Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
bam
2024/2358
2024/2249
17 Eylül 2024
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
3. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO: 2024/2358
KARAR NO: 2024/2249
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 29/07/2024
NUMARASI: 2024/316 D.İş - 2024/325 K
DAVANIN KONUSU: İhtiyati Haciz
KARAR TARİHİ: 17/09/2024
Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak,ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle, dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İhtiyati haciz talep eden alacaklı vekili dava dilekçesinde; Müvekkili kurum ekip- lerince yapılan kontroller sonucu, karşı tarafın işletmekte olduğu otel binasındaki elektrik tesisatında dağıtım sistemine müdahale edildiği, 4 adet elektrik sayacının devre dışı bırakıldığı, bu suretle harici hat vasıtasıyla, tüketim miktarının ölçülmesini engelleyecek şekilde Enerji Piyasası Tüketici Hiz- metleri Yönetmeliği Madde 42/1(b) hükmü gereğince kaçak elektrik tüketimi gerçekleştirildiği tespit edilmekle otel işletmesi ve yetkilisine karşı 4 elektrik sayacı için ..., ..., ... ve ... nolu kaçak tespit tutanaklarının düzenlendiğini, ... seri nolu tutanak gereğince 2.269.630,84 TL, ... seri nolu tutanak gereğince 2.270.340,52 TL, ... seri nolu tutanak gereğince 2.269.458,99 TL ve ... seri nolu tutanak gereğince 1.743.865,99 TL olmak üzere toplamda 8.553.296,34 TL kaçak elektrik tüketim bedeli ve ek tahakkuk faturası düzenlendiğini, müvekkili kurumun yapmış olduğu tahakkuklandırmaların değerlendirilmesi için Elektrik Mühendisi Uzman Bilirkişi ...'dan mütalaa alındığını, müvekkili kurumun yapmış olduğu hesaplamaların EPTHY uygun olduğu tespit edilerek raporun düzenlendiğini, ilgili faturalar son ödeme tarihinde ödenmediğinden karşı taraf aleyhine İstanbul ... İcra Dairesi'nin ..., ..., ..., ... Esas sayılı dosyalar ile icra takibine geçildiğini, kaçak elektrik kullanımının tespit edildiği esnada müvekkili kurum yetkilerince video kaydının alındığını, ilgili video kaydında davalı tarafın kaçak elektrik kullanımının ve kurmuş olduğu harici hat düzeneğinin açıkça gözüktüğünü beyanla; borçluların söz konusu takipteki borca yeter miktardaki menkul, gayrimen- kulleri ile 3. Şahıslardaki hak ve alacaklarının haczi ve menkullerin muhafazası için öncelikle teminatsız olarak, Mahkemenin aksi kanaatte ise olması halinde Mahkemece takdir edilecek olan teminatın yatırılması karşılığında ihtiyaten haczine karar verilmesini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesi'nce: "Dosya kapsamında ibraz edilen deliller ile alacağın varlık ve miktarının yargılamayı gerektirdiği, ihtiyati haciz talep eden alacaklı tarafından dosyaya sunulmuş olan delillerin alacağın varlığını yaklaşık olarak ispata yeterli olmadığı ,İİK 258. Maddesi uyarınca bu aşamada yasal koşulların oluşmadığı ve yargılama gerektiği" gerekçesiyle " İHTİYATİ HACİZ TALEBİNİN REDDİNE" karar verilmiştir.
İstinaf Başvurusu: Karar ihtiyati haciz talep eden alacaklı vekili tarafından istinaf edilmiştir. İhtiyati haciz talep eden alacaklı vekili istinaf dilekçesinde: karşı tarafın dava konusu mahalde kaçak elektrik kullanımının düzenlenen tutanaklar ve video görüntüsü ile kayıt altına alındığını, tutanaklar gereğince tahakkuk olanan kaçak tüketim bedeli ve ek tahakkuka ilişkin fatura- ların son deme tarihinde ödenmediğini, karşı tarafın kaçak tüketime devam ettiğini, söz konusu fatu- ralara dayalı olarak İstanbul ... İcra Dairesi'nin ..., ..., ..., ... Esas sayılı dosyalaı üzerinden başlatılan takiplere itiraz edildiğini, borçlunun mal kaçırma hazırlığında bulunduğunu ve alacağın sürüncemede kaldığını, yaklaşık ispatın sağlandığını, Yargıtay 3. HD'nin 2024/83 E. 2024/1218 K. Nolu 25.03.2024 tarihli ilamında da vurgulandığı üzere ihtiyati haciz koşullarının oluştuğu kanaatine varan mahkemenin ölçülülük ilkesine uygun düşecek şekilde ihtiyati haciz kararı verebileceğini beyanla ihtiyati haciz talebinin reddine dair kararın kaldırılmasını istemiştir. İstinaf sebepleri ve 6100 sayılı HMK'nun 355 md. ile sınırlı olarak yapılan incelemeye göre; Dava değişik iş yoluyla ileri sürülen ihtiyati haciz talebine ilişkin olup alacaklı vekili kaçak elektrik tüketiminden kaynaklanan alacağı güvence altına almak amacıyla ihtiyati haciz talep etmektedir. Mahkemece ihtiyati haciz talebi reddedilmiş ve bu karar istinafa getirilmiş olmakla bu aşamada uyuşmazlık ihtiyati haciz koşullarının oluşup oluşmadığı ve yaklaşık ispatın sağlanıp sağlan- madığı noktasındadır.2004 sayılı Kanun’un “İhtiyati Haciz Şartları” kenar başlıklı 257.maddesi şöyledir: Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklariyle diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir.Vadesi gelmemiş borçtan dolayı yalnız aşağıdaki hallerde ihtiyati haciz istenebilir: 1.Borçlunun muayyen yerleşim yeri yoksa; 2.Borçlu taahhütlerinden kurtulmak maksadiyle mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisi kaçmağa hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlâl eden hileli işlemlerde bulunursa; Bu suretle ihtiyati haciz konulursa borç yalnız borçlu hakkında muacceliyet kesbeder.”, Aynı Kanun’un “İhtiyati Haciz Kararı” kenar başlıklı 258. maddesi; “İhtiyati hacze 50 nci maddeye göre yetkili mahkeme tarafından karar verilir. Alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeğe mecburdur. Mahkeme iki tarafı dinleyip dinlememekte serbesttir. İhtiyati haciz talebinin reddi kararı gerekçeli olarak verilir ve bu karara karşı istinaf yoluna başvurulabilir. Yüzüne karşı aleyhinde ihtiyati haciz kararı verilen taraf da istinaf yoluna başvurabilir. Bölge adliye mahkemesi bu başvuruları öncelikle inceler ve verdiği karar kesindir.” hükmünü içermektedir. 6100 sayılı Kanun’un “İhtiyati Tedbir Talebi” kenar başlıklı 390. maddesinin (3) numaralı fıkrası; “Tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır.” hükmünü içermektedir. Anılan maddenin gerekçesinin yaklaşık ispata ilişkin bölümü ise şöyledir; “...Geçici hukukî koruma yargılamasını, asıl hukukî korumadan ayıran diğer bir özellik ispat ölçüsü bakımın- dadır. Kanunda açıkça öngörülmemişse ya da işin niteliği gerekli kılmıyorsa, bir davada (normal bir yargılamada) yaklaşık ispat değil, tam ispat aranır. Çünkü, hâkim, mevcut ispat ve delil kuralları çerçevesinde, tarafların iddia ettiği bir vakıa konusunda tam bir kanaate varmadan o vakıayı doğru kabul edemez. Örneğin, bir alacak davasında taraflardan biri bir sözleşmenin varlığına dayanıyorsa, hâkim bu sözleşmenin varlığı konusunda (mevcut ispat yükü ve delil kuralları çerçevesinde) tam bir kanaate sahip olmalıdır. Yani, zayıf veya kuvvetli bir ihtimal, karar vermek için yeterli değildir. Söz- leşmenin varlığı konusunda tam kanaat uyanmazsa, o zaman, ispat yükü kendine düşen tarafın aleyhine bir karar verilmesi gerekir. Ancak, kanun koyucu, bazen ya doğrudan kendisi düzenleme yaparak ya da işin niteliği ve olayın özelliği gereği hâkime, bu durumu belirterek, ispat ölçüsünü düşürme imkânı vermiştir. Bu düşürülmüş ispat ölçüsü çerçevesinde, tam kanaat değil, kuvvetle muhtemel, yaklaşık bir kanaat yeterli görülmektedir. Doktrinde bu yön, karar verilmesi için tam ispat ölçüsü yerine yaklaşık ispat ölçüsü olarak ifade edilmektedir. Ancak, yaklaşık ispatla yetinilmiş ol- ması, ispatın aranmayacağı ya da ispat kurallarının tamamen dışına çıkılacağı anlamına gelmez. Bir taraf iddiasını mahkeme önüne ne kadar inandırıcı şekilde getirirse getirsin, bu sadece bir iddiadan ibarettir. İddia edilen vakıanın sabit yani doğru kabul edilebilmesi için, ispat yükü üzerine düşen tara- fın, bunu kanundaki delil sistemi içinde yine kanunun aradığı ispat ölçüsü çerçevesinde ispat etmesi gerekir. Tam ispatın arandığı durumlarda, bu ölçü tereddütsüz ortaya konmalıdır. Yaklaşık ispat durumunda ise hâkim o iddianın ağırlıklı ihtimal olarak doğru olduğunu kabul etmekle birlikte, zayıf bir ihtimal de olsa, aksinin mümkün olduğu ihtimalini göz ardı etmez. Bu sebepledir ki, genelde geçici hukukî korumalara özelde ihtiyatî tedbire ve ihtiyatî hacze karar verilirken, haksız olma ihtimali de dikkate alınarak talepte bulunandan teminat alınması öngörülmüştür. Geçici hukukî korumalarda, bazen karşı tarafın dinlenmemesi, tüm delillerin ayrıntılı bir biçimde incelenmesine yeterli zamanın olmaması gibi sebeplerle, yaklaşık ispat yeterli görülmüştür. Bu çerçevede, aslında ispat ölçüsü bakımından bir yenilik getirilmemekle birlikte, “yaklaşık ispat” kavramı kullanılarak, doktrinde kabul gören ifade Tasarıya alınmış, ayrıca burada hem tam ispatın aranmadığı belirtilmiş hem de basit bir iddianın yeterli olmadığı vurgulanmak istenmiştir.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 204. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca; "İlgililerin beyanına dayanılarak noterlerin tasdik ettikleri senetlerle diğer yetkili memurların görevleri içinde usulüne uygun olarak düzenledikleri belgeler, aksi ispatlanıncaya kadar kesin delil sayılırlar." Özel hukuk tüzel kişisi olan talep eden şirkette hizmet akdiyle çalışan görevliler tarafından düzenlenen kaçak tespit tutanaklarının, 6100 sayılı Kanun'un 204 üncü maddesinin ikinci fıkrasında sayılan belgelerden olmadığı tartışmasızdır. Eş söyleyişle, kaçak elektrik tutanağı, aksi sabit oluncaya kadar geçerli belgelerden değildir (Y.3.HD 2021/4894 E., 2021/10580 K.; 2022/8164 E-2023/954 sayılı ilamları da aynı yöndedir.). Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 25.03.2024 tarih ve 2024/83 Esas, 2024/1218 Karar sayılı ilamında gerekçeleri belirtilmek suretiyle kaçak elektrik tutanaklarının aksi sabit oluncaya dek geçerli belgelerden olmadığı, kaçak elektrik enerjisi tüketiminin tespit edilmesinde, ilgili tüzel kişinin tespitini doğru bulgu ve belgelere dayandırması ve tüketici haklarının ihlal edilmemesinin esas olduğu, ispat yükünün kaçak elektrik kullandığı yönündeki tespite dayanarak davaya konu bedeli talep eden şirkete ait olduğu, kaçak elektrik kullanımının çeşitli yöntemlerle yapılabilmesi nedeniyle tespit işlemleri için farklı usuller ve buna bağlı olarak yapılacak çeşitli işlemler öngörüldüğünden her uyuşmazlıkta somut olayın özellikleri ile bildirilen delillerin ayrı ayrı değerlendirilmesi gerektiği, kaçak elektrik kullandığı tespiti üzerine ilgili mevzuat uyarınca tahakkuk ettirilen faturalar nedeniyle yapılan ihtiyati haciz başvurularında; somut olayın özellikleri ile bildirilen delillerden, alacağın ve 2004 sayılı Kanun’un 257 ve devamı maddelerinde öngörülen ihtiyati haciz koşullarının varlığı kanaatine varan mahkemenin, ölçülülük ilkesine uygun düşecek şekilde ihtiyati haciz kararı verebileceğini belirtmiştir.Yukarıda belirtilmiş olduğu üzere, haksız fiile dayalı davalarda alacağın haksız fiil tarihinde muaccel olacağı nedeniyle koşulları bulunması halinde ölçülülük ilkeleri de nazara alınarak talep edilen alacağın tamamı üzerine olmasa da bir miktar alacak için ihtiyati haciz kararı verilebileceği tartışmasızdır.Somut uyuşmazlıkta ; Elektrik dağıtım şirketi olan ... kaçak tespit tutanaklarına dayanarak yaptığı hesaplama kapsamında tahakkuk eden fatura alacağına dayalı talepte bulunmaktadır. 1-... ekiplerince yapılan kontroller sonucu, karşı tarafın işletmekte olduğu otel binasında bulunan elektrik tesisatında dağıtım sistemine müdahale edildiği, 4 adet elektrik sayacının devre dışı bırakıldığı, harici hat vasıtasıyla, tüketim miktarının ölçülmesini engelleyecek elektrik tüketimi gerçek- leştirildiği tespit edilmekle otel işletmesi ve yetkilisine karşı 4 elektrik sayacı için ..., ..., ... ve ... nolu kaçak tespit tutanaklarının düzenlendiği, bu tutanaklara dayalı olarak toplam 8.553.296,34 TL tutarında kaçak elektrik tüketim bedeli ve ek tahakkuk faturası düzenlendiği, ilgili faturalar son ödeme tarihinde ödenmediğinden karşı taraf aleyhine İstanbul ... İcra Dairesi'nin ..., ..., ..., ... Esas sayılı dosyalar ile icra takibine geçildiği, 2- Borçluların icra dosyalarına sundukları dilekçeler ile : "Alacaklı görünen tarafa bir borcumuz yoktur. Bu nedenle takibe, borca, asıl alacağa, ödeme emrine, faize, faiz başlangıç tarihine, KDV'sine, gecikme zammına, faiz oranına, işlemiş faize ve tüm ferilerine açıkça itiraz ediyoruz." şeklinde itirazda bulundukları , fiili kullanım yönünden bir itiraz ileri sürmedikleri anlaşılmaktadır. 3- Davacı tarafından sunulan kaçak tespit tutanakları borçlu veye temsilcisinin huzu- runda düzenlenmiş, tutanak altına " imzadan imtina" açıklaması yazılmıştır.Sonuçta bu tutanağa dayalı tutanak ve faturaların, video görüntüsü ve uzman görüşünün takdiri delil niteliğinde olduğu, gerek kaçak kullanım türü ve yerinin niteliği, süresi, hesaplamada esas alınacak diğer unsurların ispat yükünün davacı üzerinde olduğu noktasında duraksama yoktur. İİK'nın 258/1. maddesi hükmüne göre ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için mahke- menin ''alacağın varlığı hakkında kanaat edinmiş olması'' yeterli olduğu hususu yukarıda açıklanmış olup takiplere konu alacağın varlığı ve miktarının yargılama aşamasında sunulan deliller ve bilirkişi raporuyla belirleneceği de tartışmasızdır.Ancak, borçlu şirketin aboneliği kapsamında tesisatta bulunan sayacın korunması ile yükümlü olduğu, dosya kapsamına göre borçlu tarafın kullanımında bulunan dört adet sayacın devre dışı bırakıldığı, harici hat ile kaçak elektrik kullanıldığına dair yaklaşık ispat sağlanmıştır. Alacak muaccel olup rehin ile temin edilmediği anlaşılmakla , davalı şirket yönünden ihtiyati haciz talebinin kabulü, tutanak tarihinde şirketin yönetici olup olmadığı hususunda bilgi ve belge bulunmayan diğer davalı yönünden ise ihtiyati haciz talebinin reddi gerekmektedir.Hal böyle iken, her iki davalı yönünden ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmesi isabetsiz olmuştur. Açıklanan nedenlerle, İhtiyati Haciz Talep eden ...'ın istinaf talebinin kabulüyle HMK 353/1-b-2 maddesi gereğince kararın kaldırılmasına, tespit edilen eksiklik yargılama gerektirmediğinden yeniden esas hakkında aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
K A R A R: Yukarıda açıklanan nedenlerle; A- İhtiyati Haciz Talep eden ...'ın istinaf talebinin kabulüyle HMK 353/1-b-2 maddesi gereğince karar kaldırılarak yeniden esas hakkında; 1- Borçlu ... yönünden ihtiyati haciz talebinin reddine, 2- Borçlu ... Limited Şirketi yönünden ihtiyati haciz talebinin kabulüne, borçlunun 8.553.296,34 TL tutarındaki taşınır, taşınmaz malvarlığı ile 3. kişilerdeki hak ve alacakları üzerine ihtiyati haciz konulmasına, - %15 teminat alınmasına karar verilmesine, İstinaf incelemesiyle ilgili olarak ; Peşin alınan istinaf karar harcının, istinaf edene isteği halinde ilk derece mahkemesince iadesine, İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa, karar kesin olmakla istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine, Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK 362/1-f maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 17/09/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:34:32