Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
bam
2024/2233
2024/2095
3 Eylül 2024
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
3. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2024/2233
KARAR NO : 2024/2095
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
DAVANIN KONUSU : Alacak (Cari Hesap Veya Ticari Kredi Sözleşmesi Kaynaklı)
KARAR TARİHİ : 03/09/2024
Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı İOSB; 4562 sayılı Yasaya göre kurulmuştur ve mezkur Yasanın 20. Maddesi uyarınca elektrik dağıtım yetkisine sahip özel hukuk tüzel kişisi olduğunu, TEİAŞ sistemine bağlı olarak tedarik ettiği elektrik enerjisini üyelerine dağıtımını yaptığını, davacı sınırları içindeki elektrik dağıtım tesisleri davalı şirketten 02/07/2009 tarihli devir protokolü ile devralındığını, İOSB onaylı sınırlarının dışında kalan tamamı 34 adet davalının abonesi, devir tarihinden itibaren teknik imkansızlıklar nedeniyle devir edilen tesislerden beslenmeye devam etmiş ancak İOSB dağıtım hatlarından beslenen bu abonelerin faturaları davalı tarafından çıkartılmış ve bu faturaların tahsil' de davalı tarafından yapılmış ayrıca dağıtım bedelleri de davalı tarafından ve daha yüksek dağıtım bedelı üzerinden tahsil edildiğini, abonelerin enerjileri davacı İOSB'nın dağıtım sisteminden temin edilmiş ve dağıtım masrafları da yine davacı İOSB tarafından yapıldığını, EPDK'nın Organize Sanayi Bölgelerinin Elektrik Piyasası Faaliyetlerine ilişkin Yönetmeliğin 22. Maddesi gereğince; dağıtım bedellerinin tahsilinden sadece OSB'ler sorumlu olduğunu, taraflar arasında yine İOSB'nın sınırları dışarısında kalan 34 adet ...A.Ş. abonesinin teknik imkansızlıklardan dolayı devir edilen tesislerden beslenmeye devam etmesine rağmen Davalının hiçbir şekilde İOSB'ye bir ödemede bulunmamasından ortaya çıkan uyuşmazlık hakkında 2018/350 E. ve 2021/134 K. Sayılı İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin lehine vermiş olduğu gerekçeli kararı bulunmakla birlikte davalı bu kararı istinafa taşıdıktan sonra İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesinin de 2021/2132 E. Ve 2022/2003 K. Sayılı kararınca da istinaf başvurusu reddedilmiş olup kararın kesinleştiğini, davalı tarafın tüm ihtarlara rağmen 11/06/2022 M032022000000001 Ocak,M22022000000005 Şubat, 1 M032022000000003 Mart, M032022000000005 Nisan,MO22022000000015 Mayıs aylarına ait 5 adet fatura borcunu ödememiş olduğundan dolayı İstanbul 36. İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyası kapsamında takibe geçilmiş olup; davalı tarafından ödeme emrine haksız ve kötü niyetli olarak itiraz edildiği için takibin durduğunu, İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin lehine vermiş olduğu gerekçeli kararında da belirtildiği gibi taraflar arasında imzalanan 02/07/2009 tarihli devir protokolünün 9. Maddesi ve EPDK'nın Organize Sanayi Bölgelerinin Elektrik Piyasası Faaliyetlerine ilişkin Yönetmeliğin 22. Maddesi gereğince İOSB'nin uyuşmazlık konusu miktarın alacaklısı olduğu tespit edilmesine rağmen ısrarla kendisine karşı başlatılmış takibe itiraz etmesi bu itirazın haksız, kötü niyetli ve süreci uzatmaya dair olduğunu pekiştirir nitelikte olduğunu, ayrıca davalı tarafın abonelerinden tahsil ettiği bedel tarafımızca talep edilen bedelin çok üstünde olduğundan sebepsiz zenginleşmeye de sebebiyet verildiğini, taraflar arasında aynı konuda daha önce açılmış olan davalar bulunması, Davalı tarafın işbu davaya konu olan dağıtım bedelini abonelerinden zaten tahsil etmiş olması, alacağın likit olması gibi hususlar bir arada değerlendirilerek lehine takip konusu alacağın % 20 sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini belirterek, davanın kabulüne, itirazın iptaline ve takibin devamına, takip konusu alacağın % 20'sinden aşağı olmamak üzere davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının davasının dayanağı olan Devir Protokolü ile Talimatı incelendiğinde davacının davasının haksız olduğu ve tazmini talebinde bulunduğu alacak ve başka her hangi bir hakkının mevcut bulunmadığının anlaşılacağını, Davacı 4562 sayılı Organize Sanayi Bölgeleri Kanuna göre kurulmuş ve bu kanun kapsamında faaliyet gösteren özel hukuk tüzel kişisi olduğunu, yine davacı kuruluş kanunu ilgili 20. Maddesi hükmüne göre onaylı sınırlar içerisinde rnünhasıran "Ait yapı tesisleri kurma, kullanma ve işletme hakkı"na sahiptir. Bu doğrultuda davacı ha müvekkil şirket arasında Organize Sanayi Bölgelerince finansmanı sağlanarak tesis edilen ve İşletme-bakım karşılığı ..., Genel Müdürlüğüne bedelsiz veya sembolik bedelle devredilen bölge içi elektrik şebekelerinin ikitelli Organize Sanayi Bölgesi Müteşebbis Heyet Başkanlığına devredilmesine koşullar içeren "Devir Protokolü" akdedildiğini, söz konusu protokol ile sanayi bölgesi içi elektrik şebekesinin ... tarafından İkitelli OSB'ye devrinin amaçlandığını, ancak devir işlemi öncesinde davacıya dağıtım lisansı alma koşulu öngörüldüğünün de atlanmaması gerektiğini, zira davacının devir protokolünden bu yana tüm faturalar için talepte bulunması lisansı bulunmadığı durumda mümkün olmadığını, bu nedenle davacının elektrik dağıtım lisansını hangi tarihte aldığının sorulmasını talep ettiklerini, yine davacı yan dava konusu faturalar bakımından işbu davayı ikame ettiğini, müvekkili şirkete tahakkuk edilen bedeller üzerinden davasını açtığını, bu nedenle müvekkilinin sebepsiz zenginleştiğine yönelik iddialarının da reddi gerektiğini, zira bu husus müvekkil ile ilgili faturaların tarafı olan tüketici arasında olup, davacıya bu bakımdan husumet düşmediğini, ancak davacı müvekkil şirketin tahsil ettiği tüm bedel üzerinden davasını ikamet ettiğinden davasının bu bakımdan reddine karar verilmesi gerektiğini belirtmiştir.İlk derece mahkemesince; "1-Davacının davasının KABULÜ İLE; -Davalının İstanbul 36. İcra Müdürlüğünün 2022/17150 esas sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın 22.218,15-TL asıl alacak üzerinden İPTALİNE, takibin 22.218,15-TL asıl alacak üzerinden takip talebindeki talep gibi DEVAMINA, 2-Alacak üzerinden %20 icra inkar tazminatı 4.443,63-TL' nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, " kararı verilmiştir.
Söz konusu kararı davalı vekili istinaf etmiştir. Dava dosyası istinaf incelemesi için Dairemize gönderilmiş ise de, 12/01/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunununda Bazı Değişiklikler Yapılmasına Dair 6763 sayılı yasa ile, HMK 341. madde 2. fıkrasında "Miktar veya değeri üçbin Türk Lirasını geçmeyen malvarlığı davalarına ilişkin kararlar kesindir. Ancak manevi tazminat davalarında verilen kararlara karşı miktar veya değere bakılmaksızın istinaf yoluna başvurulabilir" şeklinde yapılan yasa değişikliği 02/12/2016 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Karar tarihi itibarıyla, kesinlik sınırı ise 28.250,00 TL'dir. Somut uyuşmazlıkta, davalı tarafından istinaf edilen davanın değeri 22.218,00 TL olup, karar tarihinde davalı yönünden miktar itibarıyla karar kesindir. Bu itibarla, istinaf konusu kararın HMK 341. ve 346. maddelerine göre kesin olması sebebiyle, davalı istinaf dilekçesinin HMK 341, 346 ve 352/1-b maddeleri uyarınca reddine karar verilmesi gerekmiştir.
K A R A R : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Davalı istinaf dilekçesinin, HMK 341, 346 ve 352/1-b maddeleri uyarınca karar kesinlik sınırı altında kaldığından reddine,
Peşin alınan istinaf karar harcının, istinaf edene isteği halinde ilk derece mahkemesince iadesine,
İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa, karar kesin olmakla istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine,
Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 03/09/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:35:52