İstanbul BAM 3. HD 2023/2020 E. 2024/1126 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
bam
2023/2020
2024/1126
22 Nisan 2024
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
3. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO: 2023/2020
KARAR NO: 2024/1126
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 17/03/2023
NUMARASI: 2021/498 E - 2023/166 K
DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali
KARAR TARİHİ: 22/04/2024
Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle, dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalılar aleyhine Merkezi Takip Sistemi'nin ... sayılı dosyasından faturaya dayalı (elektrik tüketim ve cezai şart faturası) alacağa dayanarak takip başlatıldığını, davalıların takibe itiraz ettiğini, arabuluculuk görüşmelerinde anlaşma sağlanamadığını, davalı şirketin elektrik tüketimi yapmış olmasına rağmen takibe konu faturaları ödemediğini, davalıya elektrik satışı 01.10.2019 tarihi itibari ile başlamış olup, işbu sözleşmenin de hitam tarihi 01.10.2022 tarihi olduğunu, ancak davalı şirket tarafından işbu sözleşme hitam tarihinden önce, 01.03.2021 hiçbir bildirim yapılmaksızın tedarikçi değişikliği yapılmak suretiyle feshedildiğini, taraflar tacir olup, Müvekkil şirketin mevzuat ve sözleşme gereği işbu sözleşmeye aykırılık nedeniyle cezai şart talep etme hakkı bulunduğunu, müvekkili şirketin alacağının likit bir alacak olduğunu beyanla ,davalıların haksız itirazlarının iptaline ve takibin devamına, davalılara % 20’den aşağı olmamak üzere, icra inkâr tazminatı yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı taraflarca davaya cevap verilmemiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonunda; Davanın kısmen KABULÜNE, Davalı ... Limited Şirketi yönünden İstanbul Anadolu MTS müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazının kısmen iptali ile 238.025,66 TL fatura alacağı ve 8.623,92 TL işlemiş faiz üzerinden takibin devamına, fazlaya yönelik talebin REDDİNE Alacak likit olmakla hüküm altına alınan asıl alacak olan 238.025,66 TL'nin %20 si oranında icra inkar tazminatının davalı ... Ticaret Limited Şirketinden alınarak davacıya verilmesine, Davalılar ... ve ... yönünden açılan davanın REDDİNE, şeklinde karar verilmiştir. Mahkemece verilen kararı,davacı vekili ve davalılar vekili istinaf etmiştir. 1-Davacı vekilince verilen istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkeme tarafından sözleşmenin 13/11/2020 tarihli ihtarname ile feshedildiği ve bu nedenle cezai şart talep edilemeyeceği kanaati hatalı olduğu, davaya konu icra takibine dayanak dört adet fatura bulunduğu, bunlardan ..., ..., ... nolu faturalar elektrik tüketimine ilişkin iken, ... nolu faturanın cezai şart bedeline ilişkin olduğu,Yerel Mahkemece elektrik tüketimine ilişkin faturalardan kaynaklanan alacağın haklılığı tespit edilmiş; ancak cezai şarta ilişkin alacağımız yönünden, sözleşmenin müvekkili şirket tarafından feshedildiği, bu durumda cezai şart faturası düzenlenemeyeceği gerekçesiyle red kararı verilmiş olup, bu kararın hukuka aykırı olduğu, müvekkili şirket tarafından davalıya ödeme için davalının uyarılması maksadıyla hizmet kesme ihbarnamesi gönderildiği, verilen süre içerisinde davalı tarafça ödeme yapılmamış ise de davalının sözleşmesinin feshedilmemiş, davalıya elektrik tedariğine devam edilmiş ve davalı tarafça sonrasında 30.11.2020 tarihinde ve devam eden süreçte ödemeler yapılmış olduğu, davalının süresi içerisinde delil ve cevap dilekçesi ibraz etmemiş olup, ilgili ihbarnameye ilişkin savunmasını ve ihbarnameyi bilirkişi raporuna itiraz dilekçesi ekinde ibraz ettiğini, davalının bu savunması ve delil sunması iddianın ve savunmanın genişletilmesi yasağına tabi olmakla bu savunmaya itibar edilmesinin usul hukuku kurallarına tamamen aykırı olduğu, ayrıca davacının elektrik tedariğine davalının da fatura ödemelerine devam etmesi karşısında sözleşme ilişkisinin taraflarca fiili olarak devam ettirildiği ve davalı tarafça tedarikçi değişikliği yapıldığı tarihe dek sözleşmenin ayakta olduğunun açık olduğu, davalının dürüstlük kuralına aykırı davranışının hukuken korunamayacağı, ayrıca yerel mahkemece bilirkişi raporları arasında çelişki giderilmeden ve itirazları cevaplandırılmadan karar verilmesinin de hukuka aykırı olduğu, davalı şirketin basiretli bir tacir olma yükümlülüğü altında olup, sözleşmesinin tüm hükümlerine vakıftır. bu halde davalı sözleşmenin hem 9.2 hem de 9.3 hükümlerini ihlal etmişken, cezai şartı doğuran iki eylemi de alenen mevcutken yerel mahkemenin cezanın talep edilemeyeceği değerlendirmesi son derece sözleşmeye ve hakkaniyete de aykırı düştüğü, gerekçeli kararda dayanılan yargıtay kararının huzurdaki davaya uygulanma imkanı bulunmadığı, huzurdaki davaya konu sözleşmede tedarikçi değişikliği yapılması halinin de ayrıca düzenlendiği, Mahkemece yapılan yüzeysel inceleme nedeniyle bu husus gözden kaçırılmış olduğundan, yerel mahkeme kararının bu açıdan da kaldırılması gerektiği, davalıya elektrik satışı 01.10.2019 tarihi itibari ile başlamış olup, işbu sözleşmenin de hitam tarihi 01.10.2022 tarihidir. Ancak davalı şirket tarafından işbu sözleşme hitam tarihinden önce, 01.03.2021 tarihinde hiçbir bildirim yapılmaksızın tedarikçi değişikliği yapılmak suretiyle feshedildiği, davalı ile müvekkili şirket arasında imzalanan Sözleşme'nin 9.3. Maddesinin "Şayet, işbu sözleşme hitam tarihinden önce üst paragrafta ve/veya işbu sözleşme'de belirtilen şartlar dışında bir sebep gösterilerek veya sebepsiz yere alıcı tarafından tek taraflı olarak fesih edilirse, veya tedarikçi değişikliği yapılır ise alıcı satıcı'ya son iki aylık elektrik fatura bedelleri toplamını, ceza-i şart bedeli olarak nakden ve defaten ödeyeceğini kabul, beyan, ikrar ve taahhüt eder... "şeklinde düzenlendiği, tarafların sözleşme hükümleri ile bağlı oldukları, Diğer yandan; Yerel mahkemece davalı şahıslar yönünden davanın reddinin de htalı olduğu, kararda TBK 582 ila 584. Maddeleri gerekçe olarak gösterilmiş olup kefalet sözleşmesinin tüm şekil şartlarını taşımasına karşın Kanun'da belirtilen şartları sağlamadığı gerekçesiyle kefil yönünden red kararı verildiği,Sözleşme'nin Kefaletname başlıklı bölümünde davalılardan ... ve ...'ün kendi el yazıları ile sorumlu oldukları miktarı, kefalet tarihini yazdıkları ve sözleşmenin altında imzalarının bulunduğu görülmektedir. Kaldı ki davalıların, kefaletnameleri kendilerinin doldurup ticari işletmeleri ile ilgili kefalet yükümlülüğü altına girdiklerini bilmeleri nedeniyle kefaletnameye itirazı da bulunmamadığı, İŞbu kefalet sözleşmesinin kanunda belirtilen şartları taşıdığının ve taraflar arasında uygulanmasının gerektiğinin kabulü gerektiği, bu sebeplerle kararın usul ve hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek,kaldırılması istenmiştir. 2- Davalılar vekilince verilen istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilleri ... ve ... yönünden davanın reddine karar verilmiş olsa da lehlerine vekalet ücretine hükmedilmediği, her ne kadar müvekkilleri adına davaya konu icra takibine vekalet sunmak suretiyle itiraz etmiş ve sonrasında zorunlu arabuluculuk görüşmelerine katılmış olsalar da mahkemece müvekkillerine dava dilekçesi tebliğ edilmiş olup, bu durumun 27/12/2021 tarihli celsede beyan edildiğini, davalı şahıslar hakkında davanın reddi yönünde karar verilmesine karşın lehlerine vekalet ücretine hükmedilmemiş olmasının usul ve yasaya aykırı olduğu, bu sebeplerle kararın usul ve hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek,kararın bu yönden düzeltilmesi istenmiştir. HMK.nun 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda; dava , itirazın iptali talebine ilişkindir. Uyuşmazlık taraflar arasında Elektrik Alımına dayalı tedarik sözleşmesi sürerken ödenmeyen fatura alacakları ile sözleşmenin tedarikçi değişikliği yapılarak tek taraflı feshi sonrası davacı tarafından düzenlenen ceza faturası olmak üzere girişilen icra takibine yapılan itirazın iptali noktasındadır. Davanın dayanağı olan, Merkezi Takip Sistemi'nin ... sayılı dosyasında faturaya dayalı (elektrik tüketim ve cezai şart faturası) toplam 456.334,88 alacağın tahsili için ilamsız takip başlatılmış, davalı-borçluların davaya esas icra takip dosyasına yaptığı 09.04.2021 tarihli itirazda;Yetki yönünden takibin İstanbul Çağlayan İcra Daireleri üzerinden gerçekleştirilmesi gerektiği,Esas yönünden ise ... Elektrik'in belirlenen tutarda bir alacağı bulunmadığı ifade edilerek,takibe, borcun tamamına, ödeme emrine, işlemiş faize, ferilerine itiraz edilmiş,Asıl alacak, işlemiş faiz ve asıl alacağa tekabül eden tüm ferileri yönünden itiraz edilerek, takibin durdurulması talep edilmiştir. Davalı tarafça İcra Dairesinin yetkisine de itiraz edilmiş olup ,kamu düzenine ilişkin bu konunun Dairemizce resen incelenmesi sonucunda,para borcu sözkonusu olup,TBK 89. madde uyarınca İcra Dairesinin yetkili olduğu anlaşılmıştır. Dosyadaki bilgi ve belgelere göre ; Davacı ... Satış A.Ş. ile davalı ... Tic. Ltd. Şti 27.08.2019 tarihli elektrik alım sözleşmesi akdedilmiştir. Sözleşmenin süresinin 9.1) maddesi"İş bu sözleşme, Madde 4.2 de belirtilen elektrik satışı başlama tarihinden itibaren 36 (otuz altı) ay süre ile geçerlidir. Taraflardan herhangi birisi sözleşme hitam tarihinden altmış (60) takvim günü öncesine kadar sözleşmenin Fesih edileceğine dair yazılı bildirimde bulunmadığı sürece, işbu sözleşme aynı şartlarla birer yıl sürelerle kendiliğinden uzatılmış olur...” şeklinde düzenlendiği anlaşılmaktadır. Sözleşmenin 9.3 maddesine göre ;Alıcının bildirimde bulunmaksızın sebepsiz yere sözleşmeyi feshetmesi halinde son iki aylık elektirk faturası bedeli ceza koşulu olarak ödenmesi kararlaştırılmıştır. Sözleşme başlangıç tarihinden itibaren 36 ay süreli olup,dosya kapsamına göre davalıların tedarikçi değişikliği yapılan 01.03.2021 tarihine kadar ticari ilişkinin devam ettiği anlaşılmaktadır. Dosya kapsamında davalının fesih sebebine ilişkin bir bilgi ya da belgeye ulaşılmamıştır. Davacının ceza koşulu alacağının doğabileceği kanaati oluşmuştur. Sözleşmenin özü aktif enerji birim fiyatı üzerinden 962 oranında indirim yapılması esasına dayanmaktadır. Ancak dosyadaki faturalardan anlaşıldığı üzere Ocak, Şubat ve Mart ayı faturalarında EPDK tarifesinde abone grubuna denk gelen birim fiyatın aynısı üzerinden faturalandırma yapılmıştır. Bu durum sözleşmede 5.2 ve 5.4 maddelerde düzenlenmiştir.Davacı tarafından davalıya taahhüt edilen indirim yansıtılmayarak EPDK tarafından belirlenen birim fiyatlar ile fatura düzenlenmiş olsa da bunun sözleşmede hüküm altına alındığı görülmektedir. Buna göre bir anlamda aya fiyat serbestisi sağlanmış, davalıya da bu koşulların gerçekleşmesi halinde sözleşmeyi feshetme hakkı tanımıştır. Fakat sözleşmenin feshi için de alıcının ihbarı ile durumun düzeltilmesi yönünde talebi ve sonrasında düzelmemesi halinde fesih hakkı tanındığından bu şartın gerçekleşmesi için satıcıya bildirim yapılması, düzenleme yapılmaması halinde davalıya fesih hakkı doğduğundan bu durumun gerçekleştiğini sübut ettirecek bilgi belge dosyaya eklenmemiştir. Davacının beyanında da belirttiği, davalının elektrik satış faturalarına bir itirazı bulunmadığı ancak ceza faturasına itiraz ettiği hususundan da görüleceği üzere asıl uyuşmazlık davacı tarafından düzenlenmiş ceza koşuluna ilişkin 15.03.2021 tarihli 208.089,00 TL'lik faturadır. Bu fatura davalı tarafından güncel sözleşme devam ederken tedarikçi değişikliği yapılması gerekçesiyle davacı tarafından düzenlenmiştir. Davalı yanın henüz bir beyanı bulunmamış olsa da EPİAŞ ekran kaydı ve dosya kapsamında tedarikçi değişikliği yapılarak elektrik satışına ilişkin taraflar arası sözleşmenin sona erdiği sabi Ticari ilişkinin devam ettiği dönemde davalı tarafından eklenmiş ve sunulmuş herhangi bir fesih ihbarnamesi bulunmaması, taraflarca böyle bir husustan da bahsedilmemesi de dikkate alındığından ve davalı tarafından başka bir tedarikçi ile anlaşma yapıldığı da somut olduğundan davalı alıcının sözleş me gereği fesih imkânı bulunup bulunmadığı ve buna ilişkin koşulların incelenmesi gerektiği anlaşılmıştır. Anılan sözleşmelerin 9. Maddesi, Sözleşmenin Sona Ermesi ve Fesih ile ilgili kuralları düzenlemekte olup, burada davalı tarafından fesih işlemi gerçekleştirildiğinden; ilgili 9.3) Sözleşmenin Alıcı Tarafından Feshi ve Tedarikçi Değişikliği maddesinde “Satıcı'nın sözleşmede yer alan şartlara ve esaslara uygun olarak taahhütlerini yerine getirememesi ve söz konusu ihlalin Alıcı tarafından yapılacak yazılı bildirimi takip eden 10 (on) is günü içerisinde Satıcı tarafından giderilmemesi veya Satıcı iş bu sözleşme madde 5.4 (Satılacak Elektrik Enerjisinin Ek-1'deki İndirim Oranlarının Yeniden Belirlenmesi ) belirtilen hallere dayanarak indirim oranı değişikliğine gitmesi durumunda değişikliğin yapıldığı fatura tarihinden itibaren 30 (otuz) gün içerisinde yazılı bildirim yapmak şartı ile, Alıcı sözleşmeyi tek taraflı olarak fesih edebilir. Bu durumda feshin yürürlüğe girebilmesi için iş bu sözleşme 9.1. Maddesinde belirtilen koşulların yerine getirilmiş olması şartı aranır. Şayet, iş bu sözleşme hitam tarihinden önce üst paragrafta ve/veya iş bu sözleşme de belirtilen şartlar dışında bir sebep gösterilerek veya sebepsiz yere Alıcı tarafından tek taraflı olarak fesih edilirse, veya tedarikçi değişikliği yapılır ise Alıcı Satıcı'ya son iki aylık elektrik fatura bedelleri toplamını, ceza bedeli olarak kendisine yapılan yazılı bildirimin ulaşmasından itibaren 7 (yedi) iş günü içerisinde nakden ve defaten ödeyeceğini kabul, beyan, ikrar ve taahhüt eder..” hükmü bulunmaktadır. Bu doğrultuda satıcının taahhütlerini yerine getirmemesi halinde ihbar edilmesine karşın 10 gün içinde ihlalin giderilmemesi ve sözleşmedeki indirim bedelinin yansıtılmaması halinde yine ,aksi koşullarda son iki 30 gün içinde yazılı ihbar bulunmak kaydı ile tek taraflı fesih edebileceği ve aylık fatura bedeli kadar cezai müeyyide uygulanacağı kararlaştırılmıştır. Bu yönüyle 04.01.2021 tarih ve ... nolu 109.935,51 TL, 03.02.2021 tarihli ve ... nolu 104.032,91 TL, 03.03.2021 tarihli ve ... nolu 104.057,24 TL faturanın toplamı olan 14.03.2021 tarih ve ... numaralı 208.089,00 TL'lik faturanın , tarafların akdettiği gibi ceza faturasının son iki ay fatura toplamı olarak sözleşmede düzenlendiği şekliyle yansıtıldığı anlaşılmaktadır.Mahkemece yargılamada alınan bilirkişi heyeti raporunda sözleşme hükümleri,ilgili mevzuat ,faturalar ve dosyadaki deliller incelenmek suretiyle hazırlanan raporda özetle;Serbest Tüketici davalılar ile davacı arasında elektrik satışına ilişkin sözleşme ilişkisi kurulduğu, sözleşme gereği sağlanan hizmetin karşılığı Ocak-Şubat-Mart/2021 dönem faturalarından kaynaklı borcun ödenmediği,Davalıların taraflar arasında imzalanmış olan elektrik tedarik sözleşmesine aykırı olarak sözleşme döneminde ihbarda bulunmadan sözleşmeyi tek taraflı feshederek tedarikçi değişikliği yaptığı,Fesih işlemi ile davacının davalılara ceza koşulu gereği faturalandırma yaptığı, ceza tahakkukunun sözleşmede düzenlendiği, davalının tüketim miktarı esas alınarak mevzuatta ceza bedeline ilişkin herhangi bir düzenleme bulunmadığı ve sözleşmede düzenlendiği şekliyle davacının ceza faturası tahakkuku yapmasında herhangi bir engel bulunmadığı, Davacının 238.025,66 ödenmeyen satış faturaları ile 208.089,00 TL ceza faturası ve toplamda 10.220,22 TL işlemiş faiz olmak üzere 456,334,88 TL alacağı bulunduğu, Davalı tarafından sözleşmenin başlangıcında davacıya verilmesi gereken teminata ilişkin dosyada bilgi belge bulunmadığı, ancak sözleşme gereği davacı tarafından borcun tamamı ve/veya bir kısmının irat kaydedilerek yasal takibe başvurulması gerektiği, bu yönüyle dosyada yeterli bilgi belge bulunmadığı görüşü bildirilmiştir.Bilirkişi kurulu raporu ,teknik ve mevzuat incelemesi yönünden denetime elverişli olup,hükme esas alınabilecek nitelikte görülmüştür.Serbest Tüketici davalılar ile davacı arasında elektrik satışına ilişkin sözleşme ilişkisi kurulduğu, sözleşme gereği sağlanan hizmetin karşılığı Ocak-Şubat-Mart/2021 dönem faturalarından kaynaklı borcun ödenmediği,Davalıların taraflar arasında imzalanmış olan elektrik tedarik sözleşmesine aykırı olarak sözleşme döneminde ihbarda bulunmadan sözleşmeyi tek taraflı feshederek tedarikçi değişikliği yaptığı,Fesih işlemi ile davacının davalılara ceza koşulu gereği faturalandırma yaptığı, ceza tahakkukunun sözleşmede düzenlendiği, davalının tüketim miktarı esas alınarak mevzuatta ceza bedeline ilişkin herhangi bir düzenleme bulunmadığı ve sözleşmede düzenlendiği şekliyle davacının ceza faturası tahakkuku yapmasında herhangi bir engel bulunmadığı anlaşılmıştır.Mahkemece, davalının süresinden önce tedarikçi değişikliğine gitttiği,sözleşmede öngörülen prosedüre uymadığı ,sözleşmenin 9.3 maddesindeki açık düzenlemeye göre ,davacının cezai şart talep hakkının bulunduğu,cezai şert faturasının sözleşmeye uygun olarak düzenlendiği dikkate alınarak ,itirazın iptaline karar verilmesi gerekirken,kısmen kabul yönünde hüküm kurması hukuka aykırı bulunmuştur.Kefalet yönünden ve davalı gerçek kişiler yönünden kurulan hükme yönelik istinaf sebeplerinin incelenmesiyle; Mahkemece ;" Kefalet sözleşmesinin geçerlilik şartları ilgili kanunun 582 ila 584. maddelerinde düzenlenmiştir. Söz konusu sözleşme ekindeki müteselsil kefile ilişkin belgenin TBK 582 maddesinde düzenlenmiş olan ; kefilin sorumlu olacağı azami miktarı, kefalet tarihini ve müteselsil kefil olmayı kabul ettiği takdirde bu yükümlülüğü üstlendiğini kefalet sözleşmesinde kendi el yazısıyla belirtmesi şartına uyulmadan yapıldığı bu nedenle söz konusu kefalet sözleşmesi geçersiz olduğu" gerekçesiyle davalılar ... ve ... yönünden açılan davanın reddine karar verilmiştir. Taraflar arasında imzalanan abonelik sözleşmesinin incelenmesinde; iş bu sözleşmeden doğan borçların ödenmemesi veya sözleşme ekindeki asonenumaralı sayaç borçlarının ödenmemesi halinde müteselsil kefil olarak 210.000,-TLnin ... şirketine ödemeyi kabul ve taaahhüt ettikleri ve kefalet sözleşmesini imzaladıkları görülmüştür.Kefalet limiti açıkça belirtilmiş olmakla,davalı gerçek kişilerin bu miktar kadar sorumlu olduklarının ve kefalet sözleşmesinin geçerli olduğu sonucuna varılmakla,davalı gerçek kişiler hakkındaki davanın reddine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. Böylece davacı istinafının kabulü ile ,istinaf konusu karar HMK 353/1-b-2 maddesi uyarınca kaldırılarak,yeniden esas hakkında aşağıda yazılı olduğu şekilde karar verilmesi gerekmiştir.Davalı tarafın istinaf talebi yönünden, gerçek kişi davalılar yönünden de kefalet limitlerine göre yeniden hüküm kurulmakla (kefalet limitlerine göre sorumlu tutulduklarından), hükmün fer'ileri de yeniden düzenlendiğinden ,istinaf talebinin reddine karar verilmesi gerekmiştir.
K A R A R: Yukarıda açıklanan nedenlerle; A- Davalının istinaf talebinin HM 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine, B- Davacının istinaf talebinin kabulü ile karar HMK 353/1-b-2 maddesi uyarınca kaldırılarak yeniden esas hakkında; 1-Davanın kabulü ile, İstanbul Anadolu MTS müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasına Davalı-Borçluların İTİRAZININ İPTALİNE ,TAKİBİN DEVAMINA ,(Davalı-borçlular ... ve ...'in sözkonusu takipteki alacak ve fer'ileri yönünden kafalet limitleri olan 210.000,-TL miktarında sorumlu tutulmalarına) 2-Alacak likit olmakla hüküm altına alınan asıl alacak olan 238.025,66 TL'nin %20 si oranında icra inkar tazminatının davalılardan alınarak ( davalı gerçek kişilerin kefalet limitlerini aşmamak kaydıyla) davacıya verilmesine, 3-Alınması gereken 31.172,16 TL karar harcından davacı tarafça peşin yatırılan 7.793,06 TL nin mahsubu ile bakiye 23.379,10 TL'nin davalılardan alınarak ( davalı gerçek kişilerin kefalet limitlerini aşmamak kaydıyla) hazineye irat kaydına, 4-Davacının peşin yatırdığı 7.793,06 TL harcın davalılardan ( davalı gerçek kişilerin kefalet limitlerini aşmamak kaydıyla) alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacının yargılama sırasında yapmış olduğu 3.240,00 TL yargılama giderinin davalılardan ( davalı gerçek kişilerin kefalet limitlerini aşmamak kaydıyla) alınarak davacıya verilmesine, 6-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihindeki AAÜT uyarınca 69.886,74 TL nipsi vekalet ücretinin davalılardan alınarak ( davalı gerçek kişilerin kefalet limitlerini aşmamak kaydıyla) davacıya verilmesine, 7- Taraflarca yatırılan gider avansından arta kalan kısımların kararın kesinleşmesi halinde ilk derece mahkemesince yatıran taraflara iadesine, İstinaf incelemesiyle ilgili olarak; Davacıdan, peşin alınan istinaf karar harcının, isteği halinde ilk derece mahkemesince iadesine, Davalılardan alınması gereken 16.848,63 TL harçtan, peşin alınan 4.213,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 12.635,63 TL istinaf karar harcının davalılardan alınarak hazineye irat kaydına, Davacının istinaf aşamasında yapmış olduğu 91,00 TL istinaf masrafının davalılardan alınarak davacıya verilmesine, İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa, karar kesinleştiğinde istinaf edenlere ilk derece mahkemesince iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'da temyiz yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 22/04/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:43:41