İstanbul BAM 3. HD 2024/449 E. 2024/1670 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
bam
2024/449
2024/1670
6 Haziran 2024
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
3. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO: 2024/449
KARAR NO: 2024/1670
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 17/10/2023
NUMARASI: 2022/1057 E - 2023/855 K
Birleşen Bakırköy 3.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/91 esas sayılı dosyasında;
DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit
KARAR TARİHİ: 06/06/2024
Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı şirketin üretim, imalat, pazarlama ve satış faaliyetleri yapan bir sanayi kuruluşu olduğunu, elektrik enerjisini davalı şirketten temin ettiğini, taraflar arasında enerji aktarımı sorunu olduğunu, davacı şirket faaliyetleri nedeniyle yüksek miktarda elektik enerjisi harcadığından davalı şirket yetkililerinin sanayi tesislerinden güç artırımı yapmalarını istediğini, davacı şirketin kullandığı elektrik enerjisinde on seneden beri artış olmamasına rağmen davalı şirketin talebini kabul ettiğini ve enerji artırım talebinde bulunduğunu, davacı şirketin projeler çizdirdiğini ve kablo çektirip tesisat yaptırdığını, davalı şirket görevlilerinin gelerek kabloları trafoya bağladığını ve güç artışını faturaya yansıttığını, davalı şirketin çekilen kabloya bülten kapama işlemi yapması ve davacı şirkete muayene müsaadesi vermesi gerekirken vermediğini, bu işlem yapılmadığı için davacı şirketin tesisatı muayene ettiremediğini ve davalı şirketin çekilen yeni kabloya elektrik vermediğini, davacı şirketin eski kabloyu kullanmaya devam ettiğini, davalı şirketin davacı şirketin kaçak elektrik kullandığını ileri sürerek muaraza çıkardığını, muarazadan kaynaklı olarak davalı şirket yetkililerin davacı şirket işyerine gelerek Elektrik Piyasası Bağlantı ve Sistem Kullanım Yönetmeliğine göre anlaşma gücünün ihlal edildiği ve usulsüz elektrik enerjisi kullandığı gerekçesiyle elektrik saatinin bağlantılarını kesmek suretiyle haksız yere elektrik enerjisini kestiklerini, herhangi bir tutanak bırakılmadığı gibi açıklama ve bilgi verilmediğini, davacı şirket çalışanlarının kendi aralarında tutanak tuttuklarını ve dosyaya sunduklarını, davacı şirketin elektriğinin kesilmesini gerektirecek hiçbir sebebin olmadığını, davacı şirketin elektrik enerjisi alamadığı, işlerini yapamadığı ve mağdur olduğu için davalı şirketin çalışanları hakkında Bakırköy Cumhuriyet Savcılığı’nın 2022/1545 sayılı dosyası ile görevi kötüye kullanma suçu nedeniyle suç duyurusunda bulunduğunu, diğer yandan davalı şirketten elektriğin bağlanmasının talep edildiğini, davalı şirket yetkililerinin elektrik kesme işleminin hatalı olduğunu, elektriğin bağlanacağını bildirdiklerini, bu açıklama sonrası davacı şirketin daha fazla iş ve zaman kaybı yaşamamak için zorunlu olarak elektrik saatini açtırarak çalışmaya devam ettiğini, davacı şirket yetkilisinin telefonuna 13.577,45TL değerinde kaçak elektrik kullandığına ilişkin bilgilendirme mesajının gönderildiğini, davacı şirketin yetkilisinin yeniden davalı şirkete tekrar gittiğini ve aynı şekilde yanlış işlem yapıldığına ilişkin cevap alındığını fakat davalı şirketin elektrik kesme ekiplerinin geldiğini ve borcun hemen ödenmesini aksi takdirde elektriğin kesileceğini söyleyerek baskı yaptığını, davacı şirket işlemin hatalı olduğunu söylemişse de ekipleri ikna edemediğini, bu nedenle kaçak elektrik tutarını ödeyerek elektriğin kesilmesini engellediğini, davacı şirket yetkilisinin telefonuna 32.189,67 TL değerinde kaçak elektrik kullandığına ilişkin bilgilendirme mesajının gönderildiğini, söz konusu borcu kabul etmediklerini, davalı şirketin alt yapısının güç artırımına yeterli gelmediğini, gerekli yatırım ve modernizasyonun yapılmadığını, trafoların enerjiyi karşılayacak güçte olmadığını, davalı şirketin gerekli tedbirleri almadığı gibi işini savsakladığını, yapması gereken muayene izni verme işini yapmadığı halde sorumluluğu davacı şirkete yüklediğini, davacı şirketin iktisadi ve ticari faaliyetinin davalı şirket yüzünden durma noktasına geldiğini, davalı şirketin muarazasının giderilmesine, davacı şirketin elektrik enerjisi artırım talebinin kabulüne ve davalı şirketin bu hususta gerekli işlemleri yapmasına, usulsüz elektrik kullanımının olmadığının tespiti ile davalı şirketin bu konudaki elektrik kesme, cezalı fatura tahakkuk ettirme, icra takibi yapma ve sair müeyyidelerin durdurulması yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesine, 32.189,67TL’lik faturalık borcun bulunmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Asıl davada davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; ticari uyuşmazlıkta zorunlu arabuluculuk yoluna başvurulmaması nedeniyle davanın reddini, davacı şirketin güç aşımı yapması sebebiyle elektriğinin kesilerek hizmet alımının durdurulduğunu, davalı şirket yetkililerince yapılan kontrolde davacı şirket tarafından elektriği kesik olan sayacın kullanıma açılarak enerji kullanıldığının tespiti üzerine bu tüketimin Elektrik Piyasası Bağlantı ve Sistem Kullanım Yönetmeliği kapsamında olduğunun kabulü ile dava konusu kaçak elektrik tespit tutanağının tanzim edildiğini, kulanım yerinin elektrik kesildiğini, 32.189,67 TL’lik kaçak elektrik faturasının tahakkuk edildiğini, davalı şirket yetkililerince yapılan incelemeler sonucunda hazırlanan tutanakların yerleşik Yargıtay içtihatlarına göre aksi sabit oluncaya kadar geçerli belgelerden olduğunu ve kaçak elektriğe ilişkin tespit ve tahakkukta hata bulunduğunu iddia eden davacı şirketin bunu ispatlamasının gerektiğini, dosyaya sunulan cevap yazısında görüleceği üzere davacı şirketin güç artırım başvurusunda bulunduğunu, AG Bağlantı Görüşünün tanzim edildiğini, davacı şirketin online muayene başvurusunda bulunduğunu, fakat evrak ve pano fotoğraflarının eksik olması nedeniyle başvurunun reddedildiğini, güç artırım işlemlerinin davacının kusurlu davranışı nedeniyle tamamlanamadığından davanın reddini, yönetmelik kapsamında davalı şirketin kayıtlarının incelenmesi halinde davalı şirketin mevzuata uygun iş ve işlem tesis ettiğinin anlaşılacağını, bu nedenle davacı şirketin iddialarını kabul etmediklerini, davacının kullanıma açarak enerji kullanmak sureti ile kaçak elektrik kullandığını açıkça ikrar ettiğini, davacı şirketin süreç tamamlanmadan ve hatalı işlemi düzeltileceği bilgisinin kendisine verilmesine rağmen sürecin tamamlanması anına kadar elektrik kullanmamak yahut iş ve zaman kaybı yaşamamak adına jeneratör vasıtası ile elektrik tüketimi yapıp akabinde yakıt şayet var ise sair masrafları davalı şirketten talep etmek yerine kanuna aykırı hareket etmeyi yeğleyip kaçak elektrik kullandığını ve davayı ikame ederek haksız ve kötü niyetli olmasına rağmen hak elde etmeye çalıştığını, ihtilaf konusu olay ve zarara davalı şirketin herhangi bir olumlu ya da olumsuz eyleminin sebep olmadığını, sorumluluğu doğuracak illiyet bağının mevcut olmadığını, ihtiyati tedbir için gerekli şartların oluşmadığından reddini, ayrıca davanın reddini talep etmiştir. Birleşen davada davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin ... San. Tic. Ltd. Şti. firması, ... Cad. ... Sitesi No: ... Topkapı Zeytinburnu İstanbul adresinde üretim, imalat, pazarlama ve satış faaliyeti yapan bir sanayi kuruluşu olduğunu, Elektrik enerjisini de davalı ... A.Ş.'den temin ettiğini, ...'ın 2878 6020 00 hizmet nolu elektrik aboneliği bulunduğunu, ... sayılı elektrik saatini kullandığını, taraflar arasında enerji artırımı sorunu bulunmadığını, bundan ötürü davalı kurumdan kaynaklı muaraza oluştuğunu, davalı kurumun, sanayi tesislerinden güç artırımı yapmalarını istediğini, ancak bunun için gerekli alt yapıyı oluşturmadığı gibi, masraf ve yatırım yapmaktan da kaçındığını, müvekkilinin sanayi faaliyeti yürütmesi nedeniyle yüksek miktarda elektrik enerjisi harcadığı için, ... yetkilileri tarafından, enerji artırımı yapılması gerektiği bildirdiğini, on seneden beri kullandığı elektrik miktarında ve gücünde bir artış olmasa da müvekkilinin bunu kabul ederek enerji artırımı talebinde bulunduğunu, ...’ın talimatları doğrultusunda proje çizdirdiğini, onaylattığını, kablo çektirdiğini ve tesisat yaptırdığını, sonrasında ... görevlileri gelerek müvekkilinin çektirdiği kabloyu ve kendi takviye kablolarını trafoya bağladığını, güç artışını da faturaya yansıttığını, bu işlemlerden sonra geriye sadece davalı ...'ın "çekilen kabloya bülten kapama işlemi yapması ve müvekkiline muayene müsaadesi vermesi” işlemi kaldığını, fakat davalı bunu yapmadığını, bunu yapmadığı için müvekkilinin tesisatı muayene ettiremediği ve davalı da çekilen yeni kabloya elektrik vermediğini, müvekkilinin bu durumda eski kabloyu kullandığını, davalı kurumun da müvekkilinin kaçak elektrik kullandığını ileri sürerek muaraza çıkardığını, bu muarazadan kaynaklı olarak davalı ... firmasının görevlileri, 27/10/2022 tarihinde müvekkiline ait işyerine gelerek, Elektrik Piyasası Bağlantı ve Sistem Kullanım Yönetmeliğine göre anlaşma gücünün ihlal edildiği ve usulsüz elektrik enerjisi kullanıldığı gerekçesiyle 617 8070 sayılı elektrik saatinin bağlantılarını kesmek suretiyle haksız yere elektrik enerjisini kestiklerini, herhangi bir tutanak bırakılmadığını, açıklama yapılmadığını, bilgi verilmediğini, müvekkilinin firmasında çalışanlarının bu hususta kendi aralarında tutanak tuttuklarını, müvekkilinin elektriğinin kesilmesini gerektirecek bir sebep olmadığını, müvekkilinin elektrik enerjisi alamadığını, işlerini yapamadığını ve mağdur olduğu için davalının çalışanları hakkında Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2022/1545 İhbar sayılı dosyasından görevi kötüye kullanma suçu nedeniyle suç duyurusunda bulunduğunu, diğer yandan da davalı kuruma giderek elektriğinin bağlanmasını talep ettiklerini, görüştüğü yetkililer elektrik kesme işleminin hatalı olduğunu, elektriğin bağlanacağını bildirdiklerini ve elektriğin bağlandığını, daha sonra müvekkili şirketin yetkilisi ...'ın ... nolu telefonuna 14/11/2022 tarihinde davalı şirketten; "Değerli tüketicimiz, kullanım yerinizde yapılan incelemede kaçak elektrik enerjisi tüketimi yaptığınız tespit edilmiş, buna istinaden 14/11/2022 son ödeme tarihli 13.577.45 TL fatura oluşturulmuştur. Zamanında ödeme yapılmaması halinde ne yazık ki yasal takip ve dava sürecinin başlatılacağını belirtmek isteriz." şeklinde mesaj geldiğini, müvekkilinin, davalı kuruma tekrar gittiği ve yine aynı şekilde, hatalı işlem yapıldığı ve düzeltileceği cevabını aldığını, davalı kuruma verdiği 15/11/2022 tarihli, 72299 sayılı dilekçeyle elektriğin bağlanmasını ve bu hususta gerekli işlemlerin yapılmasını talep ettiğini, fakat 16/11/2022 tarihinde iş yerine, davalı ...'ın elektrik kesme ekipleri geldiğini, "borcunuzu hemen ödeyin yoksa elektriğinizi keseriz" diyerek baskı yaptıklarını, 13.604,16 lirayı derhal davalı şirketin banka hesabına havale ederek, elektrik kesilmesini engellediğini, müvekkili firmaya kaçak elektrik enerjisi tüketimi yaptığı gerekçesiyle 21/11/2022 tarihli, 01/12/2022 son ödeme tarihli 32.189.67 TL bedelli fatura düzenlenip gönderilmiş ve 24/11/2022 tarihinde eline ulaştığını, bu borç nedeniyle Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2022/1057 Esas sayılı dosyasından menfi tespit davası açtıklarını beyanla davalı kurumun muarazasının giderilmesini, müvekkilinin elektrik enerjisi artırımı talebinin kabulünü ve davalının bu hususta gerekli işlemleri yapmasını, usulsüz elektrik kullanımımızın olmadığının tespiti ile davalı kurumun bu husustaki elektrik kesme, cezalı fatura tahakkuk ettirme, icra takibi yapma ve sair müeyyidelerinin durdurulması yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesini, 13.604,16.-TL maddi tazminat ile 10.000.-TL manevi tazminatın, haksız fiilin işlendiği 16/11/2022 den itibaren işleyecek ticari faizleri ile birlikte davalıdan tahsili ile müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Mahkeme,alınan bilirkişi kök raporunda özetle; davacı tarafından kaçak elektrik kullanımı yapıldığı, tahakkukun 32.189,66 TL olduğunun belirtildiğini, Elektrik Piyasası Bağlantı ve Sistem Kullanım Yönetmeliğinde (01.06.2017 tarih ve 30083 RG) Madde (5) Tüketici niteliğindeki başvuru sahibinin bağlantı talebi aşağıdaki şartlar dahilinde karşılanacağı, a) Meskun mahal içinde bulunan kullanım yerlerine yönelik bağlantı taleplerinin, bağlantı anlaşmasının imzalandığı tarihten itibaren 2) Mevcut AG şebekesinde kapasite artışı veya ilave tesis yapılması gereken durumlar ile mevcut dağıtım transformatörü tesisinde güç artışı yapılması gereken durumlarda 4 (dört) ay içinde karşılanması esastır ve Madde-6 b) Bağlantı için gerekli tesislere ilişkin olarak kazı izni gereken durumlarda, (a) bendinde belirlenen ilgili süreye 2 (iki) ay ilave edilir ve varsa kazı yasağı uygulanan dönem bağlantı tarihinin belirlenmesinde dikkate alınır. şeklinde belirtildiği, davacı şirket tarafından işyeri için enerji güç artırımı başvurusunun yapılmasından ardından projenin çizildiği, ... Müdürlüğü tarafından 12.03.2021-23369 tarihinde AG Bağlantı görüşü tanzim edildiği, abonelik bağlantı sürecinin başladığı, tesise ilave kablonun çekildiği, enerjilendirme protokolünün imzalandığı,Elektrik Piyasası Bağlantı ve Sistem Kullanım Yönetmeliğinde işin yapımı için belirtilen sürenin aşılmış olduğu, 15.06.2021 tarihinde muayene başvurusu bekleniyor yazdığı, tesisin geçici kabul işlemlerinde gereken eksik belgelerin davalı kuruma sunulmadığı ve talep dilekçesinde belirtilen kompakt şalter ve sigorta değişiminin işyerinde yapılmadığının davalı kurum belgelerinde tespit edildiğini,davalı kurum ...’ın yönetmeliklerde belirtilen elektrik kesme bildirimi yapmadığı, muayene evraklarında eksik bulunan kalemlerin bir-iki gün içinde davacı tarafından tamamlanabileceği ve işyerinin elektrik kesme işlemine gerek kalmayacağını, davacı şirketin tükettiği güç aşımı enerji tüketimlerinin dosya kapsamında tespit edilemediği, davacının elektrik kullanımı ve sözleşmesinin güç artırımı işlemleri yapılırken (ikinci kablo çekilirken) devam ettiğinin bilirkişi tarafından tespit edildiği,Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği Usulsüz elektrik enerjisi tüketimi madde 48/d’de belirtilen hallerde ise "dağıtım şirketi tarafından, tüketiciye yükümlülüklerini yerine getirmesi için 15 gün süre verildiğini belirten kesme ihbarı bırakılır." yazdığı ama dağıtım şirketi olan davalı tarafından bu yönetmelik maddesinin uygulanmadığının görüldüğü, elektrik kesme ihbar işlemi yapılmadan sözleşme devam ederken işyerinin elektrik kesmesinin yapıldığının tespit edildiğini,Elektrik Piyasası Bağlantı ve Sistem Kullanım Yönetmeliği madde 17/2’de belirtilen "dağıtım sistemine alçak ve orta gerilim seviyesinden bağlanan tüketicilere de en az iki gün önceden, yapılacak kesintilerde ... ve dağıtım şirketi iki gün önceden bildirimde bulunur." yazmasına rağmen davalı kurum tarafından davacı ... San. Tic. Ltd. Şti.’ne kesme bildiriminin yapılmadığının tespit edildiğini, Elektrik Piyasası Bağlantı ve Sistem Kullanım Yönetmeliği madde 17/2’de en az 2 gün önceden ve Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği Usulsüz elektrik enerjisi tüketimi madde 48/d’de 15 gün süre verildiğini belirtilen kesme ihbarı verilmediği için davalı şirket ...’ın kusuru bulunduğunun kabulünde işyerinde tüketilen elektriğin cezasız tüketim faturaları bilirkişi raporunda ayrıca hesaplandığını,davalı şirket tarafından tutulan kaçak elektrik kullanım tutanakları incelendiğinde 30.05.2018 tarihli Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliğine göre işyerinde kaçak/usulsüz elektrik kullanımı yapıldığını, madde 42-ç’de "Dağıtım lisansı sahibi tüzel kişinin ilgili mevzuata uygun olarak kestiği elektrik enerjisini, mücbir sebep halleri dışında açması, kaçak elektrik enerjisi tüketimi olarak kabul edilir." yazdığından davacı ... San. Tic. Ltd. Şti. tarafından kaçak/usulsüz elektrik kullanımının yapıldığının tespit edildiğini, Bakırköy 5. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2022/142 D.İş sayılı dosyasında; dosya kapsamında ve 14/12/2022 tarihinde söz konusu taşınmazda yapılan yerinde incelemede taşınmazın içinde bulunan makinelerin normal olarak çalıştığının tespitinin yapıldığı, TR-1 ve TR-2 trafo binalarının yan yana olduğu trafo binasından elektrik sayaç panosuna güç artırımı için 395+50 mm2 NYY kablonun çekilmiş olduğu tespiti yapıldığı, fakat 395+50 mm2 NYY kablosunun uçlarının elektrik sayaç panosuna bağlantısının yapılmadığını ve elektrik enerjisi bağlantısının yapılmadığı tespiti yapıldığı, abonenin güç artırımı talebinde ... A.Ş. Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği madde 38/a’ya göre elektrik enerjisini ve kapasitesini sağlaması gerektiği sonuç ve kanaatine varıldığının belirtildiği,ancak bunun gerçekleşmemesi üzerine kaçak elektrik tahakkuku sonucu davacının 32.189,66 TL borcu bulunduğundan fatura düzenlendiği, davalıyı kusurlu kabul etsek bile bu kusurun tüketilen enerji bedelinin aslından davacının tüketim bedeli olan ana borçtan hukuki sorumluluğunu ortadan kaldırmayacağını,davanın 16/11/2022 tarihli tutanağa ilişkin olması da dikkate alınarak davacının ödemesi gereken 32.189,66 TL'nin davalı şirketin elektrik enerjisi kapasitesini bağlamamasından kaynaklı müterafik kusuru nedeniyle %50 oranında indirim uygulamak suretiyle 16.094,83 TL olarak ödemesinin uygun olacağının değerlendirildiği, bu nedenle 16.094,83 TL ödemesi yerine 32.225,00 TL ödendiğinden 16.130,17 TL'nin davalıdan istirdadı gerektiği gerekçesi ile; "1-Asıl davanın KISMEN KABULÜ ile 16.130,17TL'nin ödeme tarihi olan 02/12/2022 tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya istirdadına, 2-Birleşen Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/91 esas sayılı dosyası yönünden davanın REDDİNE" karar vermiştir. Kararı asıl ve birleşen davada davacı vekili, asıl davada davalı ... vekili katılma yoluyla istinaf etmiştir.Davacı vekili asıl ve birleşen dava yönünden istinaf dilekçesinde; her iki dava konusunun aynı olmasına rağmen asıl davanın kısmen kabulü,birleşen davanın reddine karar verilmesinin isabetli olmadığını,davalı tarafından kompakt şalterin ve sigortaların değişiminin davalı tarafça talep edildiğini,bu işin masraflı, pahalı ve külfetli olduğunu,bu işlem yapılmayınca davalı tarafça yeni tesisata elektrik verilmediğini,zorunlu olarak eski tesisat kullanılınca da davalı tarafça kaçak tahakkuku düzenlendiği ve kesme tehditi ile davalı tarafça kaçak tahakkukun tahsil edildiğini,asıl davada 32.189,66 TLlık fatura yönünden menfi tespit talep edilmiş isede ödeme yapıldığından talebin istirdata dönüştüğünü, birleşen davada ise 16/11/2022 de 13.604.16 TL olarak tahsil edilen fatura bedelinin istirdatı ile elektriğin haszı kesilmesinden dolayı 10.000 TL manevi tazminat talep edildiğini,davada müterafik kusur olmadığını, davalı ...'ın tamamen kusurlu olduğunu,asıl davada ödenen tüm bedelin tamamınıın istirdadına karar verilmesi gerektiğini,birleşen davada davalının hem kusurlu hemde kötüniyetli olduğunu,davalının gücünü kötüye kullanarak elektrik vermediğini,eski tesisat kullanılınca da ceza tahakkuk ettirdiğini,davalının yaptığı 13.604,16 lık tahsilatın iadesi ile elektriğin haksız kesilmesi nedeniyle haksız fiilden kaynaklı ,işlerin aksaması,morallerin bozulması nedeniyle uğranılan manevi zararın telafi edilmesi gerektiğini,birleşen davanın da tümden kabulüne karar verilmesi için asıl ve birleşen davadaki kararların kaldırılmasını talep etmiştir.Davalı ... vekili asıl davada katılma yoluyla istinaf dilekçesinde,davanın yetkili mahkemede açılmadığını,dava açılmadan önce ticari uyuşmazlıklarda zorunlu arabuluculuk yolunun işletilmediğini,bu nedenle davanın dava şartı yokluğundan usulden reddi gerektiğini,davalı tarafça tutulan kaçak elektrik tespit ve yapılan kaçak tahakkuklarının yönetmelik ve mevzuata uygun olduğunu,asıl davanın tümden reddi gerektiğini,bu nedenle asıl davadaki kararın kaldırılması ile birleşen davada davacının istinaf talebinin reddine karar verilmesi için kararın kaldırılmasını talep etmiştir.6100 sayılı HMK'nun 355 md gereğince, istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan incelemeye göre;Asıl davada kaçak tahakkuk bedeli yönünden menfi tespit,birleşen davada ise ödenen kaçak tahakkuk bedelinin istirdadı ile manevi tazminat talep edilmiş,asıl davada ödeme yapıldığı belirtilerek davanın istirdat davasına dönüştüğü belirtilmiştir.Asıl davada, dava dilekçesinde; davalı şirketin muarazasının giderilmesine, davacı şirketin elektrik enerjisi artırım talebinin kabulüne ve davalı şirketin bu hususta gerekli işlemleri yapmasına, usulsüz elektrik kullanımının olmadığının tespiti ile davalı şirketin bu konudaki elektrik kesme, cezalı fatura tahakkuk ettirme, icra takibi yapma ve sair müeyyidelerin durdurulması yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesine, 32.189,67TL’lik faturalık borcun bulunmadığının tespiti istenilmiş ise de, istinaf dilekçesinde muarazanın meni hususunda herhangi bir ayrı talebin olmadığı, ödenen 32.189,67 TLnın istirdadının talep edildiği açıkça belirtilmiş,aslında asıl davada davacı talebinin icra baskısı ile ödendiği belirtilen 32.189,16 TLnın istirdadına ilişkin olduğu,muarazanın istirdat talebi içeriğinde beyan edildiği,birleşen dosyada yine ödenen 13.604,16 TLnın istirdadı ile manevi tazminat talep edildiği anlaşılmakla,asıl davada hükmedilen ve reddedilen tutarların 16.130,17 TL olduğu, 2023 yılı karar tarihi itibarıyla, kesinlik sınırı ise 17.830,00 TL'dir.Somut uyuşmazlıkta,asıl davada davacı ve katılma yoluyla davalı tarafından istinaf edilen davanın değeri herbiri için ayrı ayrı 16.130,17 TL olup, karar tarihinde asıl davada davacı ve davalı yönünden miktar itibarıyla karar kesindir. Bu itibarla, istinaf konusu kararın HMK 341. ve 346. maddelerine göre kesin olması sebebiyle, asıl davada davacı ve katılma yoluyla davalının istinaf dilekçesinin HMK 341, 346 ve 352/1-b maddeleri uyarınca reddine karar verilmesi gerekmiştir. Birleşen davada ise davacının istirdat talep ettiği tutarın 13.604,16 TL olduğu, bu tutar, karar tarihinde birleşen davada davacı yönünden miktar itibarıyla karar kesindir. Bu itibarla, istinaf konusu kararın HMK 341. ve 346. maddelerine göre kesin olması sebebiyle, birleşen davada davacının istirdat talebine dair istinaf dilekçesinin HMK 341, 346 ve 352/1-b maddeleri uyarınca reddine karar verilmesi gerekmiştir.Ayrıca TBK ve TMK'da manevi tazminat verilmesini gerektiren durumlar açıkça belirtilmiş olup buna göre şahsiyet haklarının ihlali,beden bütünlüğünün ihlali gibi durumlarda, manevi tazminata hükmedilebilecektir.Somut olayda ;manevi tazminat talebi yönünden, elektriğin kesilmesi, işlerin aksaması ve moral bozulması gibi iddia edilen bu durumun malvarlığı ile ilgili olduğu, yukarıda açıklandığı üzere TBK veya TMK uyarınca manevi tazminat verilmesine ilişkin koşullarının oluşmadığı anlaşılmıştır.Bunun yanında manevi tazminat talebinin arabuluculuğa tabi olmadığı da açıktır.Bu itibarla birleşen davada davacının manevi tazminata ilişkin istinaf talebinin HMK 353/1b-1.madde gereği reddine karar verilmesi gerekmiştir.
K A R A R: Yukarıda açıklanan nedenlerle; A-Asıl ve birleşen davada davacı ve katılma yoluyla davalının karara yönelik istinaf dilekçesinin, HMK 341, 346 ve 352/1-b maddeleri uyarınca kesinlikten reddine, B-Birleşen davada davacının manevi tazminata ilişkin istinaf talebinin HMK 353/1b-1.madde gereği reddine, Asıl davada peşin alınan istinaf karar harcının istinaf eden davalıya isteği halinde ilk derece mahkemesince iadesine, Birleşen dava yönünden davacıdan alınması gereken 427,60 TL karar ve ilam harcı peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, İstinaf yargılama giderlerinin istinaf edenler üzerinde bırakılmasına, İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa karar kesin olmakla istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine, Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 06/06/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:39:45