Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
bam
2023/3242
2024/2242
17 Eylül 2024
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
3. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO: 2023/3242
KARAR NO: 2024/2242
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 20/06/2023
NUMARASI: 2022/703 E - 2023/533 K
DAVANIN KONUSU: Tazminat
KARAR TARİHİ: 17/09/2024
Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle, dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle ; müvekkiline ait ... plakalı 2019 Model ... markalı aracını ... yetkili servisi olan davalı ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'ne, araç 39.853 km de iken 40.000 km servis bakımı yaptırmak üzere 21.05.2021 tarihinde bıraktığını, 22.05.2021 tarihinde de aracı teslim aldığını, araç servisten çıkarılıp yola çıkıldıktan birkaç km sonra aracın turbosundan gelen ötme sesi nedeniyle araç yol kenarına park edilerek kullanılmadığını, bu durum davalı servisi arayarak iletildiğini, sonrasında aracın bulunduğu yere davalı servis tarafından çekici gönderilerek aracın servise geri götürüldüğünü, serviste yapılan incelemelerde aracın rutin servis bakımı yapılırken yağ tıpasının gevşek bırakıldığı bu nedenle de araç motor yağının boşaldığı ve aracın yağsız çalışması nedeniyle motorun kullanılamaz hale geldiğinin tespit edildiğini, servis kusuruyla meydana gelen bu durum sonucunda servisin hatasını kabul ederek aracın motorunu değiştirdiğini, müvekkilinden herhangi bir ücret de talep edilmemişse de araç 24.06.2021 tarihinde servisten çıkmış olup daha 2 yıllık bir araçta motor değişimi yapılması nedeniyle araçta değer kaybı olduğunu,müvekkilinin aracında meydana gelen hasarın ve buna bağlı olarak oluşan değer kaybının TBK, ilgili hükümler çerçevesinde ve özellikle gerçekten oluşan zararın araçta meydana getirdiği reel değer kaybına göre hesaplama yapılması gerektiğini, müvekkilinin delil tespiti dosyasında alınan bilirkişi raporunda mevcut sorunun devam ettiğinin tespit edilmesi üzerine bu durumu davalı servise bildirdiğini, araç tekrar davalı servise 30.06.2021 tarihinde götürüldüğünü, 12.07.2021 tarihine kadar aracın serviste kaldığını, araç serviste kaldığı süreçte müvekkilinin aracı kullanamadığını, zarara uğradığını, davalı tarafın kusuru ile müvekkiline ait araçta meydana gelen hasar sonucu; HMK 109. Maddesi gereğince şimdilik; 50,00 TL kazanç kaybı bedeli ve 50,00 TL değer kaybı bedeli olmak üzere toplam 100,00 TL’nin olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsilini, İstanbul Anadolu 19. Sulh Hukuk Mahkemesi 2021/105 Değişik iş delil tespit dosyasında yapılan yargılama giderininde temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.Talep Arttırımı; Davacı vekilince yargılama sırasında verilen dilekçe ile,dava dilekçesindeki talepler, Kazanç Kaybı alacağı 16.400-TL artırarak 16.450-TL,Değer Kaybı alacağı 11.950-TL artırarak 12.000-TL'ye yütseltilmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde ; 21.05.2021 tarihinde 40.000 periyodik bakımı için şirkete getirdiğini, müvekkili şirket tarafından 40.000 periyodik bakımı yapılırken aracın daha önce 10.000- 20.000 -30.000 periyodik bakımlarının yapılmadığının tespit edildiğini, müvekkili tarafından üzerine düşen sorumlulukları yerine getirdiğini, aracın arıza yaptığı yönünde müvekkili şirkete ulaşması sonucu çekici ile araç tekrar müvekkili şirkete getirildiğini, müvekkili şirketin ustaları tarafından aracın liftle kaldırılarak kontrolünün sağlanması sırasında motorda ciddi zarar olduğu tespit edildiğini, araç basınç uyarısı vermesine rağmen, davacı tarafından kullanılmaya devam edildiği ve motorun sesinin normalden farklı şekilde değiştiği ve motorun çok fazla zarara uğradığı müvekkili şirket çalışanları tarfından tespit edildiğini, tüm bunlara rağmen asla kabul anlamına gelmemek üzere, müvekkili şirket tarafından aracın motorunun altında bulunan yağ filtre kapağının yerinde olmadığı görüldüğünü, bu şekilde araç kullanımı nedeniyle motor değiştirilmesi gerektiği tespit edilerek motorun yenisiyle değişimi amacıyla sandık turbo motor (SİFİR) temini içi başvurduğunu, aracın sürücü tarafından motor altının sürtmek suretiyle motor kapağını kaybetmesi sonucu meydana gelen motor kaybı için hiç düşünmeden iyi niyet gösterilerek müvekkil şirketin sigortalısı olan ... Sigorta'ya başvurulduğunu, ancak aracın bakımlarının yapılmadığı göz önüne alınarak sigorta poliçesi kapsamında olmadığından taleplerinin reddedildiğini, 56.821,62 TL bedelinde (sıfır) motor değişimi yapılarak araç 18.06.2021 tarihinde davacı müşteriye teslim alınması için bildirildiğini, davacı tarafından araç 24.06.2021 tarihinde teslim alındığını, davacı müşteri yenilenen motor faturasını ödememek için de iş bu davayı ikame ettiğini, müvekkili şirket tarafından 30.06.2021 tarihli 56,821,62-TL bedelli fatura düzenlendiğini, karşı yanca işbu faturaya herhangi bir itiraz edilmediğini,tesbit raporundaki hesaplamanın kabul edilemeyeceğini,raporda sadece motor değişim sonrası bedel belirlenmesi yolu tercih edildiğini, değer kaybı değil değer artışı söz konusu olduğunu, araç servise 40.000,00 bakım için geldiğinde ertesi gün bakımı yapılarak teslim edildiğini, ikinci kez servise gelmesinde müvekkili şirketin bir kusuru olmadığını, sıfır motor değişimi ve motorun bekleme süresi boyunca talep edilen kazanç kaybından yine müvekkilinin sorumlu tutulmamasının gerektiğini beyanla , davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonunda; Davanın KABULÜNE, 16.450,00 TL kazanç kaybı bedelinin ve 12.000,00 TL değer kaybı bedelinin 12/07/2021 tarihinden itibaren avans faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, karar verilmiştir. Mahkemece verilen kararı,davalı vekili istinaf etmiştir.Davalı vekilince verilen istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davacı arasında imzalanmış herhangi bir eser sözleşmesi bulunmadığı, davacı tarafından dava dilekçesi ekinde eser sözleşmesi kurulduğuna dair yazılı bir delil de sunulamadığı, diğer yandan 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 5/a maddesi gereğince huzurdaki davanın dava şartı yokluğundan usulden reddi gerekmekte iken, ilk derece mahkemesi tarafından bu yönde inceleme yapılmadığı, Esas yönünden ise; 01.02.2023 tarihli bilirkişi raporuna itiraz edilmiş ve yeni bir bilirkişiden rapor alınması talep edilmişse de; mahkeme tarafından itirazların göz önüne alınmayarak aynı bilirkişiden ek rapor alındığı, bilirkişi tarafından ise, kök raporda hiçbir değişikliğe yer verilmeyerek ek rapor tanzim edildiği, bu hususa ilişkin olarak ise, ek rapora da itiraz edilmişse de, itirazları değerlendirilmeye alınmayarak sadece tek bir bilirkişi raporuna istinaden hüküm kurulduğu, ilk derece mahkemesinin tek bilirkişinin görüşüne istinaden hüküm kurmasının hukuka aykırı olduğu, 16.12.2022 tarihinde yapılan keşif sırasında araç sağlam ve çalışabilir bir şekilde İstanbul Anadolu Adliyesinin otoparkına getirilmiş ve bilirkişi tarafından yapılan incelme sırasında araçta herhangi bir hasar olmadığının görüşmüş olduğu, öyle ki, aracın şoför vasıtası ile tekrar çalıştırılmış ve bir yağ kaçığının olup olmadığı tespiti dahi yapılmış olduğu, bilirkişinin rapora itirazları üzerine "motor-onarım-bakım esnasında karter yağ boşaltım tıpasının gevşek takılması ile yetersiz işçiliğin sebep olduğu" şeklinde değerlendirmede bulunduğunu, işbu beyanlara tamamen davacı yanın dilekçesinde öne sürdüğü asılsız iddialar üzerine yer verildiği, bilirkişi tarafından yeterli inceleme yapılmamış olup, eksik rapor tanzim edilmiş ve ilk derece mahkemesi tarafından işbu rapora istinaden hüküm kurulmasının hukuka aykırılık oluşturduğu, dosyada onarım sebebiyle yağ tıpasının gevşek takıldığı bilgisi yer alan bir belge bulunmadığı, kaldı ki; bu hususun ispata muhtaç bir durum olup, ancak tanık ile ispatlanabilirliği mevcut iken, dosyadan dinlenen hiçbir tanığın yağ tıpasının gevşek bırakıldığını görgüye dayalı olarak yer vermediği, öncelikle tarafların kusur oranlarının belirlemesi yoluna gidilmesi gerekirken, aracın 40.000 km ye kadar hiçbir bakımının yapılmadığı ve aracın zaten sorunlu bir araç olduğu ve aracın teslim edilmesinden sonra davacı çalışanları tarafından kötü kullanım ve acil ikaz ışığının yanmasına rağmen kullanılması ve motorun zorlanması tespitlerine hiçbir şekilde yer verilmeyerek hatalı ve hukuka aykırı rapor tanzim edildiği,kabul anlamına gelmemekle birlikte, kazanç kaybı hatalı hesaplanmış olup, ilk derece mahkemesi tarafından işbu yöndeki itirazların reddedildiği, aracın ikinci kez servise gelmesinde müvekkili şirketin herhangi bir kusuru bulunmaması üzerine ticari kazanç kaybı taleplerinn reddi gerektiği, covid -19 salgının tüm ülkede ve dünyada yaygınlık göstermesi sonucu ekonomik ve ticari hayatta piyasa sirkülasyonunu değiştirmesi, araç fiyatları üzerinde ciddi dalgalanmalar meydana gelmesi ve akabinde çip üretiminin azalması sonucu davacı yanın aracı için talep edilen motorun geç temin edildiği, iş bu durumun müvekkili şirket çalışanları tarafından özellikle davacı yana izahatının yapılmış olmasına rağmen, huzurdaki dosya ile kazanç kaybı istenilmesinin kötüniyet teşkil ettiği, zira, müvekkili şirket çalışanları tarafından 18.06.2021 tarihinde davacı müşteriye aracın teslim alınması için bildirilmişse de, davacı tarafından aracın 24.06.2021 tarihinde teslim alındığı,kazanç kaybı talebinin son derece haksız ve mesnetsiz olduğu, ayrıca motor bir aracın mekanik parçasını oluşturmakla birlikte, mekanik parçanın değişmesi durumunda somut olarak araçta bir değer kaybı oluşmayacağı, zira, aracın kaportası gibi bütününü etkileyen bir parçasında meydana gelen ve tamir edilerek giderilecek bir zarar bulunmadığı, tamamen yenilenmiş bir parçanın söz konusu olduğu, dolayısıyla, değer kaybı değil değer artışı olduğu, söz konu araçta değer kaybı hesabı yapılabilmesi için aracın en az iki taraflı bir kazaya karışmış olması gerektiği, nitekim, mekanik parça değişimi sonucu araçta bir zarar meydana gelmemiş olacağından, bunun sonucu olarak da aracın değerinin düşmeyeceğinin çok açık olduğu, nitekim, eski parça tamir edilmemiş, araca sıfır (hiç kullanılmamış) parça takılmış olup, araçta davacının beyanlarının aksine değer artışı olacağının kabulü gerektiği, izah edilen nedenler ile, ilk derece mahkemesi tarafından eksik inceleme ile hüküm kurulduğu, kararın usul ve hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek,kaldırılması istenmiştir. ...nun 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda; dava ,eser sözleşmesine aykırılık (ayıplı araç tamiri) iddiasına dayalı alacak talebine ilişkindir. Davacı tarafça dosyaya 04.08.2022 Tarihli Arabuluculuk Son Anlaşmama Tutanağı ibraz edilmiş olup,dava şartı eksikliği bulunmadığından bu yöne ilişkin davalı istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir. Diğer istinaf sebeplerinin incelenmesiyle ; TBK m. 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesi; yüklenicinin bir eser meydana getirmeyi, iş sahibinin de bunun karşılığında bir bedel ödemeyi üstlendiği sözleşmedir. Eser sözleşmesi, “iş sahibi” ile “yüklenici” arasında yapılan bir anlaşma uyarınca ve önceden kararlaştırılan belli bir bedel karşılığında, iş sahibinin denetimi ve gözetimi olmaksızın “bağımsız” bir çalışmayla bir nesnenin “yapımı veya bakımı-onarımı ya da üstlenilen bir işin yerine getirilmesidir. Eser sözleşmesinden kaynaklanan uyuşmazlıklarda, işin yapılıp teslim edildiğini ve iş bedeline hak kazanıldığını kanıtlama yükü yükleniciye, iş bedelinin ödendiğini ispat külfeti ise iş sahibine düşer. Somut olayda ;taraflar arasında araç tamirine dair yazılı bir sözleşme bulunmamaktadır. TBK’nın 12. maddesi uyarınca sözleşmelerin geçerliliği, kanunda aksi öngörülmedikçe, hiçbir şekle bağlı değildir. Eser sözleşmeleri de geçerliliği şekle bağlı olmayan sözleşmelerden olmakla sözlü, yazılı veya resmi şekilde akdedilebilirler. Ancak uyuşmazlık ve karşı tarafın hukuki ilişkiyi inkarı hâlinde eser sözleşmesinin varlığının da HMK'nın 200 ve devamı maddelerine göre ispatlanması gerekir. Dava konusu olayda ; cevap dilekçesi içeriği, servis kayıtları,faturalar ve diğer yazılı delillerle eser sözleşmesinin varlığı ispatlandığından,bu yönlere ilişkin istinaf sebepleri de yerinde görülmemiştir. Dosyadaki bilgi ve belgelere göre ; davacıya ait aracın davalı işyerinde 40.000,-km bakımının yapıldığı,sonrasında arızalanan aracın davalı servise çekici ile geterildiği,motor değişimi yapıldığı anlaşılmaktadır.Bu bakım/ onarım işleminin fen ve tekniğine uygun yapılıp yapılmadığı,kazanç kaybı oluşup oluşmadığı, araçta değer kaybına yol açıp açmadığı konularında uyuşmazlık bulunduğu anlaşılmaktadır. Tesbit dosyası kapsamında alınan bilirkişi raporunda ; Tespit konusu aracın rutin 40.000 km bakımı için servise girdiği, ancak teslim sonrası motor karter tipasırsın tam monte edilmediğinden yağın boşalarak motorun hasarlandığı belirgin olup,yetersiz/eksik işçilik nedeniyle sorumluluğun karşı tarafta olduğu,motorun sandık otarak değişmesine rağmen mevcutta halen karter-motor birleşiminde yağ sızdırması olduğu hususlarının tesbit edildiği anlaşılmıştır. Mahkemece yargılamada alınan akademisyen-makine mühendisi bilirkişi raporunda özetle;somut olayda olduğu üzüre; motorun hızlı yağı kaçağı olması için motor karterinin (motor gövdesinin altında yağın deposu) herhangi bir kaza ile yırtılması dışında ancak motor karteri (motor yağ deposu) altında olan karter yağ boşaltım deliğinin vidalı tıpasının gevşemesi veya yağ filtresinin iyi takılmaması sonucu olacağı, bu olayda karterde herhangi bir mekanik yırtılma tespiti olmadığından ve davacı şoförünün beyanıyla karter tıpasının yolda kendiliğinden gevşemesiyle karterden yağ boşalmasının görüldüğü ve diğer taraftan servis ustasının beyanıyla da servise getirilen araçta yağ filtre kapağının olmadığı tespitinin mevcut olduğu, aracın motor ve turbosunun değişimine sebep olan arızasının motorun aniden yağ kaybetmesi olduğu, motorun yağsız kaldığı hususunda servis tarfından tespitin mevcut olduğu, motor yağsız kaldığında hareketli tüm aksamların mekanik sürtünmeleri sonucu motorun tamamen hasar göreceği, motordan ani yağ kaçağının ancak, karter tıpasının gevşek olmasından veya yağ filtre kapağının düşmesinden kaynaklı olabileceği, motorda meydana gelen yağ kaçağı öncesi aracın 40.000 km periyodik bakım kapsamında motor yağ değişimi ve yağ filtre değişiminin davalı servis tarafından yapıldığı, servisin yağ değişimi sonrası karter tıpasını ve/veya filtre takma işleminin eksik ve hatalı yapmasından dolayı servisin sorumlu olduğu, davalı şirket tarafından davacı aleyhine araç motor tamir bedeline ilişkin fatura tanzim edildiği görülmekle motor değişiminin fatura bedelinden davalı şirketin sorumlu olduğu, aracın motor ve turbosunun değişmesine sebep olan arızasının meydana gelmesinde motorun karterinden karter tıpasının gevşemesiyle/filtre kapağının düşmesinin etken olduğu, motorda meydana gelen yağ kaçağı öncesi aracın 40.000 km periyodik bakım kapsamında motor yağ değişimi ve yağ filtresi değişimi yapıldığı, bu işlem esnasında karter tıpası ve filtre takılması işlemi eksik ve hatalı yapıldığından servisin sorumlu olduğu, dolayısıyla motor değişim bedeli faturasının, servisin eksik ve hatalı bakım yapmasından kaynaklı arızasının sebep olduğu, araçta motor arızası nedeniyle sandık motor ve turbosunun eskisi ile değiştirilmiş olduğundan aslında aracın sıfır motor ve turbo takılarak teknik yönden yenilendiği ve aracın değer kazandığı, ancak ülkemizde yeni takılan motor nedeniyle araç ruhsatında motor numarası değişikliği ve ayrıca Tramer/sigorta kayıtlarına yazılacağı, bunun da piyasada müşterileri olumsuz yönde etkilediği, gerçekte teknik yönden yanlış bir değerlendirme olarak kabul edilse bile ancak araç satış piyasalannda sandık motor değişimi rayiç değerlerinde bir değer kaybına sebep olmadığı, aracın arıza öncesi ikinci el piyasa rayiç değeri ile tamir edildikten sonraki piyasa rayiç değeri arasındaki farka göre hesaplandığı, ... plaka sayılı aracın kazadan önce 2 el piyasa değerinin 217.000,00 TL, ... plaka sayılı aracın kazadan önce 2 el piyasa değerinin 205.000,00 TL olup fark (değer kaybının) 12.000,00 TL olduğu, dava konusu aracın arızası nedeniyle 22.05.2021 ile 24.06.2021 tarihleri arsında (34 gün) serviste kaldığı, ancak aracın motorunda halen yağ kaçağı olması sebebiyle (Mahkemece yapılan delil tespiti raporunda: halen karter-motor birleşiminde yağ sızdırması olduğu) aracın tekrar 30.06.2021 - 12.07.2021 tarihler arasında (13 gün) serviste kaldığı, buna göre aracın toplamda 47 gün serviste kaldığı, kazanç kaybı hesabı için 47 gün olarak benzer özellikte araç kiralanması bedelinin hesaplandığı, emsal ücret açısından kiralama sitelerindeki inceleme sonunda, benzer araçların güncel kiralama günlük ücretinin ortalama 700 TL olarak belirlendiği, geriye dönük olarak Haziran 2021 'deki kiralama bedelinin USD paritesi kullanılarak dönüştürüldüğünde o tarihteki günlük kiralama bedelinin 350 TL olarak değerlendirildiği, buna göre kazanç kaybının 350 TL/gün x47 gün= 16.450TL olarak hesaplandığı, belirtilmiştir. Yargılamada alınan kök bilirkişi raporuna itirzlar üzerine alınan ek raporda aynı gerekçeler ile ,kök rapordaki görüş tekrar edilmiştir.Bilirkişi raporunda , dosyayadi deliller ve olayın gelişimi dikkate alınarak ,motorun hızlı yağı kaçağı olması için motor karterinin (motor gövdesinin altında yağın deposu) herhangi bir kaza ile yırtılması dışında ancak motor karteri (motor yağ deposu) altında olan karter yağ boşaltım deliğinin vidalı tıpasının gevşemesi veya yağ filtresinin iyi takılmaması sonucu olacağı, bu olayda karterde herhangi bir mekanik yırtılma tespiti olmadığından, motorda meydana gelen yağ kaçağı öncesi aracın 40.000 km periyodik bakım kapsamında motor yağ değişimi ve yağ filtre değişiminin davalı servis tarafından yapıldığı, motor arızasının bu sebeple olacağı gerekçeli olarak açıklanmıştır.Aracın tamir sebebiyle serviste kaldığı süre ve buna göre kazanç kaybı miktarının de dosya kapsamına uygun bulunduğu, aracın servisten teslim alınması için davacıya bilgi verildiğine ilişkin dosyada kayıt ve belge bulunmadığı ,bu yöndeki istinaf sebeplerinin de yarinde olmadığı anlaşılmıştır. Tesbit dosyası içeriği ,akademisyen-makine mühendisi bilirkişinin gerekçeleri açıklanmak suretiyle verdiği raporun yeterli teknik açıklama içerdiği,hükme esas alınacak nitelikte bulunduğu,raporlar arasında çelişki de bulunmadığı ,böylece ,mahkemece verilen kararda maddi vakıa ve hukuki denetim yönlerinden usul ve hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davalı tarafın istinaf talebinin reddine karar verilmesi gerekmiştir.
K A R A R: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Davalının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine, Alınması gereken 1.943,42 TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 485,85 TL harcın mahsubu ile bakiye 1. 457,57 TL'nin davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, İstinaf masrafının istinaf eden üzerinde bırakılmasına, İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa karar kesin olmakla istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine, Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.17/09/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:34:32