Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
bam
2024/1223
2024/1979
11 Temmuz 2024
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
3. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO: 2024/1223
KARAR NO: 2024/1979
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 19/02/2024
NUMARASI: 2024/113 E - 2024/95 K
DAVANIN KONUSU: Alacak
KARAR TARİHİ: 11/07/2024
Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının İran asıllı Türk vatandaşı olup vatandaşlık hakkını 30 yıl önce 1993 yılında elde ettiğini,1993 yılından beri Türkiye'de yaşadığını, davalı ... ise İran'dan Türkiye'ye gelerek ticaret yapmaya başladığını, müvekkili ile davalı ... arasında davalının tek ortağı olduğu ... Limited Şirketi ve ... Ticaret Limited Şirketinde yapılacak işler karşılığı müvekkilinin şirkete iş sağlamak, Türkiye'de bulunan çevresini, dilini kullanmak karşılığı kar payı ortaklık sözleşmesi yapıldığını, sözleşmenin konusu; " şirketlerden alınacak olan satış önerisindeki yazılı bilgilere göre yabancı ülkelerden ürün ithal etmek ve satışını yapmaktan " ibaret olduğunu, sözleşmenin taraflarının uygun fiyata ürün temin etmek, göndermek ve ürünü çekmek ile yükümlülüklerinin olduğunu, sözleşmenin bedelinin müvekkilinin satış ve alış fiyatları dikkate alınarak harcamalar ve maliyetlerden sonra arda kalan net karın % 10 olup ,kar oranı ve kar alımı oranının hesaplanması sözleşmenin yapıldığı tarihten sonraki her 6 ayda bir olduğunu, sözleşmenin süresinin 01/09/2020 tarihinden itibaren 1 yıl olduğunu, müvekkilinin davalı ile bu sözleşmeyi imzaladıktan bir süre sonra ... kendi el yazısı ile ... Ticaret Ltd. Şt. nin karlılık durumunu hesaplayarak hesaplama yaptığı kağıdı müvekkiline verdiğini ancak müvekkilinin hep bugün yarın diye oyalayarak sözleşmeden doğan % 10 luk kar payı alacağını alması engellendiğini,müvekkilinin gerek ... Ticaret Limited Şirketi ile gerekse ... Ticaret Limited Şirketi ile çalışmalar yaparak şirketin karlılığının artmasına büyük katkı sağladığını, müvekkilinin yıllardır davalı şirketlere çalışmış gerek karlılıklarını gerekse mali yönden itibarlarını artırmış olmasına rağmen bu güne kadar kendisine ödeme yapılmadığını, belirterek; müvekkilinin fazlaya ilişkin dava ve talep hakları saklı kalmak kaydıyla ,müvekkilinin mağduriyetinin önlenmesi açısından davalıların malvarlıkları üzerine ihtiyati tedbir şerhi konulmasına fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 50 000 USD alacaklarının dava tarihinden itibaren hesaplanacak ticari faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde ve özetle.sterdiği sözleşme, dava dışı ..., ... ve davalılardan sadece ... arasında imzalandığını, diğer davalılar olan ... Tic. Ltd. Şti. İle ... Tic. Ltd. Şti. firmalarının taraf sıfatlarının olmadığını ,davalı müvekkilinin ..'e ait başkaca firmalar da mevcut olduğunu, davacının ... Tic. Ltd. Şti. firmasında 14.03.2020-14.03.2022 tarihleri arasında ... Tic. Ltd. Şti. firmasında da 14.03.2022-31.03.2022 tarihleri arasında sigortalı olarak çalıştığını ve çalıştığı süreler içinde de maaşını aldığını,sözleşmenin tarafları arasında kararlaştırılan, yapılması öngörülen ve yapılması halinde de kar sayılacağı düşünülen işler yapılmadığını, her ne kadar ortada bir sözleşme var ise de bu sözleşme üzerinden yapılması öngörülen hiçbir iş yapılmadığından ortada bir kar veya alacaktan bahsetmek de mümkün olmadığını, zaten sözleşmenin tanzim edilmesinden sonra davacı sigortalı olarak davalılar yanında maaş karşılığı çalıştığını, kendisini ortak olarak göstermeye çalışan davacı, işbu ortaklık sözleşmesi üzerinden kesilen ne bir fatura ne de kazanç elde edildiğine dair bir evrak sunamadığını,davaya konu alacağın ilgi tutulduğu sözleşme üzerinden hiç bir ticari faaliyet yapılmadığı ve dolayısıyla kazanç elde edilmediği içindir ki sözleşmenin yenilenmediğini, sözleşmenin 3.maddesi ''işbu sözleşmenin süresi 01.09.2020 tarihinden itibaren bir yıl olarak belirlenmiştir ve bu sürenin sonunda şirketin performansına göre ve her bir tarafın muvafakatine istinaden uzatılabilir veya feshedilebilir.'' şeklinde olduğunu, sözleşme bitiş tarihi olan 01.09.2021 tarihinden sonra herhangi bir yenileme ya da süre uzatımı yapılmadığı gibi bu tarihten sonra davacı, davalı firmalarda sigortalı çalışan olarak çalışmaya devam ettiğini, sözleşme ..., ... ve davalı müvekkili ...'ce sözleşmenin sadece imza altına alındığı şekliyle kaldığını, sözleşme içeriğindeki hiçbir faaliyet konusu ve kararlaştırılan ticari hedeflerin yapılmadığını, dolaysıyla sözleşmedeki kar payı vb. Borçların hiç bir zaman doğmadığını, sözleşmedeki ortaklığın ticari anlamda hiç bir zaman faaliyet göstermediğini ve birbirlerinden bu sözleşme kaynaklı hiç bir alacak hakları olmadığı kabul ve beyan ederek imza altına aldığını, davalıların sadece SGK'lı çalışanı olan davacı ...'in hiçbir zaman yürürlülüğe girmemiş söz konusu sözleşme davalı şirketlerden bağımsız dört gerçek kişinin imzalanmasından doğan ve davalı şirketlerle illiyet bağı kurulamayacak bir sözleşme olup kötüniyetli olarak açılan hukuki dayanaktan yoksun işbu davanın reddi ile, iddia edilen alacağın %20'sinden az olmamak kaydıyla kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. Mahkemece ,görevli mahkemenin 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanununun 5/1-a maddesi gereğince İş Mahkemesi olduğu, görev dava şartının gerçekleşmediği gerekçesi ile verilen görevsizlik kararının, davacı tarafça istinaf edilmesi üzerine, yapılan istinaf incelemesi sonrası Dairemizin 2024/34 E.2024/409 K.sayılı 08/02/2024 tarihli ilamı ile ; işçilik alacağı talep edilmediği,tarafların tacir olduğuna dair dosyada bilgi ve belge olmadığından, davaya bakma görevinin Asliye Hukuk Mahkemesine ait olduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerektiğinden, mahkemenin davada iş mahkemesinin görevli olduğuna dair kararı usul ve hukuka uygun bulunmadığı,bu nedenle "Davacının istinaf başvurusunun kabulü ile kararın HMK 353/1-a-3 maddesi uyarınca kaldırılmasıyla, görev yönünden bir karar verilmek üzere dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine" karar verilmiştir. İstinaf iade kararından sonra devam eden yargılama sonrası mahkemece, tacir olmayan gerçek kişi davacı ile davalı arasındaki ilişkide adi ortaklık iddiasına dayalı kar payı alacağının tahsilini istendiğinden, dava konusu alacağın tarafların ticari işletmesiyle ilgili olmadığı, ticari iş niteliğinde bulunmadığı, bu nedenle davaya bakma görevinin genel mahkeme olan Asliye Hukuk Mahkemesine ait olduğu gerekçesi ile; "Davanın HMK'nun 114/l-(c) ve 115/2 maddesi gereğince dava şartı noksanlığı nedeniyle usulen reddine, Mahkememizin görevsizliğine, dava dosyasında İstanbul Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olduğuna" karar verilmiştir. Kararı davalılar vekili istinaf etmiştir.İstinaf dilekçesinde; davada iş mahkemelerinin görevli olduğunu belirterek görevsizlik kararının kaldırılmasını talep etmiştir. 6100 sayılı HMK'nun 355 md gereğince, istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan incelemeye göre; Davada adi ortaklık kar payı alacak olarak talep edilmiştir. Dosyada bulunan ve tercümesi yapılmış sözleşme başlıklı belgede her bir ortağın ortaklık hissesinin belirlendiği,buna göre davacı hissenin %10 olarak yazıldığı görülmüştür. Davanın adi ortaklık iddiasına dayalı kar payı alacağının tahsiline ilişkin olduğu ,davacının bir süre SGK lı çalışan olmasının ,davada talep edilen kar payı alacağı yönünden davanın iş mahkemesinde görülmesini gerektirmeyeceği,bu bağlamda davada ayrıca işçilik alacağının istenilmediği,tarafların tamamının tacir olduğuna dair dosyada bilgi ve belge bulunmadığı anlaşılmıştır. Bu nedenle görevli görevli Asliye Hukuk mahkemesinin görevli olduğuna dair mahkeme kararı usul ve hukuka uygun bulunmuştur.. Bu itibarla, ilk derece mahkemesince verilen kararda mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesi bakımından usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre davalıların istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine karar verilmesi gerekmiştir.
K A R A R: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Davalıların istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine, Alınması gereken 427,60 TL karar ve ilam harcı peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına, İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa karar kesin olmakla istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine, Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 11/07/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:35:52