SoorglaÜcretsiz Dene

İstanbul BAM 3. HD 2023/2686 E. 2024/1687 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2023/2686

Karar No

2024/1687

Karar Tarihi

6 Haziran 2024

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

3. HUKUK DAİRESİ

ESAS NO: 2023/2686

KARAR NO: 2024/1687

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

K A R A R

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 27/04/2023

NUMARASI: 2022/353 E - 2023/361 K

DAVANIN KONUSU: Alacak

KARAR TARİHİ: 06/06/2024

Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle, dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkil şirket ... A.Ş. ile davalı (borçlu) ... Limited Şirketi arasında Kurumsal abonelik sözleşmesi akdedildiğini, sözleşme kapsamında düzenlenmiş olan Ekim 2020 tarihli faturaya ödeme yapılmadığı gibi borcun ödeneceğine dair olumlu dönüş de alınamadığını, ... A.Ş. adına açılacak olan alacak davasında Kurumsal Abonelik Sözleşmesi'nden doğan uyuşmazlığın söz konusu olması ile dava şartı yerine getirilerek arabuluculuk başvurusu yapıldığını, olumlu bir anlaşmaya varılamadığını beyanla davanın kabulüne, asıl alacağın fatura tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile beraber ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı cevap vermeme suretiyle davayı inkar etmiştir. İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonunda; "taraflar arasında abonelik sözleşmesi bulunduğu, sözleşmeye istinaden davacı tarafça davalıya fatura kesildiği, davalının Ekim 2020 dönemine ilişkin faturayı ödemediği iddiasıyla eldeki davanın açıldığı, her ne kadar davalı tarafından fatura bedelinin ödendiği iddia edilmiş ise de her iki tarafın da ticari defterlerinde ödeme kaydı bulunmaması ve davalının kendi ticari defterlerinin aksine ileri sürdüğü ödeme iddiasını ispata yarar yazılı bir belge sunamadığı, davaya cevap dilekçesi sunulmamış olması nedeniyle yemin deliline dayanılmasının da mümkün olmaması nedeniyle fatura bedelinin ödenmediğinin kabul edilmesi gerektiği, tarafların ticari defterlerinde oluşan 2,10 TL'lik fark bakımından ise davalının faturaya ba bildirimlerinde yer vermesi nedeniyle fatura içeriğini kabul etmiş sayılması gerektiği, fatura içeriğine eldeki davada da bir itirazının bulunmadığı, ödeme iddiasında bulunmuş ise de bu iddiasını ispat edemediği, bu kapsamda davacının davalıdan 20.801,31 TL alacaklı olduğunun kabul edilmesi gerektiği" gerekçeleriyle Davanın KABULÜNE, 20.801,31 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, karar verilmiştir. Karara karşı davalı tarafça istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. Davalı vekili istinaf başvurusunda önceki iddialarını tekrarla birlikte özet olarak; bilirkişi faturadaki hesaplamanın usulüne uygun yapılıp yapılmadığını kontrol etmediğini, sınırlı inceleme yaptığını, objektif ve denetlenebilir olmayan bu raporun, hükme esas almaya da elverişli olmadığını, müvekkili şirketin, davacı taraf ile cayma bildirimi ve cayma bildiriminin yapılması durumunda çıkacak cayma bedeli için mail üzerinden iletişime geçtiğini, 10.07.2020 tarihinde müvekkili şirket yetkilisinin mail ile cayma bildiriminde bulunduğunu ve cayma bedellerinin hesaplanmasını istediğini, davalı taraf çalışanı cevabi mailinde söz konusu tüm hatları kapsayan cayma bildirim bedellerini müvekkili şirket yetkilisine sundukları mail dökümlerinde görülen tablodan da anlaşılacağı üzere tüm hatların cayma bedellerinin toplamı 9.791,1TL olarak hesaplandığını, bunlara rağmen davalının ilgili cayma maillerinden ancak 3 ay sonra müvekkilin cayma bildirimini işleme aldığını, fatura tarihinin15.10.2020 olduğunu, hesaplamanın ne şekilde yapıldığının belli olmadığını eksik inceleme ile karar verildiğini, ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir. Dava, abonelik sözleşmesi nedeniyle, ödenmeyen fatura alacağının tahsili talebine ilişkindir.Mahkemesince mali müşavir bilirkişiden rapor alınmış, bilirkişi raporunda; davacı ticari defterlerine göre, davacının davalıdan 20.801,31 TL alacaklı olduğu, davalı ticari defterlerine göre ise, davalının davacıya 20.799,22 TL borcunun bulunduğu, her iki tarafın ticari defterlerindeki farklılığın davalı ticari defterlerinde yeni tesis ruhsat ÖİV taksitinden ruhsatname tutarı ücretinin taksitinin düşülmesiyle bulunan 2,10 TL'nin yer almamasından kaynaklandığını belirtmiş ise de taraflar arasındaki abonelik sözleşmesi ve fatura içeriği hakkında değerlendirme yapılmamıştır. HMK 266. maddesi hükmüne göre, çözümü özel veya teknik bir bilgiyi gerektiren konularda bilirkişi oy ve görüşünün alınması zorunludur. Genel hayat tecrübesi ve kültürünün sonucu olarak herkes gibi hakimin de bildiği konularda bilirkişi dinlenmesine karar verilemeyeceği gibi, hakimlik mesleğinin gereği olarak hakimin hukuki bilgisi ile çözümleyebileceği konularda da bilirkişi dinlenemez. Her halde seçilecek bilirkişinin mesleği itibarıyla konunun uzmanı olması zorunludur. Dava telefon aboneliği kullanım bedeline ilişkin olup uyuşmazlığın çözümünün, özel ve teknik bilgiyi gerektirdiği ve konusunda uzman bilirkişinin görüşünün alınmasının gerekli olduğu açıktır. Somut olayda, mahkemece; görüşüne başvurulan bilirkişilerin telefon aboneliği ile ilgili uzmanlıklarının bulunduğu hususunda dosya içerisinde bir bilgiye de rastlanılamamıştır. Hükme esas alınan raporları düzenleyen bilirkişinin dava konusunda rapor hazırlamaya ehil ve yeterli olmadığı anlaşıldığından, söz konusu bilirkişi raporuna dayanılarak hüküm tesisi mümkün değildir. Hal böyle olunca, mahkemece, dava dosyası önceki bilirkişi dışında, telefon ve internet aboneliği kullanım hesabı konusunda uzman ve ehil olan mühendis ve telekomünikasyon ve/veya bilişim uzmanı bilirkişiye verilerek, bilirkişiden taraflar arasındaki sözleşmenin başlangıç ve bitiş tarihleri de değerlendirilerek davaya konu faturanın kapsamı konusunda ilgili mevzuat hükümlerine göre, ayrıntılı, açıklayıcı, hüküm kurmaya elverişli ve denetime uygun, tarafların bilirkişi raporuna yaptığı itirazların da değerlendirildiği bir rapor aldırılarak, varılacak sonuç dairesinde bir hüküm kurulması gerekirken, bu husus göz ardı edilerek, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir.Buna göre, davacının istinaf başvurusunun kabulü ile karar HMK 353/1-a-6 maddesi uyarınca kaldırılarak, yukarıda belirtildiği şekilde inceleme yapılarak hasıl olacak sonuca göre karar verilmek üzere dosyanın ilk derece mahkemesine geri gönderilmesine karar vermek gerekmiştir.

K A R A R: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Davalının istinaf başvurusunun kabulü ile, kararın, HMK 353/1-a-6 maddesi uyarınca kaldırılmasıyla,yukarıda izah edilen şekilde, yeniden yargılama yapılıp bir karar verilmek üzere dosyanın ilk derece mahkemesine geri gönderilmesine, Peşin alınan istinaf karar harcının istinaf edene isteği halinde iadesine, İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa karar kesin olmakla istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine, Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK 353/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

davanıngereğikabulüneistanbulAlacakkonusudüşünüldü

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:39:45

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim