İstanbul BAM 3. HD 2024/1484 E. 2024/1592 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
bam
2024/1484
2024/1592
30 Mayıs 2024
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
3. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO: 2024/1484
KARAR NO: 2024/1592
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İSTANBUL 16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ( İstanbul 10.ATM 2023/425 D.İş sayılı ile 19.ATM'nin 2023/401 D.İş sayılı dosyaları yönünden)
ARA KARAR TARİHİ: 29/02/2024
NUMARASI: 2023/769 Esas
(Birleşen İstanbul 18 ATM 2024/219 E.sayılı itirazın iptali dava dosyası )
DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit-İtirazın İptali
KARAR TARİHİ: 30/05/2024
Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İstanbul 19.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/401 D İş sayılı dosyasında ihtiyati tedbir talep eden ... A.Ş tarafından karşı taraf ... aleyhine tedbire konu borç tutarı olan 3.500.000,00 TL ile sınırlı olmak üzere %15 teminatla davalının belirtilen ticari işletmesine ait aboneliğe istinaden elektriğin kesilmemesi,kesilen elektriğin yeniden sağlanması yönünden 06/11/2023 tarihli kararla ihtiyati tedbir kararı verildiği anlaşılmıştır. İstanbul 19.Asliye Ticaret mahkemesinin 2023/401 D İş dosyasından verilen ihtiyati tedbir kararında karşı taraf ... isminin maddi hataya dayanması nedeniyle HMK 124. madde gereği aynı mahkeme ve dosyasında taraf değişikliği yapılarak 08/11/2023 tarihli ek kararla karşı tarafın ... olarak düzeltesi ve teminat mektubunun buna göre ibrazı için kesin süre verildiği ,teminat mektubunun sunulduğu,ihtiyati tedbir kararının uygulandığı anlaşılmıştır.Bu arada bu kez ... tarafından ihtiyati haciz talep edilmesi üzerine , İstanbul 10.Asliye Ticaret mahkemesinin 2023/425 D iş sayılı kararı ile ... ve ... A.Ş aleyhine 943.883,73 TL alacak miktarı ve %20 taktir edilen teminatla ihtiyati haciz kararı verildiği anlaşılmıştır. Dosyanın incelenmesinde davacı ... Anonim Şirketi tarafından davalı, ... Anonim Şirketi hakkında İstanbul 18 ATM sinde 2024/219 Esas sayılı dosya ile açılan itirazın iptali davasının 2024/264 Karar sayılı sayılı ilamı ile İstanbul 16 ATM nin 2023/769 Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine 16/04/2024 tarihinde karar verildiği anlaşılmıştır. Bu doğrultuda asıl dava menfi tespit,birleştirilen dava itirazın iptali olmakla, asıl dosyada elektriğin kesilmemiş için D.iş kararı ile ihtiyati tedbir,birleşen dosyada ise ihtiyati haciz kararı verildiği,her iki karar için birleştirme kararı sonrası itirazların asıl dava olan İstanbul 16 ATM nin 2023/769 Esas sayılı dosyası üzerinde incelendiği anlaşılmıştır. Bu doğrultuda asıl dava olan İstanbul 16 ATM nin 2023/769 Esas sayılı dosyasında itirazların incelendiği 29/02/2024 tarihli duruşmada; ihtiyati hacizin dayanağı olarak, davalı alacaklı ... AŞ. Tarafından davacı borçlu ve dava dışı ... aleyhine, davalı şirkete ait iş yerinde 25/10/2023 tarihinde alacaklı şirket adına kaçak denetleme ekipleri tarafından yapılan kontrollerde sözleşmesiz bir şekilde dağıtım sistemine müdahale edilmek suretiyle, sisteme dahil edilmemiş sayaçtan kaçak elektrik kullandığından bahisle ... seri nolu kaçak elektrik kullanımı nedeniyle , kaçak elektrik tutanağı ve ekinde sunulan belgelere göre 943.883,73 TL üzerinden, İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı icra dosyasında icra takibine başlandığını, icra takibinin kesinleşmesinin beklenmesi halinde kamu alacağı niteliğindeki kaçak elektrik bedelinin tahsilinin tehlikeye düşeceği gerekçesi ile borçlu şirketin mal kaçırma ve adres değişikliği ihtimalinden bahsederek yaptığı ihtiyati haciz talebinin, İstanbul 10 ATM'nin 2023/425-456 D.iş sayılı dosyasında , ihtiyati haciz kararı verildiği, kararda ve talep dilekçesinde ...'nın borçtan ne sebeple sorumlu olduğuna ilişkin bir açıklamanın yer almadığı,aleyhine dava açılan alacaklı şirketin , dava konusu edilen kaçak elektrik kullanımından kaynaklanan alacağın varlık ve miktarının tespiti , yargılamayı gerektirdiği gibi, haksız fiil niteliğindeki eylemden oluşan zarardan kimin ve ne sebeple sorumlu olduğunun belirlenmesi yargılamayı gerektirmesi sebebiyle mahkemece bahsi geçen davalı alacaklı lehine verilmiş bulunan ihtiyati haciz kararının , itirazın her iki borçlu tarafından yapıldığı anlaşılmakla ve aynı alacağın borçluları oldukları tespit edilmekle , İİK 257 koşulları , alacağın yaklaşık ispat ve kayıtsız şartsız ikrar edilmiş bir belgeye dayanması gerekmesine ilişkin yerleşik yargıtay uygulamalarında belirtilen delillerin mevcut olmadığı anlaşılmakla, ihtiyati haciz kararına yapılan itirazın kabulü ile , işbu ihtiyati haciz kararının her iki borçlu yönünden kaldırılması gerektiği gibi, ayrıca; davacı şirket tarafından davalı şirket aleyhine yapılan ihtiyati tedbir başvurusunu kabulüne ilişkin, dosya eki olarak mahkememize gönderilen İstanbul 19 ATM'nin 2023/401-401 D.iş. sayılı dosyasında verilen 19/12/2023 günlü ihtiyati tedbir kararına, karşı taraf ...'ın yaptığı itirazın mahkemece yapılan murafaa sonucu değerlendirilmesinde; 6100 sayılı HMK'nın 389 ve devamı maddeleri gereğince ; dava konusu kaçak elektrik kullanımı nedeniyle , davalı kurum tarafından davacının elektriklerinin kesilmesinin ihtiyati tedbir yolu ile önlenmesi için verilen ihtiyati tedbir kararının , yasal koşulları uygun olarak telafisi imkansız zararların doğmasını engellemek, kaçak elektrik kullanımının bulunup bulunmadığının henüz yargı kararına dayanmamış bulunması karşısında davalı kurumun tek yanlı tuttuğu tutanağa dayanılarak , sanayi kuruluşlarının çalışmasının engellenmesini iş hayatı ve ekonomimizin geleceğini , elektriğin kesilmesi halinde iş yerinde faaliyetin duracağı dikkate alınarak, mahkememizce henüz kesinleşmiş bir alacak bulunmadığı göz önünde bulundurularak, verilen ihtiyati tedbir kararının yasal düzenleme ve amacına uygun olduğu benimsenerek, davalı karşı tarafın ihtiyati tedbire yaptığı itirazın reddi gerektiği gerekçesi ile; "1-Dosya eki olarak mahkemeye gönderilen İstanbul 10 ATM'nin 2023/425-456 D.iş. Sayılı ve 30/11/2023 günlü ihtiyati hacize borçluların itirazının kabulü ile , işbu ihtiyati haciz kararının her iki borçlu yönünden KALDIRILMASINA, 2-Dosya eki olarak mahkememize gönderilen İstanbul 19 ATM'nin 2023/401 D.iş. Sayılı dosyasında verilen 19/12/2023 günlü ihtiyati tedbir kararına , karşı taraf ...'ın yaptığı itirazın , 6100 sayılı HMK'nın 389 ve devamı maddeleri gereğince verilen ihtiyati tedbir kararının , yasal koşulları uygun olarak telafisi imkansız zararların doğmasını engellemek için verildiği, henüz kesinleşmiş bir alacak bulunmadığı dikkate alınarak, davalı karşı tarafın yaptığı itirazın REDDİNE" istinafı kabil olmak üzere karar verilmiştir. Kararı asıl dosya davalısı ,birleşen dosya davalısı ... vekili istinaf etmiştir.İstinaf dilekçesinde; ihtiyati tedbir yönünden,ihtiyati tedbir kararı verilebilmesi için kanunun aradığı şartların gerçekleşmediğini, ihtiyati tedbir kararı verilebilmesi için bulunması gereken yaklaşık ispat koşulunun da somut olayda oluşmadığını, kaçak elektriğin kullanıldığına dair video kayıtları mevcut olup kaçak elektrik kullanımının ispat edildiğini, tedbirin %15 teminat mukabilinde verilmiş olmasının da hukuka aykırı olduğunu, ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasını, aksi halde %100 oranında teminata hükmedilmesini talep ettiklerini ,verilen ihtiyati tedbir kararı, ortaya çıkacak kamu zararının engellenmesinin önüne geçildiğini,ihtiyati tedbir kararının meydana getirebileceği sonuçların Yerel Mahkemece hiçbir suretle değerlendirildiğini, davalı şirketin Anayasal haklarına aykırılığın söz konusu olduğunu belirterek ihtiyati tedbir kararın kaldırılmasını,ihtiyati haciz yönünden ise; dava konusu kaçak kullanım için 25.10.2023 tarihli ve ... seri nolu kaçak elektrik tespit tutanağı tanzim edilerek Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği'nin ilgili maddeleri doğrultusunda, 06.11.2023 son ödeme tarihli, 154.776 kWh karşılığı 937.322,48 TL tutarında kaçak elektrik kullanım faturası düzenlediğini,ilgili yönetmelik 42. Maddesinde, gerçek veya tüzel kişinin kullanım yerine ilişkin olarak; " a) Perakende satış sözleşmesi veya ikili anlaşma olmaksızın dağıtım sistemine müdahale ederek elektrik enerjisi tüketmesi," kaçak elektrik enerjisi tüketimi olarak kabul edildiğini, işbu ihtiyati haciz talebinin konusu olmamasına rağmen davacı taraf adına düzenlenen birden çok kaçak elektrik tutanağı ve faturası bulunduğunu,yine aynı şekilde EPDK 42/1-a bendi uyarınca düzenlenen ..., ..., ... seri numaralı toplamda üç adet başka kaçak elektrik tutanağı, 785.127,89 TL, 566.844,14 TL, 1.264.001,90 TL tutarında olmak üzere üç adet başka kaçak elektrik faturası ve icra dosyası olduğunu, davacı tarafın işbu kaçak elektrik kullanımını alışkanlık haline getirdiği ve davacı şirketi ve neticeten kamu zararına sebebiyet verdiğini,yaklaşık ispat koşununu gerçekleştiğini,buna rağmen ihtiyati haciz kararını kaldırılmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu,ihtiyati haciz için muacceliyet şartının oluştuğunu belirterek ihtiyati haczin kaldırılması kararını kaldırılmasını talep etmiştir. 6100 sayılı HMK'nun 355 md gereğince, istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan incelemeye göre; Asıl dava menfi tespit,birleşen dava itirazın kaldırılmasına yöneliktir.Dava, asıl davada, menfi tespit talebi, birleşen dosyada ise kaçak tutanağı nedeniyle yapılan takibe vaki itirazın iptali talebine ilişkin olup dava konusu borç kaçak elektrik kullanımından kaynaklanmaktadır.İstinafa gelen uyuşmazlık ise asıl davada ihtiyati tedbir birleşen dosya yönünden ihtiyati haciz koşullarının oluşup oluşmadığı noktasındadır. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu(İİK)'nun 257/1. Maddesine göre, rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir. İİK'nın 258/1. maddesi hükmüne göre ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için mahkemenin ''alacağın varlığı hakkında kanaat edinmiş olması'' yeterlidir. Mahkemenin ''alacağın varlığına kanaat edinmiş olmasından'' anlaşılması gereken alacağın usul hukuku kurallarına göre kesin veya tam olarak ispat edilmesi değildir. Diğer hukuki himaye tedbirlerinde olduğu gibi ihtiyati hacizde de amaç davaya ilişkin yargılamadan farklı olarak, maddi hukuka dayanan hak bakımından nihai bir karar verip, uyuşmazlığı esastan sona erdirmek değildir. Yani ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için ispat gerekmez, yaklaşık ispat için delil sunulması yeterli olup, alacaklının ilişkisinin varlığını ve muaccel olduğunu tam ve kesin olarak ispat etmesi aranmamaktadır (Yargıtay 19.HD'nin 12/12/2019 Tarih, 2019/2300 E-2019/5531 K). Yaklaşık ispat konusunda, ispat ölçüsü çerçevesinde, tam kanaat değil, kuvvetle muhtemel, yaklaşık bir kanaat yeterli görülmektedir. Yaklaşık ispatla yetinilmiş olması, ispatın aranmayacağı ya da ispat kurallarının tamamen dışına çıkılacağı anlamına gelmez. Bir taraf iddiasını mahkeme önüne ne kadar inandırıcı şekilde getirirse getirsin, bu sadece bir iddiadan ibarettir. İddia edilen vakıanın sabit yani doğru kabul edilebilmesi için, ispat yükü üzerine düşen tarafın, bunu kanundaki delil sistemi içinde yine kanunun aradığı ispat ölçüsü çerçevesinde ispat etmesi gerekir. Tam ispatın arandığı durumlarda, bu ölçü tereddütsüz ortaya konmalıdır. Yaklaşık ispat durumunda ise hâkim o iddianın ağırlıklı/kuvvetli ihtimal olarak doğru olduğunu kabul etmekle birlikte, zayıf bir ihtimal de olsa, aksinin mümkün olduğu ihtimalini göz ardı etmez. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 204. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca; "İlgililerin beyanına dayanılarak noterlerin tasdik ettikleri senetlerle diğer yetkili memurların görevleri içinde usulüne uygun olarak düzenledikleri belgeler, aksi ispatlanıncaya kadar kesin delil sayılırlar. "Özel hukuk tüzel kişisi olan Elektrik Dağıtım şirketi ... 'ta hizmet akdiyle çalışan görevliler tarafından düzenlenen kaçak tespit tutanaklarının, 6100 sayılı Kanun'un 204 üncü maddesinin ikinci fıkrasında sayılan belgelerden olmadığı tartışmasızdır. Eş söyleyişle, kaçak elektrik tutanağı, aksi sabit oluncaya kadar geçerli belgelerden değildir ( Y.3.HD 2021/4894 E., 2021/10580 K.; 2022/8164 E-2023/954 sayılı ilamları da aynı yöndedir.). Somut olayda, özel hukuk tüzel kişisi olan şirket tarafından düzenlenen kaçak elektrik tespit tutanağı ve bu tutanağa dayalı tahakkuk ettirilen faturalar nedeniyle alacağın muaccel olduğu ileri sürülmüş,ihtiyati haciz isteyen ... delil olarak kaçak zabıt tutanağı, fatura, hesap bülteni, tanık, keşif ve bilirkişi incelemesine dayanmıştır. Davacı tarafından dayanılan kaçak tespit tutanağı yukarıda açıklandığı üzere aksi sabit oluncaya dek geçerli olan belgelerden değildir. Bunun sonucu olarak sunulan mevcut deliller kaçak kullanım ve faturalardaki bedel yönünden talep edenin iddiaları yönünden yaklaşık ispata elverişli değildir. Alacağın varlığını " yaklaşık ispat"a elverişli başkaca delil sunulmamış olup uyuşmazlık konusu kullanım süresi ve kullanım sonucu tahakkuk edecek miktar yargılamaya muhtaçtır. Davacı, davalı-borçlunun kaçma ve borçtan mal kaçırma ihtimalinin yüksek olduğunu ileri sürmüş ise de borçlunun taahhütlerinden kurtulmak amacıyla mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisinin kaçmaya hazırlandığını ya da kaçtığını ve yahut da alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunduğunu ispata yarar iddia harici başkaca delil de sunmadığı anlaşılmaktadır. Dosyanın bulunduğu aşama itibariyle İİK 257. madde gereği ihtiyati haciz şartlarının oluşmadığı gözetilerek ihtiyati haczin kaldırılmasına yönelik mahkemenin kararı usul ve hukuka uygun bulunmuştur. Yine yukarıda belirtilen gerekçe ve nedenlerin tekrarı ile, dava konusu yerin işyeri olduğu, elektriğin kesilmesi halinde telafisi imkansız zararların oluşabileceği,ihtiyati tedbir kararının verilmesinde her iki tarafın yararı bulunduğu, kullanılan elektriğin sayaçtan geçerek kullanılması nedeniyle kullanılan enerji bedelinin tespitinin yapılabileceği, ancak verilen tedbir kararının dava konusu tutanak haricindeki ihtilafları kapsamayacağı, olası bu ihtilaflarla ilgili kurumun tutanak tutma, tahakkuk ve tahsilat yapma imkanının bulunduğu, teminatın ise yasada belirtilen oranlara uygun takdir edilmiş olduğu anlaşılmakla, davalının ihtiyati tedbire karşı itirazının reddine karar verilmesinde aykırılık görülmemiştir. Bu nedenle asıl davada davalı ...'ın ihtiyati tedbire karşı, birleşen davada davacı ...'ın ihtiyati hacze karşı istinaf taleplerinin HMK 353/1b-1.madde gereği ayrı ayrı reddine karar verilmesi gerekmiştir.
K A R A R: Yukarıda açıklanan nedenlerle;Asıl davada davalı ...'ın ihtiyati tedbire karşı, birleşen davada davacı ...'ın ihtiyati hacze karşı istinaf taleplerinin HMK 353/1b-1.madde gereği ayrı ayrı reddine, Asıl davada davalı ...'dan alınması gereken 427,60 TL karar ve ilam harcı peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, Birleşen davada davacı ...'dan alınması gereken 427,60 TL'nin karar ve ilam harcının davacı ...'dan alınarak hazineye irat kaydına, (Harç tahsil müzekkeresinin temyiz edilen dosyalarda Dairemizce, temyiz edilmeden kesinleşen dosyalarda İlk Derece Mahkemesince ilgili Vergi Dairesine yazılmasına,) İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına, İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa karar kesin olmakla istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine,Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK 362/1-f maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 30/05/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:39:45