İstanbul BAM 18. HD 2021/1862 E. 2024/1280 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 18. Hukuk Dairesi
bam
2021/1862
2024/1280
6 Haziran 2024
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
18. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2021/1862
KARAR NO: 2024/1280
TÜRK MİLLETİ ADINA
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 11/03/2020
NUMARASI: 2015/845 Esas, 2020/167 Karar
DAVANIN KONUSU: Tazminat " Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan "
KARAR TARİHİ: 06/06/2024
Taraflar arasındaki tazminat davasında; kararda yazılı nedenlerden dolayı kısmen kabulüne yönelik verilen karara karşı davalı ve davacı vekilleri tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulduğundan, dosyanın tevdi edildiği Dairemiz Üye Hakimi ... tarafından incelendikten sonra, yapılan müzakerede dosya üzerinden heyetçe yapılan inceleme ve değerlendirme sonunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı şirket arasında 05/12/2011 başlangıç tarihli Sunuculuk Sözleşmesi akdedildiğini, müvekkilinin ... adlı televizyon kanalında “...” isimli program ile canlı veya banttan hafta içi her gün 40 dakika, 1 yeni bölüm 1 tekrar olarak yayınlanması planlanan programı sunup, programı yayına uygun hale getirecek, konukları temin ve koordine ederek sponsor sağlayacak ve karşılığında da belirlenen bedeli şirkete ödeyecek olduğunu, müvekkilinin sözleşmenin akdedildiği tarihten, davalı şirketçe salt sözlü bildirim ile hiçbir haklı ve geçerli neden veya özür bildirilmeksizin sona erdirildiği 2014 yılının Şubat ayına kadar, sözleşmede kendisine düşen edimlerini eksiksiz ve gereği gibi ifa ettiğini, kendisine düşen tüm hak ve yükümlülüklere riayet ettiğini ve bunun karşılığında ödenmesi gereken tüm meblağları eksiksiz olarak davalı şirket hesabına resmi olarak yatırdığını, hiçbir şekilde protokol şartları, cari hesap ve müvekkilin borçlandırıldığı tasarrufları ve meblağları kabul etmek anlamına gelmemek kaydı ile; hal böyle iken, müvekkili ile sunuculuk sözleşmesinden doğan bakiye alacakların ödenmesine ilişkin 01/11/2013 tarihli “Borç Tasfiye Protokol”ünü karşılıklı imza altına aldıklarını ve protokol içeriğinde müvekkiline atfedilen borç kalemlerinin vadelendirilerek rakamsal karşılıklarının da belirlendiğini, iş bu protokol gereğince müvekkilinin kendisine borç olarak yansıtılan rakamsal değerleri vadesinde ödediğini ancak davalı şirketin haksız ve hukuka aykırı olarak çalışma ortamını sonlandırmasından dolayı iş gücü kaybına uğradığını ve son taksitleri ödeyemediğini, müvekkilinin davalı şirketin borç bildiriminden haricen haberdar olduğunu, müvekkili hakkında başlatılan İstanbul ... İcra Müdürlüğü’nün ... E. Sayılı takip dosyası ile 42.482,17 TL cari hesap alacağı, 3.906,78 TL takip öncesi faiz olmak üzere toplam 46.388,95 TL olarak hesaplanan takip çıkışı bedelinin, asıl alacağa işleyecek yıllık %30,24 oranında temerrüt faizi ile birlikte tahsilinin talep edildiğini, müvekkilinin gönderilen ödeme emrinden sonra davalı şirket vekili ile 20/10/2014 tarihli borç ödeme protokolü akdettiğini ve tarafların toplam borcun 47.270,00 TL olduğunu, bu bedelin ödenmesi halinde başkaca resmi faiz, masraf, vekalet ücreti v.s adı altında hiçbir ödeme talep edilmeyeceğini kabul ettiklerini, akabinde müvekkili belirlenen dönemlerde gerekli ödemeleri yapmasına rağmen sonrasında borcunun 22/05/2015 tarihi itibarı ile 62.485,97 TL olduğunun kendisine bildirildiğini ve müvekkilinin 28.05.2015 tarihinde de bakiye 27.500,00 TL ödeyerek toplamda 60.000,00 TL ödediğini, takipte gerek asıl alacak, gerek asıl alacağa işletilen takip öncesi ve sonrası faiz fahiş olup müvekkilince davalı tarafa toplamda işbu icra dosyası dolayısı ile 16.100,36 TL fazladan ödemede bulunulduğunun tespit edildiğini, sözleşmede müvekkili yönünden herhangi bir faiz kararlaştırılmadığı gibi müvekkilinin temerrüde de düşürülmediğini, bu nedenle tahsil edilen fahiş miktardaki faizin sebepsiz zenginleşme hükümleri çerçevesinde iadesinin gerektiğini, sözleşmenin haksız olarak feshedilmesi nedeniyle müvekkilinin aylık ortalama 15.000,00 TL kazancından mahrum bırakıldığını, bu nedenle şimdilik 125.000,00 TL tazminatın da tahsilini talep ettiklerini, davalı şirkete fazla ödenen bedelin iadesi ve haksız fesihten kaynaklanan tazminatın tahsili için Bakırköy ... Noterliği'nin 29/06/2015 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile bildirimde bulunulduğunu ancak ihtarnameye müspet ya da menfi hiçbir cevap verilmediğini beyanla davalı tarafa fazla ödenen 16.100,36 TL tutarındaki bedelin sebepsiz zenginleşme hükümlerine bağlı olarak bu durumun davalı yana ihtar edildiği 29/06/2015 tarihinden işleyecek temerrüt faizi ile birlikte müvekkile iadesine, sözleşmenin haksız feshinden dolayı 125.000,00 TL tutarındaki kar kaybının, davanın açıldığı tarihten itibaren işleyecek yasal faizli ile birlikte davalıdan alınarak müvekkiline ödenmesine, tüm yargılama harç ve giderleri ile vekalet ücretinin davalı yana yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili ile davacı taraf arasında imzalanan 14/12/2012 tarihli sunuculuk sözleşmesinin taraflar arasındaki ilişkinin temelini teşkil ettiğini, davacı tarafın bakiye borcunun tasfiyesi için tarafların 01/11/2013 tarihinde karşılıklı olarak mutabık kalarak borç tasfiye protokolü imzaladıklarını, davacı taraf müvekkili ile aralarında imzalı 01/11/2013 tarihli borç tasfiye protokolü hükümlerini ihlal etmek suretiyle borcunu zamanında ödemediğinden Beşiktaş ... Noterliğinin 01/06/2014 tarihli ... yevmiye nolu ihtarnamesi tanzim edilerek davalı tarafa tebliğ edildiğini, buna rağmen sözleşmesel yükümlülüklerini yerine getirmemekte ısrar eden davalı taraf hakkında İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... esas numaralı dosyası ile bakiye toplam 42.482,14 TL alacağın tahsili için icra takibi başlatıldığını, davacı taraf işbu dava tarihine kadar borcunu hiçbir zaman inkar etmediğini, davacı tarafın haksız fesih sebebiyle yoksun kalınan kar tazminatı talebinin haksız, mesnetsiz ve hukuka aykırı olduğunu, müvekkilinin sözleşmenin 8. maddesi uyarınca sözleşmeyi dilediği zaman herhangi bir gerekçe göstermeksizin feshetme hakkı olduğunu, davacı tarafın sözleşmenin feshinin kendisine bildirilmediği, geçerli bir fesih bildirimi olmadığı yönündeki iddiasının abesle iştigal olduğunu, zira müvekkilinin fesih iradesinin davacı tarafa bildirildiğini beyanla haksız davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir. İlk derece mahkemesince; " ..1-Davacının istirdat talebinin Kısmen Kabulü ile 8.022,37 TL'nin 29/06/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine,2-Davacının kar kaybı tazminatı talebi yönünden davanın açılmamış sayılmasına,.. " karar verilmiş, bu karar davalı ve davacı vekillerince istinaf edilmiştir. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesindeki savunmalarını tekrarla, "....Bilirkişi raporlarına itiraz dilekçelerimizde de defaatle belirtiğimiz üzere eksik incelemeye dayanılarak oluşturulan hüküm kabul edilemez....Davacıdan fazla tahsil edilen istirdadı mümkün herhangi bir alacak yoktur. Davacıya, Müvekkil Şirket ile aralarında imzalı sözleşme ve borç protokolü hükümlerine aykırı davranışları nedeniyle Müvekkil Şirket'e olan borcunu ödemesi için Beşiktaş ... Noterliği aracılığı ile ihtarname gönderilmek suretiyle davacı temerrüte düşürülmüştür. Davacı tamamıyla usul ve yasaya uygun olarak temerrüte düşürülmüş ve aleyhine borç ve faiz hesaplaması buna göre yapılmıştır. Dosyada mevcut olduğu üzere Beşiktaş ... Noterliği'nin 01.06.2014 tarihli ... Yevmiye numaralı ihtarnamesi 10 Haziran 2014 tarihinde davacının halen geçerli olan yukarıda yer verilmiş adresi Muhtarlığına tebliğ edilmiştir. Bu nedenle tüm hesaplamalar bu yönde yapıldığında davacıdan fazla yapılan hiçbir tahsilat olmadığı görülecektir....Davacı huzurdaki dava tarihine kadar borcunu hiçbir zaman inkar etmemiş, aksine borcunu ödemek için hakkında başlatılan icra takibine itiraz etmeyerek Müvekkil Şirket ile Borç Tasfiye Protokolü imzalamıştır. Sonrasında tüm borcunu ödeyerek tarafımızdan icra takibinin sonlandırıldığına dair yazı almıştır. Tüm bunlara ve aradan geçen uzun zamana rağmen kendisinden fahiş faiz ile fazla tahsilat yapıldığı iddiası haksız ve kötü niyetlidir...."şeklindeki beyanlarıyla İDM kararının kaldırılmasını dilemiştir.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesindeki iddialarını tekrarla, "... müvekkil bu ihtarnameden hiçbir zaman haberdar olmamış, kendisine resmi yollarla tebligat yapılmamış, hiçbir temerrüde düşürülmemiş ve yazılı yapılan sunuculuk sözleşmesinin feshedildiği de hiçbir şekilde kendisine bildirilmemiştir....Davalı tarafından çıkarılan ihtarname usulüne aykırı olarak müvekkile tebliğ edilmiş olduğundan müvekkil,14.06.2014 tarihinde temerrüde düşmüş sayılmaz. Müvekkil , davalı tarafın İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı icra takibinden ödeme emrinin gönderildiği 23.09.2014 tarihinde muttali olmuştur. Usulsüz tebligattan dolayı müvekkilin temerrüte düşmesi usül ve yasalara aykırıdır.... işletilecek kanuni faizin müvekkilimizin ihtarnameden haberdar olduğu 23.09.2014 tarihinden itibaren başlaması ve buna göre bir hesaplamanın yapılması gerekmektedir....Müvekkile gönderilen ödeme emrinden sonra takipten haberdar olan müvekkil , davalı şirket vekili ile 20.10.2014 tarihli borç ödeme protokolü akdetmiş ve akit taraflar toplam borcun 47.270,00 TL olduğu , bu bedelin ödenmesi halinde , başkaca resmi faiz , masraf vekalet ücreti v.s. Adı altında hiçbir ödeme talep edilmeyeceği , borcun kapanmış olacağı hususlarında mutabık kalmışlardır....Akabinde müvekkil belirlenen dönemlerde gerekli ödemeleri yapmasına rağmen sonrasında borcunun 22.05.2015 tarihi itibariyle 62.485,97 TL olduğu kendisine bildirilmiş ve müvekkil 28.05.2015 tarihinde de bakiye 27.500,00 TL ödeyerek toplamda ödenen 60.000,00 TL karşılığında dosya kapama yazısı 29.05.2015 tarihinde kendisine verilmiştir....Bir an için müvekkilin kendisine tebliğ edilmeyen ve davalı tarafça keşide edilen Beşiktaş ... Noterliğinin 01.06.2014 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesinden borcunun 37.967,14 TL olduğu kabul edilse dahi ( ki bu borç ilişkisi ve bedeli ile ilgili tüm yasal haklarımızı saklı tutmaktayız ) bu miktar üzerinden 23.09.2014 tarihi itibari ile başlatılacak icra takibinde -37.967,14 TL cari hesap alacağı ,-1.057,88 TL takip öncesi işlemiş faiz , -821,13 TL tahsil harcı (dosyada haciz bulunmadığından ve alacaklı vekilinin haricen tahsil talebi doğrultusunda hesaplanan resmi %2,27 oranındaki harç bedeli) , -3.444,56 TL vekalet ücreti, -308,03 TL ( Takip sonrası taraflarca imzalanan 20.10.2014 tarihli protokole kadar hesaplanan faiz bedeli), 300,90 TL ( Başvuru, peşin, vekalet harcı ve masraf bedeli ) olmak üzere toplam 43.899,64 TL yönünden borcun tahsili cihetine gidilmesi gerekirken toplam 60.000,00 TL tahsil ederek fazladan 16.100,36 TL alınması sebepsiz zenginleşme mahiyetindedir.... İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı dosyası ile başlatılan takipte borcun 47.270,00 TL olduğu, bu dosya ile ilgili ödemelerin yapılması halinde borcun kapanmış olacağı , bu dosyaya ilişkin herhangi bir FAİZ , HARÇ , VEKALET ÜCRETİ , EKSTRA ÜCRET ,talep edilmeyeceği kararlaştırılmış olmasına rağmen , bu protokol hükümlerine aykırı olarak da müvekkilden fahiş faiz talepleri ile cebri icra baskısı ve tehdidi altında toplamda 60.000,00 TL tahsil edilmiş ve bu yöne tevessül eden davalı şirket vekili Av. ..., müvekkilin onayı ve yazılı icazeti ile tarafımızca İstanbul Barosu Başkanlığı'na 10.08.2015 tarih ve ... şikayet numarası ile şikayet edilmiştir. Davalı şirket vekili ile müvekkil arasında akdedilen protokol içeriği ve müvekkil tarafından davalı şirkete ödenen yekün meblağ mukayese edildiğinde dahi , davalı şirketin müvekkil aleyhine sebepsiz zenginleştiği ve bunun istirdatına ilişkin haklı taleplerimiz sübut bulacaktır. Gerek müvekkil aleyhine katedilen cari hesap , gerek buna işletilen faiz ile takibe konu edilen ve takip sonrası işletilen fahiş faiz BARENMLERİNİN hiçbir yasal dayanağı ve muteberliği bulunmamaktadır. müvekkil yönünden resmi ve kanuni hiçbir temerrüt oluşmamıştır....ayrıca bir an için müvekkil temerrüde düşürülmüş olsa dahi ( ki kesinlikle düşürülmemiştir ) iş bu temerrüt oranı yasal barem olan %9 olmalıyken davalı şirket tarafından tek taraflı olarak işletilen %30,24 oranın da hiçbir yasal dayanağı yoktur ve fahiş olduğu alenen ortadadır....Müvekkil yönünden hiçbir temerrüt oluşmamasına ve sözleşmede faiz oranının kararlaştırılmamasına rağmen, müvekkil temerrüte düşürülmüş gibi fazla hesaplanan asıl alacağa , hiçbir kanun ve maddesinde belirlenmeyen ve davalı şirketçe gabin , ikrah uygulanmak sureti ile hesaplanan %30,24 oranında fahiş temerrüt faizi eklenip , bileşik faiz uygulanmak sureti 6098,6102 ve 3095 sayılı yasa hükümlerine açıkça aykırı olacak şekilde hesap yapılması alenen kanuna ve hukuka aykırılık teşkil etmektedir. Bu nedenle müvekkilin haciz baskısı ve tehdidi altında iyi niyetinden ve bilgisizliğinden faydalanmak sureti ile fazlaca ödemiş olduğu 16.100,36 TL tutarındaki bedelin bu nedenle müvekkil aleyhine akdi temerrüt faizi de uygulanamayacağından aleyhe işletilen ve gerek akdi gerek yasal dayanağı olmayan %30,24 tutarındaki fahiş faiz oranı ve bu yönde yapılan tahsilatın sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre müvekkile iade edilmesi gerekmektedir....İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2015/845 Esas sayılı dosyasında gelen ... tarafından hazırlanan Bilirkişi Raporun'da da Davalı tarafça hazırlanan ve kabul ettirilen sözleşmeye ilişkin ; sözleşmenin "kelepçe sözleşme" olarak değerlendirildiği , borçlunun alacaklı tarafından kıskıvrak bağlandığı bir sözleşme olduğu , ahlaka aykırı bir biçimde davacının kişisel ve ikstisadi özgürlüğünün aşırı oranda sınırlandırılması , emredici hukuk kurallarına aykırı bir şekilde düzenlendiğini de belirtmişlerdir.... Müvekkilin kar kaybına neden olduğu iş bu raporla ispatlandığı gibi , Sayın Mahkemece yoksun kalınan kazanç ile kısmi kabul yerine , talebimiz ile ilgili konusuz kaldığı gerekçesi ile red kararı verip aleyhimize vekalet ücreti tesisi hukuka aykırıdır...." şeklindeki beyanlarıyla İDM kararının kaldırılmasını dilemiştir. Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesindeki iddialarını tekrarla, davalı istinafının reddini dilemiştir. Dava, icra takibinde borçlu olunmayan bedelin haksız olarak tahsil edildiği iddiası ile söz konusu bedelin istirdadı ile sözleşmenin haksız olarak feshedildiği iddiası ile kar kaybı tazminatı taleplerine ilişkindir. Dosyanın incelenmesinde; Beşiktaş ... Noterliğinin 01.06.2014 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi tebliğ şerhinin okunaklı olmadığı, haber edilen yakını veya komşusu bilgileri ile ilgili kısmın silik olduğu ve bu hususun bilirkişi raporu ile de sabit olduğu (temerrüt başlangıcının tespiti açısından) görülmüştür. O HALDE İLGİLİ NOTERLİKTEN TEBLİĞ BELGESİNİN OKUNAKLI ONAYLI SURETİNİN VE NOTERLİK TEBLİĞ BELİRTMELİĞİNİN GÖNDERİLMESİNİN İSTENİLMESİ GEREKMEKTEDİR.Yukarıda belirtilen gerekçeler ile; yazılı eksikliğin giderilmesi için dosyanın geri çevrilerek yazılı eksiklik giderildikten sonra Dairemize gönderilmesine karar vermek gerektiği sonuç ve kanaatine oy birliğiyle varılmakla aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; Gerekçede yazılı EKSİKLİKLER TAMAMLANARAK, İSTİNAF İNCELEMESİ YAPILMAK ÜZERE TEKRAR DAİREMİZE GÖNDERİLMESİ İÇİN dosyanın kararı veren İSTANBUL 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ' ne GERİ ÇEVRİLMESİNE, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 06/06/2024 günü, oy birliğiyle ve kesin olarak karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:39:45