SoorglaÜcretsiz Dene

İstanbul BAM 3. HD 2023/2369 E. 2024/1498 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2023/2369

Karar No

2024/1498

Karar Tarihi

23 Mayıs 2024

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

3. HUKUK DAİRESİ

ESAS NO: 2023/2369

KARAR NO: 2024/1498

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

K A R A R

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İSTANBUL 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 12/06/2023

NUMARASI: 2022/425 E - 2023/479 K

DAVANIN KONUSU: İstirdat

KARAR TARİHİ: 23/05/2024

Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak,ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle,dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı müvekkilinin, tedarik şirketi olan dava dışı ... A.Ş.’den sanayi grubu sözleşmeli abonesi olarak, sanayi işletmesi olan ... hizmet noktası/tesisat numaralı kullanım yerinde elektrik enerjisi kullanmakta iken, davalı tarafından 42.658,84-TL bedelli fatura ile müvekkili adına kaçak elektrik tüketim borcu tahakkuk ettirildiğini, davalı şirketin elektrik enerjisini kesmesi durumunda, mevzuat gereğince başka bir elektrik dağıtım şirketinden elektrik enerjisi temin edebilme imkânına da sahip olmadığından mezkûr fatura bedelinin ödenmiş olduğunu, davalı şirket görevlilerince, “müvekkilin kullanım yerinde, bağlantı gücünün aşıldığı, güç artırımı yapılmadığından elektrik enerjisinin kesildiği, buna karşılık kesilen elektrik enerjisinin kullanılmaya devam edildiği, bu durumun EPTHY.m.42/1-ç bendi kapsamında kaçak elektrik kullanımı olduğu, bu sebeple kaçak elektrik kulanım tespit tutanağı ile mezkûr kaçak elektrik tüketim faturasının düzenlendiğinin” şifahen bildirildiğini, müvekkiline atfedilen haksız eylem nitelikli kaçak elektrik kullanım iddiasının davalı tarafından ispat edilmesi gerektiğini, davalı şirketin tek taraflı olarak düzenlediği ve müvekkilinin imzasını içermeyen kaçak elektrik kullanım tespit tutanağının, emsal Yargıtay içtihatlarına göre kaçak elektrik kullanım iddiasını tek başına ispata elverişli ve yeterli delil vasfında olmadığını, Huzurdaki davaya konu somut olayda; müvekkilin kullanım yerinde bağlantı gücü aşılmadığı gibi aşılmış olsaydı bile, EPTHY.m.42 ilâ m.49 hükümlerine göre kaçak değil, ancak usulsüz elektrik enerjisi kullanımından söz edilebilecek olduğundan, mezkûr fatura bedelinin haksız ve hukuka aykırı olarak tahakkuk ile tahsil edilmiş olduğunu, ilgili mevzuat çerçevesinde ilgili lisans sahibi tüzel kişiye başvurmaması veya başvurmuş olmasına rağmen ilgili mevzuat kapsamındaki yükümlülüklerini yerine getirmemesi, hallerinde, usulsüz elektrik enerjisi tüketmiş sayılacağını, dağıtım şirketi tarafından, tüketiciye yükümlülüklerini yerine getirmesi için 15 gün süre verildiğini belirten kesme ihbarı bırakılması gerektiğini, EPTHY.m.48/1-d hükmüne göre, bağlantı gücünün %20’den daha fazla artması hâli usulsüz elektrik tüketimi kapsamında olmasına karşılık, davaya konu mezkûr faturayla aynı dönem olan 2022/33 ve öncesindeki 2022/14 ve 2-5 dönemleri normal tüketim faturalarındaki “çarpan/demand/anlaşma gücü” değerlerinden belirlendiği ve bilirkişi incelemesi ile de sübuta ereceği üzere, davacı müvekkilin kullanım yerindeki bağlantı gücü, anlaşma güç miktarı olan 30,00 kW değerin %20’sinden daha fazla artmamış olup, müvekkilin - değil kaçak - EPTHY.m.48/1-d bendine göre usulsüz elektrik tükettiğinden dahi bahsedilemeyeceğini, Mezkûr fatura ile tahakkuku yapılan kaçak elektrik tüketim borcu haksız ve hukuka aykırı olup, müvekkilin sözleşmeli abone olarak tükettiği elektrik bedelinin, sayaç endeks bilgileri ile tâbi olduğu tüketici grubu normal tarifesi esas alınarak hesaplanması ve sonucunda, haksız yere fazladan tahsil edildiği belirlenecek olan paranın davacı müvekkile iadesine karar verilmesi gerektiğini, müvekkilinin kullanım yerinde bağlantı gücü %20 oranından daha fazla aşılmış olsaydı bile; EPTHY.’nin m.42-m.49 hükümlerine göre kaçak değil, ancak usulsüz elektrik enerjisi kullanımı söz konusu olmakla, tahakkuk ile tahsil edilen kaçak elektrik tüketim bedeli bu itibarla da haksız ve hukuka aykırı olup, sözleşmeli abone müvekkilin tükettiği elektrik bedelinin, yine sayaç endeks bilgileri ile tâbi olduğu tüketici grubu normal tarifesi esas alınarak hesaplanması ve sonucunda, haksız yere fazladan tahsil edildiği belirlenecek paranın davacı müvekkile iadesine karar verilmesi gerektiğini, Kaçak elektrik kullanımından bahsedebilmek için, elektrik enerjisinin mevzuata uygun olarak kesilmiş olmasının zorunlu olması, buna karşılık müvekkilin kullandığı elektrik enerjisinin güç aşımı sebebiyle mevzuata uygun olarak kesilmemiş olması karşısında kaçak elektrik enerjisi kullanımından söz edilebilmesinin olanaksız olduğunu, Davaya konu istirdat alacağının, ödeme tarihi olan 11.04.2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsili istemiyle, görevli ve yetkili Sayın Mahkeme nezdinde işbu istirdat davasını açma zarureti hâsıl olduğunu, Yukarıda arz ve izah edilen sebeplerle; Davacı müvekkilinin davaya konu istirdat alacağının miktarının bilirkişi marifetiyle tam ve kesin olarak tespit edildiğinde, talep miktarı HMK.m.107/2 hükmü uyarınca artırılmak kaydıyla 500,00-TL’nın, ödeme tarihi olan 11.04.2022 tarihinden itibaren işlemiş avans faiziyle birlikte davalıdan istirdaden tahsili ile davacı müvekkile verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin görevlilerince yapılan incelemeler sonucu davacı tüketicinin kaçak elektrik kullanımı yaptığının tespiti üzerine tahakkuk ettirilen faturalarla ilgili herhangi bir hata bulunmadığını, davacıya ait ticarethanede, müvekkili şirket görevlileri tarafından 30/03/2022 tarihinde yapılan kontrolde; "elektriği kesilen sayacı kullanıma açıp enerji kullanmak suretiyle kaçak elektrik kullanıldığı" hususunun tespiti üzerine H/527498 seri numaralı kaçak elektrik kullanım tespit tutanağı düzenlenmiş ve kaçak elektrik tüketiminin gerçekleştiği dönemde yürürlükte bulunan Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği hükümleri uyarınca dava konusu kaçak elektrik tüketim faturaları tahakkuk ettirildiğini, Davacının kullanımının mevzuat hükmünden de açıkça anlaşıldığı üzere kaçak elektrik kullanımı olarak tanımlanmakta olduğunu, Müvekkili şirket tarafından yapılan tespit ve hesaplamaların Yönetmeliğin 42 ve devamı maddelerine uygun olarak tahakkuk yaptırıldığından yapılan hesaplamanın mevzuata uygun olduğunu, kaçak elektrik kullanım tespit tutanağına istinaden yürürlükte bulunan mevzuat hükümleri doğrultusunda hesaplama yapılarak; 11/04/2022 son ödeme tarihli 7.786 kWh karşılığı 42.658,84 TL tutarında kaçak elektrik kullanım faturası tahakkuk ettirildiğini, davacı adına düzenlenen tek kaçak elektrik kullanım tespit tutanağının dava konusu H/527498 seri numaralı tutanak olmadığını, İş bu dilekçe ekinde yer alan H/056899 seri numaralı tutanaktan da anlaşılacağı üzere; kaçak elektrik kullanımı davacı tarafından alışkanlık haline getirilmiş olduğunu, Bu sebeple; müvekkil şirket tarafından yapılan tahakkuklandırmanın Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği'nin 46/3 maddesi uyarınca mükerrer kaçak kullanım hükümleri doğrultusunda hesaplandığını, ayrıca müvekkili şirket görevlilerince yapılan incelemeler sonucunda hazırlanan tutanakların yerleşik Yargıtay içtihatlarına göre aksi sabit oluncaya kadar geçerli belgelerden olup kaçak elektriğe ilişkin tespit ve tahakkukta hata bulunduğunu iddia eden davacının bu hususu ispatlaması gerektiğini, davacı tarafın açmış olduğu işbu davada da borcu olmadığına veyahut kaçak elektrik kullanımı yapmadığına yönelik herhangi bir ispatı mahkemeye sunamadığını, davacı taraf her ne kadar "haksız ve hukuka aykırı olarak düzenlenen faturaya istinaden elektriğin kesilmesi baskısı altında ödeme yaptığı" iddiasını ileri sürerek yapılan ödemenin, ödeme tarihinden itibaren avans faizi uygulanarak davacı tarafa iadesini talep etmiş ise de ihtirazi kayıt koymaksızın ödemiş olduğu bedellerin istirdatını talep etmesinin hukuken mümkün olmadığını, müvekkili şirket tarafından tesis edilen işlemler ve yapılan tahakkuklarda mevzuata aykırı herhangi bir yön bulunmayıp haksız ve mesnetsiz davanın reddini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonunda; "Tarafların iddia ve savunmaları, bilirkişi raporu ile dosyamızda bulunan tüm bilgi ve belgeler bir bütün olarak değerlendirildiğinde; kaçak elektrik kullanımı iddiası ile davalı tarafından davacıya tanzim edilen fatura bedelinin davacı tarafından davalıya ödendiği, yapılan ödemenin haksız olduğu iddiası ile ödemenin istirdadı istemi ile eldeki davanın açıldığı, bilirkişi raporunda, faturanın düzenlendiği tarihte yürürlükte olan Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliğine uygun olarak hazırlandığı, davacının tanzim edilen faturadan dolayı davalıya karşı borçlu olduğunun tespit edildiği, raporun dosyamız kapsamı ile uyumlu ve denetime elverişli bir şekilde hazırlanmış olması nedeniyle rapora itibar edilerek davaya konu faturadan dolayı davacının davalıya karşı borçlu olduğu" gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiştir.Karara karşı davacı tarafça istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.Davacı vekili istinaf başvurusunda önceki iddialarını tekrarla birlikte özet olarak; müvekkili tarafından mevzuatta öngörülen nitelikte bağlantı gücü aşılmadığı gibi aşılmış olsaydı bile, müvekkilinin elektrik enerjisinin mevzuata uygun kesilmemiş olması sebebiyle EPTHY.m.42/1-ç bendi kapsamında kaçak değil, ancak m.48/1-d bendi kapsamında usulsüz elektrik kullanımından söz edilebileceğini, sözleşmeli abone olan müvekkilinin sorumlu olduğu elektrik enerjisi tüketim bedelinin, - kaçak tahakkuku yapılarak değil - sayaç endeks bilgileri ile tâbi olduğu tüketici grubu normal tarifesi esas alınmak ve usulsüzlük ücreti (m.48/3) ilave edilmek suretiyle hesaplanması ve bu suretle hesaplanan elektrik enerjisi tüketim bedeli tutarından haksız yere fazla tahsil edilen paranın, yani davacı müvekkilin sebepsiz zenginleşme (TBK.m.77 v.d.) hükümlerine dayalı davaya konu istirdat alacağının bilirkişi marifetiyle tespiti ile hüküm altına alınması gerekirken, itirazları değerlendirilmeksizin yanılgılı takdir ve değerlendirmeye dayalı olarak hükme esas alınamaz nitelikli 04.05.2023 tarihli bilirkişi ek raporuna dayanılarak davanın reddine karar verilmiş olması hukuka aykırı olduğunu, kaçak elektrik tutanaklarının aksi sabit oluncaya dek geçerli belgelerden olmadığını, ispat yükünün davalı üzerinde olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir. Dava, menfi tespit talebine ilişkindir.Davacı, kaçak elektrik kullanılmadığını, bağlantı gücünün aşılmadığını, elektriğin usule uygun kesilmediğin ileri sürmektedir.Mahkemece taraf delileri toplanarak bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Bilirkişi Elektronik Mühendisi ... raporunda; "Davalı şirket tarafından, 30.03.2022 tarihli ... seri no.lu Kaçak Elektrik Kullanım Tespit Tutanağı öncesinde 8749373000 hizmet numaralı tesisatın elektriğinin kesildiği tarihe ve kesme sebebine ilişkin “Kesme-bağlama Bildirimi” (ihbarname...) evrakının, Tespit öncesinde ... hizmet numaralı tesisatın elektriğinin hangi sebeple kesildiği bilgisinin, enerji kesilme tarihi ve kesilme işlemi sırasında sayacın son tüketim endeks bilgisi ve bu bilgileri destekleyen evrakların (davacı fatura, tüketim bilgileri vb.), dDavacı beyanına göre bağlantı gücü aşımına istinaden enerji kesilmiş ise mevzuatlar kapsamında hangi dönemde bağlantı gücü aşımı olduğu ve davalı şirket tarafından davacı yana ilgili yönetmelik kapsamında davacının yükümlülüklerini yerine getirmesi için 15 gün süre verildiğini belirten kesme ihbarının bırakılıp bırakılmadığı bilgi ve belgesinin sunulması gerektiğini " belirtilmiştir. Ek raporda ise bilirkişi, "Davalı yetkili dağıtım şirket tarafından, Davacı sorumluluğundaki .... Mah. ... Cad. No:... Tic. Avcılar/İstanbul” adresinde bulunan mahalde kurulu ... no.lu hizmet bağlantı noktası elektrik enerjisinin davacının güç aşımı sebebiyle 25.02.2022 tarihinde kesilmesi işlemlerinin Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği 48.maddesine uygun olarak gerçekleştirilmiş olduğu, Davalı şirketin 25.02.2022 tarihinde güç aşımı sebebiyle ... Mah. ... Cad. No:.. Tic. Avcılar/İstanbul” adresinde bulunan mahalde kurulu ... no.lu hizmet bağlantı noktası elektrik enerjisini kestikten sonra, Davalı şirket görevlilerince; 30.03.2022 tarihinde ilgili tesisatta yapılan incelemelerde; Davacı ...'un “elektriği kesilen sayacı kullanıma açıp enerji kullandığının” tespit edildiği ve tespite istinaden davacı adına 30.03.2022 tarihli ... seri nolu Kaçak Elektrik Kullanım Tespit Tutanağı düzenlendiği, tespit tarihinde Davacının tesisatın yasal abonesi olduğu, yerleşik Yargıtay içtihatlarına göre Davalı şirketçe düzenlenen kaçak elektrik tüketimi tespit tutanaklarının aksi ispat edilmediği sürece yasal nitelik taşıdığı, Davacı tarafından işbu tespitin aksi somut belge sunulmamış olduğu, Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği ilgili maddesi kapsamında Davacının, yetkili dağıtım lisansı sahibi Davalı şirketin ilgili mevzuata uygun olarak kestiği elektrik enerjisini, mücbir sebep halleri dışında izinsiz olarak açmasının kaçak elektrik enerjisi tüketimi olarak kabul edildiği hususları tümüyle değerlendirildiğinde; ... seri no.lu tutanağa istinaden, Davalı tarafından ilgili tesisat üzerinden kaçak elektrik enerjisi tüketimi gerçekleştirildiği, 30.03.2022 tarihli .. seri nolu Kaçak Elektrik Kullanım Tespit Tutanağına istinaden, Davalı şirket tarafından düzenlenmiş 11.04.2022 son ödeme tarihli 42.658,84 TL bedelli faturanın ilgili mevzuatlara uygun olarak düzenlenmiş olduğu" mütalaa edilmiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 204. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca; "İlgililerin beyanına dayanılarak noterlerin tasdik ettikleri senetlerle diğer yetkili memurların görevleri içinde usulüne uygun olarak düzenledikleri belgeler, aksi ispatlanıncaya kadar kesin delil sayılırlar. "Özel hukuk tüzel kişisi olan şirkette hizmet akdiyle çalışan görevliler tarafından düzenlenen kaçak tespit tutanaklarının, 6100 sayılı Kanun'un 204 üncü maddesinin ikinci fıkrasında sayılan belgelerden olmadığı tartışmasızdır. Eş söyleyişle, kaçak elektrik tutanağı, aksi sabit oluncaya kadar geçerli belgelerden değildir ( Y.3.HD 2021/4894 E., 2021/10580 K.; 2022/8164 E-2023/954 sayılı ilamları da aynı yöndedir.).Buna göre davacının abonesi olduğu ... hizmet no.lu tesisata 27.12.2021 tarihinde ... Aşımı kesme ihbarı düzenlendiği, davacıya 15 günlük yasal süre içerisinde anlaşma gücünü artırma konusunda süre verildiği, davacının bağlantı anlaşmasının 30kW olmasına karşın 42,9kW güç kullandığı, davacı abonenin bağlantı gücünü yüzde 40 oranında fazla arttırdığı, davalı yetkili dağıtım şirketi tarafından 15.09.2020 ve 27.12.2021 tarihlerinde Davacı adına Güç aşımı kesme ihbarı evrakı düzenlenmiş olduğu ve ilgili mevzuat kapsamında kesme ihbarları için dağıtım şirketi tarafından, davacı tüketiciye yükümlülüklerini yerine getirmesi için 15 gün süre verildiği, sonrasında 25.02.2022 tarihinde davacı sorumluluğundaki ilgili tesisatın elektrik enerjisinin kesilerek sayacın mühürlendiği, 30.03.2022 tarihinde ilgili tesisatta yapılan incelemelerde davacının elektriği kesilen sayacı kullanıma açıp enerji kullandığının tespit edildiği ve tutanak düzenlenmiş olduğu, Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği” nin 42/1.ç maddesinde "Dağıtım lisansı sahibi tüzel kişinin ilgili mevzuata uygun olarak kestiği elektrik enerjisini mücbir sebep halleri dışında açmasının kaçak elektrik enerjisi tüketimi olarak kabul edildiği anlaşılmakla davacının kullanımının kaçak kullanım olduğu, davalı şirket tarafından sunulan belgelerle kesilen elektriğin açılarak kullanıldığının tespit edilmiş olduğu anlaşılmakla mahkemece yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya uygundur. Bu itibarla, ilk derece mahkemesince verilen kararda mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirilmesi bakımından usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre, davacının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine karar verilmesi gerekmiştir.

K A R A R: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Davacının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine,Davacıdan alınması gereken 427,60 TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 179,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 247,7‬0 TL'nin istinaf eden davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, harç tahsil müzekkeresinin temyiz edilen dosyalarda Dairemizce, temyiz edilmeden kesinleşen dosyalarda İlk Derece Mahkemesince ilgili vergi dairesine yazılmasına,İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına, İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa karar kesin olmakla istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine, Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 23/05/2024

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

davanıngereğiİstirdatistanbulkonusudüşünüldü

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:41:02

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim