SoorglaÜcretsiz Dene

İstanbul BAM 3. HD 2023/3480 E. 2024/1534 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2023/3480

Karar No

2024/1534

Karar Tarihi

28 Mayıs 2024

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

3. HUKUK DAİRESİ

ESAS NO: 2023/3480

KARAR NO: 2024/1534

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

K A R A R

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

NUMARASI: 2021/372 Esas - 2023/397 Karar

TARİHİ: 08/06/2023

DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)

KARAR TARİHİ: 28/05/2024

Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahke- mesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle, dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı ... San. ve Tic. Ltd. Şti. ile müvekkili şirket arasında ... Müşteri ve ... hesap numaralı Elektrik Enerjisi Satış Sözleşmesi imzalandığını, davalının işbu sözleşme kapsamında elektrik enerjisi kullandığını, ancak tahakkuk olunan enerji tüketim bedellerini ödemediğini, bu nedenle İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası üzerinden takip başlatıldığını, davalı borçlunun haksız itirazı nedeniyle takibin durduğunu, arabuluculuk görüşmelerinden de bir sonuç alınamadığını beyanla; itirazın iptali ile takibin devamına, davalının % 20 oranından az olmamak kaydı ile icra inkar tazminatı ile mahkumiyetine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin adresi itibariyle icra dairesinin ve mahkemenin yetkisiz olduğunu, dosyanın Bakırköy Ticaret Mahkemesi'ne gönderilmesini istediklerini, itirazın iptaline ilişkin davanın 1 yıllık yasal süre içinde açılmadığını, taraflar arasında 27.03. 2015 imza tarihli Elektrik Enerjisi Satış Sözleşmesi akdedildiğini, sözleşme uyarınca, enerji tedarik başlangıç tarihinin 01.07.2015, bitiş tarihinin 30.06.2016 olduğunu, müvekkilinin 01.07.2016 tari- hinden itibaren ...'tan elektrik satın aldığını ve tüketim bedeli olarak ödenmemiş herhangi bir borcunun bulunmadığını, takip talebinde ve ödeme emrinde hangi aya ait ve ne kadar tüketim miktarı ve bedeli olduğu yazmadığı gibi, ödeme emri ekinde herhangi bir fatura veyahut başkaca bir belge tebliğ edilmediğini, icra dosyasında da böyle bir dayanak belgenin mevcut olmadığını, dava dilekçesi ekindeki faturalar incelendiğinde 2 adet fatura olduğunun görüldüğünü, 30.06.2016 tarihli ve 144.939,54 TL bedelli fatura ... verilerine göre 13.562,84 TL fazla hesaplandığından müvekkili firma tarafından davacıya bu bedel üzerinden iade faturası kesildiğini, bu faturanın İstanbul Anadolu 8 Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/861 Esas sayılı dava dosyasında dava konusu olduğunu, yapılan bilirkişi incelemesinde davacıya eksik değil, tam tersine 11.996,57 TL fazla ödenmiş olduğunun tespit edildiğini, daha sonra davacının müvekkiline, 29.09.2016 tarihli 21.454,64 TL tutarındaki faturanın gönderildiğini, ancak müvekkili firmanın 30.06.2016 tarihi itibarıyla davacı şirketle olan abonelik sözleşmesinin sona erdiğini, davacının geçmişe dönük ve dayanaksız olarak düzenlendiği faturaya müvekkili tarafından itiraz edildiğini ve kabul edilmediğini, daha sonra itiraz edilen faturanın tekrar düzenlendiğini, 21.454,64 TL tutarındaki faturaya dayanan bir tüketimin söz konusu olmadığını beyanla; davanın reddini, davacının % 20'den az olmamak üzere tazminat ile mahkumiyetini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini istemiştir.

İlk Derece Mahkemesi'nce: "Davanın KISMEN KABULÜ İLE" davalının İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazının kısmen iptali ile, takibin 5.286 TL asıl alacak, 966,99 TL gecikme zammı,174,05 gecikme zammı kdv olmak üzere toplam 6.427,04 TL üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren avans faiz işletilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, alacak likit olmakla hüküm altına alınan asıl alacağın %20 si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine" karar verilmiştir.

İstinaf Başvurusu: Hüküm davacı ve davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir. Davacı vekili istinaf dilekçesinde; huzurdaki davanın 43.819,85 TL dava değeri üze- rinden açıldığını, 30.09.2022 tarihli bilirkişi raporunda, müvekkilinin davalı borçludan Anadolu ... İcra Müdürlüğü ... E. Sayılı dosyada 35.017,48 TL asıl alacak, 7.459,64 TL işlemiş faiz, 1.342,73 TL işlemiş faizin KDV'si olmak üzere toplam 43.819,85 TL alacaklı olduğu kanaatine varıldığını, söz konusu rapor usul ve yasalara uygun olduğu halde davalı tarafın hukuki dayanaktan uzak ve mes- netsiz iddiaları doğrultusunda ek rapor alındığını, ek rapor doğrultusunda istinaf konusu kararın veril- diğini, ancak kararda red olunan kısım ile ilgili red gerekçesinin açıklanmadığını, kendilerince de bu hususun anlaşılamadığını, davalı borçlunun ödemediği faturalar için icra takibi yapıldığını, buna isti- naden deliller sunulduğunu, kendilerince sunulan delillerin detaylıca incelenmediğini, sadece davalı tarafın iddiaları üzerinden dosyada mevcut olmayan, hatta var olduğu kendilerince de bilinmeyen delillere dayanılarak hesaplama yapıldığını, dava dosyasında ödeme bilgisi ve ödeme dekontu bulun- madığını, bilirkişinin hangi evraka göre hesaplama yaptığının belirsiz olduğunu, bu raporun hükme esas alınmasının mümkün olmadığını, dava konusu alacak likit olup davalının haksız itirazı nedeniyle takibin durduğunu, İİK 67/2 md. gereğince hüküm altına alınan meblağın % 20 sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesinin gerektiğini beyanla kararın kaldırılmasını istemiştir.Davalı vekili istinaf dilekçesinde; davacının daha önce aynı dönemin mükerrer faturası ile ilgili olarak İstanbul Anadolu 8. ATM'de 2018/861 E. sayılı davayı açtığını, derdestlik itirazında bulunduklarını, ancak mahkemece bu itirazlarının reddedildiğini, 2018/861 Esas sayılı davada müvek- kilinin davacı firmaya 11.996,57 TL fazla ödeme yaptığının tespit edildiğini, abonelik sözleşmesi 30.06.2016 tarihinde sona ermiş olup sözleşmenin bitiminden sonra düzenlenen 09.12.2016 tarihli fatura nedeniyle müvekkilinin borçlu olmadığını, davacının mükerrer fatura düzenlendiğini bu yönden davacının defterleri üzerinde inceleme talep ettiklerini, ancak bu incelemenin yapılmadığını, bilirkişi ek raporunda itirazlı noktaların kısmen düzeltildiğini, ancak yanlış hesaplama yapıldığını, bilirkişinin alacak çıkardığı fatura 09.12.2016 tarih 21.454.64 TL bedelli fatura olup müvekkilinin bu faturaya itirazda bulunduğunu ve davacıya iade ettiğini, 13.562,84 TL eski borç bakiyesinin İstanbul Anadolu 8. ATM'deki dava dosyasındaki fatura ile aynı olduğunu, defterler incelendiğinde davacının aynı döneme ilişkin birden fazla fatura kestiğinin anlaşılacağını, faturalardan biri için açılan davanın kay- bedilmesi sonucu aynı dönemin mükerrer faturası için iş bu davanın açıldığını, bu fatura ile ilgili kesin hükmün söz konusu olduğunu, diğer alacağın likit olmadığını, itirazları büyük oranda haklı görüldüğü halde icra inkar tazminatına hükmedilmesinin hatalı olduğunu beyanla kararın kaldırılmasını istemiştir. İstinaf sebepleri ve 6100 sayılı HMK'nun 355 md. ile sınırlı olarak yapılan incelemeye göre; Dava, İİK 67 maddesine dayalı itirazın iptali talebine ilişkindir.Dosya içeriğinden; Davacı ... tarafından davalı ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi aleyhine ... nolu sözleşme hesabına ilişkin tüketim bedelinden kaynak- lanan 35.017,48 TL asıl alacak + 7.459,64 TL gecikme faizi + 1.342,73 TL % 18 KDV 'den ibaret toplam 43.819,85 TL alacağın tahsili talebiyle İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı dosyası üzerinden ilamsız takibe girişildiği, borçlu vekilinin ibraz ettiği dilekçe ile "borçlunun adresi itibariyle Büyükçekmece İcra Dairesi'nin yetkili olduğu, ayrıca takip alacaklısına borcunun bulunmadığı, geçmiş dönem borçlarının ödendiği, mükerrer ödeme talep edildiği, kabul etmediklerini" beyanla borcun esasına ve fer'ilerine itiraz ettiği, İcra Müdürlüğü'nce takibin durdurulmasına karar verildiğinden itirazın iptali talebiyle eldeki davanın açıldığı anlaşılmaktadır. Davalının takibe itirazı icra dairesinin yetkisine ve borca ilişkindir. A.) İİK 50 md yollamasıyla HMK 6. Md gereğince, borçlunun adresi (Büyükçekme) itibariyle takipte Büyükçekmece İcra Dairesi yetkili olduğu gibi, BK 89. Madde gereğince bir miktar paraya ilişkin takip yönünden davacının adresi (Ataşehir) itibariyle İstanbul Anadolu İcra Daireleri de yetkilidir. Alacaklı bu hususta seçim hakkına sahip olup yetkili icra dairesinden başlatılmış hukuken geçerli bir takip bulunmakla buna ilişkin dava dava şartı tamamdır. (HMK 114/2 md) B.) Derdestlik itirazına gelince; Dava şartlarından bazıları olumlu (davanın açılması sırasında var olması gerekli); bazıları ise olumsuz (davanın açılması sırasında bulunmaması gereken) şartlar olup, derdestlik olumsuz dava şartları arasında yer alır. Derdestlik; 6100 sayılı HMK’da dava şartı olarak kabul edilmiştir. Açılmış ve görülmekte olan bir davanın davacısı, hukukî korunma sürecini başlatmış olduğundan artık onun aynı davayı yeniden bir başka mahkeme önüne getirmesinde hukuken korun- maya değer güncel bir yararı bulunmamaktadır. Bu nedenle daha önce açılmış ve hâlen görülmekte olan bir davanın, ikinci kez açılması hâlinde, davacının bu ikinci davayı açmasında hukukî yararı olmadığı gerekçesi ile HMK'nın 114. maddesiyle derdestlik dava şartı kabul edilerek maddenin (ı) bendinde “Aynı davanın, daha önceden açılmış ve hâlen görülmekte olmaması” düzenlemesine yer verilmiştir. HMK'nın 114. maddesinin gerekçesinde derdestlik itirazının hukukî yarar eksikliğinin somut ve özel planda bir düzenleniş biçimi olduğu, onun da temelinde yatan bu düşünceye uygun işlev görmesinin sağlanabilmesi için ilk itiraz olmaktan çıkartılıp, dava şartına ilişkin usulî itiraza dönüş- türülmesinde kaçınılmaz bir zorunluluk olduğu belirtilmiştir. Derdest bir davanın ilk koşulu, tarafları, müddeabihi ve dava sebebi aynı olan bir dava- nın daha önce açılmış olmasıdır. İkinci koşulu ise daha önce açılmış bulunan davanın hâlen görül- mekte olması, kesin hükümle sonuçlanmamış olmasıdır. Bu iki koşulun birlikte bulunması hâlinde derdest bir davanın varlığı kabul edilmelidir. Bir davanın açılması ile şeklî anlamda kesin hükme bağlanması arasında geçen sürede davanın derdest olduğu kabul edilir (Tanrıver, Süha: Medeni Usul Hukukunda Derdestlik İtirazı, Ankara 2007, s.8 vd.).Davanın derdest olması, taraflar arasında o konuda ortaya çıkan uyuşmazlığın henüz tam olarak çözümlenemediği anlamına gelir. Derdestlik (görülmekte olan dava), yargılamanın başlaması anından hüküm veril- mesine ve bu hükmün de kesinleşmesine kadar geçen süreç, görülmekte olan yargılamayı ifade eder. Başka bir ifadeyle, bir davanın görülmekte olması için, verilen kararın şeklî anlamda da kesinleş- memiş olması gerekir (Mazlum, İsmet: Medenî Usûl Hukukunda Aslî Müdahale, Ankara 2019, s. 126; Tanrıver, s. 49). Eldeki davada, davalı "dava dilekçesi ekindeki faturalar incelendiğinde 2 adet fatura olduğunu, 30.06.2016 tarihli ve 144.939,54 TL bedelli faturanın ... verilerine göre 13.562,84 TL fazla hesaplandığından müvekkili firma tarafından davacıya bu bedel üzerinden iade faturası kesildiğini, bu faturanın İstanbul Anadolu 8.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/861 Esas sayılı dava dosyasında, dava konusu olduğunu" beyan etmiştir. İstanbul Anadolu 8. ATM'nin 2018/861 E. Sayılı dosyasının tetkikinde, davacı ... Anonim Şirketi tarafından davalı ... Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi aleyhine " 2016 Yılı Haziran Ayında Tüketilen Elektrik Enerjisi için 30.06.2016 tarihli, ... referans numaralı, 144.939,54 TL bedelli e-faturanın düzenlendiği, davalı şirketin de düzenlenen bu faturaya her hangi bir itirazda bulunmadığı, ancak faturaya istinaden müvekkili şirkete 131.376,70 TL tutarında kısmi ödeme yaptığını, kalan fatura bedeli olan 13.562,84 TL'yi ödemediği"nden bahisle alacak talep ettiği anlaşılmaktadır. İstinaf incelemesine konu eldeki davada da, dayanak faturalardan biri daha önceki davaya da konu edilen 30.06.2016 tarih 144.939,54 TL'lik fatura olup bakiye 13.562,84 TL'lik kısmı dava konusudur. Ancak 8 ATM'deki dava alacağın tahsili talebine ilişkin iken, eldeki dava itirazın iptali talebine ilişkindir. Ayrıca iş bu dosyaya konu olan 09.12.2016 tarih 21.454,64 TL bedelli diğer fatura önceki davanın konusu değildir. Bu tespitlere göre derdestlik durumu oluşmayacaktır. C.) Davalı borca itirazlarında açıkça "takip alacaklısına borcunun bulunmadığı, geçmiş dönem borçlarının ödendiği, mükerrer ödeme talep edildiği" ni savunmaktadır. İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı dosyası üzerinden yürütülen takipte alacağın dayanağı sadece sözleşme hesabı olarak belirtilmiş dayanak faturaların tarih ve tutarı açıklanmamıştır. Ancak dava dilekçesi ekinde yer alan fatura örneklerine göre; takip konusu borcun 09.12.2016 son ödeme tarihli 21.454,64 TL bedelli ve 11.07.2016 son ödeme tarihli 144.939,54 TL bedelli faturalardan kaynaklanmaktadır. İstanbul Anadolu 8. ATM'nin 2018/861 Esas, 2021/853 Karar nolu 11.11.2021 tarihli ilamında; "Mali müşavir bilirkişi tarafından; davacı şirketin incelenen ticari defter kayıtları ve dayanak belgelerinin incelendiği, davacının defterlerinin usule uygun olduğu, davalı şirketin Haziran/2016 döneminde tüketmiş olduğu elektrik enerji bedeli olarak KDV dahil 144.939,54 TL bedelin davacı şirketin düzenlemiş olduğu ... referans nolu elektronik fatura ile davalı şirket adına borç kaydedildiği ve elek- tronik ortamda davalı şirkete tebliğ edildiği, davalı şirketin davacı şirkete ... Referans No Açıklamasıyla 131.376,70 TL ödeme yaptığı ve yapılan bu ödemenin davacı şirket ticari defter kayıtlarında davalı şirketin işbu fatura borcundan mahsup edildiği, davacı şirketin 8100040234 sözleşme hesap numaralı müşterisi davalı şirketten ... referans nolu fatura bakiyesinden kaynaklanan 13.562,84 TL asıl alacağı bulunduğunun belirtildiği, Davalı vekili rapora karşı itiraz dilekçesinde; davacı şirketin ...'tan gelen tüketim bilgilerini dikkate almadan daha yüksek miktarda fatura düzenlediğini beyan ettiği, davalı taraf süresinde cevap dilekçesi sunmaması nedeniyle davayı inkar etmiş sayıldığı ve yalnızca inkar kapsamında savunma yapa- bileceği, ancak taraflar arasında sözleşme olduğundan davacının sözleşmeye uygun şekilde fatura düzenlemesi gerektiğinden bu hususun tespiti açısından ...'tan Haziran 2016 ayına ilişkin davalının tüketim bilgileri celp edilerek Elektrik Mühendisi bilirkişi ... tarafından 18/09/2019 tarihli rapor alındığı, söz konusu raporda; davacı şirketin, Haziran 2016'da kullanılan aktif elektrik enerji miktarım hatalı olarak fazla tespit ettiğinden ve reaktif ceza oluşmamasına rağmen reaktif enerji bedeli tahakkuk ettirdiğinden, dava konusu fatura bedelini davalının aleyhine hatalı hesapladığı, ...'ın bildirdiği aktif, endüktif ve kapasitif elektrik enerji miktarları esas alınarak ve reaktif ceza oluşmadığından reaktif enerji bedeli hariç tutularak dava konusu Haziran/2016 ayı fatura bedelinin yeniden hesaplandığı, davacının önceden ödemiş olduğu bedelden düşüldüğü ve davacının davalıya iade etmesi gereken bedelin; davalının kullandığı aktif elektrik eneıji bedeli: 119.380,13 TL, Davalının ödediği bedel: 131.376,70 TL, davacı şirketin davalıya iade etmesi gereken bedel: 11.996,57 TL olarak belirtildiği, Mahkememizce davacı vekilinin itirazları kapsamında ve Haziran 2016 dönemine yönelik faturada belirtilen reaktif bedelinin Mayıs 2016 dönemine ait olup olmadığı, taraflar arasında süregelen ilişkide faturaların bu şekilde düzenlenip düzenlenmediği hususunda Elektrik Mühendisi bilirkişi ...'dan ek rapor alındığı, bilirkişi ek raporunda özetle; davacı şirketin, fatura bedelini aktif elektrik enerji miktarını 446939,20 KWH alarak hesapladığı, ... A.Ş., Haziran'2016 ayında davalının kullandığı aktif elektrik enerji miktarının 423454,38 kWh olduğunu bildirdiği, davacı şirketin, fazla tahakkuk ettirdiği 23.484,82 kWh miktarındaki tüketim tutarını ... referans nolu faturadan mahsup edildiği, bu nedenle, kök raporda 446939,20 kWh bedeli değil, 423454,38 kWh tüketim bedeli hesaplandığı, davalının, Haziran'2016 ayında tükettiği 423454,38 kWh aktif enerji bedeli 119.380,13 TL hesaplandığı, davalının ödediği bedel: 131.376,70 TL olduğundan, davacı şirketin davalıdan alacağının olmadığı bildirildiği, elektrik mühen- disinden alınan kök ve ek raporun gerekçeli ve denetlenebilir olması nedeniyle hükme esas alındığı, davacının raporda açıklandığı şekilde faturayı fazla tahakkuk ettirdiği, dolayısıyla davacının alacağının bulunmadığı anlaşılmakla davanın reddine karar vermek gerekmiştir." denilmiştir. Mahkemece verilen karar istinaf yoluna gidilmeksizin 29.12.2022 tarihinde kesinleşmiştir. Davalı taraf, iş bu davaya konu konu faturaların mükerrer tahsilat talebine yönelik olduğunu beyan ettiğine göre, mahkemece önceki elektrik mühendisi bilirkişi yanında bir mali bilirkişi görevlendirilmek suretiyle oluşturulacak bilirkişi kurulu vasıtasıyla tarafların ticari defter ve kayıtları ile dosya üzerinde yeniden inceleme yapılarak, 8. ATM dosyası içeriği,tüketim, faturalama ve ödeme durumuna göre, iş bu davaya konu 09.12.2016 son ödeme tarihli 21.454,64 TL bedelli ve 11.07.2016 son ödeme tarihli 144.939,54 TL faturaların hangi dönem ve hangi miktardaki tüketime ilişkin olduğu, İstanbul Anadolu 8. ATM'nin 2018/861 E. sayılı dosyasına konu faturalar ile aynı tüketim ve dönemi kapsayıp kapsamadığı, mükerrer faturalama ve talep bulunup bulunmadığı, takip tarihi itibariyle davacının dava konusu faturalar nedeniyle davalıdan alacaklı olup olmadığı hususunda itirazları giderici ek rapor alınması, hasıl olacak sonuç dairesinde karar tesisi gerekirken eksik inceleme ile karar tesisi hatalı olmuştur. Kabule göre; 1- 6183 sayılı kanunun 51.md gereğince gecikme zammı talep edilebilmesi için taraflar arasında abonelik sözleşmesinin varlığı, alacağın normal tüketim bedelinden kaynaklanması ve sözleşmede gecikme zammı alınacağına dair (oran vs yönünden) açık düzenleme yapılmış olması gerekmekte olup sözleşmede böyle bir düzenlemenin bulunmaması halinde gecikme zammı uygulanamayacağı, tarafların sıfatına göre yasal faiz veya avans faizi uygulanacağı açıktır. 2-İcra inkar tazminatı yönünden; İİK 67 /2 md. aynen "itirazın iptali davasında borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir." denilmiştir. Yasal düzenlemeye göre, icra inkar tazminatına hükmedilmesi için alacağın likit olması ve itirazın haksızlığının tespiti yeterli sayılmıştır. Borçlunun itirazında iyi niyetli olup olmadığı hususu bir önem arz etmemektedir. İstinaf incelemesine konu dosyada, dava konusu alacağın normal elektrik tüketim bedeline ilişkin belirlenebilir likit alacak vasfında olduğu ve davalı tarafın haksız itirazı ile takibin durmasına sebebiyet verdiği tespit edilmiş olup davalı taraf aleyhine icra inkar tazminatına hükme- dilmesinde usul ve yasaya aykırılık görülmemiştir. (Yargıtay Kapanan 19. Hukuk Dairesi'nin 2017/ 2547E., 2019/248 K. Nolu 17/01/2019 tarihli ilamı) İİK 67/2 maddesine göre icra inkar tazminatının hüküm altına alınan asıl alacak değeri üzerinden değil, hüküm altına alınan tüm alacak değeri üzerinden hesaplanması gerekmektedir. (İlk derece mahkemesi kararında asıl alacak üzerinden icra inkar tazminatına hükmedilmiştir.) Açıklanan nedenlerle, davacı ve davalının istinaf başvurusunun kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, HMK 353/1-a-6 md gereğince tespit edilen eksiklikler yeniden yargılama gerektirdiğinden dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiştir.

K A R A R: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Davacı ve davalının istinaf başvurusunun kabulü ile, Kararın, HMK 353/1-a-6 maddesi uyarınca kaldırılmasıyla, yukarıda izah edilen şekilde, yeniden yargılama yapılıp bir karar verilmek üzere dosyanın ilk derece mahkemesine geri gönderilmesine, Peşin alınan istinaf karar harcının istinaf edene isteği halinde iadesine, İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa karar kesin olmakla istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine, Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK 353/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 28/05/2024

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

davanıngereğiSözleşmesindenİptalikabulüistanbulkonusudüşünüldüKaynaklanan)numarasıİtirazınkısmen(Hizmet

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:41:02

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim