SoorglaÜcretsiz Dene

Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2023/3006

Karar No

2024/2300

Karar Tarihi

18 Eylül 2024

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

3. HUKUK DAİRESİ

ESAS NO: 2023/3006

KARAR NO: 2024/2300

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

K A R A R

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 05/07/2023

NUMARASI: 2022/122 E - 2023/608 K

DAVANIN KONUSU: Tazminat

KARAR TARİHİ: 18/09/2024

Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle, dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin İstanbul ilinde, ... Sanayi ve Dış Ticaret Limited Şirketi ticari unvanı altında ve tanınmış markalara üretim yaparak tekstil alanında faaliyet gösteren firma olduğunu, 17.04.2021 tarihinde davacı şirketin mezkur adresinde faaliyetlerini sürdürürken iş yerinin hemen yanında bulunan yüksek gerilimli elektrik direğinden nedeni bilinmeyen bir arıza sebebiyle elektrik arkları düştüğünü, düştüğü yerin davacı şirketin imalathanesinin bahçesi olduğunu, orada bulunan havalandırma kanalından içeri giren elektrik arkları havalandırma kanalı içerisinde alev topuna dönüşerek davacı şirketin imalathanesinde birdenbire yangına neden olduğunu, bu olaylar güvenlik kamera kayıtlarına yansıdığını, yangın üzerine itfaiye gelene kadar kendi imkanları ile yangına müdahale ettiklerini, yangın nedeniyle davacı şirketin tekstil imalatında kullandığı makine ve malzemeleri imalathanenin fiziki yapısının zarar gördüğünü, davacının çalışamadığını, siparişlerini iptal ettiği veya ötelediğini şirket, yangının söndürülmesinin ardından derhal Akişyeri Paket Sigortası kapsamında ... poliçe numaralı, 16.07.2020 başlangıç tarihli poliçesi nedeniyle dava dışı ... Sigorta A.Ş.’ye(... V.D. ...) zararı ihbar ettiğini, bu doğrultuda sigorta tarafından ekspertiz gönderilerek makine, malzemeler ve fiziki yapıdaki hasarın tespiti yapıldığını, sigorta poliçesi kapsamında olan bu zararlar dava dışı ... Sigorta A.Ş. tarafından giderildiğini, davacı şirketin çalışamaması nedeniyle maruz kaldığı ticari kazanç kaybı zararı poliçe kapsamında olmadığından davacının zararlarının giderilmesi amacıyla şimdilik 10.000,00TL tutarındaki zararın, zararın meydana geldiği günden itibaren ticari avans faizi işletilmek üzere davalıdan alınarak davacıya verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; meydana geldiği iddia olunan zarara sebebiyet veren yangın olayına teşekküllerine ait yüksek gerilim direğinin sebebiyet vermediğini, 21.02.2022 tarihli ve ... sayılı yazıda, iletim hatları bakım ekibi tarafından olay öncesinde en yakın tarihli hat kontrol çalışması 26.03.2021 tarihinde yapıldığını, 154 kv İkitelli-Bağcılar enerji iletim hattının güzergahında yapılan hat kontrol raporu incelendiğinde; 11 no'lu direkte herhangi bir olumsuzluk olmadığının tespit edildiğini, söz konusu işyeri adresinin, konum olarak 154 kv İkitelli- Bağcılar e.i. hattına ait 11 nolu direk yakınında olduğu tespit edilmiş olduğunu, bölge müdürlüğünün arıza kayıtları ve olay raporları incelendiğinde 154 kv İkitelli-bağcılar enerji iletim hattında herhangi bir elektriksel arıza veya açma meydana gelmediğini, mevcut durumda yapıya ait işyeri bacası ile 154 kv İkitelli- Bağcılar e.i.hattı en yakın mesafenin yaklaşık 7-8 metre olduğunun görüldüğünü, 154 kv enerji iletim hattında bu mesafeden bacaya yangına mahal verecek bir elektriksel atlama olması teknik olarak mümkün olmadığını, arıza kayıtlarında 154 kv İkitelli-bağcılar enerji iletim hatlarında herhangi bir arıza açma olmadığı tespit edildiğini, bahse konu olayın meydana geldiği esnada işyeri bacası ile elektrik hattı arasındaki mesafesinin ne kadar olduğunun anlaşılamadığını, iş yerine ait parsel-bina ile ilgili veya baca yüksekliği ile ilgili mahalli idare kuruluşunda alınmış görüş izin varsa mevcut baca yüksekliğinin ne kadar olduğu, alt faz ile arasındaki mesafenin ne olduğu projelerden çıkarılması olayın değerlendirilmesi ve anlaşılması açısından faydalı olacağını, ayrıca bu ve benzer tarzda yapılacak olan yapılarda enerji iletim hattı irtifak sahası yakınına yapılacak olan yapılarda ilgili mahalli idare kuruluşuna yazılı olarak başvurulması ve 3194 sayılı imar kanunu ilgili maddeleri gereği konu mahalli idare kuruluşu tarafından incelenmesi gerektiğini, bahse konu yapının baca yüksekliği ile ilgili teşekküllerine herhangi bir başvuru bulunmadığını, ilk yapılan incelemelerde söz konusu maddi hasar ile ilgili teşekkülün ilişkilendirilmesinin mümkün görülmediğini, olay kaynağının olay yeri bölgesi ve özellikle ilgili işyeri ile ” bağlantılı bulunan diğer alt yapı kurumlarında veya işyerinin iç yapı (elektrik-doğalgaz) sistemleri detaylı irdelenmelidir işyeri elektrik-doğalgaz vb sistemlerinin yönetmeliklerde belirtilen şartları taşıyıp taşımadığı, kullanılan teçhizatların yıllık test ve muayenelerinin yapılıp yapılmadığı, yapılmış ise bunlar ile ilgili test sonucu ve raporlar incelenerek konunun incelenmesi,gerekli önlem alınması ile bu ve benzer tarzda olayların tekrarı önlenebileceğini, hasara sebebiyet verdiği iddia olunan yangın olayının meydana gelmesinde davacı şirketin kusur/durumunun araştırılması gerektiği, yangın olayının meydana geldiği binanın elektrik kuvvetli akım tesisleri yönetmeliğine göre inşa edilip edilmediği, irtifak hakkının yataydan ve düşeyden ihlal edip etmediği ve aynı zamanda baca yüksekliğinin ilgili yönetmeliğe uygun olup olmadığı durumlarının keşfen yapılacak bilirkişi incelemesinde araştırılması gerektiğini, bunun haricinde olay yeri bölgesi veya ilgili iş yeri ile bağlantılı bulunan diğer alt yapı kurumlarında veya iş yerinin iç yapı (elektrik-doğalgaz) sistemlerinin de incelenerek yönetmeliklerde belirtilen şartları taşıyıp taşımadığının incelenmesi, yangının meydana gelmesinde bu alt yapı kurumları ve iç yapı sisteminin etkisinin olup olmadığının veya yangının büyümesine sebebiyet verilip verilmediğininde incelenmesi gerektiğini, davacı tarafın 7 gün iş kaybına uğradığı beyanlarını ve talep edilen kazanç kaybı tutarını kabul etmediklerini, davacı tarafın faiz talebini, faiz başlangıç tarihini ve talep etmiş olduğu faiz oranına itiraz ettiklerini, meydana geldiği iddia olunan zarar haksiz fiilden kaynaklandığı için davacı tarafın ticari avans faizi talebinin reddi gerektiğini beyanla davanın reddini istemiştir.İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonunda; "Yangının ...'ın 11 nolu yüksek gerilim direğinden davacının çalıştığı fabrikanın havalandırma bacasına ark düşmesinden ve havalandırma borusunda zamanla biriken tekstil tozlarının tutuşması sonucunda meydana geldiği, davacı tarafın yeterli güvenlik önlemi olmamasından kaynaklı %20 oranında davalının %80 oranında kusurlu olduğunun belirtildiği, davacının ticari kayıtlarının incelendiği, yangından kaynaklı sapma tutarının (kazanç kaybının) 91.030,27 TL olarak hesaplandığı, ancak bu miktara kusur oranlarının uygulanmadığı, dava konusu parselde davalı lehine irtifak hakkı olduğu, bacaların, bina üzerindeki yapıların yüksekliği ile enerji nakil hatlarının yüksekliğinin ölçüldüğü, emniyet mesafeleri açısından ihlal bulunmadığının belirtildiği, rapora itiraz üzerine ek rapor alındığı, ek raporda tarafların itirazlarının ayrıntılı incelendiği, kusura ilişkin miktar hesaplaması yapıldığı bu hesaplamada matematiksel hatanın olduğu, bunun için ek rapor alınmasına gerek olmadığının değerlendirildiği, raporun denetime elverişli olduğu, davacı tarafa davasını belirli hale getirmesi için süre verildiği, davacı davasını belirli hale getirdiğine ilişkin dilekçe sunduğu ancak 31.05.2023 tarihli celseye kadar harç eksikliğini tamamlamadığı, bu duruşmada davacı tarafın beyanı da dikkate alınarak harç eksikliğinin tamamlanması için ihtarlı kesin süre verildiği, bu sürede harcın tamamlandığı, davalı tarafın elektrik 11 etiket nolu yüksek gerilim hattı direğinden düşen arktan kaynaklı meydana gelen yangından dolayı kusursuz sorumluluğunun bulunduğu, dosya kapsamında alınan raporda davacı tarafın %20 oranında müterafik kusurunun bulunduğunun değerlendirildiği, 7 günlük süreye ilişkin kazanç kaybının 91.030,27 TL olarak hesaplandığı, bu miktardan müterafik kusur oranı olan %20 miktarın düşülmesi ile davacı tarafın 72.824,21 TL talep edebileceği, davacı tarafın davasını 91.030,27 TL üzerinden artırdığı dikkate alınarak açılan davanın kısmen kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kuruldu." gerekçeleriyle 1-Davanın Kısmen Kabulü ile, 72.824,16 TL maddi tazminatın olay tarihi olan 17/04/2021 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya dair talebin reddine karar verilmiştir.Karara karşı, davalı ve katılma yoluyla davacı tarafça istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.Davacı vekili katılma yoluyla yaptığı istinaf başvurusunda önceki iddialarını tekrarla birlikte özet olarak; davalının sorumluluğunda bulunan elektrik iletim hattından düşen arkın müvekkilinin işletmiş olduğu atölyenin havalandırma kanalına isabet ederek yangın çıkarması üzerine zarar oluştuğundan TBK m. 71 uyarınca tehlike sorumluluğuna dayanan kusursuz sorumluluğun söz konusu olduğunu, bilirkişi raporunda bahsedildiği gibi havalandırmada kusur bulunduğu yönündeki tespitin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, söz konusu havalandırmanın müvekkilin iştigal konusu ile alakalı olarak makineler tarafından kullanılmadığını, yalnızca insanların temiz hava almaları için kullanıldığını, yalnızca hava sirkülasyonu için kullanılan bir havalandırmanın bir kusur sayılmasının hukuka ve hakkaniyete sığmadığını, taleplerinin tamamının kabul edilmesi gerektiğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir.Davalı vekili istinaf başvurusunda önceki iddialarını tekrarla birlikte özet olarak; hükme esas Bilirkişi Raporunda sadece kamera kayıtları esas alınarak elektriksel arkın meydana geldiği tespitinde bulunulduğunu, kamera kayıtlarında elektriksel arkın meydana geldiğini ispat etmeye yarayacak görüntülerin mevcut olmadığını, kamera kayıtlarında sadece kıvılcımların düştüğü yere ait görüntülerin bulunduğunu, düşen kıvılcımın izinsiz ve ruhsatsız olarak direğin altına tesis edilen ve zamanla ısınma kaynaklı tutuşan bacadan mı yoksa direk izolatörden mi düştüğünün belli olmadığını, raporda izinsiz ve ruhsatsız olarak direğin altına tesis edilen ve yanma sonucu yenilenen bacaya göre değil, yine izinsiz ve ruhsatsız olarak tesis edilen ve ...'tan ilgili yönetmeliklerin gerektirdiği gibi tesisinde hiçbir görüş alınmayan yeni bacaya göre değerlendirme yapılmasının hatalı olduğunu, davacının faaliyet gösterdiği fabrikanın bulunduğu sigortalı bina ihlalli olup, teşekküllerine ait mülkiyet ve irtifak hakkının ihlal edildiğini, belirlenen kusur oranlarının hatalı olduğunu, tazminat tutarına kaza tarihinden itibaren avans faiz işletilmesine karar verilmesinin yasaya ve Yargıtay İçtihatlarına aykırı olduğunu, hükme esas bilirkişi raporunda kazanç kaydı belirlenirken kaç günlük kazanç kaybı olabileceği belirlenmediğini, işçilik, üretim ve olabilecek diğer masrafların düşülmediğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir.Dava, yüksek gerilim hattı direğinden düşen arktan kaynaklı meydana gelen yangından dolayı oluşan kazanç kaybı zararının tahsili talebine ilişkindir.Mahkemece tanık dinlenilmiş, taraf delilleri toplanarak mahallinde keşif ve bilirkişi heyetiyle inceleme yapılmıştır.Bilirkişi heyeti 25.10.2022 tarihli raporlarında; " direğin iletkenleri ile çatıdaki en yüksek yapı arasında ortalama (13-16) metre mesafe bulunmaktadır. Dolaysıyla bu değer 5 metrenin çok çok üzerinde olduğundan emniyet mesafeleri açısından Davacı tarafın kullanmış olduğu yapıdan dolayı bir ihlal tespit edilememiştir.... yapıların iletkenlere olan yatay emniyet mesafesi 4 metredir. Direk yapıdan ve iletkenlerden düşeyde ve yatayda yeterince uzaktadır.... Yangın olayının ... Tekstile ait havalandırma motoru üzerinden havalandırma kanallarına sınır ve komşu durumda bulunan yüksek gerilim hattında enerji nakli için kullanılan ... firmasına ait 11 etiket nolu yüksek enerji gerilim direğinde dosyada bulunan raporlar ve diğer bilgiler kapsamında yangın güvenlik önlemlerin herhangi bir arıza sebebiyle oluşan 3 ayrı Ark'ın ... tekstile ait havalandırma bacası içerisinde zamanla biriken tekstil tozlarını tutuşturması sonucu yangın başlangıç olayının meydana geldiği ve devamında havalandırma kanalının altına çalışır vaziyette bulunan dijital baskı makinesine sirayet ederek geliştiği ve yangının geometrik olarak büyüdüğü yanmak, islenmek ve ıslanmak suretiyle maddi hasarın oluştuğu, yangın olayında ... firmasının %80 oranında ASLİ kusurlu olduğu, yangın olayının sirayetiyle yangının geliştiği ... Tekstil firmasının işin doğası gereği çalışma alanı olan tekstil, boya, solvent, baskı, yanıcı, parlayıcı ve tekstil kimyasalları içermesi münasebetiyle yeterli yangın güvenlik önlemlerini almadığından yangının büyümesinde %20 oranında Tali kusurlu olduğu kanaatine varılmıştır. Davacı şirketin dava konusu ihtilafı kapsayan 2021 yılı defter E-beratlarının süresi içinde verildiği ve envanter defterinin süresi için de tasdikinin yapıldığı tespit edilmiştir. kesin delil vasfı taşıdığı, 2021 dönemi için önceki dönem KDV ile ilgili dönem ve sonra ki dönem toplam satışlarının beyanlara yansıyan ve geçici beyanlarının desteklediği tespit edilmiştir. Aylık dönemlerle hesaplama sonucu 3 aylık (olay öncesi, olay dönemi, olay sonrası dönemler için ) aylık ağırlıklı ortalama sonucu 232.097,94 TL KDV matrahı olması gerektiği fakat gerçekleşen 141.067,67 TL olduğu sapma tutarının 91.030,27 TL olduğu..." mütalaa edilmiş, ek raporda ise; " 3 aylık dönem için gelir kaybının geçmiş döner ni beyanlarından ve ticari defterinden tespit edilmiştir. şüpheye yer vermeyecek şekilde kesinleşmiş beyanlardan tespit olunmuştur. 3 aylık süre için gelir kaybının 91.030,27 TL olduğu ve teknik bilirkişi tarafından 9680 ve 9620 oranın tespit ile hesaplama sonucun da 63.721,19 TL davalı idarede, 27.309,08 TL de davacının sorumluluğu olarak tespit edilmiştir." yönünde görüş bildirilmiştir. İtfaiye Daire Başkanlığı Avrupa Yakası İtfaiye Şube Müdürlüğünün 29/04/2021 tarihli ... Sayılı Yangın Raporunda; "Tüm bulgu, belgeler ve gözlemler ışığında yüksek gerilim hattından çıkan enerjinin ... Tekstile ait havalandırma motoru üzerinden havalandırma kanallarına ulaşan ark'ın kanal içerisinde zamanla biriken tekstil tozlarını tutuşturması sonucu yangın başlangıç olayının meydana geldiği ve devamında havalandırma kanalının altına çalışır vaziyette bulunan dijital baskı makinesine sirayet ederek geliştiği kanaatine varılmıştır.” şeklinde rapor edildiği anlaşılmıştır.Sigorta eksperi tarafından 05/05/2021 tarihli raporda özetle; meydana gelen hasarın Elektrik İdaresine ait ve binanın hemen yanından geçen yüksek gerilim hattında oluşan 3 ayrı patlama nedeniyle öncelikle bahçe alanındaki hava kompresörü daha sonra baca içerisindeki tekstil tozlarının tutuşması ile yangın başlangıcının meydana geldiği kanaatine varılmıştır.Konuya ilişkin emsal Yargıtay kararlarında belirtildiği üzere;Geniş anlamıyla sorumluluk, bir kişinin, başka bir kişiye verdiği zararları giderme yükümlülüğüdür. Hukuki anlamda sorumluluk ise, taraflar arasındaki borç ilişkisinin zedelenmesi sonucu doğan zararların giderilmesi yükümlülüğünü içerir.Kusur sorumluluğunda bir zararı başkasına tazmin ettirmek, ancak zarar onun kusurlu bir fiilinden doğmuş ise mümkündür. Ancak sorumluluk için mutlaka kusurun aranması bazı hâllerde modern tekniğin ve makineleşmenin icaplarına yabancı düşmektedir. Teknik ilerlemeler ve ona bağlı olan tehlikelerin artması karşısında, kusura dayanan subjektif sorumluluk artık yalnız başına, zarar görenlere etkili bir koruma sağlamaya elverişsiz ve dolayısıyla adaleti gerçekleştirmek bakımından yetersiz kalmıştır. Kusur yoksa sorumlulukta ortaya çıkmaz görüşü artık geçerliliğini kaybetmiştir. Objektif ihtimam vazifesinin ihlâli mülâhazası gereğince; bir şeye veya şahsa karşı kendisine, kanunî bir ihtimam vazifesi yükletilen kimse, bu vazifeyi kusuru olmaksızın yerine getirmese dahi, bu yüzden doğan zarardan mesul olmalıdır. Kusura dayanmayan sorumlulukta; sorumluluğu doğuran olay, zarar ve zararla söz konusu olay arasında bir illiyet bağı bulunması sorumluluğu doğurmak için yeterlidir.Zarar görenin, illiyet bağının varlığını ispat etmesi gerekir. Ancak hakim, zarar görenin bu konudaki ispat külfetini değerlendirirken fazla katı olmamalıdır. Burada sözü edilen illiyet bağı uygun illiyet bağıdır. Uygun illiyet bağı, olayların olağan akışına ve hayat tecrübesine göre, sebebin, meydana gelen sonucu yaratmaya elverişli olmasıdır. Uygun illiyet bağı, sorumluluğu, zarar veren bakımından öngörülebilir risklerle sınırlamaktadır. İlliyet bağı; mücbir sebep, zarar görenin kendi kusuru veya üçüncü kişinin kusuru nedeniyle kesilebilir. İlliyet bağının kesilmesi olasılığı dar yorumlanmalıdır. Her üç neden açısından da, illiyet bağının kesildiği iddiası, sorumlu kişiler tarafından açıkça ispatlanmadıkça kabul edilmemelidir. Üçüncü kişinin kusuru gerekli objektif yoğunluğa, başka deyişle gerekli ağırlığa ulaşmadıkça, zarar görenin kusurunda olduğu gibi illiyet bağını kesmeye yetmeyecektir. Yani, üçüncü kişinin kusuru yeterli ağırlığa ulaşıp, illiyet bağını kesmedikçe sonuç doğurmayacaktır.Bu açıklamalar ışığında somut olaya baktığımızda, davacı eldeki davayı, davalıların kusursuz sorumluluğuna dayanarak açmıştır. Şu halde, yangının tamamen davalının bakım ve sorumluluğunda bulunan yüksek enerji gerilim direğinde oluşan arktan kaynaklandığının bilirkişi heyet raporuyla belirlendiği, itfaiye raporu ile sigorta eksper raporunun da bunu doğruladığı, davacının yeterli güvenlik önlemi almaması nedeniyle müterafik kusurunun ise % 20 olarak belirlendiği anlaşılmakla mahkemece yazılı şekilde karar verilmesi isabetli bulunmuştur. Davacının yetirli önlemi almaması nedeniyle zararın artmasına neden olduğu anlaşılmakla bacanın ruhsatının da bu önlemlere dahil olduğu gözetilerek belirlenen kusur oranı olay ve hakkaniyete uygun bulunmuştur.Bu itibarla, ilk derece mahkemesince verilen kararda mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesi bakımından usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre tarafların istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine karar verilmesi gerekmiştir.

K A R A R: Yukarıda açıklanan nedenlerle;Katılma yoluyla istinaf talebinde bulunan davacının ve davalının istinaf başvurularının HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca ayrı ayrı reddine,Davacıdan alınması gereken 427,60-TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 269,85 TL harcın mahsubu ile bakiye 157,75 TL'nin istinaf eden davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, harç tahsil müzekkeresinin temyiz edilen dosyalarda Dairemizce, temyiz edilmeden kesinleşen dosyalarda İlk Derece Mahkemesince ilgili vergi dairesine yazılmasına,Davalıdan alınması gereken 4.974,61 TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 1.244,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 3.730,61‬ TL'nin istinaf eden davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,İstinaf yargılama giderlerinin istinaf edenler üzerinde bırakılmasına,İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa karar kesin olmakla istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine,Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.18/09/2024

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

davanıngereğiistanbulkonusuTazminatdüşünüldü

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:34:32

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim