İstanbul BAM 3. HD 2023/2359 E. 2024/1501 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
bam
2023/2359
2024/1501
23 Mayıs 2024
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
3. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO: 2023/2359
KARAR NO: 2024/1501
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 11/04/2023
NUMARASI: 2020/459 E - 2023/295 K
DAVANIN KONUSU: Alacak
KARAR TARİHİ: 23/05/2024
Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle, dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;müvekkilinin dava dilekçesi ekinde sunulan kira sözleşmesine dayanarak “... Sitesi ... Cadde No: ... Zeytinburnu/İSTANBUL” adresindeki iş yerini kiralayıp vergi açılışını yaparak bu iş yerinde faaliyetine başladığını, davalı şirket tarafından düzenlenen 120.048,59 bedelli ... seri numaralı Kaçak Elektrik Kullanım Tespit Tutanağı ile müvekkilinin haksız bir şekilde kaçak elektrik kullanıcısı isnadıyla karşılaştığını, davalının müvekkiline sürekli ekip gönderdiğini, elektrik kesintisi tehdidi altında ticari faaliyetleri sekteye uğrayacak olan müvekkilinin mesnetten yoksun olarak tanzim edilen tutanaktaki bedeli ödemek zorunda kaldığını, müvekkilinin ilgili kuruma kesilen cezanın hukuka aykırı olduğunu belirten dilekçeyle birlikte itiraz başvurusunda bulunmasına rağmen müvekkiline sadece sözlü olarak itirazın reddedildiğinin bildirildiğini, yazılı bir dönüş yapılmadığını, ayrıca ceza kesilmeden üç gün önce davalılara ait olan bir ekibin müvekkiline ait olan iş yeri sayacını kontrol etmek amacıyla geldiklerinde herhangi bir sıkıntı olmadığını müvekkiline bildirdiklerini, müvekkilin faaliyetlerini sürdürdüğü iş yerine ait elektrik faturalarının kullanım bedellerinin de bu iddiaları destekler nitelikte olduğunu, kabul anlamına gelmemek kaydıyla bir an için müvekkilinin kaçak elektrik kullandığı düşünüldüğünde dahi tutanakta imza altına alınan tutarın belirlenmesi gereken tutardan çok daha yüksek olduğunun aşikar olduğunu, bu hususların keşif ve bilirkişi incelemeleri ardından açıkça ortaya çıkacağını, elektrik kesintisi baskısı altında söz konusu bedel ödetilerek mağdur edilen müvekkilinin davalı şirketle birkaç defa haricen iletişim kurmaya çalışmışsa da bundan da sonuç elde edemediğini, davalı şirket tarafından müvekkile kesilen ... seri numaralı “Kaçak Elektrik Kullanım Tespit Tutanağı”nın hukuka aykırılığının tespiti ve iptali ile birlikte işbu hukuka aykırı tutanak nedeniyle elektrik kesintisi baskısı altında müvekkil tarafından davalı şirkete ödenmek zorunda kalınan 121.610,00 TL'nin ticari faiziyle birlikte davalıdan alınarak müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirket kayıtlarında yapılan incelemeye göre ... tüketim noktalı ... Sitesi ... Cadde No: ... Zeytinburnu/İstanbul adresinde yapılan kontrolde sayaca giren nötrün izole edilmiş olduğu, sayaca diyot vasıtasıyla eksik kayıt yaptırıldığının tespit edildiğini, nitelikli kaçak elektrik kullanımına istinaden 28.02.2020 tarihinde ... seri numaralı zabtın tanzim edildiğini, söz konusu zabıtta 74 gün üzerinden 102.377 kWh olarak hesap edilmiş ve eksik yazdırılan 38.825 kWh tüketimin bu hesaptan düşüldüğünde toplam 63.552 kWh tahakkuk ettirildiğini, ilgil mevzuat kapsamında müvekkil şirketçe yapılan tespit ve tahakkukların mevzuata uygun olduğunun görüldüğünü, ayrıca ... hakkında 09.07.2019 tarihli ... seri numaralı kaçak kullanım tespit tutanağının düzenlendiğinin tespit edildiğini, kaçak elektrik faturalandırılmasında tüketicinin aynı veya başka bir kullanım yerinde mükerrer kaçak elektrik enerjisi kullanıldığının tespit durumunda tarifenin iki katı göz önüne alınarak hesaplama yapılarak fatura edildiğini, davacı adına tanzim edilen kaçak kullanım faturası aşağıda belirtilen ilgili mevzuat hükümlerine uygun tahakkuk ettirilmiş olup davacının iddialarının mesnetsiz olduğunu, Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği'nin 42. ve devamı maddelerine göre kaçak elektrik tüketimi yapıldığının tespit edildiğini, müvekkili şirket görevlilerince, yapılan incelemeler sonucunda hazırlanan tutanaklar yerleşik Yargıtay içtihatlarına göre aksi sabit oluncaya kadar geçerli belgelerden olup kaçak elektrik kullanılmadığını iddia eden davalının bu hususu ispatlaması gerektiğinden davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonunda; "... Dosya kapsamı itibari ile alınan iş bu raporun hüküm kurmaya ve denetime elverişli olduğu görülmekle hükme esas alınmıştır. 6098 sayılı TBK.nun 117.maddesinde ''Muaccel bir borcun borçlusu, alacaklının ihtarıyla temerrüde düşer'' şeklinde düzenlenmiştir. Temerrüt, ya bir ihtar ile ya da dava açılması vs. suretiyle gerçekleşir. Sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre borçludan faiz talep edilebilmesi için, sebepsiz zenginleşenin iyiniyetli olduğu hallerde temerrüd için bildirim şarttır. Borçlunun temerrüdü, borçluya gönderilen ihtarnamenin tebliğinden veya ihtarnamede ödeme için süre verilmişse bu sürenin bitiminden itibaren oluşur. Somut olay bakımından davalı tarafından fazla tahakkuk edilen ve tahsil edilen 86.252,48 TL sebebiyle davalının sebepsiz zenginleştiği anlaşılmış ise de davacının dava açmadan önce davalıyı temerrüde düşürdüğüne ilişkin dosyada herhangi bir ihtarnamenin olmadığı görülmekle davacının fazla ödediği bedelin dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. " gerekçeleriyle 1-Davacının davasının KISMEN KABULÜ KISMEN REDDİ ile; davalı kurum tarafından davacı aleyhine düzenlenmiş olan 28.02.2020 tarihli H-287475 seri numaralı kaçak elektrik kullanım tespit tutanağınından kaynaklı olarak davacının davalıya fazla ödemiş olduğu 86.252,48 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya iadesine, fazlaya dair istemin reddine, karar verilmiştir. Davacı vekilinin 18/04/2023 tarihli tavzih dilekçesiyle davalı tarafın arabuluculuk görüşmelerine katılmaması nedeniyle yargılama gideri ve vekalet ücreti yönünden müvekkili aleyhine hüküm kurulduğunu, bu hususun hükmün icrasında tereddüt yarattığını ve infazı etkileyecek nitelikte olduğundan hükümdeki belirtilen kısımların düzeltilmesini talep etmiş, mahkemece 18/04/2023 tarihli ek kararla talebin reddine karar verilmiştir. Karara karşı davacı ve davalı tarafça istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. Davacı vekil istinaf başvurusunda önceki iddialarını tekrarla birlikte özet olarak; arabuluculuk faaliyetinin zorunlu olmasına karşın davalı tarafın bu faaliyetlere iştirak etmediğini, mahkemece sehven davalı taraf arabuluculuk faaliyetlerine katılmış gibi hüküm tesis edildiğini, 6100 Sayılı HMK'nın Hükmün Tashihi başlıklı 304. Maddesinin 1. Fıkrası gereği hükmün düzeltilebileceğini, dosya kapsamında bilirkişi raporuna bakıldığı zaman müvekkilinin kaçak elektrik kullandığına dair hiç bir ibare olmamasına rağmen davanın kısmen kabulüne karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, bilirkişi raporlarında da belirtildiği gibi müvekkili tarafından kaçak elektrik kullanılmadığını, davanın tamemen kabulüne karar verilmesi gerektiğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir. Davalı vekil istinaf başvurusunda önceki iddialarını tekrarla birlikte özet olarak; kararın gerekçesiz olduğunu, arabuluculuk toplantıya davet mektubunun usulüne uygun şekilde gönderilmediğini, yalnızca mail adresine davet mektubu gönderilmekle yetinilmesinin hatalı olduğunu, -Müvekkili şirket tarafından davacı adına kaçak elektrik kullanımından kaynaklı olarak yapılmış olan kaçak elektrik kullanım tespiti ve tahakkuku mevzuata uygun olduğunu, hükme esas alınan bilirkişi raporlarında da açıkça belirtildiği üzere davacı, kaçak elektrik tüketimi gerçekleştirdiğini, tutanakların aksi sabit oluncaya kadar geçerli belgelerden olup kaçak elektrik kullanmadığını iddia eden davalı bu iddiasını ispat edemediğini, bilirkişi hesaplamasının mevzuata aykırı olduğunu, ihtirazi kayıt olmadan ödeme yapılması nedeniyle istirdat talebinde bulunulamayacağını ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir. Dava, kaçak elektrik tahakkuku nedeniyle menfi tespit ve istirdat talebine ilişkindir. Mahkemesince taraf delilleri toplanarak bilirkişi incelemeleri yaptırılmıştır. 22.03.2012 tarihli raporda bilirkişi ... raporunda; " söz konusu mahalde, yukarıda tespitleri yapılmış süreç sonucunda, tutanak ” yapılan kontrolde sayaca giren işletme nötr'ü izole edilmiş olduğu ve sayaca diyot vasıtası ile eksik kayıt yaptırıldığı tespit edilmiştir. Bağlantı düzeltilmiştir... ...” şeklinde düzenlendiği, bu nedenle davacının, yukarıdaki yönetmeliğin 42-a maddesine göre kaçak elektrik kullandığı, kullanılan kaçak elektrikle ilgili olarak kaçak tespit tarihleri esas alınarak, Davacının, kaçak elektrik kullanımından dolayı kaçak elektrik tutarının, 23.894 12 TL Kaçak tüketim ve 20.150.333 TL Ek tüketim olmak üzere toplam 44.044445 TL olarak hesaplanmıştır." şeklinde görüş bildirilmiştir. 27.01.2022 tarihli raporda bilirkişi ... raporunda; " Sayaç mahallinde en son yapılan işlemin 26.02.2020 tarihindeki sayaç değiştirme işlemi olduğu, bu sebeple EPTHY 45. Madde | (c) gereğince kaçak kullanım süresinin sayaç değiştirme tarihi ile kaçak tespit tarihi (26.02.2020-28.02.2020) arasındaki 3 gün olduğu, söz konusu mahalde mükerrer kaçak tüketimi sabit olduğundan hesaplamanın tarife bedelinin 2 katının alınarak yapılması gerektiği, EPTHY 45. Madde | (ç) gereğince ek tüketim süresinin 16.12.2019-26.02.2020 tarihleri arasındaki 71 günlük süre olarak belirlendiği ve tüketime ait bedel hesaplamasının normal tarife üzerinden yapılması gerektiği; 26.02.2020-28.02.2020 tarihleri arasında kaçak tüketim süresi olarak belirlenen 3 günlük süredeki toplam tüketim bedelinin 1.749,65 TL, 16.12.2019-26.02.2020 arasında 71 günlük ek tüketim bedelinin 31.500,74 TL ve toplam bedelin 33.250,39 TL olduğu, Davacının 20.05.2020 tarihli fatura tutarı için ödemiş olduğu 121.610 TL'den toplam tüketim miktarı 33.250,39 TL'lik tutarın (121.610 TL - 33.250,39 TL) 88.359,61 TL'lik tutarın davalıdan alınıp davacıya ödenmesi gerektiği kanaati oluşmuştur." yönünde görüş bildirilmiştir. Bilirkişiler ..., ... ve ... 30.03.2022 tarihli raporlarında; "26.02.2020 tarihinde kaçak elektrik kullanım şüphesi ile sökülerek laboratuvarda incelenmesi gereken sayaçla ilgili, sayaca yapılan müdahale ile sayacın tüketimi doğru kaydetmesinin engellendiğini tespit eden bir laboratuvar raporu mevcut olmadığından, H/287475 seri numaralı Kaçak elektrik kullanım tespit tutanağı mevzuata uygun olarak düzenlenmemi, sökülmüş olan sayaçla ilgili laboratuvar raporu olmadan, elektrik sayacında bir problem olduğu ve davacı tarafından kaçak elektrik kullanıldığını açıklıkla söyleyebilmek mümkün değildir." şeklinde görüş bildirmişlerdir. Bilirkişiler ek raporlarında ise, "... seri numaralı Kaçak Elektrik Tüketimi Tespit Tutanağının 26.02.2020 tarihli tespite dayalı olarak 28.02.2020 tarihinde düzenlenmiş olduğu kanaati belirtilerek, dosya arasında sayaca tüketimi eksik kaydetmesi yönünde müdahale edilmiş olduğunu gösterir laboratuvar raporu olmaması nedeni ile ... seri numaralı kaçak elektrik tespit tutanağının mevzuata uygun olmadığı kanaati belirtilmiş idi. Dosya arasına yeni alınan; davalı tarafın 28.06.2022 tarihli beyan dilekçesinden; 26.02.2020 tarihinde kaçak şüphesiyle sökülerek kaçak servisine yönlendirilen ... marka, ... seri numaralı sayaçta bir problem olmadığı anlaşılmaktadır... Dosya arasında davacının kaçak elektrik enerjisi kullanmaya başladığı tarihinin doğru bulgu ve belgelerle tespit edilmesini sağlayacak herhangi bir belge bulunmamaktadır. Bu nedenle EPTHY 44 - 2/ç maddesinde belirtilmiş olan; kaçak tüketime ek olarak, 26.02.2020 tarihinden itibaren, kaçak elektrik enerjisi kullanımı başlangıç tarihine kadar, geriye dönük normal tüketim hesabı yapılması mümkün olamamıştır. Geriye dönük olarak ek tüketim hesabı yapılabilmesi için kök raporumuzun değerlendirmeler kısmında belirtilmiş olduğu gibi; kaçak kullanımın başlangıç tarihinin, mevzuata uygun olarak tespit edilebilmesi için; tesisata ait, tespit tarihi öncesi davacının tüketimlerinin tümünü kapsayan dönemi içerir KW-TL Bazında Tüketim Ekstresinin dosya arasına alınması gerekmektedir.... 28.02.2020 tarihinde düzenlenmiş olan ... kaçak elektrik kullanım tespit tutanağının mevzuata uygun olarak düzenlenmiş olduğu, 28.02.2020 tarihinde düzenlenmiş olan ... kaçak elektrik kullanım tespit tutanağına istinaden hesaplanmış olan kaçak elektrik tüketim bedelinin 1.561,16 TL olduğu, Mevzuat çerçevesinde; tüketicinin kaçak elektrik enerjisi kullanım başlangıç tarihinin doğru bulgu ve belgelerle tespit edilmesi halinde, kaçak tüketime ek olarak, doğru bulgu ve belgelerle tespit edilmiş kaçak elektrik enerjisi kullanımı başlangıç tarihine kadar geriye dönük normal tüketim hesabı yapılabilir. Kaçak kullanımın başlangıç tarihinin, mevzuata uygun olarak tespit edilebilmesi için, tesisata ait, tespit tarihi öncesi davacının tüketimlerinin tümünü kapsayan KW- TL Bazında Tüketim Ekstresinin dosya arasına alınması gerektiği, Davacının davalı hesabına ödemiş olduğu toplam 121.610,00 TL den kaçak tüketim bedeli TL'nin düşülmesi ile kalan 120.038,84'lik tutarın davalıdan alınıp davacıya ödenmesi gerektiği..." yönünde görüş bildirmişlerdir. Bilirkişiler 12.01.2023 tarihli ek raporlarında ise; "...08.11.2022 tarihli ... tahakkuk işlemleri ve Laboratuvar Müdürlüğünün müzekkereye cevap yazısında özetle; adrese konu ... tüketim numaralı mahalde ... Taahhüt AŞ adına 05.02.2010 tarihli abonelik kaydı bulunup, 05.03.2019 tarihinde müşteri talebi kodu ile fesh edildiği, mahalde 11.03.2019 tarihinde ... adına abonelik kaydı bulunup, 01.02.2022 tarihinde fesh edildiği .... Dosya arasına ... tarafından sunulmuş olan, 11.03.1019 tarihli ... ile ... arasında imzalanmış ... dağıtım hizmet noktası numaralı tesisata ait Perakende Satış Sözleşmesinde kurulu gücün 8,35 kW, bağlantı gücünün 5,01 kW, ... marka sayacın seri numarasının ... ve başlangıç endekslerinin; ..., ..., ..., ..., sayaç çarpanının 1 ve tek terimli tek zamanlı ticarethane tarifesinden ücretlendirileceği belirtilmiştir. Dosya arasına ... tarafından sunulmuş olan ... seri numaralı Kaçak Elektrik Tespit Tutanağında belirtilen hizmet noktası, (tesisat), numarası ... olup, adres ve abone kimlik numarası aynı olmakla beraber, dağıtım hizmet noktası numarası (tesisat numarası) farklı olması nedeniyle, aynı binada farklı bir bağımsız bölüme ait bir tesisat olduğu anlaşılmaktadır. Bu nedenle ...'in başka bir tüketim noktasında kaçak tüketiminin tespiti durumunda mükerrerlik oluşacağı açıktır. ... tarafından sunulmuş olan; ... dağıtım hizmet noktası numaralı tesisata ait KW Bazında Tüketim Ekstresinde (belge 1.4); 11.03.2019-29.03.2019 tarihleri arasındaki dönemde (2019/3) abone grubu sanayi, sayaç çarpanı bir olarak alınmış, 29.03.2019 tarihinden sonra ise sayacın değiştirilerek ... seri nolu sayacın takıldığı ve sayaç çarpanının 25 olarak değiştirildiği görülmektedir. Dosya arasında yapılan bu işleme ait İlk Endeks ve Değiştirme Protokolü ile bağlantı gücünün artırıldığına dair herhangi bir belge mevcut değildir.Dosya arasına ... tarafından sunulmuş olan; ... dağıtım hizmet noktası numaralı tesisata ait KW Bazında Tüketim Ekstresinden; kaçak tespitinin yapıldığı 26.02.2020 tarihinden önceki son endeks okuma tarihinin 31.01.2020 tarihi olduğu görülmektedir. ... seri numaralı kaçak elektrik kullanım tespit tutanağı 28.02.2020 tarihinde düzenlenmiş olsa da, tesisatta kaçak elektrik kullanıldığı şüphesi ile sayaç 26.02.2020 tarihinde değiştirilmiş olduğundan 26.02.2020-28.02.2020 tarihleri arasında davacının kaçak elektrik kullanmış olduğundan söz edilemez.Tesisatta kaçak tüketimin başlaması ile ortalama günlük tüketim değerlerinin fark edilir oranda düşmesi gerekir. Oysa yukarıdaki grafikte tüketimin başladığı tarih ile kaçak tüketim tespiti yapılan tarihler arasında ortalama günlük tüketim değerlerinde böyle bir düşmeden söz edilemeyeceği açıktır. Dolayısı ile kaçak tüketimin başladığı tarihin doğru olarak tespit edilememektedir. Bilirkişi heyetimizin kanaati ek tüketim tahakkuku yapılamayacağı yönündedir.... Sonuç olarak 28.02.2020 tarihinde düzenlenmiş olan ... kaçak elektrik kullanım tespit tutanağının mevzuata uygun olarak düzenlenmiş olduğu, tarihinde düzenlenmiş olan ... kaçak elektrik kullanım tespit tutanağına istinaden hesaplanmış olan kaçak elektrik tüketim bedelinin 33.786,36 TL olduğu, Davacının davalı hesabına ödemiş olduğu toplam 121.610,00 TL den kaçak tüketim bedeli düşülmesi ile kalan 86.252,48 'lik tutarın davalıdan alınıp davacıya ödenmesi gerektiğni..." belirtmişlerdir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 204. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca; "İlgililerin beyanına dayanılarak noterlerin tasdik ettikleri senetlerle diğer yetkili memurların görevleri içinde usulüne uygun olarak düzenledikleri belgeler, aksi ispatlanıncaya kadar kesin delil sayılırlar. "Özel hukuk tüzel kişisi olan şirkette hizmet akdiyle çalışan görevliler tarafından düzenlenen kaçak tespit tutanaklarının, 6100 sayılı Kanun'un 204 üncü maddesinin ikinci fıkrasında sayılan belgelerden olmadığı tartışmasızdır. Eş söyleyişle, kaçak elektrik tutanağı, aksi sabit oluncaya kadar geçerli belgelerden değildir ( Y.3.HD 2021/4894 E., 2021/10580 K.; 2022/8164 E-2023/954 sayılı ilamları da aynı yöndedir.).Tüm bunlara göre yapılan değerlendirmede, davalı şirket tarafından ek kaçak tahakkuku için tüketimin başladığı tarihini kanıtlanamadığı, kaçak kullanım ve süresini ispat yükünün alacaklı olduğunu iddia eden davalı üzerinde olduğu, davalı tarafça ek kaçak tahakkukunun ispatlanamadığı, mahkemece hükme esas alınan raporun kararda gösterildiği, 26.02.2020 tarihinden önceki son endeks okuma tarihinin 31.01.2020 tarihi olduğu, 31.01.2020- 26.02.2020 tarihleri arasındaki süre 26 gün olup, bu süre içinde tüketilmesi gereken elektrik tüketim miktarının 33.786,36 TL olarak hesaplanmasının usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılmakla mahkemece rapor esas alınarak karar verilmesi isabetli bulunmuştur. Arabuluculuk yönünden yapılan incelemede ise, Arabuluculuk Son Tutanağı içreğinde " ... A.Ş. ile iletişime geçilmeye çalışılmış, bir türü muhatap bulunmaması üzerine şirketin internet adresinde yer alan bedas(...com.tr mail adresine, 23.07.2020 tarihinde ilk toplantı davet metni gönderilmiştir.... Karşı tarafı temsilen toplantıya kimse katılmamıştır." şeklinde belirtilmiştir. Buna göre arabulucunun elindeki her tür iletişim vasıtasını kullanarak tarafları davet edeceği, davete ilişkin işlemleri belgeye bağlayacağı düzenlemesine göre davalı tarafa e-posta ile bilgilendirme yapıldığı anlaşılmakla toplantıya katılmaması üzerine sürecin sonlandırıldığı anlaşılmasına göre davacı tarafın yargılama giderine ilişkin istinaf itirazları yerinde görülmüştür. Bu itibarla, ilk derece mahkemesince verilen kararda mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirilmesi bakımından usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre, davalının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine, davacının istinaf talebinin kabulüyle HMK'nın 353/1-b.2 maddesi gereğince kararın kaldırılarak (yargılama gideri kısmının davalının arabuluculuk görüşmelerine katılmaması nedeniyle) hükmün yargılama gideri kısmının düzeltilmesine karar verilmesi gerekmiştir.
K A R A R: Yukarıda açıklanan nedenlerle;1-Davalının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine, Davacının istinaf talebinin kabulüyle HMK 353/1-b-2 maddesi gereğince karar kaldırılarak yeniden esas hakkında; Davacının davasının KISMEN KABULÜ KISMEN REDDİ ile; davalı kurum tarafından davacı aleyhine düzenlenmiş olan 28.02.2020 tarihli H-287475 seri numaralı kaçak elektrik kullanım tespit tutanağınından kaynaklı olarak davacının davalıya fazla ödemiş olduğu 86.252,48 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya iadesine, fazlaya dair istemin reddine, 2-Alınması gereken 5.891,91 TL nisbi karar ve ilam harcından peşin alınan 54,40 TL nin mahsubu ile bakiye 5.837,51 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,3-Davacının yatırdığı 54,40 TL harcın davalıdan alınıp davacıya verilmesine,4-Davacı tarafça yapılan 853,50 TL yargılama giderinin davalının arabuluculuk görüşmelerine katılmaması nedeniyle tamamının davalıdan alınıp davacıya verilmesine, 5-Davalı tarafça yapılan 4.975,00 TL yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, 6-Davacı vekille temsil edildiğinden karar tarihindeki AAÜT uyarınca 17.900,00 TL avukatlık ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine, 7-Taraflarca yatırılan gider avansından arta kalan kısmı karar kesinleştiğinde taraflara iadesine, İstinaf incelemesiyle ilgili olarak; Peşin alınan istinaf karar harcının, istinaf eden davacıya isteği halinde ilk derece mahkemesince iadesine, Davalıdan alınması gereken 5.891,91 TL karar ve ilam harcından yatırılan 1.472,98 TL'nin mahsubu ile kalan 4.411,95 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, Davacının istinaf sebebiyle yapmış olduğu 191,00 TL istinaf yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,Davalının istinaf aşamasında yapmış olduğu yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına, İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa, karar kesin olmakla istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine,Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.23/05/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:41:02