İstanbul BAM 3. HD 2024/180 E. 2024/102 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
bam
2024/180
2024/102
16 Ocak 2024
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
3. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO: 2024/180
KARAR NO: 2024/102
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 17/01/2023
NUMARASI: 2022/641 E - 2023/31 K
DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali
KARAR TARİHİ: 16/01/2024
Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle;"...Davalı/borçlunun kullanımında olan "... Mah. ... Cad. No:.. Avcılar/İstanbul" adresli ticarethane niteliğindeki adreste 13/09/2019 tarihinde ekiplerimizce yapılan kontrolde "sistemde 100/5 akım trafosu mevcut iken muayene tamamlanmadan elektrikçi vasıtası ile 150/5A akım trafosu bağlandığı, eksik tüketim için esas üzerinden tetkikinin uygun olduğunun" tespit edilmesi üzerine zabıt tarihinde cari olan Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği gereği ... seri numaralı Kaçak Elektrik Tespit Tutanağı tanzim edilmiştir. İşbu tutanağa istinaden mevzuat hükümleri çerçevesinde davalı ... adına 16.266,58 TL kaçak elektrik faturası düzenlenmiştir.Davalı borçlu aleyhine tahakkuk ettirilen kaçak elektrik bedelinin tahsili amacıyla Gaziosmanpaşa ... İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı takip dosyası üzerinden ödeme emri gönderilmiştir.(EK2-Ödeme Emri) Davalı borçlu tarafından borca itiraz edilmesi üzerine takip durmuştur. (EK3-Davalı tarafın itirazı ve takibin durdurulduğuna ilişkin karar) Taraflar arasındaki ilişkinin ticarethane niteliğindeki adresinde gerçekleştirilen kaçak elektrik kullanımından doğması sebebiyle taraflar arasındaki uyuşmazlık, 6502 sayılı Kanun kapsamında olmayıp, davanın "ticari nitelikteki haksız fiil" hükümlerine göre Asliye Ticaret Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir. Bu sebeple TTK m.5/A kapsamında ticari davalarda zorunlu arabuluculuk yoluna başvurulmuştur. ANLAŞMAMA şeklinde düzenlenen imzalı arabuluculuk son tutanağının bir sureti dilekçemiz ekinde mevcut olup, aslı Sayın Mahkemeniz'e bilahare sunulacaktır. (EK3-İmzalı Arabuluculuk Son Tutanağı Sureti) Kaçak elektrik kullanımı eyleminin niteliği itibariyle "haksız fiil" teşkil etmesi ve haksız fiilden doğan davalarda "zarar görenin yerleşim yeri" icra daireleri ve mahkemelerinin de yetkisinin bulunması dolayısıyla zarar gören müvekkil şirketin yerleşim yerinin tabi olduğu İstanbul Adliyesinin icra daireleri ve mahkemeleri de İİK 50. maddesinin atfı ile HMK'nın 16. maddesi gereği yetkilidir. Kaçak elektrik kullanımı tutanaklar ile sabit olduğundan, davalı borçlu mevzuata uygun olarak düzenlenen kaçak elektrik tespit tutanağına ilişkin tahakkuku ödemekle yükümlü olup; söz konusu borca itirazı yerinde değildir. Bu nedenle borçlunun itirazının iptalini ve hükmolunacak meblağın % 20’sinden az olmamak üzere icra inkâr tazminatı ödemeye hükmedilmesini talep etme zarureti doğmuştur. Yerleşik Yargıtay kararlarında da tanımlandığı üzere; alacağın gerçek miktarı belli ve sabitse veyhaut borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesi mümkün ise başka bir ifadeyle, borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise alacak likittir. Mevzuat hükümleri uyarınca hesaplanan ve aksi ispat edilemeyen Kaçak Elektrik Tespit Tutanağı ve müvekkil şirketimiz tarafından Gaziosmanpaşa ... İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosyası ile gönderilen ödeme emrinde Kaçak Elektrik Tüketim Bedeli'nin açıkça belirtilmiş olması alacağımızın likit olduğunu ve icra inkar tazminatı istemimizin hukuka uygun olduğunu açıkça göstermektedir..." şeklinde talepte bulunmuştur.İlk derece mahkemesince; "davanın usulden reddine" karar verilmiştir. Söz konusu kararı davacı vekili istinaf etmiştir. Dava dosyası istinaf incelemesi için Dairemize gönderilmiş ise de, 12/01/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunununda Bazı Değişiklikler Yapılmasına Dair 6763 sayılı yasa ile, HMK 341. madde 2. fıkrasında "Miktar veya değeri üçbin Türk Lirasını geçmeyen malvarlığı davalarına ilişkin kararlar kesindir. Ancak manevi tazminat davalarında verilen kararlara karşı miktar veya değere bakılmaksızın istinaf yoluna başvurulabilir" şeklinde yapılan yasa değişikliği 02/12/2016 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Karar tarihi itibarıyla, kesinlik sınırı ise 17.830,00-TL'dir. Somut uyuşmazlıkta, davacı tarafından istinaf edilen davanın değeri 16.266,58-TL olup, karar tarihinde davacı yönünden miktar itibarıyla karar kesindir. Bu itibarla, istinaf konusu kararın HMK 341. ve 346. maddelerine göre kesin olması sebebiyle, davacı tarafın istinaf dilekçesinin HMK 341, 346 ve 352/1-b maddeleri uyarınca reddine karar verilmesi gerekmiştir.
K A R A R: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Davacı tarafın istinaf dilekçesinin, HMK 341, 346 ve 352/1-b maddeleri uyarınca karar kesinlik sınırı altında kaldığından reddine, Peşin alınan istinaf karar harcının, istinaf edene isteği halinde ilk derece mahkemesince iadesine, İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa, karar kesin olmakla istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.16/01/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:52:56