SoorglaÜcretsiz Dene

İstanbul BAM 19. HD 2024/1268 E. 2024/1477 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2024/1268

Karar No

2024/1477

Karar Tarihi

24 Haziran 2024

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

19. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2024/1268

KARAR NO: 2024/1477

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 02/02/2024

NUMARASI: 2023/787 2024/88

DAVANIN KONUSU: Sözleşmenin İptali

KARAR TARİHİ: 24/06/2024

İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/787 Esas, 2024/88 karar sayılı kararı dosyasında verilen karar istinaf incelemesi için dairemize tevzi edilmekle Dairemiz yukarıda belirtilen esas sırasına kaydı yapıldı.

Dosya incelendi. Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkil ... ile davalı firmalar arasında 12/04/2014 Tarihli ... Sözleşme Numaralı Uzun Süreli Tatil Sözleşmesi ile 16/04/2013 tarihli ... Sözleşme Numaralı Devremülk Satış Sözleşmesi 16/04/2013 tarihli ... Sözleşme Numaralı Devremülk Kiralama Sözleşmesi kapsamında vaadedilmiş hizmetlerin yerine getirilememesi sebebiyle söz konusu sözleşmelerin, eki niteliğindeki diğer sözleşmeler ve protokollerin iptali ile sözleşmeye bağlı senetlerin iptali ve sözleşme devamı niteliğindeki tapunun iptali ile yapılan ödemelerin avans faiziyle beraber iadesini talep ederek, davanın kabulü ile davalı firma ile müvekkil arasında imzalanan 12/04/2014 Tarihli ... Sözleşme Numaralı Uzun Süreli Tatil Sözleşmesi, 16/04/2013 tarihli ... Sözleşme Numaralı Devremülk Satış Sözleşmesi, 16/04/2013 tarihli ... Sözleşme Numaralı Devremülk Kiralama Sözleşmesi ve bunlara bağlı diğer sözleşmelerin iptal edilmesine; müvekkili tarafından ödenen 26.035,98-TL miktarın ve sözleşme dolayısıyla ödemiş olduğu aidatların tamamının ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan tahsil edilerek tarafımıza ödenmesine; sözleşmenin geçersizliğinin tespiti veya iptalinin doğal bir sonucu olarak davalı firmanın müvekkil adına devretmiş olduğu 24/10/2013 tarihli İstanbul İli, Bayrampaşa İlçesi, ... Mahallesi, ... Pafta Numaralı, ... Ada, ... Parsel, ... Kat , ... nolu bağımsız bölümün 1/450 hissesi İle 01/11/2013 tarihli İstanbul İli, Bayrampaşa İlçesi, ... Mahallesi, ... Pafta No, ... Ada, ... Parsel, ... Kat ... Nolu Bağımsız Bölümün 1/450 taşınmaz hissesi kaydının iptali ile önceki malik adına tapuya tesciline tapuya tesciline; müvekkili tarafından iptaline karar verilen sözleşme kapsamında imzalanmış olan davalı firmaya karşı ödemeyi taahhüt etmiş olduğu senetlerin iptalini ve diğer ödenecek durumda gözüken senetler veya taahhütler dahi varsa bunlar kapsamında ve müvekkilimin sözleşmeler kapsamında borçlu olmadığının tespitini; müvekkil söz konusu sözleşme ve protokoller uyarınca icra tehdidi altında bulunduğundan hakkın elde edilmesinin mühim derecede zorlaşma ihtimali ile yargılama sürecinde yaşanacak gecikme nedeniyle ciddi bir zararın doğması ihtimali mevcut bulunduğundan mevcut ve muhtemel icra dosyaları hakkında ihtiyati tedbir kararı verilmesini belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile yargılama sonrası giderleri ve vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Mezkur dava müflis müvekkil şirkete karşı ikame edilemeyecek olup husumet itirazında bulunduklarını, müflis şirket hakkında İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2018/687 Esas sayılı dosyasında 26/12/2019 tarih ve saat 16:37 itibarıyla iflasına karar verildiğini, iflas nedeniyle tasfiye işlemlerinin İstanbul ... İflas Müdürlüğünün ... İflas dosyasında yürütüldüğünü, iflas kararının 12.05.2022 tarihinde kesinleştiğini, 19.01.2023 tarihinde İkinci (2.) alacaklılar toplantısının yapıldığını, İİKnin 191. maddesi gereğince, iflas açıldıktan sonra müflisin masaya giren mal ve hakları üzerindeki tasarruf yetkisi kısıntıya uğramakta olup müflisin artık, masa mevcudunu azaltıcı nitelikteki tasarruflarda bulunamayacağını, bu mallar ve haklar topluluğunu, iflas açıldıktan sonra, İcra ve İflas Kanununun 226. maddesi gereğince, kanuni mümessil olan iflas idaresinin temsil edeceğini, açılacak davalarda husumetin iflas idaresine yöneltilmesi ve varlığı iddia olunan alacakların, İİK`nin 219. maddesi gereğince, masaya karşı ileri sürülmesi gerektiğini, bu nedenle kural olarak iflastan sonra müflis aleyhine masaya giren mal ve haklara ilişkin olarak doğrudan dava açılamayacağını, iflas masasından hak iddia eden alacaklının alacağının masaya kaydını talep etmesi, bu talebin İflas idaresince kabul edilmemesi halinde, reddedilen alacak için alacak kayıt kabul davası veya İİK.nun 235/2. maddesinde öngörüldüğü şekilde sıra cetveline itiraz davası açması gerektiğini, müflise karşı alacak davası açılabilmesi için öncelikle iflas masasına başvuru yapılması zorunlu olup başvuru sonucuna göre alacağın varlığına ilişkin dava açılabileceğini, davacının alacak kayıt başvurusunda bulunmadığını, iflastan sonra müflise karşı husumet yöneltilemeyeceğini, davanın husumet yokluğundan reddine, davacının iflas masasına yapmış olduğu alacak kayıt başvurusunun reddine ilişkin bir kararın ve hatta alacaklı tarafından yapılan bir alacak kayıt başvurusunun da bulunmadığı görüldüğünden işbu davanın açılmasında alacak kayıt başvurusunun ön şart olması sebebiyle ve davacının işbu davayı açmasında hukuki yararının yokluğundan reddine karar verilmesi gerektiğini, dava dilekçesindeki iddiaların tamamının gerçek dışı olup bu iddiaları ispatlayacak herhangi bir somut delil sunulmadığını, davacının iradesinde herhangi bir sakatlık olmadığı gibi davacının talep ve istekleri doğrultusunda mezkur sözleşmelerin akdedildiğini, davacıya her türlü bilginin tam ve eksiksiz olarak verildiğini, aynı gün ödenen bir paranın da olmadığını, tapu kayıtlarına bakıldığında tapu devrinin kat irtifakı şeklinde olmayıp devremülk olarak devredildiğinin açıkça görüldüğünü belirterek, öncelikle davanın husumetten, dava açılmasında hukuki yarar yokluğundan, hak düşürücü süre, zamanaşımı nedeniyle usulden, olmadığı takdirde neticede esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir. İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 02/02/2024 tarih, 2023/787 Esas, 2024/88 Karar sayılı "Davanın dava şartı yokluğundan 6100 sayılı HMK.nun 114/1-g.maddesi gereğince USULDEN REDDİNE" kararının davacı tarafından istinaf edildiği görülmüştür. Davacı vekilinin istinaf dilekçesinde özetle; tensip tutanağının tarafına tebliğ edilmediğini, verilen kesin süreden haberdar olunamadığı bu nedenle ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya aykırı olduğu gerekçeleriyle istinaf talebinde bulunduğu görülmüştür.

GEREKÇE: Dosya incelendiğinde, taraflar arasında 12/04/2014 Tarihli ... Sözleşme Numaralı Uzun Süreli Tatil Sözleşmesi ile 16/04/2013 tarihli ... Sözleşme Numaralı Devremülk Satış Sözleşmesi 16/04/2013 tarihli ... Sözleşme Numaralı Devremülk Kiralama Sözleşmesi kapsamında vaadedilmiş hizmetlerin yerine getirilememesi sebebiyle söz konusu sözleşmelerin, eki niteliğindeki diğer sözleşmeler ve protokollerin iptali ile sözleşmeye bağlı senetlerin iptali ve sözleşme devamı niteliğindeki tapunun iptali talebinden ibaret olduğu tespit edilmiştir. İlk derece mahkemesince "...Mahkememizin ... sayılı dosyasında 13/11/2023 tarihli ön inceleme celsesinin 6 nolu ara kararında, dava dilekçesinin sonuç ve istem kısmındaki (1), (3) ve (4) numaralı aşağıdaki taleplerin: (1) 12/04/2014 Tarihli 1279658 Sözleşme Numaralı Uzun Süreli Tatil Sözleşmesi 16/04/2013 tarihli ... Sözleşme Numaralı Devremülk Satış Sözleşmesi16/04/2013 tarihli ... Sözleşme Numaralı Devremülk Kiralama Sözleşmesi ve bunlara bağlı diğer sözleşmelerin iptal edilmesine; (3) Sözleşmenin geçersizliğinin tespiti veya iptalinin doğal bir sonucu olarak davalı firmanın davacı adına devretmiş olduğu 24/10/2013 tarihli İstanbul İli, Bayrampaşa İlçesi, ... Mahallesi, ... Pafta Numaralı, ... Ada, ... Parsel, ... Kat , ... nolu bağımsız bölümün ... hissesi İle 01/11/2013 tarihli İstanbul İli, Bayrampaşa İlçesi, ... Mahallesi, ... Pafta No, ... Ada, ... Parsel, .... Kat ... Nolu Bağımsız Bölümün... taşınmaz hissesi kaydının iptali ile önceki malik adına tapuya kayıt ve tesciline; (4) Müvekkilim tarafından iptaline karar verilen sözleşme kapsamında imzalanmış olan davalı firmaya karşı ödemeyi taahhüt etmiş olduğu senetlerin iptalini ve diğer ödenecek durumda gözüken senetler veya taahhütler dahi varsa bunlar kapsamında ve müvekkilimin sözleşmeler kapsamında borçlu olmadığının tespitine; Yönelik taleplerin bu davadan tefriki ile bir başka esasa kaydedilmesine karar verilmiş olup, tefrik edilen dosya mahkememiz yukarıdaki esas sırasına kaydedilmiştir. Zira bu taleplerin Sıra Cetveline İtiraz (Kayıt Kabul) davası ile birlikte görülmesi, taleplerin niteliği, buna bağlı olarak kamu düzenini ilgilendiren görev tartışması, yargılama usulü, istinaf süreleri vb.gibi farklı usuller nedeniyle sağlıklı olmayacaktır. Dava tefrik edildikten sonra; davacı vekiline Mahkememizin 10/01/2024 tarihli tensip ara kararı ile gider avansının yatırılması için iki hafta kesin süre verilmiş, ara kararın tebliğ edildiği 16/01/2024 tarihinden itibaren 30/01/2024 tarihine kadar gider avansını yatırmamıştır. 6100 sayılı HMK.nun 114/1-g.maddesi gereğince gider avansının yatırılması dava şartlarındandır. Gider avansı yatırılmadığından davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine..." gerekçesiyle karar verildiği görülmüştür. Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde yapılan hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmadığı, davacı vekiline 500,-TL gider avansı yatırılması amacıyla 2 hafta kesin süre verildiği, usulüne uygun ihtar içerir tebligatın 16.01.2024 tarihinde tebliğ edildiği verilen kesin süre içerisinde gider avansının yatırılmadığı, mahkemece verilen kararın yerinde bulunduğu anlaşılmakla davacının istinaf itirazları yerinde görülmediğinden istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm tesisi usul ve yasalara uygun görülmüştür.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle: Dairemiz ilk derece mahkemesi kararını hem maddi olay hem de hukuka uygunluk bakımından incelemeye tabii tutarak yapmış olduğu istinaf incelemesinde; İstinafa konu kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından HMK 353/1-b maddesi gereğince davacının istinaf kanun yolu başvurusunun ESASTAN REDDİNE, Davacı tarafından harç peşin yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, Davanın ve dosya üzerinde yapılan yargılamanın niteliği ve avukatlık asgari ücret tarifesi göz önünde bulundurularak aleyhine istinaf kanun yoluna başvurulan için vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, İstinaf kanun yoluna başvuru için yapılan yargılama giderlerinin kanun yoluna başvuran davacı üzerinde bırakılmasına, artan kısmın talep halinde ilk derece mahkemesince yatırana iadesine, Dair; dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda oy birliği ile KESİN olarak karar verildi. 24/06/2024

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

davanınkesinreddineSözleşmeninusuldenistanbulkonusugerekçeesastanreddine"İptalihüküm

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:38:25

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim