SoorglaÜcretsiz Dene

İstanbul BAM 18. HD 2024/838 E. 2024/1151 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 18. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2024/838

Karar No

2024/1151

Karar Tarihi

22 Mayıs 2024

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

18. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2024/838

KARAR NO: 2024/1151

TÜRK MİLLETİ ADINA

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İSTANBUL 20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 21/09/2021

NUMARASI: 2019/829 Esas, 2021/658 Karar

DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

KARAR TARİHİ: 22/05/2024

Taraflar arasındaki menfi tespit davasında; kararda yazılı nedenlerden dolayı asıl davanın kısmen kabulüne, karşı davanın kısmen kabulüne yönelik verilen karara karşı davacı-karşı davalı ve davalı-karşı davacı vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulduğundan, dosyanın tevdi edildiği Dairemiz Üye Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra, yapılan müzakerede de ön inceleme ve usule ilişkin eksikliğin bulunmadığının anlaşılması üzerine, işin esasına geçilmek suretiyle dosya üzerinden heyetçe yapılan inceleme ve değerlendirme sonunda;

GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı-karşı davalı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı tarafından müvekkiline Bakırköy ...Noterliği 24.04.2019 tarih ... ve ... yevmiye no'lu iki adet ihtarname çekildiğini, Davalı, ihtarnamelerde, 28.12.2011 tarihinden itibaren müvekkili ile çalıştığını, müvekkili ile yapı denetim hizmet sözleşmesi olduğunu ve müvekkilinin işbu sözleşmelere aykırı davrandığı için fesh ettiği yazdığını, Müvekkilinin bu ihtarnamelere cevaben 25.04.2019 tarihli Beyoğlu ...Noterliği ... yevmiye no.lu ihtarnameyi davalıya çektiğini ve davalıya kendisini tanımadığını ve aralarında bir sözleşme olmadığını belirttiğini, Davalının 24.05.2019 tarihinde müvekkilini İstanbul ...İcra Müdürlüğü ... E. Sayılı dosya ile icraya verdiğini, söz konusu icra dosyasında, takip dayanağı olarak, müvekkilinin imzası taklit edilmek suretiyle hazırlanmış iki adet sözleşme ve başkaca kişilerin kullanımı için çıkartılmış bir vekâletnamenin son sayfası bulunduğunu, Müvekkilinin imzası taklit edilerek hazırlanan sözleşmelerle icraya verildiği için, davalı firmanın yetkilisi ...’ndan şikâyetçi olduğunu, Davalı firma yetkilisinin 24.07.2019 tarihli emniyetteki ifadesinde: “Ben yukarıda iş adresini verdiğim yerde bulunan ... Denetim Ltd. şirketinin yetkilisiyim. Şikâyetçi ... isimli şahsı tanımıyorum. Bu sözleşmeleri şikâyetçinin vekili ... bizzat imzalamıştır.” şeklinde ifade verdiğini, ama müvekkilinin ... adlı bir şahsa hiçbir zaman borçlandırıcı yetkiye dayanan bir vekâletname vermediğini, Savcılık soruşturmasının hâlen devam ettiğini, Davalının müvekkiline kestiği ve veya tebliğ ettiği bir (1) adet fatura bile olmadığını, beyan ederek, İstanbul ...İcra Müdürlüğü ... E.sayılı dosyadaki borcun olmadığının menfii tespiti ile söz konusu icra takibinin iptaline, Davalı aleyhinde %20’den aşağı olmaksızın kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama ücreti ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı-karşı davacı cevap ve dava dilekçesinde özetle; Davacının dava açmasında Hukuki Yarar Olmadığını, Davanın dava şartı olan Hukuki Yarar Yokluğundan dolayı reddine karar verilmesi gerektiğini, İİK.nun 72/5.maddesine göre borçlu yararına tazminata hükmedilmek için borçluya menfi tespit davası açmaya zorlayan takibin haksız ve kötüniyetli olması gerektiğini, oysa itirazla takip durduğuna göre borçluyu menfi tespit davası açmaya zorlayan bir takibin mevcut olduğu kabul edilemeyeceğini, bu sebeple de borçlu takibe süresi içerisinde itiraz ettiğinden takibin durduğunu, Davacının davayı açmasında hukuki yararı olmadığını, Menfi tespit davasının Hukuki Yarar Yokluğundan Reddine karar verilmesi gerektiğini, Karşı dava dilekçelerinde ayrıntılı olarak açıkladıkları üzere davacı-karşı davalının iddialarının asılsız ve mesnetsiz olduğunu, Ortada iddia edildiği şekilde sahte atılmış imzalar bulunmadığını, müvekkili şirket ile davalının bu konuda yetkilendirilmiş vekili aracılığıyla Yapı Denetim Sözleşmeleri akdedildiğini, akdedilen işbu sözleşmelerden ikisinin ifa edildiğini, iki tanesinde ödeme yapılmadığı için icra takibi açılmasıyla davacı-karşı davalı tarafından asılsız ithamlarla suç duyurusunda bulunulduğunu, Dava dilekçesinin bir yerinde davacı- karşı davalı yan "müvekkilimin imzası taklit edilmek suretiyle hazırlanmış iki adet sözleşme ile başkaca kişilerin kullanımı için çıkarılmış vekaletnamenin son sayfası bulunmaktadır" şeklinde beyanda bulunduktan sonra başka bir paragrafta "müvekkilim hiçbir zaman ... isimli şahsa borçlandırıcı yetkiye dayalı bir vekaletname vermemiştir" şeklinde beyanda bulunduğunu, verilen vekaletnamede vekilin yapı denetim sözleşmesi akdetme yetkisini haiz olduğunun görüleceğini, Davacı - karşı davalı yanın iddia ettiği gibi müvekkili şirketin hiçbir fatura kesmediği, sahte sözleşme yaptığı iddialarının gerçek dışı olduğunu, Müvekkilinin tüm ödemeleri Mal Müdürlükleri ve Belediye aracılığıyla almakta olduğunu, buna ilişkin fatura ibraz edilmeksizin ödeme almasının söz konusu olmadığını, Şile Belediye Başkanlığı ve Şile Mal Müdürlüğüne müzekkere yazılarak yapılan işler ile alınan ödemelere ilişkin bilgi ve belgelerin temin edilmesini talep ettiklerini, müvekkili şirketin İstanbul'da yapı denetimi konusunda faaliyet gösteren lisanslı yapı denetim firması olduğunu, Müvekkili şirket ile davacı/karşı davalı arasında İstanbul İli, Şile İlçesi, ... Mah. ... Parsel sayılı taşınmazda inşa edilecek 4 Bloktan oluşan yapının 4708 sayılı Yapı Denetim Kanunu çerçevesinde zorunlu olan denetimi işi için toplam 4 adet sözleşme akdedildiğini, Sözleşmelerin mal sahibi davacı/karşı davalının sözleşme akdetme konusunda vekalet verdiği ... tarafından imzalandığını, Bu 4 sözleşmeden ... ve ... YİBF numaralı sözleşmelere ilişkin tüm ödemelerin yapıldığını, ... ve ... YİBF numaralı sözleşmelere ilişkin ödemelerin zamanında yapılmadığını, müvekkili tarafından söz konusu sözleşmelere ilişkin yükümlülüklerin yerine getirildiğini, yapının yasaya uygun şekilde denetlendiğini ve seviye tespit ettirildiğini, Belediye tarafından onaylanmış seviye tespit tutanaklarını sunduklarını, ancak buna rağmen mal sahibi tarafından yatırılması gereken yapı denetim hizmet bedeli yatırılmadığından müvekkili şirket tarafından sözleşmelerin feshedildiğini ve hizmeti verdikleri kısım için İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı takip dosyası ile takip başlatıldığını, Davacı/karşı davalı yan tarafından takibe haksız ve kötü niyetli bir şekilde itiraz edildiğini, Bu zamana dek yapılan işler, karşılığında kesilen faturalar ve ödemeler ile ilgili olarak Şile Belediyesi ve Şile Mal Müdürlüğüne yazı yazılarak ilgili yapı denetim sözleşme-leri karşılığında yapılan iş ve işlemlerin ödemelerin seviye tespitlerinin sorulmasını talep ettiklerini beyan ederek, öncelikle Davacı-Karşı Davalının davasının hukuki yarar yokluğundan reddine, aksi halde davanın esastan reddi ile karşı davanın kabulüne, karşı davalı yanın İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı takibe yaptığı itirazın iptali ile %20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini beyan ve talep etmiştir. Davacı-karşı davalı vekilinin karşı davaya verdiği cevap dilekçesinde özetle; karşı davacının dava harcını yatırmadığını, davalının müvekkili aleyhine kesilmiş ve tebliğ ettirilmiş bir tane fatura sunamadığını, müvekkilinin davacıya herhangi bir borcunun bulunmadığını, müvekkilinin Şile'deki arazisini müteaahhide kat karşılığı olarak verdiğini ve işbu inşaatın yapımı için genel vekaletname çıkardığının doğru olduğunu ancak vekaletnamede borçlandırma yetkisinin verilmediğini taraflar arasında herhangi bir alacak/borç ilişkisinin bulunmadığını belirterek asıl davanın kabulüne, karşı davanın reddine karar verilmesini beyan ve talep etmiştir. İlk derece mahkemesince;"...1-Davacı tarafından davalı aleyhine açılan asıl davanın kısmen kabulüne; davacının İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra dosyasına konu ... yibf no lu ve ... yibf no lu yapı denetim sözleşmelerinden kaynaklı olarak 8.265,78 TL alacak yönünden davalıya BORÇLU OLMADIĞININ TESPİTİNE, fazlaya ilişkin istemin reddine, 2-Karşı davanın KISMEN KABULÜ ile, davalı-karşı davacının tarafın başlattığı İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra dosyasında davacı- karşı davalı tarafından ... yibf no lu ve ... yibf no lu yapı denetim sözleşmelerinden kaynaklanan toplam 39.610,42 TL asıl alacağa yönelik yapılan İTİRAZIN İPTALİNE, takibin takip talebindeki şartlarla kaldığı yerden devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, asıl alacak likit ve belirlenebilir olmadığından icra inkar tazminatı talebinin reddine,..." karar verilmiştir. Karar süresinde davacı-karşı davalı ve davalı-karşı davacı vekilince istinaf edilmiştir. Davacı-karşı davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkeme kararı ile davalı şirketin, kestiği herhangi bir fatura olmamasına ve ticari kayıtlarda bir borç ilişkisine rastlanmamasına rağmen borçlu olunduğuna karar verildiğini, mahkemenin dava konusundan KDV bedelini indirdiğini, ortada bir fatura olmadığını zımnen kabul ettiğini, sahte imza hükmü esas alınarak imza incelemesi yapılmadan karar verildiğini, bu yöndeki itirazlarının değerlendirilmediğini, bilirkişi raporunun hükme esas alınacak nitelikte olmadığını belirterek yerel mahkemece verilen kararı kaldırılarak davanın kabulüne, karşı davanın reddine karar verilmesi talep edilmiştir. Davalı-karşı davacı vekili istinaf ve istinafa cevap dilekçesinde özetle; icra inkar tazminatının reddi yönünden verilen kararın yerinde olmadığını, somut olayda borcun miktarı karşısında bir çelişki bulunmadığını, bilirkişi raporunun alacak miktarını değil alacağa hak kazanılıp kazanılmayacağı yönünde olduğunu, zaten hakediş raporlarındaki miktardan farklı miktar tespit edilmediğini, dolayısıyla icra inkar tazminatının kabulünün gerektiğini, dosyada sözleşme ve sözleşmedeki hakediş raporlarındaki hesaplamalarda KDV dahil ücret olarak hesaplama yapıldığını, fatura olmadığı için müvekkilinin KDV alacağı olmadığı yönündeki değerlendirmenin hatalı olduğunu, kararın kaldırılarak KDV dahil miktar üzerinden hüküm kurulması gerektiğini, davacının iş bu davayı açmasında hukuki yararının olmadığını, itirazla takip durduğundan davacının davaya açmasında hukuki yararının olmadığını, Yargıya 19. Hukuk Dairesinin kararının bu yönde olduğunu, yerel mahkemece asıl davanın reddedilen kısmı yönünden vekalet ücreti hükmedilmesi gerektiğini, ancak sadece karşı dava bakımından vekalet ücretine hükmedildiğini, davacı - karşı davalının istinaf başvurusuna cevaplarında ise; davacı-karşı davalının imza itirazının yargılamayı sürüncemede bırakma amacı taşıdığını, dosya kapsamında alınan bilirkişi raporu, taraflar arasında akdedilen sözleşmeler uyarınca alacağa hak kazandığını tespit ettiğini, davacı karşı davalının istinaf talebinin reddine, taraflarınca ileri sürülen istinaf başvurusunun kabulüne, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, talepler doğrultusunda karar verilmesini talep etmiştir. Davacı-karşı davalı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; davalı-karşı davacının istinaf dilekçesinde "Ayrıca müvekkilimiz alacağını tahsil ettiğinde muhasebeleştirmesi için mutlaka fatura kesmek zorundadır." cümlesini yazdığını ve ortada bir fatura olmadığını ikrar ettiğini, ortada bir fatura olmadığına göre müvekkilinin borcunun olmadığını, yerel mahkeme kararının hukuka ve kanuna aykırı olduğunu tüm bu nedenlerle istinaf başvurusunun tekrarla yerel mahkeme kararının kaldırılmasına tekrar yargılama yapılarak tarafları yönünden davanın kabulüne, davalı-karşı davacının davasının ve istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini talep edilmiştir. Dairemizce 17/01/2024 tarih, 2021/3497 Esas, 2024/27 Karar sayılı ilamı ile; "...davacı-karşı davalının tacir kaydının bulunup bulunmadığı, dolayısıyla tacir olup olmadığı, mahkemece davacı-karşı davalının bağlı olduğu ilgili Vergi Dairesi ve Ticaret Sicili Müdürlüğü'ne ayrı ayrı müzekkere yazılarak verilecek sonuçlarla birlikte istinaf incelemesi için dosyasının Dairemize gönderilmesi için geri çevirmesine..." karar verilmiştir. Dava, asıl dava yönünden davalının davacı aleyhine yapı denetim hizmet sözleşmelerinden kaynaklı icra takibinden dolayı borçlu olmadığının tespiti; karşı dava yönünden yapı denetim hizmet sözleşmeleri nedeniyle icta takibine itiraz edilmesi nedeniyle alacağın tahsili için açılan itirazın iptali ile İİK. 67 maddesi gereği icra inkar tazminatı istemine ilişkindir. Davalı- karşı davacı tarafından davacı-karşı davalı aleyhine (24.05.2019 tarihli 741315 yapı denetim sözleşmesinden kaynaklanan ) 37.170,48.TL asıl alacak,(24.05.2019 tarihli 741328 yapı denetim sözleşmesinden kaynaklanan ) 10.705,72-TL alacağın tahsili için İstanbul ... İcra Müdürlüğünün .... sayılı dosyası ile 30/05/2019 tarihinde başlatılan takibe borçlu davacı-karşı davalı tarafından süresi içinde itiraz edildiği ve İİK'nun 67/1 maddesinde gösterilen bir yıllık sürede itirazın iptali davası açıldığı mevcut delillerden anlaşılmaktadır. İlk derece mahkemesince ''... 28.12.2011 tarihli ..., ..., ..,. ... yapı denetim hizmet sözleşmelerinin davacı tarafından Beyoğlu .... Noterliğinin ... Yev. Numaralı 07 Temmuz 2011 tarihli düzenleme şeklinde vekaletnamesi ile verilen yetkiye istinaden vekili ile davalı-karşı davacı arasında imzalanmış olduğu, sözleşmeler kapsamında ... ve ... numaralı sözleşmeler için Hizmet bedelinin tamamının, ... ve ... numaralı sözleşmelerde ise ilk %10 diliminin davacı tarafça ödenmiş olduğu, ... ve ... numaralı sözleşmeler için kalan hizmet bedelinin ödenmemiş olduğu ve 4708 sayılı Yapı Denetim Yasasının 5. maddesindeki, “Yapı denetim hizmet bedeli, yapı denetim kuruluşlarının hizmet bedellerinin ödenmesinde kullanılmak üzere yapı sahibince il muhasebe birimlerinde açılacak emanet nitelikli hesaba yatırılır.” şeklinde düzenlenen hükümler uyarınca yapı denetim hizmetini veren şirkete karşı yapı denetim hizmet bedelinin ödenmesinden arsa sahibi olarak sorumlu olduğu, dosyada bulunan seviye tespit tutanakları ve hakediş raporları ve taraflar arasında düzenlenen sözleşme hükümleri uyarınca davacının ödenmeyen bedelden sorumluluğunun bulunduğu, düzenlenen kök ve ek rapordaki değerlendirmelerin ve hesaplamaların dosya kapsamına uygun ve denetime elverişli olması nedeniyle hükme esas alındığı, davacı vekili davalı defterlerinde dava konusu alacağın işlenmediği ve fatura kesilmediği, bu nedenle müvekkilinin borçlu bulunmadığı itirazında bulunmuşsa da davanın konusunun yapı denetim hizmeti verilmesine ilişkin yapı denetim sözleşmelerinin oluşturduğu ve davalı tarafından verilen hizmetin tüm dosya kapsamı itibariyle seviye tespit tutanakları, hakediş raporu ile sabit olduğu anlaşıldığından verilen hizmete karşılık da davacının hizmet bedelini ödemekle yükümlü olduğu, dava konusunu fatura oluşturmadığı ve tek başına ticari defterlerin incelenmesinin dava konusu uyuşmazlığı çözmeye yeterli olmayacağı Mahkememizce kabul edilmiş olup davalı 741328 ve 741315 numaralı sözleşmeler için kalan hizmet bedelinin ödenmemiş olduğu sabit olmakla düzenlenen bilirkişi raporunda davalı- karşı davacının bu iki sözleşme kapsamında kalan alacağının 39.610,42 TL hakediş alacağı bulunduğu, davalının fatura kesmediği dikkate alınarak davalı-karşı davacının KDV alacağının bulunmadığı kabul edilerek; davacının asıl dava yönünden 39.610,42 TL borcu bulunduğu, 8.265,78 TL KDV yönünden borcu bulunmadığı anlaşılmakla; davacı tarafından davalı aleyhine açılan asıl davanın kısmen kabulüne; davacının İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra dosyasına konu ... yibf no lu ve ... yibf no lu yapı denetim sözleşmelerinden kaynaklı olarak 8.265,78 TL alacak yönünden davalıya borçlu bulunmadığının tespiti ile fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş, karşı davanın kısmen kabulü ile davalı-karşı davacının tarafın başlattığı İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra dosyasında davacı- karşı davalı tarafından ... yibf no lu ve ... yibf no lu yapı denetim sözleşmelerinden kaynaklanan toplam 39.610,42 TL asıl alacağa yönelik yapılan itirazın iptaline, takibin takip talebindeki şartlarla kaldığı yerden devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, asıl alacak likit ve belirlenebilir olmadığından ve bilirkişi raporu sonucu alacak miktarı ortaya çıktığından icra inkar tazminatı talebinin reddine...'' gerekçeleriyle asıl ve karşı davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verilmiştir. Dairemizce dosyanın geri çevrilmesi üzerine ilk derece mahkemesince Sarıyer Vergi Dairesi Müdürlüğü, Gelir İdaresi Başkanlığından yıllık gelir vergisi beyannameleri, İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü müzekkere cevapları dosya arasına alınarak, dosyanın tekrar Dairemize gönderildiği, davacı- karşı davalının bilanço usulüne göre defter tuttuğu tacir sıfatına haiz olduğu dolayısıyla görevli mahkemenin ticaret mahkemesi olduğu anlaşılmıştır. Menfi tespit davası İİK'nın 72. maddesinde düzenlenmiştir. Bu maddeye göre, borçlu, icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu bulunmadığını ispat için menfi tespit davası açabilir. İcra takibinden önce açılan menfi tespit davasına bakan mahkeme, talep üzerine alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere gösterilecek teminat mukabilinde, icra takibinin durdurulması hakkında ihtiyati tedbir kararı verebilir. İcra takibinden sonra açılan menfi tespit davasında ise ihtiyati tedbir yolu ile takibin durdurulmasına karar verilemez. Ancak, borçlu gecikmeden doğan zararları karşılamak ve alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere göstereceği teminat karşılığında, mahkemeden ihtiyati tedbir yoluyla icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesini isteyebilir. Bu düzenlemeden de anlaşılacağı üzere menfi tespit davasında amaç bir hukuki ilişkinin veya bir hakkın gerçekten mevcut olmadığının tespitine yöneliktir. Başka bir deyişle hukuki bir yarar bulunması koşuluyla sonuçta alacak-borç ilişkisi doğuracak bir durumun olmadığının tespiti amaçlanır. Dayanılan hukuki ilişkinin gerçekten mevcut olmadığı icra takibine maruz kalmadan önce ileri sürülebileceği gibi, icra takibinden sonrada ileri sürülebilir. Borçlunun icra takibinden önce veya sonra menfi tespit davası açabilmesi için borçlu olmadığının tespitinde hukuki yararının bulunması şarttır. Buna rağmen, borçlunun, alacaklının harekete geçmesini beklemeden borçlu olmadığının tespitinde korunmaya değer bir yararı bulunabilir. Bu tür bir yararının bulunması halinde borçlu, borçlu olmadığının tespiti için dava açabilir. Bunun dışında, icra takibi taraflar arasındaki maddi ilişkiyi tespit edecek nitelikte olmadığından, alacaklının takibe girişmesinden sonra, hatta takip kesinleştikten sonra da borçlunun, borçlu olmadığının tespitini mahkemeden istemesi mümkündür. Borçlu, belirtilen şekilde takipten önce veya sonra alacaklıya karşı bir menfi tespit davası açar; bu davayı kazanırsa, hakkındaki icra takibi iptal edilir ve borcu ödemekten kurtulur. Ancak, borçlu borcunu icra dairesine ödedikten sonra, artık menfi tespit davası açamaz. Bu halde, borçlunun sırf borçlu olmadığının tespitinde, hukuki bir yararı yoktur. Bundan sonra, ödediği paranın geri alınması için bir dava açması söz konusu olur ki, bu da istirdat davasıdır (Hakan Pencanıtez, Oğuz Atalay, Meral Sungurtekin Özkan, Muhammet Özekes, İcra ve İflas Hukuku, s.156- 164). Menfi tespit davası, normal bir hukuk davası gibi açılır. Borçlu, itirazın kaldırılması sırasında tetkik merciinde (m. 68-68a) ileri sürüp ispat edemediği itiraz ve def’ilerini, menfi tespit davasında yeniden ileri sürebilir; çünkü itirazın kaldırılması kararı, menfi tespit davasında kesin hüküm teşkil etmez. Nitekim aynı ilkeler, Hukuk Genel Kurulu’nun 17.03.2010 gün ve 2010/19-123 E. 2010/154 K; 07.12.2011 gün ve 2011/13-576 E. 2011/747 K sayılı kararında da vurgulanmıştır. Kaldı ki, davacı/borçlunun borçlu olmadığını ileri sürerek ilamsız icra takibine itiraz etmesi, ancak takibin durmasını sağlamakta olup, icra takibini ortadan kaldırmamaktadır. Diğer taraftan, davalı/alacaklının alacağını isteme ve dava açma tehdidi altında bulunması nedeniyle de davacının menfi tespit davasını açmakta hukuki yararı vardır. İtirazın iptali davasından önce menfi tespit davası açılması durumunda sonra açılacak itirazın iptali davasında hukuki yararın var olduğu kabul edilmektedir. Menfi tespit davası sonucunda (davanın reddi) alınan kesin hüküm itirazın iptali davası açılmaksızın icra takibinin devamını sağlamayacaktır. Menfi tespit davasından sonra karşılık dava veya ayrı bir dava olarak itirazın iptali davası açılması mümkündür (Kuru, B.: İcra ve İflas Hukukunda Menfi Tespit Davası ve İstirdat Davası, Ankara 2003, s. 87-88, 119). İtirazın iptali davası, menfi tespit davasından daha geniş talepli bir dava olduğu için aralarında derdestlik anlamında bir ilişki bulunmamaktadır. Ancak menfi tespit davası ile itirazın iptali davasında alacağın var olup olmadığı, yani aynı vakıa tartışılacağı için farklı sonuçlar çıkmaması amacıyla iki davanın birleştirilmesi, davaların birleştirilmesi mümkün olmazsa duruma göre davalardan birinin bekletici mesele yapılması gerekir (Kuru, s.88, Akkan, M.: İcra Hukukunda Menfi Tespit ve İtirazın İptali Davası Arasındaki Derdestlik ve Kesin Hüküm İlişkisi, DEÜHFD 2010, Cilt 12, Sayı 2, s. 1-41). Yukarıda belirtilen açıklamalar nedeniyle ,davacının menfi tespit davası açmakta hukuki yararı olduğundan davalı karşı davacının bu yönüyle istinaf talebi yerinde değildir. Somut uyuşmazlık değerlendirildiğinde; davanın konusunun yapı denetim hizmeti verilmesine ilişkin olup davalı tarafından verilen hizmetin seviye tespit tutanakları, hakediş raporu ile dosyada mevcut diğer tüm delillerle değerlendirilerek alınan bilirkişi raporu ile belirlenmiş olması nedeniyle, TTK 20. maddesi uyarınca hizmet verilmesi halinde tacirin bir bedeli isteyebileceği hükmü düzenlemesi karşısında taraflar arasında bu bedelin istenebilmesi için sözleşme bulunmasına, fatura kesilmesine ihtiyaç yoktur. Fatura kesilmesi vergi hukukunu ilgilendiren bir husustur. (Yargıtay 23 Hukuk Dairesi 2016/9338 E- 2019/5036 K. Sayılı 02.12.2019 tarihli kararı ) Bu yönleriyle davacının istinaf talepleri yerinde görülmemiştir. Hizmet alım sözleşmelerinde KDV'nin hariç veya dahil olduğuna dair bir açıklama bulunmuyor ise bu bedelin KDV'yi de içerdiği ve ayrıca KDV istenemeyeceği kabul edilmelidir. Hukuk Genel Kurulu'nun 13.10.2004 tarih, 2004/19-456 Esas, 2004/531 Karar sayılı kararında da sözleşmede açıkça belirtilmemiş ise bedele KDV'nin dahil olduğu belirtildiğinden yerel mahkeme kararında bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Dava konusu alacak yapı denetim sözleşmelerine dayanmakta olup, miktarı bilinebilir, hesap edilebilir, belirlenebilir yani likit alacak niteliğindedir. Mahkemece, dava konusu alacağın bu niteliğine göre, davalı-karşı davacı yararına İİK 67/2. maddesi uyarınca icra-inkar tazminatına hükmedilmesi gerekirken, alacağın likit olmayıp bilirkişi raporuyla belirlendiği gerekçesiyle icra inkar tazminat isteminin reddi yerinde görülmemiştir. Davalı -karşı davacı bu yönüyle istinaf talebinde haklıdır. AAÜT göre Karşılık davada, davaların birleştirilmesinde ve ayrılmasında ücret başlıklı 8. Maddesinde;'' Bir davanın takibi sırasında karşılık dava açılması, başka bir davanın bu davayla birleştirilmesi veya davaların ayrılması durumunda, her dava için ayrı ücrete hükmolunur.'' şeklindedir. Bu nedenle asıl dava ve karşı dava yönünden ayrı ayrı hüküm kurulması ve vekalet ücretleri ile yargılama giderlerine ayrı ayrı hükmedilmelidir. Yukarıda belirtilen gerekçelerle; davacı-karşı davalının istinaf başvurusunun HMK m.353/1-b-1 uyarınca esastan reddine, davalı-karşı davacının istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, HMK m.353/1-b-2 uyarınca ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, karşı davanın kısmen kabulü ile, davalı-karşı davacının tarafın başlattığı İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra dosyasında davacı- karşı davalı tarafından ... YİBF no'lu ve ... YİBF no'lu yapı denetim sözleşmelerinden kaynaklanan toplam 39.610,42 TL asıl alacağa yönelik yapılan itirazın iptaline, takibin takip talebindeki şartlarla kaldığı yerden devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, İstabul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında hükmedilen alacağın %20'si olan 7.922,08TL icra inkar tazminatının davacı-karşı davalıdan alınarak davalı-karşı davacıya verilmesine karar verilmesi sonuç ve kanaatine oybirliğiyle varılmakla aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

A.İstinaf Başvurusu Yönünden; 1.Davalı-karşı davacı istinaf talebinin kısmen KABULÜNE, HMK m. 353/1-b-2 uyarınca İSTANBUL 20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 21/09/2021 tarih, 2019/829 Esas, 2021/658 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, 2.Davacı-karşı davalının istinaf talebinin HMK m.353/1-b-1 uyarınca esastan reddine, 3.İstinaf incelemesinin duruşmasız olarak yapılması nedeniyle AAÜT 2/2 hükmü uyarınca davalı-karşı davacı lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 4.Alınması gereken 427,60 TL harçtan peşin olarak yatırılan 59,30TL'nin mahsubu ile bakiye‭ 368,30 TL'nin davacı-karşı davalıdan tahsili ile Hazineye irad kaydına, gereğinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,‬‬‬‬‬5.Davalı-karşı davacının yatırmış olduğu istinaf karar harcının talep halinde davalı-karşı davacıya iadesine, gereğinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,

B.Asıl Davanın Esası Yönünden; 1.Davacı- karşı davalı tarafından davalı aleyhine açılan asıl davanın kısmen kabulüne; davacının İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra dosyasına konu ... yibf no lu ve ... yibf no lu yapı denetim sözleşmelerinden kaynaklı olarak 8.265,78 TL alacak yönünden davalı- karşı davacıya borçlu olmadığının tespitine, fazlaya ilişkin istemin reddine, 2.Davacı-karşı davalı kendini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca kabul edilen miktar üzerinden hesap edilen 8.265,78 TL vekalet ücretinin davalı-karşı davacıdan alınarak davacı-karşı davalıya ödenmesine,3.Davalı-karşı davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca reddedilen miktar üzerinden hesap edilen 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacı-karşı davalıdan alınarak davalı-karşı davacıya ödenmesine, 4.Harçlar Yasası gereğince alınması gereken ‭564,63 TL'nin davalı-karşı davacıdan tahsili ile Hazineye irad kaydına, gereğinin ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine, 5.Davacı-karşı davalının yatırmış olduğu 817,61TL peşin harç, 44,40 TL başvurma harcı olmak üzere toplam 862,01‬ TL'nin talep halinde davacı-karşı davalıya iadesine, gereğinin ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine, 6.Davacı-karşı davalı tarafından yargılama aşamasında yapılan toplam 1.074,40 TL yargılama giderinin kabul ve red oranına göre hesaplanan‭ 185,49 TL'sinin davalı-karşı davacıdan alınarak davacı-karşı davalıya verilmesine, bakiye kısmın davacı-karşı davalı üzerinde bırakılmasına, 7.Davalı-karşı davacı tarafından yargılama aşamasında yapılan toplam 963,70 TL yargılama giderinin kabul ve red oranına göre hesaplanan‭ 797,31 TL'sinin davacı-karşı davalıdan alınarak davalı-karşı davacıya verilmesine, bakiye kısmın davalı -karşı davacı üzerinde bırakılmasına,

C.Karşı Davanın Esası Yönünden; 1.Karşı davanın kısmen kabulü ile, davalı-karşı davacının tarafın başlattığı İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra dosyasında davacı- karşı davalı tarafından .. YİBF no'lu ve ... YİBF no'lu yapı denetim sözleşmelerinden kaynaklanan toplam 39.610,42 TL asıl alacağa yönelik yapılan itirazın iptaline, takibin takip talebindeki şartlarla kaldığı yerden devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, 2.İstabul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında hükmedilen alacağın %20'si olan 7.922,08TL icra inkar tazminatının davacı-karşı davalıdan alınarak davalı-karşı davacıya verilmesine,3.Davalı-karşı davacı kendini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca kabul edilen miktar üzerinden hesap edilen 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacı-karşı davalı alınarak davalı-karşı davacıya ödenmesine,4.Davacı-karşı davalı kendini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca kabul edilen miktar üzerinden hesap edilen 8.265,78 TL vekalet ücretinin davalı-karşı davacıdan alınarak davacı-karşı davalıya ödenmesine,5.Harçlar Yasası gereğince alınması gereken‭ 2.705,78 TL harçtan davalı-karşı davacının yatırdığı 580,00 TL peşin harcının mahsubu ile bakiye‭ ‭2.125,78‬ TL'nin davacı-karşı davalı tahsili ile Hazineye irad kaydına, gereğinin ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine, 6.Davalı-karşı davacının yatırmış olduğu 580,00 TL peşin harç, 44,40 TL başvurma harcı olmak üzere toplam ‭‭‭‭624,4‬0 TL'nin davacı-karşı davalıdan alınarak davalı-karşı davacıdan verilmesine, gereğinin ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine, 7.Davalı-karşı davacı tarafından yargılama aşamasında yapılan toplam 963,70 TL yargılama giderinin kabul ve red oranına göre hesaplanan‭ 797,31 TL'sinin davacı-karşı davalıdan alınarak davalı-karşı davacıya verilmesine, bakiye kısmın davalı-karşı davacı üzerinde bırakılmasına, 8.Davacı-karşı davalı tarafından yargılama aşamasında yapılan toplam 1.074,40 TL yargılama giderinin kabul ve red oranına göre hesaplanan‭ 185,49 TL'sinin davalı-karşı davacıdan alınarak davacı-karşı davalıya verilmesine, bakiye kısmın davacı-karşı davalı üzerinde bırakılmasına, 9.Bakiye gider avanslarının yatıran taraflara iadesine, gereğinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 22/05/2024 tarihinde, oy birliğiyle ve kesin olarak karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

davanıniptalinetespitineTespitolmadığınınkaldırılmasınaticaretkonusuMenfikabulüneistanbulborçlugörüşülüpasliyedüşünüldükısmengereğikabulünumarasıdeühfditirazın

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:41:02

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim