Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
bam
2024/2505
2024/2403
26 Eylül 2024
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
3. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO: 2024/2505
KARAR NO: 2024/2403
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 28/06/2024
NUMARASI: 2024/255 E - 2024/258 K
DAVANIN KONUSU: İhtiyati Tedbir
KARAR TARİHİ: 26/09/2024
Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle, dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İhtiyati tedbir isteyen vekili dilekçesinde özetle; müvekkili aleyhine (Abone Hesap No:...) ekte mevcut olan kaçak ticarethane sınıfından düzenlenen 12.06.2024 tarih ve 88.454,14 TL fatura kapsamında borçlu olunmadığını, davalı tarafından tahakkuk ettirilen faturanın yasal bir dayanağı bulunmadığını, davalının tahakkuk ettirdiği faturanın hukuka aykırı olarak düzenlendiğini, bu sebeple iptal edilmesi gerektiğini, müvekkili adına kayıtlı olan ... hesap numaralı ve ... hizmet noktası numaralı aboneliğe, tahakkuk ettirilen 88.454,14 TL tutarındaki ticarethane kaçak kullanıma dair faturanın hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu ileri sürerek davalı kurumun müvekkili aleyhine kaçak elektrik bedeli adı altında icra takibi başlatmaması dava konusu faturalardan dolayı uygulanan / uygulanacak olan enerji kesilmesi işlemlerinin mahkemece takdir olunacak teminat mukabilinde tedbiren durdurulmasına karar verilmesini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesi tarafından 28.06.2024 tarihli kararla "Davacının ticari faaliyetinin elektrik kesintisi nedeniyle devam edememesinin ciddi bir zarar doğuracağı" gerekçesiyle 1-Talep edenin ihtiyati tedbir talebinin KABULÜNE, Alacak miktarı olan 88.454,14 TL'nin %15'i oranında 13.268,12 TL teminat yatırıldığında ... Mahallesi ... Cad. No/... Dükkan/... Beşiktaş/İSTANBUL adresindeki (... hesap nolu ve ... Hizmet nolu elektrik abonesi) ticarethanenin numaralı iş yerine 6100 Sayılı Kanunun 389. Madde uyarınca anılan faturalar bakımından tedbiren elektrik kesintisi uygulamamasına, elektrik kesintisi uygulanmış ise kesintiye son verilmesine, karar verilmiştir. Karara karşı aleyhine tedbir istenen tarafından itiraz edilmesi üzerine 19.07.2024 tarihli ek kararla "İddianın ileri sürülüş biçimi ve sunulan tapu kayıtlarına göre kaçak kullanımı bulunmayan kişilerin elektrik kesintisinden etkilenme olasılığına ilişkin yaklaşık ispat koşulunun sağlanmış olması, davacının ihtiyaçları için elektriğin olmazsa olmaz koşul olması, davalının elektrik dağıtım faaliyetinin tekel niteliği, kaçak kullanımın sabit görülmesi halinde bedelinin her zaman tahsil edilebilecek olması, idarenin yönetmelik gereği elektrik kesintisi yapma şartlarının oluşup oluşmadığının ancak yargılama sonucu tüm delillerin toplanmasından sonra belirlenecek olması, elektriğin kesilmesi halinde davacı aleyhine telafisi güç ciddi bir zararın doğacağı olasılığının bulunduğu ve yaklaşık ispat şartının gerçekleştiği kanaatiyle HMK 389. Md.sinde düzenlenen yasal şartlar oluşmakla elektriğin kesilmemesine yönelik ihtiyati tedbir talebinin dava değerinin % 15 i teminat karşılığı kabulüne karar verilmesinde usul ve yasaya bir aykırılık bulunmadığı" gerekçeleriyle itirazın reddine karar verilmiştir. Karara karşı aleyhine tedbir istenen tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. Aleyhine tedbir istenen vekili istinaf başvurusunda önceki iddialarını tekrarla birlikte özet olarak; duruşma günün usule uygun olarak tebliğ edilmediğini, murafaa gününün henüz tebliğ edilmiş sayılmadığı bir günde duruşmanın yapılması yasa ve usule aykırı olduğunu, ihtiyati tedbir kararının yargılama sonunda ulaşılabilecek sonucu doğuracak nitelikte bulunduğunu, kanunun aradığı şartların gerçekleşmediğini, yaklaşık ispat koşulunun da somut olayda gerçekleşmediğini, adreste bulunan tesisatta müvekkili şirket yetkilileri tarafından yapılan kontrolde "... ikili anlaşma olmaksızın sözleşmesiz bir şekilde dağıtım sistemine müdahale ederek yasal şekilde tesis edilmemiş sayaçtan elektrik enerjisi kullandığının" tespit edildiğini ve kaçak tutanağı düzenlendiğini, kullanım yerinde sayaca bağlı olarak çalışan cihazların tutanak altına alındığını, davanın yargılaması aşamasında; ihtiyati tedbir yoluyla müvekkili şirketin edimlerini karşılık almadan ifaya zorlanması, Anayasa’nın 10 uncu maddesi ile de güvence altına alınan eşitlik ilkesine de aykırı olduğunu, teminatın yetersiz olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir. Talep, kaçak elektrik faturaları nedeniyle elektriğin kesilmemesi talebine ilişkindir. 6100 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu (HMK)'nın 389/1. Maddesi, "mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir" şeklindedir. HMK'nın 390/2 maddesine göre de tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır. Ayrıca bu kapsamda ihtiyati tedbir talebinin somutlaştırılması gerekir.Yukarıda ifade edildiği üzere HMK'nın 390/2 maddesine göre, tedbir talep eden taraf, davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır. Yaklaşık ispattan anlaşılması gereken ise usul hukuku kurallarına göre kesin veya tam olarak ispat edilmesi değildir. Buradaki amaç davaya ilişkin yargılamadan farklı olarak, maddi hukuka dayanan hak bakımından nihai bir karar verip, uyuşmazlığı esastan sona erdirmek değildir. Yani ihtiyati tedbir kararı verilebilmesi için tam ispat gerekmez. Bu düşürülmüş ispat ölçüsü çerçevesinde, tam kanaat değil, kuvvetle muhtemel, yaklaşık bir kanaat yeterli görülmektedir. Yaklaşık ispatla yetinilmiş olması, ispatın aranmayacağı ya da ispat kurallarının tamamen dışına çıkılacağı anlamına gelmez. Bir taraf iddiasını mahkeme önüne ne kadar inandırıcı şekilde getirirse getirsin, bu sadece bir iddiadan ibarettir. İddia edilen vakıanın sabit yani doğru kabul edilebilmesi için, ispat yükü üzerine düşen tarafın, bunu kanundaki delil sistemi içinde yine kanunun aradığı ispat ölçüsü çerçevesinde ispat etmesi gerekir. Tam ispatın arandığı durumlarda, bu ölçü tereddütsüz ortaya konmalıdır. Yaklaşık ispat durumunda ise hâkim o iddianın ağırlıklı/kuvvetli ihtimal olarak doğru olduğunu kabul etmekle birlikte, zayıf bir ihtimal de olsa, aksinin mümkün olduğu ihtimalini göz ardı etmez. İhtiyatî tedbirde asıl olan ihtiyatî tedbire esas olan bir hakkın bulunması ve bir ihtiyatî tedbir sebebinin ortaya çıkmasıdır. Bunlar ihtiyatî tedbirin temel şartlarını oluştururlar. Maddede bu iki hususa yer verilmiş ihtiyatî tedbire ilişkin hak ve özellikle ihtiyatî tedbir sebebi genel olarak belirtilmiştir. Tedbir talebinin kabulü veya reddi bir kısım genel ilkeler konularak hakime bırakılmış, ancak ihtiyati tedbirin uyuşmazlık konusu hakkında verileceğini düzenlemiştir.İhtiyati tedbire esas olan hakkın iyi belirlenmesi gerekir. Taraflar arasında çekişmeli olan şey veya yargılama konusunu oluşturan hak, aynı zamanda tedbirin konusu hakkı da oluşturacaktır. Kanun, "uyuşmazlık konusu hakkında" diyerek bu hususa vurgu yapmıştır (m. 389/1). 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 204. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca; "İlgililerin beyanına dayanılarak noterlerin tasdik ettikleri senetlerle diğer yetkili memurların görevleri içinde usulüne uygun olarak düzenledikleri belgeler, aksi ispatlanıncaya kadar kesin delil sayılırlar." Özel hukuk tüzel kişisi olan şirkette hizmet akdiyle çalışan görevliler tarafından düzenlenen kaçak tespit tutanaklarının, 6100 sayılı Kanun'un 204 üncü maddesinin ikinci fıkrasında sayılan belgelerden olmadığı tartışmasızdır. Eş söyleyişle, kaçak elektrik tutanağı, aksi sabit oluncaya kadar geçerli belgelerden değildir ( Y.3.HD 2021/4894 E., 2021/10580 K.; 2022/8164 E-2023/954 sayılı ilamları da aynı yöndedir.). Somut olayda; dava konusu kaçak elektik tüketimine konu mahallin iş yeri ve dava konusu borcun varlığı ve miktarının yargılamaya muhtaç olduğu, söz konusu faturalar nedeniyle elektriğin kesilmesi halinde davacının telafisi zor zararının oluşacağına dair yaklaşık ispat koşulu yerine getirilmiş ihtiyati tedbir dava konusu fatura ile sınırlanmış olmakla elektriğin kesilmemesi yönünde tedbir kararı verilmesi HMK 389 md hükmüne uygundur. Mahkemece belirlenen teminat miktarında da hukuka aykırılık bulunmamaktadır. Duruşma günün tebliğ edilmediğine yönelik itirazlar yönünden yapılan değerlendirmede ise, davalı vekiline gönderilen tebligatın davalı vekilince 17.07.2024 tarihinde açılmış olduğunun yapılan sorgulamada anlaşılmakla, duruşma gününden haberdar olduğu nedenle bu yöndeki istinaf itirazlar yerinde görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle, ilk derece mahkemesince verilen kararda usule aykırılık tespit edilmediğinden, aleyhine tedbir istenen istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 md gereğince reddine karar verilmesi gerekmiştir.
K A R A R: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Davalının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine,Alınması gereken 427,60 TL karar ve ilam harcı peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına,İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa karar kesin olmakla istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine,Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK 362/1-f maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.26/09/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:33:15