Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
bam
2024/2547
2024/2485
1 Ekim 2024
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
3. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO:2024/2547
KARAR NO:2024/2485
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 6/09/2024
NUMARASI: 2024/120 E - 2024/562 K
DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali
KARAR TARİHİ: 01/10/2024
Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak,ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle,dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili Asliye Ticaret Mahkemesi'ne ibraz ettiği dava dilekçesinde; müvek- kili şirket çalışanlarınca "...Bahçelievler/İstanbul" adresinde yapılan denetimlerde, sayaca müdahale edildiğinin tespit edilmesi üzerine,16.01.2023 tarih ... nolu komisyon kararı doğrultusunda, davalı adına kaçak tespit tutanağı düzenlendiğini, bu tutanak gereğince tahakkuk olunan fatura ödenmediğinden davalı aleyhine ... sayılı dosyası üzerinden takibe girişildiğini, davalının itirazı nedeniyle takibin durduğunu, müvekkilinin alacağının dosyaya ibraz olunan ve aksi ispat oluncaya kadar geçerli tutanak vs ile yakla- şık olarak ispatlandığını, alacağın muaccel olduğunu, arabuluculuk sürecinin anlaşmazlık ile sonuç- landığını beyanla; alacağın teminat altına alınması için davalı/borçlu'nun menkul, gayrimenkul malla- rı ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacaklarının ihtiyaten haczini, yargılama sonunda itirazın iptali ile takibin devamına , yargılama masraflarının ve vekalet ücretinin davalı'ya yüklenmesine karar veril- mesini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesi'nce 11.07.2024 tarihinde, "devam eden yargılama kapsamında ön inceleme duruşması yapılarak tanık dinlenmesine dair ara karar kurulduğu, kaçak tespit tutanağındaki kişi değiştirilerek kullanımın davalıya tahvil edildiği, aşama itibariyle dosya kapsamındaki deliller kapsamında yaklaşık ispat şartının yerine getirilmediği anlaşılmakla" gerekçesiyle "Davacı vekilinin ihtiyati haciz talebinin REDDİNE" karar verilmiştir.
İstinaf Başvurusu: Hüküm davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir. Davacı vekili istinaf dilekçesinde; Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 2024/83 Esas, 2024/1218 Karar sayılı 25.03.2024 tarihli kararında;"elektrik abonesinin kaçak elektrik kullandıgı tespiti üzerine ilgili mevzuat uyarınca tahakkuk ettirilen faturalar nedeniyle yapılan ihtiyati haciz basvurularında; somut olayın özellikleri ile bildirilen delillerden alacagın ve 2004 sayılı kanun’un 257 ve devamı maddelerinde öngörülen ihtiyati haciz kosullarını varlıgı kanaatine varan mahkemenin, ölçülülük ilkesine uygun düsecek sekilde ihtiyati haciz kararı verebileceği" nin belirtildiğini, Borçlu ...ün ".. Bahçelievler/ İST. adresinde elektrik aboneliğinin bulunduğunu,ticarethanede kurulu bulunan tüketim noktasına ait tesi- satta ilgili kullanım yerinde "sayacın giriş - çıkış klemens tavanının yandan delindiğini, giriş - çıkış klemenslerinin şöntlü % 90,02 oranında eksik kayıt yapıldığı, mevzuata aykırı elektrik enerjisi kullanıldığı"nın tespit edildiğini, buna ilişkin olarak 09.12.2022 tarihli... seri numaralı kaçak elektrik tespit tutanağı düzenlendiğini, her ne kadar davaya konu kaçak tespit tutanağı dava dış... adına düzenlenmiş olsa da, işbu dilekçe ekinde sunulan komisyon raporu doğrultusunda yapılan incelemelerde; 2,5-3 yıldır .. (...)tarafından kullanıldığı ... in mahalde kul- lanım ile alakası olmadığının tespit edildiğini, dolayısıyla komisyon tarafından ... seri numaralı zabıt tahakkukunun “...” adına düzeltilmesine karar verildiğini, İşbu faturaların nasıl hesaplandığının gösterir kaçak elektrik hesap bülteninin ekte sunulduğunu, bu hesaplamada müvekkili şirketin serbest tasarruf alanının olmadığını, tamamen yönetmelikteki çarpanlara ve yönteme göre yapılan bir işlem olduğunu,Somut olayda, İİK 257 ve devamı maddelerinde öngörülen ihtiyati haciz koşullarının oluştuğunu, ölçülülük ilkesi gereğince ihtiyati haciz kararı verilmesinin gerektiğini beyanla ara kararın kaldırılmasını istemiştir. İstinaf sebepleri ve 6100 sayılı HMK'nun 355 md. ile sınırlı olarak yapılan incelemeye göre; Dava, İİK 67 maddesine dayalı itirazın iptaline ilişkin olup alacak kaçak elektrik tüketim bedelinden kaynaklanmaktadır. Alacaklı vekili , esasa ilişkin davanın yargılaması devam ederken, alacağı teminat altına almak üzere ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etmiştir.Mahkemece "talebin reddine" karar verilmiş ve bu ara karar istinaf edilmiş olmakla, istinafa gelen kararın niteliğine uyuşmazlı ihtiyati haciz koşullarının oluşup oluşmadığı noktasındadır.2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu(İİK)'nun 257/1. Maddesine göre, rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşı- nır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir. İİK'nın 258/1. Mad- desi hükmüne göre ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için mahkemenin ''alacağın varlığı hakkında kanaat edinmiş olması'' yeterlidir. Mahkemenin ''alacağın varlığına kanaat edinmiş olması"ndan anlaşılması gere- ken alacağın usul hukuku kurallarına göre kesin veya tam olarak ispat edilmesi değildir.Diğer hukuki himaye tedbirlerinde olduğu gibi ihtiyati hacizde de amaç davaya ilişkin yargılamadan farklı olarak, maddi hukuka dayanan hak bakımından nihai bir karar verip, uyuşmazlığı esastan sona erdirmek değildir. Yani ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için ispat gerekmez, yaklaşık ispat için delil sunulması yeterli olup, alacaklının ilişkisinin varlığını ve muaccel olduğunu tam ve kesin olarak ispat etmesi aranmamaktadır (Yarg. 19.HD 12/12/2019 Tar. 2019/2300 E-2019/ 5531 K). Yaklaşık ispat konusunda, ispat ölçüsü çerçevesinde, tam kanaat değil, kuvvetle muhtemel, yaklaşık bir kanaat yeterli görülmektedir. Yaklaşık ispatla yetinilmiş olması, ispatın aranmayacağı ya da ispat kurallarının tamamen dışına çıkılacağı anlamına gelmez. Bir taraf iddiasını mahkeme önüne ne kadar inandırıcı şekilde getirirse getirsin, bu sadece bir iddiadan ibarettir. İddia edilen vakıanın sabit yani doğru kabul edilebilmesi için, ispat yükü üzerine düşen tarafın, bunu kanundaki delil sistemi içinde yine kanunun aradığı ispat ölçüsü çerçevesinde ispat etmesi gerekir. Tam ispatın arandığı durumlarda, bu ölçü tereddütsüz ortaya konmalıdır. Yaklaşık ispat durumunda ise hâkim o iddianın ağırlıklı/kuvvetli ihtimal olarak doğru olduğunu kabul etmekle birlikte, zayıf bir ihtimal de olsa, aksinin mümkün olduğu ihtimalini göz ardı etmez.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 204. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca; "İlgililerin beyanına dayanılarak noterlerin tasdik ettikleri senetlerle diğer yetkili memurların görevleri içinde usulüne uygun olarak düzenledikleri belgeler, aksi ispatlanıncaya kadar kesin delil sayılırlar. "Özel hukuk tüzel kişisi olan talep eden şirkette hizmet akdiyle çalışan görevliler tara- fından düzenlenen kaçak tespit tutanaklarının, 6100 sayılı Kanun'un 204 üncü maddesinin ikinci fıkrasında sayılan belgelerden olmadığı tartışmasızdır. Eş söyleyişle, kaçak elektrik tutanağı, aksi sabit oluncaya kadar geçerli belgelerden değildir ( Y.3.HD 2021/4894 E., 2021/10580 K.; 2022/8164 E- 2023/954 sayılı ilamları da aynı yöndedir.). İstinaf eden tarafından dayanılan Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 25.03.2024 tarih ve 2024/83 Esas, 2024/1218 Karar sayılı ilamında gerekçeleri belirtilmek suretiyle kaçak elektrik tuta- naklarının aksi sabit oluncaya dek geçerli belgelerden olmadığı, kaçak elektrik enerjisi tüketiminin tespit edilmesinde, ilgili tüzel kişinin tespitini doğru bulgu ve belgelere dayandırması ve tüketici haklarının ihlal edilmemesinin esas olduğu, ispat yükünün kaçak elektrik kullandığı yönündeki tespite dayanarak davaya konu bedeli talep eden şirkete ait olduğu, kaçak elektrik kullanımının çeşitli yön- temlerle yapılabilmesi nedeniyle tespit işlemleri için farklı usuller ve buna bağlı olarak yapılacak çeşitli işlemler öngörüldüğünden her uyuşmazlıkta somut olayın özellikleri ile bildirilen delillerin ayrı ayrı değerlendirilmesi gerektiği, kaçak elektrik kullandığı tespiti üzerine ilgili mevzuat uyarınca tahakkuk ettirilen faturalar nedeniyle yapılan ihtiyati haciz başvurularında; somut olayın özellikleri ile bildirilen delillerden, alacağın ve 2004 sayılı Kanun’un 257 ve devamı maddelerinde öngörülen ihtiyati haciz koşullarının varlığı kanaatine varan mahkemenin, ölçülülük ilkesine uygun düşecek şekilde ihtiyati haciz kararı verebileceğini belirtmiştir. Yukarıda belirtilmiş olduğu üzere, haksız fiile dayalı davalarda alacağın haksız fiil tarihinde muaccel olacağı ,koşullarının bulunması halinde ölçülülük ilkeleri de nazara alınarak talep edilen alacağın tamamı üzerine olmasa da ,bir miktar alacak için ihtiyati haciz kararı verilebileceği tartışmasızdır. Somut uyuşmazlıkta; 1. Elektrik dağıtım şirketi olan ... çalışanları tarafından "...Bahçelievler/ İSTANBUL" adresinde, geri dönüşüm alanında faaliyet gösteren işyerinde ,09.12.2022 tarihinde yapılan denetimlerde , "ilgili kullanım yerinde sayacın giriş - çıkış klemens tavanının yandan delindiği, giriş - çıkış klemenslerinin şöntlü ve % 90,02 oranında eksik kayıt yaptığı"nın tespiti üzerine dava dışı ...adına 09.12.2022 tarihli ... seri numaralı kaçak elek- trik tespit tutanağı düzenlendiği, tutanağın tanzimi sırasında ...'in mahalde hazır bulun- duğu, ancak imzadan imtina ettiği, Bilahare ibraz olunan itiraz dilekçesine istinaden komisyon tarafından yapılan incelemeye binaen "mahallin 2,5-3 yıldır ... (...) tarafından kullanıldığı, ...' in mahalde kullanım ile alakası olmadığının tespit edildiği" gerekçesiyle ...seri nolu zabıt tahakku- kunun “...” adına düzeltilmesine karar verildiği,2. İş bu tutanak ve tahakkuk doğrultusunda düzenlenen 22.12.2022 son ödeme tarihli 97.491,12 TL ve 23.216,11 TL bedelli faturalar ödenmediğinden davalı/borçlu aleyhine ... sayılı dosyası üzerinden takibe girişildiği, Borçlunun icra dosyasına sunduğu dilekçe ile "Alacaklı olduğunu iddia eden tarafa müvekkilimin herhangi bir borcu bulunmamaktadır.Bu nedenle ödeme emrine, borca, takibe, faiz oranına, faize, işlemiş faize ve takibin tüm ferilerine açıkça itiraz ediyoruz." şeklinde itirazda bulunduğu, işbu itiraz nedeniyle takip durduğundan itirazın iptali talebiyle eldeki davanın açıldığı anlaşılmaktadır.3.Davacı taraf dava dilekçesinde delil olarak, kaçak tespit tutanağı, tahakkuk, fatura, sayaç muayene raporu, komisyon kararına dayanılmakta olup bu belgeler takdiri delil niteliğindedir. Kaçak kullanım şekli, süre, hesaplama usulü vs diğer hususlar yönünden ispat yükünün davalı üzerinde olduğu noktasında duraksama yoktur.4.Davalı vekili iş bu dava dosyasına sunduğu 26.02.2024 tarihli cevap dilekçesinde ;"Davacı kurum tarafından "....Bahçelievler/İstanbul adresinde ... numaralı sayaç üzerinden kaçak enerji kullanıldığı, sayacın %-90,02 oranında eksik kayıt yaptığı” tespitine istinaden 09.12.2022 tarihinde ... adına ... nolu zabıt ile ...hesaba 2758 kWh karşılığı 23.216,11 TL kaçak, 31669 kWh karşılığı 97.491,12 TL kaçak ek tahakkuk faturası düzenlendiğini, müvekkilinin söz konusu adres ile ilgili olarak herhangi bir sözleşme ve aboneliği bulunmadığı gibi kendisi adına bir ticari faaliyetinin de olmadığını, tuta- nağın müvekkilinin yokluğunda düzenlendiğini ve gerçeği yansıtmadığını, davalının imzasının olma- dığını, takip ile davanın kötü niyetli ve dayanaksız olduğunu beyanla davanın reddini savunmuştur.Dosya kapsamına göre, kullanım yeri , fiili kullanıcılık , abonelik durumu ve buna göre davalının sorumluluğu yargılama sırasında toplanacak deliller ile anlaşılacak olup yargılamanın bulunduğu aşama itibariyle İİK 257. vd maddeleri gereği ihtiyati haciz şartlarının oluşmadığı ve yaklaşık ispatın sağlanmadığı sonucuna varılmaktadır. Açıklanan nedenlerle, ilk derece mahkemesince verilen kararda vakıa ve hukuki değer- lendirme noktasında, usul ve esasa aykırılık tespit edilmediğinden, davacının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 md gereğince reddine karar vermek gerekmiştir.
K A R A R: Yukarıda açıklanan nedenlerle;Davacının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine,Alınması gereken 427,60 TL karar ve ilam harcı peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,stinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına,İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa karar kesin olmakla istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine,Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK 362/1-f maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 01/10/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:33:15