İstanbul BAM 18. HD 2024/1389 E. 2024/1167 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 18. Hukuk Dairesi
bam
2024/1389
2024/1167
23 Mayıs 2024
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
18. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2024/1389
KARAR NO: 2024/1167
TÜRK MİLLETİ ADINA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 21/11/2023
NUMARASI: 2023/735 Esas, 2023/748 Karar
DAVANIN KONUSU: Alacak
KARAR TARİHİ: 23/05/2024
Taraflar arasındaki alacak davasında; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın usulden reddine yönelik verilen karara karşı taraf vekilleri tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulduğundan, dosya içeriğine göre incelemenin duruşmalı yapılmasına gerek görülmediğinden, dosyanın tevdi edildiği Dairemiz Başkanı ... tarafından incelendikten sonra, yapılan müzakerede de ön inceleme ve usule ilişkin eksikliğin bulunmadığının anlaşılması üzerine, işin esasına geçilmek suretiyle dosya üzerinden heyetçe yapılan inceleme ve değerlendirme sonunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesi özetle; davalı ile davacı arasında “... Ofis hizmetleri Sözleşmesi” imzalandığını, söz konusu sözleşmenin 01.01.2023 tarihli yenilenen yeni sözleşme ile uzatıldığını, davalının 01.03.2023 tarihli ve 59.068,32 TL tutarlı hizmet faturası, 03.04.2023 tarihli 59.068,31 TL tutarlı hizmet faturası , 26.04.2023 tarihli maslak no.1 etkinlik merkezi hizmet fatura tutarı 26.373,00 TL, 02.05.2023 tarihli taksim Kahan lokasyonu 10 kişi 6 saatlik, 27.04.2023 13 kişi 4 saatlik hizmet bedeli olan 64.354,72 TL, faturaların sözleşme ile kararlaştırılan vade tarihlerinde ödenmemesi sebebiyle düzenlenen 7.225,47 TL farkı faturası alacağının ödememesi üzerine, davalıya keşide edilen Beşiktaş ... Noterliği’nin 22.05.2023 tarihli ve ... yevmiye nolu ihtarı ile; sözleşmenin 9.maddesi gereğince sözleşmenin fesih edildiğini, sözleşmenin feshine ilişkin ihtarname ile, tahakkuk ettiği halde ödenmemiş olan hizmet bedeli alacakları ile, yine sözleşmenin 9.maddesi gereğince, hizmet dönemi sonuna kadar tahakkuk edecek hizmet bedeli alacakları ile, kararlaştırılan cezai şart tutarının 24 saat içinde ödenmesi hususunun ihtar edildiğini ancak ödenmediğini, ihtarnamenin 23/05/2023 tarihinde tebliğ edildiğini, 25/05/2023 tarihinde temerrütün gerçekleştiğini, bunun üzerine alacaklarının tahsili amacıyla İstanbul ... İcra Müdürlüğü’nün ... E.sayılı dosyasında icra takibi başlatıldığını, Arabuluculuğa başvuru yapıldığını ancak anlaşmanın sağlanamadığını, davanın belirsiz alacak davası olarak açıldığını, taraflar arasındaki hizmet sözleşmesi kapsamında ödenmesi gereken hizmet bedelinin temel tutarının belirlenmiş olmasına karşın hizmet bedellerinin verilen hizmetler ile talep edilen ek hizmetler sebebiyle aylar itibariyle değişkenlik göstereceği sözleşme metni ve ekleri ile sabit olduğunu belirterek davanın kabulüne, davalı ile davalı arasında yapılan sözleşmenin davacı tarafından haklı sebeple feshi sebebiyle sözleşmenin 9. maddesi gereğince sözleşmenin bitimi tarihi olan 31/12/2023 tarihine kadar tahakkuk edecek hizmet bedeli olarak harca esas 25.000,00 TL, sözleşmede kararlaştırılan cezai şart alacağı için harca esas değer 25.000,00 TL olmak üzere toplam 50.000,00 TL'nin ve TBK.m.122 hükmü gereğince de kararı veren Mahkemece karar altına alınmasını talep ettikleri aşkın zarar tutarı olarak 10.000,00 TL'nin belirsiz alacak davası olarak davalıdan tahsiline, sözleşme gereği talep edilmesi olanaklı alacak ve cezai şart tutarının mahkememizce belirlenmesi sonrasında talep edilen toplam alacak ve cezai şart için harcın ikmaline, alacak ve cezai şart alacağı için davalının temerrüt tarihi olan 25/05/2023 tarihinden itibaren avans faizi uygulanmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalının davaya cevap vermediği anlaşılmıştır.İlk derece mahkemesince; "Mahkememizin görevsizliği nedeniyle davanın usulden REDDİNE, Mahkememiz kararı kesinleştiğinde ve talep halinde dosyanın görevli ve yetkili İstanbul Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine..." karar verilmiş olup, taraf vekilleri tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davaya bakma hususunda Asliye Ticaret Mahkemesi’nin görevli olduğunu, Davacı ile davalı arasında “... Ofis Hizmetleri Sözleşmesi” imzalanmış olup, kurulan hukuki ilişki hizmet ilişkisi olduğunu, davacı ile davalı arasında yapılan hizmet sözleşmesi gereğince kullanılan alan sabit olmadığı gibi, hizmet sözleşmesinin ağırlıklı edimi de alan kullanımı için ödenen bedel olmadığını, aksi durum davalının hizmet sözleşmesini imzalamasını anlamsız hale getireceğini, davacı ile davalı arasında imzalanan hizmet sözleşmesi kapsamında ödenmesi kararlaştırılan hizmet bedeli, aynı alanla ilgili kira sözleşmesi yapılması halinde ödenecek tutarın üç katından fazla olduğunu belirterek İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin verdiği görevsizlik kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı ... A.Ş. tarafından 29.05.2023 tarihinde müvekkili Dernek TÜGİAD aleyhine İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... nolu dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, davaya konu olan icra takibi ise; hizmet faturalarına ve bu faturaların ödenmemesi nedeni ile vade farkı faturasına dayandırıldığını, anılan işbu icra takibine süresi içerisinde itiraz edilerek İstanbul .... İcra Müdürlüğünün ... nolu dosyasının icra takibi durdurulduğunu, anılan icra takibinin haksız ve kötü niyetli olduğunu, müvekkilinin davacıya herhangi bir borcu bulunmadığını, İstanbul 10.Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2023/735 Esas, 2023/748 Karar sayılı ve 21/11/2023 tarihli kararının, istinaf incelemesinden geçirilerek kaldırılmasına, Talepleri doğrultusunda eksiklikler giderildikten, müvekkiline tebligatlar yapıldıktan sonra ve emsal kararlar nazara alınarak davanın görevli mahkeme olan Sulh Hukuk Mahkemesi Hakimliğine gönderilmesine, mahkeme aksi kanaatte ise hükmün bozulmasına ve yeniden karar verilmek üzere dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Dava, davacı ile davalı arasında yapılan “... Ofis hizmetleri Sözleşmesi”nin davacı tarafından haklı sebeple feshedildiği iddiasıyla sözleşmenin 9. maddesi gereğince sözleşmenin bitimi tarihi olan 31.12.2023 tarihine kadar tahakkuk edecek hizmet bedeli ile sözleşmede kararlaştırılan cezai şart alacak bedelinin ve TBK. m. 122 hükmü gereğince aşkın zarar tutarının belirsiz alacak davası olarak davalıdan tahsiline ilişkin davadır. Görev, kamu düzenine ilişkin olup, davanın her safhasında re'sen gözetilir. 6102 sayılı TTK'nun 6335 sayılı Kanunla değişik 5. maddesi uyarınca Asliye Hukuk Mahkemeleri ile Ticaret Mahkemeleri arasındaki ilişki iş bölümü ilişkisi olmaktan çıkarılıp görev ilişkisine dönüştürülmüştür. Dava tarihinde yürürlükte bulunan 6102 Sayılı TTK 4/1-a maddesine göre “Tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın bu kanunda öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ticari dava sayılır”. 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6102 s.TTK'nın 5. maddesinde “Aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesi tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine bakmakla görevlidir.” hükmü yer almaktadır. 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanununun 5/3. Maddesine göre de; Asliye Ticaret Mahkemesi ile Asliye Hukuk Mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisi olup, bu durumda göreve ilişkin usul hükümleri uygulanır. TTK'nın 4. maddesinde nelerin ticari dava olduğu açıklanmıştır. Buna göre hükümde sayılan dava ve işlerin yanı sıra her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan davalar da ticari davadır. Anılan yasa hükümleri gereği, davalı tarafın ticari işletmesi bulunmadığından ve dava konusu da maddede sayılan mutlak ticari davalardan olmadığından davaya bakmaya görevli mahkeme genel mahkemelerdir. Görev kamu düzeni ile ilgili olup, yargılamanın her safhasında ve re'sen nazara alınmalıdır.(Yargıtay 13. Hukuk Dairesi'nin 2016/19310 Esas, 2019/7331 Karar sayılı ilamı) 6102 Sayılı TTK'nın 12.maddesine "bir ticari işletmeyi, kısmen de olsa, kendi adına işleten kişiye tacir denir. Bir ticari işletmeyi kurup açtığını, sirküler, gazete, radyo, televizyon ve diğer ilan araçlarıyla hakla bildirmiş veya işletmesini ticaret siciline tescil ettirerek durumu ilan etmiş olan kimse, fiilen işletmeye başlamamış olsa bile tacir sayılır. Anılan Yasanın 11.maddesinde "Ticari işletme, esnaf işletmesi için öngörülen sınırı aşan düzeyde gelir sağlamayı hedef tutan faaliyetlerin devamlı ve bağımsız şekilde yürütüldüğü işletmedir. Ticari işletme ile esnaf işletmesi arasındaki sınır, Bakanlar Kurulunca çıkarılacak kararnamede gösterilir." 15.maddesinde de " İster gezici olsun ister bir dükkanda veya sokağın belirli yerlerinde sabit bulunsun, ekonomik faaliyeti sermayesinden fazla bedeni çalışmasına dayanan ve geliri 11.maddenin 2.fıkrası uyarınca çıkarılacak kararnamede gösterilen sınırı aşmayan ve sanat veya ticaretle uğraşan kişi esnaftır." düzenlemesi bulunmaktadır. Bir kimsenin Vergi Usul Kanunu'na göre esnaf sayılması, TTK yönünden de esnaf kabul edilmesini gerektirmez. Ticaret siciline ya da Oda'ya kayıtlı olmamak da tacir olmamanın kesin bir kanıtı olmadığı gibi, vergi mükellefi olup olmamak da tacir ve esnaf ayrımında kesin bir ölçüt olarak kabul edilemez. (Yargıtay 3. HD, 13.02.2019 tarih, 2017/12019E., 2019/1050 K.) Dava konusu somut uyuşmazlığın taraflarının tacir olmadığı,davanın mutlak ticari dava niteliğinde olmadığı,uyuşmazlığın niteliğine ve davanın taraflarına göre Asliye Ticaret mahkemesince verilen görevsizlik kararının usul ve yasaya uygun olduğu,davaya bakmakla görevli mahkemenin asliye Hukuk mahkemesi olması nedeniyle daacı ve davalı istinaf istemlerinin yerinde olmadığı görülmüştür. Bu değerlendirmeler ile dava konusu uyuşmazlığa ilişkin yasal düzenlemeler doğrultusunda; tarafların istinaf başvurularının HMK m.353/1-b-1 uyarınca oybirliğiyle esastan reddine karar verilmesi sonuç ve kanaatine varılmakla aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere ;1.HMK m.353/1-b-1 gereğince tarafların istinaf başvurularının esastan REDDİNE, 2.İstinaf incelemesinin duruşmasız yapılması nedeni ile AAÜT m. 2/2 hükmü uyarınca taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 3.Alınması gereken harçlar peşin olarak yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,4.İstinaf başvurusu için yapılan yargılama giderlerinin HMK'nın 360 ıncı maddesi yollamasıyla, madde 323 uyarınca istinafı talep edenler üzerinde bırakılmasına, 5.Dosyanın ilk derece mahkemesine iadesine,Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 23/05/2024 tarihinde, oy birliğiyle ve kesin olarak karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:41:02