Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
bam
2024/904
2024/2280
18 Eylül 2024
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
3. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO: 2024/904
KARAR NO: 2024/2280
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 19/02/2024
NUMARASI: 2024/146 E - 2024/176 K
DAVANIN KONUSU: Alacak
KARAR TARİHİ: 18/09/2024
Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ... tarafından kurulan ... Limited Şirketi 10.12.2014 tarihinden itibaren tüm hisselerin ...' a devredilmesi üzerine tek ortaklı limited şirketi haline geldiği, kısa sürede büyüdüğünü,müvekkili ...'nın hisselerinin bir kısmını diğer müvekkili ...'ye devrettiğini ...'nin maddi yönden sıkıntıya girmesi üzerine hisselerini ...' a devrettiğini, müvekkili ...'ın, ... Şirketi yetkilisi olduğunu belirten Ramazan isimli şahıs aracılığıyla doktorluk unvanı bulunan davalı ... ile tanıştığını ve davalı da müvekkillerine ortak olmak isteyerek şirkete yurtdışı sermayeli yatırımcı ortak getireceğini taahhüt ettiğini, 14.11.2018 tarihinde şirketin yarı hissesini ...' a devrettiğini ve müvekkiller ile davalı ... arasında bir ortaklık kurulduğunu, daha sonra ...'ın taahhüdünü yerine getirmediğinden şirketin sıkıntıya girdiğini ve işlerini yürütemez hale geldiğini, resmiyette şirketin ..., ... ve ... olarak göründüğünü, davalı ...'in "benim şirketim var onu aktif hale getirelim" dediğini ve müvekkilleri ile davalı ... arasında sözlü bir adi ortaklık sözleşmesi kurulduğunu ve ... Dış Tic. Ltd Şti medikal firma haline getirildiğini, ... firmasının faaliyetleri ile ... firmasının faaliyetlerinin aynı veya birbirine benzer konularda olduğundan ... firmasında bulunan 900.000,00TL (Dokuz Yüz Bin Türk Lirası) tutarında tıbbi malzemeyi ... şirketinin envanterine aldıklarını ve bu tıbbi malzeme ile eşit oranda (her bir ortak için 300.000,00TL' lik tıbbi malzeme) katılım payı koyarak bu şekilde çalışmaya başladıklarını, yine her üç taraf da bunun dışında şirketteki iş ve işlemlerde emeklerini katılım payı olarak ortaya koyduklarını, önceki ... firmasının ortaklarından biri ... olarak gözüküyorsa da bu şirketin borçlandırıcı işlemlerinde atılan imzaların ali ve ...ya ait olduğundan borçlandırıcı işlemlerde ismen bilinen müvekkkilleri işlerlik kazandırmak istedikleri ... Sağlık şirketinin itibarı ve ticari güvenilirliği açısından resmi olarak ortak olmadıklarını, böylelikle müvekkillerindin emek, sermaye ve mesaileri ile aktif hale getirilen ... Sağlık şirketi sayesinde ortaklar tarafından hem ... firmasının borçlarının ödendiğini hem de tekrar kaliteli hizmet anlayışının sağlandığını, davalı şirketin işler hale getirilirken müvekkillerinin mal alım satım ve tüm yönetim işlerinde bulunmuş iseler de şirketin davalı ... (%99) ve onun gayri resmi eşi diğer davalı ... (%1) şirketin ortakları olarak gösterildiklerini ve müvekkillerinin de davalı şirkette sigortalı çalışan olarak gösterildiğini, davalı Khılola her ne kadar şeklen şirket ortağı olarak gözükse de şirkette hiçbir söz hakkına sahip olmadığını, aslen şirket ortağı olmadığını, müvekkilleri eşit pay sahibi oldukları ... şirketinde resmi olarak ortak gözükmemelerinin sebebinin ... firmasından kalan borçlar nedeniyle icralık olmaları olduğunu, adi ortaklık sözlşemesinin bir diğer konusu olarak ...'in doktor olması münasebetiyle tıbbi müdahale ve operasyonlar üzerine Beylikdüzü'nde bir muayenehane kurulduğunu, doktor olan ... tarafından gerekli tıbbi müdahaleler gerçekleştirilirken muayenehanenin kurulması ve mevcut çalışma düzeninin oluşturulması, operasyonel anlamda kullanılacak makinelerin alınması gibi tüm işlemlerde ortaklık çatısı altında kazanılan paralarla finanse edildiğini, sağlık turizmi çalışmaları kapsamında müvekkilleri tarafından yurt dışından tedavi görmesi planlanan hastaların muayenehaneye getirilmesi konusunda faaliyetler yürütüldüğünü, davalı ... tarafından alanı dışında hastalara müdahale edildiği yönünde bir takıp duyumlar ve bununla birlikte davalı hakkında birden fazla şikayet olduğu duyumları almaya başlandığını ve taraflar arasında tartışma ve ihtilaflar yaşandığını, davalı ile müvekkilleri arasında yapılan anlaşma kapsamından 3 yılı aşkın süredir adi sözleşme doğrultusunda ticari faaliyetlerin anıldığı gibi sürdüğünü, ancak davalı ...'ın kurulu ortaklığın gereklerini yerine getirmediği ve ortaklık yapısının bozulmasına neden olduğu tarihe kadar taraflar arasındaki sözleşme uyarınca müvekkillerine ödemeler yapılmış ise de 2022 yılı aralık ayından sonra davalı tarafından müvekkillerinin hak kazanmış olduğu miktarların ödenmediğini, anılan sebeplerle halihazırda bilindiği kadarıyla müvekkillerinin kendi emek, mesai ve paralarını ortaya koyarak davalı ... firmasına edindirmiş oldukları; Halihazırda ... şirketi bünyesinde bulunan 6.000.000,00TL (Altı Milyon Türk Lirası) değerinde Tıbbi implantın bedellerinin iadesi, (Haricen alınan duyumlara göre davalı tarafından bu malzemeler müvekkillerden kaçırılmak amacıyla İskenderun' daki bir depoya götürülmüştür. Kaldı ki; tüm ortakların telefonunda yüklü olan güvenlik kamera kayıtlarında da bu durum müvekkillerce tespit edilmiştir.) ... Şirketinin pazar payı, alınmış ihalelerin bedeli ve hastanelerden alacaklarının her bir ortak arasında paylaştırılmasını, bunların yanı sıra kişi başı 1.200.000,00 TL (Bir Milyon İki Yüz Bin Türk Lirası) olarak 2022 yılı kâr dağılımının müvekkillerine ödenmesini, ... firmasında bulunan ve ... firmasının kuruluşunda bu şirketin envanterine kaydedilen tıbbi malzemelerin tespiti ile bedellerinin iadesini, ... şirketindeki faaliyetlerinden ve şirketteki emek ve mesailerinden kaynaklı olarak ortaklara ödenmesi kararlaştırılan her bir ortak için aylık (20.000,00 TL)' nin 2022 aralık ayından itibaren müvekkillerine ödenmesini, müvekkillerinin ortaklık sermayelerinin, katılım paylarının davalılardan tahsilini, müvekkilleri tarafından davalı ...' a ait doktor muayenehanesine sağlık turizmi ile hasta portföyü sağlanmasından kaynaklı olarak her ay bu muayenehanedeki gelirin ortaklar arasında eşit paylaştırılması kararlaştırılan fakat 2022 yılı aralık ayı itibariyle ödenmeyen miktarların tespiti ile davalılardan tahsili, adi ortaklık sözleşmesi haklı nedenle feshedildiğinin tespitini, müvekkillerinin tehdit edilerek şirketten uzaklaştırıldığını, haricen edinilen bilgilere göre davalılar tarafından ... şirketindeki 6.000.000,00 TL değerindeki tıbbi malzemelerin müvekkillerinden kaçırılmak amacı ile İskenderun'daki bir depoya götürüldüğünü, bu nedenlerle davanın kabulüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalılar vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; davacıların tüm beyanları ve iddialarının gerçek dışı olduğunu müvekkillerinden tek kuruş alacaklarının olmadığını, davacıların haksız bir kazanç sağlama peşinde olduklarını taraflar arasında kurulan herhangi bir adi veya ticari ortaklık durumunun söz konusu olmadığını, davacılarca ... isimli firmadan müvekkillerinin şirketine getirilmiş bir tıbbi malzemenin söz okunu olmadığını, ... firmasında davacılardan ...'nun bir ortaklığının söz konusu olmadığını, davacıların ... firmasının battığını söylerken bir yandan da bu firmadan 900.000,00-TL değerinde tıbbi malzemeyi müvekkili şirkete getirdiklerini beyan ederek çelişkili beyanlarda bulunduklarını, müvekkilinin muayenehanesine davacılar tarafından getirilen herhangi bir hastanın bulunmadığını, gelen hastaların müvekkilinin uzmanlık alanındaki başarısına güvenerek bizzat kendileri gelen hastalar olduğunu, müvekkili şirket tarafından dava dışı ... firmasının bir kısım borçlarının ödenmiş olmasının davacıların ortak olmasından değil, müvekkil ...'ın evvelden bu şirket ile ortaklığının olması, müvekkili şirket ve müvekkili ...'ın haciz ihbarnameleri ile icra dosyalarına borçlu olarak eklenmeye çalışılacağından veya taahhüt edilen sermaye kadar müvekkili ...'in sorumlu olacağından dolayı olduğunu, müvekkillerinin bu icra tehditleri ile karşı karşıya kalmamak adına yapılan ödemelere ilişkin protokollere kendisini de ibra edilen olarak eklendiğini, davacıların evvelden müvekkili şirket bünyesinde sigortalı personel olarak çalışırken yapmış oldukları haksız ve hukuka aykırı işlemlerden dolayı iş akitlerine son verildiğini, davacıların 2022 yılında şirket çalışanı iken iş akitlerine son verildikten sonra işçi statüsünde olan çalışmalarını ortaklık olarak nitelendirmek gibi anlamsız bir çabaya giriştiklerini, davacıların müvekkillerinin yanında pazarlamacı şeklinde çalıştıklarını, ortalamanın üzerinden pirim ve maaş almalarının şirket ortağı olduğu anlamına gelmeyeceğini, müvekkili şirket bünyesindeki malların kaçırıldığı yönündeki iddialarının aksine, davacıların müvekkili şirket bünyesinde çalışırken şirkete ait olan para ve kıymetli evrakları kendi uhdelerine geçirdiklerini, şirket envanterinde bulunan tıbbi malzemeleri şirketin bilgisi dışında satarak elde edilen paraları da kendi hesaplarına geçirdiklerini belirterek davanın reddini talep etmiştir.Mahkeme,somut olayda; bu davanın konusunun yazılı olarak yapılmayan adi ortaklık kar payının tespiti ve tahsili, ortaklık sermaye bedeli olan tıbbi malzemelerin ortak başına düşen miktarın belirlenmesi ile tahsili, ortaklara ödenmesi gereken ancak ödenmeyen miktarın tespiti ile tahsili istemine yönelik adi ortaklığın feshi ve tasfiye istemine yönelik olduğu, adi ortaklığın ..., ... ve ... arasında gerçekleştiğinin iddia edildiği, davalı tarafın adi ortaklık ilişkisini kabul etmediği, taraflar hakkında görevsizlik kararı veren Mahkemece tacir araştırmasının yapıldığı, ...'nun esnaf kaydı olmadığı, ...ın esnaf kaydı olduğu, mesleğinin internet cafe olarak belirtildiği, ...'ın işletme hesabına göre defter tuttuğu, ticari kazanca ilişkin kar ile zararın 0,00 TL gösterildiği, davacıların ortak olarak bulundukları şirketin/ şirketlerin olduğunun ticaret sicil kayıtlarından anlaşıldığı, tek başına şirket ortağı olmanın ilgili kişinin tacir olduğu anlamına gelmediği, tacir araştırmasına ilişkin diğer kayıtların incelenmesinde davacıların ve davalıların tamamının tacir olduğunun tespit edilmediği dolayısı ile nisbi ticari dava yönünden aranan şartlar gerçekleşmediğinden adi ortaklığın feshi ve tasfiyesi istemine yönelik iş bu davada görevsizlik kararı veren Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olduğu değerlendirilerek karşı görevsizlik kararı verilmesi gerektiği gerekçesi ile; "1-Davacının davasının HMK 114/1-c maddesi kapsamında mahkemenin görevli olmaması sebebiyle HMK 115/2 maddesi gereğince USULDEN REDDİNE, 2-Mahkemenin görevsizliğine, görevli mahkemenin Büyükçekmece 6.Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu anlaşılmakla kararın kesinleşmesini müteakip 2 haftalık kesin süre içinde talep halinde dosyanın görevli Büyükçekmece 6.Asliye Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesine, 3-Belirtilen iki haftalık süre içinde talepte bulunulmaması veya süresinden sonra talepte bulunulması halinde mahkemece davanın açılmamış sayılmasına karar (ek karar) verileceğinin taraflarca bilinmesine, 4-Mahkeme kararı istinaf edilmeksizin kesinleştiğinde Büyükçekmece 6.Asliye Hukuk Mahkemesi ile mahkeme arasında olumsuz görev uyuşmazlığı oluştuğundan görev hususunun halli için dosyanın İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ilgili Hukuk Dairesi'ne gönderilmesine" karar vermiştir. Kararı davacılar vekili istinaf etmiştir.İstinaf dilekçesinde; davacı müvekkiller tarafından adi ortaklık dolayısıyla davalı ... Dış Ticaret Limited Şirketi ve davalı ... adına kayıtlı gözüken doktor muayenehanesinin gelirlerine ilişkin her yıl her bir müvekkili için dağıtımı yapılması gereken fakat 2022 yılı için müvekkillerince ödenmeyen kâr paylarının tespiti ile davalılardan tahsili, önceden artı trend firmasında bulunurken belinda firmasının envanterine kaydedilen ve ortaklık sermayesi olan tıbbi malzemelerin bedellerinin her bir müvekkilinin payına düşen miktarların tespiti ile davalılardan tahsili, yine ... şirketindeki faaliyetlerinden, şirketteki emek ve mesailerinden kaynaklı olarak her ay her bir ortak için ödenmesi kararlaştırılan fakat 2022 yılı aralık ayı itibariyle günümüze kadar ödenmeyen aylık 20.000,00tl' nin ve ayrıca müvekkilleri tarafından davalı ...' a ait doktor muayenehanesine sağlık turizmi ile hasta portföyü sağlanmasından kaynaklı olarak her ay bu muayenehanedeki gelirin ortaklar arasında eşit paylaştırılması kararlaştırılan fakat 2022 yılı aralık ayı itibariyle günümüze kadar ödenmeyen miktarların tespiti ile davalılardan tahsili talebi ile 07.02.2023 tarihinde Büyükçekmece 6.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2023/55 Esas sayılı dosyasında davayı açtıklarını,Büyükçekmece 6. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2023/55 Esas sayılı dosyasında 18/12/2023 tarihinde karar verilmiş olup, anılan kararda; "1- Dava dilekçesinin görev yönünden reddine, mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, 2- Kararın kesinleşmesinden itibaren iki hafta içerisinde talep edilmesi halinde dosyanın görevli Bakırköy Asliye Ticaret Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE," denildiği, Büyükçekmece Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından görevsizlik kararı verilmesi üzerine yasal süresi içerisinde dava dosyasının Bakırköy Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesi talep edildiğinden dava dosyasının Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2024/146 Esas sayılı dosyasına kaydı yapıldığı,Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2024/146 Esas sayılı dosyasında ise duruşma açılmaksızın 19/02/2024 tarihinde görevsizlik kararı verilmekle dava dosyasına bakmakla görevli olan mahkemenin Büyükçekmece Asliye Hukuk Mahkemesi olduğuna karar verildiğini,ortaya çıkan olumsuz görev uyuşmazlığı sebebiyle yargılamanın salahiyeti için görevli ve yetkili mahkemenin İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi tarafından tespit edilmesi gerektiğini belirterek kararı istinaf ettiklerini beyan etmiştir. 6100 sayılı HMK'nun 355 md gereğince, istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan incelemeye göre; Dava, adi ortaklıktan kaynaklı kar payı tespit ve tahsili ile adi ortaklığın fesih ve tasfiye talebine yöneliktir. Büyükçekmece Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından görevli mahkemenin Bakırköy Asliye Ticaret Mahkemesi olduğundan bahisle görevsizlik kararı verildiği,Bakırköy Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından ise karşı görevsizlik kararı verildiği,karşı görevsizlik kararının davacı tarafça istinaf edildiği anlaşılmıştır. Davalı ... ile diğer davalı ...'nın diğer davalı davalı ... Dış Ticaret Limited Şirketinin kurucusu ve ortağı olduğu,davacıların da tacir olup olmadıklarının araştırıldığı görülmüştür. Büyükçekmece 6. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2023/55 Esas sayılı dosyasında; ..., ... tarafından davalı ..., ... ve ... Dış Ticaret Limited Şirketi aleyhine alacak istemli açılan davada, davacı ...'nun ve davalı ... Limited şirketinin tacir ve ticari şirket olup her iki tarafın da tacir olduğu dolayısıyla davanın nisbi ticari dava niteliği taşıdığı, adi ortaklık iddiasının limited şirket üzerinden elde edilen kazancın paylaşılmasına ilişkin olduğu ve nisbi ticari dava niteliği taşıdığı gerekçesi ile davnın görevsizlik nedeniyle usulden reddine ve dosyanın görevli ve yetkili olan Bakırköy Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiş isede,davadaki tarafların tamamının tacir olmadığı,davalı ... ile diğer davalı ...'nın diğer davalı davalı ... Dış Ticaret Limited Şirketinin kurucusu ve ortağı olduğu belirlenmiştir. Dava, adi ortaklığın fesih ve tasfiyesi taleplerine ilişkindir. Bilindiği üzere, adi ortaklık; iki yada daha fazla kişinin emeklerini ve mallarını ortak bir amaca erişmek üzere birleştirmeyi üstlendikleri sözleşmedir. (TBK. 620/1 md.) Diğer bir anlatımla, adi ortaklık; birbirini tanıyan, birbirlerinin kabiliyet ve şahsiyetlerine güvenen, eşit ve aynı durumda olan gerçek veya tüzel kişilerin, müşterek amacın gerçekleştirilmesini sağlayacak vasıtaları (sermaye paylarını veya emeklerini) ortaklığa getirme konusunda karşılıklı ve uygun irade beyanlarının birbirine ulaşmasıyla teşkil eden bir kişi topluluğudur. Eldeki dava, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun yürürlüğe girdiği 01.07.2012 tarihinden sonra, 14.01.2018 tarihinde açılmıştır. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 4. maddesine göre; bir davanın ticari dava sayılması için uyuşmazlık konusu işin, taraflarının her ikisinin birden ticari işletmesiyle ilgili olması ya da tarafların tacir olup olmadıklarına veya işin tarafların ticari işletmesiyle ilgili olup olmamasına bakılmaksızın Türk Ticaret Kanunu veya diğer kanunlarda o davaya Asliye Ticaret Mahkemesi'nin bakacağı yönünde düzenleme olmalıdır. Yine, 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Zira, Türk Ticaret Kanunu, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. 6335 sayılı Kanun'un 2. maddesi ile değişik 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5. maddesi uyarınca, ticari davalar Asliye Ticaret Mahkemelerince görülerek karara bağlanır. Diğer taraftan aynı madde gereğince, Asliye Ticaret Mahkemeleri ile diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki (6762 Sayılı Türk Ticaret Kanunu’ndan ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 6335 sayılı Kanunla yapılan değişiklikten önceki halinden farklı olarak) iş bölümü ilişkisi değil, görev ilişkisidir. Göreve ilişkin düzenlemeler, HMK 1. maddesi uyarınca kamu düzenine ilişkin olduğundan, mahkemelerce resen dikkate alınması gerekmektedir. Yapılan bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; davacı ile davalı gerçek kişiler "tacir" sıfatını taşımamaktadır. Uyuşmazlık, taraflar arasındaki adi ortaklığın fesih ve tasfiyesi istemine ilişkindir. Ayrıca, tarafların tamamının tacir olduğuna dair bir bilgiye dosya içerisinde rastlanılamamıştır. Bununla birlikte emsal Yargıtay kararlarında "Sadece şirket ortağı olmak tacir sayılmak için yeterli değildir " vurgusu yapıldığı gözetildiğinden, davalı ... ile diğer davalı ...'nın diğer davalı ... Dış Ticaret Limited Şirketinin kurucusu ve ortağı olması bu kişilerin tacir olarak kabulünü gerektirmeyecektir. Hal böyle olunca, tarafların tamamı yönünden TTK 5.maddesi uyarınca ticari dava için, tacir olması koşulunun oluşmadığı, davanın TTK 4.maddesinde sayılan mutlak ticari dava niteliğinde olmadığı anlaşılmakla, ; davanın ticari dava niteliğinde bulunmadığı gözetilerek, davada görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğuna ilişkin Bakırköy Asliye Ticaret Mahkemesince verilen görevsizlik kararı usul ve hukuka uygun bulunmuştur. Ayrıca karşı görevsizlik kararı istinaf öncesi kesinleşmediğinden merci tayini incelemesi yapılması gerekmediğinden, sadece karşı görevsizlik kararının istinaf incelemesi yapılmıştır. Bu itibarla, Bakırköy Asliye Ticaret Mahkemesince verilen karşı görevsizlik kararında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesi bakımından usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre davacıların istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine karar verilmesi gerekmiştir.
K A R A R: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Davacıların istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine, Davacılardan alınması gereken 427,60 TL karar ve ilam harcı peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına, İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa karar kesin olmakla istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine, Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.18/09/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:34:32