Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
bam
2024/2130
2024/2160
9 Eylül 2024
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
3. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO: 2024/2130
KARAR NO: 2024/2160
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 10/06/2024
NUMARASI: 2024/572 D.İş E - 2024/572 K
DAVANIN KONUSU: İhtiyati Haciz
KARAR TARİHİ: 09/09/2024
Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde;; davalı borçluların yönetmelik hükümlerine aykırı davranarak ... numaralı tesisatın bulunduğu ... Mah. ... Sk.No:... Müstakil merkez Maltepe İstanbul adresindeki işyerinde kaçak elektrik tüketmiş olup bu nedenle tüketilen kaçak elektrik bedelinden davacıya karşı sorumlu olduklarını, kurum görevlilerince 24.02.2024 tarihinde yaptıkları kontrolde “Şirket tarafından kesilen elektriği yükümlülükleri yerine getirmeden açarak” kaçak elektrik tükettiğinin kurum görevlilerince tespit edilerek borçlu şirket hakkında ... seri numaralı tutanak tutulduğunu, tutulan bu tutanaktaki değerler dikkate alınarak davalı şirket hakkında 257.537,30 TL.bedelli Kaçak Elektrik Tahakkuk Hesabı çıkarılarak faturalandırıldığını , davalılar tarafından kaçak olarak tüketilen elektrik bedelinin halen ödenmediğini, Kurum görevlilerince 16.04.2024 tarihinde yaptıkları kontrolde “Şirket tarafından kesilen elektriği yükümlülükleri yerine getirmeden açarak” kaçak elektrik tükettiği kurum görevlilerince tespit edilerek borçlu şirket hakkında ... seri numaralı tutanak tutulduğunu, tutulan bu tutanaktaki değerler dikkate alınarak davalı şirket hakkında 88.039,97 TL .bedelli kaçak elektrik tahakkuk hesabı çıkarılarak faturalandırıldığını, kaçak olarak tüketilen elektrik bedelinin halen ödenmediğini, davalılardan kaçak olarak tükettiği elektrik bedelinin tahsili amacıyla taraflarınca davalılar hakkında İstanbul Anadolu .. İcra Dairesinin ... E. sayılı icra dosyası ile Örnek 7 ilamsız icra takibi yapıldığını, davalıların , alacaklıya zarar verme kastıyla mallarını kaçırma durumu mevcut olduğunu ileri sürerek, taleplerinin kabul edilerek teminatsız olarak; kaçak elektrik bedeli olan (asıl alacak) 345.577,27 TL. miktar için İstanbul Anadolu .. İcra Dairesinin ... E. sayılı takip dosyasına ilişkin davalıların/borçluların menkul ve gayrimenkul malları ile, 3. şahıslardaki mal, hak ve alacaklarının ihtiyaten haczine, Mahkeme masrafları ile ücreti vekaletin davalılara/borçlulara tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Mahkeme, kaçak elektrik kullanımı iddiasına dayalı alacak yönünden ihtiyati haciz talebinde bulunmuş ise de; talebin haksız fiil iddiasına dayandığı ve uyuşmazlığın yargılamayı gerektirmekle birlikte sunulu deliller kapsamında alacağın varlığı ve muacceliyeti yönünden yaklaşık ispata yeter kanaat oluşmadığı gerekçesi ile;"1-) İhtiyati haciz talebinin REDDİNE, 2-)Talep eden tarafından yatırılan gider avansının arta kalan kısmının H.M.K'nın 333. maddesi gereğince talep halinde ihtiyati haciz isteyen tarafa iadesine" istinafı kabil olmak üzere 10/06/2024 tarihinde karar vermiştir. Karara karşı davacı vekili istinaf talebinde bulunmuştur. İstinaf dilekçesinde; davacı şirket elemanlarınca kesilen elektriğin yükümlülükler yerine getirilmeden davalılarca açıldığını,kaçak kullanımın tespit edildiğini,buna dair delillerin sunulduğunu,davalıların haksız fiil hükümlerine göre zarardan sorumlu olduklarını,ihtiyati haciz kararı verilmesi gerektiğini,alacağın haksız fiil tarihinde muaccel olduğunu belirterek kararın kaldırılarak ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etmiştir. 6100 sayılı HMK'nun 355 md gereğince, istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan incelemeye göre; Dava, tutulan kaçak elektrik tutanağına istinaden tahakkuk eden fatura alacağının tahsili talebiyle başlatılan takibe vaki itirazın iptali talebine ilişkindir. İstinafa gelen uyuşmazlık ise ihtiyati haciz koşullarının oluşup oluşmadığı noktasındadır. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu(İİK)'nun 257/1. Maddesine göre, rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir. İİK'nın 258/1. maddesi hükmüne göre ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için mahkemenin ''alacağın varlığı hakkında kanaat edinmiş olması'' yeterlidir. Mahkemenin ''alacağın varlığına kanaat edinmiş olmasından'' anlaşılması gereken alacağın usul hukuku kurallarına göre kesin veya tam olarak ispat edilmesi değildir. Diğer hukuki himaye tedbirlerinde olduğu gibi ihtiyati hacizde de amaç davaya ilişkin yargılamadan farklı olarak, maddi hukuka dayanan hak bakımından nihai bir karar verip, uyuşmazlığı esastan sona erdirmek değildir. Yani ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için ispat gerekmez, yaklaşık ispat için delil sunulması yeterli olup, alacaklının ilişkisinin varlığını ve muaccel olduğunu tam ve kesin olarak ispat etmesi aranmamaktadır (Yargıtay 19.HD'nin 12/12/2019 Tarih, 2019/2300 E-2019/5531 K). Yaklaşık ispat konusunda, ispat ölçüsü çerçevesinde, tam kanaat değil, kuvvetle muhtemel, yaklaşık bir kanaat yeterli görülmektedir. Yaklaşık ispatla yetinilmiş olması, ispatın aranmayacağı ya da ispat kurallarının tamamen dışına çıkılacağı anlamına gelmez. Bir taraf iddiasını mahkeme önüne ne kadar inandırıcı şekilde getirirse getirsin, bu sadece bir iddiadan ibarettir. İddia edilen vakıanın sabit yani doğru kabul edilebilmesi için, ispat yükü üzerine düşen tarafın, bunu kanundaki delil sistemi içinde yine kanunun aradığı ispat ölçüsü çerçevesinde ispat etmesi gerekir. Tam ispatın arandığı durumlarda, bu ölçü tereddütsüz ortaya konmalıdır. Yaklaşık ispat durumunda ise hâkim o iddianın ağırlıklı/kuvvetli ihtimal olarak doğru olduğunu kabul etmekle birlikte, zayıf bir ihtimal de olsa, aksinin mümkün olduğu ihtimalini göz ardı etmez. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 204. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca; "İlgililerin beyanına dayanılarak noterlerin tasdik ettikleri senetlerle diğer yetkili memurların görevleri içinde usulüne uygun olarak düzenledikleri belgeler, aksi ispatlanıncaya kadar kesin delil sayılırlar. "Özel hukuk tüzel kişisi olan talep eden şirkette hizmet akdiyle çalışan görevliler tarafından düzenlenen kaçak tespit tutanaklarının, 6100 sayılı Kanun'un 204 üncü maddesinin ikinci fıkrasında sayılan belgelerden olmadığı tartışmasızdır. Eş söyleyişle, kaçak elektrik tutanağı, aksi sabit oluncaya kadar geçerli belgelerden değildir ( Y.3.HD 2021/4894 E., 2021/10580 K.; 2022/8164 E-2023/954 sayılı ilamları da aynı yöndedir.). Yüksek Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 25.03.2024 tarih ve 2024/83 Esas, 2024/1218 Karar sayılı ilamında gerekçeleri belirtilmek suretiyle kaçak elektrik tutanaklarının aksi sabit oluncaya dek geçerli belgelerden olmadığı, kaçak elektrik enerjisi tüketiminin tespit edilmesinde, ilgili tüzel kişinin tespitini doğru bulgu ve belgelere dayandırması ve tüketici haklarının ihlal edilmemesinin esas olduğu, ispat yükünün kaçak elektrik kullandığı yönündeki tespite dayanarak davaya konu bedeli talep eden şirkete ait olduğu, kaçak elektrik kullanımının çeşitli yöntemlerle yapılabilmesi nedeniyle tespit işlemleri için farklı usuller ve buna bağlı olarak yapılacak çeşitli işlemler öngörüldüğünden her uyuşmazlıkta somut olayın özellikleri ile bildirilen delillerin ayrı ayrı değerlendirilmesi gerektiği, kaçak elektrik kullandığı tespiti üzerine ilgili mevzuat uyarınca tahakkuk ettirilen faturalar nedeniyle yapılan ihtiyati haciz başvurularında; somut olayın özellikleri ile bildirilen delillerden, alacağın ve 2004 sayılı Kanun’un 257 ve devamı maddelerinde öngörülen ihtiyati haciz koşullarının varlığı kanaatine varan mahkemenin, ölçülülük ilkesine uygun düşecek şekilde ihtiyati haciz kararı verebileceğini belirtmiştir. Yukarıda belirtilmiş olduğu üzere, haksız fiile dayalı davalarda alacağın haksız fiil tarihinde muaccel olacağı nedeniyle koşulları bulunması halinde ölçülülük ilkeleri de nazara alınarak talep edilen alacağın tamamı üzerine olmasa da bir miktar alacak için ihtiyati haciz kararı verilebileceği tartışmasızdır. Somut uyuşmazlıkta davacı elektrik dağıtım şirketi olan ... kaçak tespit tutanaklarına dayanarak yaptığı hesaplama kapsamında tahakkuk eden fatura alacağına dayalı talepte bulunmaktadır. Davada İstanbul Anadolu .. İcra Dairesinin ... E. sayılı takip dosyası,24.02.2024 tarih ve ... seri numaralı Kaçak Elektrik Tüketimi Tespit Tutanağı, 257.537,30 TL.bedelli Kaçak Elektrik Tahakkuk Hesap Detayı ile faturası, 16.04.2024 tarih ve ... seri numaralı Kaçak Elektrik Tüketimi Tespit Tutanağı, 88.039,97 TL.bedelli Kaçak Elektrik Tahakkuk Hesap Detayı ile faturası dosyaya sunulmuştur. İİK'nın 258/1. maddesi hükmüne göre ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için mahkemenin ''alacağın varlığı hakkında kanaat edinmiş olması'' yeterli olduğunun yukarıda açıklandığı, bu haliyle takibe konu alacağın miktar olarak varlığının yargılama aşamasında sunulan deliller ve bilirkişi raporuyla belirleneceği, gelinen aşamada takip konusu alacağın yaklaşık olarak ispatlanamadığını kabul zorunludur. Yukarıda yer verilen ve istinaf dilekçesinde dayanılan Yüksek Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 25.03.2024 tarih ve 2024/83 Esas, 2024/1218 Karar sayılı ilamında esasen aynı ilkeler benimsenmiş olup somut olayın özellikleri ile bildirilen delillerden, alacağın ve 2004 sayılı Kanun’un 257 ve devamı maddelerinde öngörülen ihtiyati haciz koşullarının varlığı kanaatine varan mahkemenin, ölçülülük ilkesine uygun düşecek şekilde ihtiyati haciz kararı verebileceğinin belirtilmiş olduğu, birleşen dosya davacısı tarafından alacağın varlığını "yaklaşık ispat"a elverişli başkaca delil sunulmamış olduğu, uyuşmazlık konusu kaçak kullanım ve kullanım sonucu tahakkuk edecek miktarın yargılamaya muhtaç olduğu açıktır. Davacının borçlunun taahhütlerinden kurtulmak amacıyla mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisinin kaçmaya hazırlandığını ya da kaçtığını ve yahut da alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunduğunu ispata yarar iddia ve delil de sunmadığı, davalı gerçek kişiler yönünden ise kullanım yeri ve fiili kullanıcı ile aboneliğin yargılama sırasında tartışılarak borçtan sorumlu olup olmadıklarının belirlenebileceği anlaşılmaktadır. Dosyanın bulunduğu aşama itibariyle İİK 257. vd maddeleri gereği ihtiyati haciz şartlarının oluşmadığı gözetilerek talebin reddine karar verilmesi isabetlidir. Bu itibarla, ilk derece mahkemesince verilen kararda mahkemenin değerlendirilmesi bakımından yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre, davacının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b.1 maddesi uyarınca reddine karar verilmesi gerekmiştir.
K A R A R: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Davacının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine,Alınması gereken 427,60 TL karar ve ilam harcı peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına,İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa karar kesin olmakla istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine, Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK 362/1-f maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 09/09/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:34:32