SoorglaÜcretsiz Dene

Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2024/2418

Karar No

2024/2351

Karar Tarihi

24 Eylül 2024

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

3. HUKUK DAİRESİ

ESAS NO: 2024/2418

KARAR NO: 2024/2351

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A KARAR

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İSTANBUL 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 12/07/2024

NUMARASI: 2024/282 E - 2024/301 K

DAVANIN KONUSU: İhtiyati Haciz

KARAR TARİHİ: 24/09/2024

KARAR YAZIM TARİHİ: 24/09/2024

Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak,ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle,dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:İhtiyati haciz talep eden alacaklı vekili 08.07.2024 tarihli dilekçesinde; Karşı tarafların kullanımında bulunan ... hizmet numaralı adreste, 23/05/2024 tarihinde yapılan kontrolde;...Yönetmeliği'nin 42. Maddesi 1/a bendine göre, 2.alacaklı ile ikili anlaşma olmaksızın sözleşmesiz bir şekilde dağıtım sistemine müdahale ederek yasal şekilde tesis edilmemiş sayaçtan elektrik enerjisi kullanıldığı"nın tespit edildiğini, buna ilişkin olarak...nolu kaçak elektrik tespit tutanağının tanzim edildiğini, iş bu kaçak kullanım tespit tutanağına istinaden... Yönetmeliği'nin ilgili maddeleri doğrultusunda ... numaralı fatura ile tespit edilen 71.523 kWh enerji tüketimi karşılığı 495.398,20 TL tutarında kaçak tüketim tahakkuk ettirildiğini, faturanın son ödeme tarihinde ödenmemesi üzerine borçlular aleyhine İstanbul ... Sayılı dosyası üzerinden icra takibine girişildiğini, borçluların itirazı nedeniyle takibin durduğunu, dosya kapsamında sunulan... kayıtları incelen- diğinde ters bağlantının 17.02.2024 tarihinden sonra yapıldığı ve kaçak kullanıldığının açıkça anlaşıl- dığını, kaçak elektriğin kullanıldığına dair video kayıtları da mevcut olup kaçak elektrik kullanımının ispat edildiğini, borcun muaccel olduğunu ve rehin ile temin edilmediğini, ihtiyati haciz kararı verile- bilmesi için aranan ... koşulunun gerçekleştiğini, alacağın miktarı da göz önüne alın- dığında borçluların borçtan kurtulma maksadıyla mal kaçırma, adres değiştirme ve kaçma ihtimalinin bulunduğunu, borçlu şirketin yetkilisi olan ...'nin de TBK 50 ve TMK 50/3 md gereğince, şirket ile birlikte kaçak tüketim bedelinden sorumlu olduğunu beyanla; İİK m. 257 vd. Maddeleri uyarınca davalı/borçluların taşınır, taşınmaz malları ile 3. kişilerdeki hak ve alacakları üzerine ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etmiştir.İlk Derece Mahkemesi'nce: " uyuşmazlığın haksız fiil niteliğindeki kaçak elektrik kullanı- mına ilişkin olduğu, her uyuşmazlık da somut olayların özellikleri ile bildirilen delillerin ayrı ayrı değerlen- dirilmesi gerektiği, eldeki dosyada dosyaya sunulan belge ve video kayıtlarının yaklaşık ispata elverişli olmadığı,gerek sayaca müdahale olgusunun ispatı, gerekse kaçak kullanım süresi ve buna bağlı olarak tüketim tutarlarının hesaplanması yargılamayı gerektirdiği" gerekçesi ile ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiştir.İstinaf Başvurusu: karar ihtiyati haciz talep eden /alacaklı tarafından istinaf edilmiştir.İhtiyati haciz talep eden /alacaklı vekili istinaf dilekçesinde: Mahkemece deliller ve gerekçeli karar arasında herhangi bir illiyet bağı kurulmadığını, dava konusu olay nezdinde muhakeme yapılmadığını, kanun hükmü atfı ile hüküm kurulduğunu, işbu dosya kapsamına sunulan Kaçak/ Usulsüz elektrik kullanım tespit tutanakları, kaçak tahakkuk zabıtları, faturalar, video kaydı ve ... kayıtları ile borcun varlığının kesin kılındığını, tarafça da aksi yönde delil sunulmadığını,hal böyle iken, ilk derece mahkemesince "İİK 257. ve devamındaki maddelerin koşullarının oluşmadığı" gerek- çesiyle hüküm kurulmasının, Anayasa hükümlerine ve pek çok hukuki düzenlemeye aykırı olduğunu, alacağın yargılamaya tabi olmadığı görüşünün Yargıtay hukuk dairelerince kabul gördüğünü, ihtiyati haciz kararının alacağı teminat altına alan bir tedbir kararı olup, yargılama aşamasına etki etmediğini, ihtiyati haciz kararının kabulüne dair emsal mahkeme kararların dilekçe ekinde sunulduğunu , daire- mizin kararlarının aksine ,Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 25.03.2024 tarih 2024/83 E:, 2024/1218 K. Nolu ilamında ;" ihtiyati haciz başvurularında; somut olayın özellikleri ile bildirilen delillerden, alacağın ve 2004 sayılı Kanun’un 257 ve devamı maddelerinde öngörülen ihtiyati haciz koşullarının varlığı kanaatine varan mahkemenin, ölçülülük ilkesine uygun düşecek şekilde

İHTİYATİ HACİZ KARARI VEREBİLECEĞİ" hususunun işaret edildiğini beyanla kararın kaldırılmasını istemiştir. İstinaf sebepleri ve 6100 sayılı HMK'nun 355 md. ile sınırlı olarak yapılan incelemeye göre;İhtiyati haciz talep eden kaçak elektrik kullanım bedelinin tahsili talebiyle borçlular aleyhine icra takibine girişmiş, borçluların takibe itirazı üzerine takip durduğundan alacağı güvence altına almak amacıyla -değişik iş yoluyla- ihtiyati haciz talep etmiştir. Mahkemece ihtiyati haciz talebi reddedilmiş ve bu karar istinafa getirilmiş olmakla, istinaf konusu kararın niteliğine göre,bu aşamada uyuşmazlık ihtiyati haciz koşullarının oluşup oluş- madığı ve yaklaşık ispatın sağlanıp sağlanmadığı noktasındadır.2004 sayılı Kanun’un “İhtiyati Haciz Şartları” kenar başlıklı 257.maddesi şöyledir: Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklariyle diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir.Vadesi gelmemiş borçtan dolayı yalnız aşağıdaki hallerde ihtiyati haciz istenebilir:1.Borçlunun muayyen yerleşim yeri yoksa; 2.Borçlu taahhütlerinden kurtulmak maksadiyle mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya ken- disi kaçmağa hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlâl eden hileli işlemlerde bulunursa Bu suretle ihtiyati haciz konulursa borç yalnız borçlu hakkında muacceliyet kesbeder.”,Aynı Kanun’un “İhtiyati Haciz Kararı” kenar başlıklı 258. maddesi;İhtiyati hacze 50 nci maddeye göre yetkili mahkeme tarafından karar verilir. Alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeğe mecburdur.Mahkeme iki tarafı dinleyip dinlememekte serbesttir. İhtiyati haciz talebinin reddi kararı gerekçeli olarak verilir ve bu karara karşı istinaf yoluna başvurulabilir. Yüzüne karşı aleyhinde ihtiyati haciz kararı verilen taraf da istinaf yoluna başvurabilir. Bölge adliye mahkemesi bu başvuruları öncelikle inceler ve verdiği karar kesindir.” hükmünü içermektedir 6100 sayılı Kanun’un “İhtiyati Tedbir Talebi” kenar başlıklı 390. maddesinin (3) numaralı fıkrası; “Tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır.” hükmünü içer- mektedir. Anılan maddenin gerekçesinin yaklaşık ispata ilişkin bölümü ise şöyledir; “...Geçici hukukî koruma yargılamasını, asıl hukukî korumadan ayıran diğer bir özellik ispat ölçüsü bakımın- dadır. Kanunda açıkça öngörülmemişse ya da işin niteliği gerekli kılmıyorsa, bir davada (normal bir yargılamada) yaklaşık ispat değil, tam ispat aranır. Çünkü, hâkim, mevcut ispat ve delil kuralları çer- çevesinde, tarafların iddia ettiği bir vakıa konusunda tam bir kanaate varmadan o vakıayı doğru kabul edemez. Örneğin, bir alacak davasında taraflardan biri bir sözleşmenin varlığına dayanıyorsa, hâkim bu sözleşmenin varlığı konusunda (mevcut ispat yükü ve delil kuralları çerçevesinde) tam bir kanaate sahip olmalıdır. Yani, zayıf veya kuvvetli bir ihtimal, karar vermek için yeterli değildir. Söz- leşmenin varlığı konusunda tam kanaat uyanmazsa, o zaman, ispat yükü kendine düşen tarafın aleyhine bir karar verilmesi gerekir. Ancak, kanun koyucu, bazen ya doğrudan kendisi düzenleme yaparak ya da işin niteliği ve olayın özelliği gereği hâkime, bu durumu belirterek, ispat ölçüsünü düşürme imkânı ver- miştir. Bu düşürülmüş ispat ölçüsü çerçevesinde, tam kanaat değil, kuvvetle muhtemel, yaklaşık bir kanaat yeterli görülmektedir. Doktrinde bu yön, karar verilmesi için tam ispat ölçüsü yerine yaklaşık ispat ölçüsü olarak ifade edilmektedir. Ancak, yaklaşık ispatla yetinilmiş olması, ispatın aranmayacağı ya da ispat kurallarının tamamen dışına çıkılacağı anlamına gelmez.Bir taraf iddiasını mahkeme önüne ne kadar inandırıcı şekilde getirirse getirsin, bu sadece bir iddiadan ibarettir. İddia edilen vakıanın sabit yani doğru kabul edilebilmesi için, ispat yükü üzerine düşen tarafın, bunu kanundaki delil sistemi içinde yine kanunun aradığı ispat ölçüsü çerçevesinde ispat etmesi gerekir.Tam ispatın arandığı durumlarda, bu ölçü tereddütsüz ortaya konmalıdır.Yaklaşık ispat durumunda ise hâkim o iddianın ağırlıklı ihtimal olarak doğru olduğunu kabul etmekle birlikte, zayıf bir ihtimal de olsa, aksinin müm- kün olduğu ihtimalini göz ardı etmez.Bu sebepledir ki, genelde geçici hukukî korumalara özelde ihtiyatî tedbire ve ihtiyatî hacze karar verilirken, haksız olma ihtimali de dikkate alınarak talepte bulu- nandan teminat alınması öngörülmüştür.Geçici hukukî korumalarda, bazen karşı tarafın dinlenmemesi, tüm delillerin ayrıntılı bir biçimde incelenmesine yeterli zamanın olmaması gibi sebeplerle, yaklaşık ispat yeterli görülmüştür. Bu çerçevede, aslında ispat ölçüsü bakımından bir yenilik getirilmemekle birlikte, “yaklaşık ispat” kavramı kullanılarak, doktrinde kabul gören ifade Tasarıya alınmış, ayrıca burada hem tam ispatın aranmadığı belirtilmiş hem de basit bir iddianın yeterli olmadığı vurgulanmak istenmiştir.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 204. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca; "İlgililerin beyanına dayanılarak noterlerin tasdik ettikleri senetlerle diğer yetkili memurların görevleri içinde usulüne uygun olarak düzenledikleri belgeler, aksi ispatlanıncaya kadar kesin delil sayılırlar.Özel hukuk tüzel kişisi olan talep eden şirkette hizmet akdiyle çalışan görevliler tara- fından düzenlenen kaçak tespit tutanaklarının, 6100 sayılı Kanun'un 204 üncü maddesinin ikinci fıkrasında sayılan belgelerden olmadığı tartışmasızdır. Eş söyleyişle, kaçak elektrik tutanağı, aksi sabit oluncaya kadar geçerli belgelerden değildir ( Y.3.HD 2021/4894 E., 2021/10580 K.; 2022/8164 E-2023/954 sayılı ilamları da aynı yöndedir.).Davacının istinaf dilekçesinde atıf yaptığı Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 25.03.2024 tarih ve 2024/83 Esas, 2024/1218 Karar sayılı ilamında gerekçeleri belirtilmek suretiyle kaçak elek- trik tutanaklarının aksi sabit oluncaya dek geçerli belgelerden olmadığı, kaçak elektrik enerjisi tüketi- minin tespit edilmesinde, ilgili tüzel kişinin tespitini doğru bulgu ve belgelere dayandırması ve tüketici haklarının ihlal edilmemesinin esas olduğu, ispat yükünün kaçak elektrik kullandığı yönündeki tespite dayanarak davaya konu bedeli talep eden şirkete ait olduğu, kaçak elektrik kullanımının çeşitli yön- temlerle yapılabilmesi nedeniyle tespit işlemleri için farklı usuller ve buna bağlı olarak yapılacak çeşitli işlemler öngörüldüğünden her uyuşmazlıkta somut olayın özellikleri ile bildirilen delillerin ayrı ayrı değerlendirilmesi gerektiği, kaçak elektrik kullandığı tespiti üzerine ilgili mevzuat uyarınca tahakkuk ettirilen faturalar nedeniyle yapılan ihtiyati haciz başvurularında; somut olayın özellikleri ile bildirilen delillerden, alacağın ve 2004 sayılı Kanun’un 257 ve devamı maddelerinde öngörülen ihtiyati haciz koşullarının varlığı kanaatine varan mahkemenin, ölçülülük ilkesine uygun düşecek şekilde ihtiyati haciz kararı verebileceğini belirtmiştir.Sonuçta ;her talebin somut olayın özelliği, ibraz olunan deliller ve tüm dosya kapsa- mına göre değerlendirileceği gerçeği , mahkeme ve hakim önüne getirilen tüm uyuşmazlıklar için geçerlidir. Yukarıda belirtilmiş olduğu üzere, haksız fiile dayalı davalarda alacağın haksız fiil tari- hinde muaccel olacağından, koşulların bulunması halinde "ölçülülük ilkesi" de nazara alınarak talep edilen alacağın tamamı üzerine olmasa da, bir miktar alacak için ihtiyati haciz kararı verilebileceği tartışmasızdır.Somut uyuşmazlıkta; ihtiyati haciz talep eden elektrik dağıtım şirketi olan ... alacağını yaklaşık ispat noktasında; kaçak tespit tutanaklarına, bu tutanağa dayanarak yaptığı tahak- kuk ve faturalara, kaçak kullanımını gösterir video ve ... kayıtlarına dayanmaktadır. Davacı tarafından sunulan kaçak tespit tutanağı, fatura, video ve ... kayıtlarının takdiri delil niteliğinde olduğu, kaçak kullanım türü ve yerinin niteliği, süresi, hesaplamada esas alınacak diğer unsurlar yönünden ispat yükünün davacı üzerinde olduğu noktasında duraksama yoktur.İİK'nın 258/1. maddesi hükmüne göre ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için mahke- menin ''alacağın varlığı hakkında kanaat edinmiş olması'' yeterli olduğu hususu yukarıda açıklanmıştır. 1- Alacağın dayanağını oluşturan ...23.05.2024 tarihli tutanağın ... çalışanları tarafından ,davalı borçlu ... Ltd. Şti'nin adresinde... Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği'nin 42. Maddesinin 1/c bendine göre, ilgili tüketim yerinde sayaç ölçü sistemine müda- hale edilerek sayacın eksik ölçüm yapmasına sebebiyet vermek sureti ile mevzuata aykırı bir şekilde elektrik enerjisi kullanıldığı " gerekçesiyle düzenlendiği, tespit anınd borçlu şirket temsilcisi olarak ...'nin hazır bulunduğu, tutanağı imzaladığı, takip ve dava konusu faturaların bu tutanağa istinaden düzenlendiği ,2. Dava konusu borç nedeniyle borçlular aleyhine , İstanbul .... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı takip dosyası üzerinden ödeme emri gönderildiği, borçluları temsilen vekillerinin ibraz ettiği dilekçe ile "müvekkillerinin takip alacaklısı kuruma hiç bir borcunun bulunmadığı"ndan bahisle borca, faize ve tüm ferilerine itiraz ettiği , icra müdürlüğü'nce takibin durdurulmasına karar verildiği anlaşılmaktadır.3- Uyap ortamından yapılan sorgulamada; henüz söz konusu itirazın iptali talebiyle açılmış bir dava kaydının bulunmadığı tespit edilmiştir.4- Eldeki davada, borçlulara karar ve alacaklı tarafın istinaf başvuru dilekçesi tebliğ edilmesine rağmen istinafa cevap verilmemiştir.5- Borçlu şirketin ticaret sicili kaydı dosyada bulunmaktadır.Neticede , takibe konu alacağın varlığı ve miktarının yargılama aşamasında sunulan deliller ve bilirkişi raporuyla belirleneceği tartışmasız ise de, ibraz olunan kayıtlara göre davalı şirket yönünden "yaklaşık ispat"ın sağlandığı ve ihtiyati haciz şartlarının oluştuğu ,ancak davalı gerçek kişinin borçtan sorumluluğunun yargılama gerektirdiği değerlendirilmiştir.Açıklanan nedenlerle, ilk derece mahkemesince verilen kararda vakıa ve hukuki değer- lendirme noktasında,usul ve esasa aykırılık tespit edilmekle ,davacının istinaf başvurusunun kabulüne, tespit edilen eksiklik yeniden yargılama gerektirmediğinden aşağıdaki şekilde yeniden ara karar vermek gerekmiştir.

K A R A R: Yukarıda açıklanan nedenlerle;Davacının istinaf talebinin kabulüyle HMK 353/1-b-2 maddesi gereğince karar kaldırılarak yeniden esas hakkında; 1- Talep eden vekilinin borçlu şirkete yönelik ihtiyati haciz talebinin kabulüne, ... numaralı 495.398,20 TL tutarındaki fatura ile sınırlı olmak üzere ve bu ihtiyati haciz işleminden dolayı borçlu ve 3. şahısların uğramaları muhtemel zarar ve ziyana karşılık, alacağın %15'i oranında HMK 87. maddesine uygun nakit veya kesin ve süresiz banka teminat mektubu talep eden tarafça (kararın tebliğinden itibaren 1 hafta içinde ) dosyaya sunulmak kaydıyla, davalı ...TİC. LTD.ŞTİ'nin menkul ve gayrimenkul malları ,3. Kişilerdeki hak ve alacakları üzerine kayden ihtiyati haciz konulmasına,Teminatın ilk derece mahkemesince alınmasına, teminat yatırıldığında ihtiyati haciz kararından bir suretinin infazı içintalep eden davacı tarafa verilmesine2- Gerçek kişi borçlu yönünden ihtiyati haciz talebinin reddine 3-Alınması gereken 427,60 TL karar ve ilam harcının gerçek kişi borçlu yönünden peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,Peşin alınan istinaf karar harcının, istinaf edene borçlu şirkete isteği halinde ilk derece mahkemesince iadesine İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden gerçek kişi üzerinde bırakılmasına,İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa karar kesin olmakla istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine,Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK 362/1-f maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 24/09/2024

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

davanıngereğihacizihtiyatiistanbulkonusuHacizkararıverebileceği"İhtiyati

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:33:15

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim