SoorglaÜcretsiz Dene

İstanbul BAM 18. HD 2021/674 E. 2023/2257 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 18. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2021/674

Karar No

2023/2257

Karar Tarihi

6 Aralık 2023

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

18. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2021/674

KARAR NO: 2023/2257

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 27/10/2020

NUMARASI: 2018/439 Esas, 2020/821 Karar

DAVANIN KONUSU: Tazminat ( Haksız Fiilden Kaynaklanan )

KARAR TARİHİ: 06/12/2023

Taraflar arasındaki tazminat davasında; açılan davacının davasının reddine yönelik verilen karara karşı davacı vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulduğundan, dosyanın tevdi edildiği Dairemiz Üye Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra, yapılan müzakerede işin esasına geçilmek suretiyle dosya üzerinden heyetçe yapılan inceleme ve değerlendirme sonunda;

GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının 15/11/2016 tarihinde davalı ... Tic. LTd. Şti firmasından ... şase numaralı ... plakalı 2015 model ... markalı aracı satın aldığını, kısa süre sonra araçta çeşitli sorunlar çıktığını, davacı tarafından kullanılan aracın yaklaşık 3000 - 4000 KM'de iken ön kısmında yağ akıtmaya başladığını ve araçta arıza göstergesinin yanmaya başladığını, yetkili servis ile yapılan görüşmeler neticesinde aracın davalı servise götürüldüğünü, ancak serviste davacını şikayetleri doğrultusunda herhangi bir işlem yapılmadan sadece arıza ikaz ışığı söndürülerek aracın davacıya teslim edildiğini, aynı sorunların tekrar ettiğini, 5-6 defa servise götürülmesine rağmen yetkili servis tarafından araçta bulunan ayıpların giderilmediğini, en son davacı tarafından ... Noterliğinin 02/04/2018 tarihli ... yevmiye no.lu ihtarnamesi ile davacı aracında bulunan ayıpların giderilmesini talep ettiklerini ancak yetkili servis tarafından ayıbın giderilmeyeceğinin bildirildiğini, davalıların satmış olduğu ayıplı aracın 4.000,00 TL tamir bedeli ile davacının uğramış olduğu maddi kayıplara karşılık 1.000 TL maddi zararın reeskont faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; somut olayda arızanın davacının kötü mazot kullanması nedeniyle aracın arızalandığını öne sürerek, garanti kapsamı dışında kalan enjektör değiştirme bedelinin davacıdan alındığını ve buna dair fatura düzenlendiğini, arızanın garanti kapsamına girmediğini, kullanım hatasından kaynaklanan arızaların garanti kapsamına girmediği bu nedenle ücretsiz onarım ve diğer seçimlik hakları kullanamayacağı nın Garanti Belgesi Yönetmeliğinde düzenlendiğini, garanti kapsamında onarım bedeli ile maddi zarıarın müvekkil şirketten talep edilmesinin mümkün olmadığını, yargılama konusu araçtaki arızanın dış etken kullanım kaynaklı olup olmadığının tespit edilebilmesi için Sigorta Bilgi Müdürlüğünden trafik tescil müdürlüğünden aracın tam küyat ve belgelerinin getirtilmesinin greektiğini, tüm bu nedenlerele davanın külliyen reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının kullanımındaki ... marka araçların üreticisinin müvekkili olmadığını, davalı ... araçlar şirketinin yalnızca distribütörlüğünü üstlenen ithalatçı firma olduğunu, davacının tahsiliini talep ettiği faturaların ... A.Ş. İle davacı arasında düzenlenmediğini, davacının ... A.Ş.'ye hiç para ödemediğini, müvekkilinin yalnızca ithalatçı olduğunu,davada sorumluluğunun bulunmadığını, ihbar yükümlülüğünü yasal süresi içerisinde yerine getirmediğini, aracın arızasının nedininin turbo hava soğutucu ratyatörüne haricen bir parçanın gelmesi ve onu delmesi olduğunu, yağ kaçağı nın bu delikten geldiğini, aracın arızasının kullanıcı hatasından kaynaklandığını, aracın garanti kapsamından çıktığını, bu nedenlerle haksız ve mesnetsiz davanın reddine karar verilmesini, mahkeme masrafları ve avukatlık ücretinin davacıya yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir. İlk derece mahkemesince; " ..Davacının davasının REDDİNE,.. " karar verilmiş, bu karar davacı vekilince istinaf edilmiştir.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesindeki iddialarını tekrarla, yetersiz bilirkişi raporuna göre karar verildiğinden İDM kararının kaldırılmasını talep etmiştir.Davalı .... vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesindeki iddialarını tekrarla, istinaf talebinin reddine karar verilmesini savunmuştur. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nun 355. md. hükmüne göre istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dava, ayıplı olduğu iddia edilen araçla ilgili tazminat istemine ilişkindir.Satışa konu sözleşme tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6502 sayılı TKHK'nın 8.maddesinde ayıplı mal, "(1) Ayıplı mal, tüketiciye teslimi anında, taraflarca kararlaştırılmış olan örnek ya da modele uygun olmaması ya da objektif olarak sahip olması gereken özellikleri taşımaması nedeniyle sözleşmeye aykırı olan maldır. (2) Ambalajında, etiketinde, tanıtma ve kullanma kılavuzunda, internet portalında ya da reklam ve ilanlarında yer alan özelliklerinden bir veya birden fazlasını taşımayan; satıcı tarafından bildirilen veya teknik düzenlemesinde tespit edilen niteliğe aykırı olan; muadili olan malların kullanım amacını karşılamayan, tüketicinin makul olarak beklediği faydaları azaltan veya ortadan kaldıran maddi, hukuki veya ekonomik eksiklikler içeren mallar da ayıplı olarak kabul edilir. (3) Sözleşmeye konu olan malın, sözleşmede kararlaştırılan süre içinde teslim edilmemesi veya montajının satıcı tarafından veya onun sorumluluğu altında gerçekleştirildiği durumlarda gereği gibi monte edilmemesi sözleşmeye aykırı ifa olarak değerlendirilir. Malın montajının tüketici tarafından yapılmasının öngörüldüğü hâllerde, montaj talimatındaki yanlışlık veya eksiklik nedeniyle montaj hatalı yapılmışsa, sözleşmeye aykırı ifa söz konusu olur." şeklinde açıklanmıştır.6502 sayılı Kanun'un 9.maddesinde ayıplı maldan sorumluluk; "(1) Satıcı, malı satış sözleşmesine uygun olarak tüketiciye teslim etmekle yükümlüdür. (2) Satıcı, kendisinden kaynaklanmayan reklam yoluyla yapılan açıklamalardan haberdar olmadığını ve haberdar olmasının da kendisinden beklenemeyeceğini veya yapılan açıklamanın içeriğinin satış sözleşmesinin akdi anında düzeltilmiş olduğunu veya satış sözleşmesi kurulma kararının bu açıklama ile nedensellik bağı içinde olmadığını ispatladığı takdirde açıklamanın içeriği ile bağlı olmaz." şeklinde düzenlenmiştir.6502 sayılı Kanun'un 10.maddesinde ispat yükü; "(1) Teslim tarihinden itibaren altı ay içinde ortaya çıkan ayıpların, teslim tarihinde var olduğu kabul edilir. Bu durumda malın ayıplı olmadığının ispatı satıcıya aittir. Bu karine, malın veya ayıbın niteliği ile bağdaşmıyor ise uygulanmaz. (2) Tüketicinin, sözleşmenin kurulduğu tarihte ayıptan haberdar olduğu veya haberdar olmasının kendisinden beklendiği hâllerde, sözleşmeye aykırılık söz konusu olmaz. Bunların dışındaki ayıplara karşı tüketicinin seçimlik hakları saklıdır. (3) Satışa sunulacak ayıplı mal üzerine ya da ambalajına, üretici, ithalatçı veya satıcı tarafından tüketicinin kolaylıkla okuyabileceği şekilde malın ayıbına ilişkin açıklayıcı bilgiyi içeren bir etiket konulur. Bu etiketin tüketiciye verilmesi veya ayıba ilişkin açıklayıcı bilginin tüketiciye verilen fatura, fiş veya satış belgesi üzerinde açıkça gösterilmesi zorunludur. Teknik düzenlemesine uygun olmayan ürünler ise hiçbir şekilde piyasaya arz edilemez. Bu ürünlere, Ürünlere İlişkin Teknik Mevzuatın Hazırlanması ve Uygulanmasına Dair Kanun ve ilgili diğer mevzuat hükümleri uygulanır." şeklindeki yasal düzenlemeye göre dava konusu taşınmazın fiili teslim ve tapu tescil tarihinde yürürlükte bulunan 6502 sayılı Yasa'nın 10/1. maddesi hükmü uyarınca teslim tarihinden itibaren altı ay içinde ortaya çıkan ayıpların teslim tarihinde var olduğunun kabul edileceği açıkça belirtilmiştir.6502 sayılı Kanun'un 11.maddesinde ayıplı mal nedeniyle tüketicinin seçimlik hakları; "(1) Malın ayıplı olduğunun anlaşılması durumunda tüketici, satılanı geri vermeye hazır olduğunu bildirerek sözleşmeden dönme, satılanı alıkoyup ayıp oranında satış bedelinden indirim isteme, aşırı bir masraf gerektirmediği takdirde, bütün masrafları satıcıya ait olmak üzere satılanın ücretsiz onarılmasını isteme, imkân varsa, satılanın ayıpsız bir misli ile değiştirilmesini isteme, seçimlik haklarından birini kullanabilir. Satıcı, tüketicinin tercih ettiği bu talebi yerine getirmekle yükümlüdür...(5) Tüketicinin sözleşmeden dönme veya ayıp oranında bedelden indirim hakkını seçtiği durumlarda, ödemiş olduğu bedelin tümü veya bedelden yapılan indirim tutarı derhâl tüketiciye iade edilir.(6) Seçimlik hakların kullanılması nedeniyle ortaya çıkan tüm masraflar, tüketicinin seçtiği hakkı yerine getiren tarafça karşılanır. Tüketici bu seçimlik haklarından biri ile birlikte 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu hükümleri uyarınca tazminat da talep edebilir." hükmüne yer verilmiştir.Görüleceği üzere 6502 s.TKHK.nun 10.m.sinde teslim tarihi esas alınarak 6 ay içinde ortaya çıkan ayıpların, teslim tarihinde var olduğu kabul edilip, aksi durumun satıcının ispatlaması gerektiğine işaret edilerek; tüketicinin, sözleşmenin kurulduğu tarihte ayıptan haberdar olduğu veya haberdar olmasının kendisinden beklendiği hallerde, sözleşmeye aykırılık söz konusu olmayacağı hususuna vurgu yapılmıştır.Her ne kadar 6502 sayılı Yasa'da ihbar yükümlülüğüne ilişkin bir düzenleme bulunmuyorsa da, 6502 Sayılı Kanun'un 83.m.si hükmüne göre "(1) Bu Kanunda hüküm bulunmayan hallerde genel hükümler uygulanır. " düzenlemesi uyarınca 6502 s. yasanın 83/1.maddesinin ve madde atfı ile 6098 sayılı Kanun'un 223.maddesinin irdelenmesi gerekmektedir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanun'un (TBK) 223.maddesi "Alıcı, devraldığı satılanın durumunu işlerin olağan akışına göre imkân bulunur bulunmaz gözden geçirmek ve satılanda satıcının sorumluluğunu gerektiren bir ayıp görürse, bunu uygun bir süre içinde ona bildirmek zorundadır.Alıcı gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal ederse, satılanı kabul etmiş sayılır. Ancak, satılanda olağan bir gözden geçirmeyle ortaya çıkarılamayacak bir ayıp bulunması hâlinde, bu hüküm uygulanmaz. Bu tür bir ayıbın bulunduğu sonradan anlaşılırsa, hemen satıcıya bildirilmelidir; bildirilmezse satılan bu ayıpla birlikte kabul edilmiş sayılır."Tam bu noktada 6098 sayılı TBK'nın 223.maddesinde ele alınan ihbar yükümlülüğüne ilişkin düzenlemenin somut olay bakımından bağlayıcı olup olmadığı sorunu ortaya çıkmakta olup, Yargıtay uygulamalarının gözetilmesi gerekmiştir. Sözleşme tarihinde yürürlükte bulunan 6502 sayılı TKHK'da gizli ayıpların ne kadar sürede satıcıya ihbar edileceğine dair bir hüküm bulunmamaktadır. Öyle olunca, aynı kanunun 83/1 maddesi gereğince, bu kanunda hüküm bulunmayan hallerde, genel hükümlere göre uyuşmazlığın çözümü gerekli olduğundan 6098 Sayılı TBK.’nun 223. maddesine göre, alıcı, teslim aldığı malı işlerin olağan akışına göre, imkân bulunur bulunmaz gözden geçirmek ve satıcının sorumluluğunu gerektiren bir ayıp gördüğü zaman bunu satıcıya derhal (uygun süre içinde) ihbar etmekle yükümlüdür. Bunu ihmal ettiği takdirde, satılanı kabul etmiş sayılır. Ancak, satılanda olağan bir gözden geçirme ile meydana çıkarılamayacak bir ayıp bulunması halinde, bu ayıp sonradan meydana çıkarsa, bu durumu da hemen satıcıya bildirmediği takdirde yine satılanı bu ayıp ile birlikte kabul etmiş sayılır. O halde, gizli ayıpların, dava zamanaşımı süresi içinde ve ayıp ortaya çıktıktan sonra derhal (dürüstlük kuralına uygun olan en kısa sürede), ihbar edilmesi; ayıbın açık mı, yoksa gizli mi olduğunun tayininde ise, ortalama (vasat) bir tüketicinin bilgisinin dikkate alınması, gerekmektedir. 6098 sayılı TBK.’ nun 223. maddesinde öngörülen süre içinde ihbar edilmeyen ayıplar için dava açılamaz." (Yargıtay 13. HD. 19/04/2017 tarih, 2016/13927 E., 2017/4724 K.) Bu düzenlemeler ve emsal nitelikte Yüksek Yargıtay içtihatları gereğince taşınmazın davacıya teslim tarihi baz alındığında,6502 s.TKHK.nun geçici 1.m.si ,83.m.si ile 6098 s.TBK.nun 223.m.si uyarınca davanın süresinde açıldığı anlaşılmıştır.6502 sayılı Kanun'un 11. maddesinde düzenlenen seçimlik haklar, tüketicinin bu maddede yer alan seçimlik haklarından birini tercih edip kullanması ile sona erer. Buna göre tüketici, 11. maddede düzenleme yeri bulan seçimlik haklarından birini kullandıktan sonra, kullanılmakla sona eren bu seçimlik haktan vazgeçerek yeni ve diğer bir seçimlik hak kullanamayacaktır. Bunun istisnası ise; daha önce ücretsiz onarım hakkını kullanan tüketicinin 6502 sayılı Kanun'un 56. maddesi ile Garanti Belgesi Yönetmeliği'nin 9. maddesinde öngörülen koşulların gerçekleşmesi halinde yeni bir seçimlik hak kullanabilecek olmasıdır.Dava konusu araçta servis kayıtlarına konu olan ve bilirkişi raporunda nitelikleri belirtilen arızaların davacının kullanım hatasından kaynaklandığı belirtilmiş ise de, bilirkişi raporu ile servis kayıtları yeterince incelenmemiş ve arızanın neyden kaynaklandığına dair kesin yargıya ulaşılacak, bilimsel verilere dayalı yeterli bilirkişi raporu ibraz edilmediğinden, üniversitelerin otomotiv bölümünden, üç kişilik bilirkişi heyetinden rapor alınarak, davaya konu aracın servis kayıtları getirtilip, yeterli inceleme yapılarak, yapılacak yargılama neticesinde oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, eksik araştırma ve incelemeyle, yeterli olmayan bilirkişi raporunun esas alınması suretiyle yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmediği anlaşılmıştır. Belirtilen nedenlerle, mahkemece; dava konusu ihtilafı çözücü nitelikte bilirkişi incelemesi yapılmadan, gerekli deliller toplanmadan, yeterli inceleme yapılmadan yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmediğinden, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK' nın 353/1-a-6 maddesi gereğince, mahkeme kararının kaldırılarak davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmesi sonuç ve kanaatine oy birliğiyle varılmakla aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere ;1.Davacının istinaf başvurusunun KABULÜNE, HMK m. 353/1-a-6 uyarınca BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ' nin 27/10/2020 tarih, 2018/439 Esas, 2020/821 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, 2.Yukarıda belirtilen gerekçe kapsamında gereği yapılmak üzere dosyanın kararı veren BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ' ne gönderilmesine, 3.İstinaf incelemesinin duruşmasız olarak yapılması nedeniyle AAÜT 2/2 hükmü uyarınca davacı lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 4.İstinaf başvurusu için yapılan yargılama giderlerinin yerel mahkemece verilecek kararda değerlendirilmesine,5.Dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine,Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, 06/12/2023 tarihinde, oy birliğiyle ve kesin olarak karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

davanınkaldırılmasınaticaretTazminatkonusu(FiildenkabulünereddineKaynaklananistanbul)mahkemesi'görüşülüpasliyedüşünüldügereğiHaksıznumarasıbakırköy

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:56:54

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim