SoorglaÜcretsiz Dene

Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2024/1093

Karar No

2024/1661

Karar Tarihi

9 Temmuz 2024

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

19. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2024/1093

KARAR NO: 2024/1661

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 21/02/2024

NUMARASI: 2023/369 Esas - 2024/140 Karar

DAVANIN KONUSU: Tazminat

KARAR TARİHİ: 09/07/2024

İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 21/02/2024 tarihli, 2023/369 Esas, 2024/140 Karar sayılı dosyasında verilen karar istinaf incelemesi için dairemize tevzi edilmekle Dairemiz yukarıda belirtilen esas sırasına kaydı yapıldı. Dosya incelendi. Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, Müvekkillerinin müteveffa babalarının davalı ile yapmış olduğu kredi sözleşmesine bağlantılı olarak yapılan ... Sigortasından doğan yükümlülüklerini yerine getirmemesi nedeniyle, mahrum kaldıkları sigorta teminatından kaynaklanan haklarına istinaden, bir belirsiz alacak talebi olarak, fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000.-TL'nin yasal faizi ile birlikte tahsilini talep ettiği, dava ikame edilmeden önce yürürlükteki mevzuat uyarınca arabuluculuk makamına başvurulduğu, tarafların bu görüşmelerde anlaşamadıklarını, yetkili arabulucu tarafından gerçekleştirilen müzakere görüşmelerinin olumsuz sonuçlandığı, davalı ile müvekkillerinin babası müteveffa ... ile ... A.Ş. Denizcilik Ticari Merkez Şubesinden kullanılan bir ticari kredi, müvekkillerinin murisi tarafından ticari veya mesleki amaçlarla imzalanmış olmakla, TTK nazarında bir mutlak ticari iş olduğundan davanın bu mahkemede ikame edildiği, davaya konu kredinin kullanıldığı Banka Genel Merkezi İstanbul/Esentepe adresinde bulunduğundan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (“HMK”) 6. maddesi uyarınca dava bakımından İstanbul Merkez Mahkemelerinin yetkili olduğu, davaya konu alacak miktarı mirasçı sıfatıyla hak sahibi olan müvekkillerince bilinmediği, bilinebilecek durumda bulunmadığı kredi sözleşmesinin ne oranda ifa edildiği, ne kadar ödeme yapıldığı ve vefat tarihinde kapama bakiyesinin ne olduğu vb. hususlarda müvekkillerinin bilgi sahibi olmadığı, davalı banka tarafından da gerek arabuluculuk öncesinde gerekse arabuluculuk sürecinde herhangi bir bilgi verilmediği, bu nedenle davanın HMK m.107 gereği bir “belirsiz alacak davası” olarak ikame edildiği, davacı müvekkillerinin, davalı Banka ile davaya konu Kredi Sözleşmesini imzalayan müteveffa ...'ın eşi ve çocukları olduğu, müteveffa ...'ın davalı ... A.Ş. ile yapmış olduğu Kredi Sözleşmesi ile bağlantılı olmak üzere banka tarafından verilecek olan kredinin ön koşulu olarak müvekkilin Hayat Sigortası yaptırması istenildiği, her ne kadar bireysel kredi kullanımlarında kanunen tüketiciye Kredi Sözleşmesi imzalayabilmesi için hayat sigortası yaptırma zorunluluğu getirilmemişse de sözleşmelerde hâkim konumda olan bankalar, yüksek miktarlı kredi talep eden müşterileri ile imzaladıkları sözleşmelerin teminatı olabilmesi amacıyla hayat sigortası yapılmadığı durumlarda kredi vermediği, bankaların bizzat hayat sigortası yapmasa da iştirakleri veya anlaşmalı oldukları kurumlar ile kredi kullanacak müşteri arasında sözleşmelere aracılık ettiği, müvekkillerinin murisi ..., ...'tan kullandığı ticari krediye istinaden davalı bankanın talebi ve aracılığı ile kredinin teminatı olarak dava dışı bir sigorta şirketi (... A.Ş.) ile Nisan 2009 başlangıçlı bir hayat sigortası poliçesi akdettiği, bu poliçenin süresinin Nisan 2011'de sona ermesine rağmen hayat sigortası poliçesinin yenilenmediği,14.07.2011 yılında krediyi kullanan muris ...'ın vefatı üzerine kalan kredi borcunu ödeme yükümü ile karşı karşıya kalan mirasçı müvekkillerinin, bir sigorta teminatı olması gerektiğini düşünmediklerinden davalı bankaya ödeme yapmak mecburiyetinde kaldığını, ...'ın ölümünden önce ve fakat kredi sözleşmesi yürürlükteyken, bireysel kredi sağlayan davalı bankanın, bireysel kredilerle bağlantılı sigortalar uygulama esasları yönetmeliği m.12 uyarınca “... Sigortası poliçesinin yenilenmesine ilişkin kredi kullanan kişiye bildirimde bulunma yükümlülüğü” olduğu, davalı bankanın bu yükümlülüğü yerine getirmemesi nedeniyle poliçenin yenilenmediği, müteveffa ...'ın mirasçısı müvekkillerinin günün sonunda sigorta teminatından mahrum kaldığı ve davalı bankaya ödeme yaparak mağdur olduğu, tüm bu nedenlerle, davanın kabulüne, müvekkillerinin ödemek zorunda kaldığı bedele istinaden fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla ve bir belirsiz alacak talebi olarak, şimdilik 10.000,-TL'nin yasal faiziyle birlikte davalı bankadan tahsiline, tüm yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davada davacıların murisinin 14.07.2011 tarihinde vefat ettiği, davacıların iki yıllık zamanaşımı süresi dolduktan sonra 10.09.2021 tarihinde dava açtığı, dava tarihi itibari ile 6762 Sayılı TTK'nın 1268. maddesinde öngörülen 2 yıllık zamanaşımı süresi dolduğu, bu nedenle davanın reddine karar verilmesi gerektiği, murisin müvekkili bankadan hayat sigortası/ferdi kaza sigortası yaptırmak suretiyle kullandığı tüm krediler vefat tarihinden önce kapandığı, vefat tarihinde devam eden kredisinde ise bankaların kredi kullandırdığı sırada hayat sigortası/ferdi kaza sigortası yaptırmasına yönelik bir zorunluluk olmadığı, murise herhangi bir sigorta yapılmadığı, müvekkili bankanın ... sigortasının yenilenmemesinden kaynaklı bir sorumluluğu olmadığı, mahkeme heyeti tarafından dava dilekçesinde yer alan talepler arası çelişki tensip zaptında belirtilerek davacılardan 2 haftalık kesin süre içerisinde taleplerinin belirlenmesi istenildiği, ancak davacı tarafça sayın Mahkeme'ye 11.10.2021 tarihinde sunulan beyan dilekçesinde dava nedeniyle talep olunan şey belirlenmediği, taleplerini 2 haftalık süre içerisinde netleştiremeyen davacıların davasının reddini talep ettikleri, davacıların taleplerini netleştirdikleri taktirde; müvekkil bankaya ödemek zorunda kaldıkları tutarı talep ettiklerinde işbu tutarın kendilerince ödenmiş olduğundan belirsiz alacak davası olarak açılmasında tarafların herhangi bir hukuki yararı bulunmadığı Mahkeme ara kararıyla davanın kısmi dava olarak devam edileceğinin belirtilmesi gerektiği, dava dilekçesi ve eklerinde yapılan inceleme ile dava dilekçesinde iddialarını ispat edebilecek herhangi bir delilin bulunmadığı davacıya iddialarını ispat edebileceği delilleri sunması için kesin süre verilmesini, kesin süre içerisinde davacının iddialarını ispat edememesi halinde davanın reddine karar verilmesini, ülkemizde faaliyet gösteren tüm bankaların regülasyon denetimi altında olduğu, özel veya kamu bankası olmaları farketmeksizin BDDK'ya bağlı olduğu, BDDK denetimi altında bulunan hiç bir bankanın müşterilerine "Hayat Sigortası" yaptırmasının zorunluluk teşkil ettiğine veya biten kredilerine ilişkin sigorta poliçelerinin yenilenmesine ilişkin bankaların bildirimde bulunma yükümlülüğü olacağı varsayılan herhangi bir düzenleme mevcut olmadığı bankaların müşterilerine hayat sigortası yaptırmasının zorunlu olmadığı, biten kredilerin teminatı sayılan poliçelerin banka tarafından yenilenmesi gerektiğine yönelik bankaların sorumlu tutulamayacağı yönünde kanun ve Yüksek Mahkeme içtihatları bulunduğu, müşterinin talep etmediği halde hayat sigortasının yapılmamasından veya kredinin bitmiş olmasına rağmen poliçenin bitmiş krediye rağmen yenilenmemesinden dolayı bankaların sorumlu olacağına ilişkin verilecek kararın, ülkemizde faaliyet gösteren tüm bankaların etkilenmesine ve tüm finans sisteminin etkilenmesine ve değişmesine sebebiyet verebileceği, tüm bu nedenlerle davanın öncelikle zaman aşımı ile davanın usul ve yasaya aykırılığı sebebiyle reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.İstinafa konu karar, İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 21/02/2024 tarihli 2023/369 Esas, 2024/140 Karar sayılı davanın görevsizlik nedeniyle reddine yönelik kararıdır.Davalı vekili istinaf başvurusunda özetle,Tüketici Mahkemelerinin görevli olduğuna karar verilmişse de usul ve yasaya aykırı kararın kaldırılarak Asliye Ticaret Mahkemelerinin görevli olduğuna karar verilmesi gerektiğini, huzurdaki davanın, TTK 4/1-e maddesinde düzenlemesi nedeniyle mutlak ticari davalardan olduğunu,davacıların murisi ...ın Denizcilik Ticari Merkez Şube'sinin müşterisi olduğunu, ticari müşteri olup müvekkili banka ile arasında genel kredi sözleşmesi imzalandığını, mahkemenin görevsizlik kararının kaldırılarak Asliye Ticaret Mahkemelerinin görevli olduğuna karar verilmesi gerektiğini beyan ederek istinaf talebinde bulunmuştur.,

GEREKÇE:Dava, davacıların murisinin kredi sözleşmesi ile birlikte hayat sigortası yaptırdığı, ancak banka tarafından sigorta poliçesinin yenilenmemesi sebebiyle mahrum kalınan sigorta teminatının davalı bankadan tahsili talebine ilişkindir. Mahkemece, " ... 6502 sayılı Kanun hükümleri ve yukarıda yer verilen emsal ilamlar uyarınca, davacıların murisi ile davalı banka arasındaki bireysel / ihtiyaç kredisi sözleşmesi ilişkisinin tüketici işlemi olması, tüketici işleminden kaynaklanan uyuşmazlığın Tüketici Mahkemesi tarafından görülmesi gerektiği..." gerekçeleriyle davanın görevsizlik nedeniyle usulden reddine karar verildiği görülmüştür. İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 07/12/2022 tarih, 2021/589 Esas, 2022/789 Karar sayılı usulden red kararı davalı tarafından istinaf edilmiş dairemizce yapılan istinaf incelemesi sonucunda Dairemizin 2023/543 esas 2023/1018 karar nolu kararıyla "...Mahkemece karar gerekçesinde belirtilen kredi sözleşmesinde bireysel kredi ifadesi yer alsa da davacıların murisinin birden fazla kullandığı kredilerin ticari hesaba ve genel kredi sözleşmesine bağlı krediler olma ihtimali bulunmaktadır. Bu nedenle mahkemece banka kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılarak murisin vefat tarihi itibariyle ödemeleri devam eden kredinin türünün belirlenmesi gerekmektedir. Açıklanan nedenlerle davalı bankanın istinaf talebi yerinde olup kararın kaldırılarak eksikliğin giderilmesi için dosyanın mahkemesine iadesine..." karar verilmiş, mahkemece yeniden yapılan yargılamada bilirkişi raporu alındığı görülmüştür.Bilirkişi raporunda, "... davacılar murisine kullandırılan ve vefat tarihi itibarıyla bakiye arz eden kredi için: a- Kredi dayanağı olarak, taraflar arasında düzenlenen 28.03.2011 tarihli ve 4.551.000,- TL. bedelli kredi sözleşmesi isminin "Bireysel Kredi Sözleşmesi" olarak yer alması, b- Kredinin Ticari nitelikli sayılmasına mesnet olabilecek taraflar arasında düzenlenmiş bir Genel Kredi Sözleşmesi bulunmaması, c- Tüm bunlardan daha önemli olmak üzere; geri ödeme tablosunda tahakkuk eden faizlerden, sadece bireysel kredilerden kesilen, yani ticari krediler faizlerinden kesilmeyen Kaynak Kullanımını Destekleme Fonu kesintisinin mevcut olması, Hususları birlikte değerlendirildiğinde; dava konusu kredinin bir Bireysel Kredi olduğu Davacılar murisinin vefat tarihi itibarıyla açık bulunan kredi türünün bir Bireysel Kredi işlemi olduğu" tespit edilmiştir. Hal böyle olunca uyuşmazlığın tüketici kredisi sözleşmesine dayanılarak ortaya konulmuş olması nedeniyle tüketici mahkemesi görevlidir.İstinaf sebepleri ve dosya kapsamında yapılan incelemede verilen karar ve gerekçesi, ilk derece mahkemesinin kararı usul ve yasaya uygun olduğundan davalının istinaf taleplerinin reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle: Dairemiz ilk derece mahkemesi kararını hem maddi olay hem de hukuka uygunluk bakımından incelemeye tabii tutarak yapmış olduğu istinaf incelemesinde; İstinafa konu kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından HMK 353/1-b maddesi gereğince davalının istinaf kanun yolu başvurusunun ESASTAN REDDİNE, İstinaf başvurusu için alınması gereken harcın, peşin olarak yatırıldığı anlaşılmakla harç alınmasına yer olmadığına, Davanın ve dosya üzerinde yapılan yargılamanın niteliği ve avukatlık asgari ücret tarifesi göz önünde bulundurularak aleyhine istinaf kanun yoluna başvurulan için vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, İstinaf kanun yoluna başvuru için yapılan yargılama giderlerinin kanun yoluna başvuran davalı üzerinde bırakılmasına, artan kısmın talep halinde ilk derece mahkemesince yatırana iadesine,Dair; dosya üzerinde, tarafların ve vekillerin yokluğunda oy birliği ile KESİN olarak karar verildi. 09/07/2024

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

davanınkesinreddineistanbulTazminatkonusuesastannumarası“hmk”hüküm

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:37:09

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim