SoorglaÜcretsiz Dene

İstanbul BAM 3. HD 2024/1834 E. 2024/1799 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2024/1834

Karar No

2024/1799

Karar Tarihi

24 Haziran 2024

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

3. HUKUK DAİRESİ

ESAS NO: 2024/1834

KARAR NO: 2024/1799

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

K A R A R

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 07/03/2024

NUMARASI: 2023/446 E - 2024/186 K

DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)

KARAR TARİHİ: 24/06/2024

Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Müvekkili idarenin alacağının tahsili amacıyla borçlu aleyhine ilamsız icra yoluyla takip yapıldığını, borçlunun süresi içerisinde borçlu olmadığını iddia ederek borca itiraz edip takibi durdurduğunu, borçlunun itirazlarının haksız ve dayanaksız olduğunu, takip tarihi itibariyle borçlunun, borcunu ödemediğini, müvekkili idarece İSKİ Tarifeler Yönetmeliğinin tanzim edildiğinin ve yürürlüğe konduğunu, söz konusu tarifeler yönetmeliği ile; abone türleri, tarifelerin yapılış ve uygulama esasları, hizmetler ve teminatlar tarifesine ilişkin esaslar, eylemin niteliğine göre uygulanan yaptırım tarifeleri ve tahsilatla ilgili esasların düzenlendiğini, müvekkil idarenin su ve kanalizasyon hizmetlerinden yararlanmak isteyen her kişi veya kuruluşun, kanun gereği, müvekkili idareye müracaatla mukavele imzalamakla yükümlü olduğunu, davalı tarafın ... nolu abonman mukavelesi gereği idareden su / işyeri abonesi olmakla dava konusu borçtan abone sıfatıyla sorumlu olduğunu, abonman mukavelesi sözleşmenin taraflarını ilzam etmekte ve her iki tarafa edim yükümlülüğü yüklediğini, halen yürürlükte olan şehir ve kasabalarda abonelere su satışı nizamnamesinin 70. maddesi; “ imza etmiş oldukları abone senedine ait ilişkilerini kesmeden gayrimenkulü terkeden aboneler başkaları tarafından kullanılacak suyun bedelinden mes’uldür “ hükmünün amir olduğunu, İSKİ‘nin su ve kanalizasyon hizmetlerinden yararlanan her abone tükettiği kadar suyu kirleteceğinden bunların nihai bertarafı ve uzaklaştırılması için kendilerinden, tarifeler yönetmeliğinin 16. maddesi gereği “ kullanılmış suları uzaklaştırma bedeli “ talep ve tahsil edileceğini, borçlu abone yapılan sistem araştırması neticesinde 30/05/2019 tarihinde ... nolu mukaveleye ait 30/07/2018 ile 28/05/2019 tarihleri arasındaki kilitli okumalardan dolayı oluşan kıyas faturaların 30/05/2019 tarihinde isim değişikliği için gelen ... T.C. Kimlik numaralı ...ın imzalı beyanında bulunan sayaç işaretine göre itiraza alınarak 1.148 TL tutarında fatura oluşturulduğunu, 30/05/2019 tarihinde ilgili mukavele üzerinden isim değişikliği başvurusuna istinaden ... nolu mukaveledeki borçtan teminat bedeli mahsup edilerek isim değişikliği işlemi yapıldığını, kalan 990.73 TL tutarındaki bedelin borçlu aboneye ihtarname ve sistemlerinde kayıtlı telefon numarasına SMS ile bildirilmiş olduğunu, daha sonra 448,32 TL gecikme zammı ile birlikte yasal takip işlemi başlatıldığını, bu nedenlerle; haksız ve dayanaksız itirazın iptali ile takibin devamına, borçlunun % 20’dan az olmamak üzere icra inkar tazminatı ödemesine, takip tarihi itibariyle asıl alacak kısmı olan 1.704,07 TL yasal faizi ve yargılama giderleriyle vekalet ücretinin davalı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının ... Grubuna yönelik olarak yaptığı operasyon çerçevesinde, dilekçe ekinde yer alan 31.07.2018 tarih ve 9632 sayılı Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde de yer aldığı üzere İstanbul 8. Sulh Ceza Hakimliğinin 07.06.2018 tarihli ve 2018/2802 D.İş sayılı kararı ve devamında yer alan muhtelif tarih ve sayılı Sulh Ceza Mahkemesi kararlaryla ... A.Ş.’ne, Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonunun kayyım olarak atanmasına, kayyım olarak atanan Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonunun yönetim organının tüm yetkilerine sahip olmalarına ve yönetim organının yetkilerinin tümü ile bu kayyımlara devredildiğine, yeni yönetim organının bu kayyımlarca oluşturulmasına karar verildiğini, Fon Kurulunun muhtelif tarih ve sayılı kararı ile oluşturulan Yönetim Kurulunun görevine devam ettiğini, davacı Kurum tarafından İstanbul Anadolu MTS İcra Müdürlüğü tarafından ... E. sayı ile başlatılan icra takibine ilişkin gönderilen ödeme emrinin Takip dayanağı belegelerin tarih, numarası ile alacağın son ödeme tarihi başlıklı 5. maddesinde belge tarihi 02.11.2010 ve son ödeme tarihi 12.11.2010 olarak yer aldığını, ödeme emri ekinde başkaca herhangi bir bilgi ve belgeye rastlanılmadığını, bilindiği üzere, faturalardan kaynaklı olan alacaklarda zamanaşımı 10 yıl olduğunu, somut olayda takibe dayanak yapılan faturanın son ödeme tarihinin 12.11.2010 tarihi olduğunu, icra takibinin ise 06.05.2022 tarihinde açıldığını, icra takibi ile fatura tarihi arasında 12 yıllık bir süre olduğu, bu süre zarfında zamanaşımını kesen herhangi bir işlemin de yapılmadığını, icra takibine dayanak yapılan alacağın zamaşımına uğradığını, huzurdaki davanın zamanaşımından dolayı reddinin gerektiğini, takibe konu edilen fatura ve faturaya esas abonelik ilişkisinin TMSF’nin kayyım atanmasından oldukça önceki döneme ait olduğu bugüne kadar şirket ortakları tarafından yönetim kurulu ile herhangi bir irtibat kurulmadığını, şirket kayıtlarında ismi geçen çalışanların işe gelmemiş, diğer bir ifadeyle şirketin iş ve işlemleri ile ilgili muhataba rastlanılmadığını, takip konusu edilen alacağın varlığı, buna ilişkin herhangi bir ödeme, mahsup ve bunun gibi bir işlemin söz konusu olup olmadığı bilinememiş, kısaca mutabakat sağlanamadığını, keza talep konusu faturanın tarihinin 02.11.2010 olduğu dikkate alındığında alacağın aynı zamanda zamanaşımına girdiği değerlendirilerek takibe konu borca, faizine ve tüm ferilerine itiraz edildiğini, davacı tarafın itirazın iptali davasında, takipte dayandığı belgeler dışındaki başka belgelere dayanamayacağından huzurdaki davanın reddinin gerektiğini, davacı tarafın dava dilekçesinde 30.07.2018 - 28.05.2019 tarihleri arasında kilitli okumalardan dolayı fatura oluşturulduğunun beyan edildiğini, icra takibindeki fatura bilgilerinin ise 12.11.2010 tarihine ait olduğunu, davacı tarafın, itirazın iptali davasında, takipte dayandığı belgeler dışındaki başka belgelere dayanamayacağı, fatura tarihleri olan 30.07.2018 - 28.05.2019 tarihleri arasında şirkete TMSF'nin kayyım olarak atanmış durumda olduklarını, bu süre zarfında TMSF kayyımlarınca herhangi bir kullanım gerçekleşmediğinden fatura tahakkuk ettirilmesinin hukuka aykırı olduğunu, ayrıca ... isimli şahsı tanınmamakta olduğunu, bu hususa ilişkin itiraz haklarını da saklı tuttuklarını, borcu kabul anlamına gelmemek ve hak kaybına uğramamak üzere; gerek davacı kurum alacağı hakkında mutabakat sağlanamaması ve zamanaşımı süresinin dolmuş olması, gerek takip konusu ile dava konusu alacakların uyuşmadığı hususları dikkate alınarak davanın reddini talep ettiklerini, bu sebeplerle; zamanaşımı ve sair iddiaları doğrultusunda davanın reddi ile vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin davacı taraf üzerinde bırakılmasını talep etmiştir.İlk derece mahkemesince; "davanın zamanaşımı nedeniyle reddine, " kararı verilmiştir.Söz konusu kararı davacı vekili istinaf etmiştir. Dava dosyası istinaf incelemesi için Dairemize gönderilmiş ise de, 12/01/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunununda Bazı Değişiklikler Yapılmasına Dair 6763 sayılı yasa ile, HMK 341. madde 2. fıkrasında "Miktar veya değeri üçbin Türk Lirasını geçmeyen malvarlığı davalarına ilişkin kararlar kesindir. Ancak manevi tazminat davalarında verilen kararlara karşı miktar veya değere bakılmaksızın istinaf yoluna başvurulabilir" şeklinde yapılan yasa değişikliği 02/12/2016 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Karar tarihi itibarıyla, kesinlik sınırı ise 28.250,00 TL'dir.Somut uyuşmazlıkta, davacı tarafından istinaf edilen davanın değeri 1.704,07 TL olup, karar tarihinde davacı yönünden miktar itibarıyla karar kesindir. Bu itibarla, istinaf konusu kararın HMK 341. ve 346. maddelerine göre kesin olması sebebiyle, davacı istinaf dilekçesinin HMK 341, 346 ve 352/1-b maddeleri uyarınca reddine karar verilmesi gerekmiştir.

K A R A R: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Davacı istinaf dilekçesinin, HMK 341, 346 ve 352/1-b maddeleri uyarınca karar kesinlik sınırı altında kaldığından reddine,Peşin alınan istinaf karar harcının, istinaf edene isteği halinde ilk derece mahkemesince iadesine,İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa, karar kesin olmakla istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine,Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 24/06/2024

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

davanıngereğiSözleşmesindenistanbulkonusudüşünüldüKaynaklanan)İtirazınİptali(Hizmet

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:38:25

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim