İstanbul BAM 3. HD 2023/2725 E. 2024/1769 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
bam
2023/2725
2024/1769
13 Haziran 2024
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
3. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO: 2023/2725
KARAR NO: 2024/1769
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 16/11/2022
NUMARASI: 2020/688 E - 2022/778 K
DAVANIN KONUSU: İstirdat
KARAR TARİHİ: 13/06/2024
Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle,dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin, ... Mahallesi ... Cad. No:... Yanı Şantiye Sultangazi adresli işyerinde ... hesap numarası ve ... dağıtım hizmet noktası numarası ile davalı şirketle şantiye elektriği alma konusunda sözleşme imzaladığını, ancak davalı şirketin abonelik sözleşmesine rağmen müvekkiline tüketim faturaları ile birlikte dava konusu kaçak elektrik faturasını tahakkuk ettirdiğini, müvekkili tarafından kaçak elektrik enerjisi kullanılmadığını, müvekkilinin davalı şirketle abonelik sözleşmesi imzalanmış ve elektrik enerjisini kaçak olarak kullanmamış ve elektrik faturalarını düzenli olarak ödemiş olduğunu, müvekkil şirketin 23/07/2020 tarihinde davalı şirketle dağıtım sistemine bağlantı sözleşmesi imzaladığını ve abone olduğunu, buna rağmen dava konusu faturanın müvekkili şirkete kaçak elektrik faturası olarak tahakkuk ettirildiğini, davalı şirket tarafından müvekkili aleyhine tahakkuk ettirilen faturanın usul ve yasalara aykırı olarak tahakkuk ettirildiğini ve müvekkili şirket tarafından fatura bedellerinin elektrik enerjisi kesilmesi baskısı altında ödenmek zorunda kalındığını beyanla, müvekkili aleyhine davalı şirket tarafından usul ve yasalara aykırı olarak tahakkuk ettirilen ve müvekkili şirket tarafından tanzim edilen iki adet elektrik faturasından dolayı ödenen toplam 25.792,13 TL 'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek olan reeskont faiziyle birlikte davalı şirketten tahsili ile yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının, kaçak elektrik kullanımı nedeniyle kendisine tahakkuk ettirilmiş olan kaçak elektrik kullanım faturasını herhangi bir ihtirazi kayıt ileri sürmeksizin ödemiş olması nedeniyle tahakkuk etmiş olan bedeli çekincesiz olarak kabul etmiş olduğunu ve istirdat davasını açmaya hakkı bulunmadığını, kaçak elektrik kullanımından doğan borcun kaynağının sözleşmesel bir ilişki olmayıp "haksız fiil" olması nedeniyle ödeme sonrası istirdadını talep edecek kimsenin söz konusu ödemeyi ihtirazi kayıt beyanıyla yapması gerektiğini, müvekkili şirket tarafından tahakkuk ettirilen kaçak elektrik kullanım tespiti ve tahakkukunun mevzuata uygun olduğunu, müvekkili şirket kayıtlarında yapılan incelemede; davacı tarafından kullanılmakta olan ... sayılı hesap numarasının ait olduğu adreste 27.08.2020 tarihinde yapılan kontrolde ... markalı ... seri numaralı yasal şekilde tesis edilmemiş sayaçtan, perakende satış sözleşmesi veya ikili anlaşma olmaksızın enerji kullanıldığının tespit edildiğini, tespite istinaden Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği m.42/1 gereği ... seri numaralı kaçak elektrik kullanımı tespit tutanağının tanzim edildiğini, zabıt tarihinde ve öncesinde zabıt tespit noktasında müvekkili kuruma kayıtlı sayaç ve abonelik kaydı bulunmadığını, aynı tüketici hakkında daha önce 13.08.2020 tarihinde yapılan bir başka kontrolde ... seri numaralı tutanak ile yine yasal şekilde tesis edilmemiş sayaçtan kaçak elektrik kullanıldığının tespitinin yapılmış olması nedeniyle davaya konu tahakkukta EPTHY m.46/3 gereği mükerrer kaçak çarpanının kullanıldığını, davaya konu ... seri numaralı tutanağa istinaden 90 günlük süre için 13654 kWh üzerinden 25.792,13-TL tutarında kaçak elektrik faturasının tahakkuk ettirildiğini, yapılan kontrollerde tespit ve tahakkukta herhangi bir hatanın bulunmadığı tespit edildiğini, davacı tarafından müvekkili kurum ile abonelik sözleşmesi bulunmasına rağmen kaçak elektrik tahakkuku yapılmış olmasının hukuka aykırı olduğu ve bedelden sorumlu olamayacakları ifade edilmişse de, davacının dava dışı tedarik şirketi ile olan ... Satış A.Ş. ile yapmış olduğu abonelik sözleşmesinin 12.11.2020 tarihli olduğunu, davaya konu kaçak elektrik tespitinin ise sözleşme öncesi dönem olan 27.08.2020 tarihinde yapıldığını, bu nedenle kaçak elektrik tespitinin yapıldığı tarihte davacı tarafından perakende satış sözleşmesi olmadan ve yasal olarak tesis edilmemiş sayaç üzerinden enerji kullanımı yapılıyor olması nedeniyle EPTHY ilgili maddeleri uyarınca gerekli tahakkuk yapıldığını beyanla davanın reddini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonunda; " davacının faaliyet gösterdiği şantiyede yapılan kontrolde kayıtlı olmayan sayaç üzerinden kaçak elektrik kullanıldığı gerekçesiyle davalı kurum tarafından 25.792,13-TL kaçak tüketim faturası tahakkuk ettirildiği, kaçak elektrik tahakkuk bedelinin davacı tarafından 17/09/2020 tarihinde ödendiği anlaşılmıştır. Dosya kapsamında alınan ve hüküm kurmaya elverişli görülen bilirkişi raporuyla davacı tarafından kullanılan kaçak tüketim bedeli 6.522,38-TL olarak tespit edilmiş olup davacının 19.269,75-TL fazladan ödeme yapmış olduğu " gerekçeleriyle 1 - Davanın KISMEN KABULÜ ile 19.269,75 TL nin 17/09/2020 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Fazlaya ilişkin istemin reddine," karar verilmiştir. Karara karşı davalı tarafça istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. Davalı vekil istinaf başvurusunda önceki iddialarını tekrarla birlikte özet olarak; davacının ihtirazi kayıt belirtmeden gerçekleştirmiş olduğu ödeme sonrasında istirdat davası açmasında hukuki yarar bulunmadığının dikkate alınmadığını, somut olaya aykırı şekilde düzenlenen ve hükme esas alınması elverişli olmayan bilirkişi raporunun hükme esas alındığını, itirazlarının değerlendirilmediğini, davacının tutanakların aksini kanıtlar nitelikte, tespit tutanağı ve sair belgelerle aynı kapsam ve mahiyette herhangi bir somut delil sunamadığını, müvekkili şirket tarafından yapılmış olan kaçak elektrik kullanım tespiti ve tahakkukları mevzuata uygun olduğunu, davacının hem sayaçtan geçirilmeksizin elektrik enerjisi tükettiğini, hem de abonesiz şekilde elektrik enerjisi tükettiğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir. Dava, kaçak elektrik kullanımı nedeniyle tahakkuk ettirilen fatura nedeniyle menfi tespit talebine ilişkindir. Mahkemece taraf delilleri toplanarak bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Bilirkişi raporunda "... 27/08/2020 tarihinde ... Tic Ltd Şti nin ... Cad No: ... S. Gazi İstanbul adresinde faaliyet gösteren şantiyesinde ... görevlileri tarafından yapılan kontrollerde tesisatta kullanılmakta olan sayacın Kuruma kayıtlı sayaç olmadığını tespit etmişlerdir.(1.7) nolu belge. Bu tespit tutanağı Eski ... Cad No: ... S Gazi İstanbul adresindeki şantiyede tutulmuş ve sayaç markası ... dir. Dosyaya girmiş olan ikinci tespit tutanağı ise (1.8) nolu belge olup, 13/08/2020 tarihinde ... Mahallesi, ... Sokak No: ... Şantiye, Eyüp- İstanbul adresindeki şantiyede zabıtlara geçmiştir. Bu şantiyedeki sayaç markası ise... dir. Bu İki şantiye gerek adresleri, tesisatları ve gerekse hizmet noktaları itibariyle birbirinden farklıdır. Haliyle aynı tesisatta bulunmadıkları açık olduğundan, Bedaş tarafından yapılan tahakkuk hesaplamasında alınmış olan mükerrerlikten kaynaklanan ceza katsayısının 2,0 olarak alınması hatalı olmuştur. Zira 2020 yılının 01/07/2020 tarihinden geçerli ticarethane - tek terimli birim fiyatı 0,542120 TL/kwh ve dağıtım bedeli ise 0,214926 iken, bu değerlerin tam 2,0 katının alınmış olduğu (1,5) nolu belgede görülmektedir. ... EPTH Yönetmeliği maddelerine göre ... Tic Ltd Şti'nin ... Cad No: ... S. Gazi İstanbul adresinde faaliyet gösteren şantiyesinde kullanılan zati sayaçtan enerji tüketimi de ayrıca KAÇAK ENERJİ KULLANIMI olarak tarif edilmiştir.... Sözleşmede belirtilmiş olan sözleşme gücü esas alınacaktır. Sayacın zati olması ve üzerinde yazılı olan endeks işaretinin Ts 2272 olması ve modelinin 2020 olması sayacın yeni olduğunu göstermektedir. Ancak bu sayacın hangi tarihte takılmış olduğu belli değildir. Tutanakta görülen 15,8 kw demant gücü anlık bir değerdir. Bu değere dayanarak sözleşme gücünü hesaplamak ve hele 0,6 ile bölerek görülmemiş bir kurulu güç tayini yapmak teknik olarak mühendislik ilkelerine sığmamaktadır. Bu nedenle de tahakkuk hesaplaması hatalı olmuştur....İlgili mevzuatta belirtilen hüküm gereği süre: 90 gündür, Günlük Çalışma saati : 8,33 saat/gündür. Abone olmadan enerji kullanıldığı ceza katsayısı : 1,2 dir. Mükerrer olmaksızın Kaçak kullanım ceza katsayısı: 1,5 dur. Bu esaslara göre; davacının ödemesi gerekin miktarın 6.522,38 TL olduğunu" mütala etmiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 204. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca; "İlgililerin beyanına dayanılarak noterlerin tasdik ettikleri senetlerle diğer yetkili memurların görevleri içinde usulüne uygun olarak düzenledikleri belgeler, aksi ispatlanıncaya kadar kesin delil sayılırlar." Özel hukuk tüzel kişisi olan şirkette hizmet akdiyle çalışan görevliler tarafından düzenlenen kaçak tespit tutanaklarının, 6100 sayılı Kanun'un 204 üncü maddesinin ikinci fıkrasında sayılan belgelerden olmadığı tartışmasızdır. Eş söyleyişle, kaçak elektrik tutanağı, aksi sabit oluncaya kadar geçerli belgelerden değildir ( Y.3.HD 2021/4894 E., 2021/10580 K.; 2022/8164 E-2023/954 sayılı ilamları da aynı yöndedir.). Bundan ayrı 6098 sayılı TBK’nın 39/son maddesine göre; aldatma veya korkutmadan dolayı bağlayıcılığı olmayan bir sözleşmenin onanmış sayılması, tazminat hakkını ortadan kaldırmaz. Tahakkuk yapıldığı tarihteki mevzuat hükümlerine uymayan bir ödeme yapıldığı iddia edildiği taktirde, ödeme sırasında ihtirazi kayıt ileri sürmese dahi ödeyen; zamanaşımı süresi içinde bu bedelin istirdadını talep edilebilir. Kaldı ki menfi tespit davası açılan hallerde ödeme yapılmış olması, bu ödemenin ihtirazi kayıt ileri sürülerek ve cebri icra baskısı altında yapıldığı anlamına gelir. Davacının dava konusu bedelinin ödemesini yaparken ihtirazi kayıt koymasına gerek yoktur. Tüm bunlara göre yapılan değerlendirmede hükme esas alınan bilirkişi raporunun tutanak tarihinde yürürlükte olan yönetmelik hükümlerine göre düzenlenmiş olduğu, davalı şirket tarafından farklı adreste kurulu tesisattaki kullanım nedeniyle mükerrerlik nedeniyle alınan katsayının hatalı olduğu, bilirkişi tarafından kurulu güce göre yapılan hesaplamanın mevzuata uygun olduğu, tutanakların aksi sabit oluncaya dek geçerli olan resmi bilge niteliğinde olmadığı anlaşılmakla mahkemece yazılı şekilde karar verilmesi isabetli bulunmuştur. Bu itibarla, ilk derece mahkemesince verilen kararda mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirilmesi bakımından usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre, davalının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine karar verilmesi gerekmiştir.
K A R A R: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Davalının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine, Alınması gereken 1.316,32 TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 329,08 TL harcın mahsubu ile bakiye 987,24 TL'nin istinaf eden davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, harç tahsil müzekkeresinin temyiz edilen dosyalarda Dairemizce, temyiz edilmeden kesinleşen dosyalarda İlk Derece Mahkemesince ilgili vergi dairesine yazılmasına, İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına, İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa karar kesin olmakla istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine, Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.13/06/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:38:25