Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
bam
2024/1780
2024/1875
3 Temmuz 2024
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
3. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO: 2024/1780
KARAR NO: 2024/1875
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
NUMARASI: 2024/386 Esas (Derdest dosya)
DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
KARAR TARİHİ: 03/07/2024
Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahke- mesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle, dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı borçlu aleyhine kaçak elektrik tüketim bedelinden kaynaklanan ve ödenmeyen borcun tahsili için Küçükçekmece İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası üzerinden ilamsız icra takibi başlatıldığını, borçlunun yasal süresi içerisinde takibe ve borca itirazda bulunması üzerine takibin durdurulduğunu, davadan önce başvurulan arabu- luculuk sürecinin anlaşmazlık ile sonuçlandığını beyanla; öncelikle, davalı-borçlunun mallarının teminatsız olarak, mahkemenin aksi kanaatte olması halinde teminat karşılığında ihtiyaten haczine, yargılama sonunda; borçlunun Küçükçekmece İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyada yapmış olduğu haksız itirazın iptali ile takibin devamına, haksız ve kötü niyetli itirazı ile takibi dur- duran borçlunun %20’den az olmamak üzere icra inkar tazminatı ile mahkumiyetine, mahkeme masrafı ile ücret-i vekaletin davalı tarafa bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.Davalı; dava dilekçesinin tebliğine rağmen davaya cevap vermemiştir.İlk Derece Mahkemesi'nce 25.04.2024 tarihinde; " somut olayda alacağın varlığının tespitinin yargılamayı gerektirdiği ve bu aşamada yaklaşık ispat ölçüsünde kanıtlanamadığı, karşı tarafın kaç- tığı veya mal kaçırdığına dair de herhangi bir delil bulunmadığı, ihtiyati haczin yasal koşullarının oluşmadığı " gerekçesiyle "ihtiyati haciz isteminin reddine" karar verilmiştir.
İstinaf Başvurusu: Ara karar davacı tarafından istinaf edilmiştir. Davacı vekili istinaf dilekçesinde: Küçükçekmece İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasına konu alacağın ... Seri Nolu 02.11.2023 Tarihli Kaçak /Usulsüz Elektrik Kullanım Tespit Tutanağı ile bu tutanağa bağlı olarak düzenlenen 15.01.2024 son ödeme tarihli 188.128,54 TL. bedelli ve 15.01.2024 son ödeme tarihli 87.427,90 TL. bedelli faturalardan doğdu- ğunu, muaccel halde bulunan borcun ödenmemesi ile alacaklı müvekkilinin haklarının tehlikeye düştüğünü, borçlu tarafından bilinen ve kötüniyetle ödenmeyen alacağın rehinle de temin edile- mediğini beyanla ara kararın kaldırılmasını talep etmiştir. İstinaf sebepleri ve 6100 sayılı HMK'nun 355 md. ile sınırlı olarak yapılan incelemeye göre;İstinaf başvurusu yapılan kararın niteliği dikkate alındığında uyuşmazlık; bir özel hukuk tüzel kişisi olan (dağıtım lisansına sahip) dağıtım şirketine bağlı görevliler tarafından tesisatta kaçak elektrik kullanıldığının tespiti üzerine düzenlenen tutanak ile ekindeki belgelerin, sonrasında bu tutanak nedeniyle ilgili mevzuat uyarınca tahakkuk ettirilen faturalar nedeniyle yapılan ihtiyati haciz başvurusunda yaklaşık ispata elverişli olup olmadığı, ihtiyati haciz şartlarının oluşup oluşmadığı noktasında toplanmaktadır.... A.Ş. vekili tarafından ihtiyati haciz kararı verilebilmesinin şartlarını düzenleyen 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun (2004 sayılı Kanun) 257 ve devamı madde- lerinin yargılamaya konu olaylara uygulanmasında, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi, Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi ve Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi tarafından verilen kesin nitelikteki kararlar arasında uyuşmazlık bulunduğundan bahisle uyuşmazlığın giderilmesi talep edilmiştir. Söz konusu talep kapsamında Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nce tesis edilen 2024/83 E., 2024/1218 K. Nolu 25.03.2024 tarihli kararda özetle; kaçak elektrik kullanıldığının tespiti üzerine ilgili mevzuat uyarınca tahakkuk ettirilen faturalar nedeniyle yapılan ihtiyati haciz başvurularında; somut olayın özellikleri ile bildirilen delillerden, alacağın ve 2004 sayılı Kanun’un 257 ve devamı maddelerinde öngörülen ihtiyati haciz koşullarının varlığı kanaatine varan mahkemenin, ölçülülük ilkesine uygun düşecek şekilde ihtiyati haciz kararı verebileceğine, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi ile Bursa Bölge Adliye Mahke- mesi 7. Hukuk Dairesinin kesin nitelikteki kararları arasındaki görüş ve uygulama uyuşmazlığının bu şekilde giderilmesine karar vermek gerekmiştir. " şeklinde görüş bildirilmiştir.2004 sayılı Kanun’un “İhtiyati Haciz Şartları” kenar başlıklı 257.maddesi şöyledir:Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklariyle diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir.Vadesi gelmemiş borçtan dolayı yalnız aşağıdaki hallerde ihtiyati haciz istenebilir:1.Borçlunun muayyen yerleşim yeri yoksa; 2.Borçlu taahhütlerinden kurtulmak maksadiyle mallarını gizlemeğe, kaçırmağa veya ken- disi kaçmağa hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlâl eden hileli işlemlerde bulunursa; Bu suretle ihtiyati haciz konulursa borç yalnız borçlu hakkında muacceliyet kesbeder.”, Aynı Kanun’un “İhtiyati Haciz Kararı” kenar başlıklı 258. maddesi; “İhtiyati hacze 50 nci maddeye göre yetkili mahkeme tarafından karar verilir. Alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeğe mecburdur.Mahkeme iki tarafı dinleyip dinlememekte serbesttir. İhtiyati haciz talebinin reddi kararı gerekçeli olarak verilir ve bu karara karşı istinaf yoluna başvurulabilir. Yüzüne karşı aleyhinde ihtiyati haciz kararı verilen taraf da istinaf yoluna başvurabilir. Bölge adliye mahkemesi bu başvuruları öncelikle inceler ve verdiği karar kesindir.” hükmünü içermektedir. 6100 sayılı Kanun’un “İhtiyati Tedbir Talebi” kenar başlıklı 390. maddesinin (3) numaralı fıkrası; “Tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır.” hükmünü içermektedir. Anılan maddenin gerekçesinin yaklaşık ispata ilişkin bölümü ise şöyledir; “...Geçici hukukî koruma yargılamasını, asıl hukukî korumadan ayıran diğer bir özellik ispat ölçüsü bakı- mındadır. Kanunda açıkça öngörülmemişse ya da işin niteliği gerekli kılmıyorsa, bir davada (normal bir yargılamada) yaklaşık ispat değil, tam ispat aranır. Çünkü, hâkim, mevcut ispat ve delil kuralları çerçevesinde, tarafların iddia ettiği bir vakıa konusunda tam bir kanaate varmadan o vakıayı doğru kabul edemez. Örneğin, bir alacak davasında taraflardan biri bir sözleşmenin varlığına dayanıyorsa, hâkim bu sözleşmenin varlığı konusunda (mevcut ispat yükü ve delil kuralları çerçe- vesinde) tam bir kanaate sahip olmalıdır. Yani, zayıf veya kuvvetli bir ihtimal, karar vermek için yeterli değildir. Sözleşmenin varlığı konusunda tam kanaat uyanmazsa, o zaman, ispat yükü kendine düşen tarafın aleyhine bir karar verilmesi gerekir. Ancak, kanun koyucu, bazen ya doğrudan kendisi düzenleme yaparak ya da işin niteliği ve olayın özelliği gereği hâkime, bu durumu belirterek, ispat ölçüsünü düşürme imkânı vermiştir. Bu düşürülmüş ispat ölçüsü çerçevesinde, tam kanaat değil, kuvvetle muhtemel, yaklaşık bir kanaat yeterli görülmektedir. Doktrinde bu yön, karar verilmesi için tam ispat ölçüsü yerine yaklaşık ispat ölçüsü olarak ifade edilmektedir. Ancak, yaklaşık ispatla yeti- nilmiş olması, ispatın aranmayacağı ya da ispat kurallarının tamamen dışına çıkılacağı anlamına gelmez. Bir taraf iddiasını mahkeme önüne ne kadar inandırıcı şekilde getirirse getirsin, bu sadece bir iddiadan ibarettir. İddia edilen vakıanın sabit yani doğru kabul edilebilmesi için, ispat yükü üzerine düşen tarafın, bunu kanundaki delil sistemi içinde yine kanunun aradığı ispat ölçüsü çerçevesinde ispat etmesi gerekir. Tam ispatın arandığı durumlarda, bu ölçü tereddütsüz ortaya konmalıdır. Yaklaşık ispat durumunda ise hâkim o iddianın ağırlıklı ihtimal olarak doğru olduğunu kabul etmekle birlikte, zayıf bir ihtimal de olsa, aksinin mümkün olduğu ihtimalini göz ardı etmez. Bu sebepledir ki, genelde geçici hukukî korumalara özelde ihtiyatî tedbire ve ihtiyatî hacze karar verilirken, haksız olma ihtimali de dikkate alınarak talepte bulunandan teminat alınması öngörülmüştür. Geçici hukukî korumalarda, bazen karşı tarafın dinlenmemesi, tüm delillerin ayrıntılı bir biçimde incelenmesine yeterli zamanın olmaması gibi sebeplerle, yaklaşık ispat yeterli görülmüştür. Bu çerçevede, aslında ispat ölçüsü bakımından bir yenilik getirilmemekle birlikte, “yaklaşık ispat” kavramı kullanılarak, doktrinde kabul gören ifade Tasarıya alınmış, ayrıca burada hem tam ispatın aranmadığı belirtilmiş hem de basit bir iddianın yeterli olmadığı vurgulanmak istenmiştir.Bu bilgiler ışığında , eldeki dosya ele alındığında; davacı ... tarafından davalının börekçi olarak faaliyet gösteren işyerinde 02.11.2023 tarihinde yapılan kontroller sonucu; "ilgili kullanım yerinde dağıtım sistemine müdahale edilerek, ayrı bir hat çekmek suretiyle, sayaçtan geçir- meksizin elektrik enerjisi kullanıldığı" tespit edilmekle bu durumun ... Seri Nolu 02.11.2023 Tarihli tutanak ile kayıt altına alındığını, tutanakta devreden ve harici hattan çekilen akım ile harici hattan beslenen cihazların ayrıntılı bir şekilde belirtildiği, tutanağın tanzimi sırasında davalının ilgili mahalde hazır bulunduğu ,ancak imzadan imtina ettiği , bilahare bu tutanak gereğince 15.01.2024 son ödeme tarihli 188.128,54 TL. bedelli ve 15.01.2024 son ödeme tarihli 87.427,90 TL. bedelli faturaların düzenlendiği, faturaların son ödeme gününde ödenmemesi nedeniyle davacı tarafından davalı aleyhine 275 556, 44 TL asıl alacak + 321,48 TL gecikmiş gün faizi + 64,30 TL faizin KDV'sinden ibaret toplam 275.942,22 TL alacağın tahsili amacıyla Küçükçekmece İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyası üzerinden icra takibine girişildiği, davalının itirazı nedeniyle takip durduğundan itirazın iptali talebiyle eldeki davanın açıldığı anlaşılmaktadır. Somut olayda,1- "İlgili kullanım yerinde dağıtım sistemine müdahale edilerek, ayrı bir hat çekmek suretiyle, sayaçtan geçirmeksizin elektrik enerjisi kullanıldığı"hususu davalının huzurunda ve mahallinde düzen lenen tutanak ile tespit edilmiştir. (fotoğraf ve video kaydı sunulmamıştır.) 2- İcra takibi ilamsız olarak yapılmış ve davalının itirazı nedeniyle takibin durdu- rulmasına karar verilmiştir.3- Arabuluculuk süreci anlaşmazlık ile sonuçlanmıştır.4- Davaya cevap verilmemiş ve henüz bilirkişi incelemesi yapılmamıştır. Ancak ,davacının icra dosyasına sunduğu itiraz dilekçesinde takip konusu borç ile ilgili olarak Bakırköy 6. ATM'de 2024/20 E. Sayılı menfi tespit talepli davayı açtığından bahisle borca itiraz ettiği, söz konusu dava dosyasına sunduğu dava dilekçesinde ise "bu işyerini yeni kiraladığı, iki elemanının bulunduğu, geçmişe dönük faturaları düzenli olarak ödediği, meblağ 3.000,00 TL'yi geç- mediği halde,bu kadar para cezası gelmesinin hukuka aykırı olduğu"nu beyanla menfi tespit talep ettiği, netice itibariyle tutanak tarihinde bu işyerinin fiili kullanıcısı olduğunun anlaşıldığı, kaçak elektrik kullanmadığına dair bir itirazının bulunmadığı, menfi tespit talebinin daha ziyade alacak mik- tarına ilişkin olduğu, menfi tespit talebi davasında söz konusu fatura borcu nedeniyle elektriğin kesil- memesi hususunda tedbir talep edildiği ve dairemizce yapılan inceleme sonucu 2024/1481 E., 2024/ 1429 K. Nolu ilam ile iş bu tedbir talebi yerinde görülmekle ,teminat karşılığında tedbire hükmedil- diği anlaşılmaktadır.Tutanak tarihinde davacının kaçak elektrik kullandığı hususu yaklaşık olarak ispat- lanmış olup ihtiyati hacize hükmedilmesi gerekirken aksi yönde red kararı verilmesi isabetsiz olmuştur.Açıklanan nedenlerle ;davacının istinaf talebinin kabulüne, ara kararın kaldırılmasına, HMK 353/1-b-2 maddesi gereğince yeniden aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
K A R A R: Yukarıda açıklanan nedenlerle;A) Davacının istinaf talebinin kabulüne, B) HMK 353/1-b-2 maddesi gereğince, ihtiyati haciz talebinin kabulüne, 1 - Borçlunun 275.556,44 TL (asıl) alacak tutarı karşılığında menkul ve gayrımenkul malları ile 3. kişilerdeki hak ve alacakları üzerine dava sonuna kadar İHTİYATİ HACİZ KONULMASINA, 2 - Kabul edilen miktar üzerinden takdiren %15 oranında HMK 87. maddesine uygun nakit veya kesin ve süresiz banka teminat mektubunun talep eden davacı tarafça kararın tebliğinden itibaren 1 hafta içinde dosyaya sunulmasına, teminatın ilk derece mahkemesince alınmasına, 3 -Peşin alınan istinaf karar harcının, istinaf edene isteği halinde ilk derece mahkemesince iadesine,4 - İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa, karar kesin olmakla istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine,Dair; dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK.nun 362/1-f maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 03/07/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:37:09