Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 18. Hukuk Dairesi
bam
2024/1623
2024/1425
4 Temmuz 2024
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
18. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2024/1623
KARAR NO: 2024/1425
TÜRK MİLLETİ ADINA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 29/03/2024 Tarihli Ara Karar
NUMARASI: 2023/741 Esas,
DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ: 04/07/2024
Taraflar arasındaki menfi tespit davasında; kararda yazılı nedenlerden dolayı ihtiyati tedbir isteminin reddine yönelik verilen karara karşı davacı vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulduğundan, dosya içeriğine göre incelemenin duruşmalı yapılmasına gerek görülmediğinden, dosyanın tevdi edildiği Dairemiz Üye Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra, yapılan müzakerede de ön inceleme ve usule ilişkin eksikliğin bulunmadığının anlaşılması üzerine, işin esasına geçilmek suretiyle dosya üzerinden heyetçe yapılan inceleme ve değerlendirme sonunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ... hakkında İstanbul ... İcra Müdürlüğü ... E. (Eski Esas No: ...) sayılı dosya ile ilamsız takip açılmış olup, ödeme emri tebliğ edildiğini, ödeme emri tebliği üzerine itirazda bulunamayan müvekkili adına icra takibi ve takibe dayanak bono ve sözleşmeden dolayı borçlu olunmadığını, icra dosyası kapsamı dikkate alındığında dava dışı takip borçlusu ... Nak. Oto. Gıda Tur. Teks. Tic. Ltd. Şti. ile davalı arasında satış sözleşmesi imzalandığı ve senet düzenlendiğinin görüldüğünü, davaya konu sözleşmenin tarafları dava dışı şirket ... İnş. Ltd. ile davalı ... olup bu sebeple müvekkili şahıs ...'ın husumet yönünden borçlu olmadığını, yine müvekkili söz konusu senetlerin keşidecisi yahut cirantası olmadığından takibe konu edilmesi ve borçlu gösterilmesinin mümkün olmadığını, müvekkili ... ile davalı takip alacaklısı arasında hiçbir borç ilişkisi olmadığını, taraflar arasında sözleşme imzalanmadığı gibi senet de düzenlenmediğini, davalı takip alacaklısı hiçbir dayanak olmadan müvekkilinin isim ve kimlik bilgilerini takibe geçirmiş ve müvekkilinin borçlu konumuna getirdiğini, vekil sıfatıyla bu işlemin gerçekleştirilmesi asla yanılgı ve hata olarak nitelendirilemeyecek olup tamamen kötü niyetli olduğunu, müvekkili adına haciz tehlikesinin halen devam ettiğini, davalı takip alacaklısının bir an için haklı olduğu düşünülse bile müvekkili temerrüte düşürecek ihtar mevcut olmayıp takip öncesi faiz isteminin haksız olduğunu, dava şartı zorunlu arabuluculuk kapsamında İstanbul Anadolu Arabuluculuk Bürosu ... Büro No. ... Arabuluculuk no ile yürütülen görüşmeler anlaşamama ile sonuçlanmış olduğunu, açıklanan nedenlerle; diğer haklar saklı kalmak üzere; öncelikle takibin devamı halinde doğacak giderilmesi imkansız zararların önlenmesi için takibin tedbiren teminat alınmaksızın durdurulmasını, davanın kabulü ile müvekkilinin İstanbul ... İcra Müdürlüğü ... E. sayılı dosyada davalıya borçlu olmadığının tespitini, karşı yanın %100 haksız takip tazminatına mahkum edilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin oturmak maksadıyla kendisine daire almak için 01.06.2015 tarihli sözleşme imzaladığı ve bu sözleşme gereğince müvekkilinin 76.000 TL bedel ödediği ortada olduğundan ve bu konu ile ilgili İstanbul 2. Tüketici Mahkemesinin 2023/861 Esas sayılı itirazın iptali dosyası halen derdest olduğundan öncelikle görevsizlik kararı verilerek dosyanın görevli ve yetkili İstanbul Tüketici Mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerektiğini, davacı ..., ... Gıda Tur. Teks. Tic. Ltd. Şirketinin ortağı, şirket yetkilisi ...'ın kızı olduğunu, dava dışı şirket ortağı ... da şirket yetkilisi ...'ın oğlu olduğunu, bu kişiler tarafından kullanılan ... Gıda Tur. Teks. Tic. Ltd. Şirketi. unvanlı şirket, paravan olarak kullanılmış ve birçok insanın mağdur olmasına neden olduğunu, şirket ortağı davacı ..., babası ... ve kardeşi ... birlikte hareket ederek müvekkilini dolandırdıklarını, dava dışı ..., kendisini önemli bir inşaat şirketinin temsilcisi olarak müvekkiline tanıttıktan sonra, müvekkili ile 01.06.2015 tarihli sözde daire satış sözleşmesi imzaladığını, davacı ve diğer dava dışı kişilerin vadettikleri daireyi yapıp teslim etmemesi, aldıkları parayı iade etmedikleri gibi müvekkilimi tehdit etmesi üzerine davacı ve diğer kişiler aleyhine İstanbul ...İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı icra dosyası ile ilamsız takip başlattıklarını, dava dışı kişilerin bu takibe de borçlarının var olmadığını iddia ederek itiraz edip takibi durdurduklarını, davacı açısından takibin kesinleştiğini, dava dışı ... ve dava dışı ...'ın takibi durdurmaları üzerine İstanbul 2. Tüketici Mahkemesi 2018/327 E. Sayılı dosyası ile itirazın iptaline karar verilmesi ve takibin devamına karar verilmesi talebi ile dava açtıklarını, ancak İstanbul 2. Tüketici Mahkemesi 2018/327 Esas ve 2021/548 Karar sayılı kararı ile “davalılar ... ve ... hakkında husumet yokluğundan reddine” dair karar verildiğini, fakat işbu karar İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 46. Hukuk Dairesi 2021/2494 E. 2023/2379 K. ve 26/10/2023 K. tarihli kararı ile kaldırıldığını, öncelikle görevsizlik kararı verilerek dosyanın görevli ve yetkili İstanbul Tüketici Mahkemesine gönderilmesine, yine dava 1 yıllık hak düşürücü süre içinde açılmadığından davanın süre yönüden reddine, İstanbul 2. Tüketici Mahkemesinin 2023/861 Esas sayılı itirazın iptali dosyasının bekletici mesele yapılmasına ,yersiz ve hukuki dayanaktan yoksun davasının reddine, haksız ve hukuka aykırı davanın reddine, İİK m. uyarınca, davacı borçlunun alacağın % 20’sinden aşağıda olmamak üzere tazminata mahkûm edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.İlk derece mahkemesince; "Davacı vekilinin İİK m.72/3 hükmüne dayalı icra takibinin durdurulmasına ilişkin ihtiyati tedbir isteminin REDDİNE..." karar verilmiş olup, karar süresinde davacı vekilince istinaf edilmiştir.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ödeme emri tebliği üzerine itirazda bulunmayan müvekkili adına icra takibi ve takibe dayanak bono ve sözleşmeden dolayı borçlu olmaması sebebi ile davanın ikame edildiğini, dava dışı takip borçlusu ... Ltd. Şti ile davalı arasında satış sözleşmesi imzalandığını, senet düzenlendiğini, bu sebeple müvekkili şahsın husumet yönünden borçlu olmadığını, söz konusu senetlerin keşidecisi ya da cirantası olmadığından takibe konu edilmesi ve borçlu gösterilmesinin mümkün olmadığını, taraflar arasında sözleşme imzalanmadığı gibi senette düzenlenmediğini, hiçbir dayanak olmadan müvekkilini borçlu duruma getirildiğini, vekil sıfatı ile bu işlemin gerçekleştirilmesinin asla yanılgı ve hata olarak nitelendirilemeyeceğini, kötüniyetli olduğunu, haciz tehlikesinin hala devam ettiğini, tedbirin reddi ile giderilmesi imkansız zararların meydana geleceğini belirterek kararın kaldırılmasını ve takibin tedbiren teminat alınmaksızın durdurulmasını talep etmiştir.Dava, takibin durdurulması ile ilgili ihtiyati tedbir talebine ilişkindir. Davacı vekili, müvekkili ... hakkında İstanbul ... İcra Müdürlüğü ... E. (Eski Esas No: ...) sayılı dosya ile ilamsız takip açılmış olup, ödeme emri tebliğ edildiğini, ödeme emri tebliği üzerine itirazda bulunamayan müvekkili adına icra takibi ve takibe dayanak bono ve sözleşmeden dolayı borçlu olunmadığını, icra dosyası kapsamı dikkate alındığında dava dışı takip borçlusu ... Teks. Tic. Ltd. Şti. ile davalı arasında satış sözleşmesi imzalandığı ve senet düzenlendiğinin görüldüğünü, davaya konu sözleşmenin tarafları dava dışı şirket ... İnş. Ltd. ile davalı ... olup bu sebeple müvekkili şahıs ...'ın husumet yönünden borçlu olmadığını, yine müvekkili söz konusu senetlerin keşidecisi yahut cirantası olmadığından takibe konu edilmesi ve borçlu gösterilmesinin mümkün olmadığını, müvekkili ... ile davalı takip alacaklısı arasında hiçbir borç ilişkisi olmadığını, taraflar arasında sözleşme imzalanmadığı gibi senet de düzenlenmediğini, davalı takip alacaklısı hiçbir dayanak olmadan müvekkilinin isim ve kimlik bilgilerini takibe geçirmiş ve müvekkilinin borçlu konumuna getirdiğini, vekil sıfatıyla bu işlemin gerçekleştirilmesi asla yanılgı ve hata olarak nitelendirilemeyecek olup tamamen kötü niyetli olduğunu, müvekkili adına haciz tehlikesinin halen devam ettiğini, davalı takip alacaklısının bir an için haklı olduğu düşünülse bile müvekkili temerrüte düşürecek ihtar mevcut olmayıp takip öncesi faiz isteminin haksız olduğunu, açıklanan nedenlerle; diğer haklar saklı kalmak üzere; öncelikle takibin devamı halinde doğacak giderilmesi imkansız zararların önlenmesi için takibin tedbiren teminat alınmaksızın durdurulmasını, İlk derece mahkemesince; davacı vekilinin İİK m.72/3 hükmüne dayalı icra takibinin durdurulmasına ilişkin ihtiyati tedbir isteminin reddine karar verilmiş olup, karara karşı davacı tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.6100 sayılı HMK'nın 389 – 399.maddelerinde ihtiyati tedbir kararının usul ve esasları düzenlenmiş olup, bu yasal düzenlemeye göre; HMK m. 389- "(1) Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir. (2) Birinci fıkra hükmü niteliğine uygun düştüğü ölçüde çekişmesiz yargı işlerinde de uygulanır." HMK m. 390- "(1) İhtiyati tedbir, dava açılmadan önce, esas hakkında görevli ve yetkili olan mahkemeden; dava açıldıktan sonra ise ancak asıl davanın görüldüğü mahkemeden talep edilir. (2) Talep edenin haklarının derhâl korunmasında zorunluluk bulunan hâllerde, hâkim karşı tarafı dinlemeden de tedbire karar verebilir. (3) Tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır. HMK m. 391- "(1) Mahkeme, tedbire konu olan mal veya hakkın muhafaza altına alınması veya bir yediemine tevdii ya da bir şeyin yapılması veya yapılmaması gibi, sakıncayı ortadan kaldıracak veya zararı engelleyecek her türlü tedbire karar verebilir. (2) İhtiyati tedbir kararında; a) İhtiyati tedbir talep edenin, varsa kanuni temsilcisi ve vekilinin ve karşı tarafın adı, soyadı ve yerleşim yeri ile talep edenin Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası, b) Tedbirin, açık ve somut olarak hangi sebebe ve delillere dayandığı, c) Tereddüde yer vermeyecek şekilde, neyin üzerinde ve ne tür bir tedbire karar verildiği, ç) Talepte bulunanın, ne tutarda ve ne türde bir teminat göstereceği, yazılır. (3) İhtiyati tedbir talebinin reddi hâlinde, kanun yoluna başvurulabilir. Bu başvuru öncelikle incelenir ve kesin olarak karara bağlanır." şeklinde düzenlenmiştir. Tarafların ihtiyati tedbir talepleri yönünden bu usul ve esaslara uygun inceleme yapılması ve tensip ara kararından ayrı olarak gerekçeli ihtiyati tedbir talebi ara kararı oluşturulup, taraflara usulüne uygun olarak tebliğ edilerek karara itiraz edilmesi veya istinaf yoluna başvurulması halinde yasal süreler göz önüne alınarak gerekli kararın verilmesi ve gerekli işlemin yapılması zorunludur.2004 sayılı İİK.nun 72.m.sinde menfi tespit ve istirdat davaları:;"(Değişik madde: 18/02/1965 - 538/43 md.) Borçlu, icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu bulunmadığını ispat için menfi tesbit davası açabilir. İcra takibinden önce açılan menfi tespit davasına bakan mahkeme, talep üzerine alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere gösterilecek teminat mukabilinde, icra takibinin durdurulması hakkında ihtiyati tedbir kararı verebilir. İcra takibinden sonra açılan menfi tespit davasında ihtiyati tedbir yolu ile takibin durdurulmasına karar verilemez. Ancak, borçlu gecikmeden doğan zararları karşılamak ve alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere göstereceği teminat karşılığında, mahkemeden ihtiyati tedbir yolu ile icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesini isteyebilir. (Değişik fıkra: 09/11/1988 - 3494/6 md.) Dava alacaklı lehine neticelenirse ihtiyati tedbir kararı kalkar.İstanbul ... İcra Müdürlüğü ... E. sayılı dosyadan ilamsız takip yapıldığı, davacı tarafça menfi tespit davası açıldığı, icra takibinin durdurulmasının talep edildiği anlaşılmıştır. İlk derece mahkemesi tarafından tedbir talebinin reddine dair karar verildiği görülmüştür. 2004 sayılı İİK 72. maddesi de gözetilerek ilk derece mahkemesi kararının yerinde olduğu, istinaf istemlerinin reddi gereklidir. Bu değerlendirmeler ile dava konusu uyuşmazlığa ilişkin yasal düzenlemeler doğrultusunda, tüm dosya kapsamında toplanan delillere göre; davacının istinaf başvurusunun HMK m.353/1-b-1 uyarınca oybirliğiyle esastan reddine karar verilmesi sonuç ve kanaatine varılmakla aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1.HMK m.353/1-b-1 gereğince davacının istinaf başvurusunun esastan REDDİNE, 2.İstinaf incelemesinin duruşmasız yapılması nedeni ile AAÜT m. 2/2 hükmü uyarınca davalı lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,3.Alınması gereken harçlar peşin olarak yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,4.İstinaf başvurusu için yapılan yargılama giderlerinin HMK'nın 360 ıncı maddesi yollamasıyla, madde 323 uyarınca istinafı talep eden üzerinde bırakılmasına, 5.Dosyanın ilk derece mahkemesine iadesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 04/07/2024 tarihinde, oy birliğiyle ve kesin olarak karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:37:09