SoorglaÜcretsiz Dene

İstanbul BAM 3. HD 2023/2255 E. 2024/1507 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2023/2255

Karar No

2024/1507

Karar Tarihi

23 Mayıs 2024

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

3. HUKUK DAİRESİ

ESAS NO: 2023/2255

KARAR NO: 2024/1507

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

K A R A R

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 16/05/2023

NUMARASI: 2022/454 E - 2023/384 K

DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali

KARAR TARİHİ: 23/05/2024

Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak,ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle,dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ... Satış A.Ş ile davalı arasında "Elektrik Abonelik Sözleşmesi” imzalandığını, sözleşmeye istinaden de kendisine ait ticari işletmesinde kullanılmak üzere elektrik enerjisi tahsis edildiğini, davalı-borçlu, söz konusu enerji kullanımına ilişkin aylık faturalarını aksatmakta ve ödemelerini kendisiyle imzalanan sözleşme hükümlerine aykırı olarak geciktirdiğini, davalı şirket aleyhine İstanbul Abonelik Sözleşmeleri İcra Dairesi ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalı şirket, söz konusu icra takibine haksız ve kötü niyetli olarak itiraz ederek ve işbu ilamsız icra takibinin durdurulduğunu, davalı-borçlunun bu itirazı haksız ve gerekçesiz olup itirazın iptaline karar verilmesini, davalının İ.İ.K'nın madde 67/2 hükmü çerçevesinde alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına ödemeye mahkum edilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesini karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkiller aleyhine faturaya dayalı başlatılan icra takibi yetki yönünden yetkisiz icra dairesinde açıldığını, davacını yapmış olduğu enerji temini kapsamında kendisine gelen faturayı müvekkilinin ödediğini, geç ödenmesi sebebiyle sözleşmeyi tek taraflı feshettiğini, dava konusu İstanbul Abonelik Sözleşmeleri İcra Dairesine konu icra dosyasına borcu ödendiğini, davacıya herhangi bir borcu bulunmadığını, davacı firmanın dava konusu haksız ve mesnetsiz icra takibine ilişkin itirazımızın kabulü ile birlikte takibin iptalini yine davacı firmanın haksız ve mesnetsiz, hukuki dayanaktan yoksun davasının reddi ile birlikte davacı Firmanın haksız takibinde tazminata mahkum edilmesini yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı yana bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonunda; "Tüm dosya kapsamının incelenmesi neticesinde davacı tarafından ödenmeyen elektrik tüketim bedellerinden kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla icra takibi başlatıldığı, davalının icra takibine itiraz ettiği, daha sonra icra takibine konu borcu ödediği, davacı tarafından icra takibine yapılan itirazın iptali amacıyla huzurdaki davanın açıldığı anlaşılmıştır. Hemen belirtmek gerekir ki itirazın iptali davaları takip hukuku kaynaklı, icra takibine sıkı sıkıya bağlı ve alacağın varlığını maddi hukuk kuralları çerçevesinde belirlemeye yarayan kendine özgü davalardır. Dava ile takip arasındaki bu sıkı ilişki nedeniyle dava konusu, ancak takip talepnamesinde yazılı alacak dayanağı, tutar ve benzeri talepler olabilir ve kural olarak ispat vasıtaları da bu çerçevede değerlendirilir. Davacı tarafından icra takibine konu borcun dava açılmadan önce icra müdürlüğüne ödendiği anlaşıldığından davacının huzurdaki davayı açmakta hukuki yararının bulunmadığı" gerekçeleriyle1- Davanın açılmasında hukuki yarar bulunmadığından davanın usulden reddine, karar verilmiştir.Karara karşı davacı tarafça istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.Davacı vekil istinaf başvurusunda önceki iddialarını tekrarla birlikte özet olarak; Davalı tarafından davaya konu icra takibine karşı usulsuz tebligat nedeniyle açılan İstanbul 11. Hukuk Mah. 2021/1001 E. 2022/631 K. sayılı davada verilen karar sonrası davalı tarafından icra dosyasına itiraz edildiğini, davalı borçlu tarafından yapılan itiraz sonrası ihtirazı kayıtla icra dosyasına ödeme yapıldığını, borçlunun icra dosyasına yapmış olduğu ödemenin, müvekkili alacaklıya gönderilmesine muvafakat etmemesi ve icra dosyasının durdurulmuş olması nedeniyle ödemenin müvekkili şirkete yapılmadığını, itirazdan sonra yapılan ödemelerin icra müdürlüğünce gözetilmesi gerektiğini, yapılan ödeme sırasında itirazdan açıkca feragat edilmediğinden, dolayısıyla itirazın iptali talebi hakkında hüküm kurulmasının gerektiğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir.Dava, ödenmeyen elektrik tüketim faturalarının tahsili talebiyle başlatılan takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. İstanbul Abonelik Sözleşmeleri İcra Müdürlüğünün ... Esaslı dosyasının incelenmesinde davacı-alacaklı tarafından davalı-borçlu aleyhine 8.323,88 TL Diğer, 59.713,18 TL FATURA (İstenen:%5 Aylık Diğer), 29.495,70 TL FATURA (İstenen:%5 Aylık Diğer) olmak üzere toplam 97.532,76 TL alacağın tahsili talebiyle takip başlatıldığı takibin kesinleştiği, borçlunun 20.08.2021 tarihli dilekçesiyle usulsüz tebligat ile birlikte borca itiraz ettiği görülmektedir. İstanbul 11. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2021/1001 Esas sayılı dosyasında verilen tensip 28/09/2021 tarihli ara kararıyla "Mevcut delil durumu itibarıyla davacı yanın talebinin kabulü ile takibin teminatsız geçici olarak DURDURULMASINA," karar verildiği, karar gereği icra müdürlüğünce hacizlerin kaldırılmasına karar verildiği, davalı-borçlu tarafından "dosyaya haciz baskısı altında ödenmiş olduğundan menfi tespitve istirdat ve her türlü dava açma hakkımız kaydıyla yapılan ödeme" açıklamasıyla 21.12.2021 tarihinde banka yoluyla 140.683,43 TL ödeme yapıldığı, 22.12.2021 tarihli kapak hesabı ile dosya borcunun toplam 140.683,43 TL olarak hesaplandığı görülmektedir. Dava, İcra ve İflas Kanununun 67.maddesine dayalı itirazın iptali istemine ilişkindir. Uyuşmazlık; icra takibinden sonra ancak itirazın iptali davası açılmadan önce yapılmış olan ödemeler yönüyle davacı tarafın dava açmakta hukuki yararının bulunup bulunmadığı, noktasında toplanmaktadır. Öncelikle belirtilmelidir ki, itirazın iptali davası, müddeabihi takip konusu yapılmış ve borçlunun itiraz etmiş olduğu alacak olan, bir eda davasıdır. Mahkemenin davanın reddi ya da kabulü yönünde verdiği karar, maddi anlamda kesin hüküm teşkil edeceğinden; davanın reddi halinde alacaklı, borçluya karşı aynı alacaktan dolayı yeni bir alacak davası açamayacağı gibi, davanın kabulü halinde borçlu da, alacaklıya karşı bir menfi tespit veya istirdat davası açamayacaktır Bu nedenledir ki, mahkeme itirazın iptali davasında tarafların iddia ve savunmalarını genel hükümlere göre inceleyerek, borcun varlığını ve miktarını araştırmak zorundadır. Yasal dayanağını 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu (İİK)’nun 67.maddesinden alan itirazın iptali davası, alacaklının icra takibine karşı borçlunun yaptığı itirazın iptali ile İİK’nun 66.maddesine göre itiraz üzerine duran takibin devamını sağlamayı amaçlamaktadır. Takip hukukundan doğan bu davada tespit edilecek husus, borçlunun icra takibine yapmış olduğu itirazında haklı olup olmadığının belirlenmesidir. Bu dava, yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabidir (İİK.m.67/1). Alacaklı, alacağının varlığını Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununa göre caiz olan her türlü delil ile ispat edebilir. Dava, özünde tahsil istemini de barındırmakla, burada borçlunun takip sonrası yaptığı ödeme iddialarının da nazara alınması zorunludur. Borçlu, ödeme emrine itiraz ederken bildirmiş olup olmamasına bakılmaksızın, bütün itiraz sebeplerini ileri sürebileceğinden; mahkemenin, borcun sonradan ödendiği itirazını araştırarak, ödemenin takip konusu alacakla ilgili olduğunu belirlemesi halinde, alacaklının dava tarihi itibariyle talep edebileceği alacak miktarı üzerinden hüküm kurması gerektiğinde duraksama bulunmamaktadır. Hemen belirtilmelidir ki, alacak miktarının, takip ya da dava tarihindeki koşullara göre belirlenmesinin, itirazın iptali davasında hükmolunan miktar üzerinden tahsiline karar verilebilecek bir tazminat türü olan ve bağımsız bir dava konusu yapılamayan icra inkar tazminatının miktarına da etkili olacağı açıktır. Henüz alacaklı tarafından itirazın iptali davasının açılmadığı bir evrede, borçlunun, itiraza konu borcu kısmen veya tamamen ödemesi mümkündür ve bunu engelleyen herhangi bir yasa hükmü yoktur. Borçlu, itirazın iptali davası açılmamış iken, itirazına konu borcu tamamen öderse, alacaklının itirazın iptali davası açmasına gerek kalmayacak ve böyle bir davayı açmakta hukuki yararı bulunmayacaktır. Zira, itirazın iptali davası açılmasında amaç, itiraz nedeniyle kanun gereğince kendiliğinden durmuş olan takibin devamını sağlamaktır. Takibin devamı yoluyla elde edilecek olan sonuç (alacağın tahsili), borçlunun tüm borcu ödemesiyle zaten gerçekleşmiş olacağına göre, gerçekleşmiş olan bu sonucu sağlamak üzere bir dava açılmasında hukuki yarar bulunmayacaktır. Bunun gibi, takibe konu borcun kısmen ödendiği durumlarda da, ödenmeyen borç tutarına yönelik itirazın iptali davasında, itirazdan sonra ödenmiş olan miktar bakımından itirazın iptalinin istenilmesinde hukuki yararın mevcut olmayacağı kuşkusuzdur (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 20.10.2004 gün, E:2004/9-508 K:2004/562; 30.03.2005 gün, E:2005/19-200 K:2005/210; 08.06.2005 gün, E:2005/19-270 K:2005/365; 18.04.2007 gün, E:2007/19-159 K:2007/220; 04.07.2007 gün ve E:2007/13-453 K:2007/453; 09.02.2011 gün ve E:2011/13-29, K:56 sayılı kararları). Sonuç itibariyle takipten sonra, ancak dava açılmadan önce yapılmış olan ödemeler yönünden dava açılmasında, davacı tarafın hukuki yararı bulunmamaktadır.Nitekim aynı ilke, Hukuk Genel Kurulu’nun 12.11.2003 gün ve E:2003/19-589, K:2003/645 sayılı ve E:2011/19-532,K:2011/640 sayılı ilamında da benimsenmiştir. Somut olayda icra mahkemesi kararıyla takibin geçici olarak durdurulmasına karar verildiği, karar gereği hacizlerin kaldırıldığı, kapak hesabı doğrultusunda dosyaya ödeme yapıldığı, yapılan ödemenin alacaklıya ödenmemesi yolunda verilmiş bir karar da bulunmadığı anlaşılmakla takipten sonra ancak dava açılmadan önce yapılmış ödemeler yönünden dava açılmasında, davacı tarafın hukuki yararının bulunmadığına göre,yazılı şekilde karar vrelimesi karar verilmesi isabetli bulunmuştur.Bu itibarla, ilk derece mahkemesince verilen kararda mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirilmesi bakımından usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre, davacının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine karar verilmesi gerekmiştir.

K A R A R: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Davacının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine, Davacıdan alınması gereken 427,60 TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 179,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 247,7‬0 TL'nin istinaf eden davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, harç tahsil müzekkeresinin temyiz edilen dosyalarda Dairemizce, temyiz edilmeden kesinleşen dosyalarda İlk Derece Mahkemesince ilgili vergi dairesine yazılmasına, İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına, İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa karar kesin olmakla istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine, Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.23/05/2024

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

davanıngereğiİptaliistanbulkonusudüşünüldüfaturadurdurulmasına"İtirazın

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:41:02

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim