SoorglaÜcretsiz Dene

İstanbul BAM 3. HD 2024/225 E. 2024/206 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2024/225

Karar No

2024/206

Karar Tarihi

25 Ocak 2024

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

3. HUKUK DAİRESİ

ESAS NO: 2024/225

KARAR NO: 2024/206

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

K A R A R

İNCELENEN ARA KARARIN

MAHKEMESİ: İSTANBUL 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ARA KARAR TARİHİ: 06/07/2023 - 27/07/2023

NUMARASI: 2022/926 E

DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit - İtirazın İptali

KARAR TARİHİ: 25/01/2024

Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak,ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle,dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalıya ait ... hizmet numaralı "... Mahallesi Işıklar ...nbul Caddesi No:... Eyüpsultan/İstanbul" adresli ticarethane niteliğindeki adreste, müvekkili şirket görevlileri tarafından 07/07/2022 tarihinde yapılan kontrolde; "harici hat çekmek suretiyle kaçak elektrik kullanıldığı" hususunun tespiti üzerine... seri numaralı kaçak elektrik kullanım tespit tutanağı düzenlendiğini, bu tutanağa istinaden zabıt tarihlerinden cari olan Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği gereği 07/07/2022-08/01/2022 tarihleri arası arasındaki 180 günlük süre için harici hattın kurulu gücü olan 7,11 kw ve 21 h esas alınmak sureti hesaplanan 26875 kwh tüketim miktarı karşılığı 184.077,34-TL tutarında kaçak elektrik tüketim, 08/01/2022-07/07/2021 tarihleri arasındaki 1852 gün için işe harici hattın kurulu gücü olan 7,11 kw ve 21 h esas alınmak sureti hesaplanan 27622 kwh karşılığı 34.729,35-TL tutarında normal ek tüketim tahakkuku yapıldığını, davalı borçlu aleyhine yukarıda arz edilen kaçak elektrik bedeline gecikmiş gün faizi ve faizin KDV'si ilave edilerek 222.679,57-TL'nin tahsili amacıyla İstanbul ... İcra Müdürlüğü ...Esas sayılı takip dosyası ile ödeme emri gönderildiğini, davalı borçlu tarafından borca itiraz edilmesi üzerine takibin durduğunu, müvekkili kurum tarafından yapılan inceleme neticesinde, kaçak enerji kullanımından dolayı tanzim edilen itiraza konu kaçak elektrik kullanım tespit tutanağı ve bu tutanağa istinaden düzenlenen kaçak elektrik kullanım faturasında herhangi bir hesaplama hatası bulunmadığını, kaçak tespiti için tespit anında mahalde fiili kullanıcının varlığı yeterli olduğunu, Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği madde 42'de gösterilen haller içerisinde elektrik tüketimi yapan herkes, kaçak tespiti ve tahakkukunun muhatabı olabileceğini, davalı ilgili kaçak elektrik faturalarının son ödeme tarihi geçmiş olmasına rağmen borcunu ödemediğini, alacakları muaccel olup; rehin ile de temin edilmediğini, işbu davanın sonuçlanması ve icra takibinin kesinleşmesi beklenildiği takdirde, "kamu alacağı" niteliğinde olan kaçak elektrik bedelinin tahsili tehlikeye gireceğini, açıklanan nedenlerle; davalı /borçlunun taşınır, taşınmaz malları ve üçüncü kişilerdeki hak ve alacakları üzerinde İİK m.257 gereği dava ve takip kesinleşinceye kadar teminatsız veya Mahkemece Uygun görülecek teminat karşılığında ihtiyati haciz konulmasını, işbu davanın HMK m.166 gereği İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/926 E. Sayılı dosyası ile birleştirilmesini, İstanbul ... İcra Müdürlüğü... Esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu haksız ve yersiz itirazının iptali ile takibin devamını, davalı/borçlu aleyhine hükmolunacak meblağın %20'sinden az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatı ödemeye mahkum edilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı yana tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Birleşen dosyada davacı ... vekili dava dilekçesinde özetle; davalıya ait ... hizmet numaralı "... Mahallesi ... Caddesi No:... Eyüpsultan/İstanbul" adresli ticarethane niteliğindeki adreste, müvekkili şirket görevlileri tarafından 07/07/2022 tarihinde yapılan kontrolde; "harici hat çekmek suretiyle kaçak elektrik kullanıldığı" hususunun tespiti üzerine ... seri numaralı kaçak elektrik kullanım tespit tutanağı düzenlendiğini, bu tutanağa istinaden zabıt tarihlerinde cari olan Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği gereği 07.07.2022-08.01.2022 tarihleri arası arasındaki 180 günlük süre için harici hattın kurulu gücü olan 7,11 kw ve 21 h esas alınmak sureti hesaplanan 26875 kwh tüketim miktarı karşılığı 184.077,34-TL tutarında kaçak elektrik tüketim, 08.01.2022-07.07.2021 tarihleri arasındaki 185 gün için ise harici hattın kurulu gücü olan 7,11 kw ve 21 h esas alınmak sureti hesaplanan 27622 kwh karşılığı 34.729,35-TL tutarında normal ek tüketim tahakkuku yapıldığını, davalı borçlu aleyhine yukarıda arz edilen kaçak elektrik bedeline gecikmiş gün faizi ve faizin KDV'si ilave edilerek 222.679,57-TL'nin tahsili amacıyla İstanbul ... İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı takip dosyası ile ödeme emri gönderildiğini, davalı borçlu tarafından borca itiraz edilmesi üzerine takibin durduğunu, müvekkili kurum tarafından yapılan inceleme neticesinde, kaçak enerji kullanımından dolayı tanzim edilen itiraza konu kaçak elektrik kullanım tespit tutanağı ve bu tutanağa istinaden düzenlenen kaçak elektrik kullanım faturasında herhangi bir hesaplama hatası bulunmadığını, kaçak tespiti için tespit anında mahalde fiili kullanıcının varlığı yeterli olduğunu, Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği madde 42'de gösterilen haller içerisinde elektrik tüketimi yapan herkes, kaçak tespiti ve tahakkukunun muhatabı olabileceğini, davalı ilgili kaçak elektrik faturalarının son ödeme tarihi geçmiş olmasına rağmen borcunu ödemediğini, alacakları muaccel olup; rehin ile de temin edilmediğini, işbu davanın sonuçlanması ve icra takibinin kesinleşmesi beklenildiği takdirde, "kamu alacağı" niteliğinde olan kaçak elektrik bedelinin tahsili tehlikeye gireceğini, açıklanan nedenlerle; davalı/borçlunun taşınır, taşınmaz malları ve üçüncü kişilerdeki hak ve alacakları üzerinde İİK m. 257 gereği dava ve takip kesinleşinceye kadar teminatsız veya Mahkemece uygun görülecek teminat karşılığında ihtiyati haciz konulmasını, işbu davanın HMK m.166 gereği İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/926 E. Sayılı dosyası ile birleştirilmesini, İstanbul ... İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu haksız ve yersiz itirazının iptali ile takibin devamını, davalı/borçlu aleyhine hükmolunacak meblağın % 20’sinden az olmamak kaydıyla icra inkâr tazminatı ödemeye mahkûm edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmişlerdir. İlk Derece Mahkemesi tarafından 24.03.2023 tarihli ara kararla "Davacı vekili tarafından sunulan 14/03/2023 tarihli dilekçe ile; mahkememizce verilen ihtiyati tedbir kararı kapsamında davalı kuruma başvurulduğu ancak davacıya ait aboneliğin dava konusu borç nedeniyle tamamen kapatıldığı ve iptal edildiği bu sebeple mahkeme tarafından verilen tedbir kararına rağmen abonelik olmadığından elektriğin bağlanamayacağı bilgisi verildiği, öncelikle aboneliğin tesis edilmesi gerektiği bildirildiğinden bahisle abonelik hesabının da açılması ile elektrik sağlanması yönünde tedbir kararı verilmesinin talep edildiği anlaşılmıştır. Mahkememizce daha evvel verilen tedbir kararında taleple bağlı kalındığı dolayısı ile yeniden abonelik tesis edilmesine ilişkin bir hüküm kurulmamış olması sebebiyle söz konusu talep yeni bir tedbir talebi olarak değerlendirilmiş olup, kaçak elektrik kullanıldığı iddiasının ve kullanıldığının tespiti halinde bunun miktarı ile yapılan takibin ne oranda yerinde olduğu hususlarının ancak işbu dosya kapsamında yapılacak yargılamada belirlenebileceği gözetildiğinde davacı tarafın işletmesi açısından HMK 389/1 maddesinde belirtilen ciddi bir zararın doğma ihtimalinin bulunduğu ve sunulan beyan ve belgelerin HMK'nun 390/3 maddesinde belirtilen yaklaşık ispat için yeterli olduğu kanaatine varıldığından tedbir talebinin daha evvel 01/03/2023 tarihli infaz edilmeyen tedbir kararı gereğince teminat alındığı gözetilerek teminatsız olarak kabulüne karar verilmiştir." gerekçeleriyle 1-Davacı tarafın ihtiyati tedbir talebinin HMK.389. maddesi gereğince, davacının bulunduğu adresindeki işyerine ait ... hesap nolu, 25.07.2022 son ödeme tarihli, 184.077,34 TL bedelli ve 25.07.2022 son ödeme tarihli, 34.729,35 TL bedelli faturalara ilişkin, dava konusu tahakkuk ettirilen borç ile sınırlı olmak üzere (daha evvel 01/03/2023 tarihli infaz edilmeyen tedbir ara kararı gereğince dava değeri olan 222.679,57-TL üzerinden %20 teminatı karşılığı olan 44.535,90-TL''lik teminat mektubu sunulmuş olduğu gözetilerek) TEMİNATSIZ kabulü ile; -Söz konusu hesaba bağlı elektriğin, kesilmiş ise yeniden açılması,-Söz konusu adresteki aboneliğin kapatılmış olması halinde abonelik yeniden başlatılarak -kullanılacak elektriğin bedelinin davacıya fatura edilmesi kaydıyla- elektrik enerjisi verilmesi yönünde ihtiyati tedbir uygulanmasına,2-Ara kararın taraflara tebliğine karar verilmiştir. Davalı tarafça yapılan itiraz sonucu duruşmalı yapılan inceleme sonunda 05.07.2023 tarihli duruşma sonunda ; " Davalı vekilinin ihtiyati tedbir kararlarına yönelik itiraz içerikli beyanları incelenmiş ve mahkememizce dava dilekçesindeki talepler, ekinde sunulan bilgi ve belgeler ile, itiraz dilekçeleri ve ekindeki belgeler yeniden değerlendirilmiş olup, mevcut dosya kapsamı itibari ile davalı taraf itirazlarının yerinde olmadığı, mahkememizce verilen ihtiyati tedbir kararlarında değişiklik yapılmasına gerek olmadığı, tarafların iddia ve itirazlarının haklılığının kesin olarak mahkememizce yapılacak yargılama sonucunda ortaya konulacağı, gözetilerek yerinde olduğu " gerekçeleriyle itirazların reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi tarafından 27.02.2023 tarihli ara karar ile; " Somut olayımızda; ihtiyati haciz talep eden vekili tarafından ihtiyati haciz talebine dayanak olarak herhangi bir belge sunulmadığı, davacı taraf iddialarının yargılama ile belirlenebileceği gözetilerek yaklaşık ispat koşulunu sağlamadığı " gerekçesiyle ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiştir. Karara karşı davalı tarafça istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. Davalı-birleşen dosya davacısı vekili 15.08.2023 tarihli istinaf başvurusunda önceki iddialarını tekrarla birlikte özet olarak; kararın gerekçesiz olduğunu, yaklaşık ispat ve ihtiyati haciz koşullarının oluştuğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir. Davalı vekili 09.08.2023 tarihli ihtiyati tedbire ilişkin karar karşı istinaf başvurusunda önceki iddialarını tekrarla birlikte özet olarak; ihtiyati tedbir ve yaklaşık ispat koşullarının oluşmadığını, sunulan video kayıtları ile davacının kaçak elektrik kullandığının sabit olduğunu, teminat miktarının yetersiz olduğunu ileri sürerek adil yargılanma ilkesi ışığında ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasını, aksi halde %100 oranında teminata hükmedilmesine karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir. Dava, asıl davada, menfi tespit talebi, birleşen dosyada ise kaçak tutanağı nedeniyle yapılan takibe vaki itirazın iptali talebine ilişkin olup dava konusu borç kaçak elektrik kullanımından kaynaklanmaktadır. Asıl dosya yönünden; HMK 389 ve devamı maddelerine göre “Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir". Talep edenin haklarının derhâl korunmasında zorunluluk bulunan hâllerde, hâkim karşı tarafı dinlemeden de tedbire karar verebilir. Mahkeme, tedbire konu olan mal veya hakkın muhafaza altına alınması veya bir yedi- emine tevdii ya da bir şeyin yapılması veya yapılmaması gibi, sakıncayı ortadan kaldıracak veya zararı engelleyecek her türlü tedbire karar verebilir. Davacı vekili; dava konusu kaçak tutanağı nedeniyle elektriğin kesildiğini, ileri sürerek kesilen elektriğin açılması yönünde tedbir kararı verilmesini talep etmiştir . Somut olayda; dava konusu kaçak elektik tüketimine konu mahal iş yeri olup işin niteliği gereği elektriğin davacının işletmesi için olmazsa olmaz koşulu gözetildiğinde kesintinin, davacının ticari işletme faaliyetinin durmasına sebep olacağı, bu haliyle davacının ağır ekonomik kayıplara uğrayacağı, tarafların karşılıklı menfaatleri esas alındığında yargılama süresince çekişme konusu elektriğin kesilmesinin davacı aleyhine ağır zararlar doğuracağı, davanın sonuna kadar, en azından dava konusu miktarla sınırlı davacının işletmesinde elektrik kesintisinin önüne geçmek gerektiği, bunun yanı sıra alacağın miktarına göre davalı şirketin de ihtiyati tedbir isteminde hukuki yararı bulunduğu anlaşılmaktadır. Zira davacının mal varlığında gelebilecek bir değişim nedeni ile ilerde belirlenecek alacaklı şirket zararının elde edilmesi zorlaşabileceği gibi tamamen imkansız hale de gelebilecektir. Bu haliyle, davanın kaçak tutanağı ve bu tutanağa dayalı tahakkuk eden faturalar nedeniyle borçlu olunmadığının tespiti talebine ilişkin olduğu, elektriğin de bu faturaların ödenmemesi nedeniyle kesildiği nazara alındığında tedbir talebinin dava konusu olduğu anlaşılmaktadır. Bu haliyle HMK'nın 389. maddesi uyarınca ihtiyati tedbir koşullarının oluştuğu gözetilerek yazılı şekilde talebin kabulüne karar verilmesi isabetli bulunmuştur. Birleşen dosya yönünden ise; 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu(İİK)'nun 257/1. Maddesine göre, rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir. İİK'nın 258/1. maddesi hükmüne göre ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için mahkemenin ''alacağın varlığı hakkında kanaat edinmiş olması'' yeterlidir. Mahkemenin ''alacağın varlığına kanaat edinmiş olmasından'' anlaşılması gereken alacağın usul hukuku kurallarına göre kesin veya tam olarak ispat edilmesi değildir. Diğer hukuki himaye tedbirlerinde olduğu gibi ihtiyati hacizde de amaç davaya ilişkin yargılamadan farklı olarak, maddi hukuka dayanan hak bakımından nihai bir karar verip, uyuşmazlığı esastan sona erdirmek değildir. Yani ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için ispat gerekmez, yaklaşık ispat için delil sunulması yeterli olup, alacaklının ilişkisinin varlığını ve muaccel olduğunu tam ve kesin olarak ispat etmesi aranmamaktadır (Yargıtay 19.HD'nin 12/12/2019 Tarih, 2019/2300 E-2019/5531 K). Yaklaşık ispat konusunda, ispat ölçüsü çerçevesinde, tam kanaat değil, kuvvetle muhtemel, yaklaşık bir kanaat yeterli görülmektedir. Yaklaşık ispatla yetinilmiş olması, ispatın aranmayacağı ya da ispat kurallarının tamamen dışına çıkılacağı anlamına gelmez. Bir taraf iddiasını mahkeme önüne ne kadar inandırıcı şekilde getirirse getirsin, bu sadece bir iddiadan ibarettir. İddia edilen vakıanın sabit yani doğru kabul edilebilmesi için, ispat yükü üzerine düşen tarafın, bunu kanundaki delil sistemi içinde yine kanunun aradığı ispat ölçüsü çerçevesinde ispat etmesi gerekir. Tam ispatın arandığı durumlarda, bu ölçü tereddütsüz ortaya konmalıdır. Yaklaşık ispat durumunda ise hâkim o iddianın ağırlıklı/kuvvetli ihtimal olarak doğru olduğunu kabul etmekle birlikte, zayıf bir ihtimal de olsa, aksinin mümkün olduğu ihtimalini göz ardı etmez. Somut olayda, özel hukuk tüzel kişisi olan şirket tarafından düzenlenen kaçak elektrik tespit tutanağı ve bu tutanağa dayalı tahakkuk ettirilen faturalar nedeniyle alacağın muaccel olduğu ileri sürülmekle birlikte mevcut deliller kaçak kullanım ve faturalardaki bedel yönünden talep edenin iddiaları yönünden yaklaşık ispata elverişli değildir. Bu haliyle ihtiyati haciz şartları oluşmamıştır. Bu nedenle mahkemece ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle davalı ve birleşen dosya davacısının istinaf başvurularının HMK 353/1-b-1 maddesi uyarında ayrı ayrı reddine karar verilmesi gerekmiştir.

K A R A R: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Davalı - birleşen dosya davacısı ...'ın istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca ayrı ayrı reddine, Asıl dosya ve birleşen dosya için alınması gereken 855,20 TL (427,60 + 427,60) karar ve ilam harcından, peşin alınan 539,70 TL (269,85 + 269,85) harcın mahsubu ile bakiye 315,50 TL'nin istinaf eden davalı birleşen dosya davacısından alınarak hazineye irat kaydına, İstinaf yargılama giderlerinin istinaf edenler üzerinde bırakılmasına, İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa karar kesin olmakla istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine, Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK 362/1-f maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 25/01/2024

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

davanıngereğiTespit-teminatsızİptaliistanbulkonusudüşünüldüMenfiİtirazın

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:51:38

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim