SoorglaÜcretsiz Dene

Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2024/2457

Karar No

2024/2348

Karar Tarihi

24 Eylül 2024

T.C

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

3. HUKUK DAİRESİ

ESAS NO: 2024/2457

KARAR NO: 2024/2348

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A KARAR

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İSTANBUL 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 11/07/2024

NUMARASI: 2024/283 D.İş - 2024/289 K

DAVANIN KONUSU: İhtiyati Haciz

KARAR TARİHİ: 24/09/2024

Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak,ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle, dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı/borçlunun ... adresine ait tahakkuk eden 29/04/2024 son ödeme tarihli 8.290,88 TL, 15/04/2024 son ödeme tarihli 43.006,51 TL, 18/03/2024 son ödeme tarihli 33.669,77 TL ve 20/02/2024 son ödeme tarihli 57.875,00 TL tutarındaki fatura bedellerini son ödeme tarihi geçmiş olmasına rağmen ödemediğini, alacak muaccel olup rehin ile temin edilmediğini, bu nedenle TC Merkezi Takip siste- minin... nolu dosyası üzerinden takibe girişildiğini, davanın sonuçlanması veya icra taki- binin kesinleşmesinin beklenmesi halinde kamu alacağı niteliğindeki alacağın tahsilinin tehlikeye gireceğini beyanla; alacağın tahsilini teminen borçlunun menkul ve gayrimenkul malları ile üçüncü şahıslardaki hak ve alacakları üzerine ihtiyati haciz konulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

İlk Derece Mahkemesi'nce: "İhtiyati haciz talep eden fatura ve abonelik sözleşmesine dayalı olarak ihtiyati haciz talebinde bulunmuş ise de; faturanın her zaman tek taraflı olarak düzen- lenebilecek nitelikte bir belge olduğu, cari hesap ilişkisinden veya faturadan kaynaklanan alacaklar yönünden alacağın varlığının yargılamayı gerektirdiği ve alacağın muaccel olduğuna ilişkin yaklaşık ispat koşulunun oluşmadığı anlaşılmakla İİK 257. ve devamı maddelerinde düzenlenen şartların gerçekleşmemiş olması nedeniyle" gerekçesiyle "İhtiyati haciz talebinin REDDİNE" karar verilmiştir.

İstinaf Başvurusu: Hüküm ihtiyati haciz talep eden/alacaklı vekili tarafından istinaf edilmiştir.Davacı vekili istinaf dilekçesinde;Davalı borçlu ile müvekkili arasında...adresindeki işyeri için ...sözleşme abonelik sözleşmesinin akdedildiğini, davalının bu söz- leşme kapsamında kullandığı enerji bedeline ilişkin 29.042024 son ödeme tarihli 8.290,88 TL tuta- rındaki, 15.04.2024 son ödeme tarihli 43.006,51-TL tutarındaki, 18.03.2024 son ödeme tarihli 33.669,77 TL tutarındaki, 20.022024 son ödeme tarihli 57.875,00 TL tutarındaki faturaları son ödeme tarihi geçmiş olmasına rağmen ödemediğini, faturalarda, tespit ve tahakkukta hata bulunmadığını, abonelik sözleşmesi ile birlikte faturaların sunulduğunu, ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için aranan "yaklaşık ispat" koşulunun sağlandığını, alacak muaccel olup rehin ile de temin edilmediğini, dava değerinden ve borçlu tarafın yargılama aşamasında ve daha öncesinde göstermiş olduğu tavırlardan anlaşılacağı üzere; borçlunun mal kaçırma ve adres değiştirme ihtimali bulunduğunu, somut olayda ihtiyati haciz koşullarını oluştuğunu beyanla kararın kaldırılmasını istemiştir. İstinaf sebepleri ve 6100 sayılı HMK'nun 355 md. ile sınırlı olarak yapılan incelemeye göre;İstinafa getirilen kararın niteliğine göre uyuşmazlık, eldeki dosyada ihtiyati haciz koşullarının oluşup oluşmadığı noktasında toplanmaktadır.2004 sayılı Kanun’un “İhtiyati Haciz Şartları” kenar başlıklı 257.maddesi şöyledir: Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklariyle diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir.Vadesi gelmemiş borçtan dolayı yalnız aşağıdaki hallerde ihtiyati haciz istenebilir:1.Borçlunun muayyen yerleşim yeri yoksa; 2.Borçlu taahhütlerinden kurtulmak maksadiyle mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisi kaçmağa hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlâl eden hileli işlemlerde bulunursa; Bu suretle ihtiyati haciz konulursa borç yalnız borçlu hakkında muacceliyet kesbeder.”,“İhtiyati hacze 50 nci maddeye göre yetkili mahkeme tarafından karar verilir. Alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeğe mecburdur. Mahkeme iki tarafı dinleyip dinlememekte serbesttir. İhtiyati haciz talebinin reddi kararı gerekçeli olarak verilir ve bu karara karşı istinaf yoluna başvurulabilir. Yüzüne karşı aleyhinde ihtiyati haciz kararı verilen taraf da istinaf yoluna başvurabilir. Bölge adliye mahkemesi bu başvuruları öncelikle inceler ve verdiği karar kesindir.” hükmünü içermektedir.6100 sayılı Kanun’un “İhtiyati Tedbir Talebi” kenar başlıklı 390. maddesinin (3) numaralı fıkrası; “Tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır.” hükmünü içermektedir. Anılan maddenin gerekçesinin yaklaşık ispata ilişkin bölümü ise şöyledir; “...Geçici hukukî koruma yargılamasını, asıl hukukî korumadan ayıran diğer bir özellik ispat ölçüsü bakımındadır. Kanunda açıkça öngörülmemişse ya da işin niteliği gerekli kılmıyorsa, bir davada (normal bir yargılamada) yaklaşık ispat değil, tam ispat aranır. Çünkü, hâkim, mevcut ispat ve delil kuralları çerçevesinde, tarafların iddia ettiği bir vakıa konusunda tam bir kanaate varmadan o vakıayı doğru kabul edemez. Örneğin, bir alacak davasında taraflardan biri bir sözleşmenin varlığına dayanıyorsa, hâkim bu sözleşmenin varlığı konusunda (mevcut ispat yükü ve delil kuralları çerçevesinde) tam bir kanaate sahip olmalıdır. Yani, zayıf veya kuvvetli bir ihtimal, karar vermek için yeterli değildir. Söz- leşmenin varlığı konusunda tam kanaat uyanmazsa, o zaman, ispat yükü kendine düşen tarafın aleyhine bir karar verilmesi gerekir. Ancak, kanun koyucu, bazen ya doğrudan kendisi düzenleme yaparak ya da işin niteliği ve olayın özelliği gereği hâkime, bu durumu belirterek, ispat ölçüsünü düşürme imkânı vermiştir. Bu düşürülmüş ispat ölçüsü çerçevesinde, tam kanaat değil, kuvvetle muhtemel, yaklaşık bir kanaat yeterli görülmektedir. Doktrinde bu yön, karar verilmesi için tam ispat ölçüsü yerine yaklaşık ispat ölçüsü olarak ifade edilmektedir. Ancak, yaklaşık ispatla yetinilmiş ol- ması, ispatın aranmayacağı ya da ispat kurallarının tamamen dışına çıkılacağı anlamına gelmez. Bir taraf iddiasını mahkeme önüne ne kadar inandırıcı şekilde getirirse getirsin, bu sadece bir iddiadan ibarettir. İddia edilen vakıanın sabit yani doğru kabul edilebilmesi için, ispat yükü üzerine düşen tara- fın, bunu kanundaki delil sistemi içinde yine kanunun aradığı ispat ölçüsü çerçevesinde ispat etmesi gerekir. Tam ispatın arandığı durumlarda, bu ölçü tereddütsüz ortaya konmalıdır. Yaklaşık ispat durumunda ise hâkim o iddianın ağırlıklı ihtimal olarak doğru olduğunu kabul etmekle birlikte, zayıf bir ihtimal de olsa, aksinin mümkün olduğu ihtimalini göz ardı etmez. Bu sebepledir ki, genelde geçici hukukî korumalara özelde ihtiyatî tedbire ve ihtiyatî hacze karar verilirken, haksız olma ihtimali de dikkate alınarak talepte bulunandan teminat alınması öngörülmüştür. Geçici hukukî korumalarda, bazen karşı tarafın dinlenmemesi, tüm delillerin ayrıntılı bir biçimde incelenmesine yeterli zamanın olmaması gibi sebeplerle, yaklaşık ispat yeterli görülmüştür. Bu çerçevede, aslında ispat ölçüsü bakımından bir yenilik getirilmemekle birlikte, “yaklaşık ispat” kavramı kullanılarak, doktrinde kabul gören ifade Tasarıya alınmış, ayrıca burada hem tam ispatın aranmadığı belirtilmiş hem de basit bir iddianın yeterli olmadığı vurgulanmak istenmiştir.Somut olayda, alacaklı vekili, dava dilekçesi ekinde abonelik sözleşmesini ve dayanak faturaları ibraz etmiş, sön ödeme tarihi geçen faturaların ödenmediğini beyanla ihtiyati haciz talebinde bulunmuştur.braz olunan sözleşme içeriğinden; dava konusu tesisat ile ilgili olarak taraflar arasında elektrik aboneliği sözleşmesi imzalandığı ve alacağın dayanağı olan faturaların da bu sözleşme kapsamında tahakkuk olunan normal tüketim bedeline ilişkin olduğu,Fatura bedelleri ile ilgili olarak MTS sistemi üzerinden borçlu aleyhine icra takibine girişildiği anlaşılmaktadır.Uyap sisteminde yapılan incelemede borçlu şirketin davalı/ve borçlu durumda olduğu çok sayıda hukuk davası ve icra takibi bulunduğu görülmüş ise de, belirtilen takip ile ilgili bir itiraz olup olmadığı, buna bağlı olarak itirazın iptali davası açılıp açılmadığı anlaşılamamıştır.Ancak, dosyaya ibraz olunan abonelik sözleşmesi, faturalar, icra dosyası vs içeriğine göre davacının alacağının varlığı hususunda yaklaşık ispat sağlanmıştır. Faturaların son ödeme tarihi geçmiş, muaccel olan alacak rehin ile temin edilmemiş, ihtiyati haciz koşulları oluşmuştur.Açıklanan nedenlerle, ilk derece mahkemesince verilen kararda maddi vakıa ve hukuki değerlendirme noktasında usul ve yasaya aykırılık tespit edilmekle, davacının istinaf başvurusunun kabulüne, tespit edilen eksiklik yargılama gerektirmediğinden HMK 353/1-b-2 md gereğince, esasa ilişkin olarak yeniden aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

K A R A R: Yukarıda açıklanan nedenlerle;Davacının istinaf talebinin kabulüyle HMK 353/1-b-2 maddesi gereğince karar kaldırılarak yeniden esas hakkında; 1- İhtiyati haciz talebinin kabulüne,Dava konusu 29/04/2024 son ödeme tarihli 8.290,88 TL, 15/04/2024 son ödeme tarihli 43.006,51 TL, 18/03/2024 son ödeme tarihli 33.669,77 TL ve 20/02/2024 son ödeme tarihli 57.875,00 TL tutarındaki faturalar ve dava değeri olan 137.517,01 TL alacak miktarı ile sınırlı olmak kaydıyla, borçlunun taşınır ve taşınmaz malları ile 3. Kişilerdeki hak ve alacaklarının ihtiyaten haczine ,İş bu ihtiyati haciz işleminden dolayı borçluların ve 3. şahısların uğramaları muhtemel zarar ve ziyana karşılık,alacağın %15'i oranında HMK 87. maddesine uygun nakit veya kesin ve süresiz banka teminat mektubu talep eden tarafça kararın tebliğinden itibaren 1 hafta içinde dosyaya sunulmasına,Teminatın ilk derece mahkemesince alınmasına, teminat yatırıldığında ihtiyati haciz kararından bir suretinin infazı için talep eden davacı tarafa verilmesine, İstinaf incelemesiyle ilgili olarak ; Peşin alınan istinaf karar harcının, istinaf edene isteği halinde ilk derece mahkemesince iadesineİstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa, karar kesin olmakla istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine,air dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK 362/1-f maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

davanıngereğiistanbulkonusuHacizreddine"numarasıİhtiyati

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:33:15

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim