İstanbul BAM 3. HD 2023/1865 E. 2024/1254 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
bam
2023/1865
2024/1254
2 Mayıs 2024
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
3. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO: 2023/1865
KARAR NO: 2024/1254
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 27/03/2023
NUMARASI: 2022/554 E - 2023/234 K
DAVANIN KONUSU: İstirdat
KARAR TARİHİ: 02/05/2024
Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle, dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin akü üretim ve satış konusunda faaliyet göstermekte olup, Ankara Sincan Organize Sanayi Bölgesi içinde bulunan 3 ayrı fabrikasında kullandığı elektrik tedariki amacıyla; davalı şirket ile (08.08.2019 tarihinden önce eski ticaret unvanı ... A.Ş.) arasında 28.03.2019 tarihli Elektrik Satış Sözleşmesi ve buna ek olarak 22.03.2021 tarihinde Zeyilname imzalandığını, sözleşmenin 4. Maddesinde belirtilen abonelikler için elektrik enerjisinin davalı tarafından müvekkili şirkete Sözleşme kapsamında belirtilen tüketim noktalarından satışına ilişkin şart ve koşulların belirlendiğini, müvekkili şirket tarafından davalı ile arasındaki Sözleşmenin gereklerine iyiniyet kurallarına ve dürüstlük ilkesine dayanarak riayet edildiğini, müvekkili tarafından davalıya sözleşme kapsamında muaccel olmuş ödemeleri, birkaç günlük gecikmeler dışında tam ve eksiksiz olarak yapıldığını, davalı yanın ise yapılan tüm ödemeleri herhangi bir itirazi kayıt ileri sürmeden kabul ettiğini, müvekkilinin bu şekilde, geçmiş dönemlere ilişkin elektrik tüketim bedellerine ilişkin bedellerin tamamını ödediğini, müvekkilinin davalı yanın sağladığı hizmetten memnun kalmadığı ve enerji tedariki konusundaki sözleşmeyi uzatmayacağını, başka bir enerji tedarik firması ile çalışmaya başlayacağını davalının çalışanlarına bildirdiğini, bunun üzerine davalının, müvekkilinin kendisi ile çalışmayı bırakacağını bahane ederek; geçmişe dönük bir şekilde, aslen tüm tüketim bedelleri ödenmiş olmasına karşın 30.04.2021 ile 21.01.2022 tarihleri arasında toplam 235.537,19 TL tutarında gecikme zammı gerçekleştiği iddiası ile 31.01.2022 tarihli 3 adet fatura ile müvekkili şirketten talep edildiğini, müvekkilinin geçmiş dönemlere ilişkin olarak davalı tarafından kesilen faturaları eksiksiz ve dönemsel olarak ödemiş ve ortada bir asıl borç ilişkisi kalmadığını, hal böyle iken, yani asıl borç ödenmiş ve davalı tarafından herhangi bir itiraz-i kayıt ileri sürülmeden ödemeler kabul edilmişken, davalının geçmişe dönük (dönemsel olarak ödemeleri yapılmış) aylar bakımından gecikme zammı adı altında toplu olarak talepte bulunmasının hukuka aykırı olduğunu, davalı yanın geçmişe dönük nerede ise 1-1,5 yıllık bir döneme ilişkin olarak gecikme zammını haksız olarak talep etmiş olmasına karşın, geçmiş dönemdeki faturaların hiçbirinde (en geç takip eden ay) tüketim dönemlerinde gecikme faizi vesaire gibi ek bir bedel de talep etmediğini ve faturalandırmadığını, bir an için, davalının gecikme zammı talep edebileceği düşünülse dahi, davalının buna en geç takip eden ay faturası içinde gösterebileceğini ve faturalandırabileceğini, somut durumda davalının aradan 1-1,5 yıl gibi bir süre geçtikten sonra faturalandırma yapması sözleşmeye açık şekilde aykırı olduğunu, müvekkili tarafından dönemsel olarak kesilen faturalara istinaden tüm fatura bedellerinin ödendiğini, davalı yanın ödemeleri herhangi bir itiraz-i kayıt ileri sürmeden kabul ettiği gibi, sözleşmeye göre bir sonraki ayın faturasında dahi gecikme zammı veya başkaca bir ad altında ek bir talepte bulunmadığını, asıl alacağın ödenmesi ile birlikte asıl alacağa bağlı fer'i alacak kalemlerinin de sona ereceğinin TBK md.131 gereği olduğunu, davalının kendisi ile çalışmaya son verilmesi nedeniyle geçmiş 1-1,5 yıl geriye doğru, aslen ödenmiş olan asıl borçların fer'ilerine dair talepte bulunmasının mümkün olmadığını, davalı tarafından 30.04.2021-21.01.2022 tarihleri arasında ödemelerin müvekkilinin vadesinde ödenmediği gerekçesiyle talep edilen gecikme zammının bir mesnedi bulunmadığını belirterek davalıya dava tarihi itibariyle 235.537,19-TL yönünden borçlu olmadığının tespiti ile itiraz-i kayıt ile ödenmek zorunda kalınan 235.537,19-TL'nin ödeme tarihi olan 14.02.2022 tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle (reeskont) birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davacı arasında 28.03.2019 tarihli Elektrik Satış Sözleşmesi imzalandığını, bu satış sözleşmesi ile müvekkil şirketin, davacıya ait abonelikler için elektrik enerjisinin belirtilen tüketim noktalarında satışını üstlendiğini, müvekkil şirketin satışını yaptığı elektrik enerjisi ise ilgili bölgelerdeki dağıtım şirketleri tarafından tüketiciye ulaştırılmakta olup bu husus tüketicinin bilgisi dahilinde olduğunu, taraflar arasındaki elektrik satış süreci kapsamında davacı tarafından ödemelerin hiçbir zaman gününde yapılmadığını, davacının, sözleşme kapsamında üzerine düşen ödeme borcunu müvekkili şirketin iyi niyetle tolerans gösterebileceği 1-2 günlük gecikmeler ile değil oldukça uzun süreli gecikmeler ile kusurlu şekilde ifa ettiğini ve bu durumu devamlı ve sistematik olarak tekrarlayarak haksız bir düzen haline getirdiğini, müvekkili şirketin davacıya karşı kanundan ve yasal mevzuattan doğan gecikme zammı tahakkuk ettirme hakkı ve de yükümlülüğü doğduğunu, davacı tarafından haksız ve hukuki mesnetten yoksun dayanaklar ile işbu gecikme zammına itiraz amacıyla huzurda görülmekte olan ikame edilmiş olduğunu, davacı tarafından, borcun bulunmadığı iddia edilerek ödenen paranın iadesi talep edildiğini, taraflar arasında söz konusu borca ilişkin herhangi bir icra takibi bulunmadığını, davacının, müvekkili şirkete karşı bulunan gecikme zammı borçlarını ödediğini, dolayısıyla istirdat davasının hem İİK’da düzenlenen kanuni şartları hem de takip hukukundan doğan şartları gerçekleşmediğini, davacı taraf ilgili ödemeyi ihtirazi kayıtla müvekkili şirkete yaptığın ileri sürmekte olduğunu, davacı tarafından sözleşme kapsamındaki elektrik bedelini ödeme borcu, belirlenen vadelerde yerine getirilmemiş olup düzenli bir şekilde uzun süreli gecikmeler ile ayıplı şekilde ifa edildiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonunda; "Tarafların iddia ve savunmaları, 28/03/2019 tarihli elektrik satış sözleşmesi ve eki niteliğinde olan 22/03/2021 tarihli zeyilname, bilirkişi raporu, 30/03/2022 tarihli fatura ile dosyamızda bulunan tüm bilgi ve belgeler bir arada değerlendirildiğinde; elektrik satış sözleşmesi ve zeyilname kapsamında davalı tarafından davacıya düzenlenen 30/03/2022 tarihli ve 235.537,19 TL bedelli faturanın sözleşmeye aykırı bir şekilde düzenlendiği, bu nedenle fatura nedeniyle borçlu olmadığının tespiti ve ödenen fatura bedelinin iadesi istemi ile eldeki menfi tespit ve istirdat davasının açıldığı, sözleşmenin 5 ve 6.maddeleri ile zeyilnamenin 4.maddesi nazara alındığında davalı tarafından düzenlenen 30/03/2022 tarihli faturanın anılan maddelere uygun bir şekilde hazırlandığı, bilirkişi raporunda tespit edildiği üzere uygulanan gecikme zammı miktarının da taraflar arasındaki sözleşme ve zeyilname hükümlerine uygun olduğu kanaatine varılmakla dosyamız kapsamı ile uyumlu ve denetime elverişli bir şekilde hazırlanmış bilirkişi raporuna da itibar edilmesi suretiyle davacının 30/03/2022 tarihli fatura bedelinden sorumlu olduğu..." gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiştir. Karara karşı davacı tarafça istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. Davacı vekil istinaf başvurusunda önceki iddialarını tekrarla birlikte özet olarak; müvekkili şirketin elektrik ödemelerini, birkaç günlük gecikmeler dışında tam ve eksiksiz olarak aylık dönemler halinde ödendiğini, davalının ihtirazi kayıt olmaksızın ödemeleri kabul ettiğini, müvekkilinin gördüğü lüzum üzerine yasal olarak kendisine tanınmış olan tedarikçi firma değiştirme hakkını kullanacağını ve devam eden süreçte davalı ile çalışmaya devam etmeyeceğini, sözleşmeyi uzatmayacağını bildirmesi üzerine davalı şirketin geçmişe dönük bir şekilde, aslen tüm tüketim bedelleri ödenmiş olmasına karşın 30.04.2021 ile 21.01.2022 tarihleri arasında toplam 235.537,19 TL tutarında gecikme zammı gerçekleştiği iddiası ile 31.01.2022 tarihli 3 adet fatura ile müvekkili şirketten talep edildiğini, aylık olarak kesilen fatura bedellerini tamamının ödenmiş ve asıl borç ilişkisi sona ermiş olması nedeniyle gecikme zammı adı altında toplu olarak talepte bulunmasının, gerek sözleşme hükümlerine ve gerekse TBK 131. Hükmüne aykırı olduğunu, mahkemece hukuki noktada hata yapılarak mali müşavir bilirkişi raporuyla davanın reddine karar verildiğini, bilirkişi raporunun dava dilekçesindeki akışı teyit eder nitelikte olduğunu, TBK'nın 131. Maddesi ile sözleşme hükümlerinin mahkemece değerlendirilmesi gerektiğini, bir an için, davalının gecikme zammı talep edebileceği düşünülse dahi, davalı buna en geç takip eden ay faturası içinde gösterebileceğini, davalının dürüstlük kuralına da aykırı davrandığını ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir. Dava, ödenen gecikme zammına ilişkin yapılan ödemeler nedeniyle menfi tespit ve istirdat talebine ilişkindir. Davacı, elektrik davalı şirket tarafından sözleşme dönemi içinde talep edilmeyen gecikme zammının, sözleşmenin uzatılmayacağının bildirilmesi üzerine fatura dönemlerinden 1-1,5 yıl sonra toplu olarak talep edilmesinin sözleşmeye ve TBK'nın 131. Maddesine aykırı olduğunu ileri sürmektedir. Davalı ise, davacının sözleşme süresi içinde tüm ödemelerini gecikmeli olarak yaptığını, Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği (“Yönetmelik”)’nin 4. Maddesi ve 35. Maddesinin 6. Fıkrası gereğince zamanında borçlarını ödemeyen tüketicilere gecikme zammı uygulanması yasal olarak da tedarik şirketlerine yüklenen bir yükümlülük olduğunu, taraflar arasındaki sözleşmenin 6. maddesinin (f) bendi kapsamında; “Alıcı’nın mubayaa ettiği enerjinin bedelini kısmen veya tamamen ödememesi halinde ...’nin işbu Sözleşme’yi feshetme hakkı saklı kalmak üzere, Alıcı’ya ödeme gününden başlamak ve bedellerinin ödendiği tarihe kadar devam etmek şartıyla ilgili resmi faiz oranına göre belirlenecek gecikme zammı uygulanacaktır.” hükmü uyarınca davacının kullanmış olduğu elektrik enerjisi bedelinin kısmen veya tamamen ödememesi halinde ödeme gününden başlamak ve bedellerin ödendiği tarihe kadar devam etmek üzere yönetmelikte belirlenen gecikme zammının uygulanacağı düzenlendiğini savunmuştur. Mahkemece mali müşavir bilirkişiden rapor alınmıştır. Bilirkişi raporunda, Şeklindeki tablo ile taraflar arasındaki ihtilafa neden olan üç adet fatura ve içeriğindeki gecikme bedelini göstermiş ve 28.03.2019 tarihli Elektrik Satış Sözleşmesi'nin 4. Maddesine göre yapılan gecikme faizi hesaplamasına ilişkin olarak tablo halinde 30.04.2021 ila 21.01.2022 tarihleri arasındaki vade ve ödeme tarihlerine göre gecikme faizini hesaplayarak toplam gecikme faizi miktarının 199.607,79 TL olduğunu mütalaa etmiştir. Somut olayda taraflar arasında 28.03.2019 tarihli elektrik satış sözleşmesi imzalandığı, sözleşme süresinde davacının bir kısım ödemelerin süresinde yapmadığı, davalı şirket tarafından süresinde yapılmayan bu ödemeler nedeniyle 31.01.2022 tarihli üç adet fatura düzenlendiği ve davacı tarafça 14.02.2022 tarihinde “Gecikme ceza zam ihtirazi kayıtla ödenmiştir.” açıklaması ile 235.537,19 TL EFT ile ödeme yaptığı hususlarında ihtilaf yoktur. Çözülmesi gereken uyuşmazlık davalının sözleşme süresince tahakkuk ettirdiği faturalarda talep edilmeyen gecikme zammını toplu olarak talep edip edemeyeceği noktasında toplanmaktadır. Taraflar arasındaki 28.03.2019 tarihli sözleşmenin 6. maddesinin f bendi ile ile 22.03.2021 tarihli Elektrik Satış Sözleşmesi-zeyilname'nin 4. Maddesinde "“Alıcı'nın mubayaa ettiği enerjinin bedelini, fatura vade süresi içinde, kısmen veya tamamen ödememesi halinde; ...'ın işbu Sözleşme'yi feshetmek hakkı saklı kalmak üzere, Alıcı'ya ödeme gününden başlamak ve bedellerinin ödendiği tarihe kadar devam etmek şartıyla, 6183 sayılı amme alacaklarının tahsil usulü hakkında kanunun 51 inci maddesinin birinci fıkrasında yer alan gecikme zammı oranına göre belirlenecek gecikme zammını uygulayacaktır.” düzenlemeleri bulunmaktadır. Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği'nin Ödeme bildirimi/faturalama içeriği, gönderimi, süresi ve yöntemi başlıklı 34. Maddesinin 1. Fıkrasının j) bendinde "Varsa geçmiş dönemlere ilişkin borç veya alacak" kısmının olması gerektiği, Aynı yönetmeliğin Zamanında ödenmeyen borçlar başlıklı MADDE 35 – (1) Zamanında ödenmeyen borçların tahsiline ilişkin hususlar serbest olmayan tüketicilere ve son kaynak tedariki kapsamındaki tüketicilere uygulanır. (2) Tüketicinin elektrik enerjisi tüketimine ilişkin ödemelerini son ödeme tarihine kadar yapmaması durumunda görevli tedarik şirketi tüketiciye yazılı olarak en az 5 iş günü ödeme süresini içeren ikinci bildirimde bulunur. Görevli tedarik şirketi yazılı bildirimle birlikte kalıcı veri saklayıcılarından en az birini kullanarak tüketiciyi bilgilendirmek zorundadır. (3) İkinci bildirimde ödeme yükümlülüğünün belirtilen sürede yerine getirilmemesi halinde elektrik enerjisinin kesileceği de belirtilir. Kalıcı veri saklayıcılarından en az biriyle ve yazılı olarak bildirimde bulunulmamış kullanım yerinin elektriği kesilemez. (4) Tüketicinin öngörülen ödemelerini, ikinci bildirimde belirtilen süre içerisinde de yapmaması halinde, görevli tedarik şirketinin bildirimi üzerine, bildirim tarihinden itibaren en geç 5 iş günü içerisinde dağıtım şirketi tarafından kesme bildirimi düzenlenmek suretiyle kullanım yerinin elektriği kesilir ve yerinde yapılan kesme bildiriminin bir örneği kullanım yerine bırakılır. Kesme bildiriminde, kesme tarihine, saatine, mühür veya zaman damgası bilgilerine, endeks değerlerine ve kesmeyi yapan çalışana ait sicil numarasına veya şirket tarafından belirlenen koda yer verilmesi zorunludur. Kesme bildirimi ayrıca kalıcı veri saklayıcısıyla tüketiciye ve tedarikçisine bildirilir. Kesme işleminin sayacın fotoğraflanması ya da sayaç iç bilgileri raporuyla ispatlanması dağıtım şirketinin sorumluluğundadır. (5) İkinci bildirim sonrası kullanım yerinin elektriği kesilen tüketicinin borçlarına ilişkin; a) Tüketicinin birikmiş borçlarını gecikme zamlarıyla birlikte 30 gün içinde ödememesi veya tedarikçi tarafından belirlenen takvim dahilinde ödemeyi taahhüt etmemesi halinde, tedarikçi borcun güvence bedelinden mahsup edileceğine ilişkin yazılı ya da kalıcı veri saklayıcılarından en az birini kullanarak tüketiciyi bilgilendirmek zorundadır. Zamanında ödemenin yapılmaması halinde; 1) Güncellenmiş güvence bedeli, son ödeme tarihinden itibaren uygulanan gecikme zammını içeren toplam fatura tutarına eşit veya yüksek ise güncellenmiş güvence tutarı fatura tutarına mahsup edilir. Mahsup edilen güvence bedeli tutarı ile bu tutarı ödeme yükümlülüğünü yerine getirdiği tarihten itibaren kullanım yerinin elektriğinin bağlanacağına ilişkin bildirim kalıcı veri saklayıcılarından en az birini kullanarak ya da yazılı olarak tüketiciye aynı gün içerisinde yapılır. 2) Güncellenmiş güvence bedeli, son ödeme tarihinden itibaren uygulanan gecikme zammını içeren toplam fatura tutarından düşük ise güncellenmiş güvence bedeli toplam fatura tutarına mahsup edilir ve tüketiciye aynı gün içerisinde yazılı ve kalıcı veri saklayıcılarından en az biri kullanılarak bildirimde bulunulur. Bildirimde güncellenmiş güvence bedelinin toplam fatura tutarını karşılamadığı, fark tutarın ve güvence bedelinin bildirim tarihinden itibaren 15 gün içerisinde ödenmesi durumunda elektriğin bağlanacağı, borcun ödenmemesi durumunda sözleşmenin fesih edilebileceği ve muaccel hale gelmiş borcun yasal yollarla tahsiline gidileceğine ilişkin hususlar belirtilir. b) Tüketicilerin zamanında ödenmeyen borçlarına ilişkin olarak yasal yollara başvurabilmek için elektriğin fiilen kesilmesi ve güvence bedelinin muaccel borçlara mahsup edilmiş olması zorunludur. Bu hükme aykırı olarak yasal yollara başvurulması halinde, yapılan işlemler sonlandırılır. Oluşan masraf ve giderler tüketiciden talep ve tahsil edilemez. (6) Tüketicilerin zamanında ödenmeyen borçlarına, görevli tedarik şirketi tarafından bu Yönetmelikte belirlenen oranı aşmamak üzere, gecikme zammı uygulanır. Gecikme zammı günlük olarak uygulanır. (7) Borcun zamanında ödenmemesi nedeniyle elektrik enerjisi kesilmiş olan tüketicinin, birikmiş borçlarını gecikme zamları ile birlikte peşin ödeyerek veya görevli tedarik şirketi tarafından belirlenen takvim dahilinde ödemeyi taahhüt ederek görevli tedarik şirketine başvurması halinde tüketicinin elektrik enerjisi yeniden bağlanır. (8) Aynı kullanım yerine ait başka tüketicilerin önceki dönemlere ilişkin tüketimlerinden kaynaklanan borçları, yeni tüketicinin üstlenmesi talep edilemez. (9) Tüketicinin borcu nedeniyle, aynı tüketicinin başka bir perakende satış sözleşmesine konu kullanım yerinin elektriği kesilemez. (10) Bu madde kapsamında yapılan işlemler, toplam borç tutarı ilgili yıla ilişkin Kurul Kararıyla belirlenen kesme bağlama bedelinden düşük olan tüketicilere uygulanmaz." düzenlemeleri bulunmaktadır. Buna göre davalı tedarik şirketi tarafından süresinden sonra ödenen faturalardan sonra düzenlenen faturalarda geçmiş dönemlere ilişkin borç veya alacak kısmının yönetmeliğe aykırı olarak gösterilmemiş olduğu anlaşılmaktadır. TBK’nın 131 inci maddesi uyarınca, asıl borç ifa ya da diğer bir sebeple sona erdiği takdirde, faiz gibi buna bağlı hak ve borçların da ifasını isteme hakkı saklı tutulmamışsa sona ereceği, somut olayda davacının, asıl alacağını aldığı sırada faiz alacaklarını saklı tuttuğuna dair ihtirazi kayıt ileri sürmediği anlaşılmaktadır. Bu haliyle davalının süresinden sonra ödenen fatura bedellerini gecikme faizi alacağını saklı tuttuğuna dair ihtirazi kayıt ileri sürmeksizin kabul ettiği, taraflar arasındaki sözleşme ve yukarıda anılan yönetmelik gereği de gecikme zammının sonraki faturalarda düzenlenerek talep edilmediği, sözleşme uyarınca ödemelerin zamanında yapılmaması nedeniyle gerekli ihtarların yapılmadığı gibi bu hususun fesih nedeni olarak da kullanılmaksızın sözleşmenin uzatılmaması iradesinin bildirimi sonrası toplu olarak talep edilmesinin dürüstlük kuralına da aykırı olduğu gözetilerek davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi isabetli bulunmamıştır. Açıklanan nedenlerle, davacının istinaf başvurusunun kabulüne, ilk derece mahkeme kararının HMK 353/1-b-2 md gereğince kaldırılarak yeniden esas hakkında aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
K A R A R: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Davacının istinaf talebinin kabulüyle HMK 353/1-b-2 maddesi gereğince karar kaldırılarak yeniden esas hakkında; 1-Davanın kabulü ile, davacının davaya konu faturalar nedeniyle borçlu olmadığının tespitiyle ödenen 235.537,19 TL'nin ödeme tarihi olan 14.02.2022 tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle (reeskont) birlikte davalıdan tahsiline, 2-Alınması gereken 16.089,54 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 4.022,39 TL nin mahsubu ile bakiye 12.067,15 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, harç tahsil müzekkeresinin temyiz edilen dosyalarda Dairemizce, temyiz edilmeden kesinleşen dosyalarda (İlk Derece Mahkemesince daha önce yazılmadığı anlaşılmakla) İlk Derece Mahkemesince ilgili Vergi Dairesine Yazılmasına, 3- Davacının yatırdığı 4.022,39 TL harcın davalıdan alınıp davacıya verilmesine, 4- Davacı tarafça yapılan 2.120,5 TL yargılama giderinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine, 5- Davacı vekille temsil edildiğinden karar tarihindeki AAÜT uyarınca 37.327,58 TL avukatlık ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine, 6- Taraflarca yatırılan gider avansından arta kalan kısmı karar kesinleştiğinde taraflara iadesine, İstinaf incelemesiyle ilgili olarak; Peşin alınan istinaf karar harcının, istinaf edene isteği halinde ilk derece mahkemesince iadesine, Davacının istinaf sebebiyle yapmış olduğu 72,00 TL istinaf yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa, karar kesin olmakla istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine, Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.02/05/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:43:41