SoorglaÜcretsiz Dene

Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2024/2181

Karar No

2024/2074

Karar Tarihi

9 Eylül 2024

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

2. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2024/2181

KARAR NO: 2024/2074

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi

TARİHİ: 17/05/2024

NUMARASI: 2024/133 (Derdest)

DAVANIN KONUSU: Tapu İptali ve Tescil (Satın Almaya Dayalı)

DAVA TARİHİ: 22/02/2024

KARAR TARİHİ: 09/09/2024

KARAR

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; görülen yargılama neticesinde müteveffa ...'nun, ...'nın babası olduğunun tespit edildiğini, Davacının müteveffa ...'nun yasal mirasçısı olması nedeniyle davalı ...'inde hissedar olduğunu, söz konusu mirasçıların davalı ... Ticaret A.Ş.'ye ortak olarak kendilerini yönetim kurulu üyesi atayarak şirkete ait bütün taşınmazların, araçların ve banka hesapları da kontrol altına aldıklarını, muris ... adına kayıtlı taşınmazları ve araçları, murisin vefatından hemen sonra hızlı bir şekilde öncelikle kendi üzerine intikal ettirdiklerini ve devamında muvazaalı işlemlerle bulunarak üçüncü kişilere devrettiklerini, dava dışı ..., ..., ... ve ... tarafından muvazaalı işlemlerde bulunarak Muris ...'nun terekesine konu malların kaçırıldığını, kısa süre içerisinde taşınmazın birden fazla kez devredilmesinin hayatın olağan akışına aykırı olup yapılan işlemlerin muvazaalı olduğunun kabul edildiğini, söz konusu dosya kapsamında tanzim edilen 03/09/2023 tarihli bilirkişi raporunda, taşınmazın devredildiği 21/12/2017 tarihi itibariyle değerinin 550.000,00 TL olarak tespit edildiğini, murisin vefatının hemen akabinde dava dışı ... ve ...'nun sadece 1 ay içerisinde 13 adet taşınmaz, hem kendileri hem de birbirleriyle akrabalık ve arkadaşlığı bulunan kişilere devredilmesi hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, mal kaçırmak ve davacının miras payından yoksun bırakmak amacıyla dava konusu taşınmazı muvazaalı bir şekilde diğer davalı ...'e gerçek değerinin altında devrettiğini, ...'ın yargılama masraflarını karşılayacak durumu bulunmaması nedeniyle Mahkemece adli yardım taleplerinin kabulüne ve yargılama boyunca davacı müvekkilin yargılama gideri ve harçlardan muaf tutulmasına karar verilmesini, ...'ın üzerine kayıtlı herhangi bir taşınmaz ve araç bulunmamakla beraber aylık bir geliri veya kendisine bağlanmış maaşının da bulunmadığını, bu nedenlerle dava konusu taşınmazın 3. kişilere devir ve temlikinin önüne geçilmesi amacıyla teminatsız olarak ihtiyati tedbir uygulanmasını, her türlü yargılama gideri ile vekâlet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini dava ve talep etmiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının küçük ...'ı temsilen ... tarafından müvekkil şirket aleyhinde huzurdaki tapu iptal tescil davası açıldığını, haksız ve hukuka aykırı açılan işbu davanın reddi gerektiğini, davacının tamamen soyut iddialarda bulunduğunu ve dosyaya bu iddiasını destekleyen hiçbir delil sunamadığını, davacı yanın dilekçesinde veraset ilamı almayı bir kusurmuş gibi göstermelerinin abesle iştigal olduğunu, murisin vefat ettiğinde yasal mirasçılarına yüklü miktarda borç kaldığını, şahsi malvarlıkları tehlikeye giren yasal mirasçıların muristen intikal eden taşınmazları ve bazı şahsi taşınmazlarını satarak oluşturdukları finansla murisin tüm borçlarını ödediklerini, murisin vefatı tarihinde davalı şirketin fibabanka olan kredi borcunun fibabanka'dan sorulmasını talep ettiklerini, davalı şirket yetkilisinin dava konusu taşınmazı borca batık bir tereke devralmasından dolayı ekonomik olarak girdiği sıkıntı sebebiyle ihtiyacından dolayı sattığını, yasal mirasçının taşınmazı sattığında muris babanın tek çocuğu olduğunu, bu durumda davalı şirket yetkilisi mirasçının yaptığı satışı, varlığından haberdar olmadığı nı ve halen de müteveffa babası ile arasında soybağı kurulmamış olan küçükten mal kaçırmak ve onu miras hakkından yoksun bırakmak amacıyla yaptığından bahsedilmesinin mümkün olmadığını, davacının huzurdaki davaya konu taşınmazın muvazaalı olarak satıldığı iddiasının gerçeği yansıtmayan mesnetsiz ve soyut iddialardan ibaret olduğunu, mahkemece adli yardım talebinin kabul edilmediğini, adli yardım talebinin kabulü için davacının üzerine mülkiyetinin bulunmamasının yeterli olmayıp gelirinin olmaması gerektiğini, davacı tarafından ikame edilen iş bu davalarda davacının hukuki yararı da bulunmamakta ve usul ekonomisine de aykırılık oluşturduğunu, davaya konu taşınmazın satışının muvazaalı olduğundan bahsetmenin mümkün olmadığını, bu nedenlerle davacının adli yardım talebinin reddine, soyut ve mesnetsiz iddialarla açılan davanın reddine, yargılama ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... Dış Tic. Ltd. Şti vekili cevap dilekçesinde özetle; taraflar arasındaki boşanma davası sonucunda pek çok taşınmazın devrinin yapıldığını, davalı şirkete ait taşınmazın da bunlardan bir tanesi olduğunu, davaya konu taşınmazın davalı müvekkil şirket tarafından satın alındığında üzerinde diğer davalı ... Şirketinin ... lehine verdiği 7.000.000 TL ipoteği olduğunu, davalı müvekkil şirketin taşınmazı kredi borcu ile satın aldıktan sonra ...ya diğer davalı ... şirketi hesabına yaptığı ödemelerle, davalı ... şirketi ilgili bankaya olan kredi geri ödeme borcunun ödendiğini, davalı müvekkil şirketin davaya konu taşınmazı bedelini ödeyerek satın aldığını, ödemelerin banka havalesi ile yapıldığını, Davalı ... şirketi tarafından davalı ... şirketine havale yoluyla gönderilen ödemeler ile .. tarafından davalı ... şirketinin kredi borcunun kapatıldığını, davaya konu taşınmazı mirasçının kayınpederinin sahibi olduğu şirket olan davalı şirket ...'nın satın almasını muvazaalı göstermeye çalışmasının abesle iştigal olduğunu, huzurdaki davada muvazaa şartlarının oluşmadığını, davalı müvekkil şirketin dava konusu taşınmazı kredi borcu bittikten sonra satmadığını, taşınmazın halen müvekkil şirketin mülkiyetinde olduğunu, ancak davacı tarafın dava dilekçesinde yalnızca gerçek dışı iddia ve ithamlarda bulunduğunu, davalı müvekkil şirketin muvazaa yaptığını gösterir herhangi bir delil sunamadığını, huzurdaki davanın hak düşürücü süre geçtikten sonra açıldığını, mahkemece yapılan keşfin savunma hakları kısıtlandığından keşfe itiraz ettiklerini, dava konusu taşınmaz üzerinde ihtiyati tedbirin tesisi ileride telafisi mümkün olmayan zararlara yol açacağından davacının kötüniyetli olduğunu ve davacı tarafın dava dilekçesinde kesin bir delil bulunmadığı da gözönüne alınarak öncelikle ihtiyati tedbirin kaldırılması gerektiğini, mahkemece 23.02.2024 tarihli ara kararıyla, yeteri kadar araştırmadan davacının adli yardım talebini kabul ettiğini, davacı yanın HMK 394 maddesinde öngörüldüğü şekilde adli yardım talebini haklı gösterecek yeterli delil ve belge sunmadığı halde, muhtarlıktan hiç bir araştırma yapılmadan neredeyse isteyen herkese verilen fakirlik belgesi sunarak yargılama giderinden muaf olduğunu, bu nedenlerle tüm anlatılanlar doğrultusunda her bakımdan haksız ve hukuki mesnetten yoksun davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ'NİN 17/05/2024 TARİHLİ ARA KARARI: Mahkemece; ".BAM 2. HD nin ..İlk derece mahkemesince tüm delillerin değerlendirildiği, tartışıldığı, kabul ve reddediliş sebeplerinin gerekçeleriyle açıklandığı, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu, kamu düzenine aykırılık teşkil eden bir hususa da rastlanmadığı anlaşıldığından davalı vekilinin istinaf başvurusunun 353/1-b/1 maddesi gereği kesin olmak üzere aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. " şeklindeki gerekçelerin ışığında davalı bankanın itirazlarının yerinde olmadığı anlaşılmakla davalı ... Bankası A.Ş. vekilinin itirazlarının reddine" şeklinde karar verilmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı ... Ticaret Ltd. Şti. vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın diğer davalı ... San. Ve Tic. AŞ'ye ait iken müvekkil şirkete satıldığını, ihtiyati tedbir talebi değerlendirilirken taraflar arasındaki menfaat dengesini gözetmesi gerektiğini, diğer davalı ile müvekkil şirket arasındaki satışın gerçek bir satış işlemi olduğunu, davalı müvekkil şirketin taşınmazı kredi borcu ile satın aldıktan sonra ...ya diğer davalı ... şirketi hesabına yaptığı ödemelerle davalı ... şirketi ilgili bankaya olan kredi geri ödeme borcunun ödendiğini, davalı müvekkil şirketin davaya konu taşınmazı bedelini ödeyerek satın aldığını, ödemelerin banka havalesi ile yapıldığını, davalı ... şirketi tarafından davalı ... şirketine havale yoluyla gönderilen ödemeler ile ... tarafından davalı ... şirketinin kredi borcunun kapatıldığını, müvekkilin taşınmazı üzerinde banka ipoteği ile birlikte satın aldığını, satış bedelini ve kredi borçlarını ayrı ayrı banka havalesi yoluyla ... Şirketinin banka hesabına ödeyerek satın aldığını, müvekkil şirket ve diğer davalı arasındaki işlemin gerçek bir satış işlemi olup taraflar arasında muvazaa yapıldığını gösterir hiçbir delil bulunmamakla birlikte muvazaa olduğu kanaatini uyandıracak emare bulunmadığını, yerel mahkemenin tedbirin, açık ve somut olarak hangi sebebe ve delillere dayandığını açıklayamadığını, taşınmaz üzerine teminatsız şekilde ihtiyati tedbir konulmasına karar verilmesinin hatalı olup, davalının mülkiyet hakkının sağladığı yetkileri gereği gibi kullanmasını önlediğini, bu nedenlerle İDMce verilen 17.05.2024 tarihli ara kararının kaldırılmasını talep etmiştir. Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; huzurdaki davada dava konusu taşınmaz üzerine ihtiyati tedbir konulmasına ilişkin kararın usule ve yasaya uygun olduğunu, Davalı tarafından ileri sürülen iddiaların ise tamamen gerçek dışı olup, maddi vakıalarla örtüşmediğini, davalıların dayanaksız, gerçek dışı iddialara dayalı istinaf taleplerinin reddi gerektiğini ve talep olunduğunu, davalı ... Ltd. Şti. tarafından 6100 sayılı HMK'nın 394/2 maddesi uyarınca 1 hafta içerisinde ihtiyati tedbire itiraz edilmemiş olunması sebebiyle söz konusu kararın kesinleştiğini, bu sebeple davalı şirketin istinaf başvurusunun usulden reddine karar verilmesi talep edildiğini, söz konusu mirasçıların davalı ... Ticaret A.Ş.'ye ortak olarak kendilerini yönetim kurulu üyesi atayarak şirkete ait bütün taşınmazların, araçların ve banka hesaplarının kontrol altına alındığını, muris ... adına kayıtlı taşınmazları ve araçları, murisin vefatından hemen sonra hızlı bir şekilde öncelikle kendi üzerine intikal ettirdiklerini ve devamında muvazaalı işlemlerle bulunarak üçüncü kişilere devrettiklerini, yapılan işlemlerin açıkça muvazaalı olduğunu ve tereke konusu malların kaçırıldığını net bir şekilde ortaya koyduğunu, murisin terekesine ait olan hem dava konusu taşınmazın hem de dava dışı taşınmazların, hem gerçek değerinin altında çok düşük bir bedelle alınmasının hem de kısa bir süre içerisinde devredilmesinin hayatın olağan akışına uygun olmadığı gibi açıkça yapılan işlemlerin muvazaalı olduğunu ve tereke konusu malların kaçırıldığının izah gerektirmeyecek kadar açık ve net olduğunu, Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarının da bu doğrultuda olduğunu, müvekkilin hakkına ulaşmasının imkansız hale gelmesinin engellenmesi amacıyla usule ve yasaya uygun ilk derece mahkemesi tarafından kurulan 17/05/2024 tarihli ara karara karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine karar verilmesi gerektiğini, Davalı ... Ltd. Şti.'nin istinaf başvurusunun usulden reddini, aksi takdirde Davalı ... Ltd. Şti.'nin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLER: Tüm dosya kapsamı.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: HMK'nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak, istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede;Dava, ketmi verese ve yolsuz tescil iddiasına dayalı tapu iptal ve tescil istemine ilişkindir.Mahkemece 23/02/2024 tarihli ara kararı ile dava konusu taşınmaza teminatsız ihtiyati tedbir uygulandığı, davalı tarafça yapılan itiraz üzerine tedbirin 09/05/2024 tarihli duruşmada değerlendirme yapıldığı ve itirazın reddine ilişkin yukarıda içeriği açıklanan gerekçenin yazıldığı görülmüştür. 6100 sayılı HMK'nun 341/1. maddesi uyarınca ilk derece mahkemelerinden verilen nihai kararlar ile ihtiyatı tedbir ve ihtiyati haciz taleplerinin reddi ve bu taleplerin kabulü halinde itiraz üzerine verilecek kararlara karşı istinaf yoluna başvurulabilir.Bilindiği ve öğretide de kabul edildiği üzere ihtiyatî tedbir "kesin hükme kadar devam eden yargılama boyunca davacı veya davalının dava konusu ile İlgili olarak hukuki durumunda meydana gelebilecek zararlara karşı ön görülmüş geçici nitelikte geniş veya sınırlı olabilen hukuki korumadır" şeklinde tarif edilmiştir. Anılan tariften de anlaşılacağı üzere ihtiyati tedbîr diğer fonksiyonları yanında davanın devamı sırasında ve verilecek hükmün kesinleşmesine kadar olan süreç içerisinde dava konusu mal ve hak üzerinde yeni bir takım uyuşmazlıkların çıkmasını da önleyici niteliği itibariyle geçici bir hukuki korumadır.6100 sayılı HMK'nun 389,maddesi başlığında düzenlenen ve geçici hukuki korumalar olarak vasıflandırılmış ihtiyati tedbir müessesesi ile ilgili aynı maddenin 1.fıkrasında "mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir" şeklinde şartları belirtildikten sonra takip eden maddelerde bu konudaki talep verilecek karar ve içereceği hususlar, teminat, kararın uygulanmaması... gibi sair hususlarda tereddüte yer bırakmayacak şekilde takip edilmesi ve yapılması gerekli usul ve prosedür gösterilmiştir.İhtiyati tedbir kararının kapsamı belirlenirken iki tarafın hak ve yarar dengesinin gözetilmesi gerekir.HMK 392. madde uyarınca ihtiyati tedbir isteyen haksız çıktığı takdirde karşı tarafın ve üçüncü kişilerin uğrayacakları olası zararları karşılayacak bir teminat göstermek zorundadır. Ancak talebin resmi belgeye veya başkaca bir kesin delile dayanması veya durum ve koşulların gerektirdiği hallerde hakim teminat alınmamasına da karar verebilir.Dava konusu uyuşmazlıkta davacının ilk talebi taşınmazın aynına ilişkindir. Ayna ilişkin uyuşmazlıklarda taşınmazın yargılama sırasında el değiştirmesi durumunda giderilmesi güç zararlar ve yeni uyuşmazlıklar doğacağı kuvvetli bir olasılıktır. Bu nedenle mahkemece tedbir kararı verilmesi ve itirazın reddine yönelik ara karar dosya kapsamına uygun bulunmuştur.Davacının mirasçılık sıfatını belirleyen resmi nitelikte mahkeme ilamlarına, nüfus ve tapu kayıtlarına dayanması nedeni ile teminat alınmaması yönünde yapılan değerlendirme de yerinde görülmüştür.Davalının murisin borçlarının ödendiği ve diğer savunmalarının yargılama sonucu belirlenebilecek nitelikte olması ihtiyati tedbirin ise davanın başında değerlendirilecek bir koruma önlemi olması nedeni ile bu aşamada itirazlarının yerinde olmadığı ve istinaf itirazlarının reddi gerektiği kanısına varılmıştır. İlk derece mahkemesince tüm delillerin değerlendirilip tartışıldığı, kabul ve reddediliş sebeplerinin gerekçeleriyle açıklandığı, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu, kamu düzenine aykırılık teşkil eden bir hususa da rastlanmadığı anlaşıldığından davalı ... Ticaret Ltd. Şti. vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b/1 bendi gereğince esastan reddine kesin olmak üzere karar verilerek aşağıdaki gibi hüküm kurmak gerekmiştir.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle: 1-İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2024/133 Esas sayılı dosyasında verilen 17/05/2024 tarihli ara kararına yönelik davalı ... Ticaret Ltd. Şti. vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 gereğince esastan REDDİNE, 2-İstinaf başvurusu reddedildiğinden; alınması gereken 427,60 TL harç peşin alındığından, başkaca harç alınmasına yer olmadığına, 3-Davalı ... Ticaret Ltd. Şti. vekili tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından taraflar yararına istinaf vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, HMK'nın 353/a maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan incelemede HMK'nın 391/3. maddesi gereği kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.09/09/2024

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

davanınsürülen(SatınTapukonusutaraflarıntarihliİptaliAlmayaözetisavunmalarınınDayalı)kararistinafreddinedereceistanbuldeğerlendirilmesigerekçesebeplerimahkemesi'ninvekararıdelillerileridelillerinTesciliddianumarasımahkemesihüküm

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:34:32

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim