Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi
bam
2024/805
2024/866
18 Temmuz 2024
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
17. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2024/805 Esas
KARAR NO: 2024/866
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ARA KARAR TARİHİ: 07.05.2024
NUMARASI: 2024/205 Esas
DAVA: İTİRAZIN İPTALİ (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ: 18.07.2024
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının, müvekkili şirketten danışmanlık hizmeti aldığını, ancak karşlığında herhangi bir ödeme yapılmadığını, cari hesap ilişkisinden ve faturalardan kaynaklı alacağın tahsili amacıyla İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası üzerinden başlatılan icra takibinin davalının itirazı üzerine durduğunu, 30/01/2024 tarihli mutabakatta davalı şirketin, bakiye borcunun 101.338,37 TL olduğunu kabul ederek borcunu ikrar ettiğini belirterek icra takibine karşı yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davacı vekili UYAP üzerinden sunduğu 29/04/2024 tarihli ihtiyati haciz talepli dilekçesinde; borçlunun, mallarını kaçırmasından endişe ettiklerinden buna engel olmak için toplam 106.135,98 TL yönünden menkul ve gayrimenkul malları ile üçüncü şahıslardaki hak ve alacaklarının ihtiyaten haczine karar verilmesini talep etme zorunluluğunun hasıl olduğunu, faturalar ve buna ilişkin yapılan mutabakatın ihtiyati haciz için gereken yaklaşık ispat kuralını karşıladığını belirterek ihtiyati haciz talebinin teminatsız aksi halde teminat karşılığında kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı taraf her ne kadar cari hesap alacağına dayanmışsa da taraflar arasında cari hesap sözleşmesinin bulunmadığını, davacı tarafın ibraz ettiği mutabakatın, mail yoluyla müvekkili şirkete iletildiğini ancak müvekkili şirketçe kabul görmediğini, ayrıca mutabakatta müvekkili şirkete ait imza veya kaşe bulunmadığını, bu sebeple ibraz edilen mutabakatın hukuki anlamda geçerliliğinin bulunmadığını, davacının alacağının bulunmadığını, davacının, fatura konusu malın teslim edildiğini veya hizmetin ifa edildiğini kanıtlamak zorunda olduğunu, davacı tarafça, icra takibine konu alacak için müvekkili şirkete ihtarname çekilmediğinden borcun muaccel hale gelmediğini, müvekkilinin temerrüde düşürülmemesi sebebiyle 30/01/2024 tarihinden itibaren faiz işletilmesi talebinin usul ve yasaya aykırılık teşkil ettiğini, davanın kabulü halinde dahi alacağın likit olmaması sebebiyle icra inkar tazminatına hükmedilemeyeceğini belirterek davanın reddine, davacının, asıl alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminata mahkum edilmesine karar verilmesini savunmuştur.
İLK DERECE MAHKEME KARARI: İlk derece mahkemesi 07/05/2024 tarihli ara kararı ile; davalının takibe itiraz ederek borcu ve imzası bulunmadığını öne sürüp mutabakat metnini kabul etmemesi, alacağın varlığının yargılamayı gerektirmesi ile bu aşamada yaklaşık ispatın sağlanamaması kanaatine dayalı davacının ihtiyati haciz talebinin reddine dair karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ: Karar yasal süresinde davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.Davacı vekili istinaf dilekçesinde; müvekkili tarafından verilen hizmete rağmen borçlunun, haksız olarak cari hesap ilişkisinden doğan faturalardaki bakiye borçlarını ödemediğini, borçlu ile müvekkili şirket arasında mutabakat yapıldığını, ayrıca borcun kabul edildiğine dair maillerin de işbu dilekçe ekinde sunulduğunu, borçlunun, müvekkili şirkete olan borcunu ödemekten kaçınmak için mal kaçırmak amacıyla tüm mallarını 3. kişilere devretme ihtimalinin bulunduğunu, faturalar ve buna ilişkin yapılan mutabakatin ihtiyati haciz için gereken yaklaşık ispat kuralını karşıladığını belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep ve istinaf etmiş olup davalının taşınır ve taşınmaz malları ile üçüncü şahıslardaki hak ve alacakları üzerine ihtiyati haciz konulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE: Dava, hizmet sözleşmesinden kaynaklı alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine karşı yapılan itirazın iptali istemine ilişkin olup davacı derdest dava kapsamında ayrıca ihtiyati haciz talebinde bulunmuştur. Davacının, davalı hakkında İstanbul .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında 101.338,37 TL asıl alacak ve 4.797,61 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 106.135,98 TL'nin tahsili amacıyla ilamsız icra takibi başlattığı, davalının takibe ve borca karşı itirazda bulunması üzerine işbu itirazın iptali davasını açtığı anlaşılmıştır.İhtiyati haciz, İİK'nun 257 vd. maddelerinde düzenlenmiştir. 257. madde uyarınca, ihtiyati haczin vadesi gelmiş bir para borcu için istenebileceği, vadesi gelmemiş borçtan dolayı ihtiyati haciz istenebilmesi için borçlunun muayyen yerleşim yerinin olmaması veya borçlunun taahhütlerinden kurtulmak maksadıyla mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisinin kaçmaya hazırlanması, yahut kaçmış olması veya bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunması gereklidir. İcra ve İflas Kanununun 258/1-2. cümlesinde "Alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeye mecburdur." denilmektedir. Kanun senetlerden değil, delillerden bahsetmektedir. İhtiyati haciz kararı verilebilmesi için bir kimsenin aleyhine delil olmak üzere vücuda getirdiği bir belgenin varlığı şart değildir. İhtiyati haciz kararı verilirken dikkat edilmesi gereken hususun alacağın yazılı delille ispatı değil, alacağın varlığı konusunda hakime kanaat verecek delillerin sunulmasıdır. Hakim, taraflar arasındaki ilişkiye, alacağı doğuran sebebin şekline ve niteliğine göre ibraz edilen delilleri değerlendirerek alacağın varlığı hakkında bir kanaata vardığı takdirde İİK'daki diğer şartlar mevcutsa ihtiyati haciz talebini kabul edecektir. Alacağın varlığına kanaat getirilmesi yaklaşık ispattır. Bununla birlikte hukuki bir işlem söz konusu olduğunda, alacağın varlığının bir belgeye veya belgeler zincirine dayanması tercih edilmesi gereken bir seçenektir. Ayrıca diğer hukuki himaye tedbirlerinde olduğu gibi ihtiyati hacizde de amaç, davaya ilişkin yargılamadan farklı olarak maddi hukuka dayanan hak bakımından nihai bir karar verip uyuşmazlığı sona erdirmek değildir.Diğer hukuki himaye tedbirlerinde olduğu gibi İhtiyati hacizde de amaç, davaya ilişkin bir yargılamadan farklı olarak maddi hukuka dayanan hak bakımından nihai bir karar verip uyuşmazlığı sona erdirmek değildir. İhtiyati haciz kararı verilebilmesi için "alacağın yargılamayı gerektirmesi" şeklinde bir koşul kanunda öngörülmemiştir.Somut olayda, davacı, verdiği hizmetten kaynaklı alacağının ödenmediğini iddia etmiş olup davalı ise, davacıya herhangi bir borcunun bulunmadığını ve davacı tarafından ibraz edilen mutabakatın geçerliliğinin olmadığını savunmuştur. Buna göre yasal düzenlemeler ve genel ilkeler çerçevesinde ihtiyati haciz talebi değerlendirildiğinde, ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için alacağın varlığı ve miktarının yargılamayı gerektirmesi şeklinde bir koşul öngörülmemekle birlikte somut olayda, dosya kapsamı ve mevcut delil durumu itibariyle yaklaşık ispat koşulunun sağlanmadığı, zira İİK'nun 258. maddesinde belirtildiği şekilde mahkemeye kanaat getirecek nitelikte delillerin sunulmadığı dikkate alındığında ilk derece mahkemesinin kanaat ve takdirinde bir isabetsizlik görülmediğinden davacı vekilinin istinaf talebi yerinde görülmemiştir. Açıklanan sebeplerle, ilk derece mahkemesince tesis edilen ara kararda usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla davacı vekilinin istinaf başvurusunun reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2024/205 Esas sayılı derdest dava dosyasında verilen 07.05.2024 tarihli ara kararı usul ve yasaya uygun bulunduğundan davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1b-1 bendi gereğince esastan REDDİNE,2-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 427,60 TL istinaf karar harcı davacı tarafından peşin olarak yatırıldığından başkaca harç alınmasına YER OLMADIĞINA,3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA,Dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1 bendi ile aynı kanunun 362/1-f maddeleri gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.18.07.2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:35:52