SoorglaÜcretsiz Dene

Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2024/1893

Karar No

2024/1914

Karar Tarihi

4 Temmuz 2024

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

3. HUKUK DAİRESİ

ESAS NO: 2024/1893

KARAR NO: 2024/1914

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

K A R A R

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 27/03/2024 (duruşma)

NUMARASI: 2017/938 Esas

DAVANIN KONUSU: Tapu İptali ve Tescil

KARAR TARİHİ: 04/07/2024

Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davalı / birleşen davacı ... Ltd. Şti. vekili 25/03/2024 havale tarihli dilekçesinde; yargılamanın bulunduğu aşama ve seyri gözetildiğinde adi ortaklığın tasfiyesi tamamlanana kadar ... Limited Şirketi’ne ait tüm taşınmazlar üzerindeki şerhlerin muhafaza edilmesi, ... Limited Şirketi’nin ekonomik mahvına sebebiyet vereceğini, bir an için taraflar arasındaki hukuki ilişkinin adi ortaklık olarak nitelendirilmesi yerinde görülse dahi, her adi ortaklıkta ortakların temel amacı kar elde etmek ve bu karı paylaşmak olduğunu, ... Limited Şirketi ise, bu hukuki ilişkinin nitelendirilmesinden bağımsız olarak, kazanç elde etmek için kurduğunu belirttiğini bu ilişkide senelerdir hiç bir gelir elde edemediğini, sürekli üzerine kayıtlı taşınmazların DASK, emlak vergisi, KDV gibi masraflarını ödediğini, işbu yargılama süreci ve yaşanan olaylar nedeniyle ... Limited Şirket'nin ciddi bir ekonomik buhran içerisinde olduğunu, personel maaşlarını ödemeyecek seviyeye geldiğini, ... Limited Şirketi adına kayıt ve üzerinde şerh bulunan taşınmazların tapu kayıtlarındaki işli hacizlerden de teyit edilebileceğini belirterek ... Limited Şirketi vekili blok ve daire numaraları sırasıyla ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... şeklinde olan yirmi adet taşınmaz üzerinden ... Limited Şirketi’nin tasarruf yetkisini kısıtlandıran şerhlerin kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece, tensip zaptı ile verilen 14/03/2018 tarihli ara karar ve diğer ara kararlar uyarınca ... ili ... ilçesi, ... mahallesi, ... ada, ... parsel üzerinde bulunan bağımsız bölümler üzerindeki tedbir ve diğer şerhlere ilişkin ara kararların incelenmesiyle; ara kararlarında belirtildiği üzere Gaziosmanpaşa ... Noterliği'nin 21/04/2015 tarih ... yevmiye numaralı sözleşme ve bu sözleşmeye bağlı ek sözleşmeler bir bütün olarak adi ortaklık sözleşmesi olarak kabul edilmiş ve adi ortaklığın tasfiye süreci başlatıldığı ve tasfiye heyeti görevlendirildiği, mahkeme tarafından verilen ihtiyati tedbir kararları ve diğer kararlarında ve İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi'nin 2021/2823 esas, 2021/3564 karar sayılı ilamı içeriğinde belirtildiği üzere tasfiye heyetin görevlendirildiği ortaklığın mal varlığına ilişkin satış ve nakte çevirme bakımından tasfiye heyetinin yetki ve görevlendirildiği, davacı vekilinin 25/03/2024 tarihli dilekçesinde talep ettiği taşınmazlar adi ortaklığın ortaklarına ait olmakla, ... Limited Şirketi’nin tasarruf yetkisini kısıtlandıran şerhlerin kaldırılması talebinin reddi gerektiği gerekçesi ile;"Davalı / birleşen davacı .... Ltd. Şti. vekili 25/03/2024 havale tarihli dilekçesinde ki talebinin reddine" karar vermiştir.Kararı davalı / birleşen davacı .... Ltd. Şti. vekili istinaf etmiştir.İstinaf dilekçesinde; bu dosyada davanın 2017 yılından beri yürütüldüğü, 26/03/2021 tarihli duruşma ara kararı sonrası tarafları arasındaki hukuki ilişkinin adi ortaklık olduğu belirtilerek adi ortaklığın tasfiyesi davası olarak yürütülmeye başlandığı, istinaf eden birleşen dosya davacısı müvekkil şirket adına kayıtlı taşınmaz üzerindeki ihtiyati tedbir şerhleri kaldırılarak bunun yerine taşınmazlar ile ilgili tasarruf işlemlerinde tasfiye memurlarının yetkili olduğunu ilişkin şerhlerin işlendiği, birleşen dosya davacısı müvekkili şirketin kısıtlayıcı nitelikte olan bu şerhlerin bu taşınmazların ... şirketi adına kayıtlı olmasına rağmen farklı bir ihtiyati tedbir kararı niteliğinde olduğunu, 3 seneyi aşkın zamandır tasfiye heyetinin görevlendirilmesinden itibaren tasfiyenin 1.aşaması olan bilançonun hazırlanıp kesinleşme aşamasına gelinemediğini, dava konusu projeye bugüne kadar iskan alınmamasında müvekkili şirketin kusuru bulunmadığı, taraflar arasındaki ilişkinin adi ortaklık ilişkisi olmadığına ilişkin beyanlarını tekrar etmekle adi ortaklık olsa dahi tasfiye şartlarının oluşmadığı, projeye iskan alabilecekleri safhada bu davanın açılmadığı, bugün bile inşaatın %80 aşamada olduğu beyanlarına rağmen projenin iskan almaya elverişli şekilde tamamlanmadığı hususun ispatlandığı, iskan alınmama sebebini .. şirketinin vekaletinden azledilmesine dayandığı, tadilat projelerinin Beylikdüzü Belediyesi tarafından reddedildiği, ... şirketinin vekaletten azledilmesinin yapılan başvurulara etkisinin olmadığı, buna dair ekran görüntüsünün paylaşıldığı, asıl davanın reddi gerektiği, ...şirketi vekili olarak 20 adet taşınmaz üzerinde bulunan tasarruf yetkisini kısıtlayıcı şerhlerin kaldırılması talebinin 25/03/2024 tarihli dilekçesindeki tekrar beyanları gözetilerek mahkeme tarafından hiçbir gerekçe gösterilmeden reddedildiğini, aslında davanın sebepsiz zenginleşmeye dayalı olduğu inşaatın %80 oranında tamamlandığı hususunun asıl dosya davacı şirket yetkilisi ... tarafından ikrar edilmesinden sonra haksız ve erken açıldığı sabit olan davanın reddedilmesi gerektiğini, dosyada reddi hakim taleplerinin kabul edilmesinden sonra heyet değişikliği ile yapılan yargılamanın devam ettiği , yargılamada birden fazla heyet değişikliği yapıldığı, istinaf dilekçesinde ayrıntılı tarih ve verilen ara kararların içerikleri belirtilerek çeşitli ara kararlar alındığı, daha önce belirtildiği gibi davanın sebepsiz zenginleşmeden kaynaklı olmasına rağmen adi ortaklığın fesih ve tasfiyesi olarak değerlendirildiğinde dahi, fesih ve tasfiye şartları oluşmadan davanın açıldığının sabit olduğu, bu nedenle mahkeme tarafından 27/03/2024 tarihli duruşmada verilen "9" nolu ara kararın kaldırılması gerektiğini, şayet uyuşmazlık adi ortaklık hükümlerine göre çözümlenmeye devam edilecek ise, davacı/birleşen davalı şirketin kabulünde olduğu gibi dava tarihi itibariyle tamamlanmamış olması nedeniyle hatta bugün bile inşaatta temel üstü vizesi bile bulunmadığı, tüm bloklarda yapı tatil tutanaklarının düzenlendiği, davanın açıldığı tarih itibariyle ve hemen sonrasında asıl gizli satışlar yapan tarafın asıl dosya davacı şirketleri olduğu ve bu durumun ispat edildiği gözetilerek davanın erken açıldığı, davacı şirketlerce belirtilen taleplerin haklı nedenle adi ortaklığın tasfiyesi talebi olarak ileri sürülüp sürülemeyeceği noktasında ise bu konudaki yasal mevzuat ve toplanan deliller kapsamında gerek dava tarihi gerek bugün itibariyle adi ortaklığın henüz amacına uluşmadığı, inşaatın tamamlanması bir yana projede temel üstü vizesinin dahi bulunmadığı ve projeye hali hazırda iskan alınmamasında müvekkili ...şirketinin etkisinin bulunmadığı, dava dayanağı sözleşmenini akdedilmesi ana nedeni olana hasılat paylaşımı ile müvekkili şirketin ...a olan borçlarının ödenmesinin dava tarihi itibariyle gerçekleşen satış işlemi ile tamamlanmadığı, davacı şirketlerin ... a olan ödeme aksamasında kusurlu olduğu, bu durumun ... Bankası tarafından verilen harici satışlar ile ilgili resmi banka hesap hareketlerinden, müvekkili şirket ile davacı ... Şirketi arasında akdedilen ibranameden davacı ... A.Ş. Yönetim kurulu başkanının 040/04/2018 tarihli beyanında ve aynı şirketin vekilinin 09/02/2017 tarihli mailinden anlaşılacağı üzere davacı şirketlerin müvekkili şirketin sözleşmeden kaynaklanan edimlerini yerine getirmesini, kendi kusurları ile engellediklerini, ayrıca ihtilafın adi ortaklık çerçevesinde sonuçlandırılmasına karar verilmesi halinde dahi davacı şirketlerin kusurları nedeniyle adi ortaklığın haklı nedenle tasfiyesini talep edemeyeceklerini, tasfiye sonucunu doğuran talebin uygun aşamasında ileri sürülmediğinin tespiti ile sunulu deliller ve beyanları kapsamında sebepsiz zenginleşme kastı ile açılan ve müvekkili şirketi iflas ettirmek üzere olan bu dava açısından kabul anlamına gelmemek üzere daha sonra en kötü ihtimal ile müvekkili şirketin tasfiye sonunda kendisinde kalacak bağımsız bölümlerde yani tasfiye payından mahsup edilmek kaydıyla 20 adet bağımsız bölüm (blok ve daire numaraları sırasıyla ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ...) üzerindeki müvekkili şirketin tasarruf yetkisini kısıtlayan şerhlerin (ihtiyati tedbir niteliğinde) kaldırılmasına, karar verilmesini talep etmiştir.6100 sayılı HMK'nun 355 md gereğince, istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan incelemeye göre;Talep birleşen dosya davacısı ... Limited Şirketinin tasfiye sonunda kendisinde kalacak bağımsız bölümlerde yani tasfiye payından mahsup edilmek kaydıyla 20 adet bağımsız bölüm (blok ve daire numaraları sırasıyla ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ...) üzerindeki tasarruf yetkisini kısıtlayan şerhlerin (ihtiyati tedbir niteliğinde) kaldırılması talebine ilişkindir.Mahkemece, uyuşmazlığın İBAM 15. Hukuk ve Yargıtay HGK ve Yargıtay 3. Hukuk Dairesi kararlarına dayalı olarak dayanılan sözleşmelerin adi ortaklık sözleşmesi kapsamında bulunduğu, uyuşmazlığın bu kapsamda değerlendirilmesi gerektiği tespiti ile 26/03/2021 tarihli celsede ise tasfiye memurlarının atanmasına karar verildiği,buna bağlı olarak yargılama sırasında tasfiye memurlarına satış konusunda yetki verildiği anlaşılmıştır.Dosya kapsamından tasfiye işlemlerinin halen devam ettiği anlaşılmıştır.Mahkemenin tespit ettiği uyuşmazlık konusuna göre adi ortaklığın korunması için gerekli tüm önlemlerin alınması gerektiği açık olduğundan,davalı birleşen dosya davacısı ... Limited Şirketi tarafından tasfiye payından mahsup edilmek kaydıyla 20 adet bağımsız bölüm (blok ve daire numaraları sırasıyla ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ...) üzerindeki tasarruf yetkisini kısıtlayan şerhlerin kaldırılması talebinin reddine ilişkin mahkeme kararı usul ve hukuka uygun bulunmuştur.Bu itibarla,ilk derece mahkemesince verilen kararda mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesi bakımından usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre, davalı birleşen dosya davacısı ...Limited Şirketinin istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine karar verilmesi gerekmiştir.

K A R A R: Yukarıda açıklanan nedenlerle;Davalı birleşen dosya davacısı ... Limited Şirketinin istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine,Alınması gereken 427,60 TL karar ve ilam harcı peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına,İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa karar kesin olmakla istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine,Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK 362/1-f maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 04/07/2024

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

davanınTapugereğiTescilistanbulkonusutarihidüşünüldünumarasıİptalive

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:37:09

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim