Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
bam
2024/2277
2024/2150
9 Eylül 2024
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
3. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO: 2024/2277
KARAR NO: 2024/2150
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ARA KARAR TARİHİ: 18/01/2024
NUMARASI: 2024/39 E
DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali
KARAR TARİHİ: 09/09/2024
Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak,ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle,dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının "... Mah. ... Sk. No:... Bayrampaşa/İstanbul" adresinde yapılan denetimler sonucu, ilgili kullanım yerinde ... numaralı sayaç üzerinden kullanılan elektrik enerjisinin kesildiğini, ancak davalının mühürü söküp kesilen elektriği açmak suretiyle enerji kullanıldığının tespit edildiğini, durumun ... tahakkuk numaralı Kaçak Elektrik Tüketim Tutanağı ile kayıt altına alındığını, tutanak gereğince tahakkuk olunan borç ödenmediğinden İstanbul ... İcra Dairesi'nin ... esas sayılı dosyası üzerinden takip başlatıl- dığını, davalının itirazı nedeniyle takibin durduğunu beyanla; öncelikle dava konusu borç ile ilgili olarak ihtiyati haciz kararı verilmesini, yargılama sonunda itirazın iptali ile takibin devamına, davalının % 20 oranından az olmamak üzere icra-inkar tazminatı ile mahkumiyetini talep ve dava etmiştir. Davalılardan ... dava dilekçesinin tebliğine rağmen davaya cevap vermemiş, dava dilekçesinin tebliği hususunda diğer davalı durumundaki ... LTD. ŞTi'ne çıkarılan davetiye ise bila tebliğ iade edilmiştir. İlk Derece Mahkemesi'nce: "İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası üzerinden başlatılan takibe vaki itirazın iptali için açılan iş bu davanın derdest olduğu, bilirkişi incelemesine karar verildiği, raporun henüz hazırlanmadığı, 18/01/2024 tarihli ara kararı ile davacı tarafın ihtiyati haciz talebinin reddine karar verildiği, bu karara karşı davacı tarafça istinaf yoluna başvurulmadığı, alacağın varlığını "yaklaşık ispat"a elverişli başkaca delil sunulmadığı, uyuşmazlık konusunun yargılamaya muhtaç olduğu" gerekçesiyle İHTİYATİ HACİZ TALEBİNİN REDDİNE karar verilmiştir. İstinaf Başvurusu: Hüküm davacı tarafından istinaf edilmiştir. Davacı vekili istinaf dilekçesinde: Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 2024/83 Esas, 2024/1218 Karar sayılı 25.03.2024 Tarihli Kararında; "elektrik abonesinin kaçak elektrik kullandığı tespiti üzerine ilgili mevzuat uyarınca tahakkuk ettirilen faturalar nedeniyle yapılan ihtiyati haciz başvurularında; somut olayın özellikleri ile bildirilen delillerden alacağın ve 2004 sayılı kanun’un 257 ve devamı maddelerinde öngörülen ihtiyati haciz koşullarını varlığı kanaatine varan mahkemenin, ölçülülük ilkesine uygun düşecek şekilde ihtiyati haciz kararı verebileceği" işaret edilerek dairemizin aksi yöndeki görüşünü ortadan kaldırıldığını, somut olayda davalının mühür fekki suretiyle kaçak elektrik kullandığını, buna ilişkin tutanak, tahakkuk ve faturaların dosyaya sunulduğunu, tutanakların aksi sabit oluncaya kadar geçerli belgelerden olduğunu ve faturaların da haksız fiil nedeniyle düzen- lendiğini, alelade bir fatura olmadığını, somut olayda yaklaşık ispatın sağlandığını , müvekkili şirketin alacağının rehin ile temin edilmediğini, borçlunun piyasaya olan sair ticari borçlarını ödemek yerine alacaklılarından mal kaçırmak amacıyla şüpheli işlemlerde bulunduğu, aleyhine icra takibi başlatıl- dığının öğrenildiğini, kaçak elektrik düzeneği kurulup çok büyük miktarda kaçak kullanılmasının da bunun en büyük delili olduğunu beyanla kararın kaldırılmasını istemiştir.İstinaf sebepleri ve 6100 sayılı HMK'nun 355 md. ile sınırlı olarak yapılan incelemeye göre Dava, kaçak elektrik tutanağına istinaden tahakkuk eden faturaya dayalı takibe vaki itirazın iptali talebine ilişkindir. mİstinafa gelen uyuşmazlık ise birleşen dosyada ihtiyati haciz koşullarının oluşup oluşmadığı noktasındadır. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu(İİK)'nun 257/1. Maddesine göre, rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir. İİK'nın 258/1. maddesi hükmüne göre ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için mahkemenin ''alacağın varlığı hakkında kanaat edinmiş olması'' yeterlidir. Mahkemenin ''alacağın varlığına kanaat edinmiş olması"ndan' anla- şılması gereken alacağın usul hukuku kurallarına göre kesin veya tam olarak ispat edilmesi değildir.Diğer hukuki himaye tedbirlerinde olduğu gibi ihtiyati hacizde de amaç davaya ilişkin yargılamadan farklı olarak, maddi hukuka dayanan hak bakımından nihai bir karar verip, uyuşmazlığı esastan sona erdirmek değildir. Yani ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için ispat gerekmez, yaklaşık ispat için delil sunulması yeterli olup, alacaklının ilişkisinin varlığını ve muaccel olduğunu tam ve kesin olarak ispat etmesi aranmamaktadır (Yarg. 19.HD 12/12/2019 Tar. 2019/2300 E-2019/ 5531 K). Yaklaşık ispat konusunda, ispat ölçüsü çerçevesinde, tam kanaat değil, kuvvetle muhtemel, yaklaşık bir kanaat yeterli görülmektedir. Yaklaşık ispatla yetinilmiş olması, ispatın aranmayacağı ya da ispat kurallarının tamamen dışına çıkılacağı anlamına gelmez. Bir taraf iddiasını mahkeme önüne ne kadar inandırıcı şekilde getirirse getirsin, bu sadece bir iddiadan ibarettir. İddia edilen vakıanın sabit yani doğru kabul edilebilmesi için, ispat yükü üzerine düşen tarafın, bunu kanundaki delil sistemi içinde yine kanunun aradığı ispat ölçüsü çerçevesinde ispat etmesi gerekir. Tam ispatın arandığı durumlarda, bu ölçü tereddütsüz ortaya konmalıdır. Yaklaşık ispat durumunda ise hâkim o iddianın ağırlıklı/kuvvetli ihtimal olarak doğru olduğunu kabul etmekle birlikte, zayıf bir ihtimal de olsa, aksinin mümkün olduğu ihtimalini göz ardı etmez. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 204. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca; "İlgililerin beyanına dayanılarak noterlerin tasdik ettikleri senetlerle diğer yetkili memurların görevleri içinde usulüne uygun olarak düzenledikleri belgeler, aksi ispatlanıncaya kadar kesin delil sayılırlar. "Özel hukuk tüzel kişisi olan talep eden şirkette hizmet akdiyle çalışan görevliler tarafından düzenlenen kaçak tespit tutanaklarının, 6100 sayılı Kanun'un 204 üncü maddesinin ikinci fıkrasında sayılan belgelerden olmadığı tartışmasızdır. Eş söyleyişle, kaçak elektrik tutanağı, aksi sabit oluncaya kadar geçerli belgelerden değildir ( Y.3.HD 2021/4894 E., 2021/10580 K.; 2022/8164 E-2023/954 sayılı ilamları da aynı yöndedir.). İstinaf eden tarafından dayanılan Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 25.03.2024 tarih ve 2024/83 Esas, 2024/1218 Karar sayılı ilamında gerekçeleri belirtilmek suretiyle kaçak elektrik tuta- naklarının aksi sabit oluncaya dek geçerli belgelerden olmadığı, kaçak elektrik enerjisi tüketiminin tespit edilmesinde, ilgili tüzel kişinin tespitini doğru bulgu ve belgelere dayandırması ve tüketici haklarının ihlal edilmemesinin esas olduğu, ispat yükünün kaçak elektrik kullandığı yönündeki tespite dayanarak davaya konu bedeli talep eden şirkete ait olduğu, kaçak elektrik kullanımının çeşitli yöntemlerle yapılabilmesi nedeniyle tespit işlemleri için farklı usuller ve buna bağlı olarak yapılacak çeşitli işlemler öngörüldüğünden her uyuşmazlıkta somut olayın özellikleri ile bildirilen delillerin ayrı ayrı değerlendirilmesi gerektiği, kaçak elektrik kullandığı tespiti üzerine ilgili mevzuat uyarınca tahakkuk ettirilen faturalar nedeniyle yapılan ihtiyati haciz başvurularında; somut olayın özellikleri ile bildirilen delillerden, alacağın ve 2004 sayılı Kanun’un 257 ve devamı maddelerinde öngörülen ihtiyati haciz koşullarının varlığı kanaatine varan mahkemenin, ölçülülük ilkesine uygun düşecek şekilde ihtiyati haciz kararı verebileceğini belirtmiştir. Yukarıda belirtilmiş olduğu üzere, haksız fiile dayalı davalarda alacağın haksız fiil tarihinde muaccel olacağı nedeniyle koşulları bulunması halinde ölçülülük ilkeleri de nazara alınarak talep edilen alacağın tamamı üzerine olmasa da bir miktar alacak için ihtiyati haciz kararı verilebileceği tartışmasızdır. Somut uyuşmazlıkta; davacı elektrik dağıtım şirketi olan ... kaçak tespit tuta- naklarına dayanarak yaptığı hesaplama kapsamında tahakkuk eden fatura alacağına dayalı talepte bulunmaktadır. Dava ve takip konusu borcun dayanağını oluşturan ... nolu 22.12.2023 tarihli tutanak davacı ... 'ın çalışanları tarafından düzenlenmiş ve imza altına alınmış olup tespit sırasında davalı taraf ve/veya temsilcisi hazır değildir, tutanak altında davalı imzası bulunmamaktadır. Diğer yandan mühürleme ve mühür bozma eylemine ilişkin tutanaklar sunulmamıştır. Borçlulardan ... kendisine asaleten ve yetkilisi olduğu diğer borçlusu (şirketi) temsilen, icra müdürlüğü'ne sunduğu itiraz dilekçelerinde; "alacaklı şirkete herhangi bir kaçak elektrik cezası borcunun bulunmadığı, şirket yetkilisi olarak kendisinin sorumlu olmadığı, bu konuyla ilgili kaçak elektrik cezasına karşı itirazlarımızı ilgili kuruma yaptıklarını, borcun tamamına ve ferilerine itiraz ettikleri"nden bahisle takibin durdurulmasını ve iptalini istediği ve icra müdürlüğü'nce takibin durdurulmasına karar verildiği anlaşılmaktadır. Davacı taraf dava dilekçesinde delil olarak, kaçak tespit tutanağı, tahakkuk, fatura vs dayanmış olup bu belgeler takdiri delil niteliğindedir. Kaçak kullanım şekli, süre, hesaplama usulü vs diğer hususlar yönünden ispat yükünün davalı üzerinde olduğu noktasında duraksama yoktur. Mahkemece bilirkişi incelemesine karar verilmiş ve takdir olunan bilirkişi ücreti davacı tarafça mahkeme veznesine yatırılmıştır.Dosyanın tetkikinde bilirkişi raporunun henüz ibraz edilme- diği görülmüştür. İİK'nın 258/1. md hükmüne göre ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için mahkemenin ''alacağın varlığı hakkında kanaat edinmiş olması'' yeterli olduğu açıktır. Ancak takibe konu alacağın varlığı ve miktarı yargılamaya muhtaç olup sunulan deliller ve bilirkişi raporuyla belirlenebilecektir. Mevcut durum itibariyle takip konusu alacağın yaklaşık olarak ispatlanamadığını kabul zorunludur. Yukarıda yer verilen ve istinaf dilekçesinde dayanılan Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 25.03.2024 tarih ve 2024/83 Esas, 2024/1218 Karar sayılı ilamında esasen aynı ilkeler benimsenmiş olup somut olayın özellikleri ile bildirilen delillerden, alacağın ve 2004 sayılı Kanun’un 257 ve devamı maddelerinde öngörülen ihtiyati haciz koşullarının varlığı kanaatine varan mahkemenin, ölçülülük ilkesine uygun düşecek şekilde ihtiyati haciz kararı verebileceğinin belirtilmiş olduğu, davacı tarafından alacağın varlığını "yaklaşık ispat"a elverişli başkaca delil sunulmadığı, uyuşmazlık konusu kaçak kullanım ve kullanım sonucu tahakkuk edecek miktarın yargılamaya muhtaç olduğu açıktır.Borçlu şirketin taahhütlerinden kurtulmak amacıyla mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisinin kaçmaya hazırlandığı ya da kaçtığını ve yahut da alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunduğunu ispata yarar iddia ve delil de sunulmamıştır. Davalı gerçek kişi yönünden ise kullanım yeri ve fiili kullanıcı ile aboneliğin yargılama sırasında tartışılarak borçtan sorumlu olup olmadıklarının belirlenebileceği anlaşılmaktadır. Yargılamanın bulunduğu aşama itibariyle İİK 257. vd maddeleri gereği ihtiyati haciz şartlarının oluşmadığı gözetilerek talebin reddine karar verilmesi isabetlidir.Açıklanan nedenlerle, ilk derece mahkemesince verilen kararda vakıa ve hukuki değer- lendirme noktasında, usul ve esasa aykırılık tespit edilmediğinden, davacının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 md gereğince reddine karar vermek gerekmiştir.
K A R A R: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Davacının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine,Alınması gereken 427,60 TL karar ve ilam harcı peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına, İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa karar kesin olmakla istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine,Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK 362/1-f maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 09/09/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:34:32