SoorglaÜcretsiz Dene

Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2024/1776

Karar No

2024/1912

Karar Tarihi

4 Temmuz 2024

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

3. HUKUK DAİRESİ

ESAS NO: 2024/1776

KARAR NO: 2024/1912

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

K A R A R

İNCELENEN KARARIN

MAHKEME: TEKİRDAĞ ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ARA KARAR TARİHİ: 04/07/2024

NUMARASI: 2024/101 E

DAVANIN KONU: Menfi Tespit

KARAR TARİHİ: 04/07/2024

Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle, dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı idare tarafından müvekkilinin fabrikasının bulunduğu alandaki kanalizasyondan yasal düzenleme ve standartlara uymadan alınan numunelere özel laboratuvarda analiz yapılarak müvekkili şirketin "pH ve Toplam Fosfor parametrelerini sağlamadığı" gerekçesi ile 85.353,75TL+KDV Kirlilik Önlem Payı tahakkuk ettirildiğini, tahakkuk ettirilen KÖP bedeli usul ve yasaya uygun olmadığından Yasal mevzuata ve TSE standartlarına aykırı numune alma işlemleri neticesinde oluşturulan 01.11.2023 tarih ve ... sayılı yazı ile müvekkile tebliğ edilen TESKİ Atıksuların Kanalizasyona Deşarj Yönetmeliği md 14/7 gereği 85.353,75TL+KDV olarak hesaplanıp tahakkuk ettirilen Kirlilik Önlem Payı (KÖP) cezasının ve bu cezanın ödenmesine ilişkin işlemlerin iptaline, hukuka aykırı olan cezanın ödenmesine ilişkin işlemlerin durdurulması yönünden ihtiyati tedbir kararı verilmesine karar verilmesinini talep ve dava etmiştir. İlk Derece Mahkemesi tarafından 18.04.2024 tarihli ara karar ile; " Davacı vekili 18/04/2024 tarihli beyanında takip yapılması halinde ödeme yapılmaması için İİK md. 72/2 gereğince ihtiyati tedbir talep ettiğini belirtmekle, mahkememizce her ne kadar 12/02/2024 tarihinde ihtiyati tedbir talebi red edilmiş ise mahkememizce verilen ara kararda İİK md.72/2 gereğince değerlendirme yapılmadığından yalnızca ödemenin durdurulması yönünden değerlendirme yapıldığından ödemenin durdurulması yönünden daha önce kurulan ara karar doğrultusunda karar baki olmakla, dava tarihi itibariyle davacı şirket aleyhine başlatılmış takip bulunmadığı, dava konusu ile ilgili olarak mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından endişe edilme halinin bulunduğu nazara alınarak davacı aleyhine davalı tarafından takip başlatılması halinde takibin durdurulması yönünde ihtiyati tedbir kararının verilmesi bu aşamada İİK md.72/2 gereğince mümkün görülmekle, iptali talep edilen kirlilik önlem payı (KÖP) bedeli olan 85.353,75 TL'nin %15 tutarında (12.803,06 TL) nakdi teminat yatırıldığında veya kesin banka teminat mektubu sunulduğunda TESKİ tarafından davacı adına tahakkuku yapılan 01.11.2023 tarih ve ... sayılı kirlilik önlem payı (KÖP) ödemesine dair icra takibine başlanması halinde takibin durdurulmasına dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. " gerekçeleriyle 1-İhtiyati tedbir talebinin KISMEN KABULÜNE, KISMEN REDDİNE; a-) Ödemenin durdurulması istemine yönelik ihtiyati tedbir isteminin reddine, b-) Tayin olunan teminatın yatırılması halinde, İcra ve İflas Kanunu'nun 72/2. maddesi kapsamında davalı tarafça, dava konusu Tekirdağ Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü Çevre Koruma ve Kontrol Dairesi Başkanlığının 01.11.2023 tarih ve ... sayılı yazısı ile davacıya tebliğ edilen 85.353,75 TL tutarındaki kirlilik önlem payı cezasına dayalı olarak başlatılacak icra takibinin durdurulmasına, 2-) HMK’nun 392 vd. maddelerine göre menfi tespit talep edilen 85.353,75 TL'nin %20'si oranında hesaplanan 12.803,06 TL teminatın davacı tarafça nakit veya kesin ve süresiz banka teminatı olarak yatırılmasına, 3-) (2) nolu ara karar gereğince belirlenen; 12.803,06 TL nakit teminat yatırıldığında veya 20.484,9‬0 TL değerinde kesin ve süresiz teminat mektubu sunulduğuna ilişkin belge ile tedbir kararının infazı ile ilgili Mahkememize (1) bir hafta içerisinde talepte bulunulduğu takdirde ara kararın infazı hususunda ilgili icra müdürlüğüne müzekkere yazılmasına, 4-) (2) nolu ara karar gereğince belirlenen nakit teminatın yatırılmaması veya kesin ve süresiz teminat mektubu sunulmaması ve işbu ara kararın tebliğinden itibaren bir hafta içerisinde tedbir kararının uygulanması hususunda talepte bulunulmaması halinde esas ile ilgili dava açılmış olsa bile tedbirin kendiliğinden kalkmasına, bu hususun tedbir isteyene ihtarına, karar verilmiştir. Karara karşı davalı tarafça istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.Davalı vekili istinaf başvurusunda özetle; davacı tarafın, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi'nin istinaf talebinin reddi ile ihtiyati tedbir talebinin yerinde olmadığı kararı üzerinden bir ay geçmeden, 18/04/2024 tarihli duruşmasında yeniden ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep ettiğini, mahkemesince talebin kısmen kabulüne karar verildiğini, numunelerin Çevre, Şehircilik Ve İklim Değişikliği Bakanlığından akredite almış bağımsız laboratuvar —personellerince alındığını ve laboratuvarlarda analiz edildiğini, numune alma tutanaklarına bakıldığında, numune alma işinin TS ISO 5667-10 A uygun olarak yapıldığını, davaya konu KÖP bedelinin hukuka uyar olup olmadığı, TESKİ Genel Müdürlüğü Atıksuların Kanalizasyona Deşarjı Yönetmeliği hükümlerine göre belirleneceğini, yönetmelik hükümlerine göre DKKR belgesi alan ve buna göre abone belgesi düzenlenen davacı tarafın, bu hakkını idame ettirebilmesi için yönetmelik hükümlerine uygun hareket etmesinin zorunlu olduğunu, davacıya ait tesisin kanalizasyona bağlantı bacasında 30/09/2023 tarihinde ... isimli Çevre, Şehircilik Ve İklim Değişikliği Bakanlığından akredite almış bağımsız laboratuvar personellerince denetim numunesi alınmış, aynı laboratuvarda analize edildiğini, analiz raporuna göre 18,3 mg/l toplam fosfor kirliliği olduğunu, bu miktarın ise Teski AKDY Tablo 17e göre 10 mg/l'lik deşarj limitini aşmış olduğundan davaya konu KÖP uygulandığını, kararın hatalı olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını istemiştir.Dava, davalı idarenin usule aykırı numune alma işlemi sonucu tahakkuk ettirilen Kirlilik Önlem Payı (KÖP) cezasının ve bu cezanın ödenmesine ilişkin işlemlerin iptali ile tahakkuk ettirilen cezanın ödenmesinin ihtiyati tedbir yoluyla durdurulması talebine ilişkindir.Davacı, davalı idare tarafından müvekkilinin fabrikasının bulunduğu alandaki kanalizasyondan yasal düzenleme ve standartlara uymadan alınan numunelere özel laboratuvarda analiz yapılarak "pH ve Toplam Fosfor parametrelerini sağlamadığı" gerekçesi ile 85.353,75TL+KDV Kirlilik Önlem Payı tahakkuk ettirildiğini, tahakkuk ettirilen KÖP bedelinin usul ve yasaya uygun olmadığından iptalini istemektedir. Davacının talebi bu yönü itibariyle menfi tespit talebini kapsamaktadır.Mahkemesince 12.02.2024 tarihli ara kararla ; ".... davacı vekili her ne kadar davalı TESKİ tarafından düzenlenen 01.11.2023 tarih ve ... sayılı yazı ile müvekkile tebliğ edilen TESKİ Atıksuların Kanalizasyona Deşarj Yönetmeliği md 14/7 gereği 85.353,75TL+KDV olarak hesaplanıp tahakkuk ettirilen Kirlilik Önlem Payı (KÖP) cezasının ödenmesine ilişkin işlemlerin durdurulması yönünde ihtiyati tedbir talep etmiş ise de dava dilekçesi ve eki belgeler kapsamında ihtiyati tedbir için şu aşamada yaklaşık koşulun bulunmadığı, uyuşmazlığı çözecek mahiyette ihtiyati tedbir kararı da verilemeyeceğinden, ayrıca davacı tarafın iddialarının yargılamayı gerektirdiği.... "gerekçeleriyle KÖP cezasının ödenmesine ilişkin işlemlerin durdurulması yönündeki ihtiyati tedbir talebinin reddine, karar verilmiş, bu karara karşı davacı tarafça istinaf kanun yoluna başvurulmuş ve dairemizce yapılan istinaf incelemesi sonunda 21/03/2024 tarih ve 2024/755E- 2024/864 K sayılı kararımızla davacı tarafça tahakkuk ettirilen cezanın tahsilinin önlenmesi talep edilmiş ise de dava dilekçesi ve eklerinin bu aşamada yaklaşık ispat şartını sağlamadığından davacının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine karar verilmiştir. Bu karar sonrası davacı tarafça takip yapılması halinde ödeme yapılmaması için İİK md. 72/2 gereğince ihtiyati tedbir talep etmiştir.2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun 72. Maddesi; Borçlu, icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu bulunmadığını ispat için menfi tesbit davası açabilir.İcra takibinden önce açılan menfi tesbit davasına bakan mahkeme, talep üzerine alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere gösterilecek teminat mukabilinde, icra takibinin durdurulması hakkında ihtiyati tedbir kararı verebilir." şeklinde düzenlenmiştir. İİK 72. Madde menfi tespit davalarında ihtiyati tedbir ile ilgili özel düzenleme olup, davanın takipten önce veya sonra açılması, verilecek tedbirin şekli yönünden değişikliğe yol açmaktadır.Bu sebeple ,menfi tesbit davalarında,(konuya ilişkin Dairemizin 2024/1292 E.2024/1311 K sayılı 07/05/2024 tarihli ilamında da belirtildiği üzere) HMK 389. madde hükmüne göre değil, özel bir ihtiyati tedbir düzenlemesi olan İİK 72. maddesi hükümlerine göre tedbir talebinin incelenmesi gereklidir.Somut olayda, eldeki dava takipten önce açılmış olmakla (her hangi bir icra takibi yapıldığına dair bilgi ve belge olmadığından) İİK'nın 72/2 maddesi kapsamında yapılacak icra takibinin durdurulması yönünde teminatla tedbir kararı verilmesinde usul ve hukuka aykırılık bulunmadığı gibi, bu karara itirazın reddine karar verilmesinde de usul ve hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla,davalı tarafın istinaf talebinin HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine karar verilmesi gerekmiştir.

K A R A R: Yukarıda açıklanan nedenlerle;Davalının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine,Alınması gereken 427,60 TL karar ve ilam harcı peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına,İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa karar kesin olmakla istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine,Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK 362/1-f maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 04/07/2024

AZLIK OYU (MUHALEFET) GEREKÇESİ Dava, davalı idarenin usule aykırı numune alma işlemi sonucu tahakkuk ettirilen Kirlilik Önlem Payı (KÖP) cezasının ve bu cezanın ödenmesine ilişkin işlemlerin iptali ile tahakkuk ettirilen cezanın ödenmesinin ihtiyati tedbir yoluyla durdurulması talebine ilişkindir.İstinafa gelen uyuşmazlık eldeki davada ihtiyati tedbir koşullarının oluşup oluşmadığı noktasındadır.6100 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu (HMK)'nın 389/1. Maddesi, "mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir" şeklindedir. HMK'nın 390/2 maddesine göre de tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır. Ayrıca bu kapsamda ihtiyati tedbir talebinin somutlaştırılması gerekir.Yukarıda ifade edildiği üzere HMK'nın 390/2 maddesine göre, tedbir talep eden taraf, davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır. Yaklaşık ispattan anlaşılması gereken ise usul hukuku kurallarına göre kesin veya tam olarak ispat edilmesi değildir. Buradaki amaç davaya ilişkin yargılamadan farklı olarak, maddi hukuka dayanan hak bakımından nihai bir karar verip, uyuşmazlığı esastan sona erdirmek değildir. Yani ihtiyati tedbir kararı verilebilmesi için tam ispat gerekmez. Bu düşürülmüş ispat ölçüsü çerçevesinde, tam kanaat değil, kuvvetle muhtemel, yaklaşık bir kanaat yeterli görülmektedir. Yaklaşık ispatla yetinilmiş olması, ispatın aranmayacağı ya da ispat kurallarının tamamen dışına çıkılacağı anlamına gelmez. Bir taraf iddiasını mahkeme önüne ne kadar inandırıcı şekilde getirirse getirsin, bu sadece bir iddiadan ibarettir. İddia edilen vakıanın sabit yani doğru kabul edilebilmesi için, ispat yükü üzerine düşen tarafın, bunu kanundaki delil sistemi içinde yine kanunun aradığı ispat ölçüsü çerçevesinde ispat etmesi gerekir. Tam ispatın arandığı durumlarda, bu ölçü tereddütsüz ortaya konmalıdır. Yaklaşık ispat durumunda ise hâkim o iddianın ağırlıklı/kuvvetli ihtimal olarak doğru olduğunu kabul etmekle birlikte, zayıf bir ihtimal de olsa, aksinin mümkün olduğu ihtimalini göz ardı etmez.İİK 72. maddesi menfi tespit davalarında ihtiyati tedbir ile ilgili özel düzenlemedir. İcra ve İflas Kanunu’nun uyuşmazlığın çözümü için icra mahkemesini görevlendirdiği ve uyuşmazlığın çözümü sırasında icra mahkemesine ihtiyati tedbir kararı alma yetkisi tanımadığı hallerde icra mahkemesinin ihtiyati tedbirlere hükmetmesi kanaatimizce mümkün değildir.İcra ve İflas Hukuku’nda uygulama alanı en geniş olan ihtiyati tedbir türü teminat amaçlı ihtiyati tedbirlerdir. Teminat amaçlı ihtiyati tedbir olarak uyuşmazlığın yargı organı önünde incelenmesi sırasında takibin veya uyuşmazlık konusu olan işlemin durdurulmasına karar verilmektedir. Bu sayede ilk bakışta haklı görülen tarafa karşı dava süresince takip işlemeyecek, böylelikle bu kişinin haklı çıkmasına rağmen takibin devam etmesi nedeniyle uğrayabileceği zararların önüne geçilmiş olacaktır.Mahkeme talep üzerine ve yeterli teminat karşılığında mutlaka ihtiyati tedbir kararı vermek zorunda değildir. İhtiyati tedbir kararının gerekip gerekmediğini hakim takdir edecektir. Menfi tespit davasına bakan mahkeme borçlunun icra takibinden önce açmış olduğu menfi tespit davasının haklı olduğu kanısına varırsa borçlunun göstereceği teminat karşılığında menfi tespit davası sonuçlanıncaya kadar icra takibinin durdurulması hakkında ihtiyati tedbir kararı verebilecektir. Ancak mahkeme menfi tespit davasının haksız olduğu kanısındaysa ihtiyati tedbir talebini reddedecektir. Somut olayda davacı kamu kurumu niteliğinde olan davalı tarafça yapılan numune alma işleminin usule uygun olmadığını ileri sürmektedir. Davalının hukuki statüsü gereği hazırladığı belgelerin HMK'nın 204. Maddesi kapsamında aksi sabit oluncaya dek geçerli belgelerden olduğu, bunun aksinin davacı tarafça ispatlanması gerektiği, davanın geldiği aşama itibariyle davacının bu yönde haklılığını yaklaşık olarak ispat edecek delillerin sunulup mahkemece değerlendirilmediği, bu haliyle yaklaşık ispat şartının sağlanmadığı açıktır. Diğer bir deyişle menfi tespit davasında yaklaşık ispat şartının "talebin ciddi bulunması" olarak ifade edilmektedir. Mahkemece davacının ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilip, istinaf incelemesi sonunda da yaklaşık ispat şartının sağlanmadığı gerekçesiyle istinaf talebinin reddine karar verilmesinden sonra dosyaya yaklaşık ispat (talebin ciddi bulunduğuna dair) başkaca delil sunulmadığı halde bu kez ihtiyati tedbir talebinin gerekçesi de açıklanmaksızın kabulüne karar verilmesi hatalıdır.Açıklanan nedenlerle davalının istinaf talebinin kabulüyle kararın kaldırılması ile verilen başlayacak takiplerin durdurulmasına ilişkin ihtiyati tedbir kararının kaldırılması gerektiği hukuki kanaatinde olmam nedeniyle sayın çoğunluğun gerekçe ve sonucuna katılmamaktayım.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

davanınmuhalefetgereğikabulüneteskiTespitreddineistanbulazlıkgerekçesiMenfikısmen

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:37:09

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim