SoorglaÜcretsiz Dene

İstanbul BAM 3. HD 2023/3289 E. 2024/1324 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2023/3289

Karar No

2024/1324

Karar Tarihi

7 Mayıs 2024

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

3. HUKUK DAİRESİ

ESAS NO: 2023/3289

KARAR NO: 2024/1324

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

K A R A R

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İSTANBUL 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 10/05/2023

NUMARASI: 2020/70 E - 2023/288 K

DAVANIN KONUSU: Ticari Şirket (Tasfiyeye İlişkin)

KARAR TARİHİ: 07/05/2024

Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde; Davacı ..., davalı ... San.ve Tic.A.Ş.'nin alacaklısı olup alacağının tahsili için İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlattığını ve takibin kesinleştiğini, ancak alacağını tahsil edemediğini, Borçlu ... şirketinin diğer davalı şirketle Edirne Kamu Hastaneleri Birliği Genel Sek- reterliği'ne bağlı Edirne 1.Murat, Uzunköprü ve Keşan Devlet Hastanelerinin hizmet binalarında Tıbbi Görüntüleme Hizmeti işini yapmak üzere adi ortaklık sözleşmesi akdettiğini, kamu hastanelerine hizmet alımı şeklinde gerçekleşen adi ortaklık konusu işin yönetim ve temsil yetkisine sahip davalı ortak ... Merkezi San.ve Tic.Ltd.Şti. tarafından 16/05/2016 tarih ve ... kayıt numarası ile ihale usulü ile alındığını, bu ihalelerin yenilenerek bu güne değin geldiğini, Çalışma konusuna giren tüm işler ile ilgili makine, elektronik cihazlar ve bu cihazların çalışmasına ilişkin tüm donanımların, ekipmanların ortaklık tarafından işin başlangıcında veya işletme aşamasında elde edilen ortaklık geliriyle temin edildiğini, bunların aynı zamanda ortaklığın menkul mallarını oluşturduğunu, ihale şartnamesinde belirtilen hizmetler için belirlenen birim fiyatlarla hesap- lanan ve kesilen fatura karşılığında ihaleyi yapan kamu kuruluşundan tahsil edilen bedellerin ortaklığın gelirini oluşturduğunu, cihaz, makine, donanım ve ekipmanların kısmi azamisinin ortaklık kurulduğu anda borçlu ortak tarafından temin edildiğini, geri kalanının ise işletme sürecinde ortaklık geliriyle elde edildiğini, tüm cihaz, donanım ve ekipmanlar üzerinde her bir ortağın pay ve hakkının % 50 olmak üzere diğer ortakla eşit olduğunu, her bir ortağın ortaklığın hak ve yükümlülüklerinde, mal varlığının paylaşı- mında, kar ve zararda % 50 oranında paylaşım esasını benimsediğini, Davalı ortaklar arasında İstanbul 10.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/350 Esas sayılı dosyası üzerinden dava açılmış olup bu davanın açılması ile adi ortaklığın fesih sürecine girdiğini, ortaklardan birinin alacaklısının adi ortaklığın tasfiye ve kar payına haciz koyması halinde de adi ortaklığın tasfiyesinin gerektiğini, Yukarıda belirtilen icra takip dosyasında adi ortaklığın tasfiye ve kar payına haciz konulduğunu, buna rağmen yönetim ve temsil yetkisine sahip ...Ltd.Şti.'nin adi ortaklığı tasfiye sürecine sokmadığını, bu nedenle adi ortaklığın tasfiye payının belirlenemediğini, haciz edilen kar payı- nın da belirlenip icra dosyasına ödenmediğini, adi ortaklık ilişkisinde bir ortak tarafından alacak talepli ikame edilen davanın ortaklığın fesih ve tasfiyesi istemini de kapsayacağını, böylece taraflar arasında kurulan adi ortaklık ilişkisinin TBK 639 gereğince sona erdiğini beyanla; Davalılar arasındaki adi ortaklığın fesih ve tasfiyesine, ortaklığın menkul mallarının muhafaza altına alınmasına yönelik teminat aranmaksızın ihtiyati tedbir kararı verilmesine, tasfiye görevlisi tayin edilerek tasfiye ve kar payının tespitine, tasfiye ve kar payından davalı borçluya düşen tasfiye ve kar payının davacı alacaklıya veya takibin yapıldığı icra dosyasına ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... San. Tic.Ltd.Şti.vekili cevap dilekçesinde; Dava açılmadan zorunlu arabuluculuk yoluna başvurulmadığını, Türkiye'de ikametgahı olmayan davacının davasının görülebilmesi için teminat göstermesinin gerektiğini,Davacının diğer davalı ... Tic.A.Ş.'nin tek pay sahibi olup aynı zamanda davalı firmayı münferiden temsile yetkili olduğunu, davacının hukuki yararını karşılayan mahkemenin 2018/ 350 Esas sayılı dosyası ile açılıp sonuçlanan ve şu anda istinaf incelemesinde olan bir dava bulunduğunu, dolayısı ile diğer davalının temsilcisi olması nedeniyle hak ve menfaat çatışması doğuracak şekilde huzurdaki davanın açılmasında hukuken korunması gereken hiçbir yarar bulunmadığını, bu nedenle dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddi gerektiğini, aksi halde ise davalı ... tarafından davalıya karşı açılan konusu aynı olan dava sonucunun bekletici mesele yapılmasını talep ettiklerini, Davalılar arasında iddia edildiği gibi bir iş ortaklığı ilişkisi kurulmadığını, davalı şirketi temsil ve ilzama şirket ortaklarından ... ile ...'ın müştereken yetkili olduklarını ve şirketin çift imza ile temsil edildiğini, davacının dayanak olarak sunduğu sözleşmede çift imza bulunmadığından davalı şirketin söz konusu sözleşmeden sorumlu tutulamayacağını, akdedildiği iddia edilen sözleşme ile ilgili olarak davalı şirketin ortağı ... ile görüşüldüğünü ancak şirketin diğer ortağı ... tarafından iş ortaklığına onay verilmediğinden sözleşmenin geçerlilik kazanmadığını, Öte yandan 1.Murat, Uzunköprü ve Keşan Devlet Hastaneleri'nin Tıbbi Görüntüleme Hizmet Alımı İşlerinin Sağlık Bakanlığı'nı temsilen Edirne ili Kamu Hastaneleri Birliği'nce yapılan ihalesi sonucu, 15/06/2016 tarihinde yapılan sözleşme kapsamında davalı firma tarafından üstlenildiğini, iddianın aksine davalı ... Saat şirketi tarafından temin edilen ya da sözde ortaklığın gelirleri ile alınan cihaz ve ekipmanın bulunmadığını, davalılar arasında ... hizmeti dışında hiçbir ticari ilişki bulunmadığını, davalı ... Saat şirketinin hizmetlerini faturalandırmamış olması ve verilen hizmetinde layıkıyla sunulmamış olması karşısında "kendisiyle artık çalışılmayacağı"nın bildirildiğini, son- rasında da davalıdan hizmet alınmadığını, Bir an için taraflar arasında iş ortaklığı kurulduğu varsayılsa dahi ,sözleşme hükümleri ile hastanelerden elde edilen gelirler incelendiğinde; davalı ...'in alacaklı olacağını, davacının, sözleşmeden doğan yükümlülüklere, giderlere ,diğer davalının nasıl ve ne şekilde katlandığına dair hiçbir delil sunmadığını, Davalılar arasında görülmüş olan aynı konuya ilişkin mahkememizin 2018/350 esasına kayıtlı dosyadan aldırılan bilirkişi raporunda; akdedildiği iddia edilen sözleşme, üç hastanenin de ayrı ayrı gelir ve giderleri, hak edişler kapsamında özellikle tarafların giderlere de yarı yarıya katlanma yükümlülüğü de dikkate alınarak yapılan incelemede davalı şirketin davalı ... şirketinden 241.817,55 TL alacaklı olacağının tespit edildiğini, Bu nedenlerle , davanın öncelikle 6325 Sayılı Yasanın 18/A-2 hükmü uyarınca " dava şartı yokluğu nedeniyle" usulden reddine, HMK madde 84 uyarınca, davacının Türkiye'de ikamet adresi bulun- madığından davalı şirketin zarar ve ziyanı ile yargılama giderlerini karşılamak üzere teminat göstermesine karar verilmesini, davacı firmanın tek pay sahibi ve yetkilisi olması, dolayısıyla da üçüncü kişi olmaması nedeniyle davaya katılma isteminin reddine, İstanbul 10.ATM 2018/350 esas sayılı dosyası ile hukuki menfaatlerine ulaşabileceğinden davacının işbu davayı açmakta hukuki yararı ve buna bağlı olarak aktif dava ehliyeti bulunmadığından davanın dava şartı yokluğu nedeniyle reddine, talebin kabul görmemesi halinde İstanbul 10.ATM 2018/350 esas sayılı dosyasının dava sonucunun beklenmesine, aksi halde davanın esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir. ... Sanayi Ve Ticaret Anonim Şirketi ; davaya cevap vermemiştir. İlk Derece Mahkemesi'nce: "Davacının davasının sübut bulmadığından REDDİNE" karar verilmiştir.

İstinaf Başvurusu: Hüküm davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir. Davacı vekili istinaf dilekçesinde; İlk derece mahkemesi tarafından verilen kararda İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/735 esas sayılı dosyasında verilen kararın "kesin delil" olarak kabul edildiğini, oysa dosya incelendiğinde iş bu davanın davacısının söz konusu diğer davada taraf olmadığı ve dava konularının tamamen farklı olduğunun açıkça görüleceğini, bu durumda İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/735 esas sayılı dosyasında verilen kararın en fazla "delil" olarak nitelendirilmesi, dinlenecek olan tanık beyanları ve diğer delilleri ile birlikte değerlendirilmesi gerekir- ken sunmuş oldukları ve esasa etkili olan hiçbir delilin değerlendirilmediğini, tanıkların dinlenmediğini, yalnızca söz konusu mahkeme ilamı dikkate alınarak , eksik inceleme sonucu ve gerekçesiz olarak hüküm kurulduğunu beyanla kararın kaldırılmasını istemiştir. İstinaf sebepleri ve 6100 sayılı HMK'nun 355 md. ile sınırlı olarak yapılan incelemeye göre;1-Davanın yasal dayanağı ile ilgili olarak; Somut olayda ,davacı tarafça davalı ... aleyhine 02.03.2015 tanzim 01.03.2016 vade tarihli 2.500.000,00 USD bedelli bonodan kaynaklanan 500.000,00 USD asıl alacak + 98.712,33 USD işlemiş faizden ibaret 598.712,33 USD alacağın tahsili talebiyle İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı dosyası üzerinden kambiyo senetlerine mahsus takibe girişildiği, takibin kesinleşmesi üzerine alacaklı vekilince ... şirketine ait tıbbi tıbbi cihaz ve aletlerin ,ayrıca davalı ... şirketinin ortaklıktaki kar ve tasfiye payının haczi,bunun için kendilerine İİK 94 ve 121 md. Gereğince yetki verilmesinin talep edildiği, icra müdürlüğü'nce talep doğrultusunda işlem yapıldığı, Eldeki dava ile ,takip alacaklısı ve üçüncü kişi durumundaki davacının davalılar arasın- daki adi ortaklığın fesih ve tasfiyesini talep ettiği anlaşılmaktadır. İİK'nun "İştirak Halinde Tasarruf Edilen Mallar :" başlıklı 94.maddesinin 1. fıkrasında; "Bir intıfa hakkı veya taksim edilmemiş bir miras veya bir şirket yahut iştirak halinde tasarruf edilen bir mal hissesi haczedilirse icra dairesi, yerleşim yerleri bilinen ilgili üçüncü şahıslara keyfiyeti ihbar eder. Bu suretle borçlunun muayyen bir taşınmazdaki tasfiye sonundaki hissesi haczedilmiş olursa icra memuru haciz şerhinin taşınmazın kaydına işlenmesi için tapu sicil muhafızlığına tebligat yapar. (Ek cümleler: 17/7/2003- 4949/25 md.) Anonim şirketlerde paylar için pay senedi veya pay ilmühaberi çıkarılmamışsa, borçlunun şirketteki payı icra dairesi tarafından şirkete tebliğ olunarak haczedilir. Bu haczin şirket pay defterine işlenmesi zorunludur; ancak haciz, şirket pay defterine işlenmemiş olsa bile şirkete tebliğ tarihinde yapılmış sayılır. Haciz, icra dairesi tarafından tescil edilmek üzere Ticaret Siciline bildirilir. Bu durumda haczedilen payların devri, alacaklının haklarını ihlâl ettiği oranda batıldır. Haczedilen payların satışı, taşınır malların satışı usulüne tâbidir. Diğer taşınırlarda icra dairesi başkasına devre mâni tedbirleri alır." "Paraya Çevirmenin Diğer Tarzı. İştirak Halinde Mülkiyet Hisseleri" başlıklı 121. Maddesinde ise; " Bir intifa hakkı veya taksim edilmemiş bir miras veya bir şirket yahut iştirak halinde tasarruf olunan bir mal hissesi gibi yukarki maddelerde gösterilmeyen başka nevi malların satılması lazımgelirse icra memuru satışın nasıl yapılacağını icra mahkemesinden sorar. İcra mahkemesi, yerleşim yerleri malüm olan alakadarları davet ve gelenlerini dinledikten sonra açık artırma yaptırabileceği gibi satış için bir memur da tayin edebilir, yahut iktiza eden diğer bir tedbiri alabilir." şeklinde düzenleme yapılmıştır. Davacı, davalı ... şirketinden olan alacağı için İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı dosyası üzerinden icra takibine giriştiğini, bu güne kadar alacağını tahsil edemediğini, davalı şirketler arasında İstanbul 10. ATM'nin 2018/350 (2021/735) Esas sayılı dosyası üzerinden görülen davada adi ortaklığın fesih ve tasfiyesinin talep edildiğini, kendilerinin alacaklı olduğu icra dos- yasında davalının tasfiye payına haciz konulmuş ise de, yönetim ve temsile yetkili Sezin Şti'nin ortaklığı tasfiyeye sokmaması nedeniyle tasfiye payının tahsil edilemediğini, ancak ortaklardan biri tarafından diğeri aleyhine alacak talebiyle dava açılmasının fesih ve tasfiye anlamına geleceğini, böylece davalılar arasındaki adi ortaklığın sona erdiğinden bahisle davalılar arasındaki adi ortaklığın fesih ve tasfiyesini talep etmektedir.2- Adi ortaklığın kurulması ve ispatı yönünden; a.) Adi ortaklık; iki ya da daha fazla kişinin emeklerini ve mallarını ortak bir amaca erişmek üzere birleştirmeyi üstlendikleri sözleşmedir(TBK md 620/1). Diğer bir anlatımla, adi ortaklık; birbirini tanıyan, birbirlerinin kabiliyet ve şahsiyetlerine güvenen, eşit ve aynı durumda olan gerçek veya tüzel kişilerin, müşterek amacın gerçekleştirilmesini sağlayacak vasıtaları (katılım paylarını) ortaklığa getirme konusunda karşılıklı ve uygun irade beyanlarının birbirine ulaşmasıyla teşkil eden bir kişi topluluğudur. Buna göre adi ortaklığın unsurları; kişi, müşterek amaç, müşterek amaç uğruna birlikte çaba (affectio societatis), katılım payı (sermaye) ve sözleşme bağı şeklinde belirtilebilir. Adi ortaklık sözleşmelerinin kuruluşu bakımından, ortakların esaslı noktalarda uyuşması gerekir (TBK md 2/1). Eş söyleyişle, ortakların şahsı, müşterek amaç, müşterek amaç uğruna birlikte çaba, katılım payının türü ve kapsamı, ortaklık açısından esaslı unsurlar olup, bunlarda uyuşulması ortaklık sözleşmesinin kurulması için yeterlidir. Ortaklar, ikinci derecedeki noktalarda uyuşmamış olsalar bile, ortaklık kurulmuş sayılır. b.)Adi ortaklık sözleşmesi yazılı yapılabileceği gibi sözlü de yapılabilir. İhtilaf halinde, bu ortaklığın var olduğunu ileri süren kişi, iddiasını, HMK'nın 200. maddesi gereğince senetle ispat etmelidir. Davacı taraf, davalılar arasındaki ortaklık ilişkisinin varlığına dair iddiasını ispat noktasında dava dilekçesi ekinde davalı şirketlerin unvanlarının yazılı olduğu " İş Ortaklığı Sözleşmesi" başlıklı sözleşmeyi ibraz etmiştir. Davalılar ... San. ve Tic. tarafından ... San. Ve Tic. Ltd. Şirketi arasında İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi'nde görülen 2021/735 Esas sayılı dava ile ilgili olarak yapılan inceleme sonucu; Davacı ... şirketi tarafından ; Edirne 1.Murat, Uzunköprü ve Keşan Devlet Hastanelerinin hizmet binalarında Tıbbi Görüntüleme Hizmetinin Manyetik Rezonans, Bilgisayarlı Tomografi cihazları ile yapı- lan tetkik sonuç hizmetlerinin birlikte görülmesi hakkında taraflar arasında iş ortaklığı kurulduğu, bu işle ilgili tüm gelir ve giderlerin %50 oranında paylaşılmasının kararlaştırıldığı, Sağlık Bakanlığı tarafından yapılan ihale ile bir takım ek yükümlülükler getirildiğini, ancak davalı tarafın bu ek yükümlülükleri gereği gibi yerine getirmediği, davacı şirkete sözleşmede geçen raporların verilmediği, davacı şirket ile her ay düzenli yapılması gereken hesap mutabakatının sağlanamadığı, bu hususta davalı şirkete gönderdikleri ihtarnameden sonuç alınamadığı, davalı şirketin bu eylemleri nedeniyle davacı şirketin sözleşmeye bağlı kalmasının dürüstlük kuralı uyarınca kendisinden beklenemeyecek bir hal aldığını beyanla, 16/05/2016 tarihinden beri verilen hizmet kapsamında elde edilen gelir ve giderler ile kar ve zararlarının belirlenmesi, davacı şirkete yapılan bir takım ödemelerin mahsubundan sonra bakiye alacağın, kar payının tahsilinin talep edildiği, Davalı Sezin şirketinin cevap dilekçesinde; taraflar arasında iddia edildiği gibi bir iş ortaklığı ilişkisi kurulmadığı, dava dilekçesi ekinde İş Ortaklığı Sözleşmesi başlıklı ve altında ...'ın imzasının bulunduğu evrak sunulduğu, ancak davalı şirketin temsil ve ilzamında ortaklar ... ile ...'ın müş- tereken ve çift imza ile yetkili oldukları,söz konusu sözleşmede çift imza olmadığından davalı şirketin söz konusu sözleşmeden sorumlu tutulamayacağı, şirket ortağı ...'in iş ortaklığına onay vermemesi nedeniyle sözleş- menin geçerlilik kazanmadığını vs beyanla davanın reddini savunduğu, İlk derece mahkemesince "İSPATLANAMAYAN DAVANIN REDDİNE" karar verildiği, Davacı ... şirketin istinaf başvurusu üzerine Dairemizce yapılan inceleme sonucu 2020/431 esas, 2021/2589 karar sayılı 11/10/2021 tarihli ilam ile, "davacı yemin deliline dayanmakla davacı tarafa adi ortaklık sözleşmesinin varlığı yönünden davalı tarafa yemin hakkı bulunduğu hatırlatılmadığı" gerekçesiyle kararın kaldırıldığı, Mahkemece yeniden yapılan yargılama sonunda 2021/735 E., 2022/172 K. Nolu ilam ile ; "davalı tarafın/ temsilcilerinin teklif edilen yemini usulünce eda ettikleri ,davanın ispatlanamadığı" gerekçesiyle "DAVANIN REDDİNE "karar verildiği, ... şirketinin yeniden istinaf başvurusunda bulunması üzerine dairemizce yapılan inceleme sonunda 2022/881 E., 2022/1286 K. Nolu 26.04.2022 tarihli ilamda ; "Davacı tarafça dosyaya tarihsiz adi ortaklık sözleşmesi ibraz edilmiş,davalı tarafça söz konusu sözleşmenin geçersiz olduğu, davalı şirketin iki temsilcinin müşterek imzaları ile temsilinin düzenlendiği, sözleşmenin tek bir temsilci tarafından imzalandığı, diğer şirket temsilcisinin onay vermemesi sebebiyle sözleşmenin geçersiz olup,yürürlüğe de girmediği beyan edilmiştir. Dosyadaki imza sirkülerine göre, davalı şirketin, iki temsilcinin müşterek olarak atacakları imza ile temsil edileceğinin düzenlendiği görülmüştür. Somut olay incelendiğinde; davacı, davalı ile esaslı noktalarda uyuşarak kurdukları adi ortaklığın bir süre faaliyet gösterdiğini ileri sürmüş, davalı ise adi ortaklığın varlığını inkar etmiştir. Bu halde, davacı davasını dayandırdığı adi ortaklığın varlığını ispatla yükümlüdür. Davacı, dayandığı adi ortaklığın varlığını yazılı delil ile isbat edememiştir. Mahkemece yeniden yapılan yargılama ile davacı tarafa adi ortaklık sözleşmesinin varlığı yönünden yemin teklif edilmiş, mahkeme davalı şirketin müşterek imza yetkilileri tarafından eda edilmek üzere Konya Asliye Ticaret Mahkemesine talimat yazılmış, Konya 2.ATM.nin 2022/30 Talimat sayısı ile şirket yetkililerinin yemini usulünce yaptırılmıştır. Böylece, adi ortaklık sözleşmesinin varlığı davacı tarafça yasal deliller ile ispat edilmediğinden, davanın reddine karar verilmesinde usul ve hukuka aykırılık bulunmamıştır" denilerek davacı tarafın istinaf talebinin HMK 353/1-b-1 maddesine göre reddine karar verildiği, .. şirketinin temyiz başvurusu üzerine Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nce yapılan inceleme sonunda ise 2022/4593 E., 2022/7364 K. Nolu 05.10.2022 tarihli ilam ile " dairemizin 2022/881 E., 2022/1286 K. Nolu 26.04.2022 tarihli ilamının onanmasına" karar verildiği anlaşılmıştır. C.) İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi'nde görülen 2021/ 735 Esas sayılı ilamının eldeki davaya etkisi yönünden; İlk derece mahkemesince, İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi'nde görülen davanın tarafların eldeki davadan farklı olması nedeniyle "kesin hüküm" oluşturmasa bile "kesin delil" mahiyetinde olduğu belirtilmiştir.Bu aşamada “delil”,“kesin hüküm” ve “kuvvetli (güçlü) delil” kavramlarının kısaca açıklanmasında yarar vardır. HGK'nun 2021/(21)10-370 Esas, 2022/1622 Karar nolu 29.11.2022 tarihli ilamında vurgulandığı üzere; Medeni usul hukukunda deliller, kesin deliller ve takdiri deliller olmak üzere ikiye ayrılmaktadır. Hukukumuzda kesin deliller, ikrar (HMK m. 188), senet (HMK m. 199 vd.), yemin (HMK m. 225 vd.) ve kesin hüküm (HMK m. 303) olmak üzere dört tanedir. Takdiri deliller ise tanık (HMK m.240 vd.), bilirkişi (HMK m. 266 vd.), keşif (HMK m.288 vd.) ve kanunda düzenlenmemiş diğer deliller (HMK m. 192) olarak sayılmaktadır. Takdiri deliller yönünden delil türlerinin sınırlı olarak sayılmadığı kabul edilmektedir (Arslan, Ramazan/ Yılmaz, Ejder/ Taşpınar Ayvaz, Sema: Medeni Usul Hukuku, Ankara 2017, s. 389-390). Bu açıdan kuvvetli (güçlü) delil takdiri bir delil türü olarak nitelendirilebilir. Kesin hükme gelince, kesin hüküm HMK'nın 303. maddesinde düzenlenmiş olup şekli ve maddi anlamda kesin hüküm olmak üzere olarak ikiye ayrılır. Verilen bir hükme karşı kanun yolları kapalı ise veya kanun yolları açık olsa bile süresinde gidilmemişse veya tüm kanun yolları tükenmişse hüküm şeklen kesinlik kazanmıştır. Maddi anlamda kesin hükümde ise; dava sebebinin (maddi vakıaların), taraflarının ve ilk davanın hüküm fıkrası ile ikinci davaya ait talep sonucunun aynı olması gerekir. Önemle vurgulanmadır ki maddi anlamda kesinlik, yalnız hüküm fıkrası için söz konusudur. Hüküm fıkrası, davada (veya karşı davada) istenen hususlar (talep sonucu) hakkında mahkemece verilen kararı (hükmü) gösterir. Hükmün gerekçesinin kesin hüküm gücü bulunmamaktadır. Bununla beraber gerekçe maddi anlamda kesinlikten tamamen soyutlanmış da değildir.Maddi anlamda kesin hükmün amacı da bu hâli ile mahkeme kararlarına güvenilmesini ve uyulmasını sağlamak, taraflar arasındaki uyuşmazlığı kararın maddi anlamda kesinleştiği andan itibaren geleceğe yönelik olarak sona erdirmek ve nihayet çelişkili kararlar verilmesini önleyerek toplum hayatında hukukî istikrar ve güvenliği tesis etmektir.İspat bakımından değerlendirmek gerekir ise; HMK'nın 204. maddesinin birinci fıkrasına göre ilamlar kesin delil sayılmaktadır. Birinci davada verilmiş olan hüküm, aynı taraflar arasında, aynı dava sebebine dayanarak aynı konuya ilişkin olarak açılan ikinci davada, kesin hükme bağlanmış olan husus yönünden kesin delil teşkil eder (HMK m.303/1,2). Aynı taraflar arasında, aynı dava sebebine dayanarak ve aynı hukukî ilişki hakkında açılan ikinci davanın konusu, birinci davadakinden farklı olsa bile, iki davanın da temelini oluşturan aynı hukukî ilişkinin mevcut olup olmadığı hakkında (birinci davada) verilmiş olan (kesin) hüküm, ikinci davada kesin delil teşkil eder. Bir davada verilen kesin hüküm, bu davanın tarafları dışındaki başka birine (üçüncü kişiye) karşı açılan (veya üçüncü kişi tarafından birinci davanın taraflarından birine karşı açılan) ve konusu ile dava sebebi (vakıalar) aynı olan ikinci bir davada kesin delil teşkil etmez; çünkü iki davanın tarafları farklıdır. Fakat, birinci davada verilen kesin hüküm, ikinci davada kuvvetli (güçlü) bir takdiri delil teşkil eder. Nitekim aynı hususlara Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 30.03.2021 tarihli ve 2017/(22)9-3108 E., 2021/380 K.; 09.02.2021 tarihli ve 2016/(7)9-1247 E., 2021/54 K.; 17.11.2020 tarihli ve 2016/(7)9-1867 E., 2020/908 K. ve 15.09.2020 tarihli ve 2017/(22)9-1293 E., 2020/588 K. sayılı kararlarında da yer verilmiştir. Somut olayda; İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi'nde görülen 2021/ 735 Esas sayılı dosyada davacı ... şirketi, davalı Sezin şirketi olup istinaf incelemesine konu iş bu ikinci davanın davacısı ... ilk davada taraf olarak yer olmadığından önceki dava sonunda verilen hüküm eldeki dava yönünden "kesin hüküm" veya " kesin delil" değil "güçlü delil" niteliği arz edecektir. İlk derece mahkemesinin ilk dava sonunda verilen hükmün "kesin delil" olduğu yönündeki değerlendirmesi hatalı ise de ,netice itibariyle davalılar arasında ortaklık ilişkisinin kurulduğu ispat edilemediğinden fesih ve tasfiye talebinin dinlenmesi de yasal olarak mümkün değildir. Açıklanan nedenlerle, ilk derece mahkemesince verilen kararda vakıa ve hukuki değerlen- dirme noktasında, usul ve esasa aykırılık tespit edilmediğinden, davacının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 md gereğince reddine karar vermek gerekmiştir.

K A R A R: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Davacının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine, Alınması gereken 427,60 TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 269,85 TL harcın mahsubu ile bakiye 157,75 TL'nin davacıdan alınarak Hazine'ye irat kaydına, (Harç tahsil müzekke- resinin temyiz edilen dosyalarda Dairemizce, temyiz edilmeden kesinleşen dosyalarda İlk Derece Mahkemesince ilgili Vergi Dairesine yazılmasına,) İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına, İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa karar kesinleştiğinde istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'da temyiz yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 07/05/2024

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

davanıngereğireddineİlişkin)istanbulkonusuTicaridüşünüldüŞirketreddine"(Tasfiyeye"davanın"ispaanamayan

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:42:19

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim