İstanbul BAM 3. HD 2023/2003 E. 2023/3801 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
bam
2023/2003
2023/3801
21 Aralık 2023
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
3. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO: 2023/2003
KARAR NO: 2023/3801
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 23/03/2023
NUMARASI: 2022/426 E - 2023/301 K
DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali
KARAR TARİHİ: 21/12/2023
Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı şirket yetkililerince davaya konu tesisat adresi olan ... Mh. ... Cd. No:... Merkez Ümraniye / İSTANBUL adresinde yapılan kontrollerde davalı/borçlunun kaçak elektrik kullandığının tespit edildiğini ve hakkında 19.11.2021 tarihinde ... 19.01.2022 tarihinde ... 06.01.2022 tarihinde ..., 15.12.2021 tarihinde ... numaralı kaçak usulsüz elektrik tüketim tespit tutanakları ile kayıt altına alındığını, dava dilekçesi ekinde sundukları tutanaklardan 19.11.2021 tarihli tutanakla" Perakende satış sözleşmesi ikili anlaşma olmadan tüketim yaptığınız tespit edilmiştir." olarak kullanım şeklinin açıklandığı ve aynı tarihte mühürleme tutanağı da tutulduğu, yapılan itirazın hiçbir hukuki dayanağı olmamakla birlikte müvekkili şirketçe yapılan tüm işlemlerin usul ve yasaya uygun olduğu, izah edilen nedenlerden anlaşılacağı üzere davalının kaçak olarak tükettiği elektrik bedelini ödemediği gibi yapılan icra takibine de itiraz ederek takibin durmasına sebebiyet verdiğini, İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosyası ile yapılan takibe yönelik davalı-borçlunun haksız ve yersiz itirazının iptali ile asıl alacağa uygulanacak % 19,20 yıllık 6183 sayılı yasa gereği değişecek oranlar üzerinden gecikme zammı, işbu gecikme faizi tutarına işleyecek % 18 Katma Değer Vergisi ile birlikte takibin devamına, davalının % 20'den az olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; tüketicinin (yani mesken ya da işyeri maliklerinin) mevzuata uygun şekilde elektrik enerjisinden faydalanabilmesi için, öncelikle hizmeti sunan firma ile bu hususta bir sözleşme imzalaması ve sözleşmenin yüklediği edimleri ifa etmesi gerektiğini, borçlu-müvekkilinin de bu uygulamaya uygun olarak; ... A.Ş. ile Elektrik Enerjisi Satış Sözleşmesi imzaladığı, ... numaralı sözleşme hesabı ile bu sözleşme uyarınca yatırılması gereken harç, ücret ve teminatları ödeyerek bu şekilde elektrik enerjisinden faydalanmaya başladığını, borçlu-müvekkili ile ... A.Ş. arasında mevzuata uygun bir sözleşme bulunmasına karşın; ... A.Ş., borçlu-müvekkili ile arasındaki eski uyuşmazlıklardan dolayı borçlu-müvekkilin mevzuata uygun tüketimini kaçak tüketim olarak değerlendirdiği ve bu doğrultuda işlem yaptıklarını, taraflar arasında hukuken geçerli bir sözleşme bulunmasına karşın borçlu-müvekkilinin elektrik enerjisinden faydalanmasının kaçak (yasadışı) olarak değerlendirilmesi ve buna göre hakkında kaçak bedeli tahakkuk ettirilmesinin yasaya ve hakkaniyete uygun olmadığını, uyuşmazlık konusunun mahkemenin görev alanına girmediğinden mahkemenin görevsizliğine ve dosyanın görevli ve yetkili İstanbul Anadolu Tüketici Mahkemesi'ne gönderilmesine; haksız, gerçeklerle bağdaşmayan ve yasal koşulları gerçekleşmeyen davanın reddine, davacının haksız icra inkar tazminatı talebinin reddine, takibinde haksız ve kötü niyetli olan alacaklının, takip konusu alacağın % 20’sinden az olmamak üzere tazminata mahkûm edilmesini talep etmiştir. Mahkeme,davacının kaçak elektrik kullanıldığından bahisle davalı aleyhine icra takibi başlattığı davanın itirazı üzerine itirazın iptali davası açıldığı, 21.01.2023 tarihli bilirkişi raporuna göre, davacının 19.01.2022,15.12.2021, 06.01.2022, 19.11.2021 tarihleri toplam 4 adet kaçak elektrik tespit tutanağına dayandığı,19.01.2022,15.12.2021, 06.01.2022, tarihli tespitlerde davalı ile davacı arasındaki abonelik sözleşmesinin yürürlükte olduğu, dolayısıyla bu tutanaklar sebebiyle sorumlu tutulamayacağı, 19.01.2021 tarihli ilk kaçak elektrik kullanımı tespitinden sorumlu tutulabilmesi için ise, bu tarihten önce 25.08.2021 tarihinde ödenmeyen fatura borçları sebebiyle fesihten kesme durumuna çekilen tesisat üzerinde elektriğin kesildiğini ve sayacın mühürlendiğini gösteren belgenin sunulması gerektiği, ancak buna ilişkin bir belge sunulamadığı gibi söz konusu tesisat üzerinde elektriğin kesildiği ve sayacın mühürlendiğini gösteren ilk belgenin de 19.11.2021 tarihli tespit tarihi olduğu, dolayısıyla 25.08.2021 tarihinde fesihten kesme durumuna çekilen tesisat üzerinde elektriğin kesilmesi için tedarikçi ... tarafından iş emri açılması gerektiği, ancak dağıtım şirketi davacı tarafından elektriğin hiç kesilmediği ve sayacın mühürlenmediği ve üçü de perakende satış sözleşmesiz elektrik kullanımı yapılması tespitine dayandırılan ilk ikisi dava konusu olmayan 28.08.2021, 02.11.2021 ve 19.11.2021 tarihlerinde elektriğin kesik durumda olmadığı için ödenmeyen fatura borçları sebebiyle elektriğin kesilmesi gerekirken kesilemeyen tesisat üzerinde düzenlenen bu tutanakların hiçbirinin kaçak elektrik kullanımı olarak değerlendirilemeyeceği gerekçesi ile;"Davacının davasının reddine" karar vermiştir.Kararı davacı vekili istinaf etmiştir.
İstinaf dilekçesinde; ilk derece mahkemesince usul ve yasaya aykırı bir şekilde tahkikat aşamasının sonlandırıldığını, mahkemenin hükmünü oluştururken tahkikat aşamasının bitirilerek sözlü yargılama aşamasına geçileceğini taraflara tefhim veya tebliğ etmediğini,. bahse konu kaçak elektrik tespit tutanaklarının aksi ispat edilinceye kadar geçerli olan belgelerden olup davalının kaçak elektrik kullandığı iddialarının ispatı niteliğinde olduğunu,davalının enerjisi en önce 07.06.2021 tarihinde kesilmiş olup, yükümlülükler yerine getirilmeden açılarak kullanıldığı için de ekteki belgelerden anlaşılacağı üzere dava konusu tutanak tarihinden önce bir çok kez kaçak işlemi yapıldığını (ek- kaçak elektrik tüketimi tespit tutanakları ve borç nedeniyle kesme mühürleme tutanağı), sözleşmenin feshedilmesi ve buna bağlı enerji kesme işlemi yapılmasından bağımsız olarak 25.08.2021 tarihinde ... nolu tesisatın enerjisinin zaten kesik olduğunu,enerjinin kesik olduğu bir tesisatta dağıtım şirketinin tekrar kesmeye gitmesinin beklenmemesi gerekiğini,ayrıca, yeniden perakende satış sözleşmesi imzalanmış olması karşısında tüketicinin elektriğinin yasal olarak açılabilmesi için, dağıtım şirketine karşı yükümlülüklerin de yerine getirilmiş olması gerektiğini, kaçak tüketimden kaynaklı borçlar ödenmediği için böyle bir durumdan bahsedilemeyeceğini,sonuç olarak, “19.01.2022,15.12.2021, 06.01.2022, tarihli tespitlerde davalı ile davacı arasındaki abonelik sözleşmesinin yürürlükte olduğu” gibi bir gerekçe ile bazı kaçak tutanaklarının geçersiz sayılmasının da yasal dayanağı bulunmadığını, dava dilekçesinde açık surette delil olarak dayandıkları ve yargılama esnasında da vazgeçmedikleri tutanak mümzilerinin tanık anlatımları ile keşif delillerine başvurulmaksızın yerel mahkemece sonuca varıldığının görüldüğünü,delillerin tamamına başvurmaksızın sonuca ulaşmasının da yine yüksek mahkeme kararları uyarınca bozmayı gerektirdiğini belirterek davanın kabulüne karar verilmesi için kararın kaldırılmasını talep etmiştir.6100 sayılı HMK'nun 355 md gereğince, istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan incelemeye göre; Dava, kaçak tahakkuk bedellerinin tahsiline yönelik yapılan takibe karşı itirazın iptali talebine ilişkindir.İstanbul Anadolu .... İcra Dairesinin ... Esas sayılı takipte davacı alacaklı tarafından davalı borçlu hakkında kaçak tahakkukları nedeniyle asıl alacak ve gecikme zammı ile KDV olmak üzere toplam 105.872,22 TLnın tahsiline yönelik yapılan ilamsız takibin itiraz üzerine durdurulduğu belirlenmiştir. Alınan bilirkişi raporunda; dava dışı ... tarafından sunulan bilgi ve belgelere göre, dava konusu olan kaçak elektrik kullanımı tespitlerinden 15.12.2021, 06.01.2022 ve 19.01.2022 tarihli tespit tarihlerinde davalı ile ... arasındaki abonelik sözleşmesinin yürürlükte olduğu anlaşılmakla, bu üç tutanak için kaçak elektrik kullanımından bahsedilemeyeceği ve davalının 15.12.2021, 06.01.2022 ve 19.01.2022 tarihli kaçak elektrik kullanımı tespitlerinden zaten sorumlu tutulamayacağı, 19.01.2022 tarihli ilk kaçak elektrik kullanımı tespitinden sorumlu tutulabilmesi için ise, bu tarihten önce 25.08.2021 tarihinde ödenmeyen fatura borçları sebebiyle fesihten kesme durumuna çekilen tesisat üzerinde elektriğin kesildiğini ve sayacın mühürlendiğini gösteren belgenin sunulması gerektiği, ancak buna ilişkin bir belge sunulamadığı gibi söz konusu tesisat üzerinde elektriğin kesildiği ve sayacın mühürlendiğini gösteren ilk belgenin de 19.11.2021 tarihli tespit tarihi olduğu, ,dolayısıyla 25.08.2021 tarihinde fesihten kesme durumuna çekilen tesisat üzerinde elektriğin kesilmesi için belki de tedarikçi ... tarafından iş emri açıldığı ancak dağıtım şirketi davacı tarafından elektriğin hiç kesilmediği ve sayacın mühürlenmediği, 28.08.2021 tarihli tutanaktaki kaçak kullanım şeklinin de perakende satış sözleşmesiz elektrik kullanımı yapılması tespitine dayandırılmasının bu çıkarımı çok güçlendirdiği ve üçü de perakende satış sözleşmesiz elektrik kullanımı yapılması tespitine dayandırılan ilk ikisi dava konusu olmayan 28.08.2021, 02.11.2021 ve 19.11.2021 tarihlerinde elektriğin kesik durumda olmadığı için ödenmeyen fatura borçları sebebiyle elektriğin kesilmesi gerekirken kesilemeyen tesisat üzerinde düzenlenen bu tutanakların hiçbirinin kaçak elektrik kullanımı olarak değerlendirilemeyeceği belirtilmiştir.Bu durumda davalının abone olduğu dönemde davacının sözleşmesiz kaçak elektrik kullandığı davacı tarafça ispat edilemediği gibi,söz konusu tesisatta elektriğin kesildiği de ispatlanamamıştır.Kaçak tespit tutanaklarının, kaçak elektrik kullanan suç failini açıkça belirtir ve doğru tespitlere yönelik düzenlenmesi, bundan sonra aksinin sabit oluncaya kadar geçerli olduğu değerlendirilebilecektir.Bu durumda kaçak tespit tutanaklarının, kaçak elektrik kullanan suç failini açıkça belirtir ve doğru tespitlere yönelik düzenlenmesi halinde bundan sonra değerlendirilebilecektir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 204. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca; "İlgililerin beyanına dayanılarak noterlerin tasdik ettikleri senetlerle diğer yetkili memurların görevleri içinde usulüne uygun olarak düzenledikleri belgeler, aksi ispatlanıncaya kadar kesin delil sayılırlar. Özel hukuk tüzel kişisi olan şirkette hizmet akdiyle çalışan görevliler tarafından düzenlenen kaçak tespit tutanaklarının, 6100 sayılı Kanun'un 204 üncü maddesinin ikinci fıkrasında sayılan belgelerden olmadığı tartışmasızdır. Eş söyleyişle, kaçak elektrik tutanağı, aksi sabit oluncaya kadar geçerli belgelerden değildir ( Y.3.HD 2021/4894 E., 2021/10580 K.; 2022/8164 E-2023/954 sayılı ilamları da aynı yöndedir.). Somut olayda, özel hukuk tüzel kişisi olan şirket tarafından düzenlenen kaçak elektrik tespit tutanakları ve bu tutanaklara dayalı tahakkuk ettirilen faturalar nedeniyle takibe konu ve ayrıca bir kısmı ödenen kaçak tahakkuka dair alacağın davacı tarafça ispatlanamadığı açıktır.Bilirkişi raporu taraf,mahkeme ve Yargıtay denetimine elverişli bulunmuştur. Kaldı ki sözlü yargılamaya riayet edilerek tahkikata son verildiği ve taraf vekillerinin son beyanlarının da alındığı anlaşılmıştır.Mahkemenin kararı usul ve hukuka uygun görülmüştür. Bu itibarla, ilk derece mahkemesince verilen kararda mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesi bakımından usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre davacının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine karar verilmesi gerekmiştir.
K A R A R: Yukarıda açıklanan nedenlerle;Davacının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine,Alınması gereken 269,85 TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 179,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 89,95 TL'nin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına,İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa karar kesin olmakla istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine,Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 21/12/2023
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:54:15