SoorglaÜcretsiz Dene

Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2024/2597

Karar No

2024/2480

Karar Tarihi

1 Ekim 2024

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

3. HUKUK DAİRESİ

ESAS NO: 2024/2597

KARAR NO: 2024/2480

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İSTANBUL 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 08/07/2024

NUMARASI: 2023/788 E

DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali

KARAR TARİHİ: 01/10/2024

Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak,ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle,dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının "...Fatih/ İstanbul" adresinde "... nolu sayaç üzerinden ikili anlaşma olmaksızın, dağıtım sistemine müdahale ederek ve yasal şekilde tesis edilmemiş sayaçtan mevzuata aykırı bir şekilde elektrik enerjisi kullandığı"nın tespit edildiğini, buna dair 27/03/2023 tarihli, ... seri numaralı kaçak elektrik tespit tutanağı düzenlendiğini, tutanak gereğince tahakkuk olunan fatura son ödeme tarihinde ödenmediğinden davalı aleyhine ... sayılı dosyası üzerinden icra takibine girişildiğini, davalının haksız itirazı nedeniyle takibin durduğunu beyanla; Öncelikle, 698.522,54 TL nakdi anapara alacağı nedeniyle borçlunun menkul ve gayri menkul malları ile üçüncü şahıslardaki hak ve alacaklarının ihtiyaten haczine ve menkullerin muhafazasına,Yargılama sonunda; davalı/borçlunun ...sayılı dosyasına vaki itirazının iptali ile icra takibinin devamına, ayrıca davalının %20 den az olma- mak üzere icra inkâr tazminatı ile mahkumiyetine, yargılama masrafları ve vekalet ücretinin davalı taraf'a yükletilmesine karar karar verilmesini talep ve dava etmiştir. İlk Derece Mahkemesi'nce 08.07.2024 tarihli ara karar ile; "Elektrik abonesi olan borçlunun kaçak elektrik kullandığının tespit edildiği, bu nedenle tahakkuk ettirilen ve faturaya bağlanan tuta- rın halen ödenmediğinden bahisle ihtiyati haciz talebinde bulunduğu anlaşılmış olup, ihtiyati hacze konu ala- cak tek taraflı olarak düzenlenen tutanağa dayalı faturadan kaynaklanmaktadır. Davalı abone hakkında, mezkur Yönetmelik'in "Kaçak elektrik enerjisi tespit süreci" başlıklı a.b ve c maddesi uyarınca yapılan işlem- lerin, ç bendinde belirtildiği üzere "ç) Laboratuvar raporu, kaçak elektrik tespit tutanağı ve ödeme bildirimi beraber tüketiciye bildirilir ve aynı süre içerisinde kesme bildirimi düzenlenmek suretiyle kullanım yerinin elektriği kesilir." tüketiciye bildirildiğine dair herhangi bir delil sunulmamıştır. Öte yandan ...esas sayılı dosyasıyla başlatılan takipte borca itiraz edildiği, takibin ... durdurulmasına karar verildiği ,bunun üzerine mahkememizde işbu itirazın iptali davasının açıldığı, dosyanın derdest olduğu ve bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verildiği, raporun henüz hazırlanmadığı, mahkememizin 13.12.2023 tarihli ara kararı ile davacı tarafın ihtiyati haciz talebinin reddine karar verildiği, bu karara karşı davacı tarafça istinaf yoluna başvurulmadığı anlaşılmıştır. Alacağın varlığını "yaklaşık ispat"a elverişli başkaca delil sunulmamış olup uyuşmazlık konusu yargılamaya muhtaçtır" gerekçesiyle "İHTİYATİ HACİZ TALEBİNİN REDDİNE" karar verilmiştir.

İstinaf Başvurusu: Ara karar davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.Davacı vekili istinaf dilekçesinde; Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 2024/83 esas, 2024/ 1218 karar sayılı 25.03.2024 tarihli kararında; "elektrik abonesinin kaçak elektrik kullandıgı tespiti üzerine ilgili mevzuat uyarınca tahakkuk ettirilen faturalar nedeniyle yapılan ihtiyati haciz basvurularında; somut olayın özellikleri ile bildirilen delillerden alacagın ve 2004 sayılı kanun’un 257 ve devamı maddelerinde öngörülen ihtiyati haciz kosullarını varlıgı kanaatine varan mahkemenin, ölçülülük ilkesine uygun düsecek sekilde ihtiyati haciz kararı verebilecegine, ..."karar verildiğini,Borçlu ... adına "... Fatih/istanbul" adresinde elektrik aboneliği bulunduğunu, ticarethanede kurulu bulunan tüketim noktasına ait tesisatta ilgili kullanım yerinde yapılan kontrolde" müvekkil şirketle sözleşme akdedilmeden sayaçtan mevzuata aykırı bir şekilde elektrik enerjisi kullanıldığı" tespit edilmekle buna ilişkin olarak 16.07.2020 tarihli ... seri numaralı kaçak elektrik tespit tutanağı düzenlendiğini, yine aynı aynı adreste ilgili kullanım yerinde yapılan kontrolde müvekkil şirketle sözleşme akdedilmeden sayaçtan mevzuata aykırı bir şekilde elektrik enerjisi kullanıldığı tespit edilmekle 05.08.2020 tarihli ... seri numaralı kaçak elektrik tespit tutanağının düzenlendiğini, aynı aynı adreste ilgili kullanım yerinde yapılan kontrolde "müvekkil şirketle ikili anlaşma olmaksızın sözleşmesiz bir şekilde dağıtım sistemine müdahale ederek yasal şekilde tesis edilmemiş sayaçtan mevzuata aykırı bir şekilde elektrik enerjisi kullanıldığı" tespit edilmekle 27.03.2023 tarihli .... seri numaralı kaçak elektrik tespit tutanağının düzenlendiğini, davalı adına daha önceki tarihlerde düzenlenen kaçak tespit tutanağı göz önüne alındığında ceza kat sayısının 2 olarak kabulünün gerektiğini, Kaçak tespit tutanakları, kaçak elektrik hesap bülteni, fatura ve uzman görüşünün ekte sunulduğunu, zapta istinaden 679.805,24 TL tutarında fatura düzenlendiğini, yapılan tespit, tahakkuk ve faturalamada her hangi bir hata bulunmadığını, Kaçak elektrik kullanımının Borçlar Kanunu uygulamasına göre haksız fiil olduğunu ve yönetmeliğe uygun şekilde düzenlenen faturanın da bilinen anlamda bir alacak borç ilişkisi nedeniyle düzenlenmiş bir fatura olmadığını,Yaklaşık ispatın sağlandığını, somut olayda ihtiyati haciz koşullarının oluştuğunu beyanla kararın kaldırılmasını istemiştir. İstinaf sebepleri ve 6100 sayılı HMK'nun 355 md. ile sınırlı olarak yapılan incelemeye göre; İhtiyati haciz talep eden kaçak elektrik kullanım bedelinin tahsili talebiyle borçlu aleyhine icra takiplerine girişmiş, borçlunun takibe itirazı üzerine takip durduğundan itirazın iptali talebiyle eldeki dava açılmıştır. Davacı vekili; alacağı güvence altına almak amacıyla ihtiyati haciz talep etmiş, mahke- mece ihtiyati haciz talebi reddedilmiş ve bu karar istinafa getirilmiştir.İstinaf konusu kararın niteliğine göre, bu aşamada uyuşmazlık ihtiyati haciz koşulla- rının oluşup oluşmadığı ve yaklaşık ispatın sağlanıp sağlanmadığı noktasındadır. 2004 sayılı Kanun’un “İhtiyati Haciz Şartları” kenar başlıklı 257.maddesi şöyledir: Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklariyle diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir. Vadesi gelmemiş borçtan dolayı yalnız aşağıdaki hallerde ihtiyati haciz istenebilir: 1.Borçlunun muayyen yerleşim yeri yoksa; 2.Borçlu taahhütlerinden kurtulmak maksadiyle mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya ken- disi kaçmağa hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlâl eden hileli işlemlerde bulunursa; Bu suretle ihtiyati haciz konulursa borç yalnız borçlu hakkında muacceliyet kesbeder.”,Aynı Kanun’un “İhtiyati Haciz Kararı” kenar başlıklı 258. maddesi “İhtiyati hacze 50 nci maddeye göre yetkili mahkeme tarafından karar verilir. Alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeğe mecburdur Mahkeme iki tarafı dinleyip dinlememekte serbesttir. İhtiyati haciz talebinin reddi kararı gerekçeli olarak verilir ve bu karara karşı istinaf yoluna başvurulabilir. Yüzüne karşı aleyhinde ihtiyati haciz kararı verilen taraf da istinaf yoluna başvurabilir. Bölge adliye mahkemesi bu başvuruları öncelikle inceler ve verdiği karar kesindir.” hükmünü içermektedir.6100 sayılı Kanun’un “İhtiyati Tedbir Talebi” kenar başlıklı 390. maddesinin (3) numaralı fıkrası; “Tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır.” hükmünü içer- mektedir. Anılan maddenin gerekçesinin yaklaşık ispata ilişkin bölümü ise şöyledir; “...Geçici hukukî koruma yargılamasını, asıl hukukî korumadan ayıran diğer bir özellik ispat ölçüsü bakımın- dadır. Kanunda açıkça öngörülmemişse ya da işin niteliği gerekli kılmıyorsa, bir davada (normal bir yargılamada) yaklaşık ispat değil, tam ispat aranır. Çünkü, hâkim, mevcut ispat ve delil kuralları çer- çevesinde, tarafların iddia ettiği bir vakıa konusunda tam bir kanaate varmadan o vakıayı doğru kabul edemez. Örneğin, bir alacak davasında taraflardan biri bir sözleşmenin varlığına dayanıyorsa, hâkim bu sözleşmenin varlığı konusunda (mevcut ispat yükü ve delil kuralları çerçevesinde) tam bir kanaate sahip olmalıdır. Yani, zayıf veya kuvvetli bir ihtimal, karar vermek için yeterli değildir. Sözleşmenin varlığı konusunda tam kanaat uyanmazsa, o zaman, ispat yükü kendine düşen tarafın aleyhine bir karar verilmesi gerekir. Ancak, kanun koyucu, bazen ya doğrudan kendisi düzenleme yaparak ya da işin niteliği ve olayın özelliği gereği hâkime, bu durumu belirterek, ispat ölçüsünü düşürme imkânı ver- miştir. Bu düşürülmüş ispat ölçüsü çerçevesinde, tam kanaat değil, kuvvetle muhtemel, yaklaşık bir kanaat yeterli görülmektedir. Doktrinde bu yön, karar verilmesi için tam ispat ölçüsü yerine yaklaşık ispat ölçüsü olarak ifade edilmektedir. Ancak, yaklaşık ispatla yetinilmiş olması, ispatın aranmayacağı ya da ispat kurallarının tamamen dışına çıkılacağı anlamına gelmez.Bir taraf iddiasını mahkeme önüne ne kadar inandırıcı şekilde getirirse getirsin, bu sadece bir iddiadan ibarettir. İddia edilen vakıanın sabit yani doğru kabul edilebilmesi için, ispat yükü üzerine düşen tarafın, bunu kanundaki delil sistemi içinde yine kanunun aradığı ispat ölçüsü çerçevesinde ispat etmesi gerekir.Tam ispatın arandığı durumlarda, bu ölçü tereddütsüz ortaya konmalıdır.Yaklaşık ispat durumunda ise hâkim o iddianın ağırlıklı ihtimal olarak doğru olduğunu kabul etmekle birlikte, zayıf bir ihtimal de olsa, aksinin müm- kün olduğu ihtimalini göz ardı etmez.Bu sebepledir ki, genelde geçici hukukî korumalara özelde ihtiyatî tedbire ve ihtiyatî hacze karar verilirken, haksız olma ihtimali de dikkate alınarak talepte bulu- nandan teminat alınması öngörülmüştür.Geçici hukukî korumalarda, bazen karşı tarafın dinlenmemesi, tüm delillerin ayrıntılı bir biçimde incelenmesine yeterli zamanın olmaması gibi sebeplerle, yaklaşık ispat yeterli görülmüştür. Bu çerçevede, aslında ispat ölçüsü bakımından bir yenilik getirilmemekle birlikte, “yaklaşık ispat” kavramı kullanılarak, doktrinde kabul gören ifade Tasarıya alınmış, ayrıca burada hem tam ispatın aranmadığı belirtilmiş hem de basit bir iddianın yeterli olmadığı vurgulanmak istenmiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 204. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca; "İlgililerin beyanına dayanılarak noterlerin tasdik ettikleri senetlerle diğer yetkili memurların görevleri içinde usulüne uygun olarak düzenledikleri belgeler, aksi ispatlanıncaya kadar kesin delil sayılırlar.Özel hukuk tüzel kişisi olan talep eden şirkette hizmet akdiyle çalışan görevliler tara- fından düzenlenen kaçak tespit tutanaklarının, 6100 sayılı Kanun'un 204 üncü maddesinin ikinci fıkrasında sayılan belgelerden olmadığı tartışmasızdır. Eş söyleyişle, kaçak elektrik tutanağı, aksi sabit oluncaya kadar geçerli belgelerden değildir ( Y.3.HD 2021/4894 E., 2021/10580 K.; 2022/8164 E-2023/954 sayılı ilamları da aynı yöndedir.). Davacının istinaf dilekçesinde atıf yaptığı Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 25.03.2024 tarih ve 2024/83 Esas, 2024/1218 Karar sayılı ilamında gerekçeleri belirtilmek suretiyle kaçak elek- trik tutanaklarının aksi sabit oluncaya dek geçerli belgelerden olmadığı, kaçak elektrik enerjisi tüketi- minin tespit edilmesinde, ilgili tüzel kişinin tespitini doğru bulgu ve belgelere dayandırması ve tüketici haklarının ihlal edilmemesinin esas olduğu, ispat yükünün kaçak elektrik kullandığı yönündeki tespite dayanarak davaya konu bedeli talep eden şirkete ait olduğu, kaçak elektrik kullanımının çeşitli yön- temlerle yapılabilmesi nedeniyle tespit işlemleri için farklı usuller ve buna bağlı olarak yapılacak çeşitli işlemler öngörüldüğünden her uyuşmazlıkta somut olayın özellikleri ile bildirilen delillerin ayrı ayrı değerlendirilmesi gerektiği, kaçak elektrik kullandığı tespiti üzerine ilgili mevzuat uyarınca tahakkuk ettirilen faturalar nedeniyle yapılan ihtiyati haciz başvurularında; somut olayın özellikleri ile bildirilen delillerden, alacağın ve 2004 sayılı Kanun’un 257 ve devamı maddelerinde öngörülen ihtiyati haciz koşullarının varlığı kanaatine varan mahkemenin, ölçülülük ilkesine uygun düşecek şekilde ihtiyati haciz kararı verebileceğini belirtmiştir.Sonuçta; her talebin somut olayın özelliği, ibraz olunan deliller ve tüm dosya kapsa- mına göre değerlendirileceği gerçeği, mahkeme ve hakim önüne getirilen tüm uyuşmazlıklar için geçerli olup sadece eldeki ihtiyati haciz kararına mahsus bir durum değildir.Yukarıda belirtilmiş olduğu üzere, haksız fiile dayalı davalarda alacağın haksız fiil tari- hinde muaccel olacağı, koşulların bulunması halinde "ölçülülük ilkesi" de nazara alınarak talep edilen alacağın tamamı üzerine olmasa da,bir miktar alacak için ihtiyati haciz kararı verilebileceği tartış- masızdır. İİK'nın 258/1. maddesi hükmüne göre ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için mahke- menin ''alacağın varlığı hakkında kanaat edinmiş olması'' yeterli olduğu hususu yukarıda açıklanmıştır. Somut uyuşmazlıkta; ihtiyati haciz talep eden ... alacağını yaklaşık ispat nokta- sında, kaçak tespit tutanaklarına, bu tutanağa dayanarak yaptığı tahakkuk ve faturalara, kaçak kullanı- mını gösterir video ve fotoğraflara, icra dosyası ve uzman görüşüne dayanmaktadır. Davacı tarafından sunulan kaçak tespit tutanağı, fatura, video kayıtları ve uzman görüşünün takdiri delil niteliğinde olduğu, kaçak kullanım türü ve yerinin niteliği, süresi, hesaplamada esas alınacak diğer unsurlar yönünden ispat yükünün davacı üzerinde olduğu noktasında duraksama yoktur.1.Alacağın dayanağını oluşturan 27/03/2023 tarihli, ... "... ,en üst kat Fatih/İstanbul" adresinde bulunan ticarethane (apart) ile ilgili düzenlenmiş olup sözleşme olmaksızın, yasal şekilde tesis edilmemiş sayaçtan elektrik enerjisi kullanıldığı belirtilmiştir. Tutanakta davalının isim ve TC kimlik nosu ile imzadan imtina ettiğine dair açıklama yazılmıştır. 2.Dava konusu tutanağa dayalı olarak davalı adına 698.522,54 TL bedelli 07.04.2023 son ödeme tarihli fatura düzenlenmiş, bilahare söz konusu faturanın son ödeme tarihinde ödenmediğinden bahisle borçlu aleyhine ... sayılı dosyası üzerinden takibe girişilmiştir.3. Borçluyu temsilen vekili tarafından ibraz olunan dilekçede; "Müvekkilin alacaklı görü- nene ödeyeceği herhangi bir borcu bulunmamaktadır.İşbu sebeple 698.522,54 TL borca, faize, tüm fer’ilerıne, vekalet ücretine, talep edilen alacak mıktarının tümüne itiraz ediyoruz. Müvekkilin alacaklı görünen yana borcu bulunmamaktadır." denilerek itiraz edilmiş, İcra Müdürlüğü'nce takiplerin durdurulmasına karar verilmesi üzerine, itirazın iptali talebiyle eldeki dava açılmıştır.4. Davalı vekili iş bu dava dosyasına sunduğu cevap dilekçesinde ; ... tarafından kaçak elektrik kullanım tespit tutanağı düzenlenen adres iş yeri değil konuttur. Nitekim ilgili tutanağın Tespit Anındaki Güç Bilgileri başlıklı kısmı da incelendiğinde görüleceği üzere daireden geçen eşyaların beyanı olarak 4 kalem eşya sayılmıştır. (termosifon, tost makinesi, ufo, kettle). Tutanağı kabul anlamına gelmemesi kaydı ile tutanaktaki eşya beyanından da sabit olduğu üzere tutanağa konu adres konut niteliğindedir....yetkileri algı oluşturmak amacıyla adresin iş yeri olduğunu iddia etmek- tedirler. Bu sayede de iş yerinde konuta göre fazla elektrik kullanılabileceği kabulüyle faturalandırılma yüksek bedeller üzerinden yapılabilecektir. Nitekim ... yetkilileri 4 kalem basit elektrikli eşya için müvekkile 679.805,24 TL fatura düzenlemişlerdir. Ayrıca müvekkil kaçak elektrik kullanıldığı iddia olunan adreste bulun- mamasına rağmen .... görevlileri tarafından sanki tespit esnasında müvekkil mecurda bulunuyormuş gibi bir tutanak tanzim edilmiş, müvekkili orada olmadığından ötürü imzasını alamayan şirket yetkilileri tutanağa ''imzadan imtina'' şerhini düşmüşlerdir. Müvekkil adına kayıtlı ...sözleşme hesap numaralı abonelik bulunmaktadır. ... tarafından düzenlenen tutanakta yer alan ... marka, imalat yılı 2005, endeks bilgisi ...olan sayaç ise müvekkilin aboneliğine bağlı bir süzme sayaçtır. Bu süzme sayacın neden kullanıldığına ilişkin bilgi vermek gerekir ise de konutun bulunduğu yer İstanbul ili, Fatih İlçesi, ... mahallesidir. Fatih ilçesinin bahse konu bölgesinin hemen hemen tamamı yabancı ve bekar işçilerden oluşmakta, daireler de bu kimseler tara- fından oda paylaşımı esasına göre kullanılmaktadırlar. Dairede yaşayan kimseler kirayı bölüşerek ödedikleri gibi faturaları da süzme saat kullanarak paylarına düştüğü kadarını ödemektedirler. Bedaş tarafından tespite konu edilen sayaç da süzme bir sayaç olup esas işlevi evde yer alan odaların hangisinin ne kadar elektrik kullandığını tespit etmektir. ... yetkilileri tarafından bu gerçek görmezden gelinmiş, müvekkilin aboneliği yokmuşcasına ve sayaçtaki endeks bilgilerinin tamamı o daire tarafından kullanılmışcasına bir hesaplama yapılmıştır. Belirtmek gerekir ki sayacın imalat yılı 2005 olup muhtemeldir ki endeks bilgisi 2005 yılından bugüne ait veyahut hatalıdır. Bu süzme sayacın daha önce nerede kullanıldığı ve endeks bilgilerinin ne olduğu belirsizdir. Ayrıca bu tip süzme sayaçlar kullanıcılar tarafından ikinci el olarak temin edilmektedir. Sayaçtaki endeks bilgisinin kabulü mümkün değildir. ... yetkilileri tarafından tüm bu gerçekler görmezden gelinmiş, sanki bir fabrikada kaçak elektrik kullanımı tespit edilmişcesine 679.805,24 TL fatura düzenlenmiştir. Tekrar belirtmek gerekir ki, tutanağın düzenlendiği adres 2 odadan oluşan, içerisinde 3 4 parça elektrikli ev aletinin olduğu, 40-45 metre kare civarı bir dairedir....tarafından düzenlenen tutanak hayatın olağan akışına aykırı olduğu gibi akıl, bilim ve mantık ile açıklanamayacak kadar fahiştir. Nitekim bu husus keşif sonrası düzen- lenecek bilirkişi raporu ile de ortaya konacaktır. Bu sebeple mahalde keşif yapılmasını ve bilirkişi raporu düzenlenmesini talep etmekteyiz. Bununla birlikte fahiş faturalandırılmaya ilişkin olarak müvekkil tarafından 17.05.2023 ve 05.04.2023 tarihlerin ...'a kaçak kullanım itirazı yapılmış, devam eden süreçte ... yetkilileri kaçak kullanım tespiti yapıldığı iddia olunan adrese gelerek daireyi fiilen kullanan kişiler adına yeniden bir tespit tutanağı düzenlemişlerdir. Müvekkil ile görüşen ... yetkilileri kurum tarafından yapılan hesaplamada yanlışlık olduğunu, daireyi kiracı olarak kullanan yabancı kişi adına yeni tutanak düzenlediklerini ve düzenledikleri tutanak ile bu yanlışlıkları giderdiklerini ifade etmişlerdir. Müvekkil yetkililer tarafından düzenlenen yeni tutanağı talep etmiş ise de yetkililer kurum tarafından işleme alınmadan tutanağı vereme- yeceklerini ifade etmiş, devam eden süreçte de ... ilgili tutanağı tarafımızla paylaşmamıştır. İşbu tutanakların da celbini talep ediyoruz. Tutanakları düzenleyen ... yetkililerinin isimlerini tespit etmemiz halinde mahkemenize tanık olarak bildireceğiz. Davalı tarafından tahakkuk ettirilen faturanın yasal bir dayanağı bulunmamakta olup iş bu konuda fotoğraf, video, vb herhangi bir delilleri de yoktur. Bu durumda göstermektedir ki davalının tahakkuk ettirdiği fatura hukuka aykırı olarak düzenlenmiştir. Müvekkil adına kayıtlı ... sözleşme hesap numaralı abonelik bulunmaktadır. Buna rağmen tahakkuk ettirilen 698.522,54-TL tutarındaki cezai işlem içeren fatura ve kaçak dökümleri hukuka ve hakkaniyete aykırıdır. Müvekkil adına yukarıda belirtilen abonelik sözleşmesi olmasına rağmen abonelik söz- leşmesi yokmuş gibi kaçak faturasının düzenlenmesi ve hesaplanması hukuka aykırıdır. Muta düzenlenebilmesi için ortada herhangi bir abonelik sözleşmesinin olmaması ve kullanıcın abonesiz olarak enerji tüketmesi gerekmektedir. İş bu durumu hukuk düzeni korumaz, korumamalıdır. Bu sebeple bilirkişi marifetiyle bu durumun yasal olup olmadığı açıklığa kavuşacaktır. Müvekkilin iş bu mutalar üzerinden düzenlenen faturalarla ilgili doğrudan veya dolaylı olarak bir ilgisi bulunmamaktadır. Kaldı ki zaten yasal dayanaktan yoksun olan bu faturanın iptal edileceği açıktır.Kaçak elektrik kullanımından bahsedilebilmesi için tüketim miktarının belirlenmesini engelle- yecek şekilde müdahale edilmesi, tüketilen elektriğin sayaçtan geçirilmemesi gerekmektedir. (Şöntleme, engel- leme, tel ile müdahale gibi herhangi bir yolla) Bu tarz bir müdahale ancak ceza yazan kurumca açık ve net delillerle ortaya konduğunda itibar edilebilir nitelik taşıyacaktırMüvekkilimizce böyle bir müdahalede bulunulmamış, kaçak elektrik kullanılmamıştır. Nite- kim müvekkilimizin aboneliğine ait sayaç bu durumu gösterdiği gibi, meskeni fiilen kullananlar tarafından tüm elektrik kullanıcılarının kullandıkları bedellere yakın ve emsallere uygun faturaların her ay düzenli ve eksiksiz olarak ödenmesi de hukuka aykırılığa ayna tutmaktadır. Müvekkilin ihmali dolayısıyla adına olan elektrik aboneliğini iptal ettirmemiş ise de bu hususu denetlemek ve fiili kullanıcının aboneliği kendi adına taşımasını sağlamak ... yetkililerinin görevi olduğu gibi müvekkilin aboneliğini kapatmayı ihmal etmesinin bedeli de yüz binlerce Türk Lirası olmamalıdır... ekiplerince çoğu kez uzaktan okuma ile somut durumlar gözetilmeden işlem yapıl- makta veya kaçak cezası yazan ekiplerce hukuka aykırılığın farklı versiyonları tercih edilerek, sırf sayacın kapağının olmaması veya sayacın herhangi bir yerinde eskilik-kararma tespit edilmesi gibi kaçak kullanımına dayanak kılınması asla mümkün olmayan gerekçeler bu haksız işlemlere dayanak kılınmaktadır. Dolayısıyla ... ekiplerinin sayacı görmeden veya çok basit sebeplerle kaçak elektrik kullandıklarını tespit ettiklerine binaen düzenlenen ve huzurdaki davaya konu olan fatura ve muta numaralı kaçak cezaları hukuka aykırıdır. Öte yandan bu veriler nazarda tutularak böyle bir hesaplama yapılacaksa bile hesabın Elektrik Piyasasi Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği’ne göre yapılması zaruridir. Telaffuz edilen cezai meblağların hakkaniyete ve yönetmeliğe uygun olmadığı aşikar ve nettir. Asla kabul anlamına gelmemekle birlikte bir an için usulsüz kullanım olduğu varsayılsa dahi tahakkuk edilen fatura Elektrik Piyasası Müşteri Hizmetleri Yönetmeliğine aykırıdır. Şöyle ki; EPDK’nın 29.12.2005 tarih ve 622 Sayılı Kaçak ve Usulsüz Elektrik Enerjisi Kullanılması Durumunda Yapılacak İşlemlere İlişkin Usul ve Esaslar başlıklı kararının 1/B-b maddesine göre; kullanım yerine ait bağlantı anlaşması ve perakende satış sözleşmesinin veya her ikisinin de yapılmadığı yerler için kaçak elektrik enerjisi kullanımına ilişkin olarak yapılacak hesaplamada esas alınacak süre; doğru bulgu ve belgelere dayandırılması kaydıyla elektrik enerjisi kullanılmaya başlandığı tarih ile kaçak tespitinin yapıldığı tarih arasındaki süre olup, bu süre 12 ayı geçemez. Doğru bulgu ve belgelerin bulunmaması halinde bu süre 90 gün olarak esas alınır. Somut olayımızda da doğru bulgu ve belgeler bulunmadığından geçmiş 3 aya yönelik usulsüz kullanım şeklinde tahakkuk edilen faturanın miktarı yönetmeliğe aykırıdır. Nitekim 40 metre kare bir dairede 3 aya yönelik usulsüz kullanımın bedelinin yüz binlerce lira olması mümkün değildir. İş bu yönetmelik maddesi de dikkate alındığında davalı kurumun icra ettiği işlemlerinin hukuka uygunluğundan söz edilemeyecektir.Davacı yan EPDK'ya aykırı olarak tüketicilere fahiş fatura bedelleri yansıtmakta, ihtiyati haciz ve icra baskısı adı altında haksız bedellerin büyük bir kısmını tahsil etmektedir. Tüketicilerin büyük bir çoğunluğu kimi zaman usulsüz tebligat sebebiyle icra takibinden haberdar olmadan haciz baskısı adı altında fahiş fatura bedellerini ödemekte, kimi zaman da ihtiyati haciz dolayısıyla fahiş fatura bedellerini ödemek- tedirler. Davacı yanın bu kötü niyetini hukuk düzenini korumaması gerekmektedir. Davacı yan müvekkilden talep ettiği bu fahiş bedelin kanuna ve EPDK ya aykırı olduğunu bilmektedir, kötü niyetli olarak icra takibini girişmiştir. Bu sebeple mahkemenizce davanın reddi ile birlikte kötüniyet tazminatına hükmedilmesi gerek- mektedir." şeklinde beyanda bulunarak davanın reddini savunmuştur.4. Dosya tahkikat aşamasında olup mahkemece bilirkişi incelemesine karar verilmiş, takdir olunan bilirkişi ücreti yatırılmış, ancak henüz rapor alınmamıştır.5. "Davalının kaçak kullanımının mükerrer olduğu"ndan bahisle 05.08.2020 ve 17.07.2020 tarihli tutanaklar ibraz olunmuştur. (Söz konusu bu tutanaklarda belirtilen adres dava konusu tutanakta belirtilen adresten farklıdır.) Daha önce 13.12.2023 tarihli ara karar ihtiyati haciz talebinin reddedildiği ve bu kararın davacı tarafça istinafa getirilmediği, bundan sonraki aşamada ihtiyati haciz verilmesine esas teşkil edecek nitelikte yeni bir delil sunulmadığı anlaşılmaktadır.Açıklanan nedenlerle, ilk derece mahkemesince verilen kararda vakıa ve hukuki değer- lendirme noktasında, usul ve esasa aykırılık tespit edilmediğinden, davacının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 md gereğince reddine karar vermek gerekmiştir.

K A R A R: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Davacının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine, Alınması gereken 427,60 TL karar ve ilam harcı peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına, İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa karar kesin olmakla istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine, Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 01/10/2024

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

davanıngereğihacizİptaliistanbulkonusudüşünüldüreddine"İtirazıntalebinin"ihtiyati

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:33:15

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim