Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
bam
2024/2638
2024/2486
1 Ekim 2024
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
3. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO: 2024/2638
KARAR NO: 2024/2486
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 26/08/2024
NUMARASI: 2024/368 E
DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit|İtirazın İptali
KARAR TARİHİ: 01/10/2024
Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak,ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle,dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Birleşen davada davacı .. vekili dava dilekçesinde; davalı şirketin "... Bağcılar/İstanbul" adresinde tekstil yıkama işi ile iştigal ettiğini ve bu adresteki ... hizmet numaralı tüketim noktasında elektrik aboneliğinin bulunduğunu, müvek- kili şirketin saha ekiplerince 25.04.2024 tarihinde yapılan kontrollerde; mahalde kaçak kullanıldığı tespit edilmekle borçlu şirket adına ... nolu kaçak tespit tutanağı tanzim edildiğini, bu tuta- nağa istinaden 310602 kWh karşılığında 2.086.779,66 TL kaçak elektrik ve 709663 Kwh karşılığı 2.874.245,26 TL bedelli kaçak elektrik ek tahakkuk faturası düzenlendiğini, faturalar son ödeme tarihinde ödenmediğinden davalılar aleyhine .... sayılı icra dosyası üzerinden icra takibine girişildiğini, davalıların itirazı nedeniyle takibin durduğunu, Davalı tarafça dava konusu faturalar ile ilgili olarak İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahke- mesi'nin 2024/368 E. sayılı dosyası üzerinden menfi tespit davası açıldığını ve iş bu davanın derdest olduğunu Alacak muaccel olup, rehin ile de temin edilmediğini, işbu davanın sonuçlanması ve icra takibinin kesinleşmesi beklenildiği takdirde, "kamu alacağı" niteliğinde olan kaçak elektrik bede- linin tahsili tehlikeye gireceğini, borçluların mal kaçırma ve adres değiştirme ihtimalinin bulundu- ğunu beyanla;Öncelikle; aralarındaki irtibat nedeniyle iş bu davanın İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2024/368 E. Sayılı dosyası ile birleştirilmesine, Ayrıca davalı/borçluların taşınır, taşınmaz malları ve üçüncü kişilerdeki hak ve alacak- ları üzerinde İİK m. 257 gereği dava ve takip kesinleşinceye kadar teminatsız veya mahkemece uygun görülecek teminat karşılığında ihtiyati haciz konulmasına,Yargılama sonunda;.... sayılı takip dosyasına vaki itirazların iptali ile takibin devamına, davalı/borçluların hükmolunacak meblağın %20’sinden az olmamak kaydıyla icra inkâr tazminatı tazminatı ile mahkumiyetine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.İlk Derece Mahkemesi'nce 26.08.2024 tarihli ara karar ile; "davacı tarafça kaçak elektrik kullanımından kaynaklı tahakkuk ettirilen faturaya dayalı ihtiyati haciz talep edilmiş ise de; ihtiyati hacze konu alacak fatura alacağına dayanmakta olup talep konusu alacağın tek taraflı düzenlenen tutanağa dayalı olması sebebiyle yaklaşık ispat şartı sağlanamadığı" gerekçesi ile "koşulları oluşmayan ihtiyati haciz talebinin reddine" karar verilmiştir.
İstinaf Başvurusu: Hüküm davacı ...tarafından istinaf edilmiştir.Davacı vekili istinaf dilekçesinde: Dava konusu alacağı müvekkili şirket personelince Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği'ne uygun tutulan tespit tutanaklarına dayandığını, kaçak elektrik tutanaklarının, düzenlendiği tarih itibariyle maddi olgulara ilişkin tespitler içerdiğini ve aksi sabit oluncaya kadar geçerli olduğunu, aksini ispat eden karşı tarafın ispat ile yükümlü olduğunu, belirtilen tutanak gereğince takip ve dava konusu faturaların düzenlendiğini, tespit, tahakkuk ve fatu- ralamada her hangi bir hukuka aykırılık bulunmadığını, ibraz olunan uzman görüşünde de tutanak- larının ve tahakkuklarının doğruluğunun belirtildiğini, alacak kalemlerinin bir ''kamu alacağı'' niteliği taşıdığını, temin edilme aşamasındaki her türlü olumsuz ilerleyişin kamu zararına sebebiyet verdiğini, aynıca Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 25.03.2024 tarih ve 2024/83 Esas, 2024/1218 Karar sayılı ila- mında: "elektrik abonesinin kaçak elektrik kullandığı tespiti üzerine ilgili mevzuat uyarınca tahakkuk ettirilen faturalar nedeniyle yapılan ihtiyati haciz başvurularında; somut olayın özellikleri ile bildirilen delillerden, ala- cağın ve 2004 sayılı Kanun’un 257 ve devamı maddelerinde öngörülen ihtiyati haciz koşullarının varlığı kanaa- tine varan mahkemenin, ölçülülük ilkesine uygun düşecek şekilde ihtiyati haciz kararı verebileceğine " karar verildiğini, dosyaya sunulan bilgi belgeler ile yaklaşık ispat koşulunun sağlandığını, son ödeme tari- hinin geçmesi neticesinde alacak muaccel hale geldiğini, alacağın rehin ile temin edilmediğini, ihtiyati haciz koşullarının oluştuğunu beyanla kararın kaldırılmasını istemiştir İstinaf sebepleri ve 6100 sayılı HMK'nun 355 md. ile sınırlı olarak yapılan incelemeye göre; Asıl davada talep kaçak elektrik kullanım bedelinden kaynaklanan borç nedeniyle menfi tespit, birleşen davada ise aynı alacağa dayalı takibe vaki itirazın iptali talebine ilişkindir.Birleşen davada davacı durumundaki alacaklı vekili alacağı güvence altına almak ama- cıyla ihtiyati haciz talep etmiş, mahkemece ihtiyati haciz talebi reddedilmiş ve bu ara karar istinafa getirilmiş olmakla; bu aşamada uyuşmazlık ihtiyati haciz koşullarının oluşup oluşmadığı ve yaklaşık ispatın sağlanıp sağlanmadığı noktasındadır.2004 sayılı Kanun’un “İhtiyati Haciz Şartları” kenar başlıklı 257.maddesi şöyledir: Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklariyle diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir.Vadesi gelmemiş borçtan dolayı yalnız aşağıdaki hallerde ihtiyati haciz istenebilir: 1.Borçlunun muayyen yerleşim yeri yoksa; 2.Borçlu taahhütlerinden kurtulmak maksadiyle mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisi kaçmağa hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlâl eden hileli işlemlerde bulunursa; Bu suretle ihtiyati haciz konulursa borç yalnız borçlu hakkında muacceliyet kesbeder.”, Aynı Kanun’un “İhtiyati Haciz Kararı” kenar başlıklı 258. maddesi “İhtiyati hacze 50 nci maddeye göre yetkili mahkeme tarafından karar verilir. Alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeğe mecburdur.Mahkeme iki tarafı dinleyip dinlememekte serbesttir. İhtiyati haciz talebinin reddi kararı gerekçeli olarak verilir ve bu karara karşı istinaf yoluna başvurulabilir. Yüzüne karşı aleyhinde ihtiyati haciz kararı verilen taraf da istinaf yoluna başvurabilir. Bölge adliye mahkemesi bu başvuruları öncelikle inceler ve verdiği karar kesindir.” hükmünü içermektedir.6100 sayılı Kanun’un “İhtiyati Tedbir Talebi” kenar başlıklı 390. maddesinin (3) numaralı fıkrası; “Tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır.” hükmünü içermektedir. Anılan maddenin gerekçesinin yaklaşık ispata ilişkin bölümü ise şöyledir; “...Geçici hukukî koruma yargılamasını, asıl hukukî korumadan ayıran diğer bir özellik ispat ölçüsü bakımın- dadır. Kanunda açıkça öngörülmemişse ya da işin niteliği gerekli kılmıyorsa, bir davada (normal bir yargılamada) yaklaşık ispat değil, tam ispat aranır. Çünkü, hâkim, mevcut ispat ve delil kuralları çerçevesinde, tarafların iddia ettiği bir vakıa konusunda tam bir kanaate varmadan o vakıayı doğru kabul edemez. Örneğin, bir alacak davasında taraflardan biri bir sözleşmenin varlığına dayanıyorsa, hâkim bu sözleşmenin varlığı konusunda (mevcut ispat yükü ve delil kuralları çerçevesinde) tam bir kanaate sahip olmalıdır. Yani, zayıf veya kuvvetli bir ihtimal, karar vermek için yeterli değildir. Söz- leşmenin varlığı konusunda tam kanaat uyanmazsa, o zaman, ispat yükü kendine düşen tarafın aleyhine bir karar verilmesi gerekir. Ancak, kanun koyucu, bazen ya doğrudan kendisi düzenleme yaparak ya da işin niteliği ve olayın özelliği gereği hâkime, bu durumu belirterek, ispat ölçüsünü düşürme imkânı vermiştir. Bu düşürülmüş ispat ölçüsü çerçevesinde, tam kanaat değil, kuvvetle muhtemel, yaklaşık bir kanaat yeterli görülmektedir. Doktrinde bu yön, karar verilmesi için tam ispat ölçüsü yerine yaklaşık ispat ölçüsü olarak ifade edilmektedir. Ancak, yaklaşık ispatla yetinilmiş ol- ması, ispatın aranmayacağı ya da ispat kurallarının tamamen dışına çıkılacağı anlamına gelmez. Bir taraf iddiasını mahkeme önüne ne kadar inandırıcı şekilde getirirse getirsin, bu sadece bir iddiadan ibarettir. İddia edilen vakıanın sabit yani doğru kabul edilebilmesi için, ispat yükü üzerine düşen tara- fın, bunu kanundaki delil sistemi içinde yine kanunun aradığı ispat ölçüsü çerçevesinde ispat etmesi gerekir. Tam ispatın arandığı durumlarda, bu ölçü tereddütsüz ortaya konmalıdır. Yaklaşık ispat durumunda ise hâkim o iddianın ağırlıklı ihtimal olarak doğru olduğunu kabul etmekle birlikte, zayıf bir ihtimal de olsa, aksinin mümkün olduğu ihtimalini göz ardı etmez. Bu sebepledir ki, genelde geçici hukukî korumalara özelde ihtiyatî tedbire ve ihtiyatî hacze karar verilirken, haksız olma ihtimali de dikkate alınarak talepte bulunandan teminat alınması öngörülmüştür. Geçici hukukî korumalarda, bazen karşı tarafın dinlenmemesi, tüm delillerin ayrıntılı bir biçimde incelenmesine yeterli zamanın olmaması gibi sebeplerle, yaklaşık ispat yeterli görülmüştür. Bu çerçevede, aslında ispat ölçüsü bakımından bir yenilik getirilmemekle birlikte, “yaklaşık ispat” kavramı kullanılarak, doktrinde kabul gören ifade Tasarıya alınmış, ayrıca burada hem tam ispatın aranmadığı belirtilmiş hem de basit bir iddianın yeterli olmadığı vurgulanmak istenmiştir.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 204. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca; "İlgililerin beyanına dayanılarak noterlerin tasdik ettikleri senetlerle diğer yetkili memurların görevleri içinde usulüne uygun olarak düzenledikleri belgeler, aksi ispatlanıncaya kadar kesin delil sayılırlar."Özel hukuk tüzel kişisi olan talep eden şirkette hizmet akdiyle çalışan görevliler tarafından düzenlenen kaçak tespit tutanaklarının, 6100 sayılı Kanun'un 204 üncü maddesinin ikinci fıkrasında sayılan belgelerden olmadığı tartışmasızdır. Eş söyleyişle, kaçak elektrik tutanağı, aksi sabit oluncaya kadar geçerli belgelerden değildir ( Y.3.HD 2021/4894 E., 2021/10580 K.; 2022/8164 E- 2023/95 sayılı ilamları da aynı yöndedir.). Davacının istinaf dilekçesinde atıf yaptığı Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 25.03.2024 tarih ve 2024/83 Esas, 2024/1218 Karar sayılı ilamında gerekçeleri belirtilmek suretiyle kaçak elek- trik tutanaklarının aksi sabit oluncaya dek geçerli belgelerden olmadığı, kaçak elektrik enerjisi tüketi- minin tespit edilmesinde, ilgili tüzel kişinin tespitini doğru bulgu ve belgelere dayandırması ve tüketici haklarının ihlal edilmemesinin esas olduğu, ispat yükünün kaçak elektrik kullandığı yönündeki tespite dayanarak davaya konu bedeli talep eden şirkete ait olduğu, kaçak elektrik kullanımının çeşitli yöntemlerle yapılabilmesi nedeniyle tespit işlemleri için farklı usuller ve buna bağlı olarak yapılacak çeşitli işlemler öngörüldüğünden her uyuşmazlıkta somut olayın özellikleri ile bildirilen delillerin ayrı ayrı değerlendirilmesi gerektiği, kaçak elektrik kullandığı tespiti üzerine ilgili mevzuat uyarınca tahakkuk ettirilen faturalar nedeniyle yapılan ihtiyati haciz başvurularında; somut olayın özellikleri ile bildirilen delillerden, alacağın ve 2004 sayılı Kanun’un 257 ve devamı maddelerinde öngörülen ihtiyati haciz koşullarının varlığı kanaatine varan mahkemenin, ölçülülük ilkesine uygun düşecek şekilde ihtiyati haciz kararı verebileceğini belirtmiştir. Yukarıda belirtilmiş olduğu üzere, haksız fiile dayalı davalarda alacağın haksız fiil tari- hinde muaccel olacağı, koşulların bulunması halinde "ölçülülük ilkesi" de nazara alınarak talep edilen alacağın tamamı üzerine olmasa da, bir miktar alacak için ihtiyati haciz kararı verilebileceği tartışmasızdır.Somut uyuşmazlıkta; birleşen dosya davacısı elektrik dağıtım şirketi olan ... alacağını yaklaşık ispat noktasında kaçak tespit tutanaklarına, bu tutanağa dayanarak yaptığı tahakkuk ve faturalara,video görüntülerine ve uzman görüşüne dayanmaktadır.Dosya kapsamından;1. Alacağın dayanağını oluşturan .. nolu 25.10.2023 tarihli tutanağın... çalışanları tarafından, davalı şirketin "sayaca müdahale ve sayacın eksik kayıt yapmasına sebebiyet vermek suretiyle kaçak enerjisi kullandığı" gerekçesi ile düzenlendiği, tespit anında şirket temsilcisinin hazır bulunduğu, imzadan imtina ettiği,2. Söz konusu tutanak gereğince davalı şirket adına 09.05.2024 son ödeme tarihli 2.086.703,66 TL ve 2.874.245,26 TL bedelli faturaların düzenlendiği,3. Bilahare faturaların son ödeme tarihinde ödenmemesi nedeniyle davalılar aleyhine .... sayılı icra dosyası üzerinden icra takibine girişildiği, davalıları temsilen vekilleri tarafından ibraz olunan dilekçede; "müvekkilerinin alacaklı şirkete hiçbir borcu bulunmamaktadır. Alacaklı şirketin müvekkilden talebi olan, borca konu faturalar müvekkilin ortağı olduğu şirket aleyhine usul ve yasalara aykırı olarak düzenlenmiş, her türlü hukuki dayanaktan yoksun haksız ve mesnetsiz olarak tahakkuk ettirilmiştir. Müvekkil veya ortağı olduğu şirket tarafından kaçak elektrik enerjisi kullanılmamıştır." denilerek borca itiraz edildiği, icra müdürlüğü'nce takibin durdurulmasına karar verildiğinde ... tarafından itirazın iptali talebiyle iş bu davanın açıldığı ,mahkemece eldeki davanın borçlu tarafından daha önce açılan menfi tespit talepli dava ile birleştirme yoluna gidildiği,4.Davalılardan ... adına çıkarılan davetiyenin bila tebliğ iade edildiği, davalı şirket adına usulen davetiye tebliğ edildiği, henüz cevap dilekçesi sunulmadığı,5. ... şirketi tarafından davalı ... aleyhine açılan asıl davada, ... vekili, "müvekkilinin kaçak elektrik kullanmadığını, kabul anlamına gelmemek kaydıyla tutanağın ve bu tutanak gereğince düzenlenen faturaların dayanağının bulunmadığını, faturalarda zorunlu olarak yazılması gereken ortalama tüketim (kwh/gün) unsurunun yazılmadığını ,söz konusu faturalar ile ilgili olarak İstanbul 11. Asliye Tic. Mahkemesi'nin 2024/169 D. İş sayılı dosyası üzerinden elektrik enerjisinin kesilmemesi yönünde tedbir kararı verildiğini" beyanla menfi tespit talebinde bulunduğu anlaşılmıştır. Birleşen davada ,... tarafından sunulan kaçak tespit tutanakları ve buna dayalı tutanak ve faturaların, uzman görüşünün ve bilirkişi raporunun takdiri delil niteliğinde olduğu, gerek kaçak kullanım türü ve yerinin niteliği, süresi , hesaplamada esas alınacak diğer unsurların ispat yükünün davacı üzerinde olduğu noktasında duraksama yoktur.İİK'nın 258/1. maddesi hükmüne göre ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için mahke- menin ''alacağın varlığı hakkında kanaat edinmiş olması'' yeterli olduğu hususu yukarıda açıklanmıştır. Takibe konu alacağın varlığı ve miktarının yargılama aşamasında sunulan deliller ve bilirkişi rapo- ruyla belirleneceği de tartışmasızdır.Eldeki davada , kaçak tespitine esas laboratuvar sonuç raporunun dosya kapsamında bulunmadığı, alacağının varlığının ve davalıların sorumluluğunun yargılamaya muhtaç olduğu, dava- nın bulunduğu aşama ve dosya içeriğine göre "yaklaşık ispat"ın sağlanmadığı dikkate alındığında İİK 257. vd maddeleri gereği ihtiyati haciz şartlarının oluşmadığı sonucuna varılmıştır. Açıklanan nedenlerle, ilk derece mahkemesince verilen kararda vakıa ve hukuki değer- lendirme noktasında, usul ve esasa aykırılık tespit edilmediğinden,davacının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 md gereğince reddine karar vermek gerekmiştir.
K A R A R: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Davacının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine,Alınması gereken 427,60 TL karar ve ilam harcı peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına,İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa karar kesin olmakla istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine,Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK 362/1-f maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 01/10/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:33:15