SoorglaÜcretsiz Dene

İstanbul BAM 3. HD 2024/1001 E. 2024/1318 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2024/1001

Karar No

2024/1318

Karar Tarihi

7 Mayıs 2024

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

3. HUKUK DAİRESİ

ESAS NO: 2024/1001

KARAR NO: 2024/1318

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

K A R A R

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İSTANBUL 16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 28/11/2023

NUMARASI: 2023/320 E - 2023/664 K

DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit

KARAR TARİHİ: 07/05/2024

Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin görevli elektrik tedarik şirketi olan dava dışı ... Elek. Perakende Satış şirketinin ... ve 2023/2-3 dönemleri normal elektrik tüketimi faturalarından da anlaşılacağı üzere ticarethane grubu sözleşmeli abonesi olduğunu, davalı tarafından müvekkilinin mezkur kullanım yerinde kaçak elektrik kullanıldığı iddiası ile H/613820 seri numaralı kaçak elektrik tespit tutanağı düzenlediğini, ayrı ayrı faturalarla müvekkil adına toplam 776.373,22 TL kaçak elektrik tüketim borcu tahakkuk ettirildiğini, tutanağın aksi ispatlanıncaya kadar geçerli bir belge olmadığını, kaçak elektrik kullanım iddiasının ispatlanması için yeterli delilin bulunmadığını beyanla davanın kabulü ile, müvekkilinin şimdilik dava konusu fatura bedelinin 500,00 TL'lik kısmından borçsuzluğunun tespitini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili davaya cevap dilekçesinde özetle; müvekkil şirket tarafından tahakkuk ettirilen faturaların usul ve yasaya uygun olarak düzenlendiğini, müvekkilinin kamu kurumu niteliğine haiz olmadığını, faaliyetlerini ticari kar elde etme amacıyla sürdürmediğini, davacının kamu zararına sebep olduğunu beyanla davanın reddini talep etmiştir. Mahkemece; davanın; taraflar arasındaki abonelik sözleşmesi gereği davalının kaçak elektrik kullanılması iddiasına dayalı menfi tespit istemine ilişkin olduğu, huzurdaki davanın 6102 sayılı TTK'nın 4. maddesinin "a-f" bentlerinde sayılan mutlak ticari davalardan olmadığı, nispi ticari dava niteliğinin bulunup bulunmadığı hususunda ise her iki tarafın tacir olması ve uyuşmazlığın tarafların ticari işletmesi ile ilgili olması kriterinin bulunması gerekmekle, davalı hakkında vergi dairesine yazılan müzekkereye; davalının işletme hesabına göre defter tuttuğu ve ikinci sınıf tüccar olduğu, yine İstanbul Ticaret Sicil Müd.'ne yazılan müzekkereye de davalının gerçek kişi ticari kaydının bulunmadığı yönünde yanıt verildiği görülmüştür. Yapılan araştırmalar sonucu davalının tacir sıfatı olmadığının kesinleştiği böylece eldeki davanın nispi ticari dava olmadığı tespit edildiğinden mahkememizin görevsiz olduğu anlaşılmıştır. Görevli mahkemenin belirlenmesinde ise fatura tarihinde davacı ile davalı arasında sözleşmesel bir abonelik ilişkisi olup olmadığı değerlendirilmiş olup davalı ile davacı arasında aboneli kaçak elektrik ilişkisinin varlığı nedeniyle davalının tüketici konumunda bulunduğu , davanın dava tarihinde yürürlükte bulunan 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun uyarınca Tüketici Mahkemelerinde görülüp sonuçlandırılması gerektiğinden, davanın, HMK'nun 115/2. maddesi uyarınca aynı Kanunun 114/l-(c) maddesinde belirtilen dava şartı noksanlığı nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir. Mahkemece verilen kararı,davacı vekili istinaf etmiştir. Davacı vekilince verilen istinaf dilekçesinde özetle; İlk derece mahkemesince; davaya konu somut uyuşmazlık 6100 sayılı HMK kapsamında ve Asliye Mahkemesi görevi dâhilinde olmakla, görevsizlik kararı verilirken dosyanın Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesi gerekirken, yanılgıya düşülerek dosyanın Tüketici Mahkemesine gönderilmesi usul ve yasaya aykırı olduğu, elektrik kullanılan yerin ticarethane-işyeri (halı yıkama ) olduğu, Vergi Dairesi yazı cevabından da tacir olmadığının anlaşıldığı,bu sebeple hatalı karar verildiği ileri sürülerek, kararın kaldırılması istenmiştir. HMK.nun 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda; dava ,menfi tesbit ilişkindir. 28.05.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6502 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 3/l maddesinde tüketici işlemi; mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlem, olarak tanımlanmıştır. Aynı Kanunun 73. maddesinde ise bu kanunun uygulanması ile ilgili her türlü ihtilafa tüketici mahkemelerinde bakılacağı öngörülmüştür. Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında re'sen gözetilir. Görevle ilgili hususlarda kazanılmış hak söz konusu olmaz. Mahkeme duruşma yapmadan, yani taraflara tebligat yapıp onları dinlemeden dosya üzerinden de görevsizlik kararı verebilir. Taraflar da yargılama bitinceye kadar görev itirazında bulunabilirler. Görev itirazı yapılmış ise veya yapılmamış olsa bile re'sen mahkeme, ilk önce görevli olup olmadığını inceleyip, karara bağlamalıdır. Somut olayda davacı ile davalı arasında abonelik sözleşmesi mevcut ise de , kaçak tespit tutanağında abone grubunun "ticarethane-büro-yazıhane" olduğu ve tutanak tutulan yerin de İŞYERİ olduğu anlaşıldığından, davacının 6502 sayılı Yasa kapsamındaki tüketici tanımına uymadığı ve tüketici olmadığı açıktır. Dosya kapsamındaki belgeler itibarıyla, davacı tacir olmadığından Asliye Ticaret Mahkemesi davada görevli değil ise de ,görevli mahkemenin Tüketici Mahkemesi değil Asliye Hukuk mahkemesi olduğu, davanın görevli Asliye Hukuk Mahkemesince görülmesi gerektiği anlaşılmakla,mahkemece verilen kararın bu sebeple usul ve hukuka aykırı olduğu anlaşılmakla, davacı tarafın istinaf talebinin kabulü ile,karar kaldırılarak, Asliye Hukuk Mahkemesine görevsizlik kararı verilmesi için kararın kaldırılması gerekmiştir.

K A R A R: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Davacının istinaf başvurusunun kabulü ile, kararın, HMK 353/1-a-6 maddesi uyarınca kaldırılmasıyla,görev yönünden karar verilmek üzere dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine, Peşin alınan istinaf karar harcının istinaf edene isteği halinde iadesine, İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa karar kesin olmakla istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine, Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK 353/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.07/05/2024

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

davanıngereğiTespitistanbulkonusudüşünüldüMenfiişyeri

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:42:19

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim