İstanbul BAM 3. HD 2024/1701 E. 2024/1734 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
bam
2024/1701
2024/1734
11 Haziran 2024
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
3. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO: 2024/1701
KARAR NO: 2024/1734
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN ARA KARARIN
MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 05/04/2024
NUMARASI: 2024/337 E -
DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali
KARAR TARİHİ: 11/06/2024
Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle ; davalı tarafından Silivri İcra Müdürlüğü’nün ... Esas numaralı dosyası kapsamında tebliğ edilen ödeme emrine karşı süresi içerisinde yapılan itiraz üzerine İcra Müdürlüğü tarafından takibin durdurulmasına karar verildiğini,davalının Silivri İcra Müdürlüğü’ne yapmış olduğu itirazın haksız olduğunu, müvekkili şirketin, ... Projesi’nde bulunan İstanbul ili, Esenyurt ilçesi, ... ada ... parselde satış bedeli ödendiğinde parsel numarasının ... olduğunu, sonradan değiştiğini, ... blok ... bağımsız bölüm numaralı taşınmazı satın almak üzere, 20.05.2022 tarihinde 243.000 Türk Lirası tutarında depozito bedelini davalının ... Bankası, ... IBAN numaralı banka hesabına, 08.07.2022 tarihinde 112.967 Amerikan Doları tutarında satış bedelini ise yine davalının ... Bankası, ... IBAN numaralı banka hesabına ödediğini, bunun üzerine davalının, ilgili taşınmaz üzerinde tedbir bulunduğunu, her halükarda taşınmaz üzerinde mülkiyet hakkının bulunmadığını, dolayısıyla, satıcı sıfatının olmadığını ve taşınmazı devredemeyeceğini beyan ettiğini, fakat depozito ile satış bedelini iade etmediğini, müvekkili şirket ve davalı arasında imzalanmış sözleşmenin adi yazılı sözleşme olarak kabul edileceğini ve geçerliliğini yitireceğini, sözleşmedeki şekle aykırılığın, kamu düzenine ilişkin olduğunu ve hukuki sonuç olarak sözleşmenin geçersizliğini doğurduğunu, yine aynı şekilde sözleşmenin geçersizliği sebebiyle, tarafların sözleşmeye konu edimlerin ifasını talep edemeyeceğini, ancak ifa edilmiş edimlerin geri alınması söz konusu olabileceğini, bu nedenle müvekkili şirketin 112.967 Amerikan Doları ve 243.000 Türk Lirası tutarındaki ödemesini TBK madde 62'de düzenlenen sebepsiz zenginleşme hükümlerine dayanarak davalıdan talep hakkı doğduğunu, yapılan bu kötü niyetli itirazın, müvekkili şirketin mağduriyetini arttırdığını, söz konusu ödemenin gerçekleştiğinin banka dekontu ile sabit olduğunu, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere davanın kabulü ile, davalının yerinde olmayan itirazlarının kaldırılarak takibin devamına, asıl alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere, davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine davalı tarafın adına kayıtlı menkul ve gayrimenkul malları ile 3.kişilerdeki hak ve alacaklarının üzerine ihtiyati haciz konulmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Mahkemece 05/04/2024 tarihli ara karar ile ; "davacı vekili her ne kadar davalı tarafın adına kayıtlı menkul ve gayrimenkul malları ile 3.kişilerdeki hak ve alacaklarının üzerine ihtiyati haciz konulmasını ve tedbir talep etmiş ise de, ihtiyati haciz talebinin ibraz edilen bilgi ve belgeler göz önüne alındığında mahkemece yaklaşık ispat ölçüsüne varan delil değerlendirmesi yapılmasına yeterli bulunmadığından, İhtiyati Haciz talep edenin, borçlu şirketin mal kaçırdığı ya da kaçırmaya teşebbüs ettiği yönünde delil sunulmadığı, tek başına dekont ve açıklamalar yaklaşık ispata yeterli olmadığı, bu konuda yani borçlu şirketin alacağın tahsilini olanaksız kılacak şekilde mal kaçırdığı hususunun yaklaşık ispat olarak tespit olunamadığı, talebin yargılamayı gerektirdiği, yasal şartların gerçekleşmediği" gerekçesiyle, Davacının ihtiyati haciz ve tedbir talebinin REDDİNE, karar verilmiştir. Mahkemece verilen kararı,davacı vekili istinaf etmiştir. Davacı vekilince verilen istinaf dilekçesinde özetle;d ava dilekçesinde ihtiyati haciz talep ederek dilekçede yaptıkları açıklamalar ve sundukları özellikle banka dekontlarından anlaşılacağı üzere, Müvekkili Şirketin , Davalı'ya alacak tutarını banka yoluyla gönderdiğini, sebepsiz zenginleşmeye dayanan bir durumda, bundan başka alacağı ispata yarayacak ve gerekecek başka bir delil sunulamayacağı, yaklaşık ispat koşulunun mevcut olduğu, bu sebeplerle ara kararın usul ve hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek,kaldırılması istenmiştir. HMK.nun 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda; derdest dava , itirazın iptali talebine ilişkindir. İİK.nun 257. maddesinde "İhtiyati haciz şartları" düzenlenmiştir. Bu hükme göre, müeccel bir alacak için kural olarak ihtiyati haciz istenemez. İstenebilmesi için, alacaklının alacağını vadesinde alabilmesinin ciddi bir şekilde tehlikeye düştüğüne veya düşmekte olduğuna delalet edecek hallerin varlığı şarttır. Bu haller İİK 257/2 maddesinde sayılmış olup, vadesi gelmemiş borçtan dolayı, borçlunun muayyen ikametgahı yoksa; borçlu taahhütlerinden kurtulmak maksadıyla mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisi kaçmaya hazırlanır yahut kaçar yada bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunursa, bu nedenlerden birinin bulunması halinde ihtiyati haciz istenebilir. İİK 258. maddesine göre, alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında kanaat getirecek delil göstermeye mecburdur. Alacağın varlığını muayyen bir ihtimal dahilinde gösteren vakıaların ispat edilmesi yeterlidir. Açıklanan yasa hükmü ve dosyadaki belgelere göre yapılan değerlendirmede; davacının dava dilekçesi ekinde sunduğu banka dekontlarının ve ekli belgelerin ihtiyati haciz yönünden "yaklaşık ispat"a elverişli olduğu değerlendirilmiştir.Böylece , davacı tarafça sunulan belgelerden yaklaşık ispat koşulunun gerçekleştiği, talebin para alacağına ilişkin bulunduğu, ,bu aşamada mevcut delil durumuna göre , İİK'nın 257. md. hükmü koşullarının somut olayda gerçekleştiği değerlendirilerek ihtiyati haciz talebinin kabulüne karar verilmesi gerekirken, reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı görüldüğünden, davacının istinaf başvurusunun kabulüyle, ilk derece mahkeme kararı HMK 353/1-b-2 maddesi uyarınca kaldırılarak, davacının teminat karşılığı ihtiyati haciz talebinin kabulüne karar verilmesi gerekmiştir.
K A R A R: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Davacının istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesince verilen ara karar HMK 353/1-b-2 maddesi uyarınca kaldırılarak , yeniden; 1-Davacı tarafın ihtiyati haciz talebinin kabulü ile İİK'nun 257/2. maddesi gereğince dava konusu asıl alacak miktarı olan 3.292.126,19 TL ile sınırlı olmak üzere bu ihtiyati haciz işleminden dolayı borçlu ve 3. şahısların uğramaları muhtemel zarar ve ziyana karşılık,alacağın %15'i oranında HMK 87. maddesine uygun nakit veya kesin ve süresiz banka teminat mektubunun iş bu kararın tebliğinden itibaren 1 hafta içinde davacı tarafça dosyaya sunulmak kaydıyla, bu miktarla sınırlı olmak üzere, davalının menkul ve gayrimenkul malları üzerine işbu dava sonuna dek kayden ihtiyati haciz konulmasına, 2-Teminatın ilk derece mahkemesince alınmasına, teminat yatırıldığında ihtiyati haciz kararından bir suretinin infazı için talep eden davacı tarafa verilmesine, Peşin alınan istinaf karar harcının, istinaf edene isteği halinde ilk derece mahkemesince iadesine, İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa,karar kesin olmakla istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine, Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK 362/1-f maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 11/06/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:38:25