İstanbul BAM 18. HD 2021/1773 E. 2024/969 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 18. Hukuk Dairesi
bam
2021/1773
2024/969
3 Mayıs 2024
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
18. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2021/1773
KARAR NO: 2024/969
TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 04/03/2021
NUMARASI: 2020/327 Esas, 2021/166 Karar
DAVANIN KONUSU: Alacak ( Ödünç Verme Sözleşmesinden Kaynaklanan )
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
KARAR TARİHİ: 03/05/2024
Taraflar arasındaki alacak davasında; kararda yazılı nedenlerden dolayı verilen karara yönelik verilen karara karşı davacı vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulduğundan, dosyanın tevdi edildiği Dairemiz Üye Hakimi ... tarafından incelendikten sonra, yapılan müzakerede dosya üzerinden heyetçe yapılan inceleme ve değerlendirme sonunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin yaklaşık 10 yıl boyunca davalı yana borç verdiğini ve tüm bu ödemelerin banka kanalıyla yapıldığını, müvekkilinin en son 2013 yılı başlarında davalı yana sonrada geri ödeme taahhüdü karşılığı verdiği tutarların geri verilmemesi üzerine yaklaşık 3 yılı aşkın süre çeşitli şekillerde alacağının ödenmesini istemiş ise de davalı yanın ödeme yapmaktan ısrarla kaçındığını, en son 07/09/2016 tarihinde keşide edilen ihtarname ile alacağın tespiti ve ödenmesinin sağlanması amacıyla davalı yanın ön görüşmeye davet edildiğini ancak davalının mernis adresinin de bulunmaması üzerine ihtarname tebliğ edilemediğini, huzurdaki davanın fazlaya ilişkin haklarının saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000.0000,00-TL üzerinden açılmış ise de müvekkili ...’e ait ... Kadıköy Şubesi, ... Kozyatağı kurumsal şubesi ile ... Bankası İmes Şubesi ne müzekkere yazılarak müvekkili banka hesabından davalı ... ad ve hesabına yapılmış tüm havale işlemlerinin Mahkememizde celp edilmesi halinde müvekkilinin davalı yana yapmış olduğu tüm ödemelerin ortaya çıkacağını, öncelikle banka kayıtlarının mahkememizce celbi ile HMK nın 400 md. Kapsamında delil tespiti talebinin kabulü ile yapılacak yargılama neticesinde haklı davamızın kabulü ile fazlaya ilişkin haklarının saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000.000,00-TL alacağın dava tarihinden itibaren işlemiş yasal faizi ile birlikte davalı yandan tahsiline yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı yana yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; tarafların ... Tic. A.Ş. nin kuruluşu sırasında 1980 yılında ortaklık yaptıklarını ve gelişen süreç içinde oluşan ... A.Ş. bünyesinde ortaklıklarının devam ettiğini ve pek çok şirkette birlikte ortaklıları olduğunu, geçen uzun zaman içinde davacı müvekkiline olan borçlarını dava dilekçesinde bahsi geçen şekilde banka hesabına ödendiğini, hatta tarafların 2013 yılında ortaklıklarını bitirmeleri sırasında ... nin şirketlerdeki hisselerini ...’e devri sırasında ...'in müvekkili ...'ye 3.504.343,00-USD bedeli ... bank ... bankasının ... numaralı hesabına ödeme yaptığını, böylece tarafların ortaklıklarını bitirdiklerini ve birbirlerinden herhangi bir hak ve alacakları kalmadığını, açıklandığı üzere davaya konu yapılan banka havaleleri ile davacı tarafından müvekkile borç para verilmediğini, söz konusu havale işlemlerini davacının müvekkile olan borcunun ödenmesine dair işlemler olduğunu, ayrıca hisse devirlerinden önce davacının müvekkilinden iddia ettiği büyük miktarda alacağı var ise neden ortaklığını bitirmemiş ve hisse devirleri sırasında ayrıca büyük miktarda ödeme yaptığını, iddia edildiği gibi bu derece yüksek alacağı olduğunu beyan eden tarafın hisse devirleri sırasında ayrıca büyük bir ödeme yapmak yerine devir bedelini alacağına mahsup etmesinin beklendiğini, oysa tam aksine davacı müvekkile hisse devirleri için büyük miktarda ödeme yapmasının borç verilmesi değil borç ödemesi olduğunu ispatladığını, davanın zamanaşımı nedeniyle reddi ile haksız ve mesnetsiz davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. İlk derece mahkemesince; " ..Davacının davasının reddine,.. " karar verilmiş, bu karar davacı vekilince istinaf edilmiştir. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesindeki iddialarını tekrarla, "...Bankası A.Ş. ve ... Bankası A.Ş tarafından gönderilen banka kayıtlarından müvekkilimiz ile davalı arasında olağandışı şekilde sistematik bir şekilde para transferi olduğu, bu transferlerin davalının ortağı ve finans işlerinden sorumlu yönetim kurulu üyesi (CFO) olduğu şirketlerden önce müvekkilimizin hesaplarına, daha sonra da benzer talimatlarla davalının şahsi hesabına aktarılmak suretiyle yapıldığı anlaşılmaktadır.Bu itibarla, HMK 203/1-b maddesinin “İşin niteliğine ve tarafların durumlarına göre, senede bağlanmaması teamül olarak yerleşmiş bulunan hukuki işlemler” tanımı kapsamında senetle ispat kuralının istisnası dikkate alınarak yargılama sırasında bildirilmiş olan tanıklarımızın dinlenilmesi gerekirken, deliller toplanmaksızın ve eksik inceleme ile karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırıdır. ...Devir ve temlik edilen hisse değerlerinin şirket kayıtlarının tetkiki ile tespiti, dolayısı ile davalının dolaylı olarak hesabına aktardığı para transferlerinin hisse bedelleri olup olmadığının belirlenmesi mümkündür. Ancak bu konuda sayın mahkemece bilirkişi incelemesi yaptırılmamıştır....arasında “REFİNANSMAN ve SENDİKASYON KREDİSİ SÖZLEŞMESİ” imzalanmıştır. Şirketlerin malî durumlarındaki bozulma nedeniyle hisseler değerini yitirmiştir. Yapılan hisse devirleri, diğer şirket varlıkları gibi alacaklı bankalara rehin verilmesi amacıyla gerçekleştirilmiştir. Bu nedenle değer taşımayan hisseler karşılığı müvekkilimizin davalıya borçlanması ve borç ödemesi söz konusu değildir. Bu husus şirket hisselerinin işlem tarihi olan 2013 yılı değerlerinin tespiti ile ispatlanacak niteliktedir....zikredilen şirket defter ve kayıtları üzerinde hisse bedelleri ile ödemlerin kadri marufluğu yönünden bilirkişi incelemesi yaptırılması gerekirken eksik inceleme ile karar verilmiştir....Davalı kendisine yapılan ödemlerin hisse devir bedeli olduğunu iddia etmektedir. Anonim şirket hisse devirleri teamül olarak düzenlenen senetle değil, basılı hisse senetleri veya muvakkat ilmühaberlerin teslimiyle veya hisse senedi basılı değilse Yönetim Kuruluna hitaben taraflarca yazılan yazı üzerine alınan yönetim kurulu kararı ile devredilerek ortaklar pay defterine işlenir. Bu itibarla, HMK 203/1-b maddesinin aradığı senetle ispat kuralının istisnası olan “İşin niteliğine ve tarafların durumlarına göre, senede bağlanmaması teamül olarak yerleşmiş bulunan hukuki işlemler” tanımı somut olayla uyumludur. Bu nedenle hisse devri ve bedellerinin ödemeleri konularında tanık dinlenmesi gerekmektedir. ..." şeklindeki beyanlarıyla İDM kararının kaldırılmasını talep etmiştir. Davalı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesindeki savunmalarını tekrarla, "...Davacının iddiasının aksine davaya konu olayda davanın niteliği gereği tanık dinlenilmesi mümkün değildir. ...Davacı taraf istinaf dilekçesinde, bizim dilekçelerimizde ifade etmediğimiz hususları beyanda bulunmuşuz gibi iddia etmeye devam etmektedir.... davacı taraf borç para verdiğine dair herhangi bir yazılı delil sunmadığından şirket hisse bedellerinin belirlenmesi yönünden bilirkişi incelemesi yapılmaksızın davanın reddine karar verilmesi haklı ve hukuka uygun olmuştur. ...Davacı tarafın, davada bahsi geçen paraların müvekkile borç olarak gönderildiğine dair iddiası tamamen asılsızdır. ..." şeklindeki beyanlarıyla istinaf talebinin reddini dilemiştir. Dava, alacak talebine ilişkindir. Dosyanın incelenmesinde; davacı ...'in 21.10.2023 tarihinde vefat ettiği anlaşıldığından, bu tarafla ilgili mirasçılık belgesi temin ettirilip mirasçılarına gerekçeli kararın ve istinaf taleplerinin tebliğinden sonra, bu işlemlerin işbu dava dosyasına eklenerek mirasçılara tebliğ tarihinden sonra yasal istinaf süresi sona erdikten sonra Dairemize gönderilmesi için geri çevirme kararı verilmesi gerekmektedir. Yukarıda belirtilen gerekçeler ile; yazılı eksikliğin giderilmesi için dosyanın geri çevrilerek yazılı eksiklik giderildikten sonra Dairemize gönderilmesine karar vermek gerektiği sonuç ve kanaatine oy birliğiyle varılmakla aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; Mahkemece taraflara yetki ve süre verilerek davacı ...' in mirasçılarının tespiti ve kararın mirasçılara tebliği ile usulüne uygun taraf teşkilinin sağlanması, şayet davaya dahil edilen mirasçılarına tebligat işlemi yapıldıktan sonra yasal istinaf süresi dolduktan sonra TEKRAR DOSYANIN İSTİNAF İNCELEMESİ YAPILMAK ÜZERE DAİREMİZE GÖNDERİLMESİ İÇİN kararı veren İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ' ne GERİ ÇEVRİLMESİNE,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, 03/05/2024 günü, oy birliği ile, kesin olarak karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:42:19