı sürede, delilleriyle birlikte ibraz etmemesi hakkında kabul edilebilir bir mazeret göstermez ya da belgenin elinde bulunduğunu inkâr eder ve teklif edilen yemini kabul veya icra etmezse, mahkeme, duruma göre belgenin içeriği konusunda diğer tarafın beyanını kabul edebilir. Üçüncü kişinin belgeyi ibraz etmemesi MADDE 221- (1) Mahkeme, üçüncü kişi veya kurumun elinde bulunan bir belgenin taraflarca ileri sürülen hususun ispatı için zorunlu olduğuna karar verirse, bu belgenin ibrazını emreder. (2) Belgeyi ibraz etmesine karar verilen herkes, elindeki belgeyi ibraz etmek; belgeyi ibraz edememesi hâlinde ise bunun sebebini delilleri ile birlikte açıklamak zorundadır. Mahkeme yapılan açıklamayı yeterli görmezse, bu kimseyi tanık olarak dinleyebilir. (3) Belgeyi ibraz zorunda olanlar, tanıklıktan çekinmeye ilişkin hükümlere göre, belgeyi ibrazdan veya bu konudaki tanıklıktan çekinebilirler. Belgeyi ibraz veya bu konuda tanıklık yapmak zorunda olanlar hakkında, tanıklara ilişkin hükümler uygulanır." şeklinde düzenleme yapılmıştır. Somut olayda; ..şirketi ile ... şirketi arasında TBK 183.vd. Maddeleri kapsamında "alacağın temliki "ne ilişkin bir akdi ilişki kurulduğu sabit olup bu sözleşme "şirket devri " mahiyetinde değildir.... şirketi ayrı bir tüzel kişilik olup ticari hayatın olağan akışına göre ticari defter ve kayıtlarının temlik alan nezdinde tutulması ve muhafazası beklenemez. Nitekim temlik alan vekili defaetle "... şirketinin ticari defter ve kayıtlarını nerede olduğunu bilmedikleri, bu hususta ...Şirketine müzekkere yazılması gerektiği" yönünde beyanda bulunmuştur. Bu beyan doğrultusunda mahkemece defter ibrazı hususunda .... şirketine yazılan müzekkere ise bila tebliğ dönmüştür. Hal böyle iken mahkemece, temlik alan şirkete temlik edenin ticari defter ve kayıtlarını ibraz için kesin süre verilmesi, sonuçta "kesin süre içinde ... şirketinin defterlerinin sunulmadığı, davanın ispatlanamadığı " gerekçesi ile davanın reddine karar verilmesi hatalı olmuştur. Açıklanan nedenlerle, temlik alan vekillinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-a-6 maddesi uyarınca kabulü ile kararın kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için dava dosyasının mahkemesine gönderilmesi gerektiği anlaşılmakla aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

K A R A R: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Temlik alan vekillinin istinaf başvurusunun kabulü ile, kararın, HMK 353/1-a-6 maddesi uyarınca kaldırılmasına, yukarıda izah edilen şekilde, yeniden yargılama yapılıp bir karar verilmek üzere dosyanın ilk derece mahkemesine geri gönderilmesine,Peşin alınan istinaf karar harcının istinaf edene isteği halinde iadesine, İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa karar kesin olmakla istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine,Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK 353/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 01/10/2024

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

davanıngereğireddineistanbulAlacakkonusumaddereddine""davanın

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:33:15

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim