SoorglaÜcretsiz Dene

Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2024/2510

Karar No

2024/2367

Karar Tarihi

24 Eylül 2024

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

3. HUKUK DAİRESİ

ESAS NO: 2024/2510

KARAR NO: 2024/2367

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

K A R A R

İNCELENEN ARA KARARIN

MAHKEMESİ: İSTANBUL 19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 12/01/2024

NUMARASI: 2024/22 E -

DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali

KARAR TARİHİ: 24/09/2024

Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle ; müvekkili şirketin alacağının rehinle temin edilmediğini, borçlu tarafların piyasaya olan sair ticari borçlarını ödemek yerine alacaklılarından mal kaçırmak amacıyla şüpheli işlemlerde bulunduğu, aleyhine açılan icra takipleri bulunduğu, kaçak elektrik düzeneği kurulup çok büyük miktarda kaçak kullanılması da bunun en büyük delilinin olduğunu, bu nedenle mahkemeye müracaatla borçlunun tahsili tehlikeye düşen nakdi anapara alacağının tahsili için borca yetecek miktarda menkul ve gayrimenkul mallarının ve üçüncü şahıslardaki hak ve alacaklarının üzerine tüm bu hususların göz önünde bulundurularak alacaklarının varlığı İİK 257 ve davamı maddelerine göre ispat edildiğinden ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle ; "Müvekkile ait iş yerinde elektrik enerjisi ile çalışan makina olarakiki adet deri yapıştırma ve onarım işinde kullanılan Su Bazlı Laminasyon makinası ve 10 adet florasan aydınlatma lambası mevcuttur. Müvekkil iş yerinde fason olarak çanta yapımında kullanılacak ,kesilmiş olarak kendisine gelen suni derilere astar yapıştırma işi ve çanta - ayakkabı onarımı yapmaktadır. Müvekkil fason olarak çalıştığı için iş yerindeki çalışma zamanı işin durumuna göre değişmektedir. Müvekkil tarafından kaçak elektrik enerjisi kullanıldığını zımnen kabul anlamına gelmeksizin ,dava konusu fatura suretleri incelendiğinde işbu faturaların aynı tutanaktan dolayı 365 günlük süre için müvekkile usul ve yasalara aykırı olarak tahakkuk ettirildiği çok açık bir şekilde görülecektir. Öncelikle dava konusu fatura suretleri incelendiğinde görüleceği üzere işbu faturalarda ''Fatura Ort Tük (kWh/gün) yazılı kısıma mutlaka yazılması gereken ortalama günlük tüketim miktarı yazılmamıştır bu durum usul ve yasalara aykırıdır. Müvekkil tarafından kaçak elektrik enerjisi kullanıdığını zımnen kabul anlamına gelmeksizin ,dava konusu fatura suretleri incelendiğinde görüleceği üzere tek bir Kaçak/Usulsüz Elektrik Kullanım Tutanağından dolayı müvekkil aleyhine iki adet kaçak elektrik faturası tahakkuk ettirilmiştir bu durum usul ve yasalara aykırıdır.Müvekkil tarafından iş yerinde kaçak elektrik enerjisi kullanılmamıştır ve müvekkil tarafından iş yerinde kaçak elektrik enerjisi kullanıldığını zımnen kabul anlamına gelmeksizin müvekkile ait iş yerinde dava konusu faturalarda belirtilen elektrik enerjisinin kullanılması fiziken de mümkün değildir." şeklinde cevap verdiği görülmüştür.Mahkemece 12/01/2024 tarihli ara karar ile ; İİK 257. maddesi uyarınca ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için yaklaşık ispat koşulu gerçekleşmediği, değişen durum ve şartlara göre de her zaman yeniden talepte bulunma imkanı olduğu gerekçesiyle İhtiyati Haciz Talebinin Reddine karar verilmiştir.Sözkonusu ara kararı davacı vekili istinaf etmiş olup,istinaf dilekçesinde özetle;Borçlunun kaçak elektrik kullanımı gerçekleştirdiğini, mahalde bulunan cihazlar tutanak altına alınarak , güç tespiti yapıldığı ve faturanın yapılan güç tespiti baz alınarak hesaplandığını, Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 2024/83 Esas, 2024/1218 Karar Sayılı 25.03.2024 tarihli kararında ihtiyati haciz kararı verilebileceğinin açıklandığını,davalının Kaçak elektrik kullanımı gerçekleştirmesinin zarara yol açtığı gibi ,alacaklıların haklarını ihlal eden hileli işlemlere örnek olarak gösterilebileceği ,ayrıca müvekkili şirket tarafından düzenlenen ve kaçak elektrik kullanıldığına ilişkin tespit içeren tutanağın , aksi sabit oluncaya kadar geçerli, resmi belge hükmünde olduğu, alacağın elektrik aboneliğinden kaynaklı faturaya dayalı alacak olup, rehinle de teminat altına alınmadığı, kaçak elektrik kullanımının Borçlar Kanunu uygulamasına göre haksız fiil olduğu ve bu haksız fiil nedeniyle yönetmeliğe uygun şekilde düzenlenen faturanın da bildiğimiz anlamda bir alacak borç ilişkisi nedeniyle düzenlenmiş bir fatura olmayıp haksız kullanıma mevzuat tarafından öngörülmüş bir sonuç olduğu,borçlu tarafın piyasaya olan sair ticari borçlarını ödemek yerine alacaklılarından mal kaçırmak amacıyla şüpheli işlemlerde bulunduğu, aleyhine açılan icra takipleri bulunduğunun istihbar edildiği, kaçak elektrik düzeneği kurulup çok büyük miktarda kaçak kullanılmasının da bunun en büyük delili olduğu, mahkemece verilen red kararının hatalı olduğu ileri sürülerek kaldırılması ve borçlunun tahsili tehlikeye düşen nakdi 148.861,16-TL anapara alacağın tahsili için borca yetecek miktarda menkul ve gayrimenkul mallarının ve üçüncü şahıslardaki hak ve alacaklarının ihtiyaten haczine karar verilmesi HMK.nun 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda;İcra İflas Kanunu'nun 257. maddesine göre “Borçlunun muayyen yerleşim yeri yoksa veya borçlu taahhütlerinden kurtulmak maksadıyla mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisi kaçmaya hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunursa, rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir.” Aynı kanunun takip eden 258. maddesinde ise “İhtiyati hacze 50. maddeye göre yetkili mahkeme tarafından karar verileceği, alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeye mecbur olduğu belirtilmiştir.Talep eden tarafça dosyaya kaçak elektrik tesbit tutanağı,fotoğraflar,tahakkuk belgeleri ,fatura delil olarak sunulmuştur.Davalı hakkında 185 gün üzerinden kaçak tahakkuku yapıldığı, 332.888.86 TL lik fatura düzenlendiği görülmüştür.Davaya konu tutanağın, bir özel hukuk tüzel kişisi olduğu tartışmasız olan davalı şirkette hizmet akdiyle çalışan görevliler tarafından düzenlenmiş olduğu gözetildiğinde, 6100 sayılı Kanun'un 204. maddesinin ikinci fıkrasında hüküm altına alınan belgelerden olmadığı tartışmasızdır. Eş söyleyişle, kaçak elektrik tutanağı, aksi sabit oluncaya kadar geçerli belgelerden değildir. ( Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 21.10.2021 tarihli ve 2021/4894 E., 2021/10580 K. sayılı kararı da aynı yöndedir.)Benzer konulardaki talepler yönünden çıkan uyuşmazlıkların giderilmesi yönünden Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 25.03.2024 tarih ve 2024/83 Esas, 2024/1218 Karar sayılı kararı ile ölçülük ilkesi gereği ihtiyati haciz talebinin değerlendirilmesi gerektiği belirtilmiş olup, dosyadaki kayıt ve belgeler ile yaklaşık ispat koşulunun sağlanıp sağlanmadığı ve İİK 257. maddede düzenlenen ihtiyati haciz koşullarının somut olay yönünden değerlendirilmesi ile sonuca gidileceği açıktır.Buna göre yapılan değerlendirmede;kaçak tesbit tutanağının mahallinde tutulduğu ,kaçak elektrik tespit tutanağında ; dağıtım sistemine müdahale ederek ayrı bir hat çekmek suretiyle sayaçtan geçirilmeksizin kaçak enerji tüketildiği tesbitinin ve hat üzerindeki cihazların neler olduğunun yazıldığı,tutanak altının davacı şirket görevlilerince imzalandığı,tutanak altında "abone/kullanıcı/temsilci" kısmının altında davalının TC no.sunun,telefon no.sunun , isminin yazılı olduğu ve imzadan imtina ettiğinin belirtildiği görülmektedir.Uyap sorgulamasında ; İstanbul 8. Asliye Hukuk Mahkemesinin, 2023/133 E sayılı dosyasında ; 12/06/2023 tarihli : Davacı vekilinin tedbir harcını yatırdığı anlaşılmakla talebinin KABULÜ İLE; 508.755,34 TL %15'i (76.313,30 TL) tutarında nakdi ya da muteber bir bankanın kesin,süresiz, kayıtsız ve şartsız teminat mektubu teminat olarak mahkememize sunulduğunda, davacının abonesi olduğu ... hesap, ... hesap, ... hesap nolu elektrik sayacına uygulanacak enerjinin kesilmesi işlemlerinin TEDBİREN durdurulmasına,"karar verilmiştir. Davalı vekilinin ihtiyati tedbir kararına itirazının duruşmalı incelenmesi sonucunda 06/10/2022 tarihli ara karar ile; Davalı vekilinin tedbire itirazının REDDİNE, 24.04.2023 tarihli tensip zaptı ile konulan ihtiyati tedbirin aynen devamına karar verilmiştir.Sözkonusu ara kararı davalı vekili istinaf etmiş olup,Dairemizce yapılan istinaf incelemesi sonucunda ; avalının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine karar verilmiştir.Davaya konu tutanakların , bir özel hukuk tüzel kişisi olduğu tartışmasız olan davalı şirkette hizmet akdiyle çalışan görevliler tarafından düzenlenmiş olduğu gözetildiğinde, 6100 sayılı Kanun'un 204. maddesinin ikinci fıkrasında hüküm altına alınan belgelerden olmadığı tartışmasızdır. Eş söyleyişle, kaçak elektrik tutanağı, aksi sabit oluncaya kadar geçerli belgelerden değildir. ( Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 21.10.2021 tarihli ve 2021/4894 E., 2021/10580 K. sayılı kararı da aynı yöndedir.)Buna göre yapılan değerlendirmede; Kaçak tutanağının tutulduğu yer,işyeridir. Davalının açtığı davada ; elektriğin kesilmemesi yönünden tedbir kararı verildiği, verilen tedbir kararına itiraz üzerine verilen kararın istinaf edildiği, Dairemizce ile istinaf talebinin reddine karar verildiği ,bu sebeple ,faturalarla sınırlı olarak ve işyeri elektriğinin kesilmesinin telafisi güç sonuçlara yol açacağı gerekçesi ile ihtiyati tedbir kararı verildiği, davalı tarafça menfi tesbit davası açıldığı dikkate alındığında , mevcut dosya kapsamına göre bu aşamada yaklaşık ispat koşulunun sağlanmadığı ,bu sebeple ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmesinde usul ve hukuka aykırılık bulunmadığından davacının istinaf talebinin reddine karar verilmesi gerekmiştir.

K A R A R: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Davacının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine, Alınması gereken 427,60 TL karar ve ilam harcı peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa karar kesin olmakla istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine, Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK 362/1-f maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 24/09/2024

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

davanıngereğireddinetedbirenkabulüistanbulkonusudüşünüldüİtirazınİptali

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:33:15

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim