İstanbul BAM 18. HD 2024/1499 E. 2024/1355 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 18. Hukuk Dairesi
bam
2024/1499
2024/1355
13 Haziran 2024
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
18. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2024/1499
KARAR NO: 2024/1355
TÜRK MİLLETİ ADINA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 20/02/2024
NUMARASI: 2024/12 Esas, 2024/130 Karar
DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali
KARAR TARİHİ: 13/06/2024
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasında; kararda yazılı nedenlerden dolayı konusuz kalan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına yönelik verilen karara karşı davalı tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulduğundan, dosya içeriğine göre incelemenin duruşmalı yapılmasına gerek görülmediğinden, dosyanın tevdi edildiği Dairemiz Üye Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra, yapılan müzakerede de ön inceleme ve usule ilişkin eksikliğin bulunmadığının anlaşılması üzerine, işin esasına geçilmek suretiyle dosya üzerinden heyetçe yapılan inceleme ve değerlendirme sonunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili müflis ... Bankası A.Ş. ile davalı ... arasında ... plakalı araç için 15/05/2013 tarihinde ve ... plakalı araçlar için 11/03/2013 tarihinde taşıt rehin sözleşmeleri imzalandığını, taşıtların rehin gösterildiğini, kredi alan davalı borçlunun kredilere ait borcunu zamanında ödemediğini, 01/02/2017 tarihinde Kadıköy ... Noterliği ... yevmiye numaralı ihtarname ile muaccel hale gelen kredi borcunun ödenmesi ve vadesi gelmemiş taksitlerin muaccel hale geldiği hususlarının ihtar edildiğini, borçlunun keşide edilen ihtarnameye rağmen ödeme yapmadığını, İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalı borçlu ...'a tebliğ edildiğini, davalı borçlunun takibe itiraz ettiğini, icra takibinin durdurulmasına sebebiyet verildiğini, müvekkili tarafından açılan işbu davanın kabulünü, davalı borçlunun itirazının iptaline ve takibin devamına, davalı yanın hukuki dayanaktan yoksun haksız itirazı sebebiyle %20 den az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına, mahkeme masraflarının ve avukatlık ücretinin davalı yana yükletilmesine karar verilmesini, talep ve dava etmiştir. Davalı cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafından açılan davaya konu taleplerinin zamanaşımına uğradığını, davacının davası hak düşürücü süre içerisinde ikame edilmediğini, davacı davayı yetkili Edirne Mahkemelerinde açması gerekirken yetkisiz şekilde İstanbul Mahkemelerinde açtığını, FETÖ terör örgütü ile bağlantıları nedeniyle önce el konulan sonrada bankacılık faaliyetleri durdurulan davacı ile kredi kullanma konusunda kişisel tercihi ile anlaşmadığını, zirai faaliyetleri için gerekli araç alımı nedeniyle aracı firmanın tercihi ile davacıdan kredi kullanmak zorunda kaldığını, 15 Temmuz sonrasında davacı banka ile bağlantılı kişiler hakkında soruşturmalar başlatıldığını, tüm şubelerinin kapanması sonrasında ödemelerini devam ettirecek yöntem tespit edemediğini, ödeyemediği taksitler hakkında hukuka aykırı olarak temerrüt hükümleri uyguladığını, Kadıköy ... Noterliği 01/02/2017 tarih ve ... sayılı ihtarname tarafına gönderildiğini, tarafından da Edirne ... Noterliği 09/02/2017 tarih ve ... yevmiye sayılı ihtarname keşide edildiğini ve davacıya gönderildiğini, bu tarihten itibaren tarafından ödemeler ... üzerinden yapılmaya başlanmasına karşın davacı İstanbul ... İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosya ile rehin hakkına konu alacaklarının hakkında icra takibi başlatıldığını, bu dosyaya ilişkin dosya borcu haricen davacıya ödendiğini, bu yönde bildirim 09/02/2019 tarihinde icra dosyasına yapıldığını, hacizlerin fekkine karar verilmesi talep edildiğini fakat tahsil harcı ödenmediğini, haricen tahsil bildirmede herhangi bir ihtirazı kayıt bulunulmadığını, haricen tahsil bildirimi davacının yetkili vekil tarafından yapıldığını, bu nedenle fek kararı verilmeyen hacizler için beş ay sonra yeniden yazılı talepte bulunulduğunu, buna rağmen davacının halen alacaklı olduğunu kötü niyetli olduğunu, davacının davasının reddine karar verilmesini, davacının asıl alacağın %20'sinen aşağı olmayacak bir kötü niyet tazminatını tarafına ödenmesine karar verilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı yana yüklenilmesine karar verilmesini talep etmiştir. İlk derece mahkemesince; "Konusuz kalan davanın esası hakkında KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, Dava açıldıktan sonra ödeme yapıldığından ve alacak likit (belirlenebilir) olduğundan, dava konusu olan alacak (34.767,95 TL) üzerinden %20 oranında hesaplanan 6.953,59 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine..." karar verilmiş olup, karar süresinde davalı tarafça istinaf edilmiştir. Davalı istinaf dilekçesinde özetle; davanın yetkili Edirne Mahkemelerinde açılması gerekirken yetkisiz şekilde İstanbul Mahkemelerinde açıldığını, dava konusu olan borcun İstanbul ... İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyasına konu edildiğini, dosya haricen tahsil edilerek infaz edildiğini, İstanbul ... İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyası 31.01.2021 tarihinde yenileme talebi gönderildiğini, ... Esas ayılı dosya numarasını aldığını, alacaklının 09.02.2019 tarihinde dosya alacağının tamamının tahsiline ilişkin beyanı bulunduğundan hala kapalı infaz olarak durduğunu, baskı altında tahsil edilen para borçlu olduğu ispat etmemesine karşı verilen kararın hukuka aykırı olduğunu, davacı tarafın kişisel tercihi ile anlaşmış olmadığını, zirai faaliyetler için gerekli araç alımı için tercih ettiğini, hukuka aykırı olarak temerrüt sebebi ile ihtar çekildiğini, şahsının da cevabi ihtar çektiğini, fek kararı verilmeyen hacizler için 5 ay sonra yeniden yazılı talepte bulunulduğunu, davacıya ait olan tahsil harcının tarafından mükerrer olarak istendiğin, bu seferde icra dairesine ödendiğini, açıkça kötüniyetli olarak başlatılan icra takibine yaptığı haklı itirazın iptali talebinin reddine, kötüniyetli davacının asıl alacağın %20'si oranında kötüniyet tazminatının tarafına ödenmesine karar verilmesi gerekirken hukuka aykırı karar verildiğini, kötüniyetli olarak davdan vazgeçilmediğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. Dava, itirazın iptali ile %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatı talebine ilişkindir. Davacı vekili, müvekkili müflis ... Bankası A.Ş. ile davalı ... arasında ... plakalı araç için 15/05/2013 tarihinde ve ... plakalı araçlar için 11/03/2013 tarihinde taşıt rehin sözleşmeleri imzalandığını, taşıtların rehin gösterildiğini, kredi alan davalı borçlunun kredilere ait borcunu zamanında ödemediğini, 01/02/2017 tarihinde Kadıköy ... Noterliği ... yevmiye numaralı ihtarname ile muaccel hale gelen kredi borcunun ödenmesi ve vadesi gelmemiş taksitlerin muaccel hale geldiği hususlarının ihtar edildiğini, borçlunun keşide edilen ihtarnameye rağmen ödeme yapmadığını, İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalı borçlu ...'a tebliğ edildiğini, davalı borçlunun takibe itiraz ettiğini, icra takibinin durdurulmasına sebebiyet verildiğini, müvekkili tarafından açılan işbu davanın kabulünü, davalı borçlunun itirazının iptaline ve takibin devamına, davalı yanın hukuki dayanaktan yoksun haksız itirazı sebebiyle %20 den az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.İlk derece mahkemesince; konusuz kalan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına, dava açıldıktan sonra ödeme yapıldığından ve alacak likit (belirlenebilir) olduğundan, dava konusu olan alacak (34.767,95 TL) üzerinden %20 oranında hesaplanan 6.953,59 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, karara karşı davalı tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.Davalı taraf ile davacı arasında 15.05.2013 tarihli taşıt rehin sözleşmesi (traktörlerin) rehin edildiği anlaşılmıştır. Dava konusu İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasının alacaklısı Tasfiye halinde ... Bankası, borçlusu ..., takip konusu toplam bedel 34.767,95TL olup taşınır rehininin paraya çevrilmesi yolu ile takip yapıldığı görülmüştür. 07.03.2023 tarihinde görevsizlik kararı verilerek Asliye Ticaret Mahkemelerine dosyanın tevdi edildiği anlaşılmıştır. 21.11.2013 tarihinde İDM tarafından 1 ve 2 nolu Asliye Ticaret Mahkemesi görevli olduğuna dair görevsizlik kararı verildiği anlaşılmıştır. Davacı vekilinin 19.02.2024 tarihinde borcun tamamının ödendiği belirten beyan dilekçesi sunulduğu görülmüştür. İlk Derece Mahkemesi davanın konusuz kaldığından karar vermeye yer olmadığı ve icra inkar tazminatına hükmedildiği görülmüştür. 6100 s.HMK.nun 1.m.si hükmü uyarınca “Mahkemelerin görevi, ancak kanunla düzenlenir. Göreve ilişkin kurallar, kamu düzenindendir.”Bu yasal düzenlemeye göre taraflarca görev itirazı ileri sürülmese dahi yargılamanın her aşamasında Mahkemece resen nazara alınır ve Mahkemenin görevli olup olmadığı incelenir. Görev, kamu düzenine ilişkin olup, davanın her safhasında re'sen gözetilir. 6102 sayılı TTK'nun 6335 sayılı Kanunla değişik 5. maddesi uyarınca Asliye Hukuk Mahkemeleri ile Ticaret Mahkemeleri arasındaki ilişki iş bölümü ilişkisi olmaktan çıkarılıp görev ilişkisine dönüştürülmüştür. Dava tarihinde yürürlükte bulunan 6102 Sayılı TTK 4/1-a maddesine göre “Tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın bu kanunda öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ticari dava sayılır”. 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6102 s.TTK'nın 5. maddesinde “Aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesi tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine bakmakla görevlidir.” hükmü yer almaktadır. 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanununun 5/3. Maddesine göre de; Asliye Ticaret Mahkemesi ile Asliye Hukuk Mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisi olup, bu durumda göreve ilişkin usul hükümleri uygulanır. TTK'nın 4. maddesinde nelerin ticari dava olduğu açıklanmıştır. Buna göre hükümde sayılan dava ve işlerin yanı sıra her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan davalar da ticari davadır. Anılan yasa hükümleri gereği, davalı tarafın ticari işletmesi bulunmadığından ve dava konusu da maddede sayılan mutlak ticari davalardan olmadığından davaya bakmaya görevli mahkeme genel mahkemelerdir. Görev kamu düzeni ile ilgili olup, yargılamanın her safhasında ve re'sen nazara alınmalıdır.(Yargıtay 13. Hukuk Dairesi'nin 2016/19310 Esas, 2019/7331 Karar sayılı ilamı) Davalı taraf ikinci kez ödeme yaptığını, icra inkar tazminatı hükmedilmemesi gerektiğini belirtmiş olduğu görülmüştür. İlk derece mahkemesince öncelikli olarak Asliye Ticaret Mahkemesinin görevli olup olmadığı araştırılması gerekli olup, davacı ve davalının tacir vasfında olup olmadığı, somut uyuşmazlıkta ticari hükümlerinin uygulanıp uygulanamayacağı, iflas hükümleri gibi ticari hükümlerin uygulanıp uygulanmayacağı hususların araştırılarak sonucuna göre hüküm kurmak üzere dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiştir.Bu itibarla; davalının istinaf talebinin kabulüne, HMK m.353/1-a-3 uyarınca ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, Asliye Ticaret Mahkemesi görevli olup olmadığı dava şartı olduğundan, öncelikle Asliye Ticaret mahkemesince görevli olup olmadığı hususu netleştirilerek, görevli mahkemenin Asliye hukuk mahkemesi olduğu kanaatı hasıl olursa Asliye Ticaret mahkemesince görev dava şartı yönünden davanın reddi ile Asliye Ticaret mahkemesinin görevsizliğine,dosyanın görevli Küçükçekmece Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesi hususunun değerlendirilmesi suretiyle Asliye Ticaret Mahkemesinin görevli olup olmadığı araştırılarak, görev hususu karar bağlandıktan sonra Asliye Ticaret mahkemesi görevli ise sonucuna göre karar vermek gerektiği sonuç ve kanaatine oybirliğiyle varılmakla aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1.Davalının istinaf başvurusunun kabulüne, HMK m. 353/1-a-3 uyarınca İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 20/02/2024 tarih, 2024/12 Esas, 2024/130 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, 2.Yukarıda belirtilen kapsamda işin esasına girilerek inceleme yapılıp sonucuna göre karar verilmek üzere dosyanın kararı veren İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'ne gönderilmesine, 3.Davalının yatırdığı istinaf karar harcının karar kesinleştiğinde talep halinde davalıya iadesine, gereğinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, 5.İstinaf başvurusu için yapılan yargılama giderlerinin yerel mahkemece verilecek kararda değerlendirilmesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 13/06/2024 tarihinde, oy birliğiyle ve kesin olarak karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:38:25