İstanbul BAM 3. HD 2023/1021 E. 2024/180 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
bam
2023/1021
2024/180
23 Ocak 2024
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
3. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO: 2023/1021
KARAR NO: 2024/180
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 19/10/2022
NUMARASI: 2019/593 E - 2022/887 K
DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali
KARAR TARİHİ: 23/01/2024
Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkil ile davalı şirket arasında 01/08/2017 sözleşme başlangıç tarihli 01/09/2017 tedarik başlangıç tarihli 12 aylık Elektrik tedarik sözleşmesi imzalandığını, davalı takip borçlusun kullanmış olduğu elektrikten dolayı 15/08/2019 vade tarihli 22.984,46 TL bedelli faturanın keşide edilerek gönderildiğini, ancak davlı abonenin takibe konu edilen faturanın 7.710,90 TL'lik kısmını ödemediğini, bunun üzerine davalı şirket aleyhine İstanbul ...İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalının takibe itiraz ettiğini, itirazın haksız olduğunu, tüm bu nedenlerle davalı tarafından yapılan itirazın iptaline , alacağın likit olmasından dolayı %40'dan aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde; taraflar arasında yapılan sözleşme imzalanırken her ne kadar 24 ay boyunca elektrik birim fiyatının değişmeyeceği kararlaştırılmış ise de müvekkil şirkete gönderilen 03/07/2019 tarihli faturada elektrik birim fiyatında ve dağıtım bedeli birim fiyatında fahiş oranda artırım yapıldığının tespit edildiğini, son aylarda davacı tarafça yapılması taahhüt edilen indirimin sebepsiz olarak uygulanmaması sebebiyle davacı şirketle çalışmak imkansız hale geldiğinden abonelik sözleşmesinin feshedildiğini,, müvekkilin alacaklıya ödemiş olduğu güvence bedellerinin 15/08/2019 tarihli son faturadan düşülmek sureti ile faturaya konu borcun 03/09/2019 tarihinde müvekkil şirket tarafından alacaklıya ödenmiş olduğunu, tüm bu nedenlerle haksız davanın reddini, davacı hakkında %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini istemiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonunda; sözleşmenin m. 7.2 hükmünde yer alan düzenlemede, gerçekten de davalı bakımından maliyet, zarar, kar kaybı veya cezai şart alacağı olması halinde teminatı irat kaydetme hakkının olduğunun açık olduğu ancak teminatın irat kaydedilebilmesi için davalı tarafından ödenmemiş tüketim borcu, cezai şart, kar kaybı vs. şeklinde bir alacağın bulunması gerektiği, dosya kapsamında bu yönde bir iddia veya belgenin bulunmadığı, hiçbir tüketim borcu kalmayan abonenin son faturada yer alan güvence bedellerini ödemediği ve halihazır tüketiminden daha önce ödediği ve sözleşmenin sonunda kendisine iadesi gereken iki adet güvence bedelini mahsup ederek ödediği, davacı tarafından yapılan takibin haksız olduğu gerekçesiyle; DAVANIN REDDİNE karar verilmiştir. Mahkemece verilen kararı, davacı vekili ve Ek Kararı davalı vekili istinaf etmiştir. 1- Davacı vekilince verilen istinaf dilekçesinde özetle;İlk derece mahkemesinin hükme hatalı bilirkişi raporunu esas almış olup, davaya mübrez bilirkişi raporunda davalının cevap dilekçesi süresi içerisinde yargılamaya sunmadığı olguların değerlendirildiği, huzurdaki davanın teminat bedeli ile ilgisi bulunmadığı, davalı abonenin kendince sözleşmeye aykırı bir şekilde hareket ederek bir takım faturalarda taksitli şekilde ödediği güvence bedelini, takibe konu faturadan düşerek fatura borcunu gereği gibi eksiksiz ifa etmediğini, davalı abonenin güvence bedelini dilediğince istediği herhangi bir faturadan mahsup etme hak ve yetkisi bulunmadığı, bu durumun davalı abonenin en başta imzalamış olduğu sözleşmeye aykırı olduğu, bilirkişi raporunda da bu şekilde bir tespitte bulunulmasının doğru olmadığı, Sözleşme madde 7.2'de ise aynen "(...)tedarikçi, böyle bir durumda her türlü maliyet, zarar, kar kaybı ve cezai şartı karşılamak için teminatı irat kaydetme hakkına sahiptir." şeklinde düzenleme bulunduğu, teminatı irad kaydetme faturalara mahsup etmenin müvekkili şirketin uhdesinde olan bir hak olduğu, zaten somut olayda da teminatı irat kaydetme şartlarının oluşmadığı, zira davalı abonenin dava dışı başkaca faturalardan borçları bulunduğu, bu nedenle dava konusu fatura borcundan bu teminatın mahsup edilmesinin doğru olmadığı, (48.911,82 TL'lık 30.10.2019 vade tarihli ... nolu Fatura Alacağı İşbu faturaya ilişkin olarak açılan icra takibi nezdinde yapılan itiraz İstanbul 19. ATM 2020/35 E. 2022/30 K. Numaralı dosya ile kaldırılmış ve müvekkilinin bu fatura nezdinde de alacaklı olduğu bir kez daha ortaya çıktığı ), teminatın hangi borca ilişkin olarak mahsup edilip edilmeyeceği konusunun sadece müvekkilinin yetki alanında olduğu, bu teminatı abone veya bilirkişi dilediği fatura için mahsup yapamayacağı, görüldüğü üzere davalı abonenin dava dışı bir takım fatura borçları bulunmakta olup bilirkişi heyeti tarafından kendi kişisel kanaatleri doğrultusunda önceki faturalarda ödenmiş olan teminatın işbu dava konusu faturaya mahsup edilmesinin mümkün olmadığı, davalı abonenin teminatı tüm borçları kapandıktan sonra iade edilebileceği ve/veya müvekkili şirketin sözleşme kapsamında işbu teminatı irat kaydetme hakkı doğrultusunda kullanılabilmekte olduğu, somut olayda davalı abonenin hem bu dava hemde dava dışı bir takım faturalardan borçları bulunduğu, yani borçlarının bitmiş olmadığı, bu kapsamda teminatın iadesi şartlarının oluşmadığı, davalı tarafça bir takım faturalarda taksitli şekilde ödenen güvence bedelinin dava konusu tüketim faturasından mahsup edilerek eksik bir şekilde ödeme yapıldığı, bunun sözleşme kapsamında hukuki bir temeli bulunmadığı, kararın usul ve hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek,kaldırılması istenmiştir. 2-Davalı vekilince ek karara yönelik istinaf dilekçesinde; İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi 2019/593 Esas 2022/887 Karar sayılı ek kararının icra inkar tazminatına yönelik olan talebimizin reddedilmesi kararının kaldırılmasına,davacı - alacaklı yan aleyhine %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine,karar verilmesi istenmiştir. ...nun 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda; dava, itirazın iptali talebine ilişkindir. Davanın dayanağı olan İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde; davacı tarafından davalı aleyhine toplam 8.970,35 TL üzerinden icra takibi yapıldığı, davalının itirazı üzerine takibin durduğu görülmüştür. Mahkemece yargılamada alınan bilirkişi heyeti raporunda özetle; tüm dosya kapsamı ve ilgili mevzuat uyarınca yapılan inceleme neticesinde taraflar arasında imzalanan sözleşmeye istinaden aboneliğin ilk 11 ayı boyunca faturalarda, EPDK tarafından onaylanarak yürürlüğe giren aktif enerji dönemsel tarife fiyatları üzerinden sözleşmeye uygun olarak %16 oranında indirim uygulandığını, İlk senenin bitmesinden itibaren sözleşmenin 01/09/2019 tarihine kadar uzatılmış olduğunu,09/2018-09/2019 dönem aralığında tahakkuk ettirilen faturalarda herhangi bir indirim yapılmadığı ve bu faturaların EPDK tarafından onaylanarak yürürlüğe giren dönemsel tarife fiyatları üzerinden düzenlendiğini, Sözleşmenin ilk 11 ayının 8'inde faturaların son ödeme tarihinden sonra ödenmiş olduğu ve ilk 11 aydan sonra indirim sonlandırılmasının bir nedenin taraflar arasında imzalanan sözleşmenin 3.1. maddesinde belirtiltiği gibi faturaların geç ödenmesi olabileceğini, ancak 11 ayın sonunda neden indirimsiz tarifeye geçildiği ile ilgili davacı tarafından yapılmış herhangi bir açıklamanın dosya kapsamında bulunmadığını, davaya konu 15/08/2019 son ödeme tarihli faturaya kadar tüm fatura tutarları ile 3.855,45x2=7.710,90 TL güvence bedelinin davalı tarafından ödenmiş olduğunu, davaya konu 15/082019 son ödeme tarihli faturada tutarı olan 22.984,46 TL'den ödenmiş olan 7.710,90 TL güvence bedeli düşülerek kalan 15.273,58 TL'nin 03/09/2019 tarihinde davalı tarafından ödenmiş olduğu ve bu tarih itibariyle davalının bu tarihe kadar olan tüm borçlarını ödemiş olduğunu, 10/09/2019 tarihinde davalı tarafından tekrar 7.710,90 TL güvence bedeli ödemesi yapıldığını, ardından davalı adına tahhakkuk ettirilen son fatura olan 16/09/2019 tarihli 21.992,55 TL tutarlı faturanın 21.992,55 TL olarak 24.09.2019 tarihinde ödenmiş olduğunu, dolayısıyla 7.710,90 TL güvence bedelinin davalı tarafından fazladan ödenmiş olduğu görüşü bildirilmiştir. Bilirkişilerce itirazlar sebebiyle düzenlenen ek raporda özetle; hiçbir tüketim borcu kalmayan abonenin son faturada yer alan güvence bedellerini ödemediği ve halihazır tüketiminden daha önce ödediği ve sözleşmenin sonunda kendisine iadesi gereken iki adet güvence bedelini mahsup ederek ödediği şeklinde görüş bildirilmiştir. 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu’na dayanılarak çıkarılmış olan Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliğinin 19 uncu maddesinin birinci fıkrasında; tedarikçinin, tüketimi düşük serbest tüketiciden elektrik enerjisi ve/veya kapasite satışına ait ödeme yükümlülüğünü yerine getirmeme riskine karşılık güvence bedelini anlaşma yapılırken nakit ya da teminat mektubu olarak talep edebileceği, aynı Yönetmeliğin 25 inci maddesinde; görevli tedarik şirketinin, kullanım yerinin değişmesi ve/veya perakende satış sözleşmesinin sona ermesi veya sözleşmenin feshi halinde, tüketicinin elektrik enerjisi tüketim bedelini ödememesi ihtimaline karşılık olarak, borcuna mahsup etmek üzere güvence bedeli talep edeceği düzenlenmiştir.Görüldüğü üzere; Depozito (Güvence Bedeli), müşteri borcunu ödememe ihtimaline karşılık talep edilen ve abonenin sözleşmesinin sona ermesi ve tüm borçlarının ödenmiş olması halinde iadesi gereken bir teminattır. Somut olayda ,bilirkişi raporunda da açıklandığı üzere , davalı borçlunun sözleşmenin sonunda kendisine iadesi gereken iki adet güvence bedelini mahsup ederek borcu ödediği şeklinde görüş bildirilmiştir.Davalı vekilince bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinde ve istinaf dilekçesinde; Sözleşme madde 7.2'de ise "...tedarikçi, böyle bir durumda her türlü maliyet, zarar, kar kaybı ve cezai şartı karşılamak için teminatı irat kaydetme hakkına sahiptir." şeklinde düzenleme bulunduğu, teminatı irad kaydetme faturalara mahsup etmenin müvekkili şirketin uhdesinde olan bir hak olduğu, zaten somut olayda da teminatı irat kaydetme şartlarının oluşmadığı, zira davalı abonenin dava dışı başkaca faturalardan borçları bulunduğu, bu nedenle dava konusu fatura borcundan bu teminatın mahsup edilmesinin doğru olmadığı, (48.911,82 TL'lık 30.10.2019 vade tarihli ... nolu Fatura Alacağı İşbu faturaya ilişkin olarak açılan icra takibi nezdinde yapılan itiraz İstanbul 19. ATM 2020/35 E. 2022/30 K. Numaralı dosya ile kaldırılmış ve müvekkilinin bu fatura nezdinde de alacaklı olduğu bir kez daha ortaya çıktığı ), teminatın hangi borca ilişkin olarak mahsup edilip edilmeyeceği konusunun sadece müvekkilinin yetki alanında olduğu beyan edilmiştir. Mahkemece yukarıda belirtilen mahkeme dosyası celp edilmemiştir.Eğer dava dışı faturalar aynı sözleşmeden kaynaklanıyorsa ,güvence bedelinin borca mahsubu koşullarının oluşup oluşmadığının değerlendirilmesi gereklidir. Bu sebeple ,davacının istinaf başvurusunun kabulü ile, kararın, HMK 353/1-a-6 maddesi uyarınca kaldırılmasıyla, yeniden yargılama yapılıp bir karar verilmek üzere dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir.
Ek Kararın İstinafı Yönünden; Mahkemece 16/03/2023 tarihli ek karar ile "Davalı vekilinin talebinin reddi ile mahkememizin 19/10/2022 tarih, 2019/593 E. 2022/887 K. sayılı gerekçeli kararında 7.madde olarak "Davalının kötü niyet tazminatı talebinin şartları oluşmadığından Reddine, ifadesinin eklenerek HMK 305/A gereği hükmün bu şekilde tamamlanmasına, karar verilmiştir. Takibin haksız olduğu anlaşılmış ise de,kötüniyetli takip yapıldığına dair delil bulunmadığından ,davalı tarafın kötüniyet tazminatına ilişkin talebinin reddine dair ek kararda usul ve hukuka aykırılık bulunmadığından,davalı tarafın istinaf talebinin reddine karar verilmesi gerekmiştir.
K A R A R: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacının istinaf başvurusunun kabulü ile, kararın, HMK 353/1-a-6 maddesi uyarınca kaldırılmasıyla, yeniden yargılama yapılıp bir karar verilmek üzere dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 2-Davalının ek karara yönelik istinaf talebinin HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine, Davalıdan Harçlar Yasası uyarınca alınması gereken 427,60 TL maktu karar ve ilam harcından peşin alınan 179,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 247,70 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, Davacıdan peşin alınan istinaf karar harcının isteği halinde iadesine, İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa karar kesin olmakla istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine, Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK 353/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.23/01/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:51:38